Sponsor Reklamlar


Güneydoğu Anadolu Bölgesi Alevi Yerleşimleri : Dede Garkın II. Sempozyumu

 Alevi Önderlerimiz Katagorisinde ve  Dede Garkın Forumunda Bulunan  Güneydoğu Anadolu Bölgesi Alevi Yerleşimleri : Dede Garkın II. Sempozyumu Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 19.06.10   #1
Mihman
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 3
Rep Puani : 10
Standart Güneydoğu Anadolu Bölgesi Alevi Yerleşimleri : Dede Garkın II. Sempozyumu


Şanlıurfa Valiliği tarafından düzenlenen Güneydoğu Anadolu Bölgesi Alevi Yerleşimleri II. Dede Garkın Sempozyumu başladı.

Belediye Kültür Evinde gerçekleştirilen sempozyuma Vali Nuri Okutan ve eşi Demet Okutan, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Al, İl Müftüsü Ramazan Tahiroğlu, İran, Irak, Suriye’den dedeler, akademisyenler ile vatandaşlar katıldı.

İlki 2008 yılında yapılan sempozyum açılış konuşmaları ile başladı. İlk olarak kürsüye çıkan Doç. Dr. Ahmet Taşğın, Türkiye, Suriye, Irak, İran’la bağlantılı olan Güneydoğu Anadolu bölgesinin bu entelektüel birikimin merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Taşğın, Vali Nuri Okutan’ın akademik etkisi yüzyıllar sürecek bu toplantıya ev sahipliği yapmasının meseleye vukufiyetinden kaynaklandığını ifade etti. Taşğın, organizasyona ev sahipliği yapan Vali Nuri Okutan’a teşekkür ederek, bu toplantının bir ilki oluşturduğunu ve bu toplantının Irak, İran, Suriye’den gelenlerle bilgi paylaşımını ortaya çıkaracağını sözlerine ekledi.

Taşğın’ın ardından Irak Şebekleri adına Dede Muhammed, Irak Kakaileri adına Pir Ali Muhammed Derviş, İran Ehlihakları adına da Muhammed Ali Sultani birer açılış konuşması yarak, sempozyumun düzenlenmesi ve böyle bir organizasyonda bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Kısas Belediye Başkanı Ali Ersöz, hoşgörü ve kardeşliği yaygınlaştıran bu anlayışın önemine işaret etti. Ersöz, Anadolu Aleviliğinin Selçuklu ve Osmanlı’ya olan katkılarından bahsetti. Ersöz, Anadolu Aleviliği’nin Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin bekası ve başarısı için önemini vurgulayarak toplantının tertip edilmesinden dolayı Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan’a teşekkür etti.

Organizasyona ev sahipliği yapan Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan: “İnsanoğlunun ilk mabedi inşa ettiği, ilk tarım yaptığı, buğday tohumunu toprakla buluşturduğu, bugüne kadar bilinen en eski medeniyet merkezine hoş geldiniz” sözleriyle başladığı konuşmasını; Büyük dinlerin ortak ataları olarak gördükleri Hz. İbrahim burada yaşadığını, mesajının en önemli kısmını insanlığa buradan verdiğini, ateşe burada atıldığını, ateşin onu burada yakmadığını; putları burada kırdığını,, tevhid mesajını buradan verdiğini belirterek devam etti.
Vali Okutan daha sonra, bu mübarek beldenin Hz. Eyyub’un sabır imtihanını başarıyla verdiği, Şuayb Aleyhisselamın da, Musa aleyhisselamın da hemşerisi olmak gibi bir şerefe sahip olduğunu belirtti.
Okutan sözlerini şöyle sürsürdü,”İnsanlığın ortak inanç ve kültür mirasının en önemli kısmı bu beldede üretilmiştir. Sabiilik, Süryanilik, Yezidilik gibi çok farklı inanç gruplarına da; Malikilik, Eşarilik, Hanefilik, Şafilik gibi mezhep gruplarına da, Kadirilik, Mevlevilik, Rufailik, Nakşîlik gibi tasavvuf ve tarikat gruplarına da bu şehrin ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Hatta Arap, Kürt, Türk gibi etnik farklılıkların burada hassaten zenginlik olarak var olageldiği hepimizin malumudur.

Şanlıurfa’nın böylesine zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olması ile övünmemiz, gurur duymamız gerektiğini sık sık ifade ediyordum. Çok yakın bir zaman da Oğuz-Türkmen-Alevi inanç ve kültürel geleneğinin, deyim yerindeyse “yeryüzüne dağıldığı merkez”in burası olduğunu öğrendikten sonra, “Şanlıurfa tıpkı buğday tohumunun ilk defa toprakla buluştuğu yer olduğu gibi, kültür ve medeniyet tohumlarının da insanlık ile buluştuğu yerdir.” hükmünü vermekte tereddüt etmiyorum. Evet, gerçekten de küçücük bir tohum nasıl ki, tohumu olduğu ürünün bütün özelliklerini bünyesinde barındırırsa, Şanlıurfa da insanlığın kültür ve medeniyet mirasının ortaya çıktığı veya geliştiği merkez olarak evrensel kültürel değerlerin hepsine ev sahipliği yapmıştır.
Tarihte kültür ve medeniyete beşiklik etmiş olmak bir şehir için şüphesiz ki önemli bir özelliktir ve onunla övünmek o şehrin sakinlerinin ve yöneticilerinin hakkıdır. Ancak mesele bu noktada bırakılırsa, bu özellik hamasi, kuru kuruya övünmenin ötesine geçmez. Oysa böyle ciddi mirasa sahip olmak; o şehre, haklı bir övünme kadar, sorumluluk da yükler. Tarihsel zenginliği olanın istikbale yönelik vizyon ve misyonunun da o oranda olması gerekir. Eğer bu vizyon ve misyonu yoksa söz konusu çeşitlilik akort edilme esnasındaki orkestra enstrümanları gibi gürültü çıkarmaktan başka bir şey ifade etmez.

Dede Garkın organizasyonunun yapılışının esas amacının Şanlıurfa’nın tarihsel rolünü yeniden oynayacağına, burada doğan medeniyetimizin burada yeniden hayatiyet bulacağına, ihya olacağına olan inancı olduğunu ifade etti. Başka bir yerde bunu yapmaya kalkıştığınızda sıfırdan üreteceksiniz. Oysa Şanlıurfa’da küllenmiş olan kora üflenip ateş, ışık ortaya çıkarılacaktır. Şanlıurfa medeniyet doğurma alışkanlığı olan bir yerdir. Bu gün medeniyetleri buluşturmak, medeniyetler arası ilişkileri geliştirmek çok ciddi devlet politikaları olarak yürütülmekte ve küçücük başarılar için çok büyük emekler sarf edilmektedir. İnanıyorum ki, bizim yaptığımız bu organizasyon kendiliğinden bir medeniyetler buluşması örneği olacaktır.

Şanlıurfa, İslam kültüründe kutsal mekânlar olarak nitelenen Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra gelen dördüncü mübarek şehirdir. Tıpkı Hz. İbrahim, Hz. Eyüp, Hz. Şuayp ve Hz. Musa peygamberler gibi, Hayati Harrani, Bediüzzaman Hemedani, Şeyh Mes’ud Nişaburi, Sultan Dede, Gürgür Baba, Şazeli Ali Dede, Dede Osman Avni gibi tasavvufun öncüleri burada yaşamışlardır.

Bir şehrin manevi zenginliğini, kültürel dinamiğini bu listeden daha iyi ifade edecek bir gösterge bulunamaz. Bu kadar zenginliğin bir arada bulunduğu başka bir mekân zor bulunur. Bunu fırsata dönüştüremezsek tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz. Bunu fırsata dönüştürmek, burada yaşamış her inanç ve kültürü canlandırmak, ihya etmek ile mümkün olacaktır. Çünkü burada yaratılmış olan kültür ve medeniyetin ortaya çıkmasında, burada yaşamış olan her inanç topluluğunun, en küçüğünden en büyüğüne, çok önemli katkısı olmuştur.

İran’ın, Irak’ın, Suriye’nin ve Türkiye’nin Dede Garkın ocağının ileri gelenlerini bir arada kaynaşmış olarak görmek bana çok büyük bir mutluluk veriyor. Bir yanda dört farklı ülkeden söz ediyoruz, bir yanda ortak akrabalık, inanç, kültür değerler ve duygularla bütünleşiyoruz. Kesrette vahdeti, çoklukta birliği yaşıyoruz. Bu tablo hepimize gurur vermeli ve bu dostluğu geliştirmek, pekiştirmek bizim insani, ahlaki ve vicdani borcumuz olmalıdır.

Değerli dostlar bu gün burada ihya etmeye çalıştığımız hareket, Anadolu’yu Müslüman Türk yurdu yapan, insanlığa hoşgörünün, dostluğun, dayanışma ve bütünleşmenin örneğini sunan harekettir. Ortak bir heyecanı, birlikte yaşamanın, iyiliği, hayrı yad etmenin heyecanını bir arada yaşamak için uzak diyarlardan kalkıp gelen değerli dostlarıma tekrar hoş geldiniz der, hepinizi sevgi ve muhabbetle kucaklarım” dedi.

Kaynak: T.C. ŞANLIURFA VALİLİĞİ www.sanliurfa.gov.tr
Sponsor Reklamlar


Konu Mihman tarafından (19.06.10 Saat 15:21 ) değiştirilmiştir.
Mihman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevi tutuklunun 'dede' isteğine F Tipi engeli Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 09.01.12 14:15
Anadolu'nun Alevi Tahtacı Kültürü C.yurtkoru Alevi Kültürü 0 20.05.11 06:55
"Dede Garkın : 13. Yüzyıl Anadolusunun Büyük Türkmen Şeyhi Bir Ser Çeşme" Mihman Dede Garkın 0 19.06.10 15:20
Dede Garkın tuncer yilmaz Dede Garkın 8 04.03.10 02:50
Anadolu Alevi Kültürü. hasan Alevi Kültürü 0 07.12.09 12:04




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2