Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11.08.11   #2
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Başköylü Hasan Efendi Kimdir


Dersim yöresinde her yıl yüzlerce kurban kesilerek ziyaret edilen Düzgün Baba ziyaretine de hakaret etmekten geri kalmamıştır. Ancak Dersim´de yapilan katliamların buyutlarının çok yüksek olması sonucu Düzgün Baba´nın son gün TOPUNU ATEŞLEDİĞİNİ ileri sürmüş ve "Haso kendisine katliam çok ağır olacak, engel olalım dediğinde Haso´yu dinlememiştir, Sonra gördü ki zulüm ve katliam çok ağır, kendi de toplarını ateşledi. Ancak çok geç kalınmıştı" demiştir. Düzgün Baba´nın "TEK BİR TANE TOP atışı yaptığını ve Dersim´in ıslah edilmesi konusunda fazla ileri gidildiğine kendisininde sonunda kanaat getirdiğini" iddia etmektedir. Dolayısı ile Düzgün Baba´yı da aynı kategoride değerlendirmektedir.
Kanunsuz Allahın kulları azgın olur,İsmi aleme Sultan Düzgün olur.Sultan Düzgün düşman ile dosttur,İt derisinde yapılan posttur.Sultan Düzgün Kureyşin evladı,İt gibi Alevilere havladı,Evladı Düzgün´ün Ömer´e oldu karı,Teslim etti ona küllü varı.Üç kere asker doldurdu Alevilerin içine,

Alevilere sormadı, kusurun ne ? Suçun ne ?
Ayrıca yörede ki Ağırgöl, Tüzük Baba, Bağır Paşa ziyaretlerine de çok kızgın olduğunu her firsatta dile getirmiştir.

Dersim olayından hemen sonra kendini bir dönem insanlardan uzak yerlere atar. Uzun süre mağara ve ıssız yerlerde yaşar. Bir yandan aylarca ziyaretlerde kalırken, diğer yandan da ziyaretlere ateş püskürmeye devam eder. Tüm ziyaret ve yatırları katliama engel olmadıkları için adeta SUÇ ORTAĞI olmakla itham eder. Dersim olayında yatırlara yönelik yazdığı şiirlerden şu kesitler çok önemlidir.
Sorulsa Dersim´in sebebi MansurDaima işlediği, günahı kusur.Kırılan Alevileri Mansur kırdıKureyşilerin candan Piriydi.Sey Hasanlıların sebebi Derviş Cemal Alevileri kırdıran Mustafa Kemal……………………….

Sahipsizlerin sebebini soran olmadıZiyaretler Hasan´ın sözünü kale almadı.

Dersim civarında ki aşiretlerde yaygın olan eşkıyalık ve ahlaki çöküntünün bir felaketle sonuçlanacağını ve çözüm arayışlarına ziyaretlerden aradığı desdeği bulmadığını ise şu dizelerle vurgulamaktadır.
Sahipsiz eşkıyaların yaptığı arşa dayandıHasani uykuda kalktı uyandı.1931 de Aşiretleri gördümBunların durumlarını sordum.Dediler, aç kaldık, susuz kaldıkDağbe dağ gezip uykusuz kaldık.Hasani aşiretleri hep gezdim,Gerçek ziyaretlere name yazdım.Terbiyesizleri edin terbiye,İşin sonu gider nereye ?.Terbiyesizleri terbiye eder mazlumların ahı, zarıÜzerine tayin ettirdi Celal Bayar´ı.Cevap vermezseniz Ulu Divan Pirine,Sizi atacaklar kıyamet yerine.Mitralyoza dizdi, süngüye taktı,
Kimisini de gaz döküp yaktı.
Hasan Efendi pek çok sohbet ve konuşmalarında Dersim olayına değinir ve bu davanın Ulu Divan´a kalacağını söylerdi. Zalimin ve suçlunun yanında mazlumun yandığını ifade eder ve figan eylerdi. Ancak Dersim olayının faturasını da genelde Atatürk yerine Celal Bayar´a çıkarırdı. Bunu sohbetlerde dile getirdiği gibi dizelerinde de yer vermiştir.
Atatürk Dersimin programını çizmişti,Dersime gitmek için ordu dizmişti.Ordular Dersim´e doldu,İsmi sonunda Tunceli oldu.Dersimi ıslah edip öldürdü,Olmaz, yaramazı güldürdü.Olmaz yaramazdır Dersimin sebebiYaraları sarmaya yoktur tabibiYavuzun devrinde kaçmışlardı dağlara,Kimseler bırakmadı mor sümbüllü bağlara.Dersimlileri feci olarak ezdiler,Makineli tüfekle kurşuna dizdiler.Çocukları süngülere taktılar,Kimisini dahi ateş vurup yaktılar.Hamile kadınların karınların yardılar,

Karnında ki çocukları süngülere vurdular.
Hasan Efendinin şiir, beyan ve sohbetlerinden Dersim olayına özgü çıkardığım sonuç şöyle özetlenebilir. Bu olayın tarihsel kökü Hz. Muhammed´e uzanmaktadir. Dost katagorisinde görmesine rağmen sitem ettiği kişiler.A-- Hz. Muhammed, Hz. Ali´ye “ Zülfikârı artık kullanmıyacaksın” dedi. Böylece o günün koşullarında İslamiyeti gönülsüz benimseyenler bu durumdan cesaret alarak fırsat kolladılar ve Hz. Muhammed´in Hakka Yürümesinden sonra Hz. Ali´ye cephe aldılar.Bu durumdan ilk sorumlu Hz. Muhammed´dir.B--Emevi Devletini 750 yılında yıkarak, daha sonra tüm yetkilerini Hz. Muhammed´in amcasi Abbas soyundan gelenlere devreden Abbasi Devletinin kurucusu Eba Müslüm 2. sorumludur.C-“Hacı Bektaş-i Veli, kuvveti Osmanlı oğullarına verdi. Alevilere zulmü hakaret ettiler. Aleviler içinde de haklı-haksız davası başla***** bir birlerini kırdılar.” sözlerinden anlaşıldığı gibi Hacı Bektaşi Veli´yi de sorumlu tutmaktadır.D-“….Daha sonra Mansur, Hacı Kureyşi hazmedemeyerek ve Hacı Kureyşe ettiği ahdü peymanını bozarak ayrıldı. Millet içinde talip muhibabının ikrarı bu yoldadır diye tarikat kurarak, Ben Baba Mansur´um, o Kureyş´dir, diyerek aşiretler içerisinde tefrikatla yalan isnat edip Kureyş´e karşı Baba Mansur, Şıyh Hasaniler ile bir olup, Derviş Cemal´i millet içine göndererek -Ben de Pirim- diyerek milleti kandırdılar. Millet de Derviş Cemal´i Pir etti. Ondan sonra haksız-haklı seçilmez oldu. Derviş Cemal, Kureyşlilere karşı Şıyh Hasanilere kuvvet verip aşiret kurdu. Aşiretler bir birini kırdı. Böylelikle eşkıyalık başladı. Hükümet de bu yüzden eşkıyayı kırdı. Çocukları süngülere taktılar. Dersim´e olan zulmi hakaret hiç görülmemiştir“Bu açıklamaya göre Alevi toplumunu bölüp-parçaladığı ve yönünü şaşırttığı için Mansur sorgulanmaktadır.F-Atatürk “Dersimi ıslah edin “ demiş fakat peşini takip etmemiştir. Yetkiyi alan Başbakan Celal Bayar ise ‘’Dersim´i ıslah edeceğim ‘’ derken kırmıştır. Zulmi hakareti Celal Bayar´dır ettiren.Dünyayi fesada verip bir birine kattıran.Bu dizeleri ile suçun Celal Bayar´da olduğunu vurgulamasına rağmen onu denetlemediği için Atatürk hakkında da şu dizeleri söylemiştir.Batın erenleri Atatürk´ü öldürdü,Sahipsizleri şad edip güldürdü.

Tarihsel süreçte yaşanan katliamların ve haksızlıkların sorumluluğu konusunda Alevi kaynakları ile hemen ayni fikirdedir. İlk 3 Halife ile başlayıp Emevi, Abbasi ve Osmanlı dönemlerinde devam eden süreci şiirlerinde işlemiştir. Akıcı bir dilde bol miktarda yazılan şiirlerinden bazıları şöyledir.
Emevilerin yolu geliyor Yavuz´a,Yavuz´un isbatı herdem Tauz´aMilletlerin içine soktu ayrı bir din, mezhep,Milletler bir birine oldular kasap............................................. ........İnsanlara Şeytan olursa kılavuz,Göz önüne alınır Sultanı Yavuz.………………………………Yavuz İslamları bir birine kattı,Alevilerin namusunu bir pula sattı.Yavuz´un elinden kaçanlar çıktı dağlara,Evleri yok, dağlarda sığındılar mağaralara.Aç kaldılar, çıplak kaldılar,Hırsız eşkıya oldular.Yakın tarihe özgü açık bir Demirel karşıtlığı görülür şiirlerinde. Gerek şeriatcılara açık desdek sunulmasından ve gerekse ekonomik ve siyasal politikaları ile merkez sağ siyasal cepheye karşı tavrını oldukca belirgin bir şekilde ortaya dökmüştür.Demirel´e kuvvet veren büyük pınar,İşleği, süreği, şeytana ayar.Lânet olsun Büyük pınar size,Düşman oldunuz hepimize.Davayı bir iken iki ettiniz,Yaralarımıza zehir kattınız.......................................... .......

Şimdi Demirel´dir Alevileri öldüren,Saidi Nursi´leri şad edip güldüren.Hasan Efendinin derin bir bilgisi ve geniş dünya görüşü vardı. Osmanlı döneminde Lise dengi okul olan Rüştiyeden mezun olduğu söylenmekle beraber bu bana pek inandırıcı gelmemektedir. Zira Osmanlı dönemi Rüştiye okulları sayıca az olmakla beraber mezun olanları genellikle devlete bürokrat olarak geçerlerdi. Ancak kendi dönemine özgü iyi bir eğitim aldığı ve kendini geliştirdiği gerçektir. Bir dönem civar köylerde öğretmenlik yapmıştır.Çok okur ve yazardı. Yazdıklarının bir kısmını HER NEDENSE daha sonra ateşe atar ve yakardı. Onu şahsen tanıyanlar geniş bilgi birikimi yüzünden ona DERYA-İ UMMAN derlerdi. Sohbeti hoş bir insandi. Her gittiği yerde duyan bütün tanıyanlari sohbetine katılmak için akın akın yanına koşarlardı. Elini öpmek isteyenlere elini vermezdi. Israrla elini öpenlerin o da elini öperdi. Bazen çok küçük yaştaki çocuklar ve gençler bu davranış karşısında şaşırırlardı. Kibirden nefret ederdi. Ona göre kibir Şeytan´a özgü bir şeydi. Gençliğinde bir takım kötü alışkanlıkları olmasına rağmen bu zaafiyetlerinden kendini kurtarmıştır. Nefsini kontrol altına almış olup tüm dünya zevk ve sefasından elini çekmiştir. Fazla yemez içmezdi. Son yıllarında ancak belirli ailelere veya kişilere uğrardı. Onun en büyük zevki yanında oturan kişilerle birlikte Cenk kitapları okumaktı. Hz. Ali´nin Hayber Cenkleri, Battal Gazi´nin kahramanlıkları, Kerbela Vakası … gibi kitaplardan bölümler okunur bu konuda saatlerce sohbet edilirdi. Yanlız başına kaldığında bir çok insan onun bir şeyler konuştuğunu duyardı.Veya birilerine ( Bir şeylere ) küfür ederdi. Yağcılığı, yalanı , dolanı, rüşveti… vs hiç sevmezdi. Herkesin kusurunu yüzüne karşı söyler ve kendisini toparlamasını önerirdi.

Üzerinde en ciddiyetle durduğu konu İKRAR ´dı. Bu deyim halk arasında söz verme, sözleşme anlamında da kullanılır. Yörede ayrıca Kivra ve Musahiplik bağları olanlarda birbirlerine İkrar derler. Bir çok kimse ise bu sözün anlamini Hacı Bektaş Veli´nin EDEP sözcüğü ile eşdeğer görür. Öyle değerlendirir. Pir´ine, Mürşüd´üne, Rehber´ine bağlı olmanın yolu da karşılıklı verilen İkrar sözcüğünden geçmektedir.
Silip pak eyledik, yoktur korkumuz,Ağır gölü mekan ettik yurdumuz,Kimselerde yoktur, asla korkumuz,İkrar, iman olmuş, yolumuz bizim.İkrar iman yoldaş olsa ne olur,Dünya ana cadde olur, yol olur,İnsan olan talip olur, kul olur,Hakka giden yoldur, yolumuz bizim.Hakka doğru giden ikrar, imandır,Hak ikrar bağında ulu mihmandır.Ulu divan kurulacak zamandır,

Hakkın divanında davamız bizim.
Hasan Efendinin bazı şiirleri düz mantıkla okunduğunda genellikle anlaşılmaz. Bu şiirlerine yükledigi GİZ´i bir çok insan farklı anlamda yorumlamaktadır.
Nice bin kez gelip gittim.Ancak kemalet sırrına yettim.Özümü, sözümü kâmile kattım,Katılan söz ikrar imandır.Kendim Mustafayım, özüm İbrahim,İsmim Hasan, Haydar, İbrahimdir dayım,Yatağım Ali´den verildi payım,Verilen pay ikrar imandır.Hasani Saniyim, anamdır İsmet,Cavidan ilmi oldu kısmet.Babam Kambere verildi himmet,

Verilen himmet ikrar imandır.
Bazı şiirlerinde söylediklerini anlamak için de onun gözü ile bakmak gerekir. Kişi Aleviliğin 4 kapısını , 40 makamını bilir ve aynı mantıkla yaklaşırsa anlaşılması daha kolay olur.
Dünyaya getiren olmuşsun Ata,Yarattın mazlumu zalim mukadderata.Zalimi, zorbayı verdin azata,Cefayı çekene lazım değilsin.Ali´ye Zülfikâr verdir kırdırdın,Allahın emri diye emirler verdirdin.Helalı, haramı kendin yedirdin.Senden gelen bal olsa zehir olur lazım değilsin.Ali´nin emeklerini verdin suya,Kurban olayım o güzel boya.Ebu Cehil gibi düşersin kuyuya,

Çikaran yoktur, lazım değilsin.
Gizemli şiirlerinde öne çıkan ayrıntı her zaman öze dönüştür. Nefsini islah etmeyi ve ilme yönelmeyi tavsiye eden şiirlerinden şu örnek dikkat çekicidir.
Şeriatla, tarikattan ikrarın bendini,İkrarda erkek, dişi yok, tanı kendini.Marifetle, hakikatta yokla kaydını,Nefsini öldürene alda gel beri.Nefsi Şeytan olan kendisinedir,Yıkılmış viran olmuş bir binadır.Çekmiş hançerini Şimir-i fenadır,Yol Yezidinden uzak olda gel beri.Şeriat nikâhtır, erkeği, dişisi hakdır.Tarikat ikrardır, erkeği dişisi yoktur.Marifetli, hakikatli diyen yalanci çoktur.Onlara laneti yapta gel beri.………………………………..Şeriatın yolu, tarikata gider,Tarikatta ikrar imana gider.Marifette canını Hakka kurban eder.Hakikatta niyazla, kurbanın alda gel beri.Yeryüzünde ki yanlışların arkasında gördüğü sebepleri ise şöyle değerlendirmektedir.Kanun görmemiş Allahın vücut azası,Mukadderatta yazdığı kader kazası.Kur´anla İncil´dir Allahın kanunu,Şeytanın eline vermiş her yanını.Edip eyleyen her şeye kadir Allahtır,Sözlerim doğrudur, yemini billahtır.Söz ve şiirlerinde tepki gösterdiği değerlerden biri de Boz Atlı Hızır´dır. Gerek Dersim Vakası nedeni ile ve gerekse diğer konularda sitem ettiğini görmekteyiz.Hızırda bir imdat olmadı,Alevileri düşman elinden almadı.Hızır Alevilere borçludur,Hemde gayet çok borçludur.Hızır nerde kaldı, kesilen kurbanları görsün,Tutulan oruçların ve lokmaların hesabin versin.Abayı ceddimizden bu ana kadar çağırıyoruz,Hızır kavuş carımıza diye bağırıyoruz.Hangi darlıkta, esirlikte kurtarmış ?,Düşman dibinden mi sarsıp aktarmiş ?.Düşman daima Alevilere galiptir,

Aleviler düşmana daima mağluptur.
Halka en çok önerdiği şey okumaktı.’’Okuyup devlet dairelerine yerleşin ve fakir fukarayı, mazlumu YENİ BİR DERSİM KATLİAMINDAN koruyun’’ sözünü sürekli söylerdi. Bu yüzden de gençlere çok önem verirdi. Gençlerini okutması için yaşlılara tavsiyelerde bulunurdu. Yoksulluk içinde çocuklarını okutan insanları takdir eder, oku(t)mayan insanlara da Cahil derdi. Gençlerin okuyup ailelerine, çevrelerine ve halkına faydalı olmalarını isterdi. Dünya malına fazla ehemmiyet vermezdi. Bununla birlikte oldukca tutumlu bir yaşam tarzı vardı. Lüzumsuz masraftan, süs ve lüks yaşam tarzından hoşnut olmazdı. Mertliğe, misafirperverliğe, dayanışmaya çok önem verirdi. Hiç kimseyi dışlamazdı. Varlıklı ailelerin zenginliklerini toplum içinde öne çıkarmasını hiç hoş görmezdi. Mali zenginliğin, gönül zenginliğine hizmet aracı olmasını arzu ederdi.Her zaman doğru olmayı, iyi ahlakı, büyük-küçük sevgisini, mütevazi ve alçak gönüllülüğü, önermiş, kan davalarından, kinden, nefretten, kibirlikden, zalimlikten, şiddetden, yalan-dolandan, kul hakkından uzak durmayı öğütlemiştir.O dönem yöre geleneklerinden toplumsal bir sorun olan Başlık parasına açıkca karşı çıkardı.(23) Başlık parasının bir yıkım olduğunu, bu geleneğin kesinlikle Alevilere yakışmadığını ve kalkmasını tavsiye ederdi. Anne- babalara “Allahın emri tek degil, çift taraflı olur. Bu yüzden evlendirmek istediğiniz kız ve oğlanın bir birlerine muhakkak gönlü olmalıdır” derdi. Feodalizmin çözülme süreci ile birlikte azalan Başlık parası geleneği , onun başlattığı girişimlerle Erzincan civarında daha süratle çözülmüş ve SÜT HAKKI adı altında kızın annesine sunulan küçük bir meblağ dışında oldukca azalmıştır. Gelinen süreçte Başlık parası artık yadırganır olmuştur.

Kız veya erkek evladı arasında asla ayrım yapmazdı.”Hepsi de evlattır. Yeterki hayırlı olsun” derdi. Kadın hakları konusunda Hz. Fatma´yı öne çıkaran bir çok şiiri vardır.
Erkektir, dişidir diyene lânet, Hatice, Fatimeden alındı himmet.İkrar kapısıdır, farz ile sünnet,Kablel Entemutu alda gel beri.Yol Yezidi daima yolu bozar, Şeytanın kuludur, eyleyin hazar.Hatice, Fatime ona lâneti yazar,Nâr-ı cehenemi sal da gel beri.……………………………….Doğum ile isbat olundu vücut,Rahmet çesmesi Fatimeden mevcut.Cümlemiz bir birimize eyledik sücut,Talipten ötesi yok dediler.Evlilikte tek eşliliği savunan ayrıca şu şiiri vardır.Buyruğun gömleği ikidir,Biri nikâh çekmez çekidir.İki can bir gömleğin hakkıdır,

Hakkın emri ceset ile candır.
Hasan Efendi büyük bir yurtseverdi. Ulusal Kurtuluş savaşını desteklediğini ve Atatürk (Dersim olayında sitem etmektedir) devrimlerini onayladığını pek çok şiirinde dile getirmiştir. Özelikle Ulusal Kurtuluş Mücadelesi hakkında pek çok şiiri vardır.
İbadet düşmana karşı cephe almaktır,Düşmanı ülkeden sürüp atmaktır.Mustafa Kemal düşmanı çıkardı ülkede,Düşmandan bir eser kalmadı ülkede.Atatürk kötümü etti, hey gidi yaramazlar,Namusunu, vicdanını arayıp soramazlar.Namazı arayan düşman elinde esir olur,Olanca kazancını elinden çıkarıp fakir olur.Haince nankörlük yapmayın Atatürk için,Sizi düşman esaretinden kurtardı, düşünün.Mustafa adına Atatürk giydirdiler,Sırmalı kürkün hayırlı olsun dediler.Mustafa Kemal gitti Hacı Bektaşa,Malını has etti Cemal Kardaşa. Cemal elini vurdu dalına,Kuvvet verdi, ayağına koluna.Alınan kuvvetle Rumları aldı, sattı ( 26) Sürdü Rumları denize kattı.Türkiye´nin kızlarını, namusunu düşman aldı,Düşman ordusuna ateş saldı.Şimdi Nurcular Ataya lânet okuyorlar,

Yeniden halı, kilim örneği dokuyorlar.
Başköylü Hasan Efendi söz ve şiirlerinde açık bir şeriat karşıtıdır. Bunu sohbetlerinde de dile getirirdi. İbadetin şekil ve biçimde olmayıp özde olmasını savunurdu. Buna rağmen Erzincan civarındaki Sünni / Hanefi inancından olan vatandaşlar Hasan Efendiye çok yoğun bir saygı duyarlardı. Hiç kimse onu incitmeyi, onunla tartışmayı göze alamazdı. Bundan kaçınırlardı. Tartışdıklarında ilahi bir gücün kendilerine ceza vereceklerine inanırlardi.
Şeriat namazla, oruçla değil,Hakkın Cemaline, didarına eğil.Şeriatın manası şerri at,Gönlünü Hakkın emri rızasına kat.Doğru ol, dogru tut emri,At sırtındaki semeri.Namaz, oruç, cami sendedir,Bilirmisin, imam, iman kandadır.Ahmak mihrapla kıbleyi senden ara,Önüne verme, çevir didara.Nurcular Muaviye´nin dölü,Ömer´den alıyorlar yolu.İmamla, iman kalb evinde kimdir kurtaran seni,Kalpteki dev´i çıkarırsan kalbin olur Hakkın evi.İnsan olan Hakkı ibadeti kendinden bilir,Şerri atmaz isen sana kim şefaat verir.Sonra şefaat menziline giremezsin, Eğer Hakkı fehmedip kendinden bilemezsin. Hasan Efendi şeriatcıları, zalimleri ve riyakârları aynı kategoride değerlendirir.Yavuz´la Muaviye´nin tefrikatı birdir,Şeytan bunlar arasında gizlenmiş sırdır.İslam içerisinde çok tefrikat yaptılar,Hakkın emri rızasından dışarı saptılar.Hacabaş hiç kalmazdı İslam olurdu,
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti