Sponsor Reklamlar


SOMADAN,ERMENEKE madenci kaza (katliamları)....

 Genel konular Katagorisinde ve  Tarih Forumunda Bulunan  SOMADAN,ERMENEKE madenci kaza (katliamları).... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 18.05.14   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart SOMADAN,ERMENEKE madenci kaza (katliamları)....


Dünya Tarihinin En Büyük

11 Madencilik Faciası


14 Mayıs, 11:45'te eklendi
diazepam


844PaylaşımFacebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşEmail gönderin.Favorilerinize ekleyin.Favorilerinizden kaldırın.Sayfayı yazdırın.

Maden kazaları dünyanın her yerinde oluyor, doğru. Ama sizin için derlediğimiz bu galeride göreceğiniz üzere çoğu 20. yüzyılda kalmış. 21 yüzyılda halen böylesine büyük felaketler yaşıyor olmamız kendimizi sorgulamamızı gerektiriyor sanırım.

1. 26 Nisan 1942 - Benxihu, Çin



26 Nisan 1942'de Çin'in Benxihu kentinde Japonların kontrol ettiği Benxihu kömür ocağında meydana gelen patlama sonucu madende çalışan işçilerin %34'ü olan 1,549 işçi hayatını kaybetti. İşçilerin cesetlerinin madenden çıkarılması 10 gün sürdü.
2. 10 Mart 1906 - Kuzey Fransa



Kuzey Fransa'daki Courrières maden ocağında 10 Mart 1906 meydana gelen kömür tozu patlamasında 1,099 madenci öldü. Ölenlerin 3'te ikisinin 18 yaşın altında olduğu belirtilen kazadan 13 madenci 20 gün göçük altında kaldıktan sonra kurtulmuştu.
3. 15 Aralık 1914 - Kyushu, Japonya



Japonya'nın Kyushu kentindeki Mitsubishi Hojyo kömür ocağında 15 Aralık 1914 günü meydan gelen gaz patlamasında 687 madenci yaşamını yitirdi. Bu kaza Japon tarihine en ölümcül maden kazası olarak geçti.
4. 9 Kasım 1963 - Omuta, Japonya



Yine Japonya'nın Omuta kentindeki Mitsui Miike kömür madeninde 9 Kasım 1963'te patlama meydana geldi. 438'i karbonmonoksit zehirlenmesinden olmak üzere 458 madenci yaşamını yitirdi. Mitsui Miike madeni 1997 yılına kadar işletildi.
5. 14 Ekim 1913 - Galler, Birleşik Krallık



Birleşik Krallık'taki Senghenydd maden kazası 14 Ekim 1913'te meydana geldi. 439 madenci hayatını kaybetti.
6. 21 Haziran 1960, Güney Afrika



Güney Afrika tarihindeki en ölümcül maden kazalarından biri olan 21 Haziran 1960'daki Coalbrook faciasında büyük bir kayanın madenin üzerine yuvarlanması sonucu göçük altında kalan 437 madenciden kurtulan olmadı.
7. 6 Haziran 1972, Wankie, Zimbabwe



6 Haziran 1972 tarihinde Zimbabwe'nin Wankie kömür madenindeki kazada 426 madenci hayatını kaybetti.
8. 28 Mayıs 1965 - Dhanbad, Hindistan



Hindistan'ın Dhanbad kentindeki kömür madeninde çıkan yangında 375 madenci yaşamını yitirdi.
9. 27 Aralık 1975 - Chasnala, Hindistan



Yine Hindistan'ın Chasnala şehrindeki kömür madenindeki patlama sonucunda 372 madenci öldü.
10. 12 Aralık 1866 - Yorkshire, İngiltere



İngiltere'deki en kötü maden kazası Yorkshire'daki Barnsley yakınlarındaki Oaks madeninde 12 Aralık 1866 tarihinde meydana geldi. Patlamada 388 madenci yaşamını yitirdi.
11. 6 Aralık 1907, Virginia, Amerika



Amerika tarihindeki en büyük maden kazalarından birisidir. 6 Aralık 1907 yılında Batı Virginia'daki Monongah kömür madeninde meydana gelen kazada içinde çocukların da bulunduğu, çoğunluğu İtalyan göçmenlerden oluşan 352 kişi öldü. Ancak o yıllarda kayıtların düzenli tutulmamasından dolayı aslında ölü sayısının 500 civarında olduğu düşünülmektedir.
2000'li yıllarda ise dünyada maden kazaları ve kayıp sayıları dramatik şekilde azalıyor. 5 Nisan 2010, Batı Virginia, Amerika



Batı Virginia'daki Massey Energy's Upper Big Branch kömür madenindeki kazada 31 işçiden 29'u olay yerinde can verdi.
19 Kasım 2010 - Pike River, Yeni Zelanda



Pike River madeninde meydana gelen patlamada 29 işçi hayatını kaybetti.


Ağustos 2010'da meydana gelen kazada göçük altında kalan 33 işçinin tamamı 69 gün sonra kurtarıldı.
O günlerde bizim üst düzey yöneticilerimiz, "çok uğraşmışlar biz 15 dakikada kurtarırdık" şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardı.
ALINTI
-------------------------------------------------------------------

SOMADAKİ MADEN KAZASI(KATLİAM)DA,
İKTİDAR 301KAYIP DİYOR AMA,
ÖLÜ SAYISININ FAZLALIĞINDAN BAHSEDİLİYOR,
ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN KOL GEZDİĞİ ÜLKEMİZDE,
SON YILLARDA MADENLERDEKİ KAZALARDAKİ ARTIŞ,
ÖZELLEŞTİRME VE YANDAŞLARA PEŞKEŞ ÇEKİLEN MADENLER,
BU İŞ KOLUNDA KAZALARI ARTIRMIŞTIR.
YÜZELLİ YIL ÖNCE,
DÜNYADA YÜKSEK KAYIPLI MADEN KAZALARINI,
GÜNDEME GETİREN BASIN VE MEDYA KURULUŞLARI,
İKTİDAR DALKAVUKLUĞU YAPMAYA DEVAM EDİYOR.
UZAY ÇAĞINA GİRDİĞİMİZ BU DÖNEMDE,
BU KAYIPLARIN ARTMASI,
TÜM İŞ KOLLARINDA OLDUĞU GİBİ MADEN SEKTÖRÜNDEDE,
İŞCİLERE KÖLE GİBİ YAKLAŞMANIN,
ONLARI SADECE SÖMÜRÜLECEK BİR SINIF OLARAK,
GÖRÜLMELERİNDE KAYNAKLANMAKTADIR,
12 EYLÜL FAŞİST DARBESİ,
BU GÜNLER İÇİN YAPILMIŞTIR.
İŞCİLER,EZİLENLER UYANIN..........
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (31.10.14 Saat 23:18 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.05.14   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


1900 Yılından Bu Yana Buluşlar ve İcatlar - Yüzyılın İcatları

1. Taşınabilir fotoğraf makinesi (1900),
2. Ataç (1901),
3. Köpek bisküvisi (1902),
4. Oyuncak ayı (1902),
5. Jiletli tıraş makinesi (1903),
6. Gofretli dondurma (1904),
7. Kabartma tozu (1907),
8. Fort-T-Modeli, ilk seri üretilen araba (1908),
9. Elektrikli ocak (1910),
10. Çamaşır makinesi (1910),
11. Işıklı reklam (1910),
12. Vitaminler (1912),
13. Fermuar (1913),
14. Sutyen (1914),
15. Spor ayakkabı (1916),
16. Ekmek kızartma makinesi (1919),
17. Kâğıt mendil (1920),
18. Tost ekmeği (1920),
19. Yara bandı (1921),
20. Ensülin (1921),
21. Fıstık ezmesi (1921),
22. Buzdolabı (1927),
23. Penisilin (1928),
24. Hazır bebek maması (1928),
25. Portatif tahta sandalye (1928),
26. Evler için klima (1928),
27. Sırtı ayarlanabilir koltuk (1928),
28. Televizyon (1929),
29. Seloteyp (1930),
30. Flaş (1930),
31. Alka Seltzer-Karbonatlı aspirin (1931),
32. Evde kullanılabilen saç boyası (1931),
33. Elektrikli tıraş makinesi (1931),
34. Stereo hoparlör (1931),
35. Kadın tamponu (1931),
36. Makaralı teyp (1931),
37. Çamaşır deterjanı (1933),
38. Renkli fotoğraf filmi (1935),
39. Çöp öğütücü (1935),
40. Konserve et (1937),
41. Mikser (1937),
42. Kayak ayakkabısı emniyet bağı (1937),
43. Neon lambası (1938),
44. Tükenmez kalem (1938),
45. Teflon kaplama (1938),
46. Jet motor (1939),
47. Naylon çorap (1939),
48. Elektrikli su ısıtıcısı (1940),
49. Ütü gerektirmeyen kumaşlar (1941),
50. Lastikli kumaş (1941),
51. Hazır pasta karışımları (1942),
52. Plastik saklama kapları (1946),
53. Elektrikli çamaşır makinesi (1946),
54. Uzunçalar plak (1948),
55. Polaroid kamera (1948),
56. Elektro gitar (1948),
57. Scrabble (1948),
58. Fotoğraf makinesi (1949),
59. İlk PC (1951),
60. Renkli televizyon (1953),
61. Naylon streç folyo (1953),
62. Hazır krem şanti (1954),
63. Bulaşık makinesi (1954),
64. Derin dondurulmuş gıda maddeleri (1954).
65. Çocuk felci aşısı (1955),
66. Transistörlü radyo (1955),
67. Uzaktan kumanda cihazı (1956),
68. Firizbi (1957),
69. Lego (1958),
70. Hula Hoop (1958),
71. Barbie bebek (1959),
72. Kar motoru (1959),
73. Külotlu çorap (1960),
74. Tylenol-Yaygın bir ağrı kesici (1960),
75. Doğum kontrol hapı (1960),
76. Hazır bebek bezi (1961),
77. Yumuşak kontakt lens (1961),
78. Kaset teyp (1963),
79. Cola kutusu (1963),
80. Tuşlu telefon (1963),
81. Metal tenis raketi (1963),
82. Mikrodalga fırın (1967),
83. Quarz kol saati (1969),
84. Kay kay (1970),
85. Hesap makinesi (1972),
86. Mutfak robotu (1973),
87. Cep telefonu (1973),
88. Snowboard (1978),
89. Walkman (1979),
90. Daksil-Daktilo silgi solüsyonu (1979),
91. Pacman, ilk video oyunu (1980),
92. Post- it, yapışkanlı not kâğıdı (1980),
93. Rollerblade (1980),
94. CD (1981),
95. Su geçirmez, hava geçirir, 'Goretex' kumaş (1981),
96. Mini van (1983),
97. Macintosh (1984),
98. Prozac, depresyon ilacı (1988),
99. İnternet Navigator (1993).


SONUÇ


1. Bugünkü uygarlık kimsenin ceddinin malı değil, herkesindir.
2. Buluşlar, buluşlara imzasını atanların değil; o buluş için veri sağlayanların yani herkesindir. Dolayısıyla kavm-i necipler, übermanlar ve barbarlar yoktur. Ama toplumlarını aldatan barbar kişilikli liderlerden ve sürüleştirilmiş insanlardan söz edilebilir.
3. İnsanlık evrimler, devrimler yaşamamıştır. Evrim biyolojik alanda olmuştur. Teknolojik gelişme insanın temel gereksinimlerini karşılamasının bir aracıydı ve hâlâ öyle.
4. Araçsal aklı iyi kullandığını kanıtlayan ins, gereksiz bir kendini beğenmişliğe düşmeden, kendini ve haddini bilmelidir.
5. Geçerli ve insanca olan; sevgi, akıl ve sürekli çalışmaktır.
MAKSİ CEP
-----------------------------------------------------

SANAYİ,
TEKNOLOJİ,
VE İCATLAR BU KADAR GELİŞMİŞKEN,
BİLGİSAYAR SÜRECİNİN ARTIK,
TARİH OLMAK ÜZERE OLDUĞU GÜNÜMÜZDE,
BU TÜR KAZALARA KILIF ARAMAK,
ÖNLEM ALMAMAK,
İKTİDARLARA YALAMALIK YAPMAK,
DÜNYADA GÜLÜNÇ HALE DÜŞMEMİZE NEDEN OLUYOR,
İSÇİYE ÖNEM,
İNSANCA YAŞAYACAĞI BİR ÜCRET,
SOSYALLEŞMESİ İÇİN DESTEK,
İŞYERİNDE KAZALARA ÖNLEM,
SOSYAL HAYATTA SINIFLAR ARSINDAKİ,
GELİR DENGESİZLİKLERİNİ GİDERME,
TOPLUMDAKİ KAMPLAŞMANIN ÖNÜNE GEÇECEKTİR.
SOSYAL DEVLET OLMAK,
SADAKA DEVLETLİGİNDEN KURTULMAK,
DEMOKRASİNİN YERLEŞMESİ İÇİN İLK ADIM OLACAKTIR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (18.05.14 Saat 22:49 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.05.14   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Ana Sayfa Manşet
SOMA’YA ABLUKA


Haber ve fotoğraflar: Ender Öndeş- Ruken Adalı- Zeynep Kuray
Güncellenme : 18.05.2014 04:42
Soma Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin sayısı 301’i bulurken, ilçeden ağıtlar yükseliyor... Katliamın sorumluluğunu kendi yetiştirmesi patronla sınırlı tutmaya çalışan AKP’ye öfke sürerken; Soma’da OHAL ilan edildi, hak aramaya yasak getirildi

SUÇLUNUN TELAŞI

Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamının sorumlusu AKP hükümeti, sorumluluğu, kendi döneminde palazlanan Soma Holding’e yıkarak kurtulma telaşına düştü. Sömürü düzeninin ‘Usta’ları pişkinlik ve utanmazlık içinde. 301 olarak belirtilen kayıp can sayısı konusunda kuşkular sürerken, Roboskili aileler, Soma’ya doğru yola çıktı



ŞİMDİ DE OHAL

Soma’nın hesabını vereceğine ilçeyi kuşatmaya alan hükümet, sıkıyönetim uyguluyor. Karbonmonoksitle can veren işçilerin yakınlarına gazla saldıran polis, Soma’ya giriş ve çıkışları kapattı. Birçok üniversitede işgal eylemleri baş gösterirken, milyonlar, iktidara katliamın, sömürünün ve pişkinliğin hesabını soruyor




Soma yasta, aileler ağıt yakıyor, hükümet OHAL ilan etti

Yangın düştüğü Soma’yı yakmaya devam ediyor. Katliamın gerçekleştiği Soma Madeni’nde yeniden yangın çıktı. Yerel kaynaklar ölü sayısının 350’nin üzerinde olduğunu belirtiyor. Hala madende çıkarılması beklenen işçilerin aileleri madenin kapısında beklemeye devam ederken, mezarlıklarda ağıtlar dinmiyor.

İki kişinin ismi yok

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, dün itibariyle 303 işçinin cesedine ulaşıldığını açıkladı ve son iki işçi çıkarıldıktan sonra arama kurtarma çalışmalarını nihayetlendireceklerini söyledi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ise, hayatını kaybeden 283 işçinin isimlerini açıkladı. AFAD’ın açıkladığı listede 15 Mayıs 2014 Perşembe günü Gediz’de defnedilen maden işçisi İlyas Kertik ile Savaştepe’de defnedilen mühendis Mehmet Efe’nin isminin listede olmaması “ölü sayısının gizlendiği” endişelerini haklı çıkarıyor.


Defnedilen işçi sayısı 321!

Yaşamını yitirenlerin sayısına ilişkin çelişkili bilgileri araştıran İMC Tv, Soma’ya yakın il, ilçe ve belde belediyelerinde edindiği bilgiye göre, Türkiye genelinde defin işlemleri yapılan toplam işçi sayısı 321.

Para hırsı...

Soma’dan gelen ve konusunda uzman mühendislere göre, madendeki metan gazının yeterli derecede temizlenmeden üretime devam edilmesi yangına ve dolayısıyla yüzlerce madencinin aramızdan ayrılmasına sebep oldu. Öte yandan, madenin iki yıl önce el değiştirme sebebinin de bu alandan kömür çıkarmanın, içerisinde bulunan 60 bin metreküp metan nedeniyle riskli olması ve bu metanın çıkarılmasının maliyetleri çok artıracak olması. Özetle, karsız yatırım insan canı ile finanse edilmiş oldu ve bu felaket yaşandı.

NEYİN HAZIRLIĞINI YAPIYORSUNUZ?

Soma’ya giriş çıkışlar yasaklandı. Gazeteciler ilçe dışına çıkarıldı, gelenler kimlik kontrolünden geçiriliyor. ÇHD üyesi bir grup avukata yaka paça gözaltı yapılırken, Manisa Valiliği tüm protesto ve yürüyüşleri yasakladı. İlçede adeta OHAL ilan edildi. Gözaltına alınan ve aralarında avukatların da bulunduğu 36 kişi polis çemberinde bekletiliyor. Polis şiddetinin mağdurlarından ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, "Bugün buradan ayrılmayı düşünüyordum, ama sokakta maruz kaldığımız işkenceyle, katliamın üzerinin kapatılmaya çalışılmasını gördük. Bir hafta daha burada kalacağız" diye belirtti. Öte yandan Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, faciayı yerinde incelemek ve gözaltına alınan ÇHD üyesi avukatlarla dayanışmak amacıyla Soma'ya doğru yola çıktı.

Gizli taşeron var

İşverenin “taşeron çalıştırmıyoruz” açıklamasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Uzunca bir dönem Yeraltı Maden-İş Sendikası’nın yöneticiliğini yapan ve maden ocağında ateşçi ustası olarak çalışan Kamil Kartal, “Katliam, kömürün içten yanması sonucu meydana geldi. Bu önlenebilirdi. Şirkette, gizli taşeron uygulaması var” dedi. Kartal, “gizli taşeron” yönteminin işleyişini şöyle anlattı: “Deneyimli birikimli ya da emekli olmuş maden çavuşlarından, üretimde deneyime sahip ‘yeraltı ustası’ diye tabir edeceğimiz ustalar ve yardımcılardan oluşan ekipler kuruluyor. Bu pozisyondaki bir insan, bir üretim panosunda üretilecek kömür miktarı üzerinde şirketle anlaşma yapıyor. ”


Madenci eşi olmak...

Madenci olmak kadar madenci eşi olmak da zor. Eşlerini işe her yolcu ettiklerinde helalleşen madenci eşleri, her an ölüm haberi gelecekmiş korkusuyla yaşıyorlardı... Bu eşlerden biri olan Ömür Göktaş, “Her gün ölümü bekliyoruz” diyor. Ömür Göktaş, eşiyle birlikte 7 arkadaşıyla birlikte işten atıldıklarından dolayı kurtulduğunu söylüyor. Göktaş, “Benim eşim 5 yıl taşeron sistemi altında çalıştı. Kağıt üzerinde 1.700 TL maaş alıyon gözükse de bu parayı biz hiç görmedik” diyerek taşeron olmadığı yönündeki açıklamaları yalanladı.


Biraz geç olmadı mı?

300’ün üzerinde işçinin canına mal olan Soma’daki iş cinayetinin ardından bazı maden işletmeleri, iş güvenliğini artırmak için harekete geçti. Bazı özel maden şirketlerinin şu sıralar “sığınma odası”, “yaşam odası” gibi hazırlıkların içine girdiği öğrenildi.


50 imam

Yaşanan iş cinayetlerine “kader” diyen hükümeti doğrulamak isteyen İsmailağa tarikatı, Soma’ya 50 imam görevlendirdi. İmamlar 16 Mayıs’ta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’la görüşerek icazet aldı.


ÜNİVERSİTELERDE İŞGAL VAR

Katlima halkın öfkesi ve isyanı sürüyor. Önceki akşam ve dün gün boyu Türkiye ve Kürdistan’ın birçok ilinde halk sokağa çıkarak, hükümetin şiddet dolu uygulamalarını protesto etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Wan, Şirnex ve Manisa olmak üzere birçok merkezde eylemler yapıldı.

İşgale katılın!

Katliamı protesto amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencilerinin, İTÜ Maden Fakültesi’nde başlattığı “işgal” eylem devam ediyor. Öğrenciler İstanbul halkını “işgal”e desteğe çağırdı. İTÜ öğrencilerine destek vermek için fakülte “işgal”i yapan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri, işgal eylemlerini sonlandırarak İTܒdeki işgale destek vereceklerini açıkladı. Siirt Üniversitesi’nde yapılan protestoya Hizbul-Kontra ve polis birlikte saldırdı.


Roboskili ailelerden Soma’ya gidecek

Ülke genelindeki eylemlerin tamamına polis saldırdı, yer yer çatışmalar yaşandı. Polisin tazyikli su, biber gazı ve zırhlı araçlarla yaptığı saldırılara karşı, eylemciler de taş ve havaifişeklerle karşılık verdi. Öte yandan Roboskili ailelerinde dayanışma amaçlı Soma’ya gidileceği belirtildi.


Tutsaklardan eylem

İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklular, Soma katliamını koğuş ve hücre kapılarına vurarak protesto etti.


Çocuk düşmanları

İzmir’de Talatpaşa Bulvarı Kıbrıs Şehitleri girişindeki eyleme de polis gece saatlerinde saldırdı. Gözaltı, işkence ve çocuklara karşı suç işlemeyi kendisine alışkanlık haline getirmiş olan polis, 10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istedi. Öte yandan 15 Mayıs günü İzmir’de yapılan protesto eyleminde gözaltına alınan 47 kişiden 44’ü serbest bırakılırken, 3 kişinin hala emniyette tutulduğu bildirildi. Ankara’da Batıkent semtinde önceki akşam saatlerinde katliama ilişkin duvar yazılamalarına çıkan 2 genç ırkçıların saldırısına uğradı.


O tekme hepimize

Wan’ın Erdîş ilçesinde bir araya gelen esnaf, facia sonrası ilçeye giden Başbakan Erdoğan’ın müşaviri Yusuf Yerkel’in bir protestocuyu tekmeleyerek uyguladığı şiddeti kınadı. Erdîş Belediyesi Eşbaşkanı Abdurrahman Çağan, KURDÎ-DER ve kimi sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği eylemde açıklama yapan Fevzi Can, ailelerin tekmelenmesinin ahlaka sığmadığını belirterek, “Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.


Soma protestolarında ilk tutuklama

Dersim’deki Soma protestolarında gözaltına alınan Düzgün Durgun, “kamu malına zarar vermek” ve “Görevli memura görev başında mukavemet etmek” suçlamasıyla tutuklandı. Üç gün önce Dersim’deki protesto eyleminde gözaltına alınan Düzgün Durgun, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Dersim Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.


İddialar hiç bitmiyor

Şirketin genel müdürü Ramazan Doğru için iddiaların arkası kesilmiyor. Örneğin bundan bir ay önce bir şirket içi yolsuzluk iddiası da var. Ramazan Doğru ile yine müdür olan Selahattin Gökaşan hakkında 15-16 milyonluk bir soruşturma varmış. Kepçe tamiri gibi işlerin faturalarının fazla şişirildiği şeklinde bir iddia. Bir de bu arada, Soma Linyitspor komedisi var. Bütün taşra zenginleri gibi Ramazan Doğru da kulüp yönetimi işini pek sevmiş, ama diğerlerinden şu farkla: Kulübe katkı olarak işçi maaşlarından bir kesinti başlatmış. Madende çalışmaktan stadın kapısına bile gidemeyen işçiler tuhaf bir biçimde kulübün finansörü yapılmak istenmiş ama geri tepmiş sonunda.


Şşşt toplantı var!

Soma sokakları arada bir hareketleniyor. Gerçi AKP, bilinçli olarak “dışarıdan gelen provokatörler” söylentisi yayıyor ama gösterilerde gördüğüm çocukların tümü Somalı çocuklar. Bu arada tuhaf olan şu: Bu düzeyde bir hadiseye refleks gösterip, sokağa çıkmakta zorlanan Soma demokratik hareketi sürekli toplantı yaparken, bir yerlerden bir genç ortaya çıkıyor ve sokaklarda sloganlarla yürüyor. Zaman zaman durup İstiklal Marşı okusalar da tepkilerini koyuyorlar en azından. Gördüğüm kadarıyla Soma’da bir platform bile yok ya da varsa da hissedilmiyor. Böylece oluşan boşluğu, gençler dolduruyor.


Soma’da yas, Zonguldak’ta anma

Soma’da yas hali sürerken, 17 Mayıs 2010 tarihinde Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında grizu patlamasında hayatını kaybeden 30 madenci için, facianın yaşandığı Yeni Karadon Servis Kuyusu’nun önünde anma yapıldı.


Türk- İş’ten ses çıktı...

Hükümetin bakanlarıyla birlikte Soma cinayetini gezen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, dünyadan bihaber denilecek düzeyde açıklama yaptı. Atalay, Soma’da katliam gibi bir kaza yaşandığını, böylesi bir kazanın olduğu yerde muhakkak bir problem, ihmal olduğunu söyleme lütfunda bulundu.


Soma’ya uluslararası destek

Merkezi Almanya’da bulunan Uluslararası Madenciler Koordinasyonu, Soma maden katliamında hayatını kaybeden madencilerin ailelerine ve yaralı madencilere dayanışma mesajı gönderdi. Uluslararası Madenciler Koordinasyonu, “Uzun zamandır madencilerin güvenliğini sağlamak için en üst düzeyde modern teknolojiler mevcuttur” dedi, Soma katliamının sorumlularının cezalandırılmasını istedi.


Patron üniversite danışmanı çıktı!

Madenciye mezar olan Soma Madencilik A.Ş.’nin sahibi Alp Gürkan, Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) akademik danışma kadrosunda olduğu ortaya çıktı. Pes! dedirten gerçek, Gürkan ve İsmet Kasapoğlu’nun İTÜ Maden Mühendisliği akademik danışma kurulundan çıkarılması üzerine öğrenildi. İTÜ, bu kararı öğrencilerin yapmış olduğu işgal eyleminin ardından almak zorunda kaldı.


Gürkan hakkında soruşturma

Öte yandan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan hakkında Soma’da yüzlerce işçinin ölümündeki sorumluluğu nedeniyle soruşturma açtı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’nın yaptığı yazılı açıklamada, Gürkan’ın doğrudan sorumlu bir düzeyde bulunması gerekçesiyle yapılan olağanüstü toplantıda, soruşturma açılarak disiplin işlemi ile ilgili sürecin başlatıldığı belirtildi.


Madenin gerçek sahibi devlet!

Maden Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Can Doğan ise, madenin gerçek sahibinin Taş Kömürü İşletmeleri olduğunu, Soma Madencilik’in taşeron şirket olarak madeni kiraladığını söyledi. Doğan, “Burada yaşanan katliamın qbaş sorumlu devlettir, hükümettir” dedi. ETHA’ya konuşan Doğan, “Madende yaşanan katliamdan; hem şirket, hem devlet hem de hükümet sorumludur” dedi.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.05.14   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (19.05.14 Saat 21:34 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.05.14   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!




Soma işçi katliamı


Turan Eser | 19 Mayıs 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Yazarlar

“Şimdi acıyla veryansın etmek yetmiyor. Sahici bir yüzleşmeye ihtiyaç var. Kim bilir daha neler yazılacak? Bu işçi katliam unutulmamalıdır! Bir sonraki işçi katliamının acı haberi, Soma işçi katliamı unutulmazsa durdurulabilir.”



Turan Eser /Büyük işçi katliamının gerçekleştiği günlerdeyiz.
Hıçkıra hıçkIra ağlarken “Bu maden benim de canımı alsın” diyordu kadın. Ağlamaklı kızarmış gözlerine sinmiş korku ve endişeli bakışlarıyla maden ocağı kapısında bekleşen babalar oğullarını bekliyordu umutla…
Kucaklarındaki çocuklarına “Baban şimdi çıkacak” diyen anneler, maden ocağının başında nöbete durdular. Çıkan canlı cansız bedenlerin yüzünü görmek için… Umutla bakıyorlardı maden ocağından çıkan her sedyeye…
Ya yaşıyorsa diye…
O sırada Başbakan o bildik dehşet verici ve insanın kanını dondurucu açıklamasını yapıyordu; “Bunlar olağan şeyler. Bunun yapısında, fıtratında olan şeyler.”
Ateş düştüğü yeri yakıyordu. Başbakan ise ateşin düştüğü yerdeki vicdan yangına, bu sözleriyle benzin döküyordu. Emevi zihniyetinin cebriyyeci yaklaşımından beslenerek, Soma işçi katliamı aklamaya çalışıyordu.
Başbakan tutulduğu karanlık hummanın umursamazlığıyla, maden ocaklarının dehlizlerindeki cansız işçi bedenlerini hissetmiyordu.. Empati kurmaktan ve hakikatleri dile getirmekten kaçıyordu. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in TBMM’de Soma’da yaklaşan işçi katliamı uyarısını dahi inkâr ediyordu.
ÖLÜMÜN FITRATI
İşçi katliamının gerçekleştiği maden ocağının sahibi, AKP yandaşı Soma Holding’in “işçi sağlığı ve işçi güvenliği tedbirlerini almadığına” ilişkin eleştirilerine, sermayenin iktidarına başbakanlık yapan RTE, “yapılan kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış” diyerek, işçi katliamındaki insanlardan yana değil, sermayeden yana açıktan tutum aldı. Kontrollere uygun bu madende neden bir katliam yaşandı, sorusu ise cevapsız kaldı.
İşçi katliamına sebep olan işçi sağlığı ve işçi güvenliğini sağlamanın fıtratında denetim yok mu? Bu işin fıtratında tedbir yok mu?
2023 hedefine kilitlenmiş RTE, Avrupa’nın 1892 yıllarına sığınarak, 2014 yılındaki Soma maden işçi katliamını karşılaştırıyor. RTE, son 50 yıldır Almanya’da, son 30 yıldır Fransa tek bir ölümlü ya da yaralanmayla sonuçlanmış maden kazasının olmadığını bilmiyor mu? Maden ocaklarında ölümlü “iş kazaları” ile Avrupa birincisi, ve dünyada ilk üçte iken, 19. yüzyıldan rakam vermek hangi ruh halinin ürünü olabilir acaba?
Taşeronlaşma bir devlet politikası kaçak ve düşük ücretleri modern kölelik yaratırken, daha fazla kâr için iş güvenliğini yok sayarsa, bu hangi zihniyetin vicdan sesi olabilir ki?
On binlerce TL maaş alan danışman ordusu, RTE’ye bu bilgileri vermiyorlar ? Hele hele 2014 yılında yüzlerce işçinin üzerinde kimliklerini gösterecek tek bir belgenin olmaması nasıl izah edilebilir?
AKP hükümeti hizmet almak koşuluyla, özelde yandaş şirketlere devrettiği maden ocaklarında daha ucuza mal edilmesinin bedelini, işçi ücretlerini düşürmek, işçileri daha fazla çalıştırmak, iş güvenliği, işçi sağlığı ve eğitim giderlerini kısmaktan geçtiğini düşündüler.
Türkiye Kömür İşletmeleri’nin 140 dolara mal ettiği kömürün tonunu, rödovans karşılığı üretimle ve özel sektörün marifetiyle 23.8 dolara düşürmesini ancak 300 üzerinde işçinin katliamıyla sağlayabilirdi.
Kafa tüccar, düzen bozuk olunca, RTE sermayenin iktidarını “halkın iktidarı” olarak ancak böyle pazarlayabilirdi. Kâr hırsına dikilmiş gözleriyle, taşeron işçilikle esir ve satın alınmış hayatlar. Üretimin zorlamasına sıkıştırılmış bedenler…
Ölümlere “kader” diyerek “kaçınılmaz kaza” süsü verenler, her kazanın önlenebilir olduğunu bilmiyor mu?
SAHİCİ YÜZLEŞME İÇİN
Yeraltında ölüm dehlizleri açılıyor. Menfaatperestlik, sermayenin ve iktidarın yarattığı ölümlere sessiz ve cebriyece bakıyor.
Omuz omuza maden ocağına indiler. Sermaye ve siyaset omuz omuza ölümü hazırladılar. Mezarları sıra sıra kazıdılar. Omuz omuza uzandılar sermayenin ve iktidarın kazdığı ölüm çukurlarına…
Ölümleri ne kaderdi, ne de yaptıkları işin fıtratında kaza ya da ölüm vardı!
Şimdi acıyla veryansın etmek yetmiyor. Sahici bir yüzleşmeye ihtiyaç var. Kim bilir daha neler yazılacak? Bu işçi katliam unutulmamalıdır! Bir sonraki işçi katliamının acı haberi, Soma işçi katliamı unutulmazsa durdurulabilir.
Kırk gün değil acının ömrü, öfke duymanın ve hesap sormanın günüdür şimdi!
Bugün değilse ne zaman?
Çünkü yaşanan sadece ve sadece sermaye ile iktidarın gerçekleştirdiği bir işçi katliamıdır.
NOKTA
birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.05.14   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Soma:

Kömür karası



“Burada ilkokullarda yapılan geziler bile madenlere olur, öğretmenler küçücük çocukları sıraya dizip madene getirir. Soma’da yaşamak isteyen insanın kaderi madende kesişir. Tarımcılık ve hayvancılık bitti. Geçinmek için yapabileceğimiz tek iş maden olduğu için tekrar çalışmaktan başka çarem yok.” Sokakta Bir Gün Soma’da


“Bakanlığın açıkladığı rakamlardan çok daha fazlası o depoya geldi. Yaptıkları hesapların, açıkladıkları sayıların doğru olmadığını düşünüyorum. Listelerde 545 rakamları geçiyordu birden bu rakamları düşürdüler”
ÖNDER ABAY / [email protected] / @onderabay
Dünyanın en zor mesleği diye bilinen, Türkiye’de ise en çok işçi ölümüyle anılan meslektir madencilik. Binlerce işçi gökyüzünden daha çok görür karanlığı ömürleri boyunca, hepsinin gözleri çıkarttıkları kömürlere inat ışık gibi parlar. Dünyanın en zor mesleğini yaptıkları için değil genelde öldüklerinde haber olurlar.
Son zamanlarda yaşanan en büyük felaketlerden biri Manisa’nın Soma ilçesindeki Soma Holding’e ait, Soma Kömür İşletmeleri madeninde yaşandı. İlçeye gittiğimizde gerçek bir felaketle karşılaştık. Ama felaketin yarısı yerüstünde yaşanıyorsa, yeraltındaki yarısı da gizlenmeye çalışılıyor. İlçede olağan üstü önlemler alınmış durumda. Ben gittiğimde ise ilçeye girişler yasaklanmış, yalnızca kayıtlı insanlar alınıyordu. Hemen her köşede polisler tarafından aranıyor ve kimlik kontrolüne tabi tutuluyorsunuz.

Bu kadar önlemi almalarının nedeni ise açıklanan rakamların çok üzerinde madencinin öldüğünü gizlemek, diye düşünüyor insan.

SOĞUK HAVA DEPOSU GÖREVLİSİ:
545 KİŞİ SAYMIŞTIK
Soma nüfüsunun yarıdan fazlası madencilik yapıyor ve hayatını kaybedenlerin bir çoğu Soma’ya yakın köylerde yaşayan insanlar. Herkesin çocukluk anılarının bir bölümü maden ocaklarına ve madencilere ayrılmış durumda. Bu yüzden herkes gerçek bir yas içerisinde. Özel bir firmada çalışan Açelya, olay duyulduktan bir gün sonra ölen işçilerin getirildiği soğuk hava deposunda gönüllü olarak çalışmaya başlamış. “Felaketi duyduktan sonra oluşturulan kriz masasına yardım etmek için müracaat ettim, beni soğuk hava deposuna yolladılar. Orada benim gibi gönüllü ve Sağlık Bakanlığı’nda resmi görevli insanlar vardı. Başlıca işimiz ölen işçilerin kayıtlarını tutmaktı. Ölen insanlar ambulanslarla buraya getiriliyor, arkadaşlarımız onları yerlere yatırıyor ve numaralandırıyoruz. Bu depo kavun saklamak için kullanıldığı için deponun her yanı kavun kokuyor.

Bütün işçiler iş kıyafetiyle getirildikleri için genelde üzerlerinde kimlik olmuyor. Bir görevli göğüslerine numaralar koyup yüzleri görülecek şekilde fotograflarını çekiyor. Çekilen fotograflar geniş bir alana koyulan sinevizyona yansıtılıyor. Yakınları hep deponun dışında bekleyip bu fotoğraflardan cenazesini tanıyıp alıyor. Günlerdir soğuk hava deposunun önünde ağıtlar dinliyoruz.

DEPODA PSİKOLOG YOKTU
İlk getirilen işçiler daha tanınır durumdaydı hepsinin gazdan öldüğü anlaşılıyordu. Bir kaçı hariç vücutlarında darp izine rastlamadık. Bazı işçilerin kafalarında yarıklar oluşmuştu, çıkmaya çalışırken bir izdiham olmuş olacağı söylendi eski bir madenci abi tarafından. Son günlere doğru getirilenlerin hemen hemen hiç biri tanınmayacak durumdalardı, onlar DNA testi için hastanelere nakledildiler. Deponun kapısında ne bir psikolog ne de uzman kişiler var. Her yerin kontrolünü polislere yaptırıyorla, bu yüzden çok kavga çıktı depo önünde. İnsanların acılarını anlayan, yas psikolojini bilen uzman insanlara çok ihtiyaç var bundan sonra. Çünkü çevrede bulunan her köyden onlarca insan öldü. Profesyonel bir destek sağlanmadığı için bazı ölülerin karıştığını, başka aileler tarafından gömüldüğünü biliyoruz.

Bakanlığın açıkladığı rakamlardan çok daha fazlası o depoya geldi, yaptıkları hesapların açıklanan rakamların doğru olmadığını düşünüyorum. Listelerde 545 rakamları geçiyordu birden bu rakamları düşürdüler. Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum .”
DENETLEMEDEN HABERDARDIK
Somada her köşede bu olay konuşuluyor, ilçe dışından binlerce insan bu olayın aydınlatılması için ilçeye akın etmiş durumda. Psikologlar ve pedagoglar cenaze evlerini gezmeye başladı. Bakanlık ölü sayını 301 olarak duyurduktan sonra çalışmaları durdurdu ama söylentiler durmuyor. Başka bir madende çalışan 20 yıllık madenci Yılmaz Amca “O maden ocağını iyi biliyorum. Açıkladıkları rakamların çok üzerinde insan çalışıyordu. Her ocakta sigortasız işçi de, 18 yaşından küçük işçi de çalışabiliyor ama eskisi kadar kolay değil. Şimdi hasta veya izinde olan işçiler yerine gelen insanlar oluyor. Denetleme yapılmadan 15 gün önce haber geliyor bize ona göre hazırlıklarımızı yapıyoruz bu yüzden bütün herşey tamam görünüyor. O madeni külleme yöntemiyle betonlayacaklar ama maden durmaz hemen yanından bir ocak açıp devam ederler. Bu tedbirsizlik devam ettikçe madencinin kaderi ölüm olur tabii ki. Sorumluların bulunmasını gerçek rakamların açıklanmasını istiyorum” diyor.
***
Halk yaraların sarılmasını istiyor

Madencilik sektörünün özelleşmesinden sonra ölüm oranları çoğaldı. Maden mühendislerine göre bu tedbirsizlik böyle devam ettikçe daha çok insan ölecek. Üç vardiye çalışan bir ocakta hemen her şey aşınıyor. Kablolar, raylar, havalandırma pervaneleri ve birçok teknik aksam 24 saat hiç durmadan aylarca, yıllarca çalışıyor.
Soma’da yaşanan felaketten bir ders çıkarılmadığı kaza sonrası devlet görevlilerinin tutumundan anlaşılıyor. Soma halkı gerçek sayıların açıklanmasından umutlu değil, ama bir an önce yaraların sarılmasını istiyorlar. Hayatın normale dönmesi için bundan sonra madende çalışan akrabalarının çalışma koşullarının düzeltilmesi de var. Ölenin öldüğüyle kalması herkesin zoruna gidiyor.
Soma sokaklarındaki yas havası hemen kalkmayacak aylarca hatta yıllarca bu psikolojiyi yaşayan insanlar olacak. Artık acıya alıştığımız ve unuttuğumuz bugünlerde Soma ve madenci acıları umarız bir an önce sarılır. Hepimizin başı sağ olsun.
***
‘Umarım utanıyorlardır’

Dört gün arama kurtarma çalışmalarının başında olan ve felaket yaşanan madenin işçi çavuşlarından biri olan Ali Abi anlatıyor: “Yangın çıktığında bende madendeydim ama girişe daha yakın bir bölümde çalışıyordum. Hemen kendimizi dışarıya attık. Bir süre sonra kurtarma ekipleri ve güvenlik güçleri geldi. Başta olayın bu kadar büyük olduğu anlaşılmıyordu çünkü madenlerde sürekli yangın çıkar, kömür madeni kendi içinde yanabilir. Ama bu çok başkaydı. Bu kadar süre farkedilmemiş olması felakate neden oldu. Bu durumlarda arama kurtarma birliklerinin çok faydası oluyor ama yine de öncülük eden biz madenciler oluyoruz. Ben kurtulduktan sonra tekrar girdim madene. Yaralı ve ölü kardeşlerimizin bedenlerini çıkardık.

MADENCİLİK YAPMAK ZORUNDAYIM
En büyük hatalardan biri kurtarma sırasında maden ağzına kadar insanların alınması oldu. Çalışırken gelip orada fotoğraf çeken insanlar vardı. Bir yandan ağıt seslerini duyuyorduk, bu bizi çok etkiledi. Siyasi liderler geldiğinde ise bütün işleri durdurdular. En baştan daha iyi önlemler alınabilseydi çok daha insan kurtarabilirdik. Şu an kaç işçi öldüğünü bilmiyorum. Günlerce ölü insan bedeni çıkardık ve hepsi benim arkadaşımdı. Bu mesleğin fitratında ölüm var diyenler umarım bu gün utanıyordur.“ Bir çok meslektaşının cansız bedenini yer yüzüne çıkaran Ali abinin gözlerinden ne kadar üzgün olduğu anlaşılıyordu. Sonra tekrar madencilik yapmak zorunda olduğunu şöyle anlattı: “Burada ilkokullarda yapılan geziler bile madenlere olur, öğretmenleri küçücük çocukları sıraya dizip madene getirir. Soma’da yaşamak isteyen insanın kaderi madende kesişir. Tarımcılık ve hayvancılık bitti. Geçinmek için yapabileceğimiz tek iş maden olduğu için tekrar çalışmaktan başka çarem yok.”



Editör :birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.05.14   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Bankanın

promosyonlarını

sendika ve şirket

paylaşıyor


Kurtulan maden işçileri sömürü çarkını şöyle anlatıyor: Ekipbaşı, şirkete ‘40-50 işçi getirip, iki gün sürecek işinizi bir günde bitirtirim’ diyor. Deneyimsiz insanları topluyor, çalıştırıyor. Bankaların verdiği promosyanlar ise sendikayla patron arasında paylaşılıyor


ELÇİN YILDIRAL / [email protected] / @elcinyildiral
Facianın yaşandığı Soma madeninde çalışan işçiler çalışma koşullarını ve ekipbaşı sistemini anlattı. Soma'da 16 taşeronun olduğunu kaydeden işçiler, yaşanan sömürü çarkını şu sözlerle ifade ediyor: "Ekipbaşı, şirkete giderek, ‘size 40-50 işçi getirip, iki gün sürecek olan işinizi bir günde bitirtirim’ diyor. Deneyimli deneyimsiz insanları topluyor, madende çalıştırıyor. İşçiler 1.300’e çalışırken, ekipbaşları 10 bin 15 bin TL’ye kadar para kazanıyor. Ama işçilerin maaşlarını şirket ödüyor. İşçilerin yıllık izinleri için hazırlanan evraklar vardır. Bu evrakların köşesinde ekipbaşlarının isimleri yazıyor. Ama resmi olarak yoklar."

TELEFONUN BAŞINDA BİRİ VARSA…
Yangının revire yakın tam S paneli ile H paneli ortasında çıktığını belirten işçiler, en fazla cesedin giriş tarafında olan S panelinden çıkartıldığını H panelindeki işçilerin ise gözden çıkartıldığını söyledi. Ciner Grubu’nun madeni işlettiği dönemden kalma bir tane yaşam odası bulunduğunu kaydeden işçiler, yaşam odasının kaldırıldığını belirtti. İşçiler, daha önce madende megafon sistemi olduğuna da dikkat çekerek, bu sistem ile her an amirlerimizle, yukarısıyla irtibat halinde olabildiklerini kaydederek, “Herhangi bir sorun ile karşılaştığımızda hemen düğmeye basarak, ne yapabileceğimizi sorabiliyorduk amirlerimize. Ayrıca megafon sistemi sayesinde tüm maden sesimizi duyabiliyordu. Ancak bu sistemi kaldırıp yerine telefon taktılar. Telefon ile bir saat amirlerimize ulaşamadığımız günler oluyordu. O sırada izleme noktasındakiler telefonun başında olmayabiliyor.

AHŞAP KAMALAMA YAPILIYOR
Maden kamudayken açılan temiz hava sahası şirkete satılmadığın için kullanılmasına izin verilmediğini söyleyen işçiler, maden kamudayken daha sağlamdı o zaman beton kamalama yapılmış. Ama özel şirket kamalamaları ahşaptan yapıyor. Ahşap en ufak bir yangında tutuşma riski çok yüksek” olduğuna dikkat çekti.
İşçiler denetleme boşluğuna da dikkat çekerek, müfettişler gelmeden önce haber veriliyor. Onların denetleme yapacağı bölge belirleniyor yerlere talaş serpilip çamurların pisliklerin üzeri örtülüyor. Metal parçalar yollardan kaldırılıyor. Madene inen raylı sitemin kabin ve bir koltuk konuluyor. Müfettiş bir aşağı bir yukarı çıkıyor denetimi yapıyor. Ancak daha derinlere inmiyor.
Soma’daki kömürün tamamını devletin aldığını kaydeden işçiler, “Diyelim ki devlet 15 bin ton kömür istedi. 16 bin ton çıkartıldığını devlet şirkete pirim veriyor. 14 bin ton çıkardığında işçinin maaşından kesiyor” dedi.


‘MADEN-İŞ’E ÜYE OLUN’
"İş cinayetinin yüzde 50’si de sendikalı olduğumuz Türkiye Maden-İş Sendikası’nın sorumluluğunda" diyen işçiler, "Mart ayında delege seçimi yaptık. Sendikaya seçilecek yönetim hazır halde geldi önümüze. Elimize isimlerin yazılı olduğu zarflar verildi. Buna muhalif olan işçiler, seçim günü güvenlikçiler tarafından madene alınmadı. Tehditle listeleri geri çekildi. Şirket yöneticilerinden Ramazan Doğru, işten çıkartmakla işçilere gözdağı verdi" dediler.

ÖLÜLERE MASKE TAKILDI
Soma'da facianın yaşandığı madende 1 yıl çalışan, daha sonra ayrılan 26 yaşındaki Emre Abaydın, kardeşi ve amcasının oğlu kaza sırasında madende olduğunu ikisinin de sağ olarak çıktığını belirtti. Katliamda 11 yakınını kaybeden Abaydın, ilk gün arama kurtarmada yer aldığını kaydetti.
Abaydın o günü şu şekilde anlattı: Madene girdiğimde yığılmış 50 kadar cesetle karşılaştım. İlerledikçe cesetlerin sayısı arttı. Bir amir, dışarıda bekleyenlere ölünün olduğunu söylemeyin şeklinde ikazda bulundu. Ölülere maske takıldı, yaşadıkları yönünde izlenim vermek için. 7-8 işçiyi bizzat ben bu şekilde çıkardım.


SÜRÜNEREK TUTUNMAYA ÇALIŞTILAR
Madende çok kötü manzarayla karşılaştığını belirten Abaydın, “Bazı işçiler sürünerek çıkmaya çalışmış. Kimi ölenlerin maskelerini alıp yaşamaya tutunmaya çalışmış. Kül ve su basıldığı için şilam adını verdiğimiz çamur oluşuyor. Ölen madencilerin bir kısmı bu çamura gömülmüştü. Madende S ve H panoları bulunuyor. S panosundan 300 kadar ceset çıkardık. H panosuna hiç giremedik. 50-60 ceset çıkardık, televizyonlarda 5 işçinin cesedine ulaşıldı diye haberler geçiyordu” diye konuştu.


Editör :birgün
------------------------------------------
FAŞİST DİKTATÖRLÜGÜN,
GÜN GEÇTİKCE KİTLELER ÜZERİNDE,
BASKISINI ARTIRMASININ TEMEL NEDENİ BUDUR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.05.14   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


AKP iktidarı ile birlikte
bakın nasıl büyümüşler!



Kırmızı Haber | 20 Mayıs 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler

Soma Holding’e 2005′ten bu yana 70 milyarlık ihale verilmiş

Uçan kuşa borçlu
Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:

8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:

TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:

Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:

Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..

ZONGULDAK SAHASI:

2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:

2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği
----------------------------------------------------
akp diktatörlüğünce yapılan tüm özelleştirmeler,
eşe dosta,
halkın malını peşkeş çekmekten ibarettir,
yarın bu tür yolsuzluklar ve hırsızlıklar,
artarak piyasaya çıkmaya devam edecektir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.05.14   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Ana Sayfa Manşet
Katliama TAŞERON bulundu!


HABER MERKEZİ
Güncellenme : 20.05.2014 02:40
AKP, yüzlerce emekçinin can verdiği Soma Katliamı’nda faturayı suç ortağı taşeron firmayla sınırlı tutuyor. Madenin asıl sahibi devlet ve AKP hükümeti, kendi suçunun üstünü örtüyor.

ÜÇ-BEŞ KİŞİ TUTUKLANDI

Resmi rakamlara göre 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma Katliamı’nın faili AKP, katliamı, diğer fail olan taşeron firmaya devrederek kurtulmaya çalışıyor. Dün, katliamla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Soma Holding’in 5 çalışanı tutuklandı.

SEN DE HESAP VER

Madenin asıl sahibi devletin denetimsizliği, bürokrasinin ihmali ve Erdoğan hükümetinin sorumluluğu hiçbir şekilde soruşturma kapsamına alınmadı. Öte yandan hükümetin, tüm çalışma alanlarını taşeronlaştıran yasayı Meclis'e getirmeyi planladığı ortaya çıktı.

Bu kolektif bir cinayettir

Soma Maden’inde 301 işçinin yaşamını yitirdiği katliamla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 zanlıdan 6’sı tutuklandı. 18 kişi serbest bırakılırken, dün adliyeye sevk edilen 6 kişi de tutuklandı. Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan’ın oğlu Can Gürkan ve dün akşam saatlerinde gözaltına alınan İşletme Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun adliyedeki ifadeleri devam ederken gazetemiz baskıya girdi. Adliyeye getirilen Can Gürkan, “Zamanı gelince konuşacağız” diyerek bir yerlere gönderme yaptı. Soruşturma kapsamında önceki gün, İşletme Müdürü Akın Çelik, İşletme Müdür yardımcısı Ertan Ersoy, güvenlik uzmanı Yalçın Erdoğan, vardiya amirleri Yasin Kurnaz Hilmi Kazık tutuklanarak cezaevine gönderildi. Madenin asıl sahibi devletin denetimsizliği, bürokrasinin ihmali ve hükümetin sorumluluğu hiçbir şekilde soruşturma kapsamına alınmazken, katliamın faturası 5 kişiyle sınırlı tutuldu. Zanlıların üzerine atılı suçun, “taksirle birden fazla kişinin ölüm ve yaralanmasına yol açmak” olduğu belirtildi.

Trafonun olmadığını biliyoruz!

Öte yandan Akhisar Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner, bilirkişi heyetinin ilk ön inceleme raporunu açıkladı. Olayın trafo patlaması sonucu olmadığı, “transformatör patlaması” diye adlandırılan cihaz arızasından kaynaklanmış olamayacağının açıklandığını ifade eden Şahiner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilirkişi heyetinin cumhuriyet savcılarımızla yapmış oldukları keşif sonucunda verdikleri ilk ön rapora göre yer altı kömür işletmesinde havayla teması sağlanan kömürün oksitlenmesi neticesinde ısının açığa çıktığı, bu ısıyla teması sağlanan kömürün oksitlendiği, bu ısı uzaklaştırılmadığı takdirde birikerek ocak yangınlarına neden olabileceği... Meydana gelen olayın kömürün kendiliğinden yanması sonrası ortaya çıkan karbonmonoksit zehirlenmesiyle olabileceği belirtilmiştir.”

Bilgisayar uyarmış

Madende karbonmonoksit seviyesinin, facianın yaşandığı gün ve öncesinde normalin çok üzerine çıktığının sensörler aracılığıyla bilgisayar kayıtlarına işlendiğinin tespit edildiği belirtildi. İşletme Müdürü Akın Çelik’in soruşturmada, “Karbonmonoksit seviye kontrolü benim görevim değil, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının sorumluluğunda” dediği öğrenilirken, teknik nezaretçi defterinin sorumluğunun işletme müdürüne ait olduğu ve söz konusu verilerin zorunlu olmasına rağmen bu deftere kaydedilmediği öğrenildi. Bazı haber ajansları, el konulan şirket bilgisayar kayıtlarında, kaza günü ile kazadan iki gün önce gaz sensörlerinin uyarı vermesine rağmen önlem alınmadığı belirtiliyor.

Soma ilçesindeki maden faciasının ardından 301 işçiye mezar olan işletmede sessizlik hakim. Eynez bölgesindeki maden ocağına birkaç kilometre mesafedeki güvenlik kontrol noktasından görevli araçlar dışında kimse bırakılmıyor. Güvenlik güçleri, maden işletmesinin girişinde ise görevliler dışında kimseyi ocak alanına sokmuyor.

Bağımsız bilirkişi oluşturulmalı

Hükümetin sorumluluğunu ortadan kaldıracak olan Soma Katliamı soruşturması hukukçuları kaygılandırıyor. Soruşturmada bağımsız bir bilirkişi heyetinin kurulmasını isteyen hukukçular, “Geç bile kalındı” dediler. Ceza Hukuku uzmanı Prof. Ersan Şen: “Soma bir suçüstü halidir. Kimse kaza demesin. Kaza ceza hukukunda kusurluluğu kaldıran bir sebeptir. Kaza derseniz hadiseyi masumlaştırırsınız” diye konuştu.

Tarafsız olmalı

Avukat Hüseyin Ersöz de, “Haklarında soruşturma başlatılan şirket yetkililerinin suç mahaline girmeleri savcılık tarafından engellenmeli. Yürütülecek olan soruşturmanın teknik bilirkişiler tarafından yapılması da önemli. Çünkü savcıların böylesi teknik konularda ayrıntılı değerlendirme yapması mümkün değil. Seçilecek olan bilirkişilerin, aynı zamanda devletin de ihmalinin olduğunu göz önüne alarak devlet organlarından değil, bağımsız ve tarafsız üniversitelerden seçilmesi bir o kadar önemlidir” dedi. Avukat Ömer Kavili ise, “Daha ilk gün şirkette ‘yetkiliyim’ diyen herkesin gözaltına alınması gerekirdi” diyerek, savcıların geç kaldığına işaret etti.

İhalelerde büyük, vergide küçük

Devletten 8 yılda 70 milyar TL’lik maden alıp, İstanbul’a ikinci gökdeleni dikmeye hazırlanan Alp Gürkan’ın patronu olduğu holding geçen yıl sadece 758 bin TL vergi ödemiş. 2012 yılında 300 milyon liralık ciro yapan, son sekiz yılda 70 milyar liralık kamudan iş alan Soma Holding, 2013 yılı için 758 bin liralık kurumlar vergisi beyanında bulundu. Holding, KDV konusunda ise devletten alacaklı çıktı. Yani, yaklaşık 6 bin çalışanı bulunan holdingin ödediği vergi, şirketin sattığı dairenin yarı parası bile etmiyor.

Görmedim duymadım bilmiyorum

Katliamının ardından tutuklanan beş kişinin mahkemede verdikleri ifadelere Al Jazeera ulaştı. Şüphelilerin hepsi madendeki gaz ölçümünden bahsetti. Kimi bunun kendi sorumluluğunda olmadığını kimi ise ölçümlerin normal olduğunu iddia etti. Madende son iki günde yapılan ölçümler bu iddiaları çürütüyor. Şüphelilerden Yalçın Erdoğan, emniyet vardiya mühendisi olarak görev yaptığını söyledi ve “yapmış olduğum gaz ölçümlerinde olması gerekenden farklı bir gaz oranı ölçmedim” dedi. Şüphelilerden teknik nezaretçi Ertan Ersoy ise söz konusu gaz ölçümlerinde yapılması gerekenlerin kendi sorumluluğunda olmadığını açıkladı.

‘Psikolojim uygun değil’

Tutuklu yargılananlardan İşletme Müdürü Akın Çelik, psikolojik olarak ifade verecek durumda olmadığını belirtip, “Olayda herhangi bir kusurum olduğunu düşünmüyorum. Olayın neden kaynaklandığını biz de tespit edemedik” diye kendini savundu. Çelik, “Çocuğumun rahatsızlığı nedeniyle ocak başına bir saat sonra gittim” dediği öğrenildi.

AKP’li Doğru hala yönetici

Katliamın meydana geldiği ve eşi Ramazan Doğru’nun Genel Müdür olduğu Soma Kömür İşletmeleri’nde tepe yönetici olarak çalışırken, 30 Mart’ta AKP Belediye Meclis Üyesi seçilen ve şirketten ayrıldığı söylenen Melike Doğru’nun, hâlâ Soma A.Ş’de çalıştığı ortaya çıktı. Çağdaş Hukukçular’ın suç duyurusunda Melike Doğru’nun da adı yer aldı.

Üzgünüm dedi ayrıldı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla Enerji Bakanı Taner Yıldız Soma’dan ayrıldı. Yıldız “Üzgün geldim, üzgün ayrılıyorum. İnşallah aileler için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Valiye bak valiye!

İzmir Valiliği, Soma eylemleri sırasında 10 yaşındaki çocuğun gözaltına alınmak istendiği iddiasına ilişkin yaptığı açıklamada, çocuğun 13 yaşında olduğu ve bölgeden ‘’uzaklaştırılmak’’ istendiğini savundu. Çocuğun altını ıslattığı haberlerinin gerçeği yansıtmadığını savunan Valilik, “ıslaklığın TOMA’dan sıkınlan sudan kaynaklandığını” söyledi. Valilik, İsmi A.K. olduğu belirtilen çocuğun “bir kez yağma suçundan” emniyette kaydı bulunduğunu ileri sürerek, çocuğu suçlu göstermeye çalıştı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.05.14   #10
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dünyada Maden Faciaları ve SOMA KATLİAMI!!!


Neoliberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz


Selma IRMAK / Selami Gürel


Güncellenme : 20.05.2014 06:24


Soma katliamına neden olan koşullar adım adım oluştu. İlk ve esas sorumlusunun iktidar olduğunun tartışılacak yanı yok. “Sadece iktidar mı sorumlu” sorusunu sorarsak, ñki sormalıyız-”hayır, iktidarın işçi düşmanı politikalarını görmezden gelip halkın demokrasi özlemlerini başka kanallara yönlendirmeye çalışan ‘muhalefet’ de onlar kadar sorumludur.”

Açmaya çalışalım. Özellikle 1970’li yıllardaki petrol krizinden sonra kapitalizm yeni bir yapılanmaya gitti. Sermaye dolaşımının önündeki engeller kaldırılıp, o güne kadar kamuya ait ñeğitim, sağlık, ulaşım, haberleşme vb.- alanlar özelleştirilerek sermayeye devredildi. 1980’li yılların başından itibaren neo-liberal politikalar kapitalist sistemin krizine bir yanıt olarak devreye sokuldu. İngiltere’de Thatcher, ABD’de Reagan, Türkiye’de ise Özal neo-liberal politikaların inşa sürecinde aktif rol aldılar. Uluslararası üst kuruluşlar (Dünya Bankası ve IMF) aracılığıyla da dünya üzerinde yaygınlaştırıldı. Buna direnen ülkelerin emekçileri, İngiltere’de olduğu gibi yoğun bir saldırı, Türkiye gibi ülkelerde ise askeri darbelerle “hizaya getirildi.” 12 Eylül darbesinin ekonomik - politik hedefi, 24 Ocak kararlarında ifadesini bulan Neo liberal politikaların önündeki engellerin kaldırılması, işçi örgütlenmelerinin dağıtılmasıydı.

Ve başarılı da oldular.

Tüm iktidarlar neo-liberalizmi sadece ekonomik, sosyal, yasal uygulamalarıyla değil, ideolojik olarak da topluma kabul ettirilmek için yoğun bir mücadele yürüttüler. Özelleştirilmeyen hiçbir şey kalmadı. Yeraltı ve yerüstü kaynakları, yani madenler, dereler, ormanlar, kamu arazileri, eğitim, sağlık, güvenlik vb. vb. özelleştirildi. Milyonlarca yıldır özgür akan dereler haraç mezat satılığa çıktı. Tüm bunların gerçekleşebilmesi için, halkın, özellikle işçilerin direnme gücünün kırılması gerekiyordu. Taşeronlaşma ile işçileri bölüp, gücünü azalttılar. Sendikalaşma yerlerde sürünür hale geldi. Böylesi kapsamlı bir saldırıya karşı doğru bir hedefe yönelip, tüm halkın, özellikle işçi sınıfının birleşik gücünü harekete geçirmek gerekiyordu. Bu gücün harekete geçirilebilmesi ise, gerçek bir demokrasi perspektifine sahip olmakla, sınıf ve halk içinde var olan “suni ayrılıkların” bertaraf edilmesi ile mümkündü.

Oysa bu coğrafya başka haksızlık ve eşitsizliklerin kol gezdiği bir alandı. Varlıkları inkar edilen Kürtler, kimlik ve demokratik hakları için yıllardır direniyordu. Alevilerin inançlarını yaşaması engelleniyordu, gayrı-müslim azınlıklar hedef durumundaydı. Yüz yıllık askeri vesayet yeni darbeler hazırlıyordu, on binlerce faili meçhul cinayet dosyası tozlu raflarda bekliyordu.

Böyle bir dönemde AKP hükümet olduğunda, darbeciler, Ergenekoncular, yeniden harekete geçtiler. Toplumun bağrında birikmiş muhalefet potansiyelini kendi darbeci hedeflerinin arkasına takmaya çalıştılar. Kürt ve azınlık düşmanlığını, ırkçılığı “muhalefetlerinin” temel argümanı yaptılar. Darbeleri, militarizmi, askeri vesayeti, tek parti döneminin cinayetlerini kutsadılar. Hükümete muhalif olduğunu iddia eden “solcuların” önemli bir bölümü, ya bu kervana katıldı, ya da sessiz kaldı. Kimse, hükümetin neo liberal politikalarına karşı direnmedi, darbecilerin, ulusalcıların anlattığı “şeriat tehlikesi, laiklik elden gidiyor” zokasını yuttular. Kürtlerin eşit vatandaşlık hakkı tanınmadan, dindarların, başörtülülerin aşağılanmasına karşı çıkmadan, birleşik bir demokrasi hareketinin gelişemeyeceğini anlamadılar.

“Muhalefet” bu pespayelikle sürdürülünce, taşeronluk, işçi cinayetleri, HES’ler, atom santralleri, özelleştirme talanları devam etti. Soma cinayeti yürekleri dağladı, bir yanımız yandı Soma’da. Hükümete öfkeliyiz haklı olarak... Bence kendimize daha çok öfkelenelim, bizim vebalimiz iktidardan az değil...
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Maden Ocağı Leyli Türkü ve Ezgi Video Bölümü 0 21.03.10 10:30






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2