Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03.01.10   #2
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 407
Rep Puani : 10
Standart Yavuz Sultan Selim ve Balım Sultan


Balım Sultan (1462-1516)


Alevi-bektaşilerin Hacı bektaş-ı Veli sonrasında ikinci Piri (Pir-i Sani) kabul edilir.....


Alevi- Bektaşiliğe ait kuralları derlemiş ve dergahta bir düzen içerisinde yaşama geçirilmesini sağlamıştır. Sözel olan Bektaşi geleneğinde düzenlemeler yaparak, yazılı metin haline getirmiştir. Yapısal olarak Bektaşiliği “kurallara bağlamış”tır. Balım Sultan’la Bektaşilik erkannamesi son biçimini almıştır. Böylece geniş bir coğrafik alana yayılan Bektaşilik uygulamasında “bir-örneklilik” sağlanmıştır.


II. Beyazıt Han.. ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşadı.. II. Beyazıd. Bektaşi erkanına sıkı sıkıya bağlı hatta Ayin-i Cem'lere bizzat katılan, Bektaşi değişleri olan Osmanlı Padişah'ıdır.. Şah Hatayi II. Beyazıt'a baba diye hitap eylerdi...

Ancak hemen belirtmek gerekir ki babasını Önce zehirleyip.... sonra yedi kule zindanlarında bogduran Yavuz'dan sonra, bektaşilik geri dönülmez bir yola girmiştir...

Yavuzun Şah İsmail ile savaşa girmesi... iki Alevi-bektaşi ordunun karşı karşıya gelmesi...ve sonrasında bektaşiliğin Osmanlı sarayında kan kaybedip, yerini sünni şafii ve nakşi şeyhlere bırakması.. Bektaşiliğinde sonu olmuştur.. Yavuz'dan sonra artık osmanlıya bektaşi yada Alevi demek olanaksızdır.. Bu tarihten sonra katliamlar.. ve sürgünler dönemi başlayacaktır.


Yine burada bazı gerçekleri hatırlamakta yarar var.. yavuz'u diğer padişahlar'dan ayıran en temel özellik, savaş anı gelinceye kadar kimle savaşacağını bir sır gibi saklamasıdır... yani aslında ordu doğuya hareket ettiğinde.. şah ismail ile yeniçeririlerin savaşacağını yanlızca kendi biliyordu..

Savaş meydanında iki ordu.. ya Allah ya Muhammed ya Ali naralarıyla.. 12 İmam isimleriyle birbirine karşı savaştı... savaş sonunda... Ordu içinde büyük kargalaşalar olduysada.. bu bastırıldı... savaş meydanını terk eden Şah İsmail, peşinden ordu önce Tebrize oradan güneye yöneldi.. Mısır'a varıp halifeliği alarak gei dönüldü... yavuz' Şah İsmail peşinden giderken.. Anadolunun güvenliğinden sorumlu Kürt beylerine katliam fermanları verdi.. bilinenin aksine 40. bin aleviyi katleden yeniçeri değil.. İdrisi Bitlisi gibi, Şafiii kürt beyleridir.. ( yedi Aleviyi öldüren cennete gider fermanları Bu şafiii kürt beylerine aittir.)

Fakat ordu içerisinde huzursuzluk dinmiyordu.. büyük bir isyan hareketi başladı.. amaç yavuzun tahtan indirilmesi idi.... Durum ciddiyetini korurken.. Yavuz yeniçeri Piri ile birlikte orduyu da yanına alarak Hacı Bektaş Dergah'ına Pir huzuruna vardı... Bektaşi geleneğinde mengüc olarak adlandırılan.. ve Yola erkana girenlere takılan Küpe taktırdı... mengüc takdırmanın anlamı ise şudur.. eğer ki bir talip yola erkana.. ve ikrarına asi olursa, Küpe Pir yada dede tarafından koparılır.. kulak delik olurdu herkes bilirdi ki Bu talip yol düşkünü olmuş.. tarikat makamından düşmüştür.. düşkün sayılan bir padişah yeniçerilerein padişah'ı olmaz... tahtanda düşerdi..

Yavuz yeniçerilerin huzurunda mengüç kulağına takdı... 12 İmam'a ve 4 kapı kırk makama bağlılık andı içti.. fakat tarih böyle yazmayacaktı,,, İhanet ve Alevi-bektaşi katliamları durmayacaktı.... bundan sonrası için.. yavuz her ne kadar bektaşi dergahına bağlılık yemini etmiş..ve dergaha çok büyük maddi yardımlarda bulunmuş olsada bu hiç şüphesiz yeniçerileri yatıştırmak içindi.... Yavuzdan sonraki dönem de.. Osmanlı Padişahları tamamen sünni/nakşi/Şafii ekolünün etkisine girecek.. nihayet 1876 da II. mahmut.. Bektaşiliği yasaklıyacaktı.. II. Mahmut Döneminde.. birçok Bektaşi babası Alevi dedesi asıldı.. öldürüldü.. Alevi dergahları yakılıp yıkıldı.. Çok az Seyid nesli dede baba dağlara, ucra köşelere kaçmak durumunda kalarak kurtuldu..

Bu baskı ve Zulüm... Mustafa Kemal Atatürk dönemine kadar sürdü..


Saygı ve Sevgilerimle
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti