Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni

 
Seçenekler
Alt 04.09.13   #21
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Bak şu DÜNYANIN Haline.


Metin Çulhaoğlu yazdı:
Tanrı (ve ABD) yanındayken bile...



AKP, Suriye’ye müdahale kendi ölçülerine göre “başarılı” olsa da olmasa da kaybetmeye mahkûmdur. Çünkü, kendi Tanrısıyla birlikte hep yanında olan ABD bile ona bir mim koymuştur ve “casting” yapan güç olarak bölgede ona ancak biçtiği rolü verecektir, fazlasını, onun istediğini değil…
Metin Çulhaoğlu - soL
Tanrı (ve ABD) yanındayken bile...
Şu “savaş koalisyonu” ülkeleri arasında Suriye’ye en uzak düşeni ABD, 800 küsur kilometre uzunluğundaki sınırıyla en yakın düşeni ise Türkiye’dir.
ABD’den başlayalım.
Pek çok kişinin sandığının tersine, ilkokullardan başlayarak insanların beyinlere zerk edilen “resmi ideoloji”, gelişkin bir burjuva demokrasisi sayılan ABD’de hayli güçlüdür. Üstelik ABD’deki resmi ideolojide savaş övgücülüğü özellikle belirgindir.
Örneğin, ünlü folk şarkıcısı Pete Seeger oğluna sorar: “Bugün okulda ne öğrendin oğlum?”
Peter Seeger - What did you learn in school?

Çocuk yanıtlar:
“Bugün okulda, Washington’un hiç yalan söylemediğini/askerlerin nadiren öldüğünü/ve herkesin özgür olduğunu öğrendim…”
Babası yeniden sorar ve çocuk devam eder: “Bugün okulda, savaşın o kadar da kötü bir şey olmadığını/bizim de büyük savaşlarımız olduğunu/Almanya’da ve Fransa’da savaştığımızı/ve bir gün şansın bana da gülebileceğini öğrendim…” (Pete Seeger, “What did you learn in school today?”)
“Resmi tarih” mi? Bu kez Bob Dylan devrededir:
“Tarih kitapları anlatır/hem de iyi anlatır/süvarilere hücum dendi/Kızılderililer düştü/süvariler hücuma kalktı/ Kızılderililer öldü/o zamanlar ülke gençti/ve Tanrı da yanındaydı…”
Bob Dylan - With God on our side

Dylan’la birlikte, tarihin derinliklerinden günümüze doğru gelelim. Elbette bu süreçte Tanrı hep ABD’nin yanındadır:
“Şimdi kimyasal silahlarımız var/kullanmak zorunda kalırsak/ mutlaka kullanırız/bir düğmeye bastığınızda/tüm dünyayı vurursunuz/ve Tanrı da yanınızdaysa/öyle soru falan da sormazsınız…” (Bob Dylan, “With God on our side”)
***
Uzun bir sıçrayış yapıp ABD’den Türkiye’ye geldiğimizde, Türkiye’nin önemli bir avantajı var gibi görünüyor: Hani Tanrı hep ABD’nin yanındaydı ya, işte o ABD hep Türkiye’nin yanındadır!
Daha ne olsun?
Dylan’a bakarsak, bu durumda hiç mi hiç soru sorulmaması gerekiyor...
Peki, gerçekten böyle mi?
Hiç de böyle görünmüyor. Tersine, bir avuç savaş çığırtkanı dışında herkes, her yerde, her vesileyle soru soruyor, sorguluyor, akıllar bir türlü bu işe yatmıyor.
İyidir, olumludur, umut vericidir.
Kuşkusuz, bu olumluluk önemsensin, daha örgütlü bir tepki düzeyine taşınsın, ülke ölçeğinde yaygınlaştırılsın; ancak bunlar yapılırken önemli bir gerçek es geçilmesin. O da şu: AKP iktidarının Suriye’ye müdahale kışkırtıcılığı, rayında giden başarılı bir politikayı taçlandıracak yeni bir sıçrama için değildir; tersine, iflası tescil edilen bir politikanın hiç olmasa zevahiri kurtaracak gündem arayışıdır…
Başka bir deyişle, AKP, Suriye’ye müdahale olsa da olmasa da kaybedecektir.
AKP, Suriye’ye müdahale kendi ölçülerine göre “başarılı” olsa da olmasa da kaybetmeye mahkûmdur.
Çünkü birincisi, kendi Tanrısıyla birlikte hep yanında olan ABD bile ona bir mim koymuştur ve “casting” yapan güç olarak bölgede ona ancak biçtiği rolü verecektir, fazlasını, onun istediğini değil…
İkincisi ve daha önemlisi ise, arkasında, Demokrat Parti’nin Kore’ye asker gönderdiği, Özal’ın “bir koyup üç alacağız” dediği dönemlerden bile daha zayıf iç destek vardır.
Sonuçta, Tanrı (ve ABD) yanında olsa bile kaybetmeye mahkûmdur.
***
Şimdi, biraz da spekülasyon…
AKP’nin dış politika çizgisi sorunsuz biçimde rayında ilerleseydi, istenilenler bir bir elde edilseydi ne olurdu?
“Spekülasyon” dedik, ama akıllarında şunların olduğu kesin gibidir:
2013 yılındayız.
3 yıl sonra, 2016 yılı Mercidabık savaşının 500. yıldönümüdür. Halep’ten Şam’a kadar Suriye toprakları 1516 yılında Osmanlı’nın eline geçmişti…
4 yıl sonra, 2017 yılı Ridaniye savaşının ve Kahire’nin fethinin 500. yıldönümüdür. Halifelik 1517’de Osmanlı’ya geçmişti…
İşler rayında gitseydi, 500 yıl öncesinin fetihleri gibi olmasa bile, Suriye ve Mısır üzerindeki nüfuz, İslam dünyasındaki itibar vb. sanki o dönemi yaşıyormuşuz gibi cilalanmaz mıydı?
İktidar’daki AKP, Malazgirt tantanasından sonra Mercidabık’ın, Ridaniye’nin ve Halifeliğin 500. yıllarını kim bilir nasıl kutlardı…
Hele bir de Yavuz Sultan Selim köprüsü açıldıktan sonra…
Talih işte; bütün bunlar olmayacağı gibi, söz konusu “büyük” yıldönümlerinde iktidarda olup olmayacağı bile hayli tartışmalıdır.
Tanrı (ve ABD) yanındayken bile...
sol haber
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #22
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Bak şu DÜNYANIN Haline.



AKP
Suriye’de


neden savaş istiyor! –
Ömer Ödemiş

Kırmızı Haber | 04 Eylül 2013 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Ortadoğu, Siyaset





Suriye de ilk gösterilerin yapıldığı ve çatışmaların başladığı 2011 yılı Mayıs ayından bu yana AKP Suriye’ye karşı düşmanca bir politika izliyor. Tüm olanaklarını devreye sokarak BAAS rejimin yıkılması için uğraşıyor. On binlerce selefinin Suriye’ye geçmesi için sınırlarını açtı. Kamp yeri sağladı, lojistik her türden olanağı sundu. Halka kurşun sıkarken yaralanan katilleri tedavi etti. Hastaneler, bakım evleri kurdu. Suriye de savaşan katillerin ailelerine maaş verdi, barınma ve beslenme olanakları sundu. Bölge halkını riske atarak bu katilerle birlikte yaşamaya zorladı. Silah geçişlerine, eğitimlerine, medya ile iletişim kurmalarına destek verdi. Kimi zaman ise hızını alamayarak, kendisi bizzat temsil etme gayretine girdi.

Tüm bu desteklerle radikal İslamcı katiller Suriye de 100 bini aşkın insanı katletti. Çocuklar, kadınlar vahşice öldürüldü. Kentler yağmalandı. Yollar, köprüler, fabrikalar, hastaneler bombalandı. Bir ülke halkıyla birlikte harabeye döndü.

AKP tüm bunları yapacak kadar Suriye’den ne istiyordu? Neden bu kadar nefret biriktirmişti? Bu kadar düşmanlığın nedeni ne?

Nusracı, El Kaideci katillerin bu ülkede iktidar olmasını bu kadar mı çok istiyordu? Bu katiller Suriye de iktidar olurlarsa, yaşanacak katliamın ve bölgede oluşacak tehdidin boyunu tahmin etmek hiç de zor değil. Şeriat ve hilafet istediklerini açıkça ifade eden bu güçlerin Suriye de devlet kurması demek, bütün bir bölgenin uzun yıllar terör ve cinayetlerle birlikte yaşaması demek.

Bu katillerin Suriye’ye demokrasiyi getireceğini söylemek, başlı başına yalandır ve halkı kandırmaktır. Anlayışlarında ve ideolojilerinde zerrece demokrasi olmayan bu yapılar, kendi dışında ki herkesi düşman olarak görüyorlar ve yok etmek için eyleme kalkışmaktan geri durmuyorlar. Demokrasi bu güçlerin varlık zeminine terstir. Buna rağmen AKP Suriye’de ki tavrını demokrasi talebi olarak açıklayacak kadar ikiyüzlü ve sahtekârca bir politikayı halka dayatıyor.

Esad’ın diktatör olduğunu, halkına zulüm ettiğini bunun için muhalifleri destekleyerek halkın demokrasi ile yönetilmesini arzuladığını her fırsatta söyleyen AKP yöneticilerinin bu yalanı artık sadece güldürüyor. Suriye de demokrasi gücü dedikleri radikal İslamcı katillerin cinayet ve vahşet dışında Suriye halkına verebilecekleri hiçbir gelecek olmadığı, çatışmaların sürdüğü 3 yıllık süreçte çok net olarak ortaya çıktı. Kendi ilişkilerinde bile faşist olan, kendinden olmayan İslamcı gruplara dahi acımasızca saldıran bu yapıların, değişik mezhep ve inançtaki Suriye halkına vahşet dışında, katliam dışında getirebileceği hiçbir şey yoktur.

Suriye halkının bu güçlerin gerçek yüzünü görmesindendir ki, mevcut rejimi çok daha sıkı sahiplenmiştir. Bu cinayet şebekelerinin devrim diye yutturmaya çalıştıkları şey, Şeriattır. Sıkı İslami kurallarla yalnızca Sünnilerin yaşayabileceği, farklı inançların yaşama hakkı edinemeyecekleri İslami faşist bir rejimdir.

AKP’nin Suriye de demokrasi talebi, aslında şeriat talebidir. Demokrasi perdesi ile gizledikleri şey kendi beyinlerine denk düşen, İslamcı, radikal faşist bir sistemdir. AKP Binlerce çocuğun öldürülmesi pahasına, insanlıktan çıkmış bu katilleri kendi amaçları için desteklemeye devam ediyor. Tüm dünya İslam’dan referans aldığını iddia eden bu canilerin, vahşi cinayetlerine tanık oldu. İnançlarından dolayı kafaları koyun gibi kesilen insanların görüntülerini izlediler. AKP dışında hemen herkes bu canilerin demokrasi ile hiçbir alakaları olmadığı net bir şekilde öğrendi.

Peki, AKP neden öğrenmemekte, görmemekte ısrarlı davranıyor? Akla tek bir neden takılıyor. AKP mezhebini insanlığının önüne koyuyor.

Suriye de sokaklar insan cesetleriyle dolu iken, yataklarında rahat yatanlar, insanlıklarını yeni baştan sorgulamalıdır. Suriye de dökülen her damla kanın sorumlusu, bu katilleri destekleyenlerdir. Tarihin bu katliamcıları ve işbirlikçilerini asla unutmayacaktır.

(Yurt Çukurova 04.09.2013 )
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aleviler Resmen Türkiye'de hedef haline getiriliyor ve büyük bir saygısızlık yapılyor canbolat95 Her Telden 5 20.03.13 00:05




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2