Sponsor Reklamlar


90 Yıldır Devlet Eliyle Vatandaşın Irkı Fişlenmiş

 Genel konular Katagorisinde ve  Siyaset,Politika ve Ekonomi Forumunda Bulunan  90 Yıldır Devlet Eliyle Vatandaşın Irkı Fişlenmiş Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 02.08.13   #1
adsizkowboy
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2013
Nereden: Adsiz
Mesajlar: 347
Rep Puani : 0
Standart 90 Yıldır Devlet Eliyle Vatandaşın Irkı Fişlenmiş


Haberi Taraftan aliyorum.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilen resmî bir yazı, vukuatlı nüfus kayıtlarında gizli “soy kodu” kullanıldığını ortaya çıkardı. Yazıda soy koduna örnek olarak “Ermeni vatandaşlarımızın soy kodu 2’dir” ifadesi yer alıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923’ten bugüne “vukuatlı” nüfus kayıtları gizli olarak “soy kodu” taşıyor. Agos gazetesinden Ferda Balancar’ın haberine göre; bu kayıtlarda Ermenilerin soy kodu 2 rakamıyla ifade ediliyor. Nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerinde gizli tutulan “soy kodu”, talep eden devlet kurumlarına resmî bir yazıyla bildiriliyor.

Kayıt yaptırmak isteyince...

Herşey İstanbul’daki bir Ermeni anaokuluna çocuğunu kaydettirmek isteyen bir ebeveynin verdiği mücadeleyle başladı. Öğrencinin velisi olan anne, vaftiz olup asıl kimliğine sonradan dönen bir Ermeni. Anne, atalarının kimliğine geri dönerken, nüfus cüzdanındaki din hanesini Hıristiyan olarak değiştirir; babanın kimliğinin din hanesinde ise “İslam” yazmaya devam eder. Anne babanın çocuklarını kaydettirmek istedikleri Ermeni anaokulunun müdürlüğü ise, yasal mevzuat gereği kendilerine şu cevabı verir: “Milli Eğitim’den okula kayıt yaptırmanızda bir sakınca olmadığına dair resmî izin belgesi alın.”

Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt yaptırmasının önünde bir engel olmadığına dair resmî yazı talep eder. Avukat Halavurt’un talebini değerlendiren İstanbul İl Milli Eğitim Müdür yardımcılarından Ahmet Molak, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hitaben resmî bir yazı yazar ve Halavurt’a bu yazıyla birlikte ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvurmasını söyler. Molak’ın imzasını taşıyan resmî yazıda şu ifadeler yer alıyor: “...Söz konusu okullara kayıt olacak öğrencinin velisinin mahkeme kararı ile din, isim, mezhep değiştirip değiştirmediğinin bilinmesi, 1923 yılından bu yana ‘vukuatlı’ nüfus kayıtlarının gizli soy kodunun da (nüfus kayıt örneğinde Ermeni vatandaşlarımızın soy kodu 2’dir) çıkartılması gerektiğinden ancak adı geçen öğrencinin velisinin ilgili nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünden nüfus kayıt örneğinde gizli soy kodunun 2 olması halinde kaydının yapılabileceği hususunda gereğini rica ederim.”

Avukat Halavurt ve ailenin, çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt olabilmesi için verdikleri mücadele hâlâ sürüyor.

Açıklama bekleniyor

Şimdi bir resmî mercinin kendilerine, “Evet sizin gizli soy kodunuz 2’dir, çocuğunuzu Ermeni okuluna kaydettirebilirsiniz” demesini bekliyorlar. Bu talebe cevap veren resmî bir merci henüz yok. Ancak iki resmî kurumun, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyuna 1923’ten beri gizli olarak uygulanmakta olan ‘soy kodu’nun ne anlama geldiğini ve neden böyle bir uygulamaya gerek duyulduğunu bir an önce açıklaması gerekiyor.

1-Rumlar 2-Ermeniler 3-Yahudiler

‘Soy kodu’ uygulamasının Lozan’da azınlık statüsü tanınan Rum, Ermeni ve Yahudiler için söz konusu olduğu, Rumlara 1, Ermenilere 2, Yahudilere de 3 kodunun verildiği belirtiliyor. Kodu olmayanlar, azınlık okullarına kabul edilemiyor.

Tekerlemeyi anımsattı

Milli Eğitim tarafından kaleme alınan resmî yazıda Ermenilere verilen soy kodunun ‘2 numara’ olması yakın geçmişte çocukların sokakta oynarken söylediği tekerlemeyi akıllara getirdi. Yabancı ve azınlık düşmanlığının, küçük yaştaki çocuklara nasıl aktarıldığına dair bu ibretlik tekerleme, sokak aralarında seksek veya çizgi dedikleri eğlencede önce oyuna kimin başlayacağını belirten sayışma bölümlerinde de söylenirdi. Birkaç versiyonu olan tekerlemedeki ifadeler yaklaşık olarak şöyle: “Bir, iki, üçler, yaşasın Türkler. Dört, beş, altı, Polonya battı. Yedi, sekiz, dokuz, Almanlar domuz. On, on bir, on iki, İtalya tilki. On üç, on dört, on beş, Ruslar kalleş On altı, on yedi, on sekiz, geriye kaldı Portekiz”

“Başbakan uygulumayı sona erdirmeli”

Avukat Kezban Hatemi:

Bunu bilmiyordum. Doğrusu hiç şaşırmadım. Soy kodu tek kelime ile vatandaşın fişlenmesidir. Uluslararası İnsan Hakları Hukuku’na Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere özellikle Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunmasına Dair Çerçeve Sözleşme’ye, Lozan’a ve Anayasa’ya aykırı bir düzenleme olup hiçbir hukuk kuralına dayanmayan, yok hükmünde olan bu uygulamanın derhal kaldırılması ve Sayın Başbakan tarafından da uygulamanın sona erdirildiğine dair topluma bir açıklama yapılması gerekmektedir. Aslında soy kodu adı altında yapılan uygulama azınlıklara karşı bir politika olarak hemen her alanda karşılaştıkları bir olgudur. Bu tür ayrımcı uygulamalar ve insan hakları ihlalleri gayrimüslüm vatandaşların devlete karşı güvensizlik duygusu beslemesine sebep olmuştur. Bu zihniyeti anlamak için çok dinli ve çok uluslu bir yapının üzerine inşa edilmiş olan Osmanlı İmparatorluğu ile ulus- devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti arasındaki farkı belirlemek gerekir. Ulus devlet üzerine inşa edilen Türkiye Cumhiyeti kendi ulusal yapıları içinde kalan farklı etnik kökene dile ve dine sahip gruplara karşı maalesef Osmanlı’dan farklı politikalar geliştirdiler. Osmanlı’da millet statüsü ile tanınan hak ve özgürlükler ulus-devlet anlayışı ile kurulan Cumhuriyet’te gayrimüslim unsurlar azınlık statüsü ile tanımlandı. Anayasa önünde sözde eşit vatandaşlar olarak görünen azınlıklara yönelik uygulamalar pratikte ayrımcılık olarak yürümüştür.

Din, dil ve kültürel özelliklere sahip olan azınlıklara yönelik politikalar başta eğitim hakkının kullanımındaki çeşitli kısıtlama ve engellemeler azınlık vakıflara yönelik hukuk dışı uygulamalar yaşanan olağanüstü dönemlerde uygulanan ayrımcı ekonomik politikalar (Varlık Vergisi gibi) azınlıkların ülkeyi terketmeye zorlanması, üst düzey kamu görevlisi olamamaları gibi çeşitli şekillerde tezahür etmiştir. Cumhuriyet döneminden itibaren azınlıklar ve onlara ait her türlü kurumsal yapılar mercek altına alınarak dikkatle izlenmiş, faaliyetleri yakinen takip edilmiştir.

Azınlıklar rakip ya da tehlikeli olarak görülen öteki devletlerin içimizdeki “Truva atı” olarak değerlendirilmiştir. Azınlıklar çok ciddi kısıtlamalara tabi tutulmuş, zorla haklarından feragat ettirilmiş, potansiyel tehdit olarak algılanmışlardır. Şüphesiz Ak Parti hükümeti ile olağanüstü reformların yapıldığını bu anlamda Temel Hak ve Özgürlükler konusunda önemli reformlar yapıldığı görmezlikten gelinemez. Ancak, din, dil, etnik veya kültürel farklılıklardan kaynaklanan sürekli kimlik sorunlarının yaşandığı ülkemizde, kalıcı çözüm ortak bir kimlik belgesi niteliğinde yeni bir anayasa yapmak, kapsamlı bir hukuk reformunu hayata geçirmek acil bir ihtiyaçtır. Köklü yasal reformlar ve buna paralel idari pratik düzenlemelere yer verilmelidir.

“Ya Süryaniler, Asuriler, Nasturiler...”

Prof. Dr. Baskın Oran:

Bu devleti, Balkanlar’dan sürülen İttihatçılar kurdu. Bunların “makbul vatandaş”ı Lahasümüt’dür . Yani laik olmak şartıyla Hanefi, Sünni, Müslüman, Türk. Bu nitelikleri taşımayan, devlet için “öteki”dir. Zararlı unsurdur. Bu “kural” en çok gayrimüslim vatandaşları vurdu. 1988 tarihli resmi yönetmelikte gayrimüslimler için “yerli yabancılar” dendiğini unutmayalım. Ama sadece gayrimüslimleri vurmadı. Kürtlerin ve Alevilerin de “devlete yakın”, “devlete karşı” diye sınıflandırıldığını biliyoruz. Türk devletinin temel mantığı, etno-dinsel ayırımcılıktır. Bu nitelikleri taşımayanlardan hele de Müslüman olmayanlar, etno-dinsel temizliğe uğratıldı. Sürülen sürülmüş, sürülmeyen gitmek zorunda bırakılmıştır. Siz hiç, opera ve üniversite dışında gayrimüslim memur duydunuz mu? Bu 1-2-3 numaralaması, en çok, gayrimüslim çocuklarının azınlık okuluna kaydolmasında güçlük çıkartmak için kullanılır ve bir rezalettir. Lozan’ı en büyük ihlalimizdir. Lozan’da bu üç azınlığın adı geçmez. Azınlığın tanımı sadece “gayrimüslim Türk vatandaşı”dır. Bu durumda Süryaniler, Asuriler, Nasturiler, başka Müslüman olmayanlar nerede kalıyor?

Atsız’ın gözüyle “düşmanlarımız”
Fc
Ermeni karşıtlığının ve azınlık düşmanlığının bir kez daha gün yüzüne çıktığı devlet uygulamalarında benimsenen “Türkçü” ideolojinin kilometre taşlarından yazar Nihal Atsız, 1941’de oğlu için kaleme aldığı vasiyet mektubunda “iç ve dış düşmanları” şöyle özetlemişti:

“Yağmur Oğlum! Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigâr olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol. Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihî düşmanımızdır. Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır. Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarın ki düşmanlarımızdır. Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içerdeki düşmanlarımızdır. Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

Tanrı yardımcın olsun!”
Sponsor Reklamlar

adsizkowboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
AvEG-Kon: Devlet eliyle Alevi düşmanlığı körükleniyor! ozgurkursun44 Pir Yolu Haber Merkezi 1 01.08.12 20:43
37 Yıldır Yıkanmıyor !! BiroL Her Telden 4 26.06.11 21:35
18 Yıldır Süren Madımak Davası Yine Ertelendi DevrimChe Sivas Şehitleri 8 09.02.11 18:59
devlet ilk kez MADIMAK'ta mmuratkkaratas Pir Yolu Haber Merkezi 1 02.07.10 17:04
Aleviler Fişlenmiş Resmi belgede Alevilik fişlemesi Alevi Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar 0 06.09.09 23:38






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2