Sponsor Reklamlar


önsöz

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Sorularla Alevi'lik Forumunda Bulunan  önsöz Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 2 gönderen Alevi

 
Seçenekler
Alt 12.09.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart önsöz


ÖNSÖZ


Alevi Bektaşi kültürünün ayrıntılannı bu kısa kitapçıkta vermek kuşkusuz olanaksızdır. Ancak temel esaslarına açıklık getirecek genel bilgi vermeye yönelik olarak hazırlanan 40 Soruda Alevilik-Bektaşilik, yararlı bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Anadolu'ya özgü olan Alevi-Bektaşi kültürü İran, Irak, Suriye gibi komşularımızın Şiilik anlayışıyla, Hz. Ali'yi sevmek dışında hiçbir ilgisi yoktur; hatta çoğu temel konularda taban tabana zıttır. Bu nedenle Alevi-Bektaşilik yerine Şiilik sözcüğünü kullanmak yanlıştır. Yanlış olmakla kalmayarak bazı çevrelerin kültürü yozlaştırıp bağnazlaştırıp tutucu olmasına yönlendirme çabalarına hizmet eder.

Alevi-Bektaşi kültürünün olmasa olmazı Hz. Ali'yi sevmek ve onu sevginin ve hoşgörünün sembolü olarak kabul etmektir. Bu sevginin kaynağının üç önemli nedeni vardır. Birincisi Hz. Ali'nin Hz. Muhammet tarafından yetiştirilmesi, damadı olması ve Hakk'a yürümeden önce Hz. Peygamber tarafından halife olarak vasiyet edilmesine karşın ilk halife yapılmaması ve uğradığı haksızlığın kabul edilmezliğine olan inançtır.

İkincisi; Hz. Ali'nin Kuran'ı ve İslamiyet'i en iyi ve doğru olarak yorumlaması ve Kur'an'ın özünü ve ruhunu öne çıkartırken şekilcilik üzerinde durmamasıdır. Bu tutumun özellikle Türklerin geleneklerine uygun bir kolaylık getirmiş olmasıdır. Üçüncüsü ise Horasan ve Mezopotamya'da yaşayan Türk, Acem ve Araplara, Hz. Ali'nin halifeliği döneminde hiçbir baskı ve zulüm yapılmazken, sonrasında Emeviler döneminin valilerinin Türklerin de çoğunlukla yaşadığı bölgeleri din adına sık sık yağmalayarak katliam, soygun yapmaları ve bu baskılar sonunda bir kısım Türklerin Anadolu'ya geçerek, İslâmiyet'i kendi gelenekleri ile birlikte Hz. Ali döneminde olduğu gibi yaşamalarıdır. Hazreti Ali'nin insana değer veren ve insanlara daima sevgi ve hoşgörü ile yaklaşıp ilim ve akıl yoluyla, dürüst ve erdemli kişiliğinin yansıdığı bir yönetim göstermesi, onun sevgi ve hoşgörünün sembolü olmasının nedeni olmuştur. Hz. Ali sevgisi, Hz. Peygamber sevgisiyle birlikte yüreklere kazınmıştır.

Alevi-Bektaşi anlayışının okullaştırılması Hacı Bektaş Veli ile gerçekleştirilmiştir. Hacı Bektaş Veli insanlık öğretisinin sürecini, birinden diğerine açılan dört kapıdan geçen dört aşamaya bağlamıştır. Bu yolun uzun ve zorluklarla dolu bir öğrenim yolu olduğunu, eğitim ve öğrenimle başarıya ulaşacağını öğretmiş ve göstermiştir. Yetiştirdiği öğrencilerini Anadolu'nun ve Balkanların dört bir tarafında yeni okullar açmak üzere göndermiştir. Yunus Emre de bu okullardan birisi olan Taptuk Emre Okulu tarafından yetiştirilmiştir.

Birinci kapı (aşama) Şeriattır: Bu aşamada İslâmiyet'i kabul etmek Hz. Peygamberi ve Hz. Ali'yi sevip saymak, Kur'an'ı Hz. Ali'nin yorumladığı gibi akıl ve ilim yoluyla anlamak Hz. Ali'yi sevgi ve hoşgörünün sembolü olarak görmek.

İkinci kapı; Yol kapısıdır (İnsanı ve toplumu öne çıkaran erdemlilik kapısı): Bu kapıdan girmeden önce insan son bir kez durup düşünmeli bir karara varmalıdır. Bunun için önce: "Gelme, gelme, gelme" denilir. Bu kapıdan girip Hacı Bektaş Veli öğretisini benimseyecekse bir daha ölünceye kadar dönmemelidir. "Dön dönme, dönme" diye özetlenen karar, kapıdan girmeden önce bir kez daha gözden geçirilir. Bu aşamanın olmazsa olmaz iki koşulu vardır. Birincisi sevgiyi her ortam da yüceltmek, hoşgörü sahibi olmaktır. İkincisi ise ele dile bele sahip olmaktır. Eline sahip olmak, el ile konulmayanı almamak hırsızlık ve haksızlık yapmamak başkalarına maddî ve manevî anlamda zarar vermek; diline sahip olmak, yalan söylememek, iftira atmamak, dedikodu yapmamak; beline sahip olmak, zina yapmamak, eşinden başka herkesi, anne, baba kardeş olarak görmektir. Bu özelliklerle erdemlilik yolunun gelişmiş bireyden gelişmiş topluma geçiş amaçlanmaktadır. İnsanların, genetik olarak %10'unun hırsızlık yapmaya, %20'sinin yalan söylemeye ve %20'sinin de zina yapmaya eğilimli olduğu bilimsel olarak bilindiğine göre, Hünkâr'ın gelişmiş insan olmak yolunda koyduğu ön koşulların ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Eğitim ile gelişmiş insan özelliklerine kavuşmak ve insanın yanlışlara olan eğilimlerini kontrol altına alması böylece sağlanmaktadır. Hacı Bektaş Veli'nin öğretisinin 1300'lü yıllarda, sağlıklı gelişen toplum oluşturmak için ne kadar önemli esaslar gösterdiğini bugün de hayranlıkla görüyoruz.

Üçüncü kapı, Marifet kapısıdır: İlim ve olgunluk kapısı da diyebiliriz, ilim ve akıl öncülüğünde bilgilenmek, olgunlaşmak ve aydınlığın ışığını alıp gelişmek bu kapıdan girdikten sonra kazanılır. "Ayn'e-l Yakin" diyen Hacı Bektaş Veli, görerek duyarak tanımak, anlamak ve doğru bilgiye ulaşmak için gerçekçi olmak gerektiğini; 'İlme'-l yakin, ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır." diyerek bilgiyi bilim yolu ile değerlendirip doğru düşünmede ve karar vermede kullanmak esasını belirliyor. "Hakke'l- Yakin" diyerek evreni ve gizemlerini kavrayıp anlayabilmek; Tanrı, evren ve insan arasındaki bağlantının gizlerine ulaşabilmek, korku ile değil, sevgi ile Tanrı'ya bağlanmanın; Tanrı'nın daima iyilerin yanında olduğu bilincine ulaşmak, kötülerin ve kötülüklerin insanın kendisinden kaynaklandığını kavrayabilmek ve yanlışlara düşmemek için, ilim ve akıl yolunu seçmektir. Her ne ararsa insanın kendisinde araması gerektiğini öğretmektedir.

Hakikat kapısı, gelişmiş insan olmak kapısıdır. Tanrı, evren ve insan bağlantısını kavrayarak bilimsel yaklaşımla iyiyi doğruyu güzeli bulma alışkanlığını edinen, çalışan, üreten, kazanan, paylaşan, her türlü kötülükten arınan, yardımlaşan, yaşamını sevgiyle yoğu-ran insan, kişilik ve davranış gelişmesine ulaşınca eğitiminin son aşamasını tamamlamış ve gerçeği bulmuş olur. Böyle bir insan toplumun da gelişmesine katkı sağlar. Tann'ya sevgiyle bağlanır ve Tanrı ile bütünleşir, gelişmiş insan olur. Tümden gelip tüme dönüş ile birlik ve beraberliğe ulaşır.

Görülüyor ki Alevilik- Bektaşilik felsefesi düşünsellikten uygulamaya bireyi ve toplumu geliştirmeye yönelik bir yaşam felsefesidir. Uygulamaları ile bir kültürdür. Bu kültürde; demokrasi ile yönetim, kadın erkek ayrımı yapmaksızın eşitlik, bilimsel yaklaşımla gelişip kalkınma, toplumsal yaşamın kurallarını uygularken gerçekçiliğe ve hakkaniyete dayanan hukuk anlayışı, sanatın her alanı ile ilgilenerek güzellileri yaratıp haz duymak, birlik beraberlik içinde mutlu yaşamak ve dini, özüyle anlayıp kavrayıp uygulamak vardır. Kuşkusuz, gelişmiş insan olmak zordur; onun için bu yol uzun ve incedir. Alevi-Bektaşi'yim demekle Alevi-Bektaşi olunmaz; bir insan, eğer bu yolu katedip geçemiyorsa ancak iyi niyetli bir adaydır.

Kırk soruda Alevilik ve Bektaşilik'in temel esaslarını vermek için hazırlanan bu yayının yararlı olacağı kanısındayım. Bu eserin hazırlanmasında bilimsel katkı sağlayan Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Alemdar YALÇIN ve çalışma ekibine teşekkür ederim.


Ali Rıza
SELMANPAKOĞLU
Hacıbektaş Belediyesi Başkanı
Sponsor Reklamlar

Deniz ve esra.tutsak62 bunu beğendiler.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...





Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2