Sponsor Reklamlar


Tokat

 Alevi Yerleşim Yerleri Katagorisinde ve  Tokat Forumunda Bulunan  Tokat Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç6Beğeni
  • 2 gönderen ayyil
  • 2 gönderen ayyil
  • 2 gönderen BySheytan

 
Seçenekler
Alt 06.09.09   #1
ayyil
ayyil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özel üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden: İSTANBUL / SARIGAZİ
Yaş: 34
Mesajlar: 291
Rep Puani : 20
Standart Tokat


İLİMİZ TARİHİ VE KÜLTÜRÜ

Bu havası hoş şehrin dört tarafında,bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur. Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar güzel ve metin olur ki, buralara girenler hayran olurlar. Şehir genişlik ve çok ucuzluk bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkının nimetleri boldur. Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski tarihi şehir, "ALİMLER KONAĞI, FAZILLAR YURDU ve ŞAİRLER YATAĞIDIR..."

EVLİYA ÇELEBİ

Seyahatname

(Cilt: 5 Saife: 69-70)



YÖREMİZ YERLEŞİMİNİN TARİHİ



M.Ö. 4000 yıllarından başlayarak 14 devlet ve birçok beyliğin yaşadığı ve egemen olduğu Tokat; geniş ve sulak vadilerle bunlar arasındaki geçitlerden oluşan bereketli alanların orta yerinde bulunmaktadır.

Kalkotik ve ilk tunç çağlarından sonra Büyük Hitit Devletinin doğu federasyonlarına bağlı birçok kentin, Yeşilırmak'ın kolları Kelkit, Tozanlı ve Çekerek kolu vadileri boyunca kurulması ile başlayan, Pers ve Pontus döneminde doruğa ulaşan derebeylik dönemi, Tokat, Niksar, Zile ve Turhal'da en tipik ve güçlü şeklini almıştır.

İlimiz toprakları üzerinde kurulan Hitit ve Frig yerleşim alanları, M.Ö. 2500 - 4000 yılları arasında, yüksek düzeyde sanat ve kültür yaşamına ulaşmıştır. İç Anadolu yaylalarını aşamayan İon Kültürünün M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren, Kolonileri ile birlikte, Karadeniz'den Polemonion ( Ünye) ve Amisos (Samsun ) yolu ile Komana ya ( Tokat ) gelmiş, güneydeki geleneksel "Kapadokya " ve doğudan gelen Pers kültürü ile kaynaşmıştır.

Daha sonra uzun bir dönem içerisinde Roma ve Bizans Egemenliği altına giren Tokat, Danişmend ve Selçuklu Türklerinin siyasi üstünlükleriyle birlikte Maveraünnehir'den gelen Türk İslâm kültürü ile tanışmıştır. 900 yıldan beri de Türk Egemenliği altındadır.

Selçuklular zamanında Anadolu'nun 6. büyük kenti olan Tokat, 12. yüzyılda Bizans ve Haçlı orduları, 1243 yılından itibaren de Moğol baskısı altında olmasına rağmen İlhanlı egemenliği sonuna kadar gelişmesini sürdürmüş, antik dönemlerde olduğu gibi ekonomi ve ticareti gelişmiş, doğu batı yönündeki büyük ticaret kervanlarının konakladığı hanlar, kervansaraylar ile düzenli yol ve köprüler inşa edilmiştir

Selçuklu Türklerinin Anadolu'da yarattığı, özü güzellik ve sabır olan bu uygarlığın kültür, sanat, mimarlık, bayındırlık eserleri ile Tokat'ta hemen yüz yüze gelinir. Moğolların yaptığı büyük tahribatın ardından 14. yüzyıl sonunda Osmanlı egemenliğine giren Tokat, yükselme döneminde bölgenin tarım ve sanayi merkezlerinden biri olmuştur.

Evliya Çelebi'nin uzun uzun anlattığı gibi "Tokat'ın bağ. bahçe ve ovaları Osmanlı Ordularının konaklama ve gıda ambarı olmuş, bakırcılık, ipekçilik, pamuklu dokuma ile çeşitli sanayi ve el sanatları gelişmiş, iş hanları ve çarşıları Bağdat, Bursa ve Halep'tekiler ile kıyaslanır olmuştur." ifadeleri bunun kanıtıdır.

17. yüzyılın bitimi ile beraber gerileyen imparatorluk döneminde, Tokat olumsuz etkilenmiş, gelişme ve canlılığını yitirmiştir. Osmanlı Devleti'nin gelişme devrinde önemini yitiren ve pek çok ekonomik sorunlarla karşılaşan Tokat, hiçbir gelişme gösterememiş, 1863'ten sonra Sivas'a bağlı bucak, 187S'de mutasarrıflık (sancak beyliği) 1920'de müstakil liva ve nihayet Cumhuriyetin ilanı ile beraber il olmuştur.

ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA TOKAT'IN YERİ



Ulusal Kurtuluş Savaşımızda Tokat'ın önemli bir yen vardır. 16 Mayıs 1919 da Samsun'a hareket eden Bandırma Vapuru'nda Atatürk'ün yanında bulunan 18 kişiden birisi. Tokat'ın yerli eşraflarından Karargah komutanı Mustafa Vasfı Süsoy'dur.

Yeni bir Türkiye'nin tohumlarının atıldığı 26 Haziran 1919 günü, Amasya'dan Tokat'a hareket edildiğinde, Tokat girişinde Mustafa Kemal'i 20 kadar askeriyle bir binbaşı karşılar, Mustafa Kemal " Acaba bu binbaşı beni tevkif etmek için mi burada" düşünceleri içerisindeyken Binbaşının :" Paşam I Hoş geldiniz. Ben Askerlik Şubesi Reisi. 19 nefer, 1 çavuş ve 2 izinli ile emrındeyiz. " sözleri Mustafa Kemal'in kurtuluş aşkını, bir coşkuya dönüştürür.

Düşman kuvvetlerinin Anadolu'yu işgalleri sırasında Tokat halkı da kurdukları örgütlerle bu işgale karşı tepkisini açıkça ortaya koymuştur. 15 MAYIS 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri üzerine, Tokat ve ilçelerinde kurulan Redd-ı İlhak Cemıyetierl'nin girişimiyle 20 HAZİRAN 1919'da Niksar'da bir mitingi düzenlenir. Niksar halkı miting sonunda alınan kararları Rsdd-i İlhak Cemiyeti Başkanı Mahir Bey ımzastyia İtilaf Devletleri temsilcilerine ve A.B.D. Cumhurbaşkanı VVilson'a gönderir. Bu kararda " Biz Türk olan her vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Sız de buna söz verdiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz, bİZi öldürmek için atılacak bir adımdır, insaniyet ve adalet namına suikasttan vazgeçiniz.,, denmektedir.

Büyük Önder Atatürk 26 HAZİRAN 1919 dışında, ilimizi 5 defa daha ziyaret etmişlerdir.
Sponsor Reklamlar

cagatay ve mmuratkkaratas bunu beğendiler.
ayyil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.09.09   #2
ayyil
ayyil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özel üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden: İSTANBUL / SARIGAZİ
Yaş: 34
Mesajlar: 291
Rep Puani : 20
Standart


İLİMİZDE EL SANATLARI

Türk Milleti’nin asırlar boyunca meydana getirdiği halıları, kilimleri, cicimleri, zilileri, heybe çuval ve torbaları, hasırları, bakır pirinç ve tunç işleri; güğüm, bakraç, lenger gibi mutfak araçları, kuyumculuğu, tesbihçiliği ve kahve takımları, boncuk işleri, hamam takımları, çanak ve çömlekleri, testileri küpleri vs. yüzyıllar boyu yapıla gelmiş hemen hemen hepsi birer sanat eseri haline gelmiştir. Bunların biçimleri, üzerindeki renkler ve nakışlar, yapılışlarındaki incelik ve zerafet sanat sevenlerin ilgisini çekmekte ve hayran bırakmaktadır. İlimizde halen devam eden el sanatları şunlardır;

Yazmacılık

Bakırcılık

Torak seramikçiliği

Dericilik

Saraçlık

Çarıkçılık

Mutaflık

Semercilik

At arabacılığı

Nalıncılık

Yayıkçılık

Zurnacılık, kaval yapımı

Urgancılık

Süpürgecilik

Sele-sepet örmeciliği

İğne oyacılığı

Halıcılık

Kilim, cicim, peşkir, çarşaf dokumacılığı

Hasır dokumacılığı

Kumaş dokumacılığı





YAZMACILIK

Orta Anadolu’nun uygarlık yönüyle zengin olan Tokat ilinde, yazmacılığın 600 yıllık bir geçmişi vardır. Yazmacılığın yapıldığı Anadolu kentleri arasında ise Tokat’ın ayrı bir yeri vardır. Yazmacılık geçmişte türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir. Evliya Çelebi Tokat yazmaları için “Beyaz pembe bezi Diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkar basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur” der ve övgüyle söz eder. Türk El Sanatları içinde çit, yemeni, çevre, çember deyimleri ile tanıdığımız yazma yıllar boyunca kadınlarımızın baş örtüsü olmuştur. Türkülere ve manilere konu olan yazma, bir Almus türküsünde sarı rengi ile dikkat çekerken, bir maninin sözlerinde desen ve çiçekleri ile dile gelir.

Anadolu’nun yemyeşil, şirin bir ili olan Tokat’ta “Karakalem” ve “Elvan” olmak üzere iki tip yazma basılmaktadır. Desen ve kompozisyon yönünden doğal bir görünüş hakim olan Tokat yazmalarında doğadaki motifler özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden, stilize edilerek kalıp üzerine aktarılmıştır. Tokat’ın karakteristik motifleri, tüm özellikleri ile birlikte yazmalara yansıtılmış, doğadan alınan bitkisel motifler, çiçek ve meyve motifleri kalıp ustasınca başarılı bir kompozisyon içinde kumaş üzerine aktarılmıştır. Meyve çeşidi bol olan Tokat’ın bu özelliği yazma desenlerine konu olmuş, elması, üzümü, kirazı ve çiçekleri motifler halinde yer alarak desenlere kaynaklık etmiştir.

Desenler, ağaç kalıplara kalıp ustasınca bir nakış gibi işlenerek aktarılır. Kalıp oymacılığı sabır ve el becerisi ister. Herkes yazmacı olur ama, kalıp ustası olamaz. En güzel kalıplar ise ıhlamur ağacından oyulur.







Anadolu’da yazmacılığın merkezi konumunda olan Tokat’ta üretilen yazmalardaki renk uyumu gerçekten mükemmeldir. Tokat yazmalarında çoğunlukla kırmızının koyu tonları, bordo, patlıcan moru gibi koyu renkler hakimdir. Tokat yazmaları çok renklidir. Sağlam bir renk armonisi vardır. Tokat’ta bugün çok değişik yazma deseni basılmaktadır. Tokat’a özgü desenlerin yanı sıra değişik yörelere ait motiflerle de çalışılmaktadır. Tokat’a özgü yazma desenleri şunlardır.

Tokat içi dolusu

Tokat beşlisi

Tokat üzümlüsü

Tokat elmalısı

Tokat yarım elmalısı

Tokat kirazlısı

Tokat içi boş (Kayseri kenar)

Purket (plaka)

Kaşık sapı

Kaynana yumruğu

Asma yaprağı

Ev işi yazma

Trabzon kenar

40 yıl öncesine kadar beş büyük handa; 1. Horozlu Hanı, 2.Hacı Musaoğlu Hanı, 3.Askerler Hanı, 4.Beypazarı Hanı, 5. Gazioğlu Hanında yürütülen yazmacılık bugün yalnızca bir handa (Gazioğlu Hanında) yapılmaktadır. İki asır kadar önce bir kervansaray olarak yapılan Gazioğlu Hanı, ortasında kuyusu olan büyük dikdörtgen biçimli avlusu ve üst kattaki sıra sıra odaları ile eski zamanlarınkinden farklı değildir bugün... Atölyelerde renk renk tülbentler değişik kalıplarla basılırken, biriken yazmalar tavandaki cereklere asılır. Yazmalar, avludaki havuzlarda ve üst kattan avluya uzanan cereklerde bir renk cümbüşü gibi uzanır. Halen Yazmacılar Hanında da yazmacılığa devam eden yazmacılar mevcut olup, büyük bir çoğunluğu Tokat sanayi sitesinin yanında yeni yapılan Yazmacılar Sitesinde faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Yazma artık; elbise, etek, bluz, fular, sabahlık, gecelik, tayyör gibi çeşitleriyle hanımların gardıroblarına da girmiştir. Bugün yazmaların çeşitli özelliklere sahip motifleri, günün anlayışına uygun olarak çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Modacılarımızın ve bazı şehirlerde kurulu özel atölyelerin yazma motifleriyle yarattıkları giysiler iç ve dış piyasada çok tutulmakta, bu da yazma sanatının önemini ifade etmektedir.
Sponsor Reklamlar

cagatay ve mmuratkkaratas bunu beğendiler.
ayyil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.09.10   #3
BySheytan
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2010
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 2
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Tokat


GüzeLL memLeketimin qüseLL şeyLeri
Sponsor Reklamlar

Alevi ve cagatay bunu beğendiler.
BySheytan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.09.10   #4
cagatay
cagatay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
Уσℓυ๓ѕυηЧа Ąℓ¡
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 147
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Tokat


SAAT KULESİ

Behzat semtinde kentin her yerinden görülecek şekilde, 1902 yılında yapılmıştır. Kapısı güney yönünde olup yüksekliği 33 metrededir. Kesme taştan yapılmıştır. 2. Abdulhamet’in Padişah oluşunun 25. yılı için halkın yardımlarıyla, mutasarrıf Bekir Paşa ve Belediye Reisi Mütevellioğlu Enver Bey tarafından yaptırılmıştır. 1917 yılında Alafrangaya çevrilen saat kısmı, dört yöne büyük kadranlarla her yarım ve saat başlarında iki dakika ara ile tam çalar durumdadır. Sesi kentin her semtinden rahatlıkla duyulabilmektedir
Sponsor Reklamlar

__________________
1) Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
2) Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
3) Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
4) Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
5) Tevazu ve alçak gönüllükte toprak gibi ol,
6) Hoşgörüde deniz gibi ol,
7) Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
cagatay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.09.10   #5
cagatay
cagatay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
Уσℓυ๓ѕυηЧа Ąℓ¡
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 147
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Tokat


İNANÇ TURİZMİ
( Ebu Şems Hanegahı – Vezir Ahmet Paşa Mescid ve Türbesi )

Meydan Mahallesi Mahkemeönü semtinde toprağa gömülü bir harabe olarak yıllarca durmuştur. Belediyenin burada yapacağı yer altı çarşısı inşaatı nedeniyle, çevresi açılmış ve mescidin yapı kalıntıları ortaya çıkmıştır. Vezir Ahmet Paşa adıyla bilinen Hanegâh 1288 yılında yaptırılmıştır. Hanegâh kesme taşlarla ; türbe ve diğer bölümler ise moloz taşlarla örülmüştür. 1939 yılındaki şiddetli yer sarsıntısından zarar gören tarihi yapı, zamanla kendi haline terkedilmiş, yakın tarihlerde aslına uygun olarak onarılmıştır.

Sentimur Türbesi

Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerindedir. Moğol Emirlerinden Esentimur oğlu Nurettin ‘ e aittir. 1314 yılında yapılan türbeye halk “ Demirlengin oğlu ( Timurleng’in bozulmuş şekli olarak ) Türbesi de “ demektedir. Türbe 1935 yılında restore edilmiştir Türbede 1 adet kitabe vardır. Türbe kesme taştan, kare mekan üzerine tuğladan örülmüş 8 gen yıldız planlı pramidal bir külahla örtülüdür. Doğu yönündeki penceresi barok karakterli Palmet ve yazıları çevreleyen süsler ve renkli taşlarla işlenmiştir.

Açepşir Türbesi

İvaz Paşa Mahallesindedir. “ Baş ağrısı” Tekkesi de denilir. Kitabesinin iki başı kırık olduğundan, türbenin kime ait olduğu belli değildir. Ancak sağlam kalan bölümünden Sultan Ebu Sait Bahadır Han zamanında ( 1318 ) yapıldığı anlaşılmaktadır.


Şeyh Meknun İmareti ( Açık Baş Zaviyesi )

Yeşilırmak köprüsü başında yer alan türbenin 13. yüzyılda Mesut Bin Keykavus zamanında imaret olarak yaptırıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. İçindeki mezarın kitabesi olmadığından burada yatan zatın kim olduğu bilinmemektedir.


Sümbül Baba Zaviye ve Türbesi

Gazi Osman Paşa Caddesi üzerinde bulunan Sümbül Baba Zaviyesi, Muineddin Pervane’ nin kızına ait bağışlanmış bir köle olan Hacı Sümbül tarafından, 1292 yılında yaptırıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi, Sümbül Babanın Hacı Bayram Veli’nin öğrencisi ve Hacı Bektaş Velinin Halifesi olduğunu yazmaktadır. Selçuk hattıyla, Arapça yazılmış Kitabesine göre, Sultan 2. Mesut zamanında yapılan zaviyenin portal, Mescit ve Türbe bölümleri iyi korunmuştur.


Gök Medrese ( Pervane Darüşşifası )

Meydan Mahallesinde bulunan ve günümüzde müze olarak kullanılan bu tarihi anıt, üzerinde çok tartışılan Selçuklu eserlerinden birisidir. Kitabesi konulmayan yapı, 13. yüzyılda ( 1277 ) Muineddin Pervane Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Anadolu Selçuklu mimarlık ve sanatının en belirgin özelliklerini taşımaktadır.

Gök Medrese iki katlı 2 eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı plan tipindedir. Bizans Dönemi mermer sütunlarından oluşan revaklı 2 katın çevrelediği avluda, karşılıklı 2 eyvan yer almaktadır. Muineddin son Selçuklu Pervanelerinden biridir. Tokat’ta yaşaması nedeniyle buranın imarına önem vermiştir. Osmanlılar zamanında 18. yüzyıla kadar medrese, bimarhane ve bir odası türbe olarak kullanılan yapı, daha sonraları şifahane ve göçmen barınağı olarak kullanılmıştır. Halk arasında “ Gökmedrese “, “ Pervane Medresesi “ , “ Kırk Kızlar Medresesi “ , “ Darüşşifa “ , “ Bimarhane Tekkesi “ denilmesinin nedeni buradan kaynaklanmaktadır. Bahçesinde Sadrazam Konyalı Çarhancı Alipaşa, Vezir Çeçenzade Hacı Hasan Paşa, Vezir İbrahim Paşa, Tokat Mutasarrıfı Abdüllatif Bey gibi 19. yüzyıl ve daha önce ki Osmanlı Paşalarına ait mezar taşları sergilenmektedir.Bu mezar taşları 1933 yılında Meydan Camiinden buraya getirilmiştir.

Sefer Paşa Mescit ve Türbesi

Camii Kebir Mahallesindedir. Halkın “ Kömlekli Baba “ dediği Türbe 1251 yılında Ebu Bekir Bin Lokman tarafından, Selçuklu 3 kardeşin (İzzetin Keykavus,IV. Ruknettin Kılıçarslan, II.Alaaddin Keykubat ) ortak yönetimi zamanında yapılmıştır. Türbedeki mezarlarda kitabe olmadığından kimlerin yattığı anlaşılamamıştır. Ancak bunlardan birinin Kasaphane Çeşmesini yaptıran Sefer Paşa’ ya ait olması muhtemeldir. Kesme taştan yapılmış ve üzerinin ahşap olduğu zannedilen Mescit tamamen yıkılmıştır. 8 köşeli Piramit Külahlı kesme taştan yapılmış türbe hale ayakta durmaktadır.

Ali Tusi Türbesi

Halit Mahallesinde Sulu sokak üzerindedir. 1233 yılında Ebul Kasım Bin Ali Tusi ( Necmeddin Tusi’de denilmektedir.) sağlığında bu türbeyi kendisi için yaptırmıştır.

Burgaç Hatun Türbesi

Ali Paşa Cami bahçesinin doğu tarafında yer alan türbe, İlhanlı tuğla işçilik ve tekniğinin güzel örneklerinden birisidir. Halkının Burgaç Hatun dediği yapının kitabesi yoktur.

Erenler Türbesi

Tokat’ın güneydoğusundaki tepede yer alan Erenler Mezarlığının hemen yanındadır. Türbenin kesme taştan yapılmış kare mekanı üzerine tuğladan örülmüş kubbe oturtulmuştur.

Sevdakâr Türbesi

Dokuztaşlar Semtindeki türbenin kitabesi yoktur. Tipik Selçuk türbe mimarisine göre planlanmış eyvan türbe tarzındadır. Moloz taşlı dört köşe mekan üzerinde tuğla ile örülmüş kubbesi vardır. Restore edilerek koruma altına alınmıştır.

Pir Ahmet Bey Türbesi

Meydan Mahallesinde, Meydan Camiinin güneyinde, Horozoğlu zaviyesinin önündedir. İçerisinde bulunan Ertana Beylerinden Alaattin Ali Bey’in oğlu Pir Ahmet Bey ve ailesine ait biri ağaç 12 si mermer sanduka türbe çökme tehlikesi gösterince müze ye kaldırılmış ve sonra moloz taştan yapılmış kemerli çatı çökmüştür. Bir görüşe göre türbe Şehzade Mehmet Çelebi’nin kardeşi Süleyman Çelebi ile yaptığı taht mücadeleleri sırasında ölen adamlarından Horozoğlu Ahmet Beye aittir.

Hacı Turhan Mescidi

Akkoyunlu Uzun Hasan’ın Tokat’ı yakmasından sonra Fatih Sultan Mehmet zamanında Hacı Turhan tarafından 1478 yılında yaptırılmıştır. Eski kazancılar içinde bulunan mescit, moloz taştan yapılmıştır.

Alaca Mescit

Rüstem Çelebi Mahallesinde Plevne İlköğretim Okulunun yanındadır. İlk yapısı Anadolu Selçukluları Dönemine aittir. Daha sonra büyük bir tahribata uğrayan caminin minaresi dışında kalan bölümleri Abdurrahman Bin Ahi Eda adına ithafen Abdülaziz Bin İbrahim tarafından 1505 yılında yaptırılmıştır.

Meydan Cami

Sultan 2. Beyazıt’ın Annesi Gülbahar Hatun adına yaptırdığı cami kayıtlarda “ Hatuniye Cami “ olarak geçmektedir. Meydan mahallesinde adını aldığı geniş bir alanda 1485 yılında yaptırılmıştır. Tokat’ta yapılan en güzel Osmanlı eserlerinden biridir. Kesme taştan yapılmış, ana mekan üzerinde tek kubbesi, tek minaresi ve 6 sütundan oluşan 5 kubbeli son cemaat yeri vardır. Sonradan yer sarsıntılarına karşı doğu ve batı yönlerine yapılan payandalar mimari estetiğini bozmaktadır. Avlunun ortası da ahşaptan yapılmış orijinal olmayan bir şadırvan ve yanında Gülbahar Hatun Medresesi yer alır. Tokatlıların “ Ali Paşa’nın yapısı, Meydanın kapısı “ dedikleri yakıştırma sebepsiz değildir. Meydan Camiinin Selçuk tarzı stalaktitlerle işlenmiş mermer portalı ve künde kari tekniğinde yapılmış ahşap kapı kanatları birer sanat şaheseridir. Ağaç kapıyı çevreleyen sarı ve siyah renkli mermerlerden yapılmış kemerin üzerinde Arapça yazılmış kitabe yer almaktadır. Camii, duvarları, minaresi ve mescitler kireç taştan tromplu kubbesi tuğladan örülmüştür. Son cemaat yerindeki bronz çemberli altı sütun mermerdir. Mihrap ve minberi mermerden yapılmış olan camiinin iyi ışıklandırılmış bir mekanı ve kubbesinde kalem işi süslemeler vardır.

Kazancılar Mescidi

Sulusokaktadır, kapının çok üstünde saçağa yakın yerde yuvarlak bir kitabesi vardır. Bu kitabeye göre yapılış tarihi Yavuz Sultan Selim zamanına rastlamaktadır.

Behzat Cami

Tokat’ın karakteristik yerlerinden biri olan Behzat çarşısında Behzat çayı yanındadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Hoca Behzat tarafından 1535 yılında yaptırılmıştır. Küçük ve kare biçimli olan camii binasına Sultan 2. Abdülhamit zamanında ( 1881 ) yılında vatandaşların bağışlarıyla 2. bir kubbe daha yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış güzel bir minaresi olan camiinin 1535 tarihli Osmanlı Sülüsüyle yazılmış kitabesi Hoca Behzat ‘a aittir. Diğeri tamir kitabesidir. Camii yanındaki mezar Hoca Behzat’a aittir.

Ali Paşa Cami

Cumhuriyet Meydanının güneyinde yükselen cami, Tokat’taki en büyük Osmanlı anıt eseridir. Sultan 2. Selim zamanında Ali Paşa tarafından 1572 yılında yaptırılmıştır. Ali Paşanın Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Beyazıt’ın Damadı olduğu söylenmektedir. Ali Paşanın eşi ve Oğlu Mustafa Bey’in türbeleri de cami avlusundadır. 16. yüzyıl Osmanlı cami mimarisinin özelliklerini taşıyan ve Mimar Sinan ekolünde yapılan camiinin kare olan ana mekanı üzerinde tek kubbesi ve tek minaresi vardır. Tamamı kesme taştan yapılan cami, Cumhuriyet alanında toplu ve büyük bir blok olarak göze çarpar. 8 kolon üzerinde 7 kubbeli son cemaat yeri, avlusunda Ali Paşanın eşi ve Oğlu’na ait 2 türbe bulunmaktadır. Ana mekanın kıble dışında kalan diğer 3 duvarında karşılıklı mahfiller yer alır. Bunların kuzey yönündekiler oda şeklindedir. Kesme taştan kemerli olarak yapılmış mahfillerin üst kısmında kadınlara ait bölümler vardır. Kubbe kaidesinde 8 gen kasnakta ve duvarlarda pencereler olan camiinin stalaktitli mihrap ve minberi sarı ve gök mermerden yapılmıştır. 19. yüzyıl boyama buket desenleriyle yapılan iç süsleme (kalem işi) camiinin yapıldığı 16. yüzyıl ile bağdaşmamaktadır. Osmanlı geleneğine göre öldürülen Devlet adamlarının yaptırdıkları eserler için kitabe konulmazdı, bu nedenle camide kitabe yoktur. Ancak Ali Paşa avluya yaptırdığı türbesine mezar kitabeleri koydurarak ismini dolaylı olarak camiye mal etmiştir.

Ulu Cami

Tokat’ın eski ve ilginç camilerinden biridir. Yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. Miladi 1678 yapılış tarihi değil onarım tarihidir. Kitabesinden “ Çün bu cami oldu cedit “ ifadesi, camiinin yenilendiğini göstermektedir. Ayrıca iç mekanlarda ve kuzey revaklarında kesme taştan yapılmış kemerli kolanları ile batı yönündeki son cemaat yerinin devşirme ( Bizans ) sütunları da caminin eski olduğunu göstermektedir. Her hangi bir nedenle hasar gören cami Sultan Avcı Mehmet zamanında restore edilmiş ve 1678 tarihli kitabede o zaman konulmuştur. 1. Dünya Savaşında asker iskan edilen cami,daha sonra kendi haline terk edilmiş ve harap olmuştur. 1950 yılından itibaren Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarım gören camii ibadete açılmıştır. Tokat’ta orijinalliğini en fazla koruyan tarihi eserlerden biri olan Ulu Cami, moloz ve kesme taşlardan yapılmıştır. Ahşap kirişli ve çıta süslemelerle kapatılmış mekanının üzeri 4 köşe kiremit bir çatıyla örtülüdür. Kesme taştan zarif bir minaresi olan Ulu Caminin güney batı köşesine bir kuş evi oyulmuştur.


Üst örtüyü taşıyan dörtgen ayak ve ayakları birbirine bağlayan kemer yüzeylerinde orijinal kalem işi süslemeler yer almaktadır. Ahşap üst örtüde künde kare tekniğinde yazılmış ahşap panolar ve yaldız boyalı bezemeler muhteşem görüntüye sahiptir. Camiinin ilginç özelliklerinden biriside doğu ve batı yönlerindeki revakların malzeme ve işçilik bakımından birbirinden ayrı olmasıdır.

Takyeciler Cami

Diğer Camilere göre değişik üslubu olan Takyeciler Camiinin yapıldığı tarihi bilinmemektedir. Sadece güney duvarının Bedestene doğru olan köşesinde, 1871 tarihli (Sultan Aziz Zamanı ) bir tamir kitabesi vardır, ancak caminin bu tarihten çok evvel yapıldığı anlaşılmaktadır. Camii de moloz ve kesme taştan yapılmış mekan ve kolonlar üzerinde dokuz kubbe bulunmaktadır. Tokat’ta her döneme ait özellikleri taşıyan camiler görmek mümkündür. Halen il merkezinde ibadete açık olan 19 cami ve mescidin 39 tanesi Osmanlılar zamanında yapılmıştır.

Garipler Cami

Pazarcık Mahallesinde ve Tokat’ın en eski camiidir. Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi Tokat’ta 1074 yılında bu camiyi yaptırmıştır. Orijinal minaresi 11. yüzyıl Türk tuğla işçiliğinin güzel örneklerinden biridir. Renkli Çinilerle süslenmiştir.

Niksar Ulu Cami

İlçe merkezi Ulu Cami Mahallesindeki yapı 1145 yılında Cepnizade Hasan Bey tarafından yaptırılmış bir Danişmendli Dönemi eseridir. Dikdörtgen planlı olup iç mekan 4 sıra ayakla 5 sahına ayrılmıştır. Anadolu’nun iyi durumda ayakta kalabilen ilk camilerinden biridir.

Ömer Paşa Cami

Erbaa ilçesi Akça Kasabası kasaba merkezinde bulunan caminin kitabesi olmadığından, yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Silahtar Ömer Paşa tarafından 1688 yılı civarında yapıldığı sanılmaktadır. Dikdörtgen planlı yapı kargir dış duvarlara sahip olup, üst örtüsü ahşaptır. İç mekanı örten ahşap tavan ve ahşap minber kalem işi bezemesiyle dikkati çeken önemeli bir yapıdır. Süslemenin kalitesi zenginliği ve kompozisyon düzenlemesi mükemmeldir.
Sponsor Reklamlar

__________________
1) Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
2) Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
3) Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
4) Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
5) Tevazu ve alçak gönüllükte toprak gibi ol,
6) Hoşgörüde deniz gibi ol,
7) Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Konu cagatay tarafından (01.09.10 Saat 22:09 ) değiştirilmiştir.
cagatay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.09.10   #6
cagatay
cagatay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
Уσℓυ๓ѕυηЧа Ąℓ¡
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 147
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Tokat


TOKAT MÜZESİ

Tokat Müzesi; 1926 yılında emekli öğretmen Halis Cinlioğlu’nun çabalarıyla toplanan tarihi eserlerin, Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde yer alan ve, Muiniddin Süleyman Pervane tarafından 13. yüzyıl üçüncü çeyreğinde yaptırılmış olan Gök Medrese’de toplanmasıyla kurulmuştur.

Müzenin günümüzde de içinde faaliyet gösterdiği bu anıt iki katlı, iki eyvanlı, revaklı, ortası açık avlulu plan tipine girmektedir. Bina 1976 yılında çevresindeki yapıların kamulaştırılmasıyla genişletilmiş ve 1982 yılında tekrar ziyarete açılmıştır.

Sergileme odalarında Maşat Höyük kazı eserleri, Hanözü sondaj kazısı eserleri ile Hıristiyanlık eserleri ve etnografya temelli eserler önemli bir yer tutar.

Tarihi değerleri anlamında çok önemli olan sikkeler ve süs eşyaları da müzenin nadide eserleri arasında bulunmaktadır. Tokat Müzesi çeşitlilik ve sayısal bakımdan değerlendirildiğinde çok zengin bir sikke koleksiyonuna sahiptir. Müzede ayrıca, çeşitli Anadolu medeniyetlerine ait eserler ile Ulutepe kazısı buluntuları da görülebilir.

Gök Medrese’nin yanında yer alan kalıntıda, dış bahçe ve iç bahçede çok sayıda steller, kitabeler, çeşitli İslami dönemlere ait mezar taşları, kabartma bezemeli taş eserler sergilenmektedir.
Sponsor Reklamlar

__________________
1) Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
2) Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
3) Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
4) Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
5) Tevazu ve alçak gönüllükte toprak gibi ol,
6) Hoşgörüde deniz gibi ol,
7) Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
cagatay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tokat mmuratkkaratas Karadeniz Bölgesi 29 14.06.10 07:46
tokat resimleri Asi_Kardelen İç Anadolu Bölgesi 2 24.03.10 19:26
Bektaşiye tokat hasan Komik Yazılar & Bektaşi Fıkraları 0 26.11.09 22:26
tokat ve batı :) Eftelya Anadolu Mutfağından Yemek Tarifleri 1 28.10.09 17:02
Tokat ve Turizm Alevi Tokat 0 07.09.09 14:48




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2