Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü (http://www.piryolu.com/forum/forumdisplay.php?f=146)
-   -   Yaşamın Yüreğinden (http://www.piryolu.com/forum/showthread.php?t=3991)

yalniz_opera 10.02.11 17:45

Yaşamın Yüreğinden
 
Sevdiğin birinden ayrılmak, onu ebediyete uğurlamak, varsa inancınız hayat daha kolay geçer bilirsiniz çünkü, bir yerde buluşacaksınız buna inanırsınız…Yoksa inancınız hayat biraz daha zordur görmek istediğiniz yüzü bir daha göremeyeceksinizdir..Belki inanmaya bile başlarsınız yok saydığınız Tanrı’ya, bir umut ,evet bir umut, öteki tarafta göreceğim seni diye….








Taşı-toprağı, memleketimin her bir yanı ayrı bir güzellik. Bu güzelliklere sahip olabilmek için gitmiştir nice canlar .Peki şimdi neden var bu savaşlar o dönemler uluslar arası yaşanmıştır bütün savaşlar artık her ülkenin sınırı bellidir, toprağı,malı bellidir. Ülkeler arası neden savaş vardır hala, sahip olunanlar neden yetmemektedir..





Bakıyorum ülkeme binlerce şehit..Vatan sağolsun diyen bir ana- bir ata… Kolay mıdır bir cenini yirmili yaşlara getirmek, kendinin ölümünü beklerken çocuğunu toprağa koyabilmek.Vatan sağolsun elbette… Vatan biz sağ oldukça sağ kalamaz mı acaba ille de ölmek mi gerek? Haa tamam ölelim ama bir nedeni olsun, akıtılan gözyaşlarına değsin. Hiç yoktan sebeplerden neden ölelim, neden soğuk bir kurşunu bedenimize yakıştıralım. Ölmeden, öldürmeden yaşamak ne mümkün? “olmuş”…





İnanıyorum ki, kötü diye tabir ettiğimiz insanların yüreğinde de bir ponza taşı vardır. Neyi görerek kötü olmuştur, kendi kötü ise ve kötülük diye bir kavramı biliyorsa ona göre kötülük nedir? Nihayetinde her canlının içinde vardır taşıdığı bir melek…Ve iyi dediğimiz insanlar içinde de kötü bir melek…





Bir bakıyorsunuz gazete sayfalarına, altı üstü bir kağıt parçası ama kan kokuyor adeta.. cinnet geçirenler, kim vurduya gidenler, ani gelen ölümler, para için birbirini vuranlar, haksız ölüm diye bir şey yoktur, çünkü ortada adil bir ülke yoktur.. ekmek bulamadın çarp çırp, aç kaldın evsiz kaldın diye hey heylen cinnet anında kim gelirse karşına kes- biç- doğra. Biri toprağa kavuşacak biri demir parmaklıklara. Ruhsal dengeler bozuluyor, görülmemiş ölümler türüyor.Suçlu aramıyoruz burada, suçlu bizzat içimizdeki…





İrdeliyorum insanları.. Düşünüyorum sonra…En güvendiğim diyorsun, bir sigarayı bile beraber tüketiyorsun, dostluklar bitebilir arkadaşlıklar bitebilir ama ya paylaşımlar…Hayatı felsefelere göre yaşamak gerek…(benim felsefem insan bir günde iyi olmaz, bir günde de kötü olmaz).. her şeyi yıkalım yakalım diyorsanız önce içinizdeki şeytanı yakmayı bileceksiniz. Dostluk bitti diye bütün sırları ortalığa dökmeyeceksiniz. Dün dünde kaldı yaşandı bitti..İnsan olmanın gereklerini bileceksiniz.








Neden düzgünce sevemiyoruz. İyi bir aşık olmak için çaba sarf etmeye gerek mi var?


Neden o bitmez denilen aşkları öldürüyoruz kavuştuktan sonra sevgiliye, o aşkın karşısına geçip alay eder gibi, aşk bitiyor birde diyebiliyoruz…


Ey ahali!!!


Aşk bitmiyor, sen kendinde kendini tüketiyorsun…


Kalıplara sığdırıyorsun kendini, ve sevdiğim dediğini…


Kafanda kurduğun modele aşık etme kendini…


Olduğu gibi sevmeyi, kabul etmeyi bil…


Bir başka eli tuttun diye, şimdi o eli arama, sana uzanan elde bul kendini..


Bir başka göze baktın diye, o gözleri görmek isteme, senin için ölümü göze alan gözlerde yaşa kendini


Değiştirmeye çalışma, kılıktan kılığa sokma


Zaten kendini bilen aşık, senin yanına nasıl yakışacağını da bilir..


Nasıl takıp takıştıracağını da…





Velhasıl…





Uzundur bu aşk mevzu..








Bir yazı yazayım dedim…uzadı da uzadı…





Derim ki ben sensitive poet olarak : “kimin ne kadar yaşacağı belli olmaz, bugün kırdığın kalp yarın atmaz, pişman olur dönersin ardına, ama zaman geçmiştir bakınma artık sağına soluna…”


Gülay Bakır(sensitive poet)

cangibi62 15.02.11 01:13

Cevap: Yaşamın Yüreğinden
 
ÇOCUKLAR SİZİN ÇOCUKLARINIZ DEĞİL
Çocuklar sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayatın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da , sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz , düşüncelerinizi değil.
Çünkü onlarında kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz , ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır.
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,
Dünle de bir alışverişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise
Sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür.
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek,
Okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin.
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar,
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

Halil Gibran (Halil Cibran)

aSi_YaReN 07.04.11 22:06

Cevap: Yaşamın Yüreğinden
 
Karşımdasın yine
Sıcacık gülümsemenle, ışıl ışıl gözlerinle
Karşımdasın..
Ellerim, ellerinin arasında
'' Seni Seviyorum, bitane(M)..'' diyorum..
''Bende seni seviyorum,meleğim..'' diyosun..
Öylece dalıyorum gözlerine..

Sonra, sonra birden bir ses yükseliyo,
Gök gürlüyo sanırım..
Gözlerimi açıyorum, sen yoksun..

Rüya..
Sadece bir rüyaymış..

Tekrar kapatıyorum gözlerimi,
Seni görmek umuduyla..
Yoksun.. Göremiyorum seni..

Tutamıyorum kendimi..
Usul usul dökülüyo gözyaşlarım..

Sonra.. Sonrası yok artık..
Sen yoksun artık..

Ben bir rüyada seni görebilmek için neler vermeye hazırken,
Sen çoktan yakmışsın ayrılık fenerlerini..

aSi_YaReN 14.04.11 21:16

Cevap: Yaşamın Yüreğinden
 

Ben bir hikayeyim seninle
Sonu baştan yazılanlardan hemde..
Evvel zaman da var,
Bir var, bir yokta..
Ama en çok yok'luk var,
En çok özleyiş..
Boşa giden çabalar var,
Dökülen gözyaşları,
Bir çok hüzün..
Ve hiç kazanılmamış,
Hatta kazanılmaya çalışılmamış bir aşk..
Biz aşk'ı sadece sözde yaşayıp,
Sadece sevmek sanmışız..
Koşar adımlarla,
Aslında hiç kaçamamışız birbirimizden..
Susamamışız birbirimize,
Biz hep yaralar açmışız..
Söylenilmemiş sözler var benim dilimde,
Ya senin?
Birikmiş susmalar mı?
Dilenilmemiş özürler mi?
Ya da, pişmanlık mı?
Aslında uzakken,
Her defasında yakınlaşacakken itişmişiz..
Ayrılık gerekirken, sıkıca sarılmışız..
Anladım;
Gerekmeyen zamanda hep gerekmeyenleri yapmışız..
En büyük etkenmiş meğer inadımız,
Biz birbirimizden inatla kopamamışız..
Azalan gülüşlerle yetinmişiz,
Ufacık bir umutla hayat bulmuşuz..
Kısacası biz hep 'aşk kırıntısıyla' doymuşuz,
Birbirimize açken görmemişçesine..
Özlemin unutup bağları sağlamlaştırdığımız,
Hep uzak kalmışız, hep kaçmış,
Hep birbirimizi birbirimizden uzaklaştırmışız..
Aşk'ı öldürmeye çalışmışız hep,
Gommeye birbirimizi içimize..
Hep kandırmışız kendimizi,
Bos dökmüşüz birbirimize uzak/soğuk kelimeleri..
Sen açmışsın içimdeki yarayı,
Ben güçlendirmişim kalbindeki sancıyı..
Saklamışız gülüşlerimizi,
Çok görmüşüz birbirimize yarınları..
Çok görmüşüm sana bir parça mutluluğu,
Adamışsın bana bin parça huzursuzluğu..
Birbirimizin bir çok sebebiyken,
Biz mutluluğu hüzne kaptırmışız..
Gitmek yerine hep geri adımlar atmışız..
Başi boş kalan bir aşk bırakmışız ardımızda,
Dizi kanayan bir çocuk gibi ağlayan..
Aslında oyunmuş,
Karşı karşıya durup 'ilk adımı o atsın',
Diye düşünmemizi sağlayan ..
Gecelerimize dert yüklemişiz,
Sahte gülüşler gündüzlerimize..
Tam olacakken, yarıda bırakmışız hayallerimizi,
Tam ağzımızdan kaçacakken tutmuşuz duygu dolu cümleleri..
Sen bir var olmuşsun bir yok..
Ama en çok yok olmuşsun..
Bense başrol oynayan, boş bir insan yığını..
Sonkez istemiştim gözlerine doya doya bakmayı,
Kaybolmuşsun,
Düşmüşsün..
Az önce bir kez daha sordum içime,
Çığlıklarla haykırdı adını ..
Ama ben tanıyamadım,
İçimde, ses telleri yırtılırcasına adını sayıklayan yabancıyı..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:19.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2