Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Hayata Dair (http://www.piryolu.com/forum/forumdisplay.php?f=151)
-   -   Bir öyküdür bu!... (http://www.piryolu.com/forum/showthread.php?t=1908)

cancana 05.03.10 20:48

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
kelimeler uygun adım dizilişte,ben cam buğusunda bilmediklerimi bekleyişteumduklarının aslında gelmeyecek olduklarını kan gibi bilmek ne acıbu pus camın buğusundan mı,yoksa gözlerim mi çehreme bentlik eden?yapraklar acem kızı endamında salınarak sokaklarla kavuşuyorlar,bir kör bendeki kavuşmalar,bir buz içimdeki yangınlarne mana ki bu kavuşmak?

susadığım tüm adına sevda denilenler damla damla yer bakınıyor dudaklarımdatürkülerin söylenmekten yorulduğu ben oluyorum,benim hüznüne soyunduklarım(!_?)

ben sen yokken de vardım,sen olmadan da var olmaya devam edebilirim sanıyorum

cancana 05.03.10 20:49

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Bırakfark etmekandırsın seni gözlerim sanki kırık kırık aynalar gibi kökü gitmiş ağaçlar gibi vetutsakyenilmişliğin küf kokulu hazzıyla zorunlu mağruriyetevetöylesi zorunlu bahane kabul etmiyor ölümölüm çünkü;uydurmuyor bahane o halde hani diyorumbu yerdenmeleği beklemeden mi gitmeli,gitmeli mi soru haznesi geniş çocuğunkara üstüne gri yazıyor içi üstüne dışı kazıyorne kiboşlukla bezenmiş sıradan bir yaşamak sahnesi ve bu da diğer gibiöylesi zorunlu

çehresi bir derin sessizlik içinde
masada anahtarlar,kilitlerine girmeyi bekliyor
bir sesti,belki bir renk;ama başka biçimde

Kılıç kendine bilene bilene,derisi yüzülen Nesimi’ ye dönmüş sızlıyor içten içeKara gün ellerine doğuyor yeni yetme çocuğunSıkılıp suyu çıkarılmış bir keder çökmüş şehirler sultanının gözleri altınaÜtopyalar ötesinden geçip,çabuk bitmesin diye yüz yıl erken gelip,sana bileyebilirdim ben de kendimi

-dimGittin

-tinBak, yazının gereği ben fark etmeden kendi kendini çekimlemiş yine eylemlerdi’li geçmiş zamanArtık elde ‘hiç’ in olduğuna kör-sağır- ama dilli bir kanıt işteYoklar şimdi varlıkları sanılarda uyuyakalanlar

cancana 05.03.10 20:50

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Gözyaşımın tersine akışı yok Sakarya misali!
Avazlarımın olmayan yankısı gibi

Dehlizler, koyu karanlıklarının ışıltan aydınlıklarında yakaladı belki umutlarımı


Suydum, bulandım, sır'atın altında

ve sükût öylesi mecburi bu kıyamete
bir dilek tuttum dün gece,tüm yıldızlara mezar kazdılar

düşeyazdım

öylesi zor bu suskuntu tarifi imkansız bir burağan, durağan haliyle yol almakta olan hayıfsız kafiyeler sarmakta etrafımı yedi yandan diyar diyar aranmaktayım
sorma
öyle sızısı bol bir lahza benimkisitepe taklak kendimden içeri yuvarlanır gibi, ayaklarının altında uyanmak düştüğüm uykudansonra hiç olmayışın
bin yıldır mahpusluğunu özenle sıvazlamışım hasretleriminve bin günahı sırtından yüklenmişim tereddütsüz her geçişinde aklımdan, karın boşluğumda amansız bir sancıyla kapatmışım gözlerimi gurbet gecelere ve yokluğun
ne denli aladır rengi bilemedimson güruh geçerken kapıdan, ben bir seni göremedim


sağ şimdi sağılsın zehri yüreğimin
duy belki sakinler harı içerimin
yağ hadi minberler sela çağırır
ne vakit kaleme düşsen, susarım

cancana 05.03.10 20:51

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Seni aramak yedi iklim dört diyaryollara yar olmanın gözlerime kancalar atan hissiz acısı artık duyumsanamayacak kadar saydam bir bedenin hapsindeyimbizsığsaydık birbirimize


Ya da sensin içinden geçtiğim
susarım belki de yine
uyur üstüme zaman
ola ki üşürsem kollarında
soğutma yüreğini

Bazen yorulur insan Dinlenecek bir durak arar Bilir ki; bir yerde düşüp kalırsa, elini uzatıp kaldıracak kimse yoktur Oysa, o durağı bulduğunda artık kimseye ihtiyacı yoktur Durduğu yer, aslında mutlu olduğu yerdir ve ben o durağı buldum Dinlenerek bir ömür geçireceğim durak, bana mutluluktan başka bir şey vermeyeceğine söz vermişken, başka yollar aramak zorunda olmadığımı bilmek, iyi hissettiriyor


Bazen tohumlar beslenmek ister ama sadece göz yaşları ile O biten çiçeklerin hepsi sevgi çiçekleridir ama adı hüzün çiçeğidir nedense! Ve yalnız sana aittir Bir tek senin dokunuşuna açar, ötesine hep kapalıdır En diplerdedir, herkes göremez zaten Zozan çiçekleri onlar, iyi bak onlara

Sevgi sana dair kalsın

cancana 05.03.10 20:53

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Başka ömürlere biçilmiş ömrü'm Dilimde hiç kimsenin bilmediği türküdür hüznüm Adını ne zaman anmaya kalksam, boğazımda koskoca bir düğüm

Durmadan sana yazan kalemi, sana yazılan yüreğime sapladım Avuç içlerimde terinin kokusu Senden kalma sensizliğimi tutar elinden usulca geceme katarım Boğazıma dizdiğin bütün susmaları ömrü'ne adadım

Bilirim; aşk kanatır yüreğin görünmeyen yerlerini Acısına tutkunum belki, belki de deliyim düşüyorum gözlerinden, bilmiyorum Bilsem, sana anlatacak ne çok sözüm var Oysa, sözleri siliyorum Yazıp silmek ne derece doğru bilmesem de, bu yolda sadece Sensiz ölüyorum

Sapsarı buğday tarlasının ortasında, kan kırmızısı bir kiraz ağacı hayal ediyorum Gölgesinde oturan ben

Kiraz mevsimi henüz gelmedi, buğdaylarda belki sararmamıştır Ama bu hayale kim engel olabailir

Biliyorum hayallerden korkmak ahmaklıktan başka bir şey değil Yaşama kaygısı böyle bir şey işte Farkında olmaksızın içimize işleyip, ardından oralarda bir yerde uykuya dalan kertenkele yavrusu
Yara kapanır, izi kalır Bunu kimse inkâr edip, yok sayamaz

cancana 05.03.10 20:55

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Hafızamı bir kuyu gibi canlandırdım gözümde, yaşanmışlıklar, kötü anılar bir kova gibi hatırladıkça kuyunun duvarlarına çarpıyor, acıtıyor, düşünceler acıtıyor
Bir de aşk yoksa içinde, bırakıyorsun kendini bu git gellere


Şarabın eskisi makbul
Umudun dirisi
Sızmışsa suya
Gül de kurtul'

Umutları diri tutabilmektir yaşam, ki ancak o zaman mutlu olabilir insan
Bir şarkıdan anımsıyorum 'umut bazen işkencedir ' diyordu
Umudun gerçekleşme ihtimaline bağlı bu elbette
Ve umutların aslında ne kadar umutsuz olduğunu anladığım vakit ağlarım, umut edecek birşey kalmamışsa artık, ölüme de gülerek giderim

Şimdi yaşam sana tutunuyor benim gözlerimde,sana kavuşmamın sözünde dayanabiliyor her an saldırmaya hazır düşüncelerimeAğzımda dolmuş hayallerim bir mavzer gibi patlamaya hazır…

Sen gelince böyle oldu işte,böyle somutlaştı düşünmeyi akıl edemediğim gerçekler,böyle düştü yüreğime ansızın bir sabah sevgin;çiğ taneleri gibi…

cancana 05.03.10 20:56

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
sevda yüklü gemilerin kaçak yolcusu bile olamadım
yüregimi kanla suladım da sevda çiçeklerimi büyütemedim
inandıklarımı yok sayıp hayal alemlerinde kayboldum
yinede sensiz kaldıgım o ilk saniyedeki göz yaşıma merhem bulamadım

gidenin sevdasına degil kalanın parçalarına bakacaksın
gözlerinin gördügünü degil yüreginin hissetdigine inanacaksın
yanlız kalmaktan degil seni yanlız bırakandan hesap soracaksın
yanagından süzülen yaşın düştügü yerdeki yangınını anlayacaksın

cancana 05.03.10 20:57

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
sayısını çoğaltabilirim çayların dışarısı çok soğuk ve çaylarım hepinize gelsin gönülevimizin arkadaşları

bu arada balıkçı sağol sözlerin içimi ısıttı ve güzel şeyleri yazmamı kamçıladı

Ben izninizle biraz daha davam ettirmek istiyorum bu sıcaklığı
Soba deyince aklıma bir de ''kuzineler'' geldi Hani o bir bölümünde ekmek,
börek pişirirken, üzerinde su ısıtılan çaylar demlenilenekmekler kızartılan, diğer bir yandan közlerinde patetesler közlenen dedemlerin evinde vardı bağevi tabiikışları sırf demlik cızırtısı duymak için giderdimmm


Düşünüyorum da, sıcaklığının yanısıra ne çok fonksiyonu vardı Borularına takılan çubuklarda çamaşırlar bile kurutulurdu
Zahmeti biraz fazla olsa da, estetiği ve verdiği duygular ne güzeldi
Kulağınızda ateşin çıtırtıları, üzerinde pişen kestane yada portakal kabuklarının mis gibi kokusu
ve elinizde bir bardak çay oturmuşsunuz divana pencereden kar yağışını seyrediyorsunuz

Ne keyf ama bayılırım bu seyirlere

Şimdi her biri ayrı bir anıyı büyütüyor saksıda
Ve bir çocuk masumca seyrediyor yüzünü
Yüzünki “kar tanesi”
Benzemiyor hüzünden başka hiçbir şeye

cancana 05.03.10 20:58

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
akıp gitse de yaşam
gelmiyor bırakmaya
karşı durmaktır yaşam
tükenmemektir asla

karşı durmaktır yaşam
onurla ve sabırla
yüreğinde duymaktır
sevdanı umudunla

Su tekneleri vardı eskidenİçleri su doldurulup kağıttan gemiler yüzdürülürdü Bilmiyorum içinizde bunu yapan var mı? Hani kağıt gemi ıslanana değin büyük zevk verir insana ya Hani sanki yeni bir şeyi keşfetmiş gibi hissedersiniz ya kendinizi Hani o yüzdürdüğünüz gemiye dair düşler kurarsınız Bazen bir gün ona atlayıp, turlamayı dünyayı, bazen Nuh peygamber misali her cinsten bir numune ile bir kurtuluşa yelken açmayıVe daha neler neler yükleriz ya o kağıttan gemiye Taaa ki o kağıdın suyu içine çekip batışına değinİşte o vakit kurduğumuz düşlerde batmıştır suya Tüm şevkiniz de kırılmıştır o anlık kağıt gemi yüzdürmeye dair


İşte tıpkı o kağıt gemi gibi bedenlerimizi yüzdürmüyormuyuz, hani ruhlarımızı bindirdiğimiz içine hayat ummanında Yeni anlamlar yüklemiyormuyuz, yeni planlar kurup boğazlardan denizlerden okyanuslara açılmıyormuyuzTaa ki en ufak bir hayal kırıklığı yaşayana değin Hani o kırılan hayallerimizle ruhumuz bedenimizle okyanusa gömülmüyormu Çok azımız karşı koyup yüzerek sıyrılıp en yakın sahile kendimizi atabiliyoruz Çok azımız bu kırılan ümitlerini yenileriyle takviye etmiyormuBir gemide ki sintine pompasının suyu tahliye edişi gibi Biraz daha uzatmıyormuyuz süreci

Oysa ne kadar zor olabilir ki farkına varmak; hayatın sonunu bir hayalin kırlmasının yada bir umudun sönüşünün getiremeyeceğini Nasıl hatırlayamıyoruz batan kağıt geminin yerine o anki kırgınlığımız geçtiğinde yenisini yüzdürüşlerimizi Bir rüzgarla savrulacak kadar hafif olmadığını bedenlerimizin ve onu güçlendiren ruhlarımızın


Oysa yaşamak o kadar muhteşem ki tüm kısalığına rağmen O kadar yaşanılası ki ölüme inatTeslim olmak, yıkılmakda nesi Değil rüzgarlar nice fırtınalar, nice tusunamiler bile yıkamamalı bizleri Tek şey gerekli üstelik bunun için biraz farkında olmak biraz izlemek , biraz anlamak hayatı

bir öykü tadındadır yaşam
okadar kısa ve o kadar derin

cancana 13.03.10 17:12

Cevap: Bir öyküdür bu!...
 
Bir Külkedisi vardı, beni ta küçücük bir çocukken inceden inceye sarıp sarmalayan Kocaman bir çocuk yüreğiyle bunun bir masal olduğunu unutup bir küçük Külkedisi olabilmek için dualar ederken, bir yandan da garip bir hırçınlıkla bu güzel, iyi kalpli masal kızını kıskanır dururdum Sonra bir gün yüreğimde, şu gerçek olduğunu sandığımız yalanlarla dolu dünyadan daha büyük bir dünya açıldı Pespembe bulutlarla dolu bir masal dünyası Ne bileyim belki de hayalperest çocuk ruhumun bir ürünü Attım kendimi bu kocaman dünyanın içine Gözlerim her okuyuşumda garip bir şekilde kıskandığım o küçük masal kızını arıyordu Külkedisi’ni Meğer bu pespembe dünya benim, Külkedisi de benmişim Bilmiyordum Ne güzel bir duyguydu bu! Bir Külkedisi’ydim artık Ama bir dakika! Hani o iyi kalpli masal perisi ne demişti Saat on ikiyi vurduğunda bütün büyü bozulacaktı Ama neler olacağını hiç düşünmüyordum Nasıl olsa Külkedisi de sonunda mutluluğu yakalamıştı Bütün büyü bozulsa bile

Takvimlerden yeni yeni sayfalar kopmaya başladıkça yavaş yavaş kendi dünyama sığamaz oldum Sonra bir gün, takvimde gördüğüm tarihle, doğduğum tarih arasındaki farkın on ikiyi bulduğunu fark ettiğim zaman, anladım ki, artık bütün büyü bozuldu

Beni o zamana kadar hep mutlu etmiş olan bu güzel masal dünyası, tıpkı o sabunlu sularla yaptığımız küçücük şeffaf baloncuklar gibi “pıt” diye kaybolup gitmişti Şimdi varlığına hiç inanmadığım gerçek bir dünya vardı gözümün önünde Keşfetmem gerekiyordu Sonra bir Pollyanna oldum birden Hayallerden sıyrıldığım anda, gerçeklerle yüz yüze gelmiştim Öyle ki gerçekleri de sevmem gerekiyordu Sevinme oyunları oynadım kendi kendimle Hani o kızıl saçlı, çilli küçük kız gibi Bu bir aldatmaca mıydı, yoksa sevimli bir çocuk oyunu mu? Bilmiyordum Bildiğim bir tek şey vardı Ben Külkedisi’ni özlemiştim Gerçekler hoşuma gitmiyordu Nereden bilebilirdim böyle olacağını! Bilsem bir Pamuk Prenses olmak istemez miydim? Hem o masalda büyünün bozulacağı falan da yazmıyordu Tanrım ne büyük bir hata!

Gün geçtikçe gerçeklere alışıyordum Onlarla yaşamayı öğreniyordum Hiç de kolay bir şey değildi onları sevmek Her gün beraberinde yeni zorlukları getiren üç-beş senelik bir zaman içerisinde çok şey öğrenmiştim Bilmediklerimi hesaba katmazsak!
Sonra rengârenk bir ilkbahar günü incecik bir dalın üzerinden bir küçücük Çalıkuşu bana göz kırptı Hani o romanlara, filmlere konu olan her yerde Kâmuran’ını arayan o hercaî Çalıkuşu var ya!

Her masalda her romanda kendini arayan ben, şimdi bir garip Çalıkuşu’ydum Yüreğimde adını bile koymadığım duygularım ve yine o kocaman hayal dünyası Tanrım! Ne garip bir duygu! Ben bunu daha evvel hiç hissetmedim Ne ayıp Yarabbi, ne ayıp! Adına “aşk” dedikleri, bu ne olduğu belli olmayan garip yürek sızısı, içimdeki diğer bütün sevgileri hiçe saydı Yıllar var ki üzerine titrediğim, bir çiçek gibi büyüttüğüm, o kocaman sevgilerimin üzerine bir güneş gibi doğdu Şimdi hiçbir şey onsuz olmuyor Bütün dünyayı bir yana atmışım, o başka bir yanda

Şimdi kendime bile söylemekten çekindiğim bir şeyler var içimde Gözlerimi bir beyaz sis perdesi bürümüş Ayaklarım yere basmıyor sanki Ama tecrübeliyim artık, biliyorum, her şey zamanı geldiğinde bitiyor Tıpkı Çalıkuşu’nun bir Sarı Çiçek hikâyesiyle yarım kalan aşkı gibi Sonra her bitiş, yeni bir başlangıç oluyor sonra tekrardan bir bitiş ve derken, yeni, yepyeni bir başlangıç
Şimdi hiç kimse inandıramaz beni her şeyin bir sonu olduğuna Şimdi inanamam o insafsızca bitmelere Bir masal dünyası değil mi yaşadığımız Her gün bin defa bitsek de ne yazar

Dilerim ki herşey herkes için çok güzel olur


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:52.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2