Sponsor Reklamlar


 
Seçenekler
Alt 13.01.12   #1
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Süryaniler, Anavatanlarına Dönmek İstiyor


Alıntı:
Süryaniler, Anavatanlarına Dönmek İstiyor

10.1.2012

Yıllar önce yaşadıkları köyleri ve şehirleri çeşitli nedenlerle terk ederek, göç eden Süryani asıllı Türk vatandaşları tekrar anavatanlarına dönmeye başladı.
Haber: (Özel Haber) Süryaniler, Anavatanlarına Dönmek İstiyor

Yıllar önce yaşadıkları köyleri ve şehirleri çeşitli nedenlerle terk ederek, göç eden Süryani asıllı Türk vatandaşları tekrar anavatanlarına dönmeye başladı.

Süryani asıllı vatandaşlar, son yıllarda yaşanan terör olayları dolayısıyla başta İsveç, İsviçre, Almanya, Belçika ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerine göç etmişlerdi. Yıllar önce terk ettikleri köy ve topraklarının özlemi ile yaşadıklarını belirten Süryani asıllı Türk vatandaşları, huzurun hakim olmasıyla birlikte artık geri dönüp köylerine yerleşmek istediklerini belirtti. Bazılarının dönüş planları kapsamında evlerini onardığını ifade eden Süryaniler, bunun yeterli olmadığını ve devletin kendilerine

kucak açması gerektiğini söyledi. Dönecekleri bölgelerdeki güvenliğin sağlanmasının kendileri için çok önemli olduğunu belirten Süryaniler, yaşadıkları köylerdeki kadastro ihtilafları ve tapuların düzenlenmesi istediklerini kaydetti. Köy yollarının da yapılmasını istediklerini belirten Süryaniler, elektrik, su ve eğitim sorunlarının çözülmesi ile birlikte geri dönüşün hızlanacağını söyledi.

Süryani asıllı Türk vatandaşı olan 57 yaşındaki Yakup Demir 35 yıl önce İsviçre'ye yerleştiğini söyledi. Uzun yıllar İsviçre'de çalışan Demir, bölgedeki olayların azalmasının ardından dönerek köyüne yerleşti. Köye dönüş yapan 13 aile, yıkılan köyü modern bir şekilde yeniden inşa etti. Mardin'in Midyat ilçesi Elbeğendi köyünde eşi Atiye Demir ile birlikte yaşamını sürdüren Yakup Demir, İsviçre'de bulunan 4 çocuğunun da yaz aylarında gelerek kendileriyle birlikte kaldığını söyledi. İsviçre'den dönüş

sebebinin Türkiye'de değişen demokrasi olduğunu belirten Demir, bundan dolayı geri dönüşe karar verdiklerini belirtti. Demir, "Şu an köyümüzde 13 aile var, yalnız 19 ev inşa ettik. Köyümüz daha da büyüyor., Dönmek için hazırlık yapanlar var. Turabdin bölgesinde aşağı yukarı 2 bin 500-3 bin civarında Süryani var. İstanbul'da 10-15 bin küsur var. Türkiye genelinde 20 bin civarında Süryani vatandaşı olduğunu söyleniyor. Elbeğindi köyünde yaşayanlar olarak biz kendi aramızda derneğimizi kurduk. Kendi çabamızla

dönüş başlattık. Anavatanımıza, köyümüze, toprağımıza döndük ve yaşıyoruz" dedi.

İşviçre'de 29 yıl yaşadıktan sonra Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Öğündük köyüne dönen 5 çocuk babası Davut Ürek ise gittikleri günden itibaren her zaman dönmeyi planladıklarını söyledi. Ürek, "Kendi vatanımızı, kendi doğduğumuz yeri her zaman seviyoruz ve seveceğiz de.

Çünkü sadece bugün değil, 5 bin seneden beri bu toprakların üzerinde yaşıyoruz. Biz Süryani'yiz bu toprağı seviyoruz" şeklinde konuştu.

Öğündük Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yuhanna Ürek, 32 yıl İsviçre'de yaşadıktan sonra topraklarına geri döndüğünü söyledi. Ürek, "Biz buraları çok seviyoruz. Biz de Türk vatandaşıyız. Bir milletin parçalarıyız. Vatanımızı seviyoruz ve kalkındırmak istiyoruz. Ama biraz daha güzelleşmesi ve demokratik adımların atılması lazım" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bazı bölgelerinde yaşayan Süryaniler'in 5 bin yıldır yaşadıkları kendi topraklarını terk etmek istemedikleri belirtildi. Süryanilerin başta terör olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı topraklarını bırakıp Avrupa'nın çeşitli ülkelerine göç ettikleri biliniyor. - MARDİN

http://suryoyoonline.blogspot.com/

Hoşgelsinler,

Türkiye'nin kapıları kendilerine açıktır.
Kendi topraklarında yaşayarak mozağin bir parçası Süryaniler
Sponsor Reklamlar

ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.12   #2
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Süryaniler, Anavatanlarına Dönmek İstiyor


Güneydoğu Anadolu'nun kadim halklarından biri olan Süryaniler, hoşgelsinler. Sefa gelmişler. Onlarda bizim gibi yerlerinden olan insanlar. Fakat bu eve dönüş öncesi T.C. devleti Süryanileri ve diğer azınlıkları faşist etkilere karşı korumalıdır. Yoksa bu topraklar yeni katliamlara sahne olabilir.
Sponsor Reklamlar

__________________
İmam-ı Cafer-i Sadık buyurmuştur ki, “Pir ikidir. Piri kamil piri cahil. Piri kamil odur ki, Evladı Resul’den ola. Evladı Resul’den olmakla da olmaz. Çünkü; Evladı Resul’ün bütün güzelliğini, bilgeliğini, turaplığını, sevgisini ve hoş görüsünü üstünde taşıyan o kişi piri kamildir.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.12   #3
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart İki Tarih Bir Felaket


Alıntı:


İki Tarih Bir Felaket


Toplumların yaşamında belirli dönemler vardır ki unutulmaz. O dönemler geçse bile izleri bireylerin ve toplumun genelinin zihninde yaşamaya devam eder. Artık “öncesi” ve “sonrası” ile o dönemler hatırlanır ve kuşaktan kuşağa aktarılır.
1938 yılı bugünkü Tunceli (Dersim) bölgesinde yaşayan on binlerce insan için işte böyle bir dönemdir. Bu tarih, Dersimliler açısından gerçek bir “milat” durumundadır. Bu yıl halkın yaşadığı katliam ve jenosidi daha sonra “zorunlu göç” ve ağır bir ruhsal yıkım izler. On binlerce insanın 1938-1947 arasında Türkiye’nin her yanına serpilerek yaşadığı “zorunlu göç” hala –bugünün genç-yeni kuşaklarında bile-unutulmamıştır.
1938 felaketinin yaralarını saramayan Dersimliler 1994 yılında yeni bir “zorunlu göç” dalgası ile karşılaştılar. Köyleri yakılan; ev, tarla, bahçe, ağaç, hayvan, mera, yayla ve orman gibi yaşama araçlarını (mülkiyetlerini) yitiren on binler bir kez daha ve yeniden Türkiye’nin “garp yollarına” düşmek zorunda kaldılar. Kişisel ve doğal tüm kaynaklarını yitirdikleri bu “zorunlu” yolculuk sürüyor; köylerine hala dönemediler. Terk ettikleri yerleşim yerlerine (köy ve mezra) dönmeleri artık neredeyse mümkünsüz hale geldi. Zira; yakılan-yıkılan ve 14 yıllık sürede tahrip olan köylerinde eski yaşamlarını canlandırma olanakları –hele devlet desteği olmaksızın- büsbütün ortadan kalkmış durumda.

Zorunlu göçün ürkütücü fotoğrafı
1994 yılı, Kürt sorunu ve PKK kaynaklı genel bir “zorunlu göç”e tanıklık etmiştir. PKK eylemlerini bahane eden devlet ve hükümet, “bölgeyi insansızlaştırma” politikasına sarılmıştır. Türkiye genelinde 905 köy, 2923 mezra olmak üzere 3428 yerleşim yeri boşaltılmıştır. 54.201 haneden toplam 378.335 kişi yerlerinden çıkmak zorunda kalmıştır. (Bkz. 10/25 sayılı TBMM Raporu) Resmi olmayan rakamlar ise daha da can sıkıcı: 1 milyon kişi zorunlu göçe maruz kalmış (zorlanmış) durumda.
Göç nedeniyle “en hızlı nüfus kaybı” ise bilindiği gibi Dersim’ de yaşanmıştır. Sadece 1994 senesinde 8.439 haneden 41.939 kişi yerini terk etmiştir. Dersim’ de 1994’te toplam 183 köy, 823 mezra olmak üzere 1006 yerleşim birimi boşaltılmıştır. Dersim, devletin 1994 politikalarından –tıpkı 1938’deki gibi- en büyük zararı gören bölgedir.
Raporda, Dersim’de -diğer yerlerde de umumiyetle olduğu gibi- göç sebepleri; “çatışma” ve “can güvenliği endişeleri” olarak tespit edilmiştir. 1994 yılı Ekim ayı, Dersim için en yoğun göçertme uygulamasının gerçekleştiği tarihtir. Pek çok köyde, bu ay içerisinde evler –içerisindeki eşyalarla beraber- yakılmıştır. Ovacık ilçesinde toplam 41 köy, 102 mezra, Hozat ilçesinde ise toplam 19 köy ve 47 mezra boşaltılmıştır. Her iki ilçede 1994 öncesinde yüzlerce kişinin yaşadığı toplam 104 köyden bugün 56’sı artık boştur.
Dersim’in Ovacık ilçesinde köylerinden sürülen yoksullar içerisinde birkaç yıldan beri “kalkınma eksenli” çalışmalar yürüten Ulaşılabilir Yaşam Derneği (UYD) “vatandaşlık duygusunun güçlenmesi”, “aidiyet duygusunun oluşması” ve “yaşanan toplumsal sorunların, travmaların saptanması” amaçlarıyla “Ovacık ve Hozat İlçelerinde Geriye Göç Sürecine İlişkin Araştırma” adlı raporu yayınladı. (Bkz. www.uyd.org.tr) 6 bölüm ve 38 sayfa hacimdeki rapor, Sabancı, Kocaeli ve Ankara üniversitelerinden Ayşe Betül Çelik, Ahmet Taner Aker ve Bülent Gülçubuk yönetiminde hazırlanmıştır.


Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi’nde (KDRP) rakamlar
Rapordaki en önemli yanlardan biri bazı olguların devletin resmi verilerinden hareketle kaleme alınmış olması. Ankete dayalı sivil araştırma ise, raporun şekillenmesinde belirleyici durumda. Ovacık ve Hozat ilçelerinden toplam 66 haneden 266 göçmenle çok geniş sorular içeren bir anket yapılması belki de raporun en önemli yanı.
Rapora göre; Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP) temelinde bugüne kadar Dersim’e sadece 3.5 trilyon lira (3.5 milyon YTL) aktarılmıştır. Geyiksuyu (Deşt), Dedeağaç (Pilvank), Dilek (Sıliç), Meşeyolu (Kortu), Güneybaşı, Akdüven, Yenidoğdu, Karaçavuş, Büyükyurt (Hakis) ve Sağman köylerine 291 konut yapılmaya başlanmıştır. Bu konutlardan 185’i teslim edilmiş; diğerlerinin yapımı ise hala sürmektedir. KDRP’den yararlanan kişi sayısı 1.455 olarak değerlendirilmektedir. Dersim’den zorunlu göç eden kişi sayısının –üstelik resmi rakamlara göre- 42 bine yakın olduğu düşünüldüğünde KDRP’nin çok yetersiz kaldığı ortaya çıkmaktadır. Zira; göç eden kişilerin ancak yüzde 3.7’si söz konusu proje temelinde yerine dönebilmiştir.

Zarar Tazmin Yasası’nda rakamlar
Raporda, zorunlu göçle bağlantılı en önemli yasama uygulaması olan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.
Rapora göre yasanın uygulamasından sorumlu Komisyonlara bugüne kadar 16.822 adet başvuru yapılmıştır. 6.285 başvuru sonuçlanmış; bunların 3.130’i olumlu; 3.155’i ise olumsuzdur. Rapor, hayvancılık zararlarının ödenmemesini; mera ve orman alanlarından yararlanma olanaklarının kaybedilmesini; manevi tazminatın eksikliğini ve özellikle göç mağdurlarının “yasa hakkında bilgisizliğini” altını çizerek not etmiştir. Raporun önemli vurgularından birisi de göç sürecinde sivil toplum örgütlerinin köylülere yardımının hiç olmadığı tespitidir. Rapor bu durumu “dikkat çekici” bulmaktadır.
Raporda kabul edilen başvuru sayısının reddedilen başvuru sayısının gerisinde kalmış olması dikkat çekicidir. Söz konusu rakamlara bakıldığında Dersimli göç mağduru köylülerin zararlarının karşılandığını söylemek son derece zordur. Zira; ilk sonuçlanan dosyalar arasında yakılmış köylere öncelik verildiği; ölüm, sakatlanma ve yaralanma gibi zararları içeren dosyaların ağırlıkta olduğu bilinmektedir. Bundan sonra ele alınacak dosyalar arasında ret oranının yüksek olabileceğini söylemek -işte bu sayılan nedenlerle- olasıdır.

Zorunlu Göç mağdurlarının somut sorunlar

Rapora göre; kendileriyle anket yapılan denek durumunda ve “zorunlu göç mağduru” 100 ailenin hepsi “açlık sınırı altında” yaşamaktadır. 57 aile yeşil kart sahibi, 18 aile SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı mensubudur. 43 hane akraba yanına sığınmıştır. Göç eden ailelerin yüzde yüzü “güvenlik” nedeniyle ayrıldığını belirtmiştir. 70 aile hala 1994’te yerleştiği evde yaşamını sürdürmektedir. Ailelerin yüzde 61.8’i “uyum sorunu” yaşamaktadır. Göç sürecinde yaşanan en önemli sorunlar olan “barınma” ve “işsizlik”i, “uyumsuzluk”, “geriye özlem”, psikolojik bunalım”, “açlık”, “eğitim”, sosyal güvenlik”, “gıda” vd. sorunlar izlemektedir.
Rapor, 5. bölümdeki “çözüm yaklaşımları” başlığı altında ruhsal, hayvansal ve bitkisel sorun ve çözümleri saymakta; geri dönüşte temel gereksinimleri ortaya koymaktadır. Devlet ve birey arasındaki diyalogun geliştirilmesi konusu bu bölümde işlenmiştir.

Son bölümde ise yörenin kalkınmasına yönelik katılımcı bir halk kurulu oluşturulması uzun şekilde anlatılmıştır. İşbirliği ve eşgüdüm içerisinde çalışacak bu kurulun çalışma yöntemleri, tarzı ve şeması da açıklanmış durumda.

Zorunlu göç felakettir

Raporda UYD, Dersim açısından söz konusu uygulamaların bugünkü sonuçlarını her ortamda dile getirdiğini; 1994 uygulamalarının her ilde özel sonuçlarının ortaya çıktığını vurgulamakla birlikte özellikle 1938’de bu bölgede yaşananların yaşayan kuşağın belleğinde halen canlılığını koruması nedeniyle bu bölgedeki yerinden edilmelerin sonuçları ve etkilerinin Doğu ve Güneydoğu’daki uygulamalara kıyasla özel bir ayırt edici durum oluşturduğunu raporda birkaç kere ortaya koymuştur.
Anket çalışmasında pek çok soruya yanıt veren mağdur köylüler şunu özellikle sormuşlardır: “1938’de sürüldük, 1947’de geri döndük, bir daha topraklarımızdan çıkarılmayacağımıza inandık, 1994’te yine sürüldük, şimdi yeniden dön diyorlar, yine dönersek ve bir kere daha çıkın derlerse ne olacak?” Göç mağduru köylülerin bu sorusu raporda, halkta “devlet birimlerinin bir daha benzer olaylar yaşanmayacağına dair somut teminat beklentisi olduğu” şeklinde yorumlanmaktadır.
Zorunlu göç, gerçek bir felakettir. Dersimliler hiç unutamadıkları 1938 ve 1994 göçlerini artık unutmak istiyorlar. Kuşkusuz ki devletin atması gereken pek çok adım var. UYD’nin yayınladığı raporda ortaya çıkan en önemli gerçeklerden biri de budur.

Hüseyin Aygün

Kaynak: Jarudiyar

Süryaniler ile Dersimlilerin kaderleri ne kadar ortak.
Göç Göç, Asimilasyon Asimilasyon...
Sponsor Reklamlar

ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2