Sponsor Reklamlar


 
Seçenekler
Alt 25.05.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart DEMOKRASİ ve Barış Konferansı.


Barış ve demokrasi için umutlar birleştirildi

Kırmızı Haber
| 25 Mayıs 2013 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Numaralı Haberler, Siyaset


Barış sürecinin önemli ayaklarından biri, konferanslar süreci Ankara’da “Demokrasi ve Barış Konferansı ile hayat bulurken, konferansa katılımın çeşitliliği umut yarattı. Her çevreden, inançtan, yaştan, hemen hemen her kesimden barış isteyenler umutlarını Ankara’da, konferansta birleştirdi.
Ankara’da Sürmeli Oteli’nde bugün başlayan “Demokrasi ve Barış Konferansı”na siyasi parti temsilcileri, sendikalar, inanç örgütleri, insan hakları örgütleri, aydın ve yazarlar, akademisyenlerden oldukça geniş bir katılım sağlandı.
‘İYİ BİR DÜNYA İÇİN’
Konferansın açılış konuşmasını yapan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “Daha iyi bir dünya” fikrine inanan ve bunu kendine dert edinenler olarak burada bulunduklarını ifade etti. Konferansa katılanların ortak paydasının hava, su, dil, kimlik, onur olduğunu ve “Daha iyi, daha eşitlikçi ve daha adil bir dünya mümkün fikrine inananlar ve bunu dert edinenler” olduğunu belirten Önder, çağrıyı yapan ve destek verenlere, katılanlara teşekkür etti.
Öcalan’ın yapılmasını önerdiği, aciliyet ve gerekliliğini vurguladığı “kalıcı barış konferansı”nın önemine vurgu yapan Önder, birilerinin hassasiyetten bahsettiği dönemde Kürtler, sosyalistler ve demokratların barışa el uzattığını, hassasiyetlerin ardına sığınmış kan oyunlarına inat bir haysiyet gösterisi sergilediklerini söyledi.
Barışın tek anahtarının demokrasi olmadığını, adalet, eşitlik ve demokrasi bir arada kalırsa barışın kalıcı bir biçimde tesisinin mümkün olacağını vurgulayan Önder, “bugün bu kadar muhteşem bir ideal için, kalıcı barış için burada bulunmayı içine sindiremeyenler varsa, bu onların ideolojik ve vicdani bakımdan barış gibi bir dertlerinin olmayışından kaynaklanmaktadır” dedi.
BARIŞI İNŞAA ETMEK
Öcalan’ın barışa dair mesajlarından da bahseden Önder, “Ağzından kan damlayanlar bile bugün barış karşısında susmak durumunda kalmıştır. Bu, bugün bu salonda olanların barışı geçici bir strateji değil, tarihsel bir yön olarak görmesinden ve savaşlarla yazılan tarihi barışla yeniden inşaa etmenin gerekliliğinden kaynaklanmaktadır” dedi.
Barışın iki taraflı bir süreç olduğunun altını çizen Önder, “Ölüme dur demek yalnızca mücadele güçlerinin değil, devletin ve tüm yurttaşların da elindedir. ‘Kalıcı’ kavramının altına çizeceğimiz çizgi de işte tam burada önem kazanmaktadır” diye konuştu.
‘ZAFER BARIŞIN’
Barış için sokaklara yüz binlerle dökülmüş Kürt halkı olmak üzere halklar, emekçiler, sosyalistler, kadınlar,inançlar, kültürler ve her anlamda ötekileştirilenler, bugün her bir ferdiyle sürecin esas aklı olduğunu belirten Önder, “En yalın ve en onurlu haliyle bu barış için canlarını feda eden, her alanda mücadele eden dostlara, bu konferansın ve ebedi barışın gerçek sahipleri olacakları için şükran duyuyoruz” diye konuştu. Önder sözlerini, Zafer, barış ve demokrasi uğruna binlercesini yitirdiğimiz kardeşlerimizindir. Zafer, barışındır!” diye bitirdi.
HEYECANLI KONUŞMALAR
Daha sonra divan oluşturuldu. Divan Başkanlığı’na getirilen Prof. Dr. Gençay Gürsoy, oldukça heyecan dolu günleri yaşadıklarını belirterek, Öcalan’ın 21 Mart Newroz’unda başlattığı çatışmasızlık sürecine dikkat çekti. Sürecin ülke çapında sevinç yarattığını, PKK gerillalarının sınır dışına sorunsuz çıkmalarının da sevindirici olduğunu belirten Gürsoy, “Yaşanan süreçte endişelerimizi haklı çıkaracak gelişmeler var. Hükümet dağdan ovaya inilip siyaset yapılmasını önermişti. Fakat mitingler, eylemler, hatta basın açıklamaları bile çok abartılarak polis şiddetiyle önlenmeye çalışıldı. Bu, gelecekte güçlük yaşayacağımıza dair işarettir” dedi. Atılması gereken adımların devlet tarafından atılacağına dair işaret göremediklerini de belirten Gürsoy, yargı paketlerinin düşünce özgürlüğü sağlamadığını vurguladı.
Türkiye’nin otoriter bir rejime doğru ilerlediğine de vurgu yapan Gürsoy, insanların hayat tarzlarına dahi müdahaleler yaşandığını, bu doğrultuda adımlar atıldığını söyledi.
Diyarbakır eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın Kürtçe konuşmasının ardından kürsüye gelen Şebnem Korur Fincancı da oldukça heyecanlı konuştu.
Çok konuşmalar yaptığını ama hayatının en heyecanlı konuşmasının bu olduğunu belirten Fincancı, Kürt halkına mücadelesinden, hakların mücadele ile alınabileceğini gösterdiğinden dolayı teşekkür etti.
‘AFFETMEYELİM, HESAP SORALIM’
“Bu topraklardaki halkımızın dilini bilmediğimiz için kendimizden utanmamız gerektiğini hatırlattınız. Bu yüzden teşekkür ediyorum” diyen Fincancı, sürecin hiç kolay olmadığının da altını çizdi. Güney Afrika ziyaretinden örnek vererek, karşılaştırma yapan Fincancı,
”Süreçte benzerlikler var. Hala orada beyaz ten siyah tene değmiyor. Orada da ezilenler yine siyahlar. Biz çözümü toplumsallaştırmayı hedeflerken çok iyi düşünmemiz gerekiyor” dedi. Yüzlerce faili meçhule, çıkan kemiklere vurgu yapan Fincancı, topraktan çıkan kemiklere dikkat çekerek, “Ben affetmezdim” dedi. Hesap verilmesinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Fincancı, intihar eden eski OHAL valisi Hayri Kozakçıoğlu’nu isim vermeden hatırlatıhp, “İntihar ederek ellerimizden kaçmalarına izin vermeyelim. Hesap sorulmasını sağlayalım” dedi.
BARIŞ YÜREK İSTİYOR
Konferansın çağrıcılarından sanatçı Arif Sağ da barışın çok korkulacak bir mesele olmadığını, biraz yürek istediğini söyledi. Biraz “adam” olanın sürece destek vereceğini belirten Sağ, “Çok fazla düşünmeye, irdelemeye gerek yok. Anadolu’da bin yıl eziyet çekmiş halkın kurtuluşu için şimdi tartışıyoruz bunu. Birilerinin bize sunduğu barış yarın elimizden alınabilir. Birlikte tartışarak, sindirerek bu barışı biz kurmalıyız” dedi.
‘
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (25.05.13 Saat 23:54 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.05.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: DEMOKRASİ ve Barış Konferansı.


2


HEP BİRLİKTE SORUMLULUK ALALIM’

BDP EŞ Genel Başkanı Gültan Kışanak da kritik sürece dikkat çekerek, kaçmadıkları ve topu taca atmadıkları için teşekkür etti. Çatışma ve büyük travmalar yaşadıklarını, birkaç kez barış ve demokratik çözüm adımları atıldığını ancak kesintiye uğradığını belirten Kışanak, geçmişteki süreçlerden farklılıklarını anlattı. Sürecin ilk kez açık, kamuoyunun gözü önünde yürütülmesinin önemini vurgulayan Kışanak, sürecin kesintiye uğramaması, geri dönüşün olmaması için hep birlikte sorumluluk almak gerektiğini ifade etti.
Kışanak, bu topraklarda tüm farklılıkların barış, eşitlik temelinde birarada yaşamasının sağlanması için yepyeni bir anayasa gerektiğinin de altını çizdi. Yeni, özgürlükçü, çoğuncu, tüm hakları güvence altına alan bir anayasa istediklerini dile getiren Kışanak, “Gelin bu yeniden yapılanma ve özgürlükçü Türkiye’yi yaratmak için hep beraber sorumluluk alalım” dedi.

Çağrıcılardan şair-yazar Murathan Mungan da oldukça heyecanlıydı. Sonraki kuşakların bu sorunları konuşmamasını dileyen Mungan, barış ve demokrasi kavramlarının içinin boşaltıldığını ifade etti. Her zamankinden daha fazla barışa ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Mungan, “Bütün sınırlar bölünmüş ne çıkar. Bugün Reyhanlı’dan Roboski’ye kadar hafızalar bölünmüştür” dedi. Mungan, Türkiye’de sadece Türk ve Kürtlerin yaşamadığını belirterek, Ermeni katliamının 100. yıldönümünün yaklaştığını ve herkesin 2015 yılında borcunu ödemesi gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından özet sunumları yapılan “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet”, “Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa” ile Müzakere sürecinde barışın toplumsallaşması ve demokratik siyaset” konulu atelye çalışmalarına geçildi.


--------------------------------------------------------------------------------

KATILAMAYANLAR MESAJLARIYLA ‘BARIŞ’ DEDİKonferansa katılamayan konferans çağrıcılarının gönderdikleri mesajlar okundu.

Yaşar Kemal, “Ey Türk halkı, Kürt halkı, bu toprakların kültür zenginliği olan tüm halklar, sözüm hepinizedir… Bugün bu ülkede yaratıcılığımız eksilmişse, vicdanımız vurdumduymaz olmuşsa, şiddet hayatımızın her alanında üstümüze çökmüşse, hiçbir kuruma güvenimiz kalmamışsa, bunlar bir kuşak ömrü süregelen bir kirli savaşın insanlığımızda açtığı yaralardır. Ben diyorum ki, bu yaraların sağılması bizim elimizde. Ülkemizin onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini kurtarmak elimizde. Gelin de doğru dürüst bir demokratik düzenin kurulması için aklımızla, yüreğimizle el ele verelim. Bu bir çağrıdır. Sözüm sizedir” mesajı gönderdi.

Yazar Orhan Pamuk, konferansın barış ruhuna uygun anlayış ve hoşgörüyle geçmesini ve başarılı olmasını diledi.

Yakın Ertük de konferansın çağırıcıları arasında bulunmaktan dolayı onur duyduğunu dile getirirken, konferansın yıllardır yaşanan acıların, kemikleşmeye yüz tutmuş önyargı ve kuşkuların giderilmesi için katkıda bulunacağını söyledi.

Tarık Ziya Ekinci ise sağlık problemi gerekçesiyle konferansa katılamadığın iletti. Ekinci, Anayasa değişikliğine vurgu yaparak, “devlet severlikten ve ırkçılıktan arınmış demokratik bir anayasa yapmak için mücadele etmenin acil bir görev olduğunu” ifade etti.
Yazar Vedat Türkali de çözüm sürecinde olumlu gelişmeler olduğunu ve bu bakımdan da Öcalan’a büyük sevgi duyduğunu iletti. Türkali, “Erdoğan başkanlık sistemi istiyor. Zinhar verilmesin. Başkanlık sistemi Kürtlere de zarar verir. Konferansta vicdanı olan, memleket sevgisi olan, insan sevgisi olan herkesin, bu yolda kendine düşen vazifeyi üstlenmesi lazım” dedi.

Loanna Kuçuradi de mesajında, konferansın bütün insanlara temel ve yurttaşlık haklarının aynı şekilde korunmasına katkıda bulunacak öneriler getirmesini diledi.


--------------------------------------------------------------------------------

OLDUKÇA RENKLİ, GENİŞ KATILIM

Konferansta adeta “yok yok”tu. BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, BDP ve Blok Milletvekilleri, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP Eş Genel Başkanı Yavuz Önen, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, TTB, KESK, DİSK, İHD, Mazlum_Der, Halkevleri, SDP, PSAKD, ABF, HBVAKV gibi örgütlerin Başkan ve yöneticileri, Ahmet Say, Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner, Ahmet Telli’nin de aralarında olduğu şair, yazarlar, gazeteciler, akademisyenler…Evrensel
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (25.05.13 Saat 23:47 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.05.13   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: DEMOKRASİ ve Barış Konferansı.


Demokrasi ve Barış Konferansı Sonuç Bildirgesi

Kırmızı Haber | 27 Mayıs 2013 |

Demokrasi ve Barış Konferansı sonuç bildirgesinde, “Müzakereyi büyük kısıtlar altında yürüten Abdullah Öcalan’ın ‘sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının’ sağlanması ve toplumun çeşitli kesimlerinden oluşan heyetlerle iletişim imkanlarının yaratılması gerekliliğini belirtiyoruz” denildi.




Ankara’da düzenlenen Demokrasi ve Barış Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, “müzakere sürecini, Kürt sorununda çözüm ve barışla taçlandırmak için yapılması gerekenleri değerlendirmek amacıyla toplanan Demokrasi ve Barış Konferansı’nda, Türkiye’deki farklı kesimler bir araya gelindiği” belirtildi.

Bildirgede, sürecin kalıcı bir barışa ulaşması için çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü bir demokrasiyi bütün kurumlarla oluşturmanın ve buna işlerlik kazandırmanın kaçınılmaz olduğunu vurgulanırken, “Demokrasiyle barışın birbiriyle doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha saptayarak, demokratikleşme yönünde atılacak adımların barış sürecini de ilerleteceğini belirtiyoruz” denildi.

Bildirgede şu ifadelere yer verildi: “Müzakerelerin sonuç alıcı bir biçimde sürmesi ve geliştirilmesi için, şu aşamada müzakereyi büyük kısıtlar altında yürüten Abdullah Öcalan’ın ‘sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının’ sağlanması ve toplumun çeşitli kesimlerinden oluşan heyetlerle iletişim imkanlarının yaratılması gerekliliğini belirtiyoruz. Halkların dil, kültür, inanç ve kimlik haklarının evrensel olduğunu, bunların bir pazarlık konusu haline getirilemeyeceğini ve bu hakların eşit yurttaş olmanın gereği sayıldığını bir kez daha vurguluyoruz. Konferans katılımcıları olarak kendimizi barış ve müzakere sürecini izlemekle görevlendiriyoruz. Güvenlikçi politikalara asla geri dönülmemesi, sürecin kesintiye uğramaması ve geliştirilmesi gereğini özellikle vurguluyor ve bu bakımdan üzerimize düşen bütün çabaları gösterme kararlılığını ilan ediyoruz. Çözümün yalnızca tek taraflı fedakarlıklarla sağlanamayacağını değerlendirerek, Meclis’te bulunan siyasi partilere çağrı yapıyoruz. İktidar ve muhalefetiyle yasal reform adımlarının, demokratikleşmenin hızlandırılması, yeni anayasa çalışmalarının seçimlerden önce sonuçlandırılması, çözüm sürecinin ruhuna uygun bir çalışma temposunun, tarzının ve dilinin parlamentoda da geliştirilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Barışın sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu ve Suriye’de de gerçekleşmesi hedefinin Konferans katılımcılarının ortak mücadele konusu olduğuna işaret ederken, Reyhanlı’da yaşanan katliamın barış ihtiyacının ne kadar acil olduğunu gösterdiğini vurguluyoruz. Bu Konferans’ta toplumun çok farklı kesimlerini bir araya getiren bir çözüm, barış ve demokratikleşme iradesi oluşmuştur. Bundan sonraki çalışmalarımızı, ‘Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu’, ‘Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa Komisyonu’, ‘Toplumsal Müzakere ve Demokratik Siyaset Komisyonu’ ve bunların Koordinasyonu aracılığıyla sürdürme kararlılığındayız.”

“YENİ BİR ANAYASA İHTİYACI SEÇİMLERE VEYA BAŞKANLIK TARTIŞMALARINA BAĞLANAMAZ” Konferans çerçevesinde “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet”, “Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa” ve “Müzakere Sürecinde Barışın Toplumsallaşması ve Demokratik Siyaset” başlıkları altında yapılan oturumlardaki değerlendirmelere de bildirgede yer verildi.

“Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa” başlıklı oturumda yapılan değerlendirmeler ve tartışmalarda şu sonuçlara ulaşıldı:
“Hukukun üstünlüğü ve adalet idaresindeki zafiyet, süregelen insan hakları ihlalleri, güven artırıcı adımların genel olarak tek taraflılık karakteri arz etmesi, yargı sisteminin özellikle toplumun belli kesimleri açısından yeterli bir güvence sunmaması gibi engellerin karşılıklı güvenin sağlanması ve barış sürecinin güçlendirilmesi için ortadan kaldırılması aciliyet arz ediyor.
Ceza mevzuatının yenilenmesi, Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması, temsilde adaleti engelleyen yüzde 10 barajının değiştirilmesi ve hazine yardımının bütün partilere yapılması başta olmak üzere Siyasi Partiler ve Seçim Mevzuatı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile ilgili mevzuatta köklü değişikliklerin yapılması, yargı sistemine hakim olan anlayışın değişmesi sürecin başarıyla devam etmesi için hayati önemdedir.
Yeni bir anayasa ihtiyacı seçimlere veya başkanlık tartışmalarına bağlanamaz. Bugün askeri darbe döneminin ürünü olan 12 Eylül 1982 Anayasası’nı kimi tadilatlarla bir ‘geçiş anayasası’ haline getirmek suretiyle demokratik bir çözüm üretilemez. 1982 Anayasası referans alınarak yeni bir anayasa yapılamaz. Yapılırsa da bu yeni bir anayasa olmaz.
Türkiye’de yaşayan herkesin buluşacağı bu anayasanın; herkesin anadiliyle eğitim gördüğü ve hayatın her alanında anadiliyle yaşadığı, farklı dil, kültür ve inançların, inançsızların; cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerin eşitlik hukuku çerçevesinde tanındığı ve korunduğu, toplumsal cinsiyete duyarlı, vicdani red hakkının tanındığı, siyasi katılımı, ekonomide adaleti, çevre ve iklim adaletini esas alan bir anayasa olması hepimizin acil, vazgeçilmez talebi ve ihtiyacıdır.
Seçimlerden önce yeni bir anayasa çalışmalarının tamamlanması siyaset kurumunun önünde duran önemli bir görevdir.”


“HAKİKAT VE ADALET KOMİSYONU” “Demokrasi ve Barış Konferansı”nın “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet” toplantısında ise elde edilen sonuçlar şöyle:

“Kapsamlı, kalıcı ve adil bir barışa ulaşmak için en önemli öğelerden biri yüzleşmedir. Yüzleşmenin iki temel işlevi ise, ‘hakikatin ortaya çıkartılması’ ve ‘öteki sayılanlarla empati ve vicdan üzerinden yeni bir ilişkisel alan yaratılması’dır.
Yüzleşme-barış sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için; güven ve güvenlik ihtiyacı kritiktir. Bu nedenle mevcut çatışmasızlık ortamının özenle sürdürülmesi gerekmektedir. Tarafların birbirini eşdeğer olarak görebilmesi ve birbirine asgari saygı duyması, buna uygun bir barış dili geliştirmesi gerekir.
Hakikatlerin ortaya çıkartılması için bir bilgi ve hafıza çalışması olarak
hızla sivil bir ‘Hakikat ve Adalet Komisyonu’nun kurulmasına karar verilmiştir. Mevcut konjonktür gereği, Türk-Kürt meselesi üzerinden ve bugünden başlayacak olan yüzleşme ve adalet arayışında yol alındıkça, diğer kara sayfalarla ve geçmişle yüzleşme de kolaylaşacaktır. Bu bağlamda, özellikle 1915’te Ermeniler, Pontus Rumları ve Süryanilere, 1938’de Dersim Alevilerine uygulanan soykırımlarla, 1925 Şeyh Sait ayaklanmasına İstiklal Mahkemeleri eliyle uygulanan katliamla yüzleşme gereğine işaret edildi.
Halen süren hak ihlalleri yakından takip ve teşhir edilmelidir. En son ve en yakıcı örnekler olarak Roboski ve Reyhanlı’da gerçekleştirilen katliamların aydınlatılmasının ve faillerinin yargılanmasının takipçisi olunmalıdır.”

“AKİL İNSANLAR BİLGİYİ SADECE HÜKÜMETE SUNMAMALI” “Müzakere Sürecinde Barışın Toplumsallaştırılması ve Demokratik Siyaset” başlıklı toplantıda da tartışmalar, müzakere sürecinin ilerletilmesi için yapılması gerekenler ve müzakerelerin yerelleşmesi-toplumsallaşması ve demokratik mücadelenin yükseltilmesi üzerinde yoğunlaşırken, toplantıda uzlaşılan görüş ve öneriler ise şöyle oldu:
“Müzakereleri yürüten Abdullah Öcalan’ın ‘sağlık, güvenlik ve özgürlük” koşullarının sağlanması, müzakerelerin daha hızlı ve daha sonuç alıcı bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır.
Başta kimlik, dil ve kültürel haklar olmak üzere temel hak ve özgürlükler pazarlık konusu edilmemelidir. Bu haklar önündeki engeller müzakere konusu dahi edilmeden, iade edilmelidir. Çözüm sürecinde parlamento daha fazla sorumluluk almalı, ‘Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu’ ve ‘Barış Komisyonu’ yasayla kurulmalıdır. Hükümet müzakere sürecinin ilerlemesi için, güven geliştirici adımlar atmalıdır.
Akil İnsanların sadece hükümete bilgi ve rapor sunması müzakere süreciyle bağdaşmamaktadır. Sonuçların tüm partilerle ve halkla paylaşılması gerektiğini düşünen konferansımız, müzakere sürecinin şeffaflaşmasının gerekli olduğuna da dikkat çekmiştir.”
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2012 Dersim Katliamı konferansı Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 13.06.12 16:28
Ve.lİbya'da demokrasİ baŞladi...hayirli olsun. Alevi Siyaset/Politika Tartışma Mekanı 1 29.10.11 12:14
Lozan barıs konferansı tutanaklar belgeler profet Mustafa Kemal ATATÜRK 0 04.03.10 23:13
Stockholm“de Dersim Konferansı Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 22.01.10 05:17
Uluslararası Kürt Sineması Konferansı Alevi Kültür Sanat 0 04.12.09 11:12




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2