16. Alevî-Bektaşî İnancında İbadet Nasıldır?
Alevî-Bektaşî inancına göre Hakk'a ibadetin, belirli fiziksel biçimleri olmak zorunda değildir. İbadetin belli mekanı ve zamanı yoktur. Yani Hakk'a yapılacak en iyi ve en yeterli ibadet eline, beline, diline sahip olmak, insanı en kutsal var*lık olarak görmek, insan sevgisi duymak ve insan-ı kâmil (ol*gun, erdemli insan) olmaya çalışmaktır.
Alevîlik-Bektaşilikte ibadet zorunluluğunun olmaması, ibadet yapılmadığı anlamına gelmez. Buradaki nüans, bireysel ibadet ile topluluğun kolektif ibadetidir. Bireysel ibadet isteyenin istediği biçimde uy*gulayabileceği bir ibadet biçimidir. Alevîlik-Bektaşilikte söz konusu olan da budur. Alevî-Bektaşi inanç sistemindeki bu unsurlarla istenen gönül yoluyla Tanrı'ya ulaş*maktır. Alevîlik-Bektaşilikte şekilciliğe yer yoktur. Allah korkusu yerine Allah sevgisi ön plandadır. İnsan en yüce varlıktır ve insanı sevmeyen Tanrı'yı sevemez. Alevîlik-Bektaşilik bağımsız düşünceye, özgür davranışa, çağdaşlığa uygun bir yaşam biçimi*dir. Din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapılmaz, sevgi ve hoşgörü temel esastır.
Alevîlik ve Bektaşîlik'te esas ibadet, yaşamın tümünü ibadet eder gibi temiz ve doğru yaşamaktır. Alevî-Bektaşîlikteki özel ibadet şekilleri (Cem ayini vb.) kişinin gö*nül zenginliğini diğer insanlarla paylaşma amacıyla yapılır. Ceme katılmak zorunlu*dur. Çok önemli bir mazeret yoksa katılmamak büyük bir suçtur. Bazı yörelerde ce*me katılmak için musahipli olmak ve erişkin olmak şarttır. Ancak bazı yörelerde ço*cuklar da katılabilir. Kentlerde artık musahipli olmak zorunluluğuna dikkat edilme*mektedir.
Ayrıca doğum, ölüm, adak kurbanı tığlama, Muharrem matemi gibi ibadetler vardır. Bunların kendi içinde özel ritüelleri bulunmaktadır. Buralarda nefes, nutuk ve gülbank adını verdiğimiz kutsal metinler okunur.