Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 20.08.13   #1
Haydar-ı Kerrar
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2013
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 297
Rep Puani : 60
Standart Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


Bugünkü (14.08.2013) Radikal Gazetesinde İsmail Saymaz tarafından yapılan haberden Erzincan Refahiye İlçesi Kürelik köyünde bulunan Cami’nin filen Cem evine dönüştürüldüğü haberini okuduk. Konu yakından bildiğimiz ve takip ettiğimiz bir konudur. Köyün tamamı Alevi olduğu halde 12 Eylül döneminde zorla Cami yapılmış ve Diyanet İşleri Başkanlığınca Din Memuru atanmıştır. Ancak Köyün Alevi olması nedeniyle Hoca olarak atanan Din Memuru namazları tek başına kılmıştır.

Köy, Alevi köyü olduğu halde Cem evi değil Cami yapılmış ve Cem evine değil Camiye arsa ayrılmıştır. Köyde Cem evi bulunmadığı gibi Camide boş durmaktadır. Köylüler ihtiyaçlarına binaen köylerinde bulunan bu ibadethanede kendi inançlarına göre ibadet etmişler ve Cem yapmışlardır.

Bu da açıkça göstermektedir ki Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç vardır. Alevilerin ibadetleri Cem dir. Cem de Cem evinde yapılır. Cami Alevilerin ibadethanesi değildir. Bu haber bu gerçeği ve çarpık zihniyeti bir kez daha ortaya koymuştur. Alevilere Cami dayatmasında bulunmaktan vazgeçilmelidir. Alevilere ibadet ve ibadethane tanımı yapmaktan vazgeçilmelidir. Siz zorlarsanız biz başka başka çözümler buluruz. Siz Cami yaparsanız biz ihtiyacımız neyse biz o şekilde kullanırız. Bunu yerine getiren Kürelik köylülerini kutluyoruz.

İslam’da zorlama yoktur diyenler Alevilere ibadet ve ibadethane tanımını zorlamaktan vazgeçip gerçeğin gereğini yapmalıdırlar.

Saygılarımızla 14.08.2013

Başkan , Ali Kenanoğlu

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği

http://www.hubyar.net/haber/187-dern...htiyac-va.html
Sponsor Reklamlar

Deniz, bilgeyol, renk ve 1 diğerleri bunu beğendiler..
__________________
Aliyyen Veliyullah...
Haydar-ı Kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


ülkemizde ALEVİLERİN ibadethanesinin,

CEMEVİ olduğunu,

ebusuhuddan,

tayyibe,

tayyipten diyanet işleri başkanına kadar herkes çok iyi biliyor,

fakat ibadet hane demeye dilleri varmıyor,

bir kılıfın içine sokmaya çalışıyor asimile etmek için,

ALEVİLERE akıl vereceklerine kendi sorunları ile uğraşsınlar,

mesala hanifi islam neden dayatılıp,

maliki,hambeli,şafii islam asimile edilmiştir,

zoraki hanifilik dayatılmıştır.

önce kendi aralarındaki sorunları çözsünler,

ALEVİLİĞİ ALEVİLERE BIRAKSINLAR.
Sponsor Reklamlar

Deniz, renk ve adsizkowboy bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (20.08.13 Saat 22:13 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.13   #3
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 47
Mesajlar: 1.766
Rep Puani : 102
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


evet cem evidir.ibadet yerimiz.cenazelerimiz.cem evinden kalksın diyor .halkı örgütlemeye çalışıyoruz.lakin. söz konusu bir durum var.son dönemlerde .bazı cem evlerindeki cenazeler.sunnilerin ibadetinin birebir aynısı oldu.ki bu çok daha acı.. ve vahim.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve renk bunu beğendiler.
__________________
Banaz Yaylasından Kerbelaya Kar Götürsün Turnalar
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


Deniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evet cem evidir.ibadet yerimiz.cenazelerimiz.cem evinden kalksın diyor .halkı örgütlemeye çalışıyoruz.lakin. söz konusu bir durum var.son dönemlerde .bazı cem evlerindeki cenazeler.sunnilerin ibadetinin birebir aynısı oldu.ki bu çok daha acı.. ve vahim.


degerli deniz kardeşim alevileri asimile için her türlü yol deneniyor,

buna dönek ve akp nin kurdurduğu çakma alevi dernekleri dahil,

aşağıda alevi cenaze töreni alıntısı.


ALEVİ ÖĞRETİSİNDE
CENAZE TÖRENİ
Ülkemizde gerek Alevilik ve gerekse diğer inanç gruplarında olsun, kendi içinde dahi tek tip cenaze kaldırma töreni yapılmamaktadır. Her ne kader Sünnilikte, Diyanet tarafından bu iş tekleştirilmeye çalışılsa dahi, bölgeler arasında bazı farklılıklar var. Bu farklılıklar diğer inanç gruplarında olduğu gibi, Alevilerde de var.
Cumhuriyet döneminden, bilhassa 1950’li yıllardan sonra kırsal kesimden kentlere göç nedeniyle, Alevi gelenek, görenek ve dinsel inançlarında da bazı değişiklikler olmuştur. Bu değişiklikler şehirleşmiş Sünni gelenek, görenek ve dinsel inançları doğrultusunda oluşmaktadır. Eğer bu durumlara karşı bir önlem alınmazsa, Alevi toplumun edep ve erkan kültürü, süreç içerisinde yok olma ile karşı karşıya kalacaktır.
Örneğin: Binlerce yıldır Alevi edep ve erkanlarına göre yapılan cenaze törenlerinden öylesine uzaklaşıldı ki; Alevi toplumunun anlamadığı şekilde, Arapça okunan dualar ve tekbirlerle cenaze kaldırılmaktadır.
Alevilikte:“Hak ile bir olmak”, “Hak ile Hak olmak” ve “Haktan geldik, Hakka gidiyoruz” gibi deyimler vardır. O nedenle, Alevilik geleneğinde bir kimse öldüğünde, o kişi için “öldü” denmez, “Hakka yürüdü”, “Don değiştirdi” gibi deyimler kullanılır.
Ayrıca, Alevi inancında ne cennete gitme hayali ve ne de cehennem ateşinde yanma gibi bir düşünce yoktur. Bu konuda yol ulularımız bizlere: “Eşim bana huri, evim de cennet” ve “cehennem narını” ise, insanların yaşam süresi içerisinde çektikleri azaplar olarak öğrettiler.
CENAZE KALDIRMADA UYGULANAN YÖNTEMLER
Alevilikte, Helallik Meydanı ve Cenaze Meydanı diye iki meydan vardır.
1- Helallik Meydanı
Eğer bir can Hakka evinde yürüdü ise, yanında bulunan bir kişi “Allah, Muhammet, ya Ali” der, o canın gözlerini kapatır. Temiz bir tülbent, bez veya bunlar gibi bir şeyle çenesini bağlar. Hakka yürüyen canın giysileri üzerinden çıkarılır ve bir döşek üzerine sırt üstü yatırılır. Bu döşeğe “Hak döşeği” ya da “Rahat döşeği” denir. Döşeğe yatırılan canın kolları düzgün bir şekilde yanlara uzatılır. Ayrıca ayakları da düzgün bir şekilde uzatıldıktan sonra, ayak başparmakları birbirine bağlanır. Bundan sonra canın üzeri temiz bir çarşaf veya bir örtü ile örtülür. Sonra o yöreye göre örf, adet ve gelenek var ise (duvaz imam, deyiş okumak gibi) o uygulanır. Bu uygulamaya “Dar çekmek duası”denir.
Dar Çekme Duası’na bir örnek:
Hata yaptım ise Huda için bağışla
Muhammet Mustafa için bağışla
Eğer günahım çok fazla ise
Aliyyel-Mürtezâ için bağışla
Fâtima-i Zehrâ, Hatice-i Kibriyâ
Onların hürmeti için bağışla
Hasan aşkıyla meydana girip de
Hüseyin-i Kerbelâ için bağışla
İmam Zeynel-Abâ, Muhammet Bâkır
Câfer, Musa-i Kazım, İmam Rıza için bağışla
Muhammet Taki ve Naki
Hasan-ı Askeri için bağışla
Muhammet Mehdî-i sahip-zamanı
Eşiğinde gedâ için bağışla
Şah Hatayî Oniki İmam aşkına
Gel ol nûr-ı Hudâ için bağışla...

Eğer bir can Hakka hastane gibi yerlerde yürümüş ise, yukarıdaki işlemler oradaki görevliler tarafından yapılır.
YIKAMA İŞLEMLERİ
Yine bir can hastane gibi yerlerde Hakka yürümüş ise, o mekanda yıkama işlemleri yapılmakta ve o canın yakınları da orada yıkanmasını istiyorlar ise, o can oradaki görevliler tarafından yıkanır.
Eğer can evi ya da cemevleri gibi mekanlarda yıkanacak ise, öncelikle teneşirin temiz olmasına dikkat edilir ve Hakka yürüyen can özenle teneşire taşınır. Kafasının altına bir yastık konur. Edep yerleri uygun bir bezle örtülür. Cenaze kadın ise, kadın; erkek ise, erkek tarafından yıkanır. Yıkamaya başlarken görevli kişi şu sözleri söyler: Yüce Tanrım niyet ettik önümüze gelen bu canı dünya kirlerinden temizlemeye, noksan ve eksiklerimizi olursa sen yüce katında bağışla. Bu canın ruhunu şad eyle. Boz Atlı Hızar yardımcımız olsun, der.
Yıkama işlemleri için önceden sabun, sünger ve eldivenler hazırlanır. Cenazeye abdest aldırma diye bir kural, Alevi geleneğinde yoktur. Yıkama işlemleri ile görevli kişi eldivenlerini taktıktan sonra yıkama işine öncelikle “avret” yerlerinden başlar. Daha sonra vücudunun üst kısmından başlayarak, vücudunun her tarafı iyice yıkanır.
Yıkama işlemi bittikten sonra, cenazenin yakınları, eşi, dostu cenazeye “helallik suyu” dökebilirler. Bundan sonra cenaze temiz havlularla kurulanır. Kurulama işleminden sonra, önceden hazırlanan kefene sarılır. Erkek kefeni üç parçadır: Ahret gömleği, eteklik ve sargıdan oluşur. Kadın kefeni ise beş parçadır: Gömlek, eteklik, sargı, baş örtüsü ve göğüs örtüsünden ibarettir. Bu işlemler yapıldıktan sonra cenaze tören alanında uygun bir yere konur. Bu arada orada bulunan canlardan konuşmak isteyenler Hakka yürüyen can için özel olarak söylenecek sizleri var ise onları söyledikten sonra, görevli kişi şunları söyler: Değerli canlar: Haktan geldik, Hakka dönüyoruz. Bütün nefisler ölümü tadar. Ölüm ansızın bizi bir yerde yakalıyor. Bizler zamanı fırsat bilmeliyiz. Ölmeden önce asli görevlerimiz olan sevgi, saygı, merhamet duygularımızı yeniden geliştirip; birbirini seven, sayan ve birbirinin hakkına, hukukuna sahip çıkan bir noktada olmamız gerekiyor. Kimliğimize, kültürümüze, öğretimize sahip çıkmalıyız. (Buna benzer başka şeyler de söyleyebilir.)
(Hakka yürüyen kişinin ismini söyleyerek) .... can bugün Hakka yürüdü. Haktan rahmet diliyoruz. Yüce Hakk onu 12 İmamların şefaatına eriştirsin. Eşine ve çocuklarına sağlık ve afiyet versin.
-Bismi Şah.
Hakkı, hakikati özünde gören ve bu yüzden Enel Hak diyen 72 millete bir nazarla bakıp; eline, diline, beline sahip çıkmayı kendisine ilke edinen; dini, sevgi, kâbesi insan, kitabı bilim; mazlumun yanında, zalimin karşısında yer alan ve şimdi Hakka yürüyen bu can, sizin içinizde yaşadı, yedi-içti ve şimdi Hakka yürüdü. Bu canı yaşamı süresince nasıl bilirsiniz? Bütün maddi-manevi haklarınızı helal ediyor musunuz? (Altı çizili cümle üç kere tekrarlanır.)
Onlar da "Helal ediyoruz" deyince;
-Helal olsun diyen dillerden Hak, Muhammet, Ali razı olsun, geçmişlerinizin ruhu şad olsun, denilir.
Yukarıdaki işlemler yapıldıktan sonra Cenaze Meydanı törenine geçilir.
2- Cenaze Meydanı
Cenazenin musalla taşına konmasına Cenaze Meydanı denir. Eğer Cem ve Kültür Merkezi bulunan Alevi kurumlarında, Hakka yürüyen can kafenlendikten sonra, defin işleminden önceki bütün işlemler burada yapılacaksa, genellikle Helallik Meydanı ile Cenaze Meydanı aynı yerlerdir. Bu nedenle yukarıdaki Helallik Meydanı’nda söylenen sözlerin arkasından aşağıdaki sözler söylenir. Kırsal kesimlerde ise genellikle Helallik Meydanı ile Cenaze Meydanı ayrı olabilir. Alevi edep ve erkanında kolları dirseklere kadar sıvayıp, bazı inançlarda olduğu gibi abdest alma gibi bir kural yoktur. Yalnız cenaze törenine katılacak kişiler, önceden tertemiz yıkanmış ve üst başlarını düzgün bir şekilde giyinerek gelmeleri gerekir. Cenazeyi kaldıran görevli kişi, cenazenin uygun bir yerine durur. Orada bulunan kadın ve erkekler hep birlikte, yarım ay şeklinde toplanırlar.
Görevli kişi:
“Bismişah: Hakk, Muhammet, Ya Ali. Ey canlar; niyet ettik Hakk için duaya, Yönümüz kıbleye. Kıblemiz kamil insana. Durduk divana, uyduk Hakk, Muhammet, Ali ve 12 İmam’a. Bilenler bildikleri bir duayı okusun. Bilmeyenler Allah, Muhammet, Ali desin.”
“Ey yüceler yücesi Allah’ım, Hakka yürüyen can kişi için durduk sana duaya; uyduk Üçlere, Beşlere, Yedilere, Oniki İmamlara ve Kırklara.
Cenaze töreni: “Bismi Şah: Hakk, Muhammet, Ali" tekbiriyle başlar. Bu esnada eller açık bir şekilde, dua eder gibi yukarı bakacak şekilde kaldırılır ve sağ el, sol elin üzerine gelecek şekilde göbekte birleştirilir. Görevli kişi: “Hakk, Muhammet, ya Ali” der. Bu sözler söylenirken başlar hafifçe yukarıya doğru kaldırılır. Eller, bağlı bir şekilde durmaya devam eder. Herkes bildiği bir duayı okur veya içinden geçen sözleri söyler. Görevli kişi tekrar: “Bismi Şah: Hakk, Muhammet, Ali” diyerek tekbir getirir. Bu işlem dört defa tekrarlanır. Dördüncü defadan sonra selamlama faslına geçilir.
Selamlama: Dördüncü tekbirden sonra, sağa dönülerek: “Selam olsun Hakka yürüyenlere.” der, sağ el aşağıya sarkıtılır.
Sola dönerek:
“Selam olsun Hakkı hakikati özünde görenlere. Ey yüceler yücesi Allah’ım divana geldik, darına durduk. Dualarımızı Muhammet Mustafa aşkına, Ali gel Murtaza aşkına, 12 İmamlar aşkına kabul et. Hakka yürüyen bu canımızın yürüyen ruhunu şad, kusurlarını af eyle. Hak, Muhammet, Ali.
Demi Ali, Sırrı Nebi, Hünkar Hacı Bektaş Veli, gerçek erenlerin, ermişlerin demine hû diyelim, verelim candan salavat.
Gerçeğe Hû.” der. Böylelikle oradaki cenaze töreni sona erer ve cenaze defnedilecek mezara götürülür.
Cenaze mezarlıkta defnedildikten sonra, mezar başında görevli kişi şu sözleri söyler:
“Erenler, canlar, dostlar, yarenler
Yüzümüz yerde, özümüz dâr'da
Elimiz bağlı, yüreğimiz dağlı
Gözümüz yaşlı, bağrımız ateşli
Yaşam bitimli, acılar bitimsiz
Sevgi acı ile kardeş, yaşam, ölümle eş.
Yer anamız, gök atamız
Doğada doğduk, topraktan var olduk
Bir tende can bulduk, bir bilinçle özgür olduk
Yaşam koşusu engebeli, yaşam yolu dikenli
Taş taşa değmeden duvar olamaz,
Birbirini üzmeyen insan olamaz.
Kimileyin insan yükü ağır,
Kimileyin duyguların dili sağır
An olur öfke kabarır,
Öfke geçer yüz kararır
Dünya işi dünyada kalır
Kişi kötü demeyelim, işi kötü diyelim
Ağrınan incinen kötü geçmişi unutsun
Giden yolcuya gönül çiçeklerini sunsun!
Sevgi en güzel çiçek,
Bağışlamak en büyük emek
Emeğiniz varsa bağışlayın
Toprak ana bir canı bağrına basıyor
Ölüm vadisinin gölgeli yolu
Tümümüzü bekliyor yaratılmışların sonu
Tanrı yaşam için sabır, umut sundu.
Ateş külde söner, acı yürekte diner.
Acı paylaşıldıkça azalır,
Sevgi paylaşıldıkça çoğalır.
Acılar azalsın, sevgiler artsın.
Kinler bitsin, dostluklar pekişsin.
Yeni yaşamlarda yeni çiçekler yeşersin.
Tanrı kalanlara uzun esenlik dolu yaşam versin.
Erenlerin, evliyaların ruhu sinsin.
Hacı Bektaş Veli, Hatayi Sultan, Pir Sultan ruhunu pak etsin
Gerçeğin demine hû! Ya Ali.”
Cenaze sahiplerine “başsağlığı” dilenir.
Not: Yukarıdaki sözlere isteyenler başkada söz veya dualar katabilir. Fakat asla Arapça hiçbir şey katılmamalıdır.
Alevi geleneklerinde Kuran okuma diye bir şey yoktur. Eğer, bazı yörelerde cenazede Kuran okunuyorsa, bu sonradan başka inançlardan geçmedir.
Enver Cemal ŞAHİN
PSAKD MYK Üyesi
Basın Yayın Sekreteri
Sponsor Reklamlar

Deniz bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (20.08.13 Saat 22:27 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


18.8.2013 - 16:39


Biz dedelerimizin

maaşını veririz




Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Hüsniye Takmaz
Biz dedelerimizin maaşını veririz


Alevilere yönelik her türlü ayrımcılığın yaşandığı, hakaretlerin ve söylemlerin fütursuzca kullanıldığı, yaşam biçimlerine yönelik eleştirilerin yapıldığı bir dönemde aniden ortaya çıkan yeni bir açılım ülkenin gündemine oturdu. Televizyon programları, gazete başlıkları, köşe yazarları gündemle ilgili aktif rol aldı. Türkiye’nin bugün en önemli sorunu ülke insanının eşit haklara sahip olmamalarıdır.
“Eğitim, ekonomik, sağlık, çalışma koşulları inanç ve etnik haklar, özgürlükler, hukuk, medya” gibi insan yaşamıyla ilgili toplumsal kurum ve kurallar maalesef güce göre şekilleniyor ve uygulanıyor.
Ülkemizdeki uygulamalara baktığımızda Laikliği kendinize göre yorumlayacaksınız, Eğitimi karma ve bilimsellikten uzaklaştıracaksınız, Diyanet işlerini kaldırmayacak, üstüne üstlük 3 – 4 Bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçe ayıracaksınız. Hukuk sisteminiz tamamen hükümetin emrine girecek. Bütün bu koşullarda hala Laik, demokratik hukuk devletinden nasıl söz edeceksiniz. 10 yıllık iktidarında hükümet kendi ihtiyacına göre yasal düzenlemeler yapmıştır. Aynı iktidar bir anda çark ederek Alevilerin sorunlarını çözmeye karar vermiştir. Eşit yurttaşlık hakkını uygulamadığınız bir ülkede demokrasiden, özgürlüklerden ve insan haklarından söz edemezsiniz, barıştan hoşgörüden söz edemezsiniz, huzurdan refahtan söz edemezsiniz.

Alevilere yönelik 2.çalıştay hazırlığına baktığımızda Alevilerin yaşam biçimine ve inanışına tamamen ters uzak olan uygulanması asla kabul edilemeyen bir çalışma içinde olduklarını görmekteyiz. Tarihin hiçbir döneminde Aleviler kendilerine yönelik herhangi bir yaptırıma izin vermemişlerdir. Ser vermiş, mal vermiş ama yoldan ödün vermemişlerdir. Alevilik kimsenin şekil vereceği, biçimlendireceği, tarif edeceği dar kalıplara sığmayan inanma biçimidir.

Bizim devletten beklediğimiz bütün inançlara eşit mesafede olsun inançları finanse etmesin. Laiklik ilkesini gerçek anlamda kullansın. O zaman ülkede sorunlar kendiliğinden çözülür.
Biz dedemizin maaşını veririz. Cemevlerimizde Alevi Temel Öğretisini veririz. Kendi Cemevimizi de yaparız. Fakat kendisinden alınan vergilerle başka inançların finanse edilmesine de bu toplum artık razı olmayacaktır. Alevilik sorunu diye dayattıkları bir sorun yoktur. Devletin sunni inancının Alevilere bakışı ve uygulamalarında sorun vardır. Devlet bu sorundan beslenmektedir. Kolay kolay çözüm isteyeceğini düşünmüyoruz. Olsa olsa Alevileri asimile ederek çözüm bulacaktır. Buna da Alevilerin izin vermemeleri gerekiyor.
Editör :birgün net
-------------------------------------
alevi dedeliği cami hocalığına benzemez,
dedeler cami hocaları gibi devletin fotokopi makinası olduğu an
dedeliği biter.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #6
adsizkowboy
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2013
Nereden: Adsiz
Mesajlar: 347
Rep Puani : 0
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


Devlet versin bende kuruş yok valla
Hu.
Sponsor Reklamlar

adsizkowboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


adsizkowboy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Devlet versin bende kuruş yok valla
Hu.

devlet aldığı vergilerden,

parayı büyük alevi dernekleri olan,

alevi kültür dernegi

pirsultan abdal derneginin oluşturduğu

diğer derneklerinde katıldığı

konfederasyona versin,

konfederasyon dedelerin maaşlarını verir,

devletten direk maaş alan dede hakk dan uzaklaşır.
Sponsor Reklamlar

renk ve adsizkowboy bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #8
adsizkowboy
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2013
Nereden: Adsiz
Mesajlar: 347
Rep Puani : 0
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


bilgeyol Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
devlet aldığı vergilerden,

parayı büyük alevi dernekleri olan,

alevi kültür dernegi

pirsultan abdal derneginin oluşturduğu

diğer derneklerinde katıldığı

konfederasyona versin,

konfederasyon dedelerin maaşlarını verir,

devletten direk maaş alan dede hakk dan uzaklaşır.

Maşallah, helal olsun, çok akil bir yöntem olur bu İşte böyle canlar istiyoruz meydanda, selim akılla, mantıklı ve üretken düşünen. Tebrikler.
Hu.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve renk bunu beğendiler.
adsizkowboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


Sebahat Tuncel:

Aleviler devlete güvenmiyor



Sebahat Tuncel

Türkiye'nin en temel sorunlarının başında inanç özgürlüğü gelmektedir. Türkiye’de yaşayan milyonlarca Alevi devletin Alevi politikası nedeniyle kendisini güven içinde hissetmemektedir. Her an sevgili Hrant Dink’in dediği gibi 'güvercin tedirginliğinde' yaşamaktadırlar.

Aleviler evlerine her işaret konulduğunda hemen geçmişe bir yolculuk yapmakta ve geçmişte yaşadıkları tüm zulümleri yeniden yaşamaktadırlar. Alevilerin hafızası o kadar canlı ki her an o acı, hafıza yeniden canlanmaktadır. AKP hükümeti de Alevilerin en hassas noktasına dokunmakta ve bu hafızayı bilinçli olarak canlı tutmaktadır. Çünkü bu hafıza ile Alevilerin itiraz etmesi ve toplumsal mücadeleleri engellenmek istenmektedir.

ALEVİ AÇILIMI SAMİMİ DEĞİL
O nedenle AKP’nin Alevi açılımı biz Alevi yurttaşlara samimi gelmemektedir. Bu konuda da pek haksız sayılmayız. Türkiye'de 1924 yılında yapılan anayasaya dayanan ve darbeler sonrası yeniden yazılan anayasalarda korunan Türkiye'de yaşayan herkesi Türk ve Sünni olarak ele alan inkarcı ve asimilasyoncu anlayışın günümüze de yansımalarını AKP iktidarının söylemleri ve pratiklerinde görmekteyiz. AKP hükümeti "Alevi açılımı" projesiyle Alevi yurttaşların sorununa çözüm bulacağı iddiasını kamuoyuna sunarken diğer yandan Aleviler üzerinde daha baskıcı ve asimilasyoncu politikaları hayata geçirmektedir.

KATLİAMLAR UNUTULMADI
AKP hükümeti de tek dil, tek din, tek devlet diye formülleştirdiği politikası Aleviler açısından da çok ciddi sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. Türkiye'de yaşayan milyonlarca alevi yurttaş bu tekçi söylem ve politikalar karşısında tarih boyunca yaşadıkları katliamları, haksızlıkları, asimilasyon politikalarını her gün yeniden hatırlamaktadırlar. Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Gazi katliamlarının hesabının sorulmaması bu katliamcı zihniyetin hala canlı tutulması Alevilerin devlete güvenmemesini beraberinde getirmektedir. Sadece geçmişte yaşanan değil son birkaç yıldır Alevilerin yaşadığı evlerin işaretlenmesi, İstanbul'da yapılacak 3. Köprüye verilen isim ve Alevilerin yaşam tarzına yapılan müdahaleler de haklı olarak Alevilerin geçmişte yaşananları yeniden hatırlamasına neden olmaktadır. Tüm bunlardan yola çıkarak AKP hükümetinin öncelikle Alevi toplumunu ikna etmesi gerekmektedir. Ancak bu ikna 'ben yaptım oldu' veya 'Alevi açılımı' yapıyoruz diyerek olmaz. AKP’nin öncelikle Alevilerle, Alevi toplumunun temsilcileriyle diyalog kurması önemlidir. Bunu yaparken de kendi politikasını kabul ettirmek değil, Alevilerin eşit yurttaşlık talebi başta olmak üzere Alevilerin taleplerini dinleyerek ortak bir gelecek için ortak bir çözüm projesi geliştirmek gerekir.
Hükümetin Alevi yurttaşlarla yeniden bir hukuk oluşturması açılım politikaları ile değil, Alevilerin tarih boyunca uğradıkları haksızlıkları, hukuksuzlukları ortaya çıkararak, geçmişle yüzleşerek yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç vardır. Türkiye'de Alevilere yönelik planlı olarak geliştirilen inkar, imha ve asimilasyoncu zihniyetin ortaya çıkartılması ve devletin geçmişle yüzleşmesi Aleviler başta olmak üzere kendisini baskı altında hisseden inançlar ve kimlikler açısından da oldukça önemlidir. Türkiye'de halkların adil, barışçıl, demokratik ve eşitlikçi bir gelecek kurması açısından geçmişle yüzleşmek ve geçmişte halklara ve inanç topluluklarına yaşatılan tüm katliamların hesabının sorulması ile mümkün olacaktır.

Aleviler sorunların çözümünü sadece devlete veya hükümete bırakamaz. O nedenle Aleviler inançları konusunda yaşadıkların sorunların çözümü için mücadele ederken Türkiye'de yaşanan diğer toplumsal sorunlar ile de ilgilenmek zorundadırlar. Özellikle Kürtlerin eşitlik ve özgürlük mücadelesi ile emekçilerin, kadınların, ekoloji hareketlerinin yürüttüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesi ile yan yana durmak zorundadırlar. Demokratik bir Türkiye ancak halkların, inançların emekçilerin ve kadınların eşitlik ve özgürlük talepleri ile mümkün olabilir o nedenle bir yandan aleviler olarak inancımız üzerindeki baskı politikalarına karşı mücadele ederken diğer yandan da toplumsal sorunların çözümü için de çalışmalar
yürütmekle karşı karşıyayız. Özelikle Kürt sorunun çözümü konusunda da Alevilerin sözünün olması ve Kürt halkının bu haklı ve meşru mücadelesinin yanında - sadece Kürt Alevilerin değil Türkiye'deki yaşayan tüm Alevilerin- yer almak gibi sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda alevi örgütlerinin birlik ve dayanışma içinde olmaları tarihi bir sorumluluktur. Başarılı olabilmenin
koşullarından birisi örgütlü toplum olmaktır. Bu nedenle Alevilerin kendi içerisinde örgütlü olması ve dayanışma içerisinde olması mücadelenin başarıya ulaşması açısından kaçınılmazdır.

Sonuç olarak, Barış ve demokrasi Partisi (BDP) olarak biz inanç özgürlüğünden yana bir politikadan yanayız. Türkiye'de bulunan bütün inanç gruplarının inançlarını özgürce yaşayabilmesi ve ibadetlerini kendi inançları gereği ne göre inanç mekanlarında yerine getirmeleri ve devletin bütün inançlara eşit mesafede durması
gerektiğini her fırsatta dile getirdik. Bu bağlamda bizim tabanımızın da önemli bir kısmını oluşturan Alevi yurttaşların da eşit yurttaşlık talebini kendi talebimiz olarak görüyor ve her alanda bunun mücadelesini yürütmek sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. Alevi yurttaşların yaşadığı sorunların çözümü konusunda BDP olarak bundan sonra alevi kurum, kişi ve örgütleri ile daha güçlü bir diyalog içinde
ortak mücadele geliştirerek geleceğimizi birlikte kurmanın tam zamanı...

Editör :birgün
Sponsor Reklamlar

renk ve adsizkowboy bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.13   #10
renk
renk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1.677
Rep Puani : 80
Standart Cevap: Alevi köylerinde Camiye değil Cem evine ihtiyaç var


Camilerin kapısında " dilenciler ve seyyar satıcılar " giremez yazar, herkes görmüştür mutlaka... Vermekte cimri olan, insanları türlü ayıran zihniyet dedenin maaşını verir mi hiç!

Cemevlerinin kapısı herkese açıktır... Yobazlar hariç
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve adsizkowboy bunu beğendiler.
__________________
"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir."

Thomas Paine
renk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
alevi partisine ihtiyaç varmı ? ayvaz58 Anketler 15 13.06.19 22:01
Alevi Köylerinde Camilerin Olması Sizce Doğrumu ? Alevi Anketler 116 22.04.13 14:04
Alevi örgütlerinden sert tepki:‘ Akil değil, teslim adamlar listes Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 8 15.04.13 00:40
Alevilik din değil camiye gitsinler Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 71 17.12.12 17:51
Mustafa Cemil Kılıç : Alevi Köylerine Yapılan Camiler, Cem Evine Çevrilmelidir! omergul Pir Yolu Haber Merkezi 0 10.09.09 10:54




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2