26.11.12
|
#1
|
Yönetici
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELADAN
Mesajlar: 5.918
Rep Puani : 76
|
Tüm inanç ve ibadet merkezleri ÖZGÜR OLMALIDIR
İzzettin Doğan:
"Atatürk yaşasaydı Tekke ve Zaviyeler açılırdı" Kas 23, 2012
'ATATÜRK YAŞASAYDI TEKKE VE ZAVİYELER AÇILIRDI'
Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Habertürk'te katıldığı bir programda bu konu hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Doğan, Atatürk yaşasaydı tekke ve zaviyelerin açılabileceğini belirterek, 'Çünkü Atatürk, yaşadığı dönemde ve kendisinin yazdığı bütün yazılı eserlerde Atatürk'ün dinamik bir devlet yapısı ve toplum yapısına sahip olduğunu görüyoruz. Atatürk, babası ile dergahlara giden birisiydi. Bunu da zaten kendisi Nutuğu'nda Kazım Baba'nın dergahına gittiğini belirtmiştir' açıklamalarında bulundu.
Prof. Dr. Doğan, cemevlerinin açılmasında Tekke ve Zaviyeler Kanunu'nun engel olup olmadığı yönündeki soruya da şu yanıtı verdi:
'Bu tamaman şuanki siyasi iktidarın ve geçmişteki siyasilerin bunun arkasına sığınarak, alevilerin siyasi özgürlüklerini kısıtlamasıdır. İlgisiz kalmasıdır, karşı olma diyemicem. Çünkü tanıdığım bir çok siyasetçinin böyle bir sorunu yoktur. Ama cesaret edememişlerdir. Askerler olaya farklı bakar, Atatürkçü düşüncenin karşısındadır diye çekinmişlerdir. Bunları bana kendileri iletmişlerdir. Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmek istiyoruz ama bu devrim kanunları bu işin karşısındadır. Oysa işin püf noktası şurada. Sayın Bekir Bozdağ'ın belirttiği sözlerle toplumu uyutmanın bir gereği yok. Bir devlet adamı toplumun o günkü şartlarının analizini yapabilmelidir.Türkiye için de bu bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç, 1925'lerde çıkan bir yasa. Arkasından da 2. Dünya Savaşı oluyor. 77 milyon insan hayatını kaybediyor. Yeni bir dünya nizamı San Francisco'da BM'ler şartı imzalanarak kuruluyor. Dünya şu anda o nizama göre yönetiliyor. Nitekim Sayın Başbakan'da dünden beri BM'lere çatıp duruyor. Yani 5 tane devletin iki dudağındaki sözlere mi biz boyun eğeceğiz diyor. Öyle bir dönemde 1945 şartlarında oluşan yeni bir dünya düzeni. Onu aşmışız, insan hakları konusunda devletler yetkilerini kaybetmişler ve uluslararası toplumlar yetkilendirilmiş. Devletin dilediği gibi kendi vatandaşlarının Temel Hak ve Özgürlüklerinin söz konusu olduğunda özelllikle de İnanç Özgürlüğü söz konusu olduğunda devlete hiçbir yetki tanımıyor. Devletin bu konuda taktir yetkisi yoktur.'
'ALEVİLERİN TEKKE VE ZAVİYELERLE İLGİLİ BİR SORUNU YOK'
Prof Dr. İzzettin Doğan, Alevilerin ibadetlerini hali hazırda cemevlerinde yaptıkları dikkatini çekti ve devletin ibadet özgürlüklerini takdir etme hakkı olmadığını belirtti. Prof Dr. Doğan 'Alevilerin tekke ve zaviyelerle ilgili bir sorunu yok. İster açarlar ister kapatırlar. Çünkü alevilerin ibadet yeri cemevleridir. Alevilere mal etmek için konuyu öne atıyorlar. Bizim üzerimizden açmak istiyorlar. Buna karşı değiliz, açabilirler. Her kim nerde ibadet yapmak istiyorsa yapabilir. Bizi de oyalamasınlar. Zaten biz de onlara bağlı kalmıyoruz. İbadet özgürlüğünü, devletin taktir hakkına bağlı olmadığını bilerek, o bilinç ve inanç içerisinde 2000 yakın cemevinde Alevi-Sunni ile birlikte ibadetlerini yapıyorlar. Bazı kanunlar vardır ki ölü doğarlar. Yani uygulama kabiliyeti yoktur. Bana göre tekke ve zaviyeler kanunu da ölü doğmuştur. Uygulama alanı yoktur. Bunu yasaklayamazsınız. Ama bunlar Türkiye'de oluyor.' dedi.
'DEVLET HER YURTTAŞINA EŞİT DAVRANMIYOR'
Prof. Dr. Doğan, devletin her insana eşit mesafede bakması gerektiğini belirterek ' Herkesten vergi toplayacaksınız. Bu ülkede Sunni, Alevi, Caferi, Şafi, Hamberi, Hristiyan, Musevi var. Bir tek kuruş dahi bunlara verilmiyor. Sadece din hizmetlerine ayrılan paradan, genel bütçe diye tek Sunni Diyanet İşleri'ne veriliyor. Şimdi bunun hukukla, hakla ne ilgisi var. Bana göre bunun utanma duygusu ile ilgisi var. Şimdi bizce, Türkiye bütün bu sorunların altında yatan ana neden, devletin yurttaşları karşısında eşit muamele yapmamasıdır. Bunun bin kere altını çiziyorum' ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Doğan, din ve vicadan özgürlüğüne hangi hallerde kısıtlama getirilebileceğini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesinde çok net belirtildiğini açıkladı. Prof. Dr. Doğan, 'Sağlık, kamu ahlakı ve kamu düzüni. Eğer kamu düzenine aykırıysa, buna bir örnek vereyim. İstediğim yerde muhabirimi konumlandırırım. Ama senin bu muhabirin trafiği önleyebilir. Sen yolun ortasında bir muhabbet kuramazsın. Bu manada inanç özgürlükleri kısıtlanabilir' dedi.(HABERCEM)
kırmızı habber
[COLOR="Blue"]izzettin doğan,
beni çok şaşırttı,
ne yapmaya çalışoyor?????????
her zaman güvenmediğim bir adamdır,
neyin pazarlığını yapıyor!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Yıllardır diger alevi derneklerinin mitinglerini sabote etti,
fermani altunla beraber,
ne yapmaya çalışıyor acaba,
alevilerin demokratik haklarını savunup,
istekte bulunsaydı daha anlamlı olurdu.
alevilere yeni bir asimilasyonmu başlatılıyor devlet eliyle,
hiç bir zaman devrimci duruşu olmayan biri,[/COLOR]devlet her dönem boyayıp,cilalayıp,
alevilerin fettulahı yapmaya çalışıyor,ALEVİLERİN DURUŞU DEVRİMCİ DURUŞTUR.
|
Sponsor Reklamlar
|
Konu bilgeyol tarafından (26.11.12 Saat 12:59 ) değiştirilmiştir.
|
|
Alinti
|