Sponsor Reklamlar


KOBANE Direniş Destanı...

 Genel konular Katagorisinde ve  Siyaset,Politika ve Ekonomi Forumunda Bulunan  KOBANE Direniş Destanı... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 10.01.15   #21
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


na Sayfa Haber
Kobanê'de DAİŞ'e bir darbe daha


KOBANÎ - DİHA
Güncellenme : 10.01.2015 12:11
Kobanê'ye getirdiği takviye güç ile saldıran DAİŞ çeteleri, YPG/YPJ'den ağır bir darbe daha aldı. Çatışmalarda en az 25 çete öldürülürken, 5 çete cenazesi de YPG güçlerinin eline geçti.

Dün gece takviye güç getiren DAİŞ çeteleri, Kobanî'nin güneydoğu cephesinde bulunan Medresa Reş çevresinde ki YPG mevzilerine saldırı düzenledi. YPG güçlerinin saldırıya karşılık vermesi üzerine alanda şiddetli çatışmalar yaşandı. Yaşanan çatışmalarda ölü ve yaralı sayısı hakkında bilgi edinilemezken, bir çete cenazesinin YPG güçlerinin eline geçtiği bildirildi.

Aynı saatlerde güneydoğu cephesinde bulunan Miştenûr Tepesi'nin eteklerindeki Miştenûr Mahallesi'ne de dün gece DAIŞ çetelerince saldırı gerçekleştirildi. Şiddetli çatışmalar sonunda YPG güçleri çete saldırısını kırdı. Yaşanan çatışmalarda en az 25 çete öldürülürken çatışmalarda 5 çete cenazesi de YPG savaşçılarının eline geçti.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.15   #22
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


ANASAYFA / RÖPORTAJ


Şengal ve Kobanê paradigmayı kırdı





  • Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2015 05:08
DAİŞ’in (IŞİD) Şengal, Kerkük ve Maxmur’a yönelik saldırısı ve planladığı vahşeti durduran güç olarak dikkatleri üzerine toplayan PKK, yıllardır kendisini “terörist örgüt” olarak niteleyen basın ve medyanın yoğun ilgisiyle karşı karşıya
Hüseyin DENİZ*
DAİŞ’in Şengal’e saldırısı ve ardından giriştiği katliama karşı HPG ve YPG’nin ortaya koyduğu tutum sonrası dünya genelinde PKK’ye yönelik algı ve yaklaşımda önemli bir değişim gözlenmeye başladı. Basında kendisini hissettiren bu yaklaşımın bir de işin merkezi olarak bilinen Kandil’deki yansımasına bakmak istedik. Bir röportaj için Genel Yayın Yönetmenimiz Sevgili Fatih Polat ile Kandil’de bulunduğumuz sırada basının yoğun ilgisini kendimiz de gözlemledik. Örneğin, CNN İnternational, BBC, Reuters’ın görüşme talepleri orada duyduklarımız... Hem bunları hem de dışarıdan gelen basın yayın organlarının görüşmelerini ayarlayan, tercümanlık yapan, 4-5 kişiden oluşan bir küçük birim mevcut. Bu birimin sorumlusu ile basının ve kamuoyunun gerillaya olan ilgi derecesini konuştuk. Röportaj yaptığımız kişinin isteğine uyarak ismini belirtmiyoruz.
Şengal ile birlikte, gerillaya yoğun bir ilgi dikkatlerden kaçmadı. Dünyanın yakından takip ettiği basın yayın organları, gerillalara geniş yer verdi. En çok da kadın gerillalar öne çıktı. Size yansıması ne düzeyde oldu?
Daha önce basında Kürt özgürlük hareketine karşı büyük bir dezenformasyon vardı. Medya endüstrisinin yarattığı bu imaja, gerek dünya gerek Türkiye gerek bazı Kürt basın yayın organları da destek çıkıyordu. Özgür basını ayırıyorum. Örneğin Türk medyasının nasıl bir dil ve üslup kullandığı biliniyor. Dünya basınında ise bilinen belli klişe olmuş cümleler vardı: “1984’de savaş başladı. PKK terör listesinde. 40 bin kişi öldürüldü.” Çoğunlukla da bundan PKK sorumlu tutuluyordu. Bu vurgular neredeyse bütün haberlerde yer almakta. Tüm bunlar bir düşünce kalıbı oluşturmuştu. Bugün de henüz o kalıp tümüyle yıkılmış değildir. Şüphesiz medyada bu aşamaya gelişin ilk adımı Türkiye’de Serok Apo’nun ilan ettiği deklarasyonla başlayan çözüm süreci ile atıldı. Fakat ne zaman ki DAİŞ ortaya çıktı, Güney Kürdistan’a yönelik saldırılara başladı, bu çerçevede Musul’a girdi, Şengal’e girdi, o zaman Êzidi halkının imdat çağrısına ilk giden YPG oldu, HPG oldu. Bu konuda kimse bir şey yapmazken, gerillanın bu girişimi -ki kimsenin inkar edemediği bir durum- nasıl yansıyacaktı? Çünkü PKK bir terörist örgüt olarak tanınmaktaydı. DAİŞ de terörist bir örgüt idi. Fakat nasıl oluyor da PKK gibi terörist bir örgüt DAİŞ gibi vahşeti dünyaca belli olan bir terörist örgüte karşı savaş verir? HPG ve YPG’nin Şengal’e gidişi, zor durumda olan Şengal’lileri Rojava üzerinde ve bir koridor yardımıyla Güney Kürdistan’a ve Şengal Dağı’na ulaştırması, dünya medyasında büyük bir yankıya yol açtı. Bu nasıl mümkün olabiliyor? Bunun üzerine bir arayış başladı; ilişkilenme, Kandil’e gidişin arkasında da bu yatıyor.
Nasıl arttı?
Bu gelişler ve ilk temaslardan sonra basına yansımalar oldu. Bunlar daha yoğun bir ilgiye yol açtı. Gelip gerillanın yaşamını merak ediyorlardı. Merak ettikleri asıl şey, hangi felsefe, hangi ideolojidir ki, bu dağlarda bu insanları eğitip, insanlığa hizmet için ve kendisini feda etme pahasına dünyadaki en büyük terörizmine karşı savaştırıyor.
Bu Şengal sonrası mı ortaya çıktı?
Doğru, Şengal’den sonra. Tabii ki bu ilginin ikili bir yanı var. Biri, basın yayın yönü; diğeri ise daha çok araştırma, akademik yönü. Gazetecilerin de bir kısmı ağırlıklı haber yapmak için, bir kısmı ise işin nedenini merak ediyordu.
Ne nedir, nasıldır mı?
Evet. Nedir, nasıl oluyor bütün bunlar. Ne anlama geliyor. Bilmiyorlardı birçok şeyi... Mesela gazetecilerin önemli bir kısmında bu vardı. Japonya’dan Amerika’ya, Çin’den, Vietnam’dan, Avrupa’dan...Artık herkes biliyor ki, Şengal’e Maxmur’a, Kerkük’e, Musul’a, gerilla Kandil’den, Haftanin’den, Garê’den, Hakurke’den gitmiştir. Bu nedenle de ilgi yoğun. Zaten bunlardan ne kadarı bizim yardımımız ile gerçekleşmiş ise o kadarı da irademiz dışında olmuştur.
Gelmek isteyenler sadece gazeteciler miydi?
Gazetecilerin dışında bir de araştırmacılar, akademisyenler var; Ortadoğu üzerine araştırma yapan, kitap yazan, yine özgürlük hareketi üzerine tez ya da doktora çalışması yapmak için gelenler...
Basının bu kadar yoğun ilgilenmesinin önemli bir yanı, kadın gerillalar idi. Dünya medyasında, insanlığa ve insana karşı savaş açanlara karşı koyan kadın gerillalar büyük bir ilgi ve sempati uyandırdı. Tüm bunların kadın konusunda oldukça dogmatik ve geri konuma düşürülmüş Ortadoğu’da yaşanmasının payını da unutmayalım. Bu muazzam bir etkiye yol açtı.
Gazetecilerin beklentileri dışında karşılaştıkları başka bir şey oldu mu?
Daha çok da buraya gelen gazetecilerin birçoğu başka bölgelere de gitmişlerdi. Dünyanın diğer savaş bölgelerinde, çelişkili ve çatışmalı ortamlarda da bulunanlar idi. Dolayısıyla buraya gelirken, gittikleri yerlerden etkilenmeden de kaynaklı kafalarında kimi kalıplar oluşmuştu. Ve bu paralelde düşünüyorlardı. Yani bunlar da savaş veriyor. Silahlı güçlerdir. Sonuçta, Kürt gerillaların da diğer yerlerdekinden farkı yoktur türünden. Ancak buraya gelip gördüklerinde durumu fark etmeye başlıyorlardı. Örneğin, 4 kişilik bir İngiliz gazeteci gelmişti. Röportajlarını yapıp bitirdikten sonra gitmek üzereyken şunları söylediler: “Biz şimdiye kadar birçok bölgede çok sayıda sol silahlı örgüt, gördük. Hepsi yıkalım, yakalım diyorlardı. Siz ise hep yapalım, kuralım diyorsunuz. İnsan anlıyor ki, derdiniz yok etmek değil, yapmak.”Bu onların ilgisini daha da arttırıyordu.
Gelelim sizinle ilgili yazılıp çizilenlere, yayımlananlara; nasıl buldunuz? Yani yanıltma, yanlış yansıtma, tahrif, söylediklerinizi çarpıtma vs. var mı?.
Bu tür şeyler azdı.
Yani daha ziyade objektif miydi?
Evet, objektiflik daha ağır basıyordu.
Peki İran medyası, yani DAİŞ, Kürt, Êzidi’ye karşı olduğu kadar, Şia’ya da karşı. Tüm bunlar göz önüne alındığında İran medyası Şengal ve Kobanê için nasıl bir yayın çizgisi izledi? Takip edebildiniz mi? Kamuoyu da bu konuyu merak ediyor.
Henüz bir görüşme ya da gelme talebine rastlamadık. Ancak İran medyasında bu konuda bir merak ve durumu öğrenme isteği vardı. Doğru, Kobanê üzerine İran medyasında çok sayıda manşet atıldı. Örneğin, ‘Kobanê halkı, DAİŞ’i kırdı’ türünden. Yine Şengal üzerine de... Yine Şengal’de gerillanın gösterdiği direnişi de verdiler. Ama hangi amaca binaen bu manşetler ve haberler verildi?
Hangi amaçla?
Daha çok bu direnişteki Kürtlük yönünü belirsiz kılarak bu yayınlar yapıldı. Yani kendisini Şengal’de, Kobanê’de savunanların Kürt olduğu gizlendi. Kürtlüğü, bilinci geride tutma diyelim. Hatta Kürt enerjisini kendi siyasetleri için kullandılar diyebiliriz.. Yani DAİŞ’e karşı savaş verenler ne için savaşıyor, felsefeleri, yine DAİŞ’e karşı savaş verenlerin kimlikleri görünmez kılındı. Bunun da nedeni, Kürt kimliğini kendisi için de bir potansiyel, bir sorun olarak görmesi. Daha çok enstrümantal olarak kullandı.
ÇEVİRİLERİ DE BİZ YAPIYORUZ
50’nin üzerinde basın yayın organının, çok sayıda araştırmacı, akademisyenin gelişinden bahsettiniz. Nasıl anlaşıyordunuz. Çevirileri kim yapıyordu. Kaç kişisiniz. Kaç dilden çeviri yapabiliyorsunuz?
Bir işimiz de çevirmenliktir. Bu iki yönlüdür. Birincisi örgütün, hareketin yaptığı açıklamaları, duyuruları, bilgilendirmeleri, çeşitli dillere çevirmek ve bunları ilgili basın yayın organları ile kişilere iletmek. Bu durumda daha çok 5 dilde çeviri yapılıyor: İngilizce, Arapça, Farsça, Türkçe, Kürtçe (Sorani ve Kurmanci).
Peki dışardan gelenlerin çevirmenliği nasıl oluyor?
İkincisi dışarıdan gelenlere çeviri yapmak. Dışardan gelenlerin büyük çoğunluğu burada bir çevirme hizmeti olabileceğini tahmin bile etmiyorlar. Bizim de çevirmenlerimiz var deyince şaşırıyorlar. Daha çok zoraki “Hele bir bakalım” yaklaşımı hakim. Ama çeviriye başladığımız zaman, bu düzeyde bir çeviri beklemediklerine dair şaşkınlıklarını ifade ediyorlar. Kaldı ki, çeviriyi biz kendimiz yapmak istiyoruz.
Neden?
Çünkü her şeyden önce Kürt özgürlük hareketi, alternatif bir zihniyet, alternatif bir felsefe yürütüyor. Her dil bir zihniyete, felsefeye göre inşa edilir. Dolayısıyla dışarıdan biri burada çeviri yaptığında, buradaki kavramları ve kalıpları bilmediği için çeviride oldukça sorunlu şeylerle karşılaşmak mümkün. Neden? Çünkü tam olarak ne söylendiğini bilmiyorlar. Fakat biz biliyoruz hareket ne diyor. Kadın, yaşam, özgürlük vb. birçok kavram yeniden tanımlanmıştır.
GELENLER SADECE SİLAH GÖRECEĞİNİ SANIYOR
Buraya gelenleri şaşırtan ne oluyor daha çok?
Şaşkınlık oluyor doğrudur. Gelenlerde daha çok da gerilla deyince silahlı bir örgüt ve sadece savaş ve çatışma algısı var. Ama buraya gelip biraz gözlemleme şansına kavuşunca görüyorlar ki, silah ve savaş sadece işin bir yönü. Hatta bize göre yüzde 10’u dur. Geriye kalan yüzde 90’lık kısım, sosyal, felsefi, siyasi kültürel, ideolojik ve ekonomiktir. Yani gerilla yeni toplumun çekirdeği gibidir. Zaten buraya gelip gerilla ile konuşanlar anlıyor ki, gerilla Ortadoğu toplumu hakkında oldukça bilgi sahibidir. Amerika’dan gelen bir profesör, hareketin yönetimiyle görüştükten sonra bir kaç gün 2-3 yıllık gerillalar ile birlikte kaldı ve onlarla çeşitli konularda tartışmalar yürüttü. İzni olmadığı için adını veremeyeceğim bu profesör, kendisiyle tartışan genç gerillalardan her birini, görev yaptığı üniversitedeki hocalar düzeyinde bulduğunu, şaşkınlıkla tespit ettiğini söyledi.
KADIN GAZETECİLER DAHA ÇOK ETKİLENDİ
Kadın gerillaların durumu özellikle de kadın gazeteci ve erkek gazeteciler üzerinde nasıl bir etki yaptı. Gözlemleme imkanınız oldu mu?
Kadın gazetecilerin daha çok etkilendiğini rahatlıkla gözlemlediğimi söyleyebilirim. Yani kadın gerillaların, genel hareket içindeki rollerini görüyorlar. Kaldı ki gelen kadın gazeteciler daha çok kendi kadın bakışlarıyla geliyorlar. Ancak burada karşılaştıkları kadının, bağımsız bir yapısı olduğunu, bağımsız yaşam sürdürdüğünü, tartışmalara özgür ve etkili bir şekilde katıldığını, çalışma ve işleyişte kadını esas alan bir sistemin varolduğunu gözlemleyince daha bir etkileniyorlardı. Bunu yazılarında, analizlerinde, röportajlarında hatta davranışlarında da fark etmek pekala mümkün idi.
KÜBA’DAN İRAN’A ÇİN’DEN ABD’YE KADAR İLGİ YOĞUN
Gazetecilerde, genelde nerelerden geliş ya da görüşme isteği öne çıkıyor. Mesela Avrupa, Amerika, Ortadoğu, Asya...
Her yerden var. Amerika’dan da, Avrupa’dan da Türkiye’den de Ortadoğu’dan da var. Ancak araştırma amacıyla gelen taleplerin önemli bir kısmı Amerika ve Avrupa’dan idi. Türkiye ve Ortadoğu’dan da vardı. Ama Ortadoğu daha azdı. Yunanistan’dan Amerika’dan örneğin Florida Üniversitesinden, keza Danimarka’dan, İtalya’dan çok sayıda araştırmacı, akademisyen geldi. Ama isim olarak şu an veremem.
Peki Küba ve Çin’den?
Latin Amerika’dan gelen oldu. Küba ve Çin daha çok gazetecilik olarak talepte bulundular. Ama Küba’dan daha önceden gelen olmuştu. O sırada ben henüz bu birimde bulunmuyordum.
Ya Türkiye?
Türkiye’den de aydın ve araştırmacılar bu konuda gelip gidiyorlar. Kimi anlamak, kimi kitap yazmak, kimi araştırmak için...
Siz biraz önce gerillaya ilgi konusunda Ortadoğu medyası ve akademisyenlerini Amerika, Avrupa ve Türkiye’den sonra gösterdiniz. Sizce neden ilgi az?
Nedeni Ortadoğu’nun kendi gerçekliğinden uzak düşmesi, düşürülmesidir. Ortadoğu’daki despotik ve diktatoryal zihniyet, toplumu nefes alamaz hale getirmiştir. İnsanların bağımsız düşünmesine üretmesine izin vermemiştir. Eğer böyle bir düşüncen varsa, ya ülkeyi terk etmen lazım ya da zindana girmeyi göze almak zorundasın. Doğrudur, Ortadoğu’dan Avrupa’ya, Amerika’ya giden araştırmacı ya da akademisyenlerden bizimle ilişki kuran, buraya gelip araştırma yapmak isteyenler var. Ancak Ortadoğu’da bu çok azdır. Aslında en çok araştırma yapması gereken tam da Ortadoğu’daki aydın, yazar, akademisyen olmalıydı.
Ortadoğu’da daha çok hangi ülkedeki aydın, akademisyen ve araştırmacılar öne çıkıyor?
Mısır ve Lübnan. Daha çok buradan. Tabii Irak’ı da unutmamak gerekiyor.
Gelelim İran’a; Çünkü İran aynı zamanda azımsanmayacak bir Kürt nüfus barındırıyor. İran’daki aydın, akademisyen ve gazetecilerin yaklaşımı nasıl?
İran’daki aydın, yazar, akademisyen ve gazetecilerden gelmek isteyenler var. Ancak gelmemelerinin nedeni bizden kaynaklı değil, tamamen İran devletinin tutumundan kaynaklı.
Yani bir talep var öyle mi?
Evet, bir talep var, ancak gelme konusunda oldukça endişeliler. Çünkü İran devleti buraya geldiklerini öğrenirse onlar için iyi olmaz. Ama İran’dan Avrupa’ya, Amerika’ya gidenler arasında gelmek isteyenler var.
Siz, Şengal sonrası basının yoğun bir geliş-gidiş trafiğinden bahsettiniz. Bu trafiğe dair yani buraya bizzat gelen basın yayın organı sayısı hakkında bir rakam vermeniz mümkün mü?
Şengal’den bu yana 50’nin üzerinde basın yayın organı geldi. Bunlar arasında dünyaca tanınmış olanlar epey bir yer tutuyor. Wall Street Journal, İndenpendet, Times, BBC, Reuters, Voice News (VOA)...
Bu talep yoğunluğu azaldı mı yoksa hâlâ devam ediyor mu?
Doğru.Halen gelmek isteyen çok sayıda basın yayın organı adına başvurular var. Fakat bazen bunlara hayır demek zorundayız . Mücadelenin koşullarından kaynaklı kabul etmeme durumu da söz konusu. Bazıları var ki, onları biz kabul etmiyoruz.
Peki neden?
Şimdi bir süreç ilerliyor. Hem Kuzey’de hem de Rojava’da. Ancak bazı basın yayın organlarının hitap, üslup, ifadelerine bakıyorsunuz, halen 2013 öncesi, ‘90’ların zihniyetini taşıyorlar. Bunların çabasında soruların çözümüne dönük bir şey bulmak mümkün değil. Ayrıca, yayın politikası anlamında da Ortadoğu’nun demokratikleştirilmesi, Kürt sorununun çözümü ve Kürtlerin birliğine karşılar. Bu açıdan Türk medyasında da kabul etmediklerimiz var. Hatta Kürt medyası içinde de. Bahsettiğimiz Türk medyasında ağırlıklı olarak bir düşmanlık dili, savaş dili hakim. Ayrıca sürece de karşılar. Kürt medyasında ise Kürtlerin birliğine karşı bir dil kullananlar var.
Arap basın yayın organlarının yaklaşımı ne durumda, gelmesine izin vermedikleriniz oldu mu?
İlgili olanlar var. Fakat bazı kanallar var ki, gazetecilik adı altında DAİŞ’in yayın çizgisine göre yayın yapıyorlar. Ama Arap kamuoyunda tanınan medya organları arasında gelmesini istemediğimiz yok.
El Cezire?
Hayır. el Cezire ile bir sorun yok. Ancak el Cezire henüz bizimle görüşme noktasında bir talepte bulunmuş değil. el Cezire, el Arabiya, İskan... Bunlar daha önce gelmişlerdi.
(*)Bu röportajı, 22 Aralık 2014 tarihinde Kürtçe olarak gerçekleştirdim. Kürtçeden Türkçeye çevirisi tarafımdan yapıldı.




Etiketler: Şengal, Kobane, Maxmur, HPG, YPG, dünya basını, CNN İnternational, BBC, Reuters, PKK, IŞİD, YPJ, Kadın gerilla, Wall Street Journal, İndenpendet, Times, Voice News
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.01.15   #23
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


Ana Sayfa Haber
YPG:
Kobanê'de 51 çete öldürüldü



KOBANÊ/ANF
Güncellenme : 17.01.2015 15:24
YPG, DAİŞ çetelerinin dün düzenlediği saldırıların püskürtüldüğünü, yaşanan çatışmalarda tespit edilen 51 çetenin öldürüldüğünü açıkladı.

YPG Basın Merkezi, DAİŞ çetelerinin Kobanê'yi işgal etmek amacıyla başlattıkları saldırıların 123. gününde devam ettiğini belirtti. YPG, çetelerin takviye güç, tank ve ağır silahlarla düzenlediği saldırıların YPG/YPJ savaşçıları tarafından püskürtüldüğünü kaydetti.

YPG Basın Merkezi, dün yaşanan çatışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Dün sabah saat 08.00 sularında güney cephesinde bombalı bir aracın patlatılması ardından çeteler tarafından bir saldırı başlatılmıştı. Asayiş, 48. Cadde, Miştenur yamaçları ve Termik yolundan eşzamanlı saldırıya geçen çete grupları güçlerimiz tarafından durdurulmuştur. Güçlerimizin savunma hatlarını kırmaya çalışan bazı çete grupları da çembere alınmıştır. Tüm gün ve gece boyunca süren çatışmalar ardından tüm çeteler püskürtülmüştür.

Yaşanan çatışmalarda güçlerimiz 1 hammer ve 1 adet askeri araç imha etmiştir. Çetelere ait 2 tank da koalisyon güçlerinin hava saldırısı sonucu imha edilmiştir.

Bu çatışmalarda tespit edilebilen 51 çete üyesi öldürülmüştür. Güçlerimiz, 7 cenazeyle birlikte çetelere ait 7 adet kaleşnikof, 22 kaleşnikof şarjörü ve 1.000 adet kaleşnikof mermisi, 1 adet B7 roketatar silahı ve 4 adet B7 roketatar güllesi, 10 el bombası, 2 cihaz ve çok sayıda ilaç ele geçirmiştir.”

Açıklamada, “Çete saldırılarının kırılmasında büyük bir özveri ve fedakarlık gösteren 7 yoldaşımız kahramanca savaşarak şehadete ulaşmıştır” denildi
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.01.15   #24
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


'Cizir Kantonu'nda
toplumsal gerçeklik olan
devrime dokunduk'



18 Ocak
14:562015

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



URFA (DİHA) - Sınır hattındaki nöbetlerine devam eden Rojava Devrimi Hukuk Dayanışması üyesi avukatlara Cizîr Kantonu'nu ziyaret eden avukatlarda katıldı. Cizîr'den gelen avukatlar, herkesin öznesi olduğu, toplumsal bir gerçek olan devrimin inşasına, öz savunmaya, birlikte yaşam projesine ve devrimin kadın rengine dokunduklarını anlattı.

Özgürlükçü Hukuçular Derneği, Açılım Hukuk Bürosu, Ezilenlerin Hukuk Bürosu ve Asrın Hukuk Bürosu üyesi avukatlarında içinde yer aldığı bir çok hukuk kurumu ve hukukçunun bir araya gelerek oluşturduğu Rojava Devrimi Hukuk Dayanışması, Cizîr Kantonuna gönderdikleri avukat heyetiyle birlikte direniş nöbetlerinin tutulduğu Mehser köyünde açıklama yaptı. Rojava Devrimi Hukuk Dayanışması adına Cizîr Kantonuna geçerek burada çeşitli çalışmalar yapan ve temaslarda bulunan 8 kişilik avukat heyetinin içinde bulunan Özlem Gümüştaş, Kemal Toraman, Sinan Varlık, Sabri Kuşkonmaz, Mehmet Taner Avşar ve İlknur Alcan, Rojava devrimine ve kurulan kantonlara ilişkin izlenimlerini aktardılar. Avukatlar başlattıkları çalışmanın Kürdistan, Türkiye ve Avrupa olmak üzere 3 ayaktan oluştuğunu belirtti.

İnşa ve Öz savunma

İstanbul Barosu avukatlarından Özlem Gümüştaş, devrimin inşa süreciyle ilgili gözlemler yapmaya çalıştıklarını belirtti. Kanton hükümeti yetkilileri, Adalet Bakanı'yla görüştüklerini belirten Gümüştaş, özellikle hukuk mekanizması, Yasama Meclisi, Adalet Divanı, Adalet Meclisi ve Halk Meclisleri üzerinde yoğunlaşmaya çalıştıklarını ifade etti. Kadın kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktaran Gümüştaş, Cizîr Kantonunda uygulanan ambargodan dolayı ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çekti. "Rojava Devrimi; komünlerini, halk meclislerini inşa etmeye ve kendi ekonomisini oluşturmaya çalışıyor. Halkı da Kobanê benzeri bir kuşatmaya karşı öz savunmasını geliştirmeye çalışıyor. Tarihe açtıkları büyük sayfanın farkındalar. Bize, 'okuyan, yazabilen düşünebilen herkes buraya gelsin. Çünkü bu devrimin inşasında hepsine ihtiyacımız var' dediler" şeklinde ki gözlemlerini aktaran Gümüştaş, kendilerine çok büyük sorumluluklar düştüğünü söyledi.

'Bende Paramaz oldum'

Rojava Devrimi Hukuk Dayanışması'nın enternasyonal bir yapılanma olduğunu belirten Avukat Kemal Toraman, Rojava Devrimin birçok güce karşı mücadele verdiğini ifade etti. Dayanışma grubu olarak hazırlayacakları raporu kısa bir süre sonra kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Toraman, Kobanê direnişinde yaşamını yitiren Paramaz Qizilabaş'ın annesine yazdığı mektuptan bir bölümden okuyarak "Aslında bende Paramaz gibi şu an devam eden bu devrim karşısında aynı heyecanı hissediyorum" diye konuştu.

Herkes özne

"Devrimin kalbinden geliyoruz. Yeni yaşamın, devrimin inşa sürecini gördük, ona dokunduk" diyerek konuşmasına başlayan Avukat Sinan Varlık ; "Rojava'da herkes aslında devrimin öznesi ve kendisi. Orada dokunduğunuz, gördüğünüz her şey ve herkes devrim" dedi.
Toplumsal bir gerçek

Avukat Sabri Kuşkonmaz ise "Rojava devrimi samimiyet eğitiminden geliyorum. Kürt siyasal hareketi bir devrim yaptığını söylemiş olsaydı ve ben bunu görmemiş olsaydım, bunun siyasal bir açıklama olduğunu düşünebilirdim. Ama gidip gördükten sonra bunun toplumsal bir gerçeklik olduğunu gördüm. Bu gerçekliğin ve devrimin ne kadar insani olduğunu da gördüm" diyerek başladığı konuşmasını , "Orada gördüm ki yapılan sadece Kürtlerin, ya da diğer halkların değil, insanlığın en insani devrimi" cümleleriyle noktaladı.

Birlikte yaşam

İnsanların Rojava'da bir taraftan savaşıp bir taraftan da devrime sahip çıkarak inşa sürecini yürüttüğünü gözlemlediğini söyleyen Avukat Muhammet Taner Avşar, "Bütün halkları bir araya getiren bir model üzerinde çalışıyorlar. Orada ki tüm halklar kendileri bunun çalışmasını yapıyorlar. Türkiye'de baraj sistemiyle, halklar, kesimler dışlanmaya çalışılırken, orada en küçük kesimler ve grupların içinde yer alacağı bir seçim yasası üzerinde çalışılıyor" diyerek izlenimlerini anlattı.

Kadın devrimi

Yaşarken bir devrimi görme heyecanıyla Cizîrê gittiklerini belirten Avukat İlknur Alcan da orada inşa edilmeye çalışılan sistemin var olan tüm algıları yerle bir ettiğini ifade etti. Oluşturulan sistemin tabandan yukarıya ve halkın tamamını yönetime dahil eden bir sistem olduğuna dikkat çeken Alcan, "Bu sistem içinde kadına tanınan özgürlük, verilen değer beni en çok heyecanlandıran olaylardan biriydi. Kadınlar için özel bir yasa düzenlenmiş. Bu zaten başlı başına bir devrimdir" dedi.

Dün geldikleri Kobanê sınırında tuttukları iki günlük nöbetin ardından, avukatlar Suruç ilçe merkezinde bulunan Kobanêlilerin yaşadığı çadır kentleri ziyaret etmek üzere yola çıktı.

(ekip/mç/mö)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.15   #25
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


ANASAYFA / DÜNYA


Kobanê'de Miştenur Tepesi IŞİD'den temizlendi



  • Eklenme Tarihi: 19 Ocak 2015 07:41
Kobanê'yi işgal girişiminde bulunan IŞİD'e yönelik uzun süredir YPG/YPJ öncülüğünde başlatılan temizlik operasyonları sürüyor. YPG/YPJ Kobanê direnişinde stratejik öneme sahip Miştenur Tepesi'ni IŞİD'den temizledi.
YPG/YPJ Kobanê direnişinde stratejik öneme sahip Miştenur Tepesi'ni IŞİD'den temizledi.
Kobanê'yi işgal girişiminde bulunan IŞİD'e yönelik uzun süredir YPG/YPJ öncülüğünde başlatılan temizlik operasyonları sürüyor.
Bu kapsamda dün gece Miştenur Tepesi başta olmak üzere birçok noktada IŞİD'e karşı operasyon başlatan YPG/YPJ savaşçıları çok sayıda militanı öldürdü.
IŞİD'e vurulan ağır darbeler ile birlikte kentin güney ve doğusuna hakim, stratejik noktada bulunan Miştenur Tepesi tamamen özgürleştirildi.
Operasyonlara ilişkin YPG'nin gün içinde ayrıntılı açıklama yapması bekleniyor.
Öte yandan YPG/YPJ güçlerinin, Miştenur'daki ilk görüntüleri de ortaya çıktı. Fotoğraflarda tepeye YPG bayrağı ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın fotoğrafının dikildiği görülürken, Kobanê'nin özelikle doğu kısmında kalan mahallelerdeki savaşın tahribatı da gözleniyor. Kentin en stratejik noktalarından Miştenur Tepesi'nden ilk kareler şöyle:




(Kobanê/DİHA)




Etiketler: Kobane, Miştenur Tepesi, IŞİD, YPG
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.15   #26
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


Haberler

⌂Ana Sayfaya
Kobanê

özgürlüğe çok yakın!


22 Ocak
09:292015

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



MEHMET ZEKİ ÇİÇEK/ÇAĞDAŞ KAPLAN

KOBANE (DİHA) - YPG ve YPJ savaşçılarının DAİŞ çetelerine karşı başlatmış olduğu tarihi direniş 130'uncu gününe girdi. Çetelere karşı başlatılan temizlik operasyonlarında yaşamlarını yitirenlere adanan Miştenur Tepesi operasyonunu yöneten YPG komutanlarından Dilovan Kobanê, "En kısa zamanda Kobanê çetelerden temizlenecek" dedi.

DAİŞ çeteleri Musul işgalinde elde ettiği ağır silahlarla 15 Eylül 2014 tarihinde demokratik özerk yönetimin inşa edildiği Kobanê Kantonu'na yönelik 3 koldan kapsamlı saldırı başlattı. Kobanê'nin doğusundaki GirêSpî (TilEbyad), güneyindeki Rakka ve batısında bulunan Minbic ve Cerablus kentlerinden onlarca tank ve ağır silahlarla saldırıya geçen çetelere karşı, YPG/YPJ savaşçıları tüm köy ve mezralarda direnişe geçti. Düzenli devlet ordularında olabilecek tüm teknik ve ağır silah gücüne sahip olan çetelerin saldırısı, tüm dünyanın gözünü Kobanê Kantonu'na çevirdi. Kobanê saldırısından kısa süre önce Şengal ve Musul kentlerini saatler içerisinde işgal eden DAİŞ'e karşı YPG/YPJ savaşçıları ellerindeki ferdi silahlarla çeteleri ön cephelerde karşıladı ve işgale karşı aylar sürecek destansı direnişin startı verilmiş oldu.

DAİŞ ve destekçileri direnişe çarptı

Köylerde çeteleri darbeleyerek kademeli geri çekilmeyi esas alan savaşta çetelere ağır kayıplar verdiren YPG/YPJ savaşçıları, köylerdeki tüm sivilleri çetelerin saldırılarından koruyarak Kobanê kent merkezi ve güvenli bölgelere ulaştırdı. Sonra ağır silahların etkisinin azalacağı şehir savaşının hazırlıklarına başladı. YPG/YPJ savaşçıları kademeli bir şekilde köylerden geri çekilirken, Ekim ayı başlarına gelindiğinde kentin dış mahallerine kadar ilerleyen çetelere karşı direnişçiler fedai eylemlere başladı. Rahat bir şekilde kente gireceklerini düşünen çeteler, YPG/YPJ savaşçılarının fedai eylemleri karşısında ağır kayıplar verdi. Böylelikle de bir hafta dayanamaz denilen Kobanê'ye ancak günler sonra doğudaki Miqtel Mahallesi ve güneydeki Halep yolundan girebildi. Aynı dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kilis'teki Suriyeli sığınmacıların kaldığı kamplara yaptığı ziyaret sırasında DAİŞ çetelerinin Kobanê saldırılarına ilişkin yaptığı konuşmada "Kobanê düştü, düşecek" diyerek beklentisini dile getirdi.

40'ı aşkın intihar saldırısı boşa çıkarıldı

Özellikle kentin doğusundan ağır silahlar ve onlarca tankla saldırılarını sürdüren çeteler, stratejik konumu nedeniyle var güçleriyle Miştenur Tepesi'ne yöneldi. O anları anlatan her savaşçı tepeye yönelik saldırıların ortaçağdaki meydan savaşlarını anımsattığını vurgularken, tepenin savunmasında yer alan YPJ savaşçısı Arîn Mirkan, fedai eylem yaparak tüm dünyanın dikkatini direnişe çevirdi. Yoğun geçen çatışmalarda ağır kayıplar verdikten sonra kente girebilen çeteler, 4 ayı geride bırakan direnişte 40'ı aşkın bomba yüklü araç patlatarak sonuç almak istedi. Tüm girişimlere rağmen YPG/YPJ mevzilerini aşmayı başaramayan çeteler, 3 koldan devam eden kuşatmaya yeni bir cephe ekleyerek, 29 Kasım'da Mürşitpınar (Kobanê Serxet) Sınır Kapısı'ndan bomba yüklü araçlarla saldırı başlattı, ancak bu saldırı da öncekiler gibi başarılı olamadı.

Önce çetelerin takviye yolları kesildi

Aralık ayı başlarına gelindiğinde ise, YPG/YPJ savaşçıları köylerde gerilla tarzı eylemlerle, çetelerin takviye yollarını kesmeye başladı. Gerilla eylemleriyle eş zamanlı olarak kentin batısındaki açık arazide çetelere baskın düzenleyen savaşçılar, ilk olarak Tilşehir Tepesi'ni ele geçirdi ve bu cephedeki çeteleri Minazze ve Mezre köylerine kadar geri püskürttü. Batı cephesinde denetimi tümden ele alan YPG/YPJ'liler, direnişte yaşamını yitirenlerin anısına 17 Aralık tarihinde güneydeki Botana Şerqî, güneydoğu cephesindeki Azadî Meydanı ve doğudaki Sukilhal bölgesinden başlayarak kentte temizlik operasyonun startını verdi. İlk olarak güney ve güneydoğuda çetelere baskı uygulayan savaşçılar, şiddetli çatışmalar ardından Termik ve Halep yollarını denetime alarak, çetelerin batı ve doğu cepheleri arasındaki bağlantısını kesmiş oldu.

Operasyon Miştenur eteklerine dayandı

Bu önemli gelişmeden sonra çetelerin işgal ettiği bölgelerin tamamını hedefleyen savaşçılar, an be an ilerleyerek birçok önemli noktayı çetelerden temizledi ve güneydoğu cephesinde Miştenur eteklerine kadar dayandı. Çetelerin, 7 Ekim tarihinde başlayan kent savaşında güç takviyesi için kullandığı doğudaki Rakka ve TilEbyad'a giden Helinc yolu ile güneybatısında bulunan Minbic kentlerinden güç takviyesi için kullanılan Halep yolu arasında iki kilometre boyunca uzanan Miştenur Tepesi, zafere giden yolda büyük bir önem taşımaya başladı. Mıştenur aynı zamanda Kaniya Kurda bölgesine hakim olması nedeniyle de daha da önemli bir hal alıyordu. YPG/YPJ savaşçıları Kentin doğusundaki Kaniya Kurda'dan başlayarak, güneybatıdaki yeni hastaneye kadar uzanan ve hilali andıran çete ablukasını yarmak için hazırlıklara başladı. Hazırlıkların sona ermesiyle birlikte 18 Ocak gecesi, savaşçılar Miştenur Tepesi'nin özgürleştirilmesi için operasyon başlattı.

Son eşik geçildi, sıra zaferde

Gece boyunca devam eden çatışmalar ardından YPG/YPJ'liler, hiçbir kayıp vermeden sabah saatlerinde tepeyi çetelerden temizledi. Operasyonu bizzat yöneten YPG komutanlarından Dilovan Kobanê, Miştenur zaferini temizlik operasyonunda yaşamını yitiren arkadaşlarına adadıklarını vurgulayarak, Miştenur zaferinin savaşın seyrine yapacağı etkiye ilişkin bazı bilgiler paylaştı. Miştenur zaferiyle DAİŞ çetelerinin tüm takviye yollarının denetimlerine geçtiğini belirten Dilovan Kobanê, çetelerin sadece kentin doğusundaki Kaniya Kurda ve Miqtel bölgesindeki bazı noktalarda kaldığını söyledi. Tepedeki savaşçıların, doğudaki Kaniya Kurda, Miqtel ve Helince köyü ile güneydeki Termik köyü üzerinde denetim sağladığını dile getiren Dilovan Kobanê, çetelerin bazı bölgelerde çemberde kaldığını ve çekilmek isteseler bile bunu başaramayacaklarını söyledi. Kentin güneyinde başarıyla gerçekleştirilen operasyonun da Miştenur zaferiyle doğrudan bağlantısı olduğunu belirten Dilovan Kobanê, yüreği Kobanê direnişiyle atan herkese şu müjdeyi verdi: "Şehitlerimize ve halkımıza verdiğimiz zafer sözünü yerine getirmeye çok yakınız. En kısa zamanda Kobanê çetelerden temizlenecek" dedi.

(mç/avt)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.15   #27
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


Kobanê'de
güney çetelerden temizlendi
sıra doğuda



22 Ocak
09:102015

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



ÇAĞDAŞ KAPLAN/MEHMET ZEKİ ÇİÇEK

KOBANÊ (DİHA) - YPG/YPJ savaşçıları, ağır darbe vurarak Mıştenur Tepesi'ni DAİŞ çetelerinden temizledikten sonra yönlerini çevirdikleri kentin güney batısında bulunan Kobanê Hastanesi ve şehrin giriş kemerini özgürleştirerek çeteleri güneyde de kentin dışına püskürttü. Güneybatı operasyonuna katılan YPG savaşçısı Ciwan Kobanê, "Son operasyonlarla birlikte zafere biraz daha yaklaştığımızı söyleyebiliriz" dedi.

DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı tarihi direnişin devam ettiği Kobanê'de YPG/YPJ savaşçılarının "Kobane Kurtuluş Hamlesi" kapsamında başlattığı temizlik operasyonu sürüyor. YPG/YPJ savaşçılarının 18 Ocak'ı 19 Ocak'a bağlayan gece çetelere yönelik gerçekleştirdiği başarılı operasyonla, kentin en stratejik noktalarından birisi olan Mıştenur Tepesi özgürleştirilmişti. Ardından kent içindeki ilerleyişi hızlanan YPG/YPJ savaşçıları, önceki gün kentin güney batısında gerçekleştirdiği operasyonda çetelerin işgali altında olan Büyük Kobanê Hastanesi ve kentin Halep yolu üzeri güney girişindeki birçok nokta da çetelerden temizlenerek özgürleştirildi. Operasyonda çetelere ağır darbeler vurulurken, daha önce darbelenen çetelere ait 3 tank ve bir adet havan bataryasının yanı sıra çok sayıda cephane de ele geçirildi. Mıştenur Tepesi'nin özgürleştirilmesinin ardından, kentin güney batısında yapılan özgürleştirme operasyonunda da DAİŞ çeteleri kentin dışına püskürtüldü.

Güneyde YPG/YPJ mevzilendi

YPG/YPJ'nin operasyon gerçekleştirmesinin ardından girdiğimiz Halep yolunun sağında ilk olarak karşımıza çetelerden temizlenen Büyük Hastane binası çıkıyor. Kentin güney batısında şehrin çıkışına doğru olması itibariyle stratejik bir önemi de olan binada, şu an YPG/YPJ savaşçıları mevzilenmiş durumda. Halep yolunda ilerlerken ikinci olarak kentin güney girişinde bulunan Halep Caddesi Bulvar kemeri görülüyor. Bu nokta ve çevresi de çetelerden temizlenmiş ve denetim YPG/YPJ güçlerinin elinde bulunuyor. Halep Caddesi bulvar kemerini geçtikten sonra ise, daha önce YPG güçleri tarafından darbelenen ve operasyonla birlikte YPG güçlerinin denetimine geçen 3 tank karşımıza çıkıyor. Tankların bulunduğu bölgedeki evler de YPG savaşçıları mevzilenmiş durumda.

Kentin güney kapısı özgürleştirildi

Yapılan operasyonda yer alan YPG savaşçısı Ciwan Kobanê, yaptıkları operasyon planlamasının ardından YPJ'li savaşçıların da katılımıyla operasyona başladıklarını ve özellikle yeni hastane ile kentin güney kapısı denilebilecek noktayı hedeflediklerini söyledi. Operasyona savaşçıların başarıya odaklanmış biçimde büyük dikkat ve coşkuyla katıldıklarını kaydeden Kobanê, "Şiddetli çatışmalar ardından gece saat 22.00 sıralarında güçlerimiz hedeflenen alanları özgürleştirdi. Çetelerden temizlediğimiz alanda görmüş olduğunuz gibi daha önce darbelemiş olduğumuz 3 tankı ele geçirdik. Tankların yanı sıra ele geçirilen silahlar arasında ağır silahlarda vardı" dedi.

'Zafere daha yakınız'

Operasyonlarının başarısında bir gün önce Mıştenur Tepesi'nin özgürleştirilmesinin de büyük katkısı olduğuna dikkat çeken Kobanê, şöyle devam etti: "Çünkü biz ilerlerken solumuzdaki Miştenur Tepesi'ne yerleşen arkadaşlarımız düşmanın etkisini kırmamızda önemli bir rol oynadı. Son operasyonlarla birlikte biraz daha zafere yaklaştığımızı söyleyebiliriz."

(mç/pu)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.01.15   #28
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


ANASAYFA / DÜNYA


Kobanê

tamamen özgür



  • Eklenme Tarihi: 26 Ocak 2015 16:14
Kobanê kanton merkezi, 134 gün süren direnişin ardından IŞİD'den tamamen temizlenerek özgürlüğüne kavuştu. Kobanê Kantonu Eş Başkanı Enver Müslim, şimdiki aşamada köylerin özgürleştirileceğini söyledi.

Kobanê kanton merkezi, 134 gün süren direnişin ardından IŞİD'den tamamen temizlenerek özgürlüğüne kavuştu.
ANHA'nn geçtiği bilgiye göre 15 Eylül 2014’te başlayan IŞİD saldırılarına karşı direnişin sürdüğü Kobanê’de, 134 gün sonra YPG/YPJ güçleri IŞİD'i kent merkezinden söküp attı ve kanton merkezi tamamen özgürleşti.
YPG/YPJ savaşçıları günün ilk saatlerinde Kobanê'nin doğu cephesindeki son nokta olan Kaniya Kurda Tepesi'ni ele geçirdi
Bir aydır Kobanê'de IŞİD’e karşı operasyonlarına devam eden YPG/YPJ savaşçıları, doğu cephesindeki son nokta olan Kaniya Kurda Tepesi'ni de ele geçirdi. Tepenin tamamen direnişçilerin kontrolünde olduğu öğrenilirken, devam eden operasyonda Mekteba Tişrîn de ele geçirildi.
Doğu Kobani’nin güneydoğusunda yer alan Miktel mahallesinin son noktası olan Qesra Bozan Beg de IŞİD'in elinden alınırken, Helincê anayolu da IŞİD militanlarından temizlendi.
'KÖYLERE YÖNELİK HAMLE BAŞLAYACAK'
Kobanê Kantonu Eş Başkanı Enver Müslim, kanton merkezi tamamen temizlendikten sonra köylere yönelik bir hamle başlatacaklarını söylemişti.
Müslim, son çatışmalarda onlarca IŞİD militanının öldüğünü, ölenler arasında birçok yabancı savaşçının da olduğunu söyledi. (DIŞ HABERLER)
ZAFERİN FOTOĞRAFLARI




  • Son Düzenlenme Tarihi: 26 Ocak 2015 16:19
  • www.evrensel.net


Etiketler: Kobane, Kaniya Kurda Tepesi, YPG/YPJ
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.01.15   #29
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


ANASAYFA / BÖLGE / DÜNYA


YPG: Kobanê

insanlığın zaferidir



HABERİN FOTOĞRAFLARINA BAK...







  • Eklenme Tarihi: 26 Ocak 2015 23:17
YPG Genel Komutanlığı, 'Bugün Rojava Kürdistanı'nın Kobanê kenti tümden DAIŞ çetelerinden temizlenerek özgürleştirilmiştir. Güçlerimiz zafer sözünü yerine getirmiştir. Bu zafer Rojava devriminin, Demokratik Suriye'nin, insanlığın zaferidir' diyerek, Kobanê zaferini ilan etti.

YPG Genel Komutanlığı, Kobanê’ninIŞİD'den temizlenerek özgürleştirilmesine dair yazılı bir açıklama yayınladı. YPG açıklamasında IŞİD'in Kobanê yenilgisinin, bitişin başlangıcı olacağı belirtildi.
YPG Genel Komutanlığı'nın Kobanê zaferine ilişkin "Kürt halkı, Ortadoğu halklarına ve Kamuoyuna!" başlığıyla yaptığı yazılı açıklama şöyle:
"Bugün Rojava Kürdistanı'nın Kobanê kenti tümden DAIŞ çetelerinden temizlenerek özgürleştirilmiştir. 133 gündür güçlerimiz DAIŞ terörüne karşı destansı bir direniş sergileyerek halkımızın ve insanlığın umutlarını kırmamıştır. Güçlerimiz zafer sözünü yerine getirmiştir. Bu zafer Rojava devriminin, Demokratik Suriye'nin, insanlığın zaferidir. DAIŞ çetelerinin karanlığı ve vahşetine karşı Özgürlük çizgisinin zaferidir.
133 gündür YPG/YPJ savaşçılarımız, Kürdistanın genç kız ve oğulları, Kürdistanın dört parçasından ve dünyanın digger birçok ülkesinden gelen gönüllüler DAIŞ terörüne karşı şiddetli bir savaş ve büyük bir direniş sergilemiştir. Bu direnişte birçok değerli savaşçımız, Kürdistan'ın genç kızları ve oğulları şehit düşmüş, ancak sonuçta başarıya ulaşan da şehitlerin ruhu ve iradeleri olmuştur. YPG, hiçbir gücün Rojava devrimini yenilgiye uğratamayacağını ve hem kürt halkının hem de bölge halklarının en hakiki savunma gücü olduğunu birkez daha ispatlamıştır.
Kobanê zaferi halaylar ve havai fişeklerle kutlanıyor
Kobani'de yürütülen savaş sadece YPG ile DAIŞ arasındaki bir savaş olmanın çok ötesinde; insanlık ile vahşet; zalimlerle özgürlük ruhu arasındaki bir savaştı. Tüm insanlık değerleri ile insanlık karşıtlarının savaşıydı. Bu savaştan galip gelen hakikat, özgürlük ruhu, halkların ve insanlığın özgürlük iradesi olmuştur.
Kobani savaşı DAIŞ için de kader belirleyiciydi. DAIŞ'ın Kobani'de aldığı yenilgi aynı zamanda DAIŞ'ın bitişinin başlangıcıdır. Kobani savaşı bu açıdan da en temel ölçü olmuştur. DAIŞ'ın Kobani yenilgisi sadece Kobanê ile sınırlı değildir. Bu yenilgi halkların iradesine karşı psikolojik ve moral açıdan da büyük bir hezimettir. Kobani zaferinden sonra DAIŞ'a karşı başarıların artacağı vey akın zamanda başka zafer müjdelerinin de geleceği inancındayız.
YPG/YPJ güçleri olarak halkımıza ve bölge halklarına başarı söz vermiştik. Bugün Kobani'yi özgürleştirerek halkımıza verdiğimiz sözü yerine getirdik. Bu zaferi Rojava, Suriye ve tüm Kürdistan halklarına kutluyor, bu tarihi direnişte destek veren, bizimle birlikte savaşan herkese teşekkür ediyoruz. En başta bu direnişi büyük sahiplenen halkımıza, özelde de Bakurê Kurdistan halkımıza, yine hava saldırılarıyla güçlerimize aktif desteğini sunan Uluslararası Koailsyon güçlerine, YPG'yle omuz omuza çarpışan Burkan El Fırat ve diğer Özgür Suriye Ordusu bileşenlerine, yine bir grup olarak güçlerimize yardımcı olan pêşmerge kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz.
YPG olarak önümüzdeki görevlerin henüz sona ermediğinin farkındayız. Önümüzde Kobani kırsalının özgürleştirilmesi süreci duruyor. Bu görevimizi de başarıyla yerine getireceğimize söz veriyoruz.
Diyar Bagok, Erîş, Zozan, Arîn, Dilgêş ve Kendallar şahsında canlarını bu direnişte feda eden yüzlerce kahraman şehidimize verdiğimiz zafer sözümüzü birkez daha yineliyor ve onların çizgisine sonuna kadar bağlı kalacağımızı belirtiyoruz. Birkeza daha Kobanê zaferini tüm halkımıza, YPG/YPJ savaşçılarımıza ve tüm dostlarımıza kutluyoruz." (DİHA)




Rojava; Sadece savaş değil yeni bir yaşam





Etiketler: Kobane, YPG, YPJ, IŞİD
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 30.01.15   #30
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: KOBANE Direniş Destanı...


⌂Ana Sayfaya
Kobanê'de
köy köy temizlik sürüyor


30 Ocak
10:252015

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



KOBANÊ (DİHA) - YPG ve YPJ güçlerinin, Kobenê merkezinin özgürleştirilmesinin ardından süren operasyonları sonucunda, Mumun, Minaz, Çixur, Çolbeg, Şêx Çopan köyleri ile Radyoya Dengê Kobanê istasyonunun bulunduğu alan DAİŞ çetelerinden temizlenerek özgürleştirildi.

Kobanê merkezin DAİŞ çetelerinden temizlenerek özgürleştirilmesinin ardından YPG ve YPJ güçleri tarafından başlatılan köyleri özgürleştirme operasyonu sürüyor. Operasyonlar kapsamında kentin batı tarafında kalan 2'nci Mumun, 4 ayrı büyük mahalleden oluşan Minaz köyü ve Çixur, Çolbeg köyleri ile Radyoya Dengi Kobenê binasının bulunduğu istasyon alanı özgürleştirildi. Şehit Eriş tepesini de çetelerden temizleyen YPG ve YPJ güçleri, özgürleştirilen tepe ile istasyon binasına dev birer TEV-DEM bayrağı dikti.

Kentin güney doğu kısmında devam eden operasyonlar kısmında ise Şêx Çopan köyü özgürleştirildi. Operasyonlar sonucunda özgürleştirilen köylerde, yüklü miktarda silahın bulunduğu bir cephanelik ile bomba yüklü bir araç ele geçirildi. YPG ve YPJ güçleri özgürleştirdikleri tüm alanlara bayrak dikerek, operasyonlarına devam ediyor.

(kö/ns)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Derweş Evdi & Edule destanı (Derwêşê Evdi & Edulê) ByMunzur Kürtçe / Kurdî 0 08.01.13 10:28
Karayılan - Antep Destanı Alevi Alevi Hikayeleri 0 18.12.09 10:26






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2