2002/Ocak...Lisedeydim, tam ara tatil zamanı. İstanbul'da kalın giymem ve hasta olmam, o kış nedense bir hasta oldum evde bir ay gripten yattım.
Neyse artık karne alacağız, hadi okula gideyim dedim ki;göz burun şarıl şarıl, boynumuzda poşu üstümüzde parka mont;okula babam arabayla götürüyor çünkü adım atacak derman yok.
Neyse koca spor salonu tören için dolmuş, bölüm başkanını buldum, hocam verin gideyim ayakta duramıyorum diye. Tuttu kolumdan, beni resmen sürükledi-dedi gidemezsin, okul birincisi oldun senin belgelerini müdür verecek, olur mu öyle şey? dedi.
Bir anda üstüm başıma baktım, o anı da pek algılayamadım aslında. Neyse ismimiz okundu, davete icabet etmemek olmazdı. Tipik Dersimli köy otobüsünden yeni inmiş gibi çıktı kürsüye konuştu

Herkes şaşırmıştı, böyle biri nasıl kaçbin kişide birinci diye çok tepki almıştım.
Ya buna ben kıskançlık demiştim ya eh hadi neyse.
Sonraki yıl böyle dönemlerde hep grand tuvalet gezdik. Dört sene boyunca, doğuştan fişlenmek yetmez gibi bir de tipten fişlenmiştik iyi mi ?