Oruç ibadeti, çok tanrılı dinlerde de tek tanrılı dinlerde de vardır. Oruç İslamiyet İLE BAŞLAMAMIŞTIR. Oruç ibadeti sadece şekli bir ibadet değildir. O kişinin nefis terbiyesi ile ilişkilidir.
Oruç, İslamiyet’ten önce Arap yarımadasında HANİF’ler tarafından DA tutulurdu. HANİFLER Hazreti İbrahim'in dinine inananlara verilen isimdir. Hazreti Muhammed de HANİF dinine inanıyordu.
İSLAMİYETTEN ÖNCEKİ HANİF dininde oruç; akşam niyetlenip yatınca başlar ertesi gün batınca sona erer. SAHURU yoktur.
ALEVİLER’DE İSLAMİYET’TEN öncesine dayanan ve Hazreti İbrahim geleneği ile süren tüm peygamberlerin tuttuğu Muharrem Orucunu tutarlar. Sahur yoktur. Orijinal oruç budur.
Kuran-ı Kerim'deki Bakara Suresi'nin belirttiği oruç budur. Kuran'da aynen şöyle yazıyor, Siz ey iman etmiş olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı, ki Allah'a karşı saygı ve sorumluluk DUYGULARINI kazanasınız.
Görüldüğü gibi bu ayetle bahsedilen oruç İslamiyet'ten önce tutulan HANİF orucudur. İşte Aleviler bu orucu tutuyorlar.
Aleviler, tüm peygamberlerin ve Hazreti Muhammed'in de tuttuğu Muharrem Orucu’nu tutuyorlar. Alevi olup da Ramazan orucunu tutanlar ya bilgisiz ya da asimile olmaktan dolayı tutuyor olabilirler.
Ülkemizde isteyen istediği orucu tutabilir. Ama Alevi inancında / geleneğinde Ramazan ORUCU tutmak yoktur. Aleviler’de Muharrem Orucu, Hızır Orucu ve 48 Perşembe günlerinde dileyen kişilerin tuttuğu oruç vardır.
Benim anlamdığım bir konu var.Yukarıdaki yazıda Ramazan orucu tamamen siliniyor tutulması bile bilgisizlik ve asimile olma korkusundan tutulan bir oruç olarak görülüyor.
Peki Hz. Muhammed (SAV) peygamber olarak kabul ediliyorsa Peygamber efendimizin Ramazanda oruç tutup tutmadığını bilmiyormuyuz.Keza Hz.Ali (R.a) ın ramazan orucu tutup tutmadığınızı bilmiyormuyuz?.Hepsi belli ama böyle gelmiş böyle gidiyor.Ramazan orucunu tutupta muharrem orucunuda tutana lafımız yok.sadece muharrem orucu tutanada lafımız yok sadece ramazan orucu tutanada lafımız yok lafımız ramazan orucunu yokmuş gibi gösterene ...
Müslümanım diyene her kaynak açık artık internet denen kolaylık var istediğiniz kaynağa ulaşabiliriz.araştırmak lazım körü körüne bir işi yapmak doğru değil.
Ama Hz Muhammed(SAV) resul olarak kabul edilmiyorsa söyleyecek bir tek lafım bile olamaz.Burada yazaı yazmamın bir alemide yok ozaman.zaten
Sponsor Reklamlar
Konu baran1126 tarafından (05.12.10 Saat 13:19 ) değiştirilmiştir.
Öncelikle hoşgeldiniz eger ki Alevileri anlamak istiyorsanız biraz cerceveye geniş bakmalısınız,
Sorularınıza gelince..Cevap cok basit.. ve cok kısa..
Siz de Hz.İsa ve Hz.Musa'yı peygamber olarak kabul etmenize ragmen onların dininin gerekliliklerini yerine getirmiyorsunuz (degiştigini veya yanlış oldugunu vs vs )
Alevilerde Hz.Muhammed'i peygamber kabul eder fakat sizin uygulamalarınızı ise yanlış bulur..
..
Baska bir örnek vermek gerekirse bir yahudinin size madem Hz.Musa'nın peygamber ldugunu kabul ediiyorsunuzda neden bizim gibi ibadet etmiyorsunuz sinegogda veya aglama duvarında,
Veya bir hristiyanın madem Hz.İsa'nın peygamberligine inanıyorsanız neden kliseye gitmiyor pazar ainine katılmıyor ıncıle ınanmıyorsunuz.
sizin ki de o hesap, Hz.Peygamber'e inanıyorsanız benim inandıgın gibi inanacak benim gibi ibadet edecek benim dedigimi yapacaksınız..
işte düz mantık, diger bir degişle hiç kusura bakmayın yobaz mantıgı...
Hz.Muhammet ve Hz.Ali'nin Ramazan orucunu tutup tutmadığını kesin olarak saptamak mümkün değildir. Bu günkü müslümanlık sonradan uydurulan Hadislerle yaşanmaktadır. Şu anda bile her gün yeni bir hadis duymaktayız. 14 asırdan beri usanmadan, her cuma hutbesinde içkinin haram olduğu cemaate anlatılmaktadır.
Yüzde doksan dokuzu müslüman olan ülkemizde devamlı olarak Allah, Peygamber, Cennet, Cehennem, Ezan, Kuran, Hayir, Şer adeta insanların aklına çivi gibi çakılmaya çalışıldığı halde, Yolsuzluk, Yoksolluk, Hırsız, Dolandırıcılık, fesatlık, Namussuzluk, Kul hakkı yeme,Çeteleşme, Adam öldürme, Görevi kötüye kullanma çığ gibi büyümektedir.
Bütün bunların cehaletten ileri geldiğini, cehaleti önlemenin ise din adamlarının ve dini siyasete alet edenlerin işine gelmemektedir. İşin icabına ve ihtiyaç duyulan mevzuda hadis türetmekten başka çare bulamakatadırlar.
Arkadaşlar ramazanda aleviler sayılı günler dediğimiz son 3 günde tutarlar bunu tutmalarının nedeni ise kuranın indiği günü peygamberimiz son 3 günde arayın demiştir.Bizde mübarek bulduğumuz bu 3 günlerde tutuyoruz kuran da 30 gün tutun diye bir ayet var mı ? Kim ramazan ayına ulaşırsa oruç tutsun diyor ayette ramazan boyunca oruç tutsun demiyor.İsteyen istediği kadar tutabilir o ay bereketli kılınmıştır ayetin anlatmak istediği budur..
sevgili canlar, konuya dar bir açıdan bakıyoruz bence. alevilik sistematik bir düşüncedir ve diğer sistematik düşünce sistemleri gibi varlığa ilişkin bir algısı, açıklaması ve buna bağlı olarak öngördüğü bir yeryüzü düzeni vardır.
işte bu sistematiği algılamadan aleviliği koyacağımız yeri bilince çıkaramayız. canlar, her düşünce sistemi varlığı/nesnel alemin nasıl var olduğunu, canlı yaşamın nasıl oluştuğunu, ilk insan çiftini (dinsel, mitsel düşün biçimleri anlamında) açıklar ve işte bu açıklamalara bağlı olarak bireyin ve toplumun yaşam biçimini belirler, kurallarını koyar...
işte bu kısa vurgularımın cevaplarını verebiliyorsak aleviliği, onun ibadet anlayışını anlayabilir, açıklayabiliriz.
alevilikte ramazan orucu yoktur... bazıları cinlik yapıp , işte üç gün tutulur gbi bir şeyler ileri sürer ki tamamen sızma amaçlıdır.
bu ifademden sünni islama mensup dostlarım incinmesin, onların ibadet biçimlerini belirlemek bizim işimiz değildir, kendi yollarını tabi ki süreceklerdir. fakat aynı saygıyı bekleme hakkımız vardır.
alevilikte temel ibadet biçimi "Cem"dir. sorgu sual bu dünyada, pir divanında gerçekleşir, öbür tarafa havale edilmez ki bu dünyada ki haksızlıkların önü alınabilsin, bu dünyada rızalık toplumu gerçekleşebilsin.
canlar, bu konuda daha geniş bir paylaşım içine girmek isterim fakat şu an zaman sorunum var. ilk fırsatta düşüncelerimi daha geniş aktarmak istiyorum. aşkı niyazlarımla
Günümüzde Anadolu Alevileri'nin çoğu genelde Ramazan orucunu tutmaz, ama bu tüm Anadolu Alevileri Ramazan orucu tutmamalı demek değildir. Nihayetinde oruç tutmak kötü bir davranış değildir. Alevilik, bir inançtan ziyade bir insan sevgisi ve zulmü nehyi esas alan bir yaşam biçmi olduğunu göz önünde tutmak gerekir. Çünki, örneğin Dersim Aleviliği ile Tahtacı Aleviliği birbirinden, bazı ortak paydaları olmalarına rağmen oldukça uzak görünen inanışlardır. Fakat bu her ikisinin de ALEVİ olmasına engel değildir. Biri diğerinden daha iyi alevi de değildir. Buradan anlaşılıyor ki ALEVİLİK kurumu insanların inançlarından daha ziyade düşünüşleri, yaşayışları yani yaşam felsefeleriyle ilgilidir.
Kuran'da Ramazan orucu yoktur demek de aslına bakarsanız hatalıdır Canlar:
183 Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi, sizin de üzerinize yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.
184 Sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Zorlukla dayananlar, fidye olarak bir yoksulu doyurmalıdır. Kim gönülden bir hayır yaparsa, bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
185 Ramazan ayı ki; insanları doğru yola ileten, apaçık ve ayırt edici olan Kuran onda indirilmiştir. öyleyse sizden kim bu aya tanık olursa, onda oruç tutsun. Hasta ya da yolculukta olanlar tutamadığı gün sayısınca diğer günlerde. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu, sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz içindir. Umulur ki şükredersiniz.
187 Oruç gecesi kadınlara yaklaşmanız helal kılınmıştır. Onlar sizin giysiniz, siz de onların giysilerisiniz. Allah sizin benliklerinize yazık etmekte olduğunuzu bilmiş, tevbelerinizi kabul edip, sizi bağışlamıştır. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Tan yerinde beyaz iplikle siyah iplik ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra da orucu geceye kadar tamamlayın...
(Bakara-183,184,185,187)
Fakat Anadolu Alevileri'nin büyük kısmı "Asıl oruç insanın kendi nefsine sahip olmasıdır." şeklinde düşünerek olayı batıni boyutuyla ele alır, Anadolu Alevileri sadece Ramazan ayında değil her zaman nefislerine hakim bir şakilde yaşamaya çalışmaktadır. Bu yüzden Kerbela Yas Orucu'nu vefadarlıkları için tutmalarının yanında nefis terbiyesi için tutulan Ramazan Orucu'nu tutma zorunluluğu gütmezler. Zira onlar zaten her zaman kamil insan gibi yaşamaya çalışırlar.
Aşk ile...
dostlar ittihatçı gelenek bu topraklara ait olmayan ırkçı bir ideolojiyi rehber edindi, bu toprakların neredeyse bütün renklerini tarihe gömdü. alevilik ise binyıllardır benzeri saldırılara maruz bırakılmaktaydı. ittihatçı geleneğin osmanlıda iktidarlaşması, alman faşizminin yanında osmanlıyı savaşa çekmesi ve yenilgi sonrasında ise kimi kadrolarının tasfiye edilmesi sonrasında aynı geleneğin diğer kadroları o koşullarda cumhuriyete giden süreci yürüttüler. fakat "tek tip" insan politikasını olduğu gibi alıp daha da katı bir şekilde uyguladılar. kendini cumhuriyet dönemine taşıyabilen kültürlerden/geleneklerden biri de alevilik idi. ayrıntıya gerek yok, yaşananları iyi kötü biliyoruz.
tek tip insan politikasında aleviliğe yer olmadığı için yok sayıldı ve fiziki yönelimlerin dışında "düşünsel saldırılara" maruz kaldı. işte falanca yerin aleviliği, filanca yerin aleviliği şeklinde ki tanımlamalar bu sürecin ürünüdür. resmi ideoloji doğrultusunda konumlanan kimi aleviler "alevilik eşittir türklük" şeklinde ki resmi görüşe kapılıp buna göre konumlanınca, kürt aleviler cephesindende benzer reaksiyonlar gelişti.
iyi niyetle "Yol"u sahiplenmek isteyen her can şunu bilmeli ki tür tür alevilik yoktur. temel esasları ve ritüelleri anlamında bir tek alevilik vardır. alevi bütünlüğünü sarsmaya yönelik tuzaklara düşmemek gerekir. böyle bir ayrışmadan ne Türk ne Kürt, ne de diğer etnik aidiyetlerden alevilere yarar gelmez. ayrıca üzerinde yaşadığımız ülke ve halklarına, geleceğine de yarar sağlamaz. alevilik Rızalık toplumunu amaçlar, varlık birliği öğretisinden kaynaklanır, insan ve doğanın aynı özden geldiğini kabul eder, bütün insanları kendi renkleriyle tanır, onlarla buluşup "Yetmiş üç" olur ve doğa ile de Rızalık mantığı üzerinden ilişkilenir.
bence sadece bizim değil tüm insanların böyle bir algıda biri birleri ve doğa/varlık ile buluşmaya ihtiyacı vardır. bizden önceki nesillerin binyıllardır nice emek ve bedellerle günümüze taşıdığı değerleri heba etmeyelim. ben dersimli bir aleviyim ve etnik aidiyeti ne olursa olsun diğer alevileri yol kardeşlerim olarak biliyorum, seviyorum. bu yaklaşımımı diğer insanlardan da esirgemiyorum. sorun "Sürektedir" kişinin etnik aidiyetinde değil... aşkı niyazlarımla
Dersim Aleviliği-Tahtacı Aleviliği diye sınıflandırdığım ortak değerlerde bir olan Aleviliğin inanç esaslarının bu yöre halklarınca uygulanış biçmi idi değerli Can. Yanlış anlaşılmak istemem Ayrıca, Azeri-Kızılbaş Aleviliği yahut Zeydi Aleviliği gibi çok çeşit Aleviliğin tatbik mecraları da var bunları da göz önünde bulundurmak gerekir. Nihayetinde mesela Caferilik de bir çeşit Alevilik değil midir? Aleviliği bir "Üst İnanç Kimliği" olarak görüyorum ben. Hatamız varsa bağışlayın...