Sponsor Reklamlar


1. Alevîlik Nedir?

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Sorularla Alevi'lik Forumunda Bulunan  1. Alevîlik Nedir? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 12.09.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.784
Rep Puani : 199
Standart 1. Alevîlik Nedir?


1. Alevîlik Nedir?


Alevî sözcük olarak Ali'ye bağlı olanlar anlamına gel*mektedir. Başlangıçta "Alevî" sözcüğü Hz. Ali soyundan gelen*ler için kullanılıyordu. 19- yüzyıldan başlayarak Hz. Ali'ye bağ*lı olanlar anlamında kullanılmaya başladı. Ancak sözcük anla*mıyla Alevîliği açıklamak doğru bir yaklaşım olarak değerlen*dirilemez. Dünyanın pek çok yerinde Ali'ye bağlı olanlar var*dır. Bu bağlılık, bizim özellikle üzerinde durduğumuz Anado*lu Alevîliğinde, diğer bölgelerdeki anlayıştan farklılıklar göstermektedir.

Bugüne kadar konu ile ilgili olarak çeşitli tanımlar ve yorumlar yapılmıştır. Bunları sıralarsak: "Alevîlik bağımsız bir dindir." "Alevîlik Zerdüştlüğün uzantısıdır." "Alevîlik On iki İmanı Şiîliğidir." "Alevîlik Heterodoks bir İslâm'dır." "Alevîlik kısmen İslâm içi kısmen İslâm dışıdır." "Alevîlik İslâm'ın Anadolu yorumudur." "Alevîlik bir kültürdür.." "Alevîlik toplumsal bir başkaldırıdır." vb.

Alevîlikte Ali ve onun soyundan gelenleri (EhlibeyO'i sevmek her şeyin üstün*dedir. Bu sevgi duygusallıktan öte bir inanç biçimi halini almıştır. Alevîlik, Orta Asya Türk kültürünün birtakım öğelerinin, özellikle Ehlibeyt sevgisi ile bütünleşmesi sonu*cu oluşan anlayıştır. Alevîlik daha ziyade sözlü kültüre dayalı olup, eski Türk gele*nek ve göreneklerinin canlı bir şekilde yaşatılması sürecinde ortaya çıkar. Kendisini "Yol", "Tarik-i müstakim" (Doğru yol), "Güruh-ı naci" (temiz insanlar topluluğu) ola*rak tanımlar.

Alevîlik, kendisini daha çok "meşreb" olarak ifade eden sosyo-kültürel bir yo*rum ve yaşayış biçimidir. Günümüzde Alevî kelimesi, İslâm öncesi ve sonrası kültür ve inançları uzlaşmacı bir şekilde kendine has özellikleriyle bünyesinde toplayan, bir İslâmi inanç ve kültür olgusudur. Yani Alevîlik, taşıdığı yüksek ahlakî nitelik ve insa*na bakış açısıyla tasavvuf! bir nitelik taşımaktadır.
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.02.11   #2
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


ALEVİLİKLE, SUNNİ İSLAM ARASINDAKİ FARKLAR



1-Alevilik tasavvufi batini yorumu esas alır. Sunilikte ise Emevi şeriatına uygun hareketleri esas alırlar

2- Alevilik Ehl-i Beyt yorumudur.Sünnilik, Emevi yorumudur.

3- Alevilik sevgi ve aşk ile Hakka gitmeyi esas alır. Sunilik korkuya, şekle dayalı inancı esas alırlar.

4-Alevilikte 4 kapı 40 makam vardır ve 3 sünnet 7 farz , 12 erkan vardır Sunilikte bu yoktur. Sunilikte 5 vakit namaz vardır. İslam’ı 5 şarta imanı 6 şarta dayandırırlar.

5-Hac, zekat vardır. Alevilikte hac anlayışı gönülleri fethetmektir.Alevilikte zekat değil paylaşım vardır.Sünnilikte inanç ritüelleri tamamen farklıdır. Alevilerde cem vardır. Secde ademedir. İbadetinde musiki ve aşk vardır. Kabe gönüldür.

6-Alevilikte varolan dört kapı kırk makam, üç sünnet, yedi farz, on iki erkan Sünnilikte yoktur. Sünnilikte ise beş vakit namaz ve İslam’ın 5 şartı vardır. Allah’tan korkmak vardır. 5 vakit namaz vardır. Hac, zekat vardır.

7- Alevilikte Allah’a sevgi vardır. İnsana sevgi saygı vardır. Muharrem orucu, Hızır orucu vardır. 48 Perşembe orucu, Hızır orucu, Nevruz bayramı vardır. Sünnilikte bunlar yoktur

. 8-Alevilikte Cem ve niyaz vardır. Sünni inanç bunları reddeder.

Sünni İslam’la Alevilerin ortak tek noktaları;Hz. Peygambere ve Kuran-ı Kerimine ve de Allah’ın birliğine inanmaktır. Başka inançsal bağlılığı yoktur.




Alevilikte Dinin Şartları



1-Tevhid : Allah’ın varlığına birliğine inanmak,

2-Nubuvvet : Hazreti Muhammed Sen elçi olarak görmek,emirleri uygulamak,

3-İmamet: Hz.Ali ve on iki imamlara inanmak,

4-Velayet: Din ve dünya işlerinde Kuran.. imametin sonra velayet ve … inanma,

5-Adalet: Allah’ın mutlak adil olduğuna , melekler yoluyla denetlediğine inanmak,

6-Mead. Allah’ın emirlerine uyanların ödüllendirip cennete , emirlerini dinlemeyenlerin yargılanıp cennete konulmayacağına inanmaktır.





İşte Alevi İslam İnancı; erdemliği,yüceliği,insancılığı,barışı sağlayan ve insanlığın özlem duyduğu, paylaşımcılığı sağlayacak birinci yol olduğu, gerek inanç bakımından,gerekse ahlak esasları açısından dünyanın en insancıl ,en özgün,en ahlâklı,en görkemli inanç ve kültür bütünlüğüdür.
Sponsor Reklamlar

__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.02.11   #3
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


Alevilikte ayetlenme

Değerli canlar, Alevi Ozanlarımız ( Ulu ozan ve diğer Ozanlarımız) Kuranın Batıni yorumlarını Deyiş ve nefeslerle bizlere ulaştırmışlardır. Şah verirse çalışmalarımın arasına deyişlerin kurandaki karşılıklarını ve batıni manalarını içeren bir kitap çalışması yapmak niyetindeyim.

Daha önce başka birinin (Dr. Doğan KAYA ) yapmış olduğu çalışmadan bulduğum bu Deyiş ve Nefesleri sizlerle paylaşıyorum.

Yanlarına kendi açıklamalarımı ekledim.

Daha önce Alevi Batıni Kuran yorumu var mı diye soran canlar olmuştu.
Eğer sorularınız olursa cevaplamaya çalışayım.

Şahın ebedi nidası ile HU


Budala İsmail (XVII. Yüzyıl. Sivas-Divriği/Şahin köyü)
Görünür

Elhamdül(il)lah şükür gördüm de bildim ( Fatiha suresinin ilk ayeti ilk mısralar)
Rabbü'l-Âlemin’le Hak yola geldim
Er-rahmanirrahim den rahmet buldum
Maliki yevmü’d-dîn Ali görünür

İnna a’tayna’dır Kevser’in başı (Kevser Suresinin ilk ayeti)
Kevseri dağıtmak Ali’nin işi
Hasan’ın od ile yoğruldu aşı
Hüseyin’in aldan donu görünür

Ol İmam Zeynel de zindanda durdu
Hel etâ Suresi dilinde virdi
Nasrun minallahi Bakır’a erdi
Ve fethü’n karib Ca’fer yolu görünür

Elem neşrahleke Yasin Kef Hâ
Musa-yı Kâzım da çok çekdi cefâ
Irıza’yı sevmek mü’mine sefâ
Muhabbetin doğru yolu görünür

Ve’ş-şemsi Muhammed Tâkî’de gördüm
Ve aleyke Nakî ayet Hak bildim
Ben can u gönülden ikrarım verdim
Kırklar meydanının zârı görünür

Elif-lam dedim de bu dâra durdum
Askerî Mehdî’ye yüzümü sürdüm
Budala İsmail dârını gördüm
Hakk’ın bin bir ismi Ali görünür
__________________________________________________ ______

Edip Harabî (İstanbul, 1853-1918)
Nefes

Yâ Rab senin mekânın yok
Yatağın yok yorganın yok
Hem dinin hem imanın yok
Her bir şeyden münezzehsin

Sesin çıkmaz avazın yok
Abdestin yok namazın yok
Hiç bir yere niyazın yok
Kulhüvallahü ahadsin ( İhlas Suresi, ilk ayet)

Kapın büyük açan yoktur
Seni kapıp kaçan yoktur
Anan yoktur baban yoktur
Ya Rab Allahüssamedsin (İhlas Suresi ikinci ayet )

Elmasın yok boncuğım yok
Aban keben kocuğun yok
Karın kızın çocuğun yok
Lemyelidü velemyuledsin ( İhlas Suresi 3 ncü ayet )

Derya senin sahra senin
Dünya senin ukba senin
Bu görünen eşya senin
Velemyekün lehü küfüven ahadsin ( İhlas Suresi 4 ncü ayet )

Her bir şeye kudretin var
Akla sığmaz hikmetin var
Yetmiş iki milletin var
Sen Hallak-ı künfekânsın (Halak, yaratıcı demektir, KünfeKan ise Kün Fe Yekün - KÜN nidasıdır)

Sağın da var solun da var
Eğri, doğru yolun da var
Bir Harabî kulun da var
Sen Halak-ı künfekânsın (Halak, yaratıcı demektir, KünfeKan ise Kün Fe Yekün - KÜN (Ol der ve Olur ayetine nispet ) nidasıdır)


__________________________________________________ ____________

Mehmet Kızılgöz (1944, Sivas-Yıldızeli/Davulalan köyü)
İmanımız Var
Ta Kalübelâ’dan inanıp geldik
(Ba)-i Bismillah’tan imanımız var
Pire teslim olup ummana daldık
Nice mahlûkattan gümanımız var

El-hamdü li’l-lahi Rabbi’l-âlemîn dedik
Er-rahmanirrahîm Hakk’ı bir bildik
Okuduk Kur’an’da ismini bulduk
Maliki yevmi’d-dîn Sübhan’ımız var

İyyake na’büdü okurum başta
İyyake nestaîn göründü kaşta
İhdinas sırate’l müstakim dişte
Tevhid-i kadimde üryanımız var

Sıratallezîn’den geçtik o yana
En’amte aleyhim nefse doyana
Kibiri terk ettik geldik bu yana
Şah-ı velâyete püryanımız var

Gayri’l-mağdubi’ye bağlandık heman
Veladdalîn dedik kalmadı güman
Ya hu bu meydanda olur mu yalan
Her iki cihanda bir yârimiz var

Mustafa, Murtaza ikisi birdir
Bunu fark etmeyen seyreden kördür
Cümle hikmet kudrat bunlarda sırdır
Mehmet Kızılgöz’üm meydanımız var

__________________________________________________ ____________

Kul Nesimî (XVII. Yüzyıl)
Nefes
Fazlına bel bağladım Yâ Vâhid-i ferd-i ahad ( Bu şiirde İhlas Suresi ile bir kaç surenin başlangıcı vurgulanmıştır)
Cümlenin mabudu sensin daima hayy-i ebed

Okudun isminde Bismillahirrahmanirrahim
Ay sıfatındır sıfatın Kulhüvallahu ahad

Evvel ahir Hüvel-hayyullezi’sin lâyemût
Zahir-ü bâtın Hüvel-baki’sin Allahussamed

Lemyelid zatın, velem yuled sıfatın vasfıdır
Lemyekün zat-ı sıfatın lehü küfüven ahad


Ol zaman kim lütf ile bir gevhere kıldın nazar
Zahir ol gevherden oldu cümle eşya lâ-aded

"Kâf" ile "Nun" dan yarattın on sekiz bin âlemi
Kudretinden erbain günde tamam oldu cesed

Ey Nesimîdaima gönlünde özge nesne yok
Hem dilinde ol fakirin daim eyler ya Ahmed

__________________________________________________ ____________

Nimri Dede (Pınarlar köyü- Keban / Elazığ, 1909-1986)
Gizlidir
Bismillah sırrında bi külli mevcut
Kemal ü zevalle onda mevcuttur
Elhamdülillahi rabbi’l-âlemin
Men arefi duyan canda gizlidir

Errahmanirrahim her iki cihan
Bunlar ile sabit görünür heman
Malikiyevmiddin ol hâkim sultan
Maden nebat ab ü nanda gizlidir

İyyakenabudü Allah da fândir
Bunun iktizası edep erkândır
Ve iyyakenastain ulu seyrandır
Hakk’a yakın olan canda gizlidir

İhdinassıratelmustakim cana
Hidayet bundadır iki cihana
Yedi hatt’istiva vechi insana
Kün emri kâf ile nun’da gizlidir

Sıratellezine en amte aleyhim
Bundan zuhur etti şems ile mahım
Bize şefaat kıl ey padişahım
Bu sırr-ı nübüvvet sende gizlidir

Gayrilmağdubi aleyhim veleddal
Lin’den kurtulana olmaz kıyl ü kal
Ey Dede gel sen de bu ummana dal
Hak külliyatıyla bunda gizlidir

__________________________________________________ ____________

Rıza (1946, Sivas-Yıldızeli/Aslandoğmuş köyü)
Bizdedir
Gizli âlemleri ayan görürüz
Batın âleminin gözü bizdedir
Açık can gözümüz Hakk’a yürürüz
Kevserin suyunun fevzi bizdedir

Kul huvallahü’dür mazhar-ı celil
Allahü’s-Samed’den anlarız her dil
Lem yelid ve lem yûled’dir Halil
Peygamber neslinin nazı bizdedir

Ve lem yekün lehû arş-ı müzeyyen
Şimr elinden şehit oldu Hüseyin
Küfüven ahad’la geldi “Hü” deyin
İhlas Suresi’nin özü bizdedir

Âşık Rıza’m sever mah-ı Resul’ü
Arş-ı a’lâda kayıt görmüşüm Sur’u
Parladı cihana nübüvvet nuru
Velâyet sırrının tuzu bizdedir

__________________________________________________ ____________

Viranî (XVI. Yüzyıl)
Bismillah Bilmeyen
(Bâ) Bismillahı bilmeyen faki
Fatiha okusa imam olmaz
Elhamdü Muhammed lâilâhe Murtaza
İkisini birlemeyen sıkılmaz

Er-rahîm İmam Hüseyn’e ermeyen
İsmin zikr eyleyip Hasan görmeyen
Bi’at verip ikrârına durmayan
Nakş-ı hayâl geçer amel kılamaz

Maliki yevmi’d-dîn Zeynel-Aba’dır
Muhammed Bakır da Hak reh-nümâdır
Batın bilmeyen âlimler âmâdır
Yüz bin sene okur âlim olamaz

İyyâke na’büdü Ca’fer-i Sâdık
Erenler yoluna canımız koyduk
Ma’rifet abından cesedi yuduk
Murdar olan kalp aynasın silemez

Varlık Hakk’ın biz bir ednâ kuluyuz
Ve iyyâke Kâzım’ın biz bendesiyiz
Nesta’în Rıza yolunda ölüyüz
Şükür cenazemiz tecellâ kılmaz

İhdina’s- sırata’l-müstakîm Tâkî’yi bilmeyen
Nâkî’nin nutkundan haber almayan
Sücüd-ı Adem’e secde kılmayan
Namazı fasittir mihrâp bulamaz

Sırate’llezîne oldu Askerî beyan
“On dört Masum-ı Pâk” bunlardır ayan
En’amte aleyhim Mehdi’dir İmam
Münkir ise secdesini kılamaz

Fatiha bunlardır bilmeyen nadan
Gayri’l-mağdûbi’ye secdeyi kılan
Hünkârın yolundan gayrıya varan
Arayıp derdine derman bulamaz

Aleyhim vela’d-dâllîn eyledi dur
Medet mürvet yetiş Yâ Hazret-i Pir
Dü cihanda Ali birdir Ali bir
Viranî gayriden imdat olamaz

Sevgiyle gönül gönüle, hu gerçek erenlere
__________________
Sponsor Reklamlar

__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 29.07.12   #4
sevgidini
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1
Rep Puani : 10
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


ben alevi değilim ama alevilerin sazını sözünü çok severim sema izlemeyide çok isterim ama hiç izleyemedim merak ettiğim çok şey var ama çoğu alevi bu sorularıma yanıt vermiyor mesela neden camiye girmiyorsunuz allahı anılan her yer güzeldir bence hz ALİ camide öldürüldü diyemi bu camilere küsüş ama caniler düşmüş yola caminin ne haberi ola dostlar
Sponsor Reklamlar

sevgidini isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 29.07.12   #5
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.111
Rep Puani : 54
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


Alevilikte Seriat Kapisina ait olan abdest ve namaz ritüellerini biz ibadetimizde kullanmayiz, ki Aleviler olarak biz Ehli-Tarikat olmusuz. Biz camiiye (seriat) degil, ceme (tarikat) gideriz.
Sponsor Reklamlar

bekocem456 bunu beğendi.
__________________
İmam-ı Cafer-i Sadık buyurmuştur ki, “Pir ikidir. Piri kamil piri cahil. Piri kamil odur ki, Evladı Resul’den ola. Evladı Resul’den olmakla da olmaz. Çünkü; Evladı Resul’ün bütün güzelliğini, bilgeliğini, turaplığını, sevgisini ve hoş görüsünü üstünde taşıyan o kişi piri kamildir.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 30.07.12   #6
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 43
Mesajlar: 1.759
Rep Puani : 102
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


sevgidini Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ben alevi değilim ama alevilerin sazını sözünü çok severim sema izlemeyide çok isterim ama hiç izleyemedim merak ettiğim çok şey var ama çoğu alevi bu sorularıma yanıt vermiyor mesela neden camiye girmiyorsunuz allahı anılan her yer güzeldir bence hz ALİ camide öldürüldü diyemi bu camilere küsüş ama caniler düşmüş yola caminin ne haberi ola dostlar


hz ali camide katledilmedi yolda sıtından hançerklendi evinde hakka yürüdü

o dönem cami varmı?
Sponsor Reklamlar

bekocem456 bunu beğendi.
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.10.12   #7
halil
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 54
Rep Puani : 10
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


benımde bıldıgım Hz. ALİ camıde sehıt edıldı. bır kac alevı arkadasıma sordum onlarda aynı cevabı verdı hatta ıleveten dedıkı camıde sehit edıldıgı ıcın namaza sogukmuslar ...
Sponsor Reklamlar

halil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.10.12   #8
MiskiN
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Cennetten
Mesajlar: 68
Rep Puani : 11
Standart Cevap: 1. Alevîlik Nedir?


halil Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
benımde bıldıgım Hz. ALİ camıde sehıt edıldı. bır kac alevı arkadasıma sordum onlarda aynı cevabı verdı hatta ıleveten dedıkı camıde sehit edıldıgı ıcın namaza sogukmuslar ...

Ilk Cami Hz.Ali´nin ölümünden 550 yil sonra yapildi.
Bu sizin camide öldü dediginiz, baska bir Ali olmali.
Sponsor Reklamlar

MiskiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.11.12   #9
bekocem456
bekocem456 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: Türkiye Ankara
Mesajlar: 185
Rep Puani : 10
Standart Alevilik


Aleviliğin inanç ve ibadet esaslarını görmeden önce, bu esasların günümüze hangi şekillerde ulaştığına değinmek gerekir.Alevilik günümüze sözlü ve yazılı olmak üzere iki kaynaktan ulaşmıştır. Sözlü gelenek nesilden nesile aktarılan bilgi ve uygulamalar ve Dedelerin günümüze ulaştırdığı bilgiler şeklinde günümüze ulaşmıştır. Sünni kitlelerin aksine eğitim kurumlarından yoksun kalan Aleviler inanç, gelenek ve kültürlerini daha çok bu yolla günümüze ulaştırmışlardır. Çevreyi temsil eden ve göçebe/ yarı göçebe kitlelerin oluşturduğu bu gruplar, resmi din anlayışına karşı bir dinsel anlayışı, yani heterodoksiyi temsil ediyorlar, toplumsal yapıları itibariyle, sünnî çevrelerin aksine, eğitim ve kültür kurumlarından yoksun bulunuyorlardı. Bektaşî dergâhlarında ise belli bir organizasyon bulunmaktaydı. Bu dergâhlarda bulunan bektaşî dervişleri ve onların nüfuzundaki kitleler, Ocakzade dedelerin faaliyette bulundukları kitlelerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumlaşmış idiler. Bu durumu arşiv belgelerinden rahatlıkla görebiliyoruz. Ocakzade dedelerin faaliyette bulunduğu yerlerde yaşayan kitleler Bektaşî dergâhlarından daha farklı bir organizasyona tabi bulunmaktaydılar. Bu kitleler arasında, bilgiler, yazılı olmayan yani sözlü geleneğe dayalı bir şekilde nesilden nesile aktarılıyordu. Merkezi iktidarların bu kitleler üzerindeki baskısı ve zaman zaman gerçekleşen sürgünlerin yarattığı olumsuzluklar bu kitlelerin yaşamlarının her alanına yansımış, örneğin cem ayinleri büyük bir temkinle ve gizlilik içerisinde yapılır olmuştur.




Alevi Yol ve Erkânının günümüze ulaşmasının ikinci kaynağı ise yazılı kaynaklardır. Ancak bu kitlelerin sosyal yaşamlarının doğal bir sonucu olarak, sahip oldukları yazılı eserler de oldukça sınırlıdır. Alevî köylerinde yaptığımız araştırmalarda, daha çok dede evlerinde nefeslerin ve deyişlerin yer aldığı kitaplar (Cönkler), Menakıb-ı İmam Cafer-i Sadık, Hutbe-i Düvaz-deh İmam/Menakıb-ı Seyyid Safi, “Küçük Buyruk” olarak da bilinen “Dergah-ı Ali’de Seyyid Abdülbaki Efendi’nin Erenlere Muhib olan Temiz İnançlı Müminlere Gönderdiği Mektup” başlıklı bir kitapçık, Makalat-ı Hacı Bektaş-ı Veli ve Vilayet-name adlı el yazması (Osmanlıca) eserlerin varolduğunu biliyoruz. Oysa sünnî kesimler yüzyıllara yayılan zaman sürecinde medreseler ve şeyh-mürid ilişkisi çerçevesinde birçok eğitim kurumlarına sahip olmuş, bu şekilde yüzlerce eser kaleme alınmıştır. Bektaşi dergâhları eğitim faaliyetleri ve araçları bakımından da, ocakzade dedelere bağlı Alevilerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumsallaşmış idiler.Dergahlarda yüzlerce cilt eser bulunurken Alevi köylerinde sadece Dede evlerinde elyazması kitaplar bulunurdu.



Aleviler’de İnanç Anlayışı

Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.



Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Oniki İmam Sevgisi

Bilindiği üzere Alevilik Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Oniki İmam sevgisine dayanır. Ehl-i Beyt sözcük olarak ev halkı demektir. Ev halkı yani Ehl-i Beyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluşmaktadır. Ehl-i Beyt halk arasında Pençe-i Al-i Abâ olarak da adlandırılır.



Oniki İmamlar, Alevilerin Hz. Muhammed’den sonra önder olarak tanıdıkları Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın soyundan gelen kişilerdir.Oniki İmamların adları sırasıyla şöyledir:



1- İmam Ali
2- İmam Hasan
3- İmam Hüseyin
4- İmam Zeynel Abidin
5- İmam Muhammed Bakır
6- İmam Cafer Sadık
7- İmam Musa Kazım
8- İmam Ali Rıza
9- İmam Muhammed Taki
10-İmam Ali Naki
11-İmam Hasan Askeri
12- mam Mehdi



Alevilere göre müslümanlar Hz. Muhammed’den sonra 73 fırkaya ayrılacaklar ve Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenlerin dışındakiler cehenneme gideceklerdir. Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenler Fırkayı Naciye veya Güruh-u Naci olarak adlandırılır.



Demek ki Ehl-i Beyt sevgisi Aleviliğin esasını oluşturur. Tevella ve teberra anlayışı da bu sevgiden kaynaklanır. Tevella Ehl-i Beyti, Oniki İmamları, Ondört Masumları, Onyedi Kemerbestleri ve onların yolundan gidenleri sevenleri sevmek, teberra ise onları sevmeyenleri sevmemektir.



Ondört Masum

Muhammed Ekber, Abdullah b. İmam Hasan, Abdullah b. İmam Hüseyin, Kasım, Zeynelaba, Kasım b. Zeynel-abidin, Ali Eftar, Abdullah b. İmam Cafer Sadık, Yahya el-Hadi, Salih, Tayyib, Cafer b. Muhammed Taki, Cafer b. Hasan Askeri, Kasım b. Muhammed Taki.







Onyedi Kemerbest

İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hadi-i Ekber, Abdülvahid, Tahir, Tayyib, Türab, Muhammed Hanefi, Abdurrauf, Ali Ekber, Abdülvahab, Abdülcelil, Abdurrahim, Abdülmuin, Abdullah Abbas, Abdülkerim, Abdüssamed



Dört Kapı Kırk Makam

Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki Kâmil(olgun) insan olma ilkelerini Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin tespit ettiğine inanılır.Hacı Bektaş “Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” buyurmuşlardır. Bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa ulaştırır. Bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakkı özünde bulmak yollarıdır.



Dört Kapı şunlardır:



1.Şeriat
2.Tarikat
3.Marifet
4.Hakikat




Her kapının on makamı vardır:

Şeriat kapısının makamları:

- İman etmek,
- İlim öğrenmek
- İbadet etmek
- Haramdan uzaklaşmak
- Ailesine faydalı olmak
- Çevreye zarar vermemek,
- Peygamberin emirlerine uymak
- Şefkatli olmak
- Temiz olmak
- Yaramaz işlerden sakınmak




Tarikat kapısının makamları

- Tövbe etmek
- Mürşidin öğütlerine uymak Ta
- Temiz giyinmek
- İyilik yolunda savaşmak
- Hizmet etmeyi sevmek
- Haksızlıktan korkmak
- Ümitsizliğe düşmemek
- Ibret almak
- Nimet dağıtmak
- Özünü fakir görmek



Marifet kapısının makamları

Edepli olmak
Bencillik, kin ve garezden uzak olmak – Perhizkârlık
- Sabır ve kanaat
- Haya
- Cömertlik
- İlim
- Hoşgörü
- Özünü bilmek
- Ariflik




Hakikat kapısının makamları

- Alçakgönüllü olmak
- Kimsenin ayıbını görmemek
- Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
- Allah’ın her yarattığını sevmek
- Tüm insanları bir görmek
- Birliğe yönelmek ve yöneltmek
- Gerçeği gizlememek
- Manayı bilmek
- Tanrısal sırrı öğrenmek
- Tanrısal varlığa ulaşmak








Üç sünnet yedi farz

Alevilerin kutsal kitaplarından “Buyruk”larda yazıldığına göre Alevi yolunun temeli üç sünnet yedi farza dayanır. Bu temel esaslara uymak zorunludur. Üç sünnet yedi farz şunlardır:




Üç Sünnet

Dilini tevhid kelimesinden ayırmaya
Gönlünden düşmanlığı gidere, kimseye kin ve kibir tutmaya, kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye.
Sözü Hakkın kudreti ola, kimseyle kavga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya



Yedi Farz

Çok sır saklaya
Talip binbir ise, bir otura ve bir dilden söyleye
Hakkın terazisine itaat ede, yaptığı bir günaha bin özür ve niyaz eyleye, kimsenin gıybetini etmeye ve yalan yere and içmeye, yalan söylemeye
Mürebbi hakkına itaat ede, emrine uya
Kuşak kuşana, halifeden el alıp, tövbe eyleye
Musahibini hakikatte Hak cemiyetine eriştire
Halife’den tac ve kisvet kabul eyleye. Özünü şeyhlere ulaştıra
Bu yol üzere olmayofu diye inanmayasanız. Bir kişi bunca farzdan ve sünnetten düşse, ona derman yoktur, sürgün olur, yüzü karadır.







Oniki Şart



- Cömertlik
- Mutluluk
- İbret
- Gayret
- Sohbet
- Mürüvvet
- Şefkat
- Şefkat
- İkram
- Tevella
- Teberra







Oniki İşlek



- Evvel kendi özünü hassas etmektir
- Marifet tohumunu ekmektir
- Şefkat beslemektir
- Rıza eteğini tutmaktır
- Hikmet sıfatını sem etmektir
- Özünü hizmet hürmetin saklamaktır
- Özünü mukarribiyle hudetmektir,
- Özünü sabır ehline vermektir
- Muhabbet kilesiyle ölçmektir
- Takva değirmeninde özünü arındırmaktır
- Su ile yuğurmaktır
- İradet tennurunda pişmek ve ihlas sofrasına girmek , özünü dervişlere ve fukaralara sarfetmektir.







Eline Diline Beline Hakim Olmak

Eline, diline, beline hakim olma kuralı Alevilerin yaşamları boyunca uymaları zorunlu ahlak sisteminin adeta simgesidir. Eline bağlı olmak, elinle koymadığını almamak, diline bağlı olmak gözünle görmediğini söylememek ve beline hakim olmak haram olan cinsel ilişkiye girmemektir. Bu kural Alevi toplumunun çok güçlü ahlak sisteminin özetidir ve Alevi Yolu Dedelerimizin deyimiyle “kıldan ince, kılıçtan keskindir”. Yolun bu kurallarına uymayanlar düşkün sayılırlar. Düşkünler toplumdan soyutlanırlar, işledikleri hatanın durumuna göre değişik şekillerde cezalandırılırlar.



Alevi toplumunda kadın-erkek yaşamın her alanında eşittir. Çalışırken de, ibadet ederken de kadın erkek birliktedir. Sünni geleneğin aksine tek eşlilik esastır. Başlık parası gibi uygulamalar kabul edilmez. Kadın olsun erkek olsun eşinden şikayetini Dedeye iletebilir, suçlu bulunursa düşkün edilir. Alevilerde sosyal yaşamın her alanında kadının da erkekle birlikte ve eşit olarak yeralması bunu çekemeyenlerce çeşitli iftiralara da konu olmuştur.







Ayin ve Merasimler (Muharrem,Hızır Orucu, Cemler)

Her toplumun önemli anma ve toplanma günleri bulunmaktadır. Alevilerin de böyle kutsal ibadet ve bayram günleri vardır. Cemler düzenli olarak yapılan ibadetlerdir. Cemlerin yanısıra Sultan Nevruz, Muharrem Orucu, Hızır Orucu, Hıdırellez, Kurban Bayramı, Abdal Musa Lokması da Alevilerin önemli günlerindendir. Aleviler Ramazan Orucunu tutmazlar. Şimdi sırasıyla bunlar üzerinde duralım:



İlkbaharın başlangıcı ve Hz. Ali’nin doğumu sayılan Nevruz (21 Mart) akşamı Sultan Nevruz olarak adlandırılır ve Cem yapılır.



Alevilerce Kerbela Olayı’nın anlamı büyüktür. Yine kış aylarında Abdal Musa Lokması düzenlenirdi. Abdal Musa Lokması için evler dolaşılarak lokmalar toplanır, kurbanlar kesilir cem yapılır, ertesi gün pişen lokmalar dağıtılırdı. Abdal Musa lokmasının topluma yararlı olacağına, ürünlerin bereketli olacağına inanılırdı. Hz. Hüseyin’in acımasızca şehid edilmesinin anısına yüzyıllardır Muharrem ayında oruç tutulur. Muharremin birinci günü başlanan oruç Oniki İmamlar aşkına oniki gün tutulur. Ondört Masumlar için fazladan oruç tutanlar da vardır. Muharrem Orucu sırasında Hz. Hüseyin’in susuz şehid olması anısına su içilmez, kurban kesilmez, traş olunmazdı. Akşamları Kerbela olayını anlatan kitaplar okunurdu.



Şubat ayında ise üç gün Hızır Orucu tutulurdu.



Her yıl 6 Mayıs günü Hızır İlyas günü kutlanır.Hızır karada, İlyas ise denizde zor durumda kalanlara yardım ederler inancı vardır. Bu nedenle Aleviler arasında “Yetiş Ya Hızır” deyimi yerleşmiştir.



Alevilerde kurban geleneği de yaygındır. Cemlerde, Hızır orucunda, Abdal Musa törenlerinde ve Kurban Bayramında kurbanlar kesilir.



Ancak “yol bir sürek binbir” sözünden de anlaşılacağı üzere Anadolu’nun değişik bölgelerinde yaşayan Aleviler arasında bu dinsel ibadetlerin uygulanmasında çok küçük farklılıklar bulunmaktadır.



Cem

Aleviliğin temel ibadeti “Cem” dir. Alevi Cemleri daha çok hasat döneminden sonra yapılır. Cemlerin cuma akşamları yapılması gerekir. Cuma akşamı Alevilerce perşembe akşamına verilen addır. Alevi Dedeleri talipleri köylerde ziyaret ettiğinde Cem yapılacağı duyurulur. Ceme katılacak olanlar yanlarında niyaz veya lokma adı verilen yiyecekler getirirler. Cemler büyük evlerde yapılır. Dede cem yapılacak yerin başköşesinde bulunan posta oturur. Cemde Oniki hizmet vardır. Bu oniki hizmetin sahipleri şunlardır:
- Dede(Mürşid)
- Rehber
- Gözcü
- Çerağcı(Delilci)
- Zakir(Aşık)
- Ferraş(Süpürgeci)
- Sakka(İbriktar)
- Kurbancı(Sofracı)
- Pervane
- Peyk(Davetçi)
- İznikçi(Meydancı)
- Bekçi



Cem töreni Oniki hizmetin yerine getirilmesinden oluşan kutsal bir ibadettir. Cem içerisinde semah da edilir, Pir Sultan’dan, Hatayi’den, Kul Himmet’ten deyişler söylenir. Lokmalar dağıtılır. Kerbela Olayı anılır. Cem’de musahipler görülür, düşkünler dara kaldırılır, toplumun önünde haklı haksız belirlenir, suçlu olanların gerekli cezaları verilir. Cemlerde verilen cezalara uyulur, aksi halde toplum dışına itilmek kaçınılmazdır.
Sponsor Reklamlar

ByMunzur bunu beğendi.
__________________
Cümle Aleme Haykırıyorum: ALEVİYİM!
bekocem456 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.11.12   #10
Aşıktalibi
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden: İstanbul'dan
Mesajlar: 77
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevilik


Eline sağlık çok güzel bir paylaşım.
Sponsor Reklamlar

__________________
ALİSİZ IŞIKCILARA LANET.
YOLDAN İKRARDAN DÖNMÜŞ HERBİRİ GIYBET.
OLMUŞLAR ŞİMDİ IŞIKCI MERVAN.
YEDİ ULU DERKİ MÜRVET YA ALİ MÜRVET.
KERBELAYA HÜRMET YA ALİ MUHAMMED.
ERENLER OLMUŞ TAKKİYE ALTINDA İSLAM.
ALMIŞ KERBELADAN SANCAĞI ÇEKMİŞ DARA.
GELMEK İSTERSEN BU YOLA DUR ALİ DİVANINA.
ERKANDAN, PİRİN ETEĞİNDEN SAPMA.
İŞ İŞTEN GEÇERSE KARANLIKTA KALMA.
Aşıktalibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilik nedir? Yozgatli Sorularla Alevi'lik 3 23.07.12 18:36
Alevilik Nedir? hasan Alevi Nedir ? Alevi Tarihi... 10 22.01.12 09:30
24. Ahilik ve Yaren Nedir? Alevîlik-Bektaşilikle İlişkisi Nedir? Alevi Sorularla Alevi'lik 2 13.05.10 21:50
Alevilik Nedir sert ismail Alevi Nedir ? Alevi Tarihi... 0 26.04.10 20:08
Alevilik Nedir? Alevi Alevi Kitaplari 3 23.02.10 21:40






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2