Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Sorularla Alevi'lik (http://www.piryolu.com/forum/sorularla-alevilik.html)
-   -   Muharrem orucu ? (http://www.piryolu.com/forum/sorularla-alevilik/7576-muharrem-orucu.html)

berkay16 28.10.13 03:13

Muharrem orucu ?
 
Muharrem orucu yaklasiyor ve aklima takilan bisey var
Muharrem orucunda futbol oynamak yasak mi ?

Cem Sultan 28.10.13 07:58

Cevap: Muharrem orucu ?
 
genelde futbol oynamak eskiden hos görülen birsey degildi. muharrem orucu tutuyorken oynamak ise saglik acisindan uygun olmayabilir.
sevgilerle

berkay16 28.10.13 14:20

Cevap: Muharrem orucu ?
 
Tesekür ederim:)

bilgeyol 28.10.13 23:14

Cevap: Muharrem orucu ?
 
04. Kasim 2013
muharrem orucunun (YASI-MATHEMİN) başlaması

bilgeyol 28.10.13 23:21

Cevap: Muharrem orucu ?
 
İMAM HÜSEYİN’İN ANISINA

ekim şah Hüseyinin şehit oluşunun yıl dönümüdür. İmam Hüseyin bir dava adamıdır.Hak bildiği düşüncesini ve inancını özgürce yaşamamaktansa bu uğurda kendisini feda etmekten çekinmemiş, o manevi ölümü değil, fiziki ölümü tercih etmiştir.Buda manevi olarak İmam Hüseyin’in sonsuza dek yaşamasını sağlamıştır. İmam Hüseyin ve beraberindekiler, insanlık onurunun ve değerlerinin yaşatılması uğruna, Kerbela toprağını kanlarıyla sulamış, vahşete, zülme ve Emevi hanedanlığına karşı verdikleri mücadelenin meşalesini kanlarıyla yakmışlardır.

Bazı olaylar vardır sürecin noktalarıdır, dönemeçleridir, yeninin, yeniden doğanın temelini oluşturmaktadırlar, oluşum sürecinde yeni başlangıcın ilk nüveleri oldukları için insanlık yaşadıkça saygıyla anılır,anısına bayramlar düzenlenir,kutsallıklar adanır veya yaşananlar için yas tutulur. Kimi olayları da Tarih afetmemiştir,eskinin, soysuzluğun ve vahşetin simgeleridir. Kerbela olayı bu olaylardan ilkine bir örnektir, boyun eğmemenin, zalime karşı direnişin sembolüdür. Dönemin iktidarına sahip olanlarsa ikinciye örnektir, insani değerlerden bi nasip , kendi nefislerinin köleleri dönemin Fravunları, Nemrutları,Muaviyeleri

Zan edilmiştirki zorbalıkla ve kılıç darbeleriyle elde edilen zaferler kalıcıdır, ama nafile , kalıcı olan hak’tır ,düşüncedir, doğru olandır. Doğru olan zaman zaman yenilsede uzun süreçte kaybeden zülüm, kazanan ise hakkın ve halkın yanındakiler olmuştur ‘’ Zülmün temeli ne kadar gösterişli olsada hakkın karşısında yenilmeye mahkumdur’’* Bugün İmam Hüseyin gönüllerin sultanı olarak anılır, Hüseyin’i katledenler başta Muaviye ve oğlu Yezit olmak üzere lanetlenirler

On Ekim 680 İmam Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbelada yezid’in orduları tarafından saltanat için hunharca katledildikleri gündür. Kerbela çölünde kızgın güneş’in altında kundaktaki bebeklere,gencine, yaşlısına,kadın’ına reva görülenler tarihin sayfalarında eşine az rastlanılacak cinstendir. Yetmiş iki kişilik Ehlibeyt taraftarına karşılık sayıları binlerle anılan düşman ordusunun oluşturduğu kuşatma o kadar gaddar ve zalimceydiki kurda- kuşa, börtü-böceğe bütün doğaya yaşam kaynağı olan Fırat nehrinin suyundan bir damla su İmam Hüseyin’in ailesine ve taraftarlarına çok görülmüştü, cocukların feryatlarına dayanamayan Hz Abbas kuşatmayı yararak Fırat’tan bir kırba su alıp dönerken düşman tarafından iki kolu kesilerek şehit edilmiş kucağındaki su kırbası parçalanarak içindeki su Ehlibeyt taraftarlarının gözleri önünde çölün kumlarına dökülmüştü.Gözü dönmüş caniler Yezid’e yaranmak ve dünya malından pay almak için ,Ehli-beyt taraftarlarına amansızca saldırarak bir yaşındaki masum’un boynunu oklarla delmiş ,İmam Hüseyin’in ve şehit edilen diğer şehitlerin kesik başlarını yezide hediye götürmüşlerdi.O günden bu yana Kızılbaş-Aleviler Hüseyin ismini bir an bile dillerinden düşürmediler,dara düştüklerinde ya Hüseyin diye çağırdılar, Pir’in Huzurunda Hüseyin dar’ına durdular, Hüseyin’in adına yemin ettiler söz verdiler,Hüseyin’e rahmet Yezıde ve soyuna lanet ettiler. İnsanlık yaşadıkça da böyle devam edecektir.

Kerbela olayı sadece İmam Hüseyin ile Muviye veya Yezit arasındaki gerginligin bir sonucu değildir , kökleri Hz Muhammed ile Muaviyenin babası ebu Sufyan (ümmeye oğulları ) arasındaki savaşa, dahada gerilere toplumdaki ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülenler arasındaki mücadelededir. Kaybettikleri savaşta can korkusundan İslamı görünüşte kabul eden dönemin aristokratları (ebu sufyan ailesi ) yeniden hedeflerine kavuşmak için ‘’kaleyi içeriden feth etmenin’’yollarını aramış, Hz Muhammedin ölümünden sonra Halifelik konusunda ilk adımı atmışlardı. Özellikle üçüncü Halife Osman döneminde Muaviye ve taraftarlarına tanınan imkanlar adeta Muviye’nin Hilafetinin ön hazırlıkları sayılabılır niteliktedir. Osman’ın Halk tarafından öldürülmesinin ardından zoraki Hilafet makamına getirilen Hz Ali’nin şehit edilmesinden sonra, İmam Hasan’a ve İmam Hasan’ın şehit edilmesinden sonra da İmam Hüseyin ve hane halkına Ebu Sufyan’ın oğlu Muaviye Ve torunu Yezit tarafından yapılanlar adeta bir öç alma, bir kan davası haline getirilmiş, Emevi hanedanlığının kurulmasının önünde en büyük engel teşkil eden, Ehli-beyt soyu tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Kerbela katlıamı, İmam Ali’ye yapılan haksızlıktan sonra zaten var olan ayrılıkları kesin ayrışmalara, uzlaşmaz çelişkilere dönüştürmüştür. Bir bütün Ehli-beyte yapılanlar ve sonunda da Kerbelada yaşananlar ayni zamanda Emevi saltanatının temellerini sarsmış, Kerbela olayından 60 yıl sonra Emevi saltanatı yerlebir olmuştur. Buna mukabil ünlü tarihçinin de belirttiği gibi ‘’Sevgi ve muhabbet var oldukça Hüseyin her zaman var olacaktır’’**

İmam Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbela çölünde Muaviye soyunun gaspçılarına karşı verdikleri onur savaşı, haklının haksıza, ezilenin ezene, adaletin adaletsizliğe karşı mücadelenin simgesidir. Bu günün diliyle söyleyecek olursak, ezilen ve sömürülen Dünya Halklarının Emperyalist sömürüye ve işbirlikçi diktatörlerine karşı verdikleri mücadeledir. Bu isyan ve onur Bayrağı baskı ve sömürü varlığını sürdürdüğü müdetçe hak için mücadele edenlerin ellerinden düşmeyecektir

Hakkın Bayrağını, zulüm kalesinin burçlarına dikenlere bin selam…


Yazar: AABF Inanc kurulu genel sekreteri Müslüm Kaya Dede




Kaynaklar:
Martin Deutsch
Frederıc James
Muharrem Matemi—M. Düzgün
Kerbela vakası —-Ziya Şakir
Gülizar-ı Hasaneyn—
Fazullah rahimi

Bu yazi alevilerin sesi 130- sayisinda yayinlanmistir

bilgeyol 28.10.13 23:46

Cevap: Muharrem orucu ?
 
12 İMAM (YASI MATHEM ORUCU)



Oruç ibadeti bedensel olarak sağlıklı olan ve oruç tutmasına sağlık açısından engel olmayanların yapabileceği bir ibadettir. Yası Kerbela Orucu şekli, zahiri bir ibadet değil can ile Hak arasında batıni bir ibadettir. Aleviler Yası Kerbela Orucunda oruç açımını havanın kararması ile birlikte yaparlar. Derneklerimizde ve cemevlerimizde oruç açımı için Hak Lokması verilebilir. Oruç açımında Yolumuzun erkanını dedelerimiz yürütür. Bunun dışında gösterişe kaçmak, tören vb. yapmak Alevi inancında yoktur.


Yası Kerbela (Muharem) Orucu öncesinde Kerbela katliamında Yezit ve orduları tarafından katledilen 14 Çocuğa saygı ve yas anlamında üç günlük Masumu Paklar orucu tutulur.


Kerbela katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İmam Hüseyin ve 71 can zalimin karşısında adaletin, doğruluğun, insanüstü iradenin ve direnişin sembolüdür. Muaviye ile Şahı Merdan Ali, Yezit ile İmam Hüseyin arasındaki mücadele bir “İktidar kavgası” değildir. Bu mücadele mazlum ile zalimin insanlık değerleri için yaptığı mücadeledir. Zalim ve katil olan Muaviye ile Yezit, mazlum ve adil olan Şahı Merdan Ali ve İmam Hüseyin’dir.


Zalim ile mazlum arasındaki savaş insanlık tarihi boyunca süregeldi ve günümüzde de devam ediyor.



Günümüzde inancımızı inkar edenler, inancımıza hakaret edenler Muaviye zihniyetinin devamıdırlar.



Eşitlik, özgürlük, adalet gibi temel insani talepleri ihlal eden ve “Tek kimlik” yaratmaya çalışanlar karşısında yürüttüğümüz Laik, Demokratik Türkiye ve eşit Yurttaşlık Mücadelesi Şahı Merdan Ali’nin, Muaviye’ye; İmam Hüseyin’in, Yezit’e karşı verdiği mücadelenin aynısıdır.


Canlarımızın Yası Kerbela ve 12 İmamlar için tutacakları oruçların Hak Divanında makbul olması dileğiyle…

P.S.A.K.D GENEL MERKEZİ SİTESİ

bilgeyol 29.10.13 22:26

Cevap: Muharrem orucu ?
 
imamlar orucu nasıldır.?


Kurban Bayramı Hicri Takvim'e göre Zilhicce ayının 10. günü başlar. Kurban Bayramının 1'nci gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20'nci günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Muharrem Orucundan önce 3 günlük MASUM-U PAK ORUCU tutulur. Bu oruç Küfe'de şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çoçukları ibrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, imam Hüseyin'in amcasının oğlu ibrahim ile Muhammet ise amcasının torunlarıdır. 3 günlük Masum-u Pak ve 12 günlük Muharrem Orucu olmak üzere toplam 15 gün oruç tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13'ncü günü kurbanları tığlanır ve AŞURE dağıtılır. Kurban imam Ali Zeynel Abidin'in Kerbela Katliamından kurtuluşundan duyulan sevinci belirtir. Muharrem Ayında eğlence yapılmaz, bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, düğün-nişan-sünnet törenleri yapılmaz, karı koca ilişkileri kesilir, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitleri'nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez, eğlence yerlerine gidilmez, saç ve sakal traşı olunmaz.
Günümüzde bunların bir bölümü uygulanamamaktadır. Örneğin, sakal traşı olmamak gibi...
Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay-kahve-meşrubat-meyve suyu-ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır.
Alevi inancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özü benimser. Aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan imam Hüseyin'in ve diğer Kerbela şehitleri'nin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline-diline-beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlara layık olmaktır. Ölmeden önce ölmek, öldükten sonra yaşamaktır. Yaşayan ölü olmamaktır. Yarın onlar'ın huzuruna alnı açık yüzü pak çıkmaktır. Onlar'ın bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır.
Belirlenmiş bir iftar vakti'de yoktur. Akşam olup güneş batınca, karanlık gözle görünce oruç açılır. Gece sahura kalkma uygulaması Muharrem Orucu'nda yoktur.
Oruç tutulmadan önce (yatmadan önce) şöyle niyet edilir. Niyetten sonra Muharrem Orucu başlar.
BiSMi ŞAH. ALLAH ALLAH. ERENLERiN HiKMETiNE. ER HAK MUHAMMET-ALi AŞKINA. iMAM HÜSEYiN EFENDiMiZiN SUSUZLUK ORUCU NiYETiNE. KERBELA ŞEHiTLERi'NiN TEMiZ RUHLARINA MATEM ORUCU NiYETi iLE HZ. FATMA ANAMIZIN ŞEFAATiNE. 12 iMAM, 14 MASUM-U PAK EFENDiLERiMiZiN ŞEVKiNE, 17 KEMERBESTLER HÜRMETiNE HAZIR-GAYiP GEÇEK ERENLERiN YÜCE HÜMMETLERi ÜZERiMiZDE HAZIR VE NAZIR OLA. LANET MÜNKiRE. LANET YEZiD'E. RAHMET MÜMiN'E ALLAH EYVALLAH. HÜ

radyo ovacık

bilgeyol 30.10.13 22:35

Cevap: Muharrem orucu ?
 
Muharrem Ayı, Kerbela ve Aşure
- Kazım Engin


Oruç kadim zamanlardan beri devam eden bir toplumsal gelenek ve ibadet biçimidir.
Oruç; bütün zamanlarda tanrıya yakın olmanın bir aracı olarak tutulmuştur. Eski Mısır’da, Babil’de, Asur'lularda oruç tutmak çok önemliydi. Bazı eski kültürlerde oruç, öfkelenen tanrıları teskin etmek, sakinleştirmek için tutulmuştur.

Yahudilerde "Yom Kipur" Tövbe Günü orucu vardır. Bu oruç iki gün batımı arasıdır ve aralıksız tutulur, sahura kalkılmaz. Bu arada yeme içme, yıkanma, parfüm-koku sürünme, cinsel ilişki, ateş yakmak yasak sayılır.
Hamursuz Bayramından sonra, Mısırdan çıkışın yıldönümü olan "Pesah Bayramı" orucu vardır. Pazartesi ve perşembe tutulur.

Hindularda oruç: Hindularda oruç genellikle bazı besinleri yememek şeklinde gerçekleşir. Asıl amacın nefsi terbiye etmek olduğu belirtilir.

Budizmde oruç: Budistler çileci bir yaşamı seçip, kendilerini böyle eğitirler. Budistler orucu da belirli aralıklarla tutarlar.

Bahai Orucu: Bahailer 2 ile 20 Mart arasında 19 gün oruç tutarlar.(19 gün)21 Mart Oruç Bayramıdır.

ALEVİ-BEKTAŞİLERDE ORUÇ:
Aleviler 48 perşembe, 12İmam Matem orucu(12 gün) Fatma ana orucu, Masum-u Pak orucu, Hızır Orucu gibi oruçlar tutarlar.
48 perşembe(ramazan ayındaki 4 perşembe hariç) niyet orucudur kişiseldir. Muharrrem Orucu 12 gün tutulur. Bazı yörelerde Ana Fatma için bir gün önceden, bazı yörelerde de Masum-u Pak orucu olarak üç gün önceden başlanır. Hızır orucu, ocak ayının son günü başlar ve üç hafta boyunca değişik sürelerde tutulabilir (3 gün veya 5 gün olabilir)
Alevi-Bektaşilerde oruç sıkı yaptırımlara tabi olmaz. Amaç nefsi terbiye edip, benlikten kibirden uzaklaşmaktır. Hedef ise ilim, irfan ve edep ile Kamil insan olmaya çalışmaktır. Asıl olarak Alevi-Bektaşilerde El Orucu(kimsenin emeğine el uzatmamak),dil Orucu(asla yalan söylememek) ,bel orucu(şehvetten, zinadan ve eşinden başkasına yan gözle bakmamak),nefis orucu(tamahkar olmamak, aç gözlü olmamak) göz orucu(tam bir iyi niyet ve dürüstlükle bakmak),kulak orucu(kulağını kirli işlere kapalı tutmak),Kalp(vicdanlı ve adaletli olmak) ve irade orucu(Hz. Hüseyin,Hallac-ı Mansur,Seyyid Nesimi,Pir Sultan gibi iradeli olmak), vardır.

TAKVİMLER VE MUHARREM
Takvim olarak Güneş yılı 365 gündür. İlk defa Mısırlılar kullanmıştır.
İnka ve Maya uygarlıkları da takvimi 365 güne göre kullanmışlardır.
Babil’deki ziggurat'ların da 7 katlı ve 365 basamaklı oluşları buna işaret eder.
Tarih boyunca Rumi, Şems’i(Celali) ve Miladi takvimler kullanılmıştır.
Rumi takvim eski Bizans takvimidir, Hicret başlangıç alınmıştır, ama güneş yılı esas alınmıştır. Miladi takvim eski Romalılarca kullanılmış, İsa'nın doğum günü esas alınmış Güneş yılı takvimidir ve 365 gündür. Celali Takvimi, Selçuklular döneminde Melikşah tarafından İran(Şemsi) takvimi esas alınarak uygulanmıştır.

MUHARREM:
Muharrem ayı Hicri-Kameri takvimin 1. ayıdır. Kameri takvimde Muharrem 30 gün, devam eden diğer aylar da biri 29 diğeri 30 gün olmak üzere 12 ay vardır. Toplam 354 gündür.10 yılda bir 365 gün olarak hesaplanır ve Ay takvimidir.

KUTSAL KİTAPLARDA VE TARİHTE 10 MUHARREM:
Genel olarak Muharrem ayının, özel olarak 10 Muharrem (Aşura) gününün
kutsallığı, insanlık tarihi kadar eskidir. Arapça’da 10 "Aşr" demektir,
Aşura’da 10 Muharrem’dir. Kutsal kabul edilen kitaplarda, Mısır, Sümer ve Hitit tabletlerinde tarihin önemli olaylarına yapılan atıflar hep muharrem ayına özellikle de 10 Muharrem’e verilen önemi, kutsallığı anlatır.

10 MUHARREMDE OLDUĞU KABUL EDİLEN OLAYLAR:
1-Adem’in Havva ile buluştuğu gün.
2-Nuh'un tufandan kurtulduğu ve gemisinde kalan yiyeceklerden"AŞURA" pişirdiği gün.
3-Hz.İbrahim’in Nemrud'un attığı ateşten kurtulduğu gün.
4-İshak veya İsmail Peygamberin kurban olmaktan kurtulduğu gün.
5-Yakup'un oğlu Yusuf’a kavuştuğ ve gözlerinin tekrar görmeye başladığı gün.
6-Eyyüb'ün ağır dertlerinden kurtulduğu gün.
7-Yunus'un balığın karnından kurtulduğu gün.
8-Musa'nın Firavun'un gazabından kaçarken Kızıldeniz’in yarılıp kendisine yol
verdiği gün.
9-İsa'nın semaya(Göğe) çekildiği kabul edilen gün.
10-hz. Muhammed’in Emevlerin zulmünden kurtulmak için Mekke’den Medine'ye Hicret ettiği (göçtüğü) gün.

Saydığımız bütün bu önemli olaylar Muharrem ayı içerisinde, özellikle 10 Muharrem "AŞURA" günü meydana geldiği, eski kadim toplumların kitabelerinde, tabletlerinde ve kutsal kabul edilen kitaplarda(Zebur, Tevrat, İncil ve Kur’an) geçmektedir. Hicri tarihin Hz. Muhammed’in hicreti ile başlaması ilk defa Halife Ömer zamanında Hz. Ali'nin önerisi ile ve Meclisin(şura) kabulü ile ugulanmaya başlanmıştır.

Hicri-Kameri takvimin ilk ayı Muharremdir. Bununla birlikte recep, zilkadde, zilhicce aylarına araplar" EŞHUR'İ HURUCU" adı verirler. Bu aylarda ve özellikle Muharrem ayında, savaşlardan ve adam öldürmekten uzak durulurdu. Hatta
hiç bir canlıyı öldürmemek, otları yeşili dahi çiğnememek gerekirdi. Buna uymayanların suçlu olduğuna kanaat getirilir ve cezası verilirdi. (Nisa suresi 92.ayet.)

Rivayete göre Hz. Muhammed Mekke’den Medine'ye 10 Muharrem günü Hicret etmişti. Medine'ye vardığında Yahudi'lerin "AŞURA" orucu tuttuğunu görünce nedenini sordu. Yahudiler Tanrı'nın bu günde Hz.Musa'yı ve "Ben’i İsrail’i" Firavun'un zulmünden koruduğu gündür.Hz. Musa şükür için oruç tutardı, bizde tutarız dediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed " Biz Musa'ya sizlerden daha yakınız diyerek O’da oruç tuttu, ashabına da tutturdu ve "AŞURA" pişirip dağıttı.(Sahih-i Buhari Hadis no:945.DİB yayınları)
Hicretin 2.yılına kadar Muharrem Orucu (Aşura) sürekli olarak tutulduğu tarihi belgelere göre nettir ve bellidir. Daha sonra ise Ramazan orucunun Hicretin 2. yılında ortaya çıkması sonucu Ramazan ve Muharrem ayrı ayrı tutulmuştur. Hz. Muhammed’in ölümünden sonraki halifeler devrinde ise Muharrem orucunu isteyenin tutabileceği şeklinde İcma-i Ümmet(Şura) kararı ile bir esneklik getirilmiştir. Yezid döneminde ise Muharrem orucu yasaklanmıştır.

Gerek hilafet döneminde gerekse daha sonraki dönemlerde Ehl-i Beyt taraftarları Muharrem orucunu sahiplenmiş ve sürekli tutmuşlardır. 10 Ekim 680 (Hicri 10 Muharrem 61) yılında Emevilerin 2. hükümdarı Yezid’in Hz.Hüseyin’i ve Ehl-i Beyt’i Kerbela’da şehit etmesi ile Hz.Hüseyin’i sevenler ve Ehlibeyt taraftarları bu günleri "MATEM" ilan etmişlerdir.

Burada çok önemli bir noktayı da açıklamak gerekir. Yazımızın başlığında belirttiğim gibi Muharrem ayı binlerce yıldan bu yana kutsal kabul edilen ,savaş yapılmayan,cana kıymanın yasak ve suç olduğu bir aydır. Bu konuda Kur’an Meali'nde Nisa Suresinin 92.ayeti şöyledir:" Katilin üzerine kadın ya da erkek bir esiri azad etmek borçtur. O’da idama mahkum olmuş, boynunu zincirden kurtarıp serbest bıraktıra. Aranızda anlaşma olan bir topluluktan olsa bile mirasçılara diyet vermek gerekir. Ancak asker ya da yoksul olup, esir cariye ya da idam mahkumu azad etme parası ve gücü olmayan katillerin hepsinin ikişer ay ya da birer oruç tutmaları üzerlerine borçtur ve farzdır. Bu oruç borcu ve farzdır. Bu oruç borcu ve emri insan öldürmemeleri için müslümanların
üzerine Allah’ın farz kıldığı Katillik nişanıdır ki tövbe edip kimseyi öldürmeyeler."(Nisa suresi 92.Ayet.)

Hz Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesinden sonra kutsal kabul edilen tüm kitaplarda var olan ve neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan Muharrem orucu Yezid tarafından yasaklanmıştır. Yezid Kerbela’da sağ kurtulan Zeynel Abidin’i halkın süreki tepkisi ve isyanından korkarak Medine'ye göndermiştir. Böylece isyan ve öfke azaltılmış ve bir yandan da iktidar sağlamlaştırılmıştır. Ama Emevi tarihinden de anlaşılacağı gibi halkın Kerbela katillerine duyduğu öfke ve tepki asla dinmemiş, isyanlar ardı ardına gerçekleşmiştir. İşte Yezid devam eden tepkileri yumuşatabilmek için bir yandan da Nisa Suresinin 92. ayetini uygulamaya koymuştur. Bu uygulama ile Yezid tarafından yayınlanan bir ferman ile bir ay "KATİLLİK ORUCU" tutturulmuştur. Yezid ile başlayan bu gelenek halen devam etmektedir.

Ne yazık ki Yezid ile başlayan bir ay oruç tutma geleneği Ramazan ayına kaydırılarak; babası Muaviye'nin Hz. Ali'nin katli dolayısı ile sevincini şeker dağıtarak kutladığı, içkili ziyafet sofraları kurduğu "Şeker (Ramazan)
Bayramı" ile birleştirilerek tutulmuştur. Bir yandan Muharrem Orucu Yezid döneminde yasaklanırken, devam eden süreçte ve Abbasiler döneminde de 30 günlük "KATİLLİK ORUCU" devam etmiştir. "MİZRAKİ İLMİHAL" kararı ile ve kılıç zoru ile Türklere ve Acemlere tutturulduğu tarihi belgelerde kayıtlıdır."ŞEHİHA MÜŞLEM" adlı tarihi kitapta Hz. Muhammed’in 10 gün Muharrem Orucu tuttuğu, ve ölümünden sonra Muharrem Orucu'nun kaldırılarak, Ramazan’ın farz yapıldığı yazmaktadır. Muharrem orucu için Kur’an Meali Fecr suresi 1. ayette şöyle yazar: "Ya Muhammed, O Muharrem’in 10 sabahı ve akşamı hakkı için ve çift olup duranlara ve dahi on gecelere and olsun ki akıl ve (hikmet) sahibi olanlara itibar edip son amaçlarını onunla inceler, araştırırlar". Bazı Kur’an meallerinde bu surede yer alan "O muharremin 10 sabahı" bölümü " and olsun ki tan yerinin ağarma vaktine, on geceye,çifte ve teke" şeklinde değiştirilmiştir. Aynı şekilde Nisa suresinin 92 ayeti için de Muharrem ayı değil de zil-hicce denilerek Muharrem ayına verilen önem azaltılmaya çalışılmış ve kafa karışıklığı yaratılmak istenmiştir.

"Muaviye, Hasan ile yaptığı anlaşmaya rağmen tahtını oğlu Yezit’e bırakırken, Onu, Ebubekir ’in oğlu Abdurrahman ’a, Ömer ’in oğlu Abdullah ’a, Abbas oğlu Abdullah ’a, Zübeyr oğlu Abdullah ’a, ama özellikle kendisine de biat etmemiş olan Ali oğlu Hüseyin’e karşı uyarıyordu. Bununla da kalmayıp egemen odakları sağlığında Yezit’e biat ettiriyordu. İşte kendisine hiçbir temsiliyet boşluğu bırakmayan bu tarihsel ortamda mağrur, eşitlikçi ve idealist Hüseyin, kendi şahsında toplumu da boyun eğdiren dayatmaya karşı başkaldıracaktı."

Gerek Hz. Ali'nin öldürülüş şekli, gerek Hz. Hasan’ın zehirletilmesi, gerek se Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmeleri o zamanların egemenlerinin “Güya” peygamber olarak kabul ettikleri Hz. Muhammed’e verdikleri
(daha doğrusu vermedikleri) değeri göstermesi bakımından da ibret vericidir.

Muharrem’in ve Kerbela'nın tarihsel işlevinden anlaşılması gereken şey , Şiilerde olduğu gibi salt kimin halife olacağı-olduğu yüzeysel,sığ ve başka bir tür şeriatçı bakış açısı ve davası değildir.Tam tersine ezilenlerin iktidar sahiplerinin zulmüne karşı kararlı, direnişçi, ölümü göze alan duruşlarıdır. Kerbela Ezilenlerin hak mücadelesinde çağları aşıp bu günlere gelen ve binlerce yıl daha unutulmayacak bir destandır. Alevi-Bektaşi batıni düşüncesinde Kerbela’dan ve Muharrem Orucundan anlaşılması gereken şey, Hüseyin’in eşitlikçi ezilenlerden yana ve direnişçi-egemene biat etmeyen duruşunun bilince çıkarılması, anlaşılması, kavranmasıdır.

Şiiler, Muharremin 10.gününde kendilerini zincirlerle döverek, kesici aletlerle yaralayarak kendi kendilerine işkence ederler. Bu şekilde ıztırap çekerek, İmam Hüseyin’in o korkunç ve dayanılmaz acılarına ortak olduklarına inanırlar. Bu davranış şekli Kerbela katliamının 1. yıldönümündebaşlamıştır. Daha önce Hz. Hüseyin’e söz verip de O'nu Kerbelada yanlız bırakanların yaptıkları döneklikten pişman olup Katliamın 1. yıldönümünde kendilerini yaralayarak, işkence yaparak "Tövbe" etmeleri sonucu, adları "Tavvabin" tarikatına çıkanların ardılları bu günkü Şiilerdir.

"Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri, Elbetteki onuru, düşünce ve inançları ve büyük idealler için canını vermiş kişilerden insanlık çok şey öğrenmiş.Çağlar boyu kendilerinden sonra gelenler için, erdem, yiğitlik, korkusuzluk ve haksızlığa direnme örnekleri oluşturmuşlardır. Hüseyin de bu örneklerden biridir. Hüseyin’in büyüklüğü, Yezid’in haksızlığı ve zalimliğine boyun eğmemek için, bir avuç yandaşıyla 4-5 bin kişilik silahlı çıkarcı güce Kerbala çölünde ölümüne direnmesiydi."

Tarih boyunca Ali yanlıları-sevenleri Muharrem ayında önceleri 10 gün, sonraları zaman içinde (15.yy.sonrası)12 gün olmak üzere Matem orucu tutmuşlardır. Bazı yörelerde bu oruca ilaveten Hz. Hüseyin’in amcasının oğlu Müslüm bin Akiyl’in ve iki oğlu İbrahim ve Muhammed için Masum-u Pak orucu olarak üç gün ilave edilir. Bazı yörelerde Fatma ana için bir gün ilave edilir.

Yöresel farklılıklar 12 İmam Matem orucunun özünü, mesajını ve mahiyetini değiştirmez. Bu oruç süresince bir matem havası yaşanır. Süslenmek, koku sürünmek, eğlence ve keyif verici işlerden, cinsel ilişkiden ve şehvetten kaçınılır. Gerek oruca niyet edilirken gerekse oruç açılırken su içilmez. Sulu ve etsiz yemek yenilir, sulu şeyler (ayran, meyve suyu çay kahve) içilir.Bazı yörelerde sakal kesmemek, yıkanmamak gibi adetler oluşmuşsa da, matemin dış görünüşle değil, gönülde Hz. Hüseyin`in uğradığı haksızlığı yad etmek ve haksızlığa karşı gelme geleneğini yaşatmak mateme daha uygundur. Önemli olan İmam Hüseyin’in ve diğer Kerbela Şehitleri'nin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktır. Bunun anlamını zamanımızın koşullarına uyarlayabilmektir. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi bu zamanda da zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmak haksız uygulamalara karşı çıkmaktır. Kimsenin kalbini kırmamak, eli ile dili ile kimseyi incitmemek, gözü ile kimseye kötü
gözle ve niyetle bakmamak kısacası nefsini terbiye etmek matem orucunun temel ilkesidir.

12 gün Muharrem Orucu tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13. günü kurbanları tığlanır ve AŞURE dağıtılır. Kurban İmam Ali Zeynel Abidin`in Kerbela Katliamı'ndan kurtuluşundan duyulan şükranı belirtir.

MUHARREM ORUCU (AĞIZ MÜHÜRLEME)NİYETİ GULBANG:
"BiSMi ŞAH. YA HAKK,YA MUHAMMED YA ALİ. ERENLERiN HiKMETiNE. HZ.HÜSEYiN’iN SUSUZLUK ORUCU NiYETiNE. KERBELA ŞEHiTLERi'NiN TEMiZ CAN'LARINA, MATEM ORUCU NiYETi iLE HZ. FATMA ANAMIZIN ŞEFAATiNE. 12 iMAM, 14 MASUM-U PAK'IN ŞEVKiNE, 17 KEMERBESTLER HÜRMETiNE HAZIR-GAiP GERÇEK ERENLERiN YÜCE HİMMETLERi ÜZERiMiZDE HAZIR VE NAZIR OLA. LANET MÜNKiRE. LANET YEZiD'E. RAHMET HÜSEYİN'E.
GERÇEĞE HÜ, MÜMİNE YA ALİ."

ORUÇ AÇMA(AĞIZ MÜHÜRÜNÜ BOZMA) NİYETİ GULBANG:
BİSMİ ŞAH. YA HAKK,YA MUHAMMED YA ALİ.KERBELA ŞEHİTLERİNE VE İMAM HÜSEYİNE,ONUN YOLUNDAN GİDENLERE SELAM OLSUN.YEZİDE LANET OLSUN.HAK MUHAMMED ALİ MATEM ORUÇLARIMIZI KABUL ETSİN.GÖNÜL DEFTERLERİMİZE KAYDETSİN.
GERÇEĞE HÜ, MÜMİNE YA ALİ.
AŞURE KAZANI BAŞINDA OKUNACAK GÜLBANG:
BİSMİ ŞAH YA HAKK,YA MUHAMMED YA ALİ
SELAM OLSUN SAN AYA MUHAMMED MUSTAFA
SELAM OLSUN SAN AYA ALİYYEL MURTAZA,
SELAM OLSUN SANA YA HATİCE-İ KÜBRA,
SELAM OLSUN SANA YA FATIMA-TÜL ZEHRA,
SELAM OLSUN SANA YA HASAN EL MÜCTEBA,
SELAM OLSUN SANA YA HÜSEYN-İ KERBELA,
SELAM OLSUN SANA YA ZEYNEL-İ ABA,
SELAM OLSUN SANA YA BAKIR-I BAHA,
SELAM OLSUN SANA YA CAFER-İ SADIK,
SELAM OLSUN SANA YA MUSA-İ KAZIM,
SELAM OLSUN SANA YA RIZAYI CEFA,
SELAM OLSUN SANA YA MUHAMMED TAKİ,
SELAM OLSUN SANA YA ALİYYEL NAKİ,
SELAM OLSUN SANA YA HASAN-EL ASKERİ.
SELAM OLSUN SANA YA MEHDİ SAHİBİ ZAMAN.
YA HAKK YA MUHAMMED, YA ALİ. 3-LERİN,5-LERİN 7-LERİN, 12 İMAMLARIN,14 MASUM-U PAKLARIN,17 KEMERBESTLERİN,40-LARIN AZİZ CAN'LARI HÜRMETİNE, GÖNÜLLER SULTANI, ERENLER ŞAHI HACE BEKTAŞ VELİ'NİN CANI HÜRMETİNE, ERENLERİN, AŞIKLARIN SADIKLARIN HÜRMETİNE, TUTTUĞUMUZ MATEM ORUÇLARINI, YAPTIĞIMIZ DUALARI VE PİŞİRDİĞİMİZ
AŞURALARI, TÜM LOKMALARIMIZI DERGAHINDA KABUL VE MAKBUL EYLE. EMEKLERİMİZİ BOŞA VERME. BİZLERİ YOLUMUZDAN, BİRLİĞİMİZDEN, DİRLİĞİMİZDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZDEN AYIRMA. DİL BİZDEN , NEFES PİRDEN OLA. GERÇEĞE HÜ, MÜMİNE YA ALİ."
AŞURE SONRASI OKUNACAK GÜLBANG:
"BİSMİŞAH YA HAKK, YA MUHAMMED YA ALİ. ERENLER SOFRASI OLA.ER HAK BEREKETİN VERE.BU GİTTİ GANİSİ GELE.GİTTİĞİ YERLER GAM KEDER GÖRMEYE.KAZANIP GETİRENLERİN, PİŞİRİP DÖŞÜRENLERİN ELLERİ AYAKLARI DERT GÖRMEYE.KERBELA ŞEHİTLERİNİN ANISI HER DAİM TAZE OLA,RUHLARI ŞAD OLA.LOKMALARIMIZ KABUL OLA,GÖNÜL DEFTERLERİMİZE YAZILMIŞ OLA. ARTA EKSİLMEYE, HIZIR YERİNİ DOLDURA. GERÇEĞE HÜ, MÜMİNE YA ALİ."

KERBELA HAKSIZLIĞA DİRENİŞTİR. HAKSIZLIK KİME YAPILIRSA YAPILSIN KENDİMİZE KARŞI YAPILMIŞ GİBİ KARŞI ÇIKMAK GÖREVİMİZDİR. KERBELA HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYEN, HEM HAKKINI HEM DE ŞEREFİNİ ÇAĞLARI AŞARAK BU GÜNLERE TAŞIYAN İMAM HÜSEYİN'İN İBRET ALINACAK DESTANIDIR. GERÇEĞE HÜ.
MUSA KAZIM ENGİN
KUREYŞAN OCAĞI.


fransa alevi birlikleri federasyonu.

bilgeyol 31.10.13 10:59

Cevap: Muharrem orucu ?
 
Semah



Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli âyindir.

"Semah"ın Alevi ve Bektaşi Cem'lerinde yaygın olarak ve müzik eşliğinde dönüldüğü doğrudur, fakat semah bir dans değildir. Semah, Şaman Türklerinin bir ibadet şeklidir. ve günümüzde Alevi-bektaşi kültürü daliline girmiştir. Semah ne bir dans ne de bir eğlence türüdür. Semah Tanrı'ya yaklaşmaktır, semah insanın maneviyatıyla yüzleşmesi ve maddi dünyadan uzaklaşmasıdır.

Semahın kaynağı Kırklar meclisine dayanır. Bu meclise gelen Muhammed’e Salmanı Farisi tarafından bir üzüm tanesi verilir ve Salmanı Farisi kendisinden bunu paylaştırmasını ister. Muhammed Cebrail’in getirdiği tabakta bu üzüm tanesini sıkar. Bunu içen Kırklar "Ya Allah" deyip Semah dönmeye başlarlar.

Semahlar geçmişte sadece Cemlerde dönülürken günümüzde özüne uygun yerlerde de dönülebilmektedir, örneğin uluları anma törenlerinde dönülebilmektedir. Semahlar özünde insanı, sevgiyi, hakkı, emeği, barışı, dünyayı daha da engin düşünür isek yaratana duyulan ilahı aşk-ı ifade etmede bir yoldur. Hak ile hak olmaktır. Anadolu insanında bu açıklıkla görülebilir.

Semah, Sema ile karıştırılmamalıdır. Sema mevlevilerin yapmakta olduğu ayindir. Ve semahtan tamamiyle farklı özellikler gösterir. Sünnilerce semah şekil ve yöntem bakımından kabul edilmemekle beraber hiçbir semavi dinde müzik eşliğinde ibadet olmadığından islamla uzaktan ve yakından ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır.




DEGERLI CANLAR ! ! !

SEMAHLARIMIZA SAHIP CIKALIM. HER EGLENCELERDE, GECELERDE VE DÜGÜNLERDE SEMAH DÖNMEYELIM.....
SEMAHIN TEK YERI CEM' LERIMIZDIR, HÜNKAR BEKTASI VELI, ABDAL MUSA ANMA vb. GÜNLERIDIR ! ! !

G.A.K.M.

bilgeyol 31.10.13 20:15

Cevap: Muharrem orucu ?
 
Alevi - Kızılbaş inancında Oniki İmamlar Orucu

http://www.alevihaberajansi.com/imag...pdf_button.pnghttp://www.alevihaberajansi.com/imag...rintButton.pnghttp://www.alevihaberajansi.com/imag...l_yildirim.jpgAlevi - Kızılbaş inancında Oniki İmamlar Orucu
Erdal YILDIRIM
(...) Oniki İmamlar oruçları boyunca Kerbela’da Yezit tarafından şehit edilen Hz.Hüseyin ve yoldaşları ile empati yapmak ve onlar gibi aç ve susuz kalmak ve zalimlere karşı direngen bir ruhla karşı koymak, Yezitlere boyun eğmemek bu oruçların en büyük özelliğidir...
Alevi inancının en önemli adımlarından birisi Muharrem ayı ve Oniki İmamlar Orucudur.
Anadolu coğrafyasında yaşayan Aleviler Kızılbaşlar, Muharrem ayının 12 günü Kerbela’da şehit edilen ve direncin sembolü Hz. Hüseyin ve diğer imamlara saygı ve anma amacıyla yası matem oruçları tutarlar. Bu oruçlara Oniki İmamlar Orucu adı verilir.
Oniki İmamlar oruçları boyunca Kerbela’da Yezit tarafından şehit edilen Hz.Hüseyin ve yoldaşları ile empati yapmak ve onlar gibi aç ve susuz kalmak ve zalimlere karşı direngen bir ruhla karşı koymak, Yezitlere boyun eğmemek bu oruçların en büyük özelliğidir. Aleviler Oniki İmamlar Orucundan önce de 3 gün Masum-u Paklar orucunu tutarlar. Bu yıl 14-16 aralık tarihleri Masum-u Paklar Oruçları ve 17 Aralık - 28 Aralık tarihleri de Oniki İmamlar orucuna denk düşmektedir. 29 Aralık günü Aşure lokmaları verirler. Aynı gün ayrıca İmam Zeynel Abidin’in Kerbela katliamından sağ kurtulması nedeniyle kurban kesilir ve dağıtılır.
Bir sözlü inanç ve kültür olan Alevi inancına göre Muharrem Orucu ve Aşurenin tarihi binlerce yıl öncesine dayanmakta olup, Hz.Hüseyin Kerbela olaylarının 10.gününde şehit edilmiştir. Ancak Aleviler diğer imam ve şehitlerin anısına istinaden orucu iki gün daha uzatmışlardır.
Aşure Orucunun 10. gününün özel olarak muhtelif tarihsel önemi de söz konusudur.
• Nuh Peygamberin gemisi Cudi dağının üzerine bugün oturmuş ve gemide kalan yiyeceklerden “aşura” pişirilmiştir.
• Yakup peygamber oğlu Yusuf’a bugün kavuşmuş, gözleri açılmıştır.
• Yunus peygamber balığın karnından bugün kurtulmuştur.
• İsa peygamber dünyaya bugün gelmiş ve gene bugün semaya (göğe) yükselmiştir
• Musa peygambere gelen mucizeyle Kızıldeniz yarılmış Firavun ve ordusu denize batmıştır, Musa peygamber böylece kurtulmuştur.
• Hz. Hüseyin Kerbela’da bugün şehit olmuştur.
Alevi inancında “iftar” ve “sahur” kavramları bulunmamakta olup, oruç güneşin doğuşu ile başlar ve güneşin batışı ile sona erer. 12 gün boyunca et ve et ürünleri yenmez, kan akıtılmaz, ele bıçak alınmaz. Kerbela’daki şehitlerin susuzluktan şehit edilmesinden ötürü, oruçlar süresince su içilmez. Muharrem ayı süresince eğlence tertip edilmez, zevk ve keyif verici yiyecek ve içeceklerden uzak durulur.
Erdal YILDIRIM

alevi haber ajansı


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:34.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2