Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Hayata Dair (http://www.piryolu.com/forum/forumdisplay.php?f=151)
-   -   Bir öyküdür bu!... (http://www.piryolu.com/forum/showthread.php?t=1908)

cancana 05.03.10 20:34

Bir öyküdür bu!...
 
Yudumla Tutkunlarına uzanan Adı Konamayan Bir Öykü Bu


- Ben yazdım -
- Ben yazacağım -


Eğer bir umutsuzluğa yakalanmışsa yüreğiniz, sizi her yerde gölgeniz gibi takip eder hüzün Herkes sizi güler yüzlü,mutlu gördüğü halde; siz içinizde sürekli ağlayan o çocuğun farkındasınızdır Ve ne çikolata, ne oyuncaklar nede başını şefkatle okşamanız susturamaz onu


Çevrenizde hep sevilirsiniz ama kendinizi hiç sevmezsiniz Yalnızlığı seversiniz size acı verdiğini bildiğiniz halde Herkesin yalnız olduğunu düşünürsünüz kendinizce ve çift kişilik bir yalnızlık çekmektense tek kişilik bir yalnızlıktır tercihiniz


Her gece yatağınızın baş ucunda oturarak düşüncelere dalarsınız siyah gökyüzünün izlerken İçinizdeki minik yürek en çok o zamanlar ağlamaya başlarEn çok o zamanlar yırtar kendiniArkanıza bakarsınız akşam olmasına rağmen gölgeniz gene yanınızdadır sizinEn çok o zaman bastırır yalnızlığın verdiği acı yüreğinizi


Bir yudum kahve
Sıcak kavuşmaların tiryakiliğine sarılmış, orta halli


Bir film
Sayacın işleyip de görüntülerin tende izlendiği


Bir öykü
Yazı karakterinde siyah, düşen yerde beyaz


ve özleme kesilmiş göbek bağının düştüğü toprakta, rüyalara sıçrayan minik tebessüm




.....

cancana 05.03.10 20:35

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Hep aranılan insansınızdır oysaAma nedense insanlar hep en kötü anlarında ararlar siziİçlerindeki tüm acıyı önce size boşaltırlar sonra da o acılarla baş başa bırakıp giderler mutlu bir şekildeYani onlarda aslında muhtaç olduklarında yanınızdadırlar sizin

Halbuki siz hiç kimseye muhtaç değilmiş gibi gözükseniz de hep birilerine muhtaç olmayı istersiniz ama o birilerini hiç bulamazsınız Çünkü siz muhtaç olan değil muhtaç olunansınızdır her zamanMuhtaç olmayı istersiniz de korkularınız engeller sizi

Çevrenizde muhtaç olacak birini göremezsiniz çünküKimse sizden daha güçlü değildirKimse içindeki o minikle sizin kadar ilgilenmez çünküHayatı akışına göre yaşarlar onlarHalbuki siz önce kendi hayatınızı sonra da dünyanın gidişini değiştirmek istersiniz

Değiştiremediğinizi hissettiğinizde ise daha fazla ağlar içinizdeki çocukSiz işte o zaman anlarsınız,aslında sizden başkası ağlatmıyordur o nu

cancana 05.03.10 20:36

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Çünkü siz farkında olmadan çikolataların en acısını yedirirsiniz ona ve verdiğiniz oyuncakların ya bir kolu ek------ ya kafasıBaşını okşadığını düşündüğünüz anlarda ise aslında kanatırcasına vuruyorsunuzdur içinizdeki çocuğaVe o bu yüzden bağırır içinizde de sizden başka kimse duymaz hıçkırıklarınıSizden başka kimse anlamaz bir yerlerde bir çocuğun iç çeke çeke; özlemleriyle, hayalleriyle, yapayalnız ağladığınıVe o çocuk hep ağlar, hiç susmaz

Hiç susmaz çünkü siz hep kötülükleri görürsünüz yeryüzünde ve hüzün gölgeniz olmaya devam eder her zamanSiz ise ne gölgenizden kaçabilirsiniz nede içinizdeki o minik yüreğin çığlıklarını duymaktan

Bir gün
Eskitilmiş hüzünlerin
yalınayak dolaşmaya korktuğu,
göz ucuyla bile
içeride olanlara bakmaya cesaret edemediği
yerden doldum damarlarına
Bir ten
düşekalka tutundu demir bileklerine
kalbi düşten

Bir şehir
Girdabında sen
uzak rüzgarların savruluşunda ben

cancana 05.03.10 20:38

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Kimsin Sen?
Bilmiyorum seni,
Tıpkı senin beni bilmediğin gibi,
Hiç bilmiyorum yüreğini…
Gözlerin nasıl bakıyor mesela, yada nasıl dokunuyor ellerin?
Sahi ellerin sıcak mı senin,
Tuttuğunda sıcacık edebilir misin yüreğimi örneğin…
Yada …
Yada dokunduğun anda titretebilir misin içimi?
Hiç konuşmadan,
Hiç ses çıkarmadan
Belki fısıltılarla sadece…
Belki bir iki fısıldaşmayla fethedebilir misin beni?
Tek bir şey bilmiyorum seninle ilgili…
Nasıl seversin mesela söylesene!
Hayatının içine mi sokarsın; yoksa hayatında herhangi bir köşeye süs misali bırakır mısın gözlerimi?
Kimsin sen?
Söylesene kimsin!
Nasıl yaşanırsın sen!
Doya doya mı yaşamalı seni yoksa arada bir mi tutmalı, bulmalı ve sevmeli yüreğini…
Nasıl sever senin yüreğin?
Benim yüreğim gibi mi yoksa uzaktaki bir özlem misali mi!
Bilmiyorum seni,
Tıpkı senin beni bilmediğin gibi,
Hiç bilmiyorum yüreğini…
Bu yüzden haydi konuş benimle…
Kendini anlat bana,
Doya doya dinleyeyim seni…
Kimsin sen?
Söylesene kimsin!
Nasıl yaşanırsın mesela
Doya doya mı yaşamalı seni yoksa arada bir mi tutmalı, bulmalı ve sevmeli yüreğini…
Hadi dinlemelere verdim kendimi
Susuşlar yaşıyorum sen konuşana kadar…
Utanma ve anlat bana kendini

Bir yol kenarında bekliyorum seni Anlat bana kendiniAnlat ki senin yoluna doğru koşayım dolu doluYada sus geri döneyim usulca bakmadan ardıma

cancana 05.03.10 20:39

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Tutarsız zamanlar yaşadık yaşanılmamışlığı
Anımsayamıyacak kadar budala zamanları
Hayatı ararken yakalıyabildik mişli geçmiş zamanların iz düşümlerini
Bulmaya çalışırken sevginin sıcaklığını

Sen
Sen sevdiğim doğum lekesi gibiydin yüreğimi kaplayan
İstesem de çıkaramadığım
Ve belki de çıkarmak için hiç uğraşmadığım
Kendimi farklı hissettiren belki, belki de insan içine çıkmamı engelleyen
Bazen varlığıyla memnun eden,bazense kesip atmak istediğim ama atamadığım en büyük acıtanı yüreğimi
Ve artık yazamadığım
Ama aslında hep yanıldığım
Durup durup aklıma geliyorsun çünkü
Ve ben
Durup durup yazıyorum
Yine kendime ters kalıyorum, yazmayacağım derken bile kalem tutuyorum
Bu sefer her harfe üç gözyaşı sığdırıyorum sevdiğim
Biri benim için
Biri senin
Ve diğeri kaybettiklerimizin
Yani ikimizin
Yani bizim
Bununla yetinmiyorum; her harfe üç kan damlası akıtıyorum yüreğimden
Biri bana
Biri sana
Diğeri ise bize
Hem bana,hem de sana
Ve şimdi hesapladım da
Bana gözyaşı ve kan damlası borçlu yüreğin
Hadi öde borçlarını bana

Yada öde desem ödeyebilir misin acaba?
(Boş bıraktım borçlu olduklarınıVar say istersen harfleri,var sayma
Diğer yazdıklarımın yanında bu hiçbir şey aslında!!

cancana 05.03.10 20:40

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Sessiz sessiz geleceğim, sana doğru yol alacak ruhum
Adımlarımı dikkatli atmak zorundayım farkındayım, farkındayım senden başkası duymamalı beni…
Ve bilmemeli sana geldiğimi…
Yağmur başlar başlamaz geliyorum sevgili…
Her damlada biraz daha yaklaşacağım sana ve her gök gürültüsünde korkan yüreğin daha fazla hissedecek yüreğimi
Korkularımı yok etmek için çıkıyorum yola…
Sevdamı sakladım ardıma , gölge yaptım huzuru yol almaktayım sana doğru…
Bekle sevgili
Az kaldı yağmurun başlamasına
Az kaldı hissediyorum
Bekle
Yeter ki bekle
Her yağmurda yollarda bulacaksın beni…
Sessizliğin içinde bir tını yakala benden gelen,
Sessiz sessiz dinle beni
Senden başka kimse bilmesin geldiğimi…
Senden başka kimse beklemesin beni
Yağmurlarda aç yüreğini,

Şşştt…

Sessiz sedasız aç yüreğini
Duymasın kimsecikler
Duyup ta kesmesinler nefesimi,duyup ta kapatmasınlar tüm yollarımı sana gelen…
Ve sana gelen beni yok etmesinler…
Bekle sevgili
Az kaldı yağmurun başlamasına
Az kaldı hissediyorum
Bekle
Yeter ki bekle
Her yağmurda yollarda bulacaksın beni…
Sessiz sessiz geleceğim, sana doğru yol alacak ruhum
Adımlarımı dikkatli atmak zorundayım farkındayım, farkındayım senden başkası duymamalı beni…
Ve bilmemeli sana geldiğimi…
Yanaklarına akan bir damla da çıkacağım ansızın karşına belki,
Belki bir çeşmede akan suda
Ama ne olursa olsun çıkacağım karşına

Yeter ki sen aç yüreğini ve bekle beni sevgili…


-Nerdesin sen?
-Dalım…

cancana 05.03.10 20:42

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Saatin sesiyle uyandı genç kız gözlerini ovuşturarak yine her zamanki gibi başlamıştı şakımayaGülümsedi kendinden geçmiş şarkı söyleyen arkadaşına Eşlik etmeye başladı derken;sabahın kör vakti bütün herkesi uyandırmak istercesine

Ah İstanbulİstanbul olalı Hiç görmedi böyle keder

Yan odadan bir ses duyuldu derken
-Kızlar kapatın çenenizi yoksa İstanbul'da iki ceset olacaksınız

Kahkaha atmaya başladılar derken hep beraberYan odadaki arkadaşları da unutmuştu kızgınlığını gülüyordu onlarla birlikteSebepsiz gülücükler savurdular hep beraber havaya

-Günaydın Ballı böreğim
Dedim ve devam ettim
-Bugün çok güzel geçecek tamam mı?Bir öpücük alayım

Uzattı yanağını Kocaman bir öpücük kondurdumOh be diyerek
-Ama hani benim öpücüğümBak işe gidemem sonra biliyorsun

Öperek uğurladı işime beni Meltem ardından pencereye yöneldiPerdeleri açıp,camı araladı Havaya bir bakış attı

-Güzel bir gün mü?
Dedi içinden hafif bir tebessümle el sallarken
-Hayatımın Pollyannası seni dedi ve oturdu pencerenin kenarındaki yatağa

Havanın karamsarlığı içini yansıtıyordu sanki Kaleme ilişti gözü Ne çok olmuştu ağlamayalı Ve ne çok doluydu içi

Bulutlar
Grimsi bulutlar çevrelemiş gökyüzünü
Ben sebepsiz bir bekleyiş içindeyim,penceremin kenarına oturmuş çaresiz
İçimde çığlık çığlığa bir çocuk
İçimdeki yangınla alev alev yok olan bir benlik
Ve
Kor sıcaklığın değiştirdiği bir beden ,her tarafı maskelenmiş

YaLaN
Kendime söylediğim her defasında ve her defasında inandırdığım başkalarını;ama inanmadığım

Derken bir kalem aldı eline ve hayalini yansıttı yüreğinden dökülen harflerle önündeki sahipsiz sayfaya saatlerce…
Yazdıkça kendine geldi,yazdıkça umutları yeşerdi…

cancana 05.03.10 20:43

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Zaman, seçimlerimizle ne kazanıyoruz, ne kaybediyoruz gösteriyor Ama vazgeçişlerimizle neyi kazanıp neyi kaybettiğimizi hiçbir zaman öğrenemiyoruz, diyorum

Çelişkilerle boğuştuğum anlarda kendimi boylu boyunca görebildiğim bir ‘ayna’ düşlerim Aksı etrafında bir kez dönüp verdiğim kararlardan doğan sonuçları, bana gösterir Yine bitmez tükenmez hayal gücümün ürettiği oyunlardan biri bu da diyorum

Ne yazacağımı bilmeden boş sayfaya uzun uzun bakıyorum Kâğıdın boşluğundan daha fazla ürkmemek için ‘Aşk’ diye başlık atıyorum

‘Aşk’: Unuttuğum şu duygu! İçimdeki kuyunun suyu, artık o kadar derinde ki baktığımda aksimi görmek olanaksız! Ruhumsa, suskunlukla tartılacak kadar büyük bir boşluk!

Ödevini yapmaktan aciz bir öğrencinin gözyaşlarını anımsatan iki damla yaş düşüyor yanaklarıma, oradan da ak sayfaya… Akan yaşların önümdeki kâğıda damlayıp çengel misali soru işaretlerine dönüşmelerini yadırgamıyorumUzun süredir çelişkilere alışığım

‘Nerede ise özgürlük, gelip tutsaklığımı bulur mu?’ Neredeyse özgürlük… Neredeyse tutsaklık…Neredeyse yaşamak gibi…

Gözlerim boşluğa takılı ne kadar zaman öylece kalıyorum, hatırlayamıyorum Sonra yazmaya başlıyorum;

‘AŞK…( Nereye Gitti?)

(Güçlüklere katlanamayan insanlar için ‘ aşk’ kaçak bir duygudur…)

cancana 05.03.10 20:44

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Titreyen ellerimle yazdığım bu satırları okumakta büyük bir olasılıkla güçlük çekeceksin Ürperişlerim:

Ya da üşümem, özlediğim sıcaklıktan olmasın?

Kaçmak; kimi zaman ‘var olan’ sorunları karanlık bir örtü ile örtme ve yok sayma başarısıdır Ama örtünün altından sinsice gülümseyenler, bir gün o örtüyü üstlerinden atarak karşına geçip ‘ben hep buradaydım!’ deme cesareti gösterebilirler

O zaman kaçışların olanaksızlığı, arkamızdan kovalayan bir gölge gibi bizi bulmaz mı? O an gövdemiz, düşmekten bıkıp usanmadığımız uçurumun tabanıyla buluşmaz mı? ‘Yeni hayatların, bir önceki kavşakta var olan sorunları çözmeden başlayamayacağını’ yüzümüze haykırmaz mı?

Çözümü, kaçışlarda arayanlar; ürkek ceylan adımlarına sahip olan ama en hızlı koşanlardır

Ben, kaçmak istemiyorum…

Dilimin uçundan aynaya yazdığım cümle yüreğime doğru dökülüyor: 'Sende kanıyorum'

Gözlerimi aynadan uzaklaştırıp arabanın penceresinden uzanan manzaraya çevirirken, apansız renkleniyor coğrafya

cancana 05.03.10 20:45

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Yüzümüzdeki o emanet sevimliliklerle irtibatı hep sıkı tutmaya çalışırdık Gönül hep güzel şeyleri paylaşmak isterdi arkadaşlarımızla, tanıdıklarımızla Ne zor kurulurdu güven duygusunun ağır bastığı beraberlikler İlk tanışmada ne kadar güleç yüzlü, ne kadar kibar, ne kadar anlayışlı tavırlar sergilese de karşımızdaki kişi, belleğimizin dört-bir yanı kuşkularla kaynardı

Hani, haksız da sayılmazdık Bu güne kadar ne hayal kırıklıkları, ne incinmeler, ne pişmanlıklar yaşamıştık Hayat bize kusursuz beraberlikler, kusursuz ilişkiler sunmuyordu Karşımızdaki kişi ne kadar samimi davranıyorsa biz o kadar huylanıyorduk altından bir çapanoğlu çıkmasından Hayatta gönül rahatlığı ile güvenilebilecek, sakınmasız kontakt kurulacak kimse yok muydu?

Beyninde kuyruklarını deydirmeden kaç tilki dolaştırdığı sorusu kuşkularımızı sürekli besleyecekti Keyifli ve güvenli bir hayat sürebilmekti dileğimiz Başımızı döndüğümüzde bizim üzerimize planlar yapacak “dostlara” ihtiyacımız yoktu

En kötüsü de, bu beraberliklerimizin hangi umulmadık anda, hangi umulmadık bahaneyle, hangi gönül kırıklıkları ile biteceğini bilemiyor olmak Ve hep bu tedirginlik ile yaşamak


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:58.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2