Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 20.08.12   #1
Enel-Hak
Enel-Hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adaptasyon da.
Adaptasyon
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 129
Rep Puani : 10
Standart Ali Neden Yalnızdır ?


Bazıları, Ali sevgisinin ahirette şefaate sebep olacağını düşünebilir.Ama cahilce bir sevgi ahiret'te işe yaramayacaktır.Bugün'ün insanı Ali'ye aşk ve sevgi duymaya değil,Ali'yi tanımaya muhtaçtır.

Mesela; Ali süt emme dönemindeyken şehre bir engerek yılanı girip halka saldırıyor.Kundakta olan Ali ise ellerini kundaktan çıkarıp bu yılanı öldürüyor.
Diyelim ki Ali her gün bunun gibi birçok mucizevi olay gerçekleştiriyor.

Her şey'den önce Ali'nin bizim övgümüze,ağlayışımıza ve onun kerametlerini,Allah katında ki mertebesini,yeri ve göğü Ali'nin döndürdüğünü,Meleklerin ve Cinlerin ona secde ettiğini,Peygamber miraca çıktığında nereye vardıysa önce Ali'yi orada hazır bulduğunu söylememize ihtiyacı varmış gibi davranıyoruz ve bu övgüler ile onu razı ettiğimizi,onun sevgisini kazandığımızı ve bize şefaat edeceğini düşünüyoruz.

Ali’yi ve öğretisini,eski geleneklerimizde ve toplumumuzda kuşaktan kuşağa miras olarak intikal etmiş bir ruhla tanıyoruz. Bizler kurtuluşa Ali'yi överek değil onun yolunda yürüyerek ulaşabiliriz.

Ali, her şey'den önce şefkatli bir babadır,O sadık bir eştir, O vefalı bir dosttur,
O ayakkabısını yamayan usta bir terzidir,O toprak eken bir çiftçidir,O kuyu açıp hurma ağacı diken bir bahçıvandır.O maddi imkanı olmadığı için eşi Fatma'yı istemeye utanan bir yoksuldur.

Bir efsaneden çok, çağımızın ihtiyaç duyduğu Ali'yi ve İslam'n özünü sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Ali dönemini üçe ayırırsak İlk yirmi üç yıllık dönem,Peygamber ile beraber öğretiyi yerleştirmek için çalıştığı dönemdir.İkinci yirmi beş yıllık dönem,iç muhalif cepheler karşısında birlik için sükut ettiği dönemdir.Üçüncü beş yıllık dönem ise hükümette bulunduğu ve adaletin tesisi için çalıştığı dönemdir.

Peygamber yetim kaldıktan sonra,o kadar fakir oluyor ki mecburen Ali’nin babası Ebutalib’in evine gidiyor ve Ali’nin annesi Fatıma onun bakıcısı oluyor.Ali sanki karşılığı veriliyormuşçasına yosulluk sebebiyle Peygamberin evine geliyor ve Peygamber ve Hatice tarafından büyütülüyor.Çok ilginç bir şekilde aralarında ortak bir yazgının öngörüldüğü eşi olacak Fatıma ile birlikte büyüyordu.Bu önceden yazılmış mükemmel bir plandır.

Emerson’un deyimiyle,"O anda büyük elinde yer alan o küçük el,insanlık tarihinin seyrini değiştirdi" O küçük el,10 yaşında ki iman eden Ali'ye,O büyük elde Muhammed'e aittir.Ali,Muhammedin omzuna çıkıp,Kabe’de üç yüz altmış şirk putunu kırarak tarih sahnesinde ilk adımını atmaya başlamıştır.

Ali islama inanan ilk kişidir.Çocukluğundan beri peygamber’in dizinin dibinde yetişmiştir.Bedir,Uhud,Hendek,Hayber,Huneyn gibi kader tayin edici en büyük savaşların kahramanıdır.Peygamber’in en aziz ve en yakın havarisi,onun kardeşi,onun sevgili kızının eşi,onun zürriyeti’nin babası,Ehlibeytin sembolüdür… Onun en fedakar,en zahit,Kuran’ı ve İslam’ı en iyi bilen,en iyi konuşan sahabisidir.Muhammedin ölümünden sonra hakkı gasp ediliyor,onun faziletleri inkar ediliyor ve Peygamberin sürgün ettiği Mervan b.Hakem,İslamın sadrazamı olurken,Ali çeyrek asır işten uzaklaştırılıyor,elinde belle tarlada ve su kaynaklarında işçilik yapmaya mahkum ediliyor.Ancak inanılmaz olan şey,bu hak yemenin islam’da belli bir geçmişe sahip olan seçkin kimseler tarafından yapılmış olmasıdır.

Ebubekir mi ?
O Peygamberin ailesi dışında olup ta Peygamber’e ilk iman eden kişidir.Peygamberin eşinin babasıdır,Onun mağara arkadaşıdır,onun en yakın dostlarından biridir.O Mekke’nin en büyük sermayedarlarından olup, İslam uğruna rahat hayatından ve servetinden vazgeçerek fakir bir işçi gibi yaşamıştır.Muhammed tehlikeli hicreti sırasında sadece onu seçmiştir.O halifeliği sırasında ekmeğini kazanabilmek için amelelik yapmıştır.Onun Oğlu Muhammed b.Ebubekir ,Ali’ye sadakat için canını vermiştir.O cennetle müjdelenen on kişi arasında yer almıştır.
Böyle bir insan nasıl haksızlık yapabilir ?

Ömer mi?
O yeryüzünde ki en büyük imparatorlukların ve saltanatların varisi olmuştur.O hep yaya idi toprak üstünde uyuyordu.Onun kızı Muhammed ile evliydi.Ali kızını ona eş olarak vermişti.Oğlu şarap içmekle suçlandığında onu kendi elleriyle kırbaçlıyor,hem vuruyor hem ağlıyordu.”Neden ağlıyorsun ve Neden vuruyorsun diye soranlara şöyle diyordu: “Yargıç olan Ömer vuruyor,baba olan Ömer ağlıyor”.”Ali olmasaydı,Ömer helak olurdu” demiştir.O cennetle müjdelenen on kişi arasında yer almıştır.
Böyle bir İnsan nasıl haksızlık yapabilir?

Talha ve Zübeyir mi?
Bu iki kişi,İslamın zorlu ve sıkıntılı dönemlerinde iman etmiş,Peygamberin en büyük destekçileri olmuştur.
Zübeyir Ali’nin en vefalı dostlarındandır.Ebubekir hilafet seçildiğinde,O Fatımanın evine sığınan,Ali’nin tarafını tutarak evden çıkıp kılıç çeken tek kimseydi.Ömer’in şurasında Ali’ye oy vermiştir.İkisinin’de İslamiyete sayısız hizmetleri olmuştur.Cennetle müjdelenen On kişi arasında yer alıyorlardı.
Böyle birileri nasıl haksızlık yapabilir?

Nasıl olurda zahit,gecelerini ibadetle geçiren,dillerinden zikir düşmeyen,secdeden alınları nasır bağlamış ve sonrasında Ali’yi şehid etmişlerdir.Nasıl olurda toplumun gözünde hakperestlik örneği sergilemiş,peygamber güneşi etrafında parlak yıldız olan ve cennetle müjdelen o kişiler Ali ve Ehlibeytine zulüm etmişlerdir.

Fakat ne yazıkki bu mümkündür,üzülerekte olsa buna inanmak gerekiyor.Çünkü insanoğlunun karmaşık ve çelişkilerle dolu ruhu,belli kurallarla mantığa ve kıyasa dayalı basit formüllerle açıklayabileceğimiz bir durum değildir.

Ali bi’setin başlangıcından Peygamber’in son nefesine dek onun yanında olmuş ve Peygamber,Ali’nin kucağında can vermiştir.Muhammed’in ölümünden sonra ki en ağır misyonu tahammül ve suskunluğudur.
Neden? sorusunun cevabını ne? Şii ne de? Ehl-i Sünnet alimler verebilmiştir.

İslam, varlığını Ali'nin kılıcından ve cihadın'dan daha fazla onun sükutuna ve tahammülüne borçludur.Bu dünya ve gökyözü, O cengaver Ali’nin pınar başında birkaç devenin yularını tuttuğuna,orada kuyu açtığına,hurma ağacı diktiğine,elleriyle toprağı sürüp işlediğine ve gece yarıları şehir dışındaki hurmalıklara gidip acı içinde inlerken,aslanın inleyişi tilkilerin kulağına gidip de onları memnun etmesin diye başını kuyuya sokarak Allahı’na yakararak ağladığına şahit olurken,Kabu’l Ahbarın İslam’ın yargıçlığı koltuğuna oturduğuna,Peygamber tarafından sürgün edilen Mervanların yürütme gücünü eline geçirdiğini ve Osmanların Sa’ad ibn Ebi Vakkasların,Halid b.Velidlerin de Peygamberin yerine geçtiğini görüyordu.

Bedir,Uhud,Hendek ve Mekke cephelerinde şirk şiarlarıyla İslam’a yenilen Beni Ümeyye (Ebu Süfyan) çetesi,İslam maskesi takıp Sıffin’de Kuran’ı bayrak haline getirdi.Tevhid şiarıyla Kuran ve sünneti bir kılıç ve kalkan olarak kullandı.İslam’ın içeriğine ve ruhuna saldırarak,İslam’ın özünü içerden yok etti.

Ali’nin kılıcı,islam gücünün oluşturulmasına yönelikti,Ama onun suskunluğu İslam’ın mevcudiyeti’nin korunmasına yöneliktir.Sıffin,Cemel ve Nahrevan savaşında Ali’nin karşısına geçen cepheler,dahili islam cephelerdi.Kılıçları kafirleri öldüren Müslüman kılıçlarıydı.Bu kılıçları Ali’ye karşı çekenler,onun kanını dökenler,bunların ta kendisiydi.Mekke’de Peygamber ve ashabına işkence eden bu süfyani zalim güç,yeşil cübbe giydi,Peygamberin sarığını başına koydu,Allah’ın kılıcını eline alarak,Kuran’ın misyonuna karşı savaş açtı; Kuran’ın cismini putlaştırıp ruhunu bu kutsal araçla öldürdü.

Maalesef Süfyani düzen,Dünya’ya hakim olan düzendir.O dönemde Allah yolunda cihad edip Ali ve ehlibeytini katletmişlerdir.Aynı Cihad anlayışı Sivasta,Maraşta ve Çorumda kendisini göstermiştir.

Ali’nin hak için salladığı kılıçlar ve Muhammedin Ali hakkında ki suskunluğu onu tarih sahnesinde yalnız bırakmıştır.Ali Peygamber’in akrabası oluşunun kurbanıdır. İslam içinde ki düşmanlar tarafından ondan ve onun ailesinden bu kılıç darbelerinin intikamını daha sonra acı bir şekilde alınmıştır.


Ali’nin acısı iki türlüdür.Birincisi onun,İbn Mülcem’in kılıcının zehrinden başında hissettiği acı,diğeri ise onu gece yarıları yalnız,Medine yakınında ki hurmalıklara çeken ve inleten acıdır.Biz sadece onun ibn Mülcem’in kılıcından dolayı başında hissetiği acıya ağlıyoruz.
Ama Ali’nin derdi bu değildir.
Böylesine büyük bir ruhu inleten dert,bizim tanışık olmadığımız “yalnızlıktır”
Biz bu derdi tanımalıyız diğerini değil.Ali, kılıcın acısını hissetmemektedir.Biz ise Ali’nin derdini hissetmiyoruz.
Dr.George Cordak diyor ki: “Ali’nin çektiği tüm sıkıntılar,onun üstünlükleri’nin bedeliydi”



Ali 25 yıllık sükut dönemini şöyle beyan etmiştir."Gözümde toprak boğazımda dikenle yirmi beş yıl bekledim" Seçim yoluyla Ali’nin elinden alınan Muhammed’in mirası,şimdi tayin yoluyla Ebusüfyan çocularına vakfediliyordu. İmam Cafer-i Sadık halifelik sürecini şu şekilde özetliyor: "Ali tümüyle hak üzere yürümüştür,Osman batıl üzere,Ebubekir ve Ömer'de o ikisini birbirine karıştırıp yürümüşlerdir".


İslamın yerleşmesinde şüphesiz Ali’nin payı en büyüktür.O Muhammed’in davasını idrak etmiş,sünnetine ve sırrına vakıf olmuştur. Ali, çağında "Konuşan Kur'an" olarak anılmıştır.Ne kadar Kur’anın gerçek muhtevası olmadan sadece kağıt ve mürekkepten ibaret olduğunu Sıffın savaşında anlatmaya çalışmışsa da yenilmiştir.İlk Kuran’i komplo,Kuran’a karşı zafer kazanmış,Ali ise kurban olmuştur.

Ali tarih sahnesinden uzaklaştırılmış,Kuran’ın kaderi ,onu mızrakların ucuna takarak hileye başvuran Muaviyelerin eline bırakılmıştır.Hiç bir ayet yoktur ki onun ne zaman, nerde, ne şekilde indiğini bilmeyeyim diyen” Konuşan Kuran” Ali.Kuran’ın toplanması ve bir araya getirilmesi için oluşturulan komisyonun yanından bile geçmemiştir.Elimizde’ki kuran’ın temellerinin atılmasında büyük rol oynayan ve komisyon başkanı seçilen Zeyd b.Sabit’ler, Ebubekirin hilafeti döneminin’de Fatıma ve Ali’nin evini basacaklar arasında yerini almıştır. Ali’nin evine kapanıp, beş yıl boyunca bir araya getirdiği kuran ise, alay konusu olmuş ve tarihin tozlu raflarına bir daha açılmamak üzere kaldırılmıştır.

Ali’nin siyasi kanadı parmakla sayılabilecek kadar azdır.Köle Bilal, Selman-ı Farisi,Hurma satıcıcı Meysem,Ebuzer,Ammar bin Yasir …. hepside alt tabakanın insanları ve nüfuz sahibi olmayan kişilerdi.Kimisi rebeze çölünde sürgünde can vermiş bir devrimci.Kimisi de İslamın özünü korumak için cihad etmiş bir savaşçıdır.

Ali’nin bu siyasi kanadı,Ebu Cehillerin,Ebu Süfyanların,Mervanların,Amr b.Asların,Muaviyelerin karşında çok güçsüz ve azınlık kalmıştır.
Ali’nin karşısında duran bu cephe,onu çok iyi tanıyordu kardeşi Akil bile onun adaletine tahammül edemeyerek Muaviye’ye sığınmıştır.
Uhud’da,Bedir’de,Hendek’de omuz omuza savaştığı Talha ve Zübeyir valilik istekleri geri çevrilince Ali’ye karşı Cemel savaşın’da saf tutmuşlardır.Halk açlık içerisinde kıvranırken,Abdurrahman Bin Af lar köşklerini başlarına geçirilmesi korkusundan Ali’ye yanaşmamış ve onu desteklememişlerdir.


Acaba kaç kişimiz Ali’nin “Nehcül Bela-ğa” isimli eserini okumuştur,Kaç kişimiz İmam Zeynel Abidin’in Sahife-i Seccadi-ye isimli eserini biliyordur.

Üzerimizde tarihin bize yüklediği çok ağır bir misyon var.Bu yolda yürümek o kadar zor ve çilelidir ki her kula nasip olmaz.O yüzden bizler tarihte azınlığız.Çok çalışmalıyız,çok okumalıyız ve araştırmalıyız,Başı boş gençlerimizi, Fettullah’ın ışık evlerinden kurtarıp,kendi yolumuza dahil etmeliyiz.Eğer gerçekten ahiret inancımız varsa,Kerbela’da şehit olan 72 masumun ,Derisi yüzülen Hallac-ı Mansur’ların,Sivas’ta yanan 37 canın huzuruna gönül rahatlığı ile çıkmak istiyorsak,Muhammed'in mirası ve Ali’nin davasına herkesten çok sahip çıkmalıyız.

Eğer bunu yapmaz isek, ahiret'te Ali 25 yıllık suskunluğu'nun bedelini bize ağır bir şekilde ödetecektir.İslamiyet Ali’nin sancağı ile başlamış ve Mehdinin sancağı ile son bulacaktır.Süfyani cephe islam elbisesini tersten giymiştir.O büyük miras (İslam,Kur’an,Sünnet,Namaz vb.) bize aittir ve gün gelecek İslam don değiştirecektir.

Tarih Muaviyeleri kuran katibi,Hind,Ebu Süfyan ve Mervanları sahabi yapmış onlara söz söyletmemişlerdir.Tarih İslamiyet’i çok geniş coğrafya’ya yaymış ama öz olan (ehlibeyt-i) yok etmiştir.
Tarih öyle bir ehl-i sünnet alimleri yetiştirmiştir ki,N.Fazıl Kısa Kürek: Ali ile Muaviye arasında ki çatışmayı şu şekilde yorumlayacaktır.Ali davasında mutlak suretle haklıdır buna karşın Muaviye’de haksız değildir.O Muaviye ki Kur’an katibi,İstanbul’u kuşatan,İslami geniş bir coğrafya’ya yayan,ölürken Muhammed’in mübarek tırnaklarını iki dudak arasına koyduran Allah’ın sevgili kuludur.Ali’nin “Nehcül Bela-ğa”sını okuyan canlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.
Başka bir ilim deryası olan Cübbeli Ahmet Hocalar,Yezid’in son nefesinde pişman olduğunu ve Allah’tan af dilediğini defalarca ifade edeceklerdir.Yukarıda alıntılar yapmış olduğum Ali Şeriati’yi kıyasıya eleştirecek,bizlere nasıl cennete gitmemiz gerektiğini öğreteceklerdir.

Ali ““Nehcül Bela-ğa”isimli eserinde üç ibadet şeklinden söz ediyor;
“Kimi insanlar,Allah’tan mükafat istemek için alnını secdeye koyarlar” Bunlar Tüccarların ibadet şeklidir.
“Kimi insanlar,Allah’tan korktuğu için alnını secdeye koyarlar” Bunlar Kölelerin ibadet şeklidir.
“Kimi insanlar’da vardır ki,Allah’a şükür ettikleri için alnını secdeye koyarlar” Bunlar da Hür İnsanların ibadet şeklidir.

Rehberimiz Ali’nin vermiş olduğu ilk örnek, maalesef toplumumuzun ibadet şekline daha yakındır.Günümüz dini, maalesef Marx’ın deyimiyle afyonlaşmış,İnsanları içinde bulunduğu koşulları kabullenmeye ve şükür etmeye muhtaç bırakmıştır.Ey şehidlerin efendisi Hüseyin,onun için ölüm insanın boynunda ki gerdanlık gibi duran bir süstür.Onun için,” En büyük cihad,zalimin karşısına çıkıp sen haksızsın diyebilmektir”
Camilerde ne kadar’da “Bu dünya’nın zenginlere,öbür dünya’nın fakirlere ait” olduğunu dile getirseler’de.Marx’ın yoldaşı Engels şu tarihi sözü vurgulamıştır: “Ey işçiler öbür dünya’yı zaten garantlemişsiniz,gün gelecek bu dünya’nın da gerçek sahipleri siz olacaksınız”
“Allah bir halkın içinde bulunduğu durumu,o halkın bireyleri kendilerini değiştirmedikçe asla değiştirmez” Ra’d/11 Ayet

Peygamber demiştir ki : “Size hak dini olarak İslamiyet’i seçtim,ona sımsıkı sarılın.O yeryüzüne yayılacak en son dindir”
1400 sene geçiyor aradan ve bütün dünya’da hakim olan din Hristiyanlık.İslam toplumları nasıl lanetlenmişse hiçbir zaman iki yakası bir araya gelmemiştir ve tarih Kerbela'nın intikamını fazlasıyla almıştır ve almaya devam edecektir.Neden mi? Ali’nin içinde doğum yaptığı Kabe (Allah’ın Evi)’nin çevresinde Kabe'den daha yüksek binalar ve 7 yıldızlı oteller inşa edilmiştir.Kabe'yi görme şerefine nail olmak, manzaralı ve manzarasız oda olmak üzere ücretlendirilmiştir.İslam, Muaviye'nin yeşilsarayların'dan vazgeçememiştir ve Muhammedin doğup, büyüdüğü ev bir Hela olarak kullanılmaya mahkum edilmiştir.

Saflarınızı birleştirin canlar ve birbirinize öyle bir kenetlenin ki aranıza Mervanlar girmesin.
İlk emri oku olan bir kitaba sahipsiniz.
Okuyun ki, tarihte sorular cevapsız kalmasın.
Selam olsun Kabe'nin gerçek yolcularına..
Sponsor Reklamlar

Sun's Son ve alaskoray bunu beğendiler.

Konu Enel-Hak tarafından (28.08.12 Saat 18:04 ) değiştirilmiştir.
Enel-Hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #2
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 38
Mesajlar: 4.785
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Cok ilginc bir okadarda guzel bir makale olmus..Cok Bariz Detaylara deyinmisin can kurban, bakalim sayfadaki diger canlarin konu hakkinda yorumlari neler olucak.

Ayrica Sitenize Hosgeldiniz Sayin Enel-Hak Can...
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #3
Enel-Hak
Enel-Hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adaptasyon da.
Adaptasyon
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 129
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Eyvallah Can,
Yorumun için teşekkür ederim.Bu forumda alevi canları sık sık rahatsız etmeye devam edeceğim.
Sponsor Reklamlar

Alevi bunu beğendi.
Enel-Hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #4
Sun's Son
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: Halep
Mesajlar: 333
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Çok derin bir makale olmuş. Böyle değerli canları bu forumda da görmek bizleri memnun edecektir.
Hoşgeldiniz.
Sponsor Reklamlar

Sun's Son isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #5
Enel-Hak
Enel-Hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adaptasyon da.
Adaptasyon
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 129
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Eyvallah Değerli Can,
yorumun için teşekkür ederim.
Sponsor Reklamlar


Konu Enel-Hak tarafından (21.08.12 Saat 09:54 ) değiştirilmiştir.
Enel-Hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #6
muharrem
muharrem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: uzaktan
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Tesekkur ederim sevgili Enel Hak. somut bilgileri guzel bir turkce ile dile getirmissin. Asagidaki alintisini yaptigim cumleyi biraz daha acmaniz mumkun mu? ben az cok cevabini biliyorum (mesela Fedek Hurmaligi olayi gibi) ama yine de sizden daha detayli okumak isterim. saygilar.
"Nasıl olurda toplumun gözünde hakperestlik örneği sergilemiş,peygamber güneşi etrafında parlak yıldız olan ve cennetle müjdelen o kişiler Ali ve Ehlibeytine zulüm etmişlerdir."
Sponsor Reklamlar

muharrem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 20.08.12   #7
Enel-Hak
Enel-Hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adaptasyon da.
Adaptasyon
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 129
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Sevgili Can,
değerli yorumların için teşekkür ederim.
Fedek hurmalığı olayı,Hayber'in fethinden sonra gerçekleşmiştir.Yahudiler, daha fazla kan dökülmemesi için Muhammed'e barış teklifinde bulundular ve Fedek'i Muhammed'e devrettiler.Burası savaşsız olarak elde edindiği için Peygamber'in özel mülkü sayıldı.Kuran'da miras hukuku iyi bir şekilde incelenirse.Muhammed'in ölümünden sonra,Fedek hurmalığı'nın bir kısmı kızı Fatıma'ya kalması gerekiyordu.İslam otoriteleri bu konuyu örtbas etse bile bu değerli canların gözünden kaçmamıştır.Fatma, Muhammed'in ölümünden sonra Ebubekir'in yanına gider ve babasından kalan malı,bir varis olarak talep eder.Ebubekir,Ömer'in yönlendirmesi ile bir hadis naklederek,Muhammed'in malından Fatma'nın payına düşeni vermez.Aslında Kur'an'a göre kesinlikle Fatma haklı.Nisa suresi/7.Ayet "Ölen anne-baba'nın bıraktıklarından kızlarına da,erkek çocuklarına pay vardır" deniliyor ve daha sonra yine aynı surenin 11.ayetinde,"Eğer ölen anne veya babadan tek bir kız kalırsa,o zaman tüm malın 1/2 sini alır" deniliyor.Bu olay en başta,Buhari-Megazi,Müslim-Cihad Siyer-Tirmizi-Siyer hadislerinde yer almaktadır.Ömer'in halifelik dönemin'de, kızı Hafsa ve Aişe,Hayber gelirinden artık mahsül değil,arazi ve topraklara ortak olacaklardır.İlginçtir ki Ebubekir'in el koyduğu bu Fedek,Muaviye iş başına geçince üçe bölünüp şu kişilere dağıtılmıştır;Mervan b.Hakem,Halife Osman'ın oğlu Amr, ve kendi oğlu Yezit.Daha sonra mülkün hepsi Ömer b.Abdülaziz'in eline geçti ve bir konuşma yaparak Fedek hurmalığını, asıl sahiplerine ( Fatma'nın torunlarına) verdi.Yezit, tekrar Fatma'nın torunlarından alıp,Mervan'ın oğullarına verdi.Mülk sürekli elden ele yer değiştirdi.İşte Ebubekir'in vermediği,halkın malıdır dediği Fedek'in kaderi budur.Fatma bu olaydan sonra Ebubekir'e çok ağır sözler söyledi: " Ben hayatta olduğum sürece hep namazdan sonra seni Allah'a şikayet edeceğim hakkında beddua edeceğim....." diyerek bir daha onla asla konuşmadı.Fatma Bu olay'dan sonra 6 ay sonra vefat etti ve vasiyeti üzerine Ali tarafından kimse görmeden geceleyin defnedildi.Fedek olayı ile ilgili olarak Aişe'den üstü kapalı bir çok hadis nakledilmiştir.Ebubekir güya ölüm döşeğinde yatarken,keşke üç şeyi yapmasaydım diyor.Bunlardan bir tanesi keşke " Fatmayı üzmeseydim ona,hakkı olanı verseydim".
Değerli Can;
Gönül ister ki bunları vaktimiz olsa da uzun uzun konuşsak ama imkanımız bu kadar.Peygamber'in etrafında yıldız olarak parlayan ve cennet ile müjdelenen o kişiler,Muhammed öldükten sonra Ali'ye karşı cephe alan kimselerdir.(Ebubekir,Ömer,Osman,Talha,Zübeyir,Abd urrahman b.Af,Sad b.Ebi Vakkas vb.kişiler ).Yararlı olduysa ne mutlu sevgilerle...
Sponsor Reklamlar


Konu Enel-Hak tarafından (21.08.12 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir.
Enel-Hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.12   #8
Alevii
Alevii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
Yönetici
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: izmir
Mesajlar: 24
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


yüreginize saglık degerli can ...

bu kadar güzel ve aciklayici bilgilerinizden dolayi sizi yürekden kutlarim .

makale girisindeki nediyor bu demekden kendimi alamasamda okurken acıklayici ve bir okadar sürükleyici anlatimla gercekleri sunulmuş buldum ve tüm kalbimle altina imzami atiyorum..

ask_ı nıyazlarımla...
Sponsor Reklamlar

Alevii isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.12   #9
Alevii
Alevii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
Yönetici
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: izmir
Mesajlar: 24
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


bu arada gunumuzun dedeleri ve cem evlerimizin içerisindeki bölüşülemez olan aslan payi için kendilerini ceşitli alimlere peskeşleyen sözüm ona cem evi başkanları alevilik islan içi dışı hakkindaki düşüncelerinizi okumak isteriz..

niyazlarimla..
Sponsor Reklamlar

Alevii isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.12   #10
Enel-Hak
Enel-Hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adaptasyon da.
Adaptasyon
Üyelik tarihi: Aug 2012
Nereden: ANKARA
Mesajlar: 129
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Ali Neden Yalnızdır


Sevgili Can,
Hepinizin bilgiye aç olduğunu görmek beni o kadar mutlu ediyor ve heyecanlandırıyor ki anlatamam.Bu yüzden daha çok okuyup,araştırmak ihtiyacı hissediyorum.Günümüz dedeleri,maalesef kuşaktan kuşağa nakledilen öğretinin dışına çıkamıyorlar.Nasıl ki yeni bir hastalık belirdiğinde onun için yeni bir ilaç gereksinimi var.Bu bizim yürüdüğümüz yol içinde geçerlidir.Alevi dedeleri, efsanevi öğretileri bir kenara bırakıp, halkını gerçeklerle yüzleştirmeyi bilirse, o zaman oturmuş olduğu postun hakkını verebilir inancındayım.Bize çağımızın ihtiyaç duyduğu Ali'den bahsetmeleri gerekiyor.Dede olan kişi,kamil olan insanı ifade eder ve"Eline,beline,diline sahip ol" öğretisinin dışına çıkamaz.Dede olan kişi saf,tertemiz,berrak,bu dünya'dan ve öbür dünya'dan elini eteğini çekmiş olması gerekir.Dede olan kişi,çağımızın içinde bulunduğu sorunları iyi analiz etmeli ve çağımızın sorularına cevap verebilmelidir.Her can gibi bende zayıfım kimi zaman korkulara kapılmaktan kendimi alıkoyamıyorum.Günün birinde Ehlibeyt-in bize bırakmış olduğu mirası ve emaneti kaybedeceğimizi düşünüyorum.Alevilik, sabit fikir ve düşüncelerini bir kenara bırakıp,güdülen sınıf olmaktan kendini kurtarmalıdır.Dede makamı, gençliği kazanarak ve onları yetiştirerek, süfyani düzen'in içerisine bir savaşçı olarak göndermelidir.Bana göre dedelik makamı,Cumhurbaşkanının görevinden daha kutsal ve yücedir. Yazımı Shakespeare'nin sözüyle tamamlamak istiyorum."Bir ulusun türkülerini yapanlar,yasalarını yapanlardan daha güçlüdür" Sevgilerle...
Sponsor Reklamlar

Enel-Hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
500 yıllık ışık yuvası "Şahkulu Sultan Dergahı" yenileniyor Alevi Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 2 01.11.11 20:09
New Video: Engin Nurşani "resmini yaktırma bana" hasan Video Arşivi 0 20.02.10 18:05
O" Gavur "Sen" Müslüman omergul Pir Yolu Haber Merkezi 0 15.09.09 17:54
15. Alevîlik-Bektaşîlik'te "Sevgi ve Hoşgörü" Neden Çok Önemlidir? Alevi Sorularla Alevi'lik 0 12.09.09 15:09
28. Alevîlik'te Sıkça Adı Geçen "Musahiplik" Kavramı Nasıl Açıklanabilir? Alevi Sorularla Alevi'lik 0 12.09.09 14:52




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2