Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç10Beğeni
  • 2 gönderen cangibi62
  • 1 gönderen aSi_YaReN
  • 1 gönderen cangibi62
  • 1 gönderen "-dost-"
  • 1 gönderen cangibi62
  • 1 gönderen cangibi62
  • 2 gönderen cangibi62
  • 1 gönderen "-dost-"

 
Seçenekler
Alt 07.09.09   #1
tuncer yilmaz
tuncer yilmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 195
Rep Puani : 11
Standart Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


“İnsanların bütün felaketleri, geçimsizlikler, savaşlar, tuzaklar,
kan dökmeler, hep altını elde etmek arzusundan doğar.”
LUKİANOS.

Dünyanın en korkunç en acımasız yaratığı şüphesiz ki, insanoğludur. Ekolojik sistem içerisinde türüne işkence eden, katleden tek canlıdır... Geçmişten günümüze değin öldürümler, katliamlar, savaşlar hep insanın gündemini oluşturmuştur. Kimi zaman korunmak, kimi zaman korumak, çoğu zaman da Kutsal saydığı inaklar adına katliamlar yapmıştır "Tanrı, din, ırk, ideoloji, mezhep, tarikat, vatan, toprak vs" gibi.

Din, mezhep, ırk farklılığı tarih boyunca insanlar için hep bir çatışma ve kavga sebebi olmuştur. İncelerseniz insanlık tarihi bu türden olayların acı hatıralarıyla doludur. İnsanlık için çok hazin olan bu durum halk / ulus / millet gibi etnik ve sosyo kültürel yapıların iç bünyesinde daha da hazin ve vahşi boyutlarda cereyan edebilmiştir.

İnsanlar, başka ülke yada halkların malına - mülküne tecavüzü ganimet ve kahramanlık sayıyor... Teknoloji geliştikçe toplu insan katletmenin, acımasızlığın yolları da artıyor. Birileri bu vahşiliği bu tekniği insanların üzerinde gücü yettiğince hep denedi ve deniyor. Bu vahşet ve vahşilik insanın ayak bastığı, yaşadığı her yerde uygulanmış ve hala da uygulanıyor... Bazen insana yapılan işkence yada öldürüm biçimleri insanın kanını donduracak boyutlara ulaşıyor. Bazen kana, acıya ve gözyaşına boğulmuş insanın gerçeğini kaldıramıyor insan.

İncelerseniz insan oğlunun tarihi hep yıkımlar, işkenceler, öldürümler üzerine kurulmuş. Her süreçte yapılan akınlar neticesinde nice karaparçaları, medeniyetler, coğrafyalar, ülkeler, şehirler özelliklerini yitirmiş; insanları yine insanlar tarafından vahşice katledilmiştir.

Günümüz de hala devam eden bireylerin, ailelerin, toplumların huzurunu alt üst eden düşmanlık ve kin duyguları, hangi sebeple olursa olsun ne kadar hazin, çirkin ve zararlı olduğu gözler önünde. Dünyanın değişik yerlerinde meydana gelen savaşlar ve bu çirkin savaşların insan için nelere mal olduğu ortada.


Bu barbarlık ve vahşet günümüzde hala insana yaraşır bir barbarlıkla devam ediyor... Hala utanılası yükselen değerler, düşünceler, izmler, uygarlıklar adına devam ediyor... Uzun bir süredir tv deki haberleri izlemiyorum, çünkü izledikçe yüreğim kanıyor. Kahretsin, çocuk olmak ve uzak durmak istiyorum; durdurmak istiyorum bütün savaşları, katliamları. Bir çocuğun gözleriye görmek istiyorum dünyayı, yüreğiyle sevmek istiyorum insanları.

Hepimiz biliyoruz ki, savaş ilkelliktir. Önemli olan insanın kendi içindeki canavarı öldürüp, kan dökme duygusunu geçmiş dönemlere bırakmasıdır.
Günümüzdeki savaşlara bakarsak ileride nasıl bir savaşın insanlığı beklediğini kestirmek hiç de güç değildir. Ve bu savaşlar giderek daha da korkunç bir hal alacaktır. Bir tek silahın nice insanı yok edebileceği gibi , ilacı olmayan mikroplarla insanın kanı kurutacak ve insan soyunu yok edecek kadar güçlüdür.

Amacım ne katili aramak ne de katledileni. Çünkü her ikisi de biziz. İnsanız biz…İnsan olarak geçmişten bu güne alnımıza sürülen kara bir lekedir sanki bu vahşilik. Yapacağımız en onurlu en insanca şey, kendi türümüzün her türlü imhasına, haksızlığa uğramasına "dur" diyebilmek; ama iflas eden beş bin yıllık paradiğmanın kirli araçlarıyla değil... Vicdanımızla, merhatimizle, onurumuzla, yüreğimizle, insan olan yanlarımızla...
Sponsor Reklamlar

tuncer yilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 23.04.11   #2
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Annemiz olmadan yaşayamayız!’

Kahramanmaraş’ta yetişkin 4 kardeşin intihar etmesinin ardından “Anneye hastalık derecesinde düşkünlük” çıktı. Sosyal çevreleri olmayıp, avukat babayla da iletişimleri kopuk olan 4 kardeşin hayatta tek bağları olarak anneleri bir hafta önce ölen Neyran Sağocak’ı gördüğü ve “O ölürse biz de ölürüz” diyerek intihar ettikleri anlaşıldı

--------------------------------------------------------------------------------

Türkiye, önceki gece 4 kardeşin toplu intiharıyla sarsıldı. Kardeşler, Kahramanmaraş’ın merkeze bağlı Dereli Köyü Alıçsekisi mevkiindeki bağ evinde kendilerini asarak intihar etti. İddiaya göre, bu hazin öykü şöyle yaşandı:
BABA AVUKAT, ANNE HEYKELTIRAŞ: Kentin tanınmış simalarından Kahramanmaraş Barosu’na üye 64 yaşındaki Avukat Necdet Sağocak ile ikinci evliliğini yapan 63 yaşındaki heykeltıraş Neyran Sağocak’ın bu evlilikten 2’si kız 4 çocukları oldu. Daha önceki evliliğinden de 2 çocuğu bulunan Neyran Sağocak ile eşi, tarih, felsefe ve mitolojiye düşkünlükleri nedeniyle çocuklarına Raden, Beraris, Rulin ve Sajen adlarını verdiler. Sosyal çevreden uzak büyüyen ve hayatta tek bağları anneleri olan 4 kardeşten Beraris ile Raden üniversite eğitimi aldı. Dört kardeş intihar etti




ANNE ASTIMA YAKALANDI: Diğerleri de üniversiteye hazırlanırken geçtiğimiz ocak ayında astıma bağlı nefes darlığı rahatsızlığı nedeniyle fenalaşan anneleri Neyran Sağocak, tedavi için İstanbul’a götürüldü. 5 ayrı hastanede kontrol edilen Neyran Hanım, tedavisi için İstanbul’da kaldı, çocukları da İstanbul’a gidip annelerini yalnız bırakmadı. Annelerinin durumunun ağır olmasından etkilenen 31 yaşındaki Raden, 26 yaşındaki Beraris ile kız kardeşleri 30 yaşındaki Rulin ve 27 yaşındaki Sajen Sağocak, iletişimleri zayıf olduğu babalarına “Annemiz ölürse biz de ölürüz” dedi. Hastalık derecesinde düşkün oldukları annelerinin rahatsızlığının artması üzerine psikolojileri bozulan 4 kardeş, 15 Nisan’da anneleri ölünce yıkıldı. Neyran Sağocak’ın ailesinin İstanbul’da yaşaması nedeniyle cenazesi de Karacaahmet’te toprağa verildi.

ÖNCE DE İKİ KEZ İNTİHARA GİRİŞTİLER:
DAHA Hayattaki tek varlıklarını kaybeden 4 kardeş, annelerini toprağa verdikten sonra aynı gün, İstanbul’da konakladıkları otel odasında alkolle birlikte çok sayıda uyku ilacı içti. Yaklaşık 10 saat sonra uyanan kardeşler, gittikleri ormanlık alanda da intihar etmek isteyince annelerinin ilk eşinden olan üvey ablaları Berja tarafından ikna edildi. Gelişmelerden haberdar edilen baba Necdet Sağocak, tanıdık bir psikologla görüşerek ne yapması gerektiğini sordu. Psikolog tavsiyesi ile sakinleştirici ilaç alıp, çocuklarının içtiği kolalı içeceklere attı. İlaçların etkisiyle sık sık uyuyan çocuklar, birkaç gün sonra bu durumu fark edince babalarının verdiği içecekleri içmemeye başladı. Cenaze işlemleri tamamlandıktan sonra 4 kardeş, babalarıyla Kahramanmaraş’a döndü, ancak “Bu evde annemizin hatırası var, kalamayız” diyerek bağ evine yerleşti. Çocukları intihar eğilimi nedeniyle evdeki ruhsatlı tabancayı gizleyip, intihar edebilecekleri malzemeleri ortadan kaldırdı.

BABADAN ‘SAKIN YAPMAYIN’ MESAJI: Avukat baba, işte olduğu sırada sık sık bağ evinin bekçisi Hayri Tepebaşılı’dan çocuklarını takip ettirip durumlarını sordu, olay günü de çocuklarından birinin cep telefonuna “İntihar ederseniz işte o zaman anneniz ölür” diye mesaj attı. Bu mesaja öfkelendiği anlaşılan 4 kardeşin 3’ü cep telefonlarını kırıp attı. Akşam üzeri bağevinde yemek yiyen kardeşler, Beraris’e ait otomobilin kapılarını açıp yüksek sesle müzik dinlemeye başladı.

HER BİRİ FARKLI ODADA İNTİHAR ETTİ: Ardından 4 kardeşten kız olan Sajen, evin arka tarafındaki kulübede, erkek olan Beraris, evin giriş bölümündeki holde, Raden evin sağ tarafında bulunan küçük kulübede ve kız olan Rulin de evin girişinde iple kendini astı. Bu arada baba Necdet Sağocak, görevli Hayri Tepebaşılı’yı arayarak çocukları kontrol etmesini istedi. Tepebaşılı, girişte ilk cesedi ardından da diğerlerini görünce şoka girdi ve önce jandarmayı, sonra babayı aradı.

KOLA İÇİP ÇEREZ YEMİŞLER: Olay yerine gelen jandarma ve polis ekiplerinin incelemelerinde kardeşlerin evin ön kısmındaki terasta oturdukları, alkolsüz içecek içip çerez yedikleri ve çok çok miktarda sigara içtikleri dikkat çekti. Terasta ayrıca yere düşen sigara paketleri ile kırık soda şişeleri vardı. Evin içinin da dağınık olduğu da gözden kaçmadı. Bağ evinin önünde park edilmiş, Beraris’e ait otomobilin içinde de yiyecek içecek artıkları bulundu.

KOMŞULARI: EVDEN ÇIKMAZLARDI: Ailenin kapı komşuları olayın şoku ile sarsıldıklarını belirtirken, adını vermeyen bir kadın komşusu, çocukların dünya ile ilişkisinin olmadığını söyledi: “Neyran Hanım tam bir İstanbul hanımefendisiydi. Çocukları ona karşı aşırı bağlı ve saygılıydı. Hiç bir zaman annelerine ‘Sen’ diye hitap etmediler, hep ‘Siz’ derlerdi. Çocukların dünyada iletişim kurduğu tek insan anneleriydi. Çocukları hemen hiç görmezdik. Annelerini kaybetmek onlara zor geldi. Çünkü hayattaki tek bağlarını kaybettiler. Bu olayda başka bir sosyal, ideoloji veya tarikat gibi bir bağ yok ve aranmamalı. Tek neden çocukların annelerine hastalık derecesinde düşkünlükleridir.” Av. Necdet Sağocak’ın birlikte çalıştığı meslektaşı Emine Ağaoğlu da, çocukların annelerine çok düşkün olduğunu belirterek, “Bunlar eğitimli çocuklar, ailelerine ve özellikle annelerine çok düşkündüler. Anneleri öldükten sonra da psikolojileri bozuldu. Biri bir karar verdiği zaman diğeri buna uyar. Çok üzgünüz, intiharlarda başka bir neden aramaya gerek yok. Çocukların annelerine aşırı düşkünlüğünden başka bir sorun yok” diye konuştu.

ANNENİN İKİNCİ EVLİLİĞİ: Neyran Hanım, ilk evliliğini 1971’de Kahramanmaraşlı Hüseyin Derin ile yaptı. 1974’e kadar devam eden bu evlilikten çiftin 9 Ağustos 1971’de Seylan adını verdikleri bir kız çocuğu oldu. 3 Ağustos 1973’te dünyaya gelen diğer kızına da Berja adını veren Neyran Sağocak, 1974’te boşandı, 1978’de Necdet Sağocak ile evlendi. Neyran Sağocak’ın ilk eşinden olan kızların da evli olduğu ve şu anda Kahramanmaraş’ta Necdet Sağocak’ın yanında bulunduğu öğrenildi.

İSTANBUL’UN KÖKLÜ AİLELERİNDEN
Anne Neyran Sağocak, İstanbul Kız Lisesi Resim Bölümü mezunu. Ailesi İstanbul’da Müftüoğulları olarak biliniyor ve annesi Fatma Mevhibe Fettahoğlu da saygın bir kişilik olarak tanınıyordu.

Adlarının anlamı ne?

Ticari ve Sulh hukuk davalarına bakan ve yüksek ücret alan, dini inancı zayıf olduğu ileri sürülen Necdet Sağocak, çocuklarına adlarını eski öz Türkçe’den yararlanarak verdiklerini söyledi. Çocuklarının nüfus kayıtlarını yaptırırken, adları konusunda memur ile uzun süre tartıştığını belirten Sağocak, “Siz kaydedin isimler Türkçe değil ise Cumhuriyet Savcısı dava açsın” diyerek işlem yaptırdığını anlattı. Sağocak, çocukların adlarının özel anlamlar taşıdığını belirterek, anlamları ve eğitim durumları hakkında şu bilgileri verdi:

Beraris: Temiz kalp
Raden: Eski Mısır’da Adalet Tanrısı
Rulin: Değişim
Sajen: Sa’sı Sağocak soyadından geliyor. Jen ise ‘gen’ anlamında olduğu için ailenin neslini devam ettirecek anlamında...


Beraris Sağocak (26): Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nde bilgisayar ve elektronik eğitimi gördü. Çok iyi bilgisayar kullanıyor.

Sajen Sağocak (27): Bolu Üniversitesi Kaynaşlı Meslek Yüksek Okulu’nda bina tasarımı bölümü öğrencisi.

Rulin Sağocak (30): Resim eğitimi
için son yapılan YGS’ye girmişti.

Raden Sağocak (31): İktisat eğitimi aldı. İstanbul Beykoz’da askerlik görevini yapıyordu ve terhis olmasına iki ayı kalmıştı.

AVUKAT BABA NECDET SAĞOCAK:

Kardeşlerinin üstünde Beraris’in etkisi büyüktü

“Dördünün de anneleri Neyran’a aşırı bir ilgi ve bağlılıkları vardı. 15 Nisan’da vefat edince çok etkilendiler. Cenazeyi defnettikten sonra Kahramanmaraş’a döndük. Çocuklar beni eve bırakıp yeniden İstanbul’a gitti. Sonradan geri geldiler. Daha sonradan öğrendiğime göre, İstanbul’da iki kez daha intihar etmek istemişler. Buraya geldiklerinde evde anneleri ile anıları olduklarını ve bu nedenle de olayın meydana geldiği bağ evinde kalmayı düşündüklerini söylediler. Ben de intihar fikrinden vazgeçerler iyi olur düşüncesi ile buna olumlu baktım. Orada bir çalışanımız da vardı. Ben de günlük olarak gidip geliyordum. Daha kararlı hale gelirler düşüncesiyle üstlerine fazla gitmedim ve işe polis filan karıştırmak istemedim.”

BENİMLE İLETİŞİMLERİ YOKTU: Hayli iyilerdi ve düzelmeye başlamışlardı. Kardeşlerin üzerinde Beraris’in büyük etkisi vardı. İntihar etmelerinde onun etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Beraris’in, hepsi üzerinde ikna edici gücü vardı. Tek pişmanlığım olaya polisi karıştırmamam. Benimle iletişimleri zayıftı. Hep annelerine yöneldiler, ben kendime çekmeye çalıştımsa da bunu hiç başaramadım. Benimle zaman zaman sadece Beraris ve Saje konuşurdu.”



UZMAN GÖRÜŞÜ

Çok sıra dışı bir vaka


Prof. Dr. Arif Verimli: Kahraman Maraş’ta yaşanan olayı yakından takip ettim. Hatta olay yerine gidip incelemeyi bile düşünüyorum. Çünkü şimdiye kadar Türkiye’de toplu intihar olayı yaşanmadı. Dünyada toplu intihar olayları gördük. Buna da ‘kolektif intihar’ adı veriliyor. Ancak bunların temelinde genelde din ya da felsefi bir temel vardır. Maraş’taki olayda ise yok. Aşırı anne sevgisiyle ilgili bir hastalıktan bu olayda bahsetmemiz çok zor çünkü, intihar edenlerin arasında kız çocukları da var. Bundan 5-6 yıl önce bir olay yaşanmıştı. Bu olayda da iki kardeş vardı. Ölen annelerinin yanından çıkmamışlar, günlerce yaşamışlardı. Ama bu olay çok farklı. Çok çok sıra dışı bir olay. Bu olayı öğrenmek yeni ufuklar açar.





haberlerdeki verilere göre asosyal toplumdaki iletisimsizlik, yanlizlik obsessif asiri ( tek hayata baglayici unsur olarak annelerini bilmeleri) kendi özel hayatlarinin sifira indirgemeleri, etkinlik sosyal hayattan soyutlanmalari ...baya korkunc yasam...karekter yapilari tum tahsil yapmalarina ragmen hic gelsimemeis ufak cocuk ruhla yasamis koca insanlar yazik...Allah kimsenin suurunu kaybetetirmesin
Sponsor Reklamlar

"-dost-" ve aSi_YaReN bunu beğendiler.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.04.11   #3
aSi_YaReN
aSi_YaReN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Apr 2011
Nereden: Gönülden...
Yaş: 32
Mesajlar: 354
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Başlıgı okudugum an konuya farklı açıdan bakmak istedim.

İnsan bakıldıgında korkutan serveti,gücü ve beyniyle;tüm geniş özelliklere sahip et parçasından olusan ve duyguları olan bir varlık...

yaratık bazında ise bir hayvan kadar vahşi olabilecek durumlar,olaylar,cinnetlikler geçirmesine rağmen yine insanı insan kılan degerleri hep ön plandadır..

Merhamet,sevgi,dostluk,anlayıs,hoşgörü,aşk gibi...bu durumlarda da bir melek olabilecek kadar masum.

Dünyanın en korkunç yaratıgı insan dersek,tüm kötü yanlarıyla da iyi yanlarını öldürmüş oluruz bir bakıma,zaanımca.

halbuki aklı,beyni,duyguları olmayan yaratıklar vasfına koyabilecek örnekler çok.

kendimce bir yorum ve eleştiriydi..yazımın basında da farklı açıdan bakmıs bulundum..Sanırım bir insan olarak çok duygusalım
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
__________________
Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar.

Kiminin ruhu, kiminin beyni ve bir çoğunun bir kalbi yok..





Dediler ki; "yaşından çok daha olgunsun."

Evet, dedim.
Çünkü hep büyüklük bende kaldı.

aSi_YaReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.05.11   #4
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Öz babasından hamile kaldı



SAMSUN’da 18 yaşındaki E.G. yıllarca öz babası İ.K.’nın kendisini taciz ettiğini, 2 yıl öncede hamile kaldığını, karnındaki bebeği 23 haftalıkken aldırdığını öne sürerek, "Babam 8 yaşından itibaren beni taciz ediyordu. Son yıllarda da tecavüz etmeye başlamıştı" dedi. Tutuklu yargılanan 49 yaşındaki İ.K., İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporda yüzde 99,9 bebeğin babası olduğunu belirtilmesine rağmen, suçlamaları kabul etmedi.
Olay, Samsun’un İlkadım İlçesi’nde 2009 yılı Eylül ayında ortaya çıktı. E.G., rahatsızlığı nedeniyle hastaneye götürülünce 23 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı. Doktorların durumu polise bildirmesi üzerine başlatılan soruşturmada E.G., annesinden boşanan öz babası İ.K.’nin kendisini 8 yaşından itibaren taciz ettiğini, son olarak da tecavüz ettiğini ileri sürdü. Bunun üzerine hakkında yakalama emri çıkarılan İ.K. aranırken, E.G.’nin karnındaki bebek alındı. Suçlanan baba İ.K. da 3 ay sonra yakalanarak tutuklandı.

Samsun 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde öz kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan İ. K., ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. 3 çocuk babası İ. K., 2005 yılında eşinden boşandığını belirterek, "Ben, kızıma böyle bir şey yapmadım. Sanırım annesinden ayrıldığım için bana iftira atıyor. Kızım telefonu elinden düşürmeyen, erkeklerle gezip dolaşan biridir. Çocuğunda benden olduğuna inanmıyorum" dedi.

Duruşmaya katılan E.G., olaydan sonra evlendiğini belirterek, şöyle dedi:

"Babam 8 yaşından itibaren beni taciz ediyordu. Annemle ayrıldıktan sonra diğer kardeşlerimle bazen köyde tek başına kalan babamın evine gidiyorduk. O dönem içerisinde evde kimse olmadığı zamanlarda bana tecavüz ediyordu. Korkumdan kimseye söyleyemedim. Hamile kalınca anneme her şeyi anlattım. Çocuğu da aldırdım. Şimdi evlendim. Onun yüzünü bile görmek istemiyorum."

Bu arada E.G.’nin 23 haftalıkken alınan kız bebeğin yapılan DNA testinde babasıın yüzde 99.9 sanık İ.K. olduğu İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından belirlendi. Buna rağmen sanık İ. K., kızına tecavüz etmediğini ileri sürerek beraatini istedi. Dava tanıkların dinlenmesi için ertelendi



bence meydanlarda bir kac bu tür igrenc mahlukatlari asmadan halk azginligindan durmayacak ilac milac hepsi tiri viri...pislikleri yok etmedikce ..kimse korkuya kapilip böyle olaylara bas vuramaz...gebersinler de bari bir kac pislik yok edilmis olur hem halka hemde insanliga hizmet edilmis olur..
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.05.11   #5
"-dost-"
"-dost-" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2010
Nereden: Mersin
Mesajlar: 290
Rep Puani : 22
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Dikkat ediyorum.Samsun'da bu gibi olaylar oldukça fazla oluyor.Gerçekten araştırılması gereken bir sosyal problem.Ama bence en büyük sorun eğitimsizlik ve kapalı toplum olma.Duyguları hapsedilmiş insanlar baskının olmadığı bir ortamda bastırılmış duygularını açığa çıkarıp böyle çirkeflikler yapıyolar.
Sponsor Reklamlar

cangibi62 bunu beğendi.
"-dost-" isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.05.11   #6
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


dost can bence insan duygularini yitirmis bir mahlukat ancak bunu yapabilir..bu tür ensest olaylar her kitle dinde vardir..misal katalik kiliseleri bu olaylarla calkanaliniyor..hatta vatikana gecis yaparken kilisedeki yöneticiler bu vaakalari gundeme getirmeye calisti ama ne varki alman papa..mikrobu o yöneticleri tsviye edip uzaklastirdi yani olayi örtbas etti...

bence tahsil dindar köylu asla alakasi yoktur..Allahtan korkmuyorsan kul dan utan deyimi uygulayan her birey INSANDIR..
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.05.11   #7
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Bu kez koca korunmak için mahkemeye başvurduİZMİRLİ sigortacı M.B.T., 5 ay önce evlendiği ancak düğün akşamı ayrıldığı eşi B.Y.T.’nin kendisini ölümle tehdit ettiğini iddia edip, ’Ailenin Korunması Kanunu’ndan faydalanmak için dava açtı.




İzmir’de sigorta şirketi bulunan M.B.T., yanında sigorta elemanı olarak çalışan B.Y.T. ile geçen yıl aralık ayında dünya evine girdi. Yakın akrabaların ve arkadaşların katıldığı sade düğünle evlenen T. çifti, evliliklerini kutlamak için ailelerle beraber İnciraltı’ndaki restorana akşam eğlencesine gitti. Akşam eğlencesi sırasında arkadaşlarıyla sigara içmek için restoran dışına çıkan M.B., iddiasına göre, kayınvalidesi ile tartıştı. Tartışma büyüyünce kayınvalide, yeni gelin kızı B.Y.T.’yi alarak restorandan ayrıldı.

Mutlu evlilik hayali kuran M.B.T. evine yalnız döndü. Aradaki kızgınlığı ertesi günü de gideremeyen M.B.T., 1 hafta sonra da B.Y.T.’nin açtığı 100 bin TL’lik manevi tazminat ve boşanma davasıyla karşılaştı. Bunun üzerine eşi de karşı boşanma davası açtı.

ADLİYEDEN POLİS NEZARETİNDE ÇIKABİLDİ

İlk duruşmada eşi ve eşinin yakınlarının saldırısına uğradığını, ağır hakaretlerine maruz kaldığını, ölümle tehdit edildiğini ve adliyeden polis nezaretinden çıkabildiğini iddia eden M.B.T., eşi, kayınpederi ve eşinin amcası hakkında suç duyurusunda bulundu. Tehditlerin telefonda sözlü olarak devam ettiğini öne süren M.B.T., önceki gün avukatı Zehra Sema Ermiş ile İzmir Adliyesi’ne gidip "Ailenin Korunması Kanunu’ gereği, eşinin kendisiyle sözle ya da fiili iletişim kurarak tehdit etmesinin önlenmesi amacıyla koruma talebinde bulundu.

DEVLETTEN KORUMA İSTEDİ

Avukatı Ermiş ile dilekçesini Asliye Hukuk Mahkemesi’ne veren M.B.T., yaşadıklarının kabus olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Ne evlendiğimi anladım, ne de boşandığımı. Kağıt üzerinde eşim olan birisinden boşanmaya çalışıyorum. Eşim boşanma davası dilekçesinde kendisini ilk gün dövdüğümü, hareket ettiğimi iddia ederek boşanma davası açtı. Ben de mahkemeye ilk gün, o ünlü restoranda, eşimin ailesi ve yakın dostlarımızla mutlu bir şekilde eğlenirken çekilmiş fotoğrafları mahkemeye verdim. O fotoğraftan yaklaşık bir saat sonra eşim, annesiyle birlikte bana ağır haraketler edip, beni orada bırakarak adeta kaçtılar. Şimdi yoğun şekilde tehditler alıyorum. Bu nedenle koruma talebinde bulundum. Psikolojim, tehditler yüzünden çok kötü durumda."
Mahkeme dilekçeyi değerlendirip karar verecek.

simdi bu duruma gulsemi aglasami?? biz ne hale geldik be!!!yazik adam cevre sosyal baski ve siddeti göze alinca kimbilir ne piskl sorunlar yasamistir...ama hayat iste olmaz demeyin..
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.05.11   #8
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Göz göre göre ölüm!


Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde bir kişi, kendisiyle evlenmek istemeyen 15 yaşındaki lise öğrencisi akrabası ile kızın babasını öldürdü.


Alınan bilgiye göre, Elazığ il merkezinde oturan Burhan D. (30), sabah erken saatlerde Kovancılar ilçesi Çaybaşı Mahallesi Levent Sokakta bahçeli bir evde oturan ve akrabası olduğu belirtilen Cemal Karakaya'nın (50) evine geldi. Burhan D, av tüfeğiyle evin bahçesindeki Karakaya ile evin kapısında duran kızı Nebahat'a (15) ateş etti. Nebahat Karakaya olay yerinde, baba Cemal Karakaya ise ağır yaralı olarak Elazığ'a kaldırılırken ambulansta hayatını kaybetti. Olaydan sonra kaçan zanlı Burhan D'nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

TEHDİT EDİLEN AİLE SAVCILIĞA BAŞVURMUŞ

Burhan Demirel’in daha önce aileyi tehdit ettiği ortaya çıktı. Cinayet şüphelisi Palu Kız Meslek Lisesi’ne giden Nebahat Karakaya’nın bindiği okul servis aracınını önünü keserek, genç kızı kaçırma girişiminde bulunduğu, servisteki öğretmenlerin karşı çıkıp duruma polise bildirmesi üzerine kaçtığı belirtildi.

Şüpheli Burhan Demirel’in bu olayın ardından, Nebahat Karakaya’nın ailesini ölümle tehdit ettiği ve ailenin tehdit üzerine Kovancılar Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.

gerizekali özurlu mikrop 30 yasinda cocuk denilecek kizla evlenmek icin baski yetmiyormus gibi birde ölduruyor...gebersin icerde ...offfffffff be offfffffffffffffff halk ne zaman bu cehaleten kurtulacak...
Sponsor Reklamlar

"-dost-" ve Pir Mehmet bunu beğendiler.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.05.11   #9
"-dost-"
"-dost-" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2010
Nereden: Mersin
Mesajlar: 290
Rep Puani : 22
Standart Cevap: Dünyanın En Korkunç Yaratığı İnsandır!?


Her zaman söylüyorum.Kadına yönelik şiddet tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.Kadınlara her ne sebeple olursa olsun kötü davranmak ve şiddet kullanmak çok vahşice bir davranıştır.
Sponsor Reklamlar

cangibi62 bunu beğendi.
"-dost-" isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünyanın en salak hırsızı Alevi Komik Videolar 2 22.01.13 16:54
Rakamlarla Dünyanın Enleri Yılmaz Bakar Genel Kültür 4 18.12.11 16:01
Depremmİ korkunÇ yoksa tsunamİmİ ? mustafa güney Genel Kültür 3 17.03.11 22:34
Dünyanın en şanslı insanları Alevi inanılmaz kazalar ve sansli insanlar 4 10.03.11 20:01
dünyanın EN'leri.. hasan Her Telden 1 06.12.09 00:26




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2