Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 26.03.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Kızıldere.


Aydınlardan Kızıldere anmasına çağrı: 'Direnişin tarihine sahip çıkıyoruz'



Kızıldere Katliamı'nın 41. yılında, aydınlar ve siyasetçiler "41. yılında direnişin ve dayanışmanın onurlu tarihine birlikte sahip çıkıyoruz" diyerek bir bildiri yayınladılar.
30 Mart 1972'de Kızıldere'de katledilen 10 devrimci için birçok yazar, şair, gazeteci ve siyasetçi tarafından bir bildiri yayınlandı. Kızıldere'deki devrimcilere sahip çıktıklarını söyleyen isimler, 30 Mart günü yapılacak eyleme de çağrı yaptılar.
Bildiri ve imzacılar şöyle:
41. yılında direnişin ve dayanışmanın onurlu tarihine birlikte sahip çıkıyoruz
Kızıldere, devrimciler için her zaman onurlu bir mücadele tarihinin en kritik eşiklerinden birisi oldu. Kızıldere bizler için nice mücadelelere ışık, nice türkülere konu olan bir direniş örneğidir.
Bugün bu tarihe hep beraber sahip çıkıyoruz. Mahir’in fotoğrafını evine asmanın, kitabını okumanın ve On’ları anmanın devletin çeşitli baskılarıyla karşılaştığı bugünlerde Kızıldere’nin anlamı daha da önem kazanmaktadır. Kızıldere bu baskılara teslim olmamaktır.
Kızıldere devrimci dayanışmadır. Siyasal iktidarın tüm devrimci değerlere ve kişiliklere saldırılarını yoğunlaştırdığı bu dönemde devrimci dayanışmayla tarihimize sahip çıkıyoruz. Darbelere karşı onurlu direnişlerle dolu devrimci tarihin ve devrimci önderlerin; Mahir’in, Deniz’in ve mücadele arkadaşlarının “darbeci, Ergenekoncu” suçlamalarına maruz bırakılmasına, kısaca devrimci mücadele tarihinin egemenlerin eliyle kirletilmek istenmesine ve yeniden yazılma çabasına karşı hep birlikte “tarihimize dokundurtmayız” diyoruz.
Tarihin defalarca gösterdiği gibi, halkın kendisi için hayatını feda edenleri asla unutmadığını ve hiçbir gücün unutturmaya yetemeyeceğini Kızıldere’nin 41. yılında siyasal iktidara bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
30 Mart’ta Kızıldere’nin 41. yıldönümünde On’ların şahsında, faşizme ve emperyalizme karşı boyun eğmeyen direnişlerle dolu devrimci tarihimize devrimci dayanışmayla sahip çıkıyoruz.
“Direnişin ve dayanışmanın tarihi onurumuzdur” diyen herkesi bu çağrıya kulak vermeye ve 30 Mart Cumartesi günü saat 14.00’de Taksim tramvay durağından başlayacak yürüyüşümüze katılmaya çağırıyoruz.
ABDULLAH AYDIN, ABDULLAH AYSU, ABDURRAHMAN ATALAY, ADNAN BOSTANCIOĞLU, ADNAN CAYMAZ, AHMET ABAKAY, AHMET GÖKSAY, AHMET KARTALKANAT, AHMET KESİK, AHMET TELLİ, AHMET TONAK, AKIN DİRİK, ALİ BALKIZ, ALİ ÇOLAK, ALİ RIZA CİHAN, ALİ YİĞİT, ALPER TAŞ, ARZU ÇERKEZOĞLU, ATİLLA ÖZSEVER, AVNİ GÜNDOĞAN, AYDIN ÇUBUKÇU, AYDIN GELMEZ, AYHAN ERDOĞAN, AYLİN AYDOĞAN, AYŞE DÜZKAN, BERKAY AYDIN, BEYZA ÜSTÜN, BURHAN SÖNMEZ, BÜLENT FORTA, BÜLENT ULUER, CAHİT AKÇAM, CELALETTİN CAN, CENGİZ BOZKURT, CENGİZ GÖLTAŞ, CENK YİĞİTER, CUMHUR YAVUZ, ÇAĞRI KADEROĞLU BULUT, ÇETİN ERDOLU, ÇETİN UYGUR, DOĞAN HALİS, DOĞAN TILIÇ, DÜŞBAZ, EMİN KORAMAZ, EMİNE AYNA, ERİŞ BİLALOĞLU, ERKAN BAŞ, ERSİN VEDAT ELGÜR, ERTUĞRUL KÜRKÇÜ, ERTUĞRUL MAVİOĞLU, FADİK TEMİZYÜREK, FATİN KANAT, FEVZİYE SAYILAN, FUNDA BAŞARAN, GÖKHAN BULUT, GÖKHAN GÜNAYDIN, GÜLSÜM KAV, GÜLTAN KIŞANAK, GÜRAY KILIÇ, GÜRCAN BAHADIR, HAKAN ÖZTÜRK, HAKAN TAHMAZ, HAKKI ZAPÇI, HAMİYET KIZILER, HANDAN KOÇ, HASAN ASLAN, HASAN HÜSEYİN AKSOY, HAŞİM AYDINCAK, HATİCE CAN, HAYDAR İLKER, HİLMİ YARAYICI, HÜRRİYET DEMİRKAN, HÜSEYİN DEMİRDİZEN, HÜSEYİN KARGIN, HÜSEYİN SOYLU, HÜSEYİN YEŞİL, IŞIKHAN GÜLER, İBRAHİM AYDIN, İLHAMİ ARAS, İLKAY DEMİR, İLKNUR BİROL, İNÖNÜ ALPAT, İRFAN GÜRLER, İSMAİL HAKKI TOMBUL, İSMET DEMİRDÖĞEN, KADER ÇEŞMECİOĞLU, KADİR GÖKMEN ÖĞÜT, KADİR TAMKAN, KAMİL KARTAL, KAMİL TEKİN SÜREK, KASIM AKBAŞ, KAZIM GENÇ, KEMAL OKUYAN, KEMAL ULUSALER, KORKUT BORATAV, KÖKSAL AYDIN, KÖKSAL ŞAHİN, LEVENT YAKIŞ, M.KEMAL KAÇAROĞLU, MAHİR SAYIN, MAHMUT TEMİZYÜREK, MEHMET ALİ YILMAZ, MEHMET ÖZER, MEHMET SOĞANCI, MELİH PEKDEMİR, METİN BAKKALCI, METİN ÖZUĞURLU, MİTHAT CAN, MUSTAFA AKÇELİK, MUSTAFA ATALAY, MUSTAFA KAHYA, MUSTAFA SÖNMEZ, MUSTAFA YALÇINER, NAZMİ ALGAN, NECLA KURUL, NECMİ DEMİR, NEZİH KAZANKAYA, NİHAT UÇUKOĞLU, NURAY SANCAR, NUSRET DOGRUAK, OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU, OKTAY ETİMAN,ONUR HAMZAOĞLU, ORHAN ÖRÜCÜ, OSMAN BİÇER, OSMAN ÖZTÜRK, OYA ERSOY, ÖMER GÜVEN, ÖNDER ATAY, ÖNDER İŞLEYEN, ÖNDER ÖZDEMİR, ÖZGÜR MÜFTÜOĞLU, ÖZGÜR TÜFEKÇİ, PAKRAT ESTUKYAN, HÜSEYİN DEMİRDİZEN, GÜRAY KILIÇ, GÜRCAN BAHADIR, PINAR AYDINLAR, RAMAZAN PEKTAŞ, RIDVAN TURAN, SABAHAT TUNCEL, SADIK GÜRBÜZ, SEDAT BOZKURT, SEDAT GÖÇMEN, SEDAT KESİM, SELÇUK CANDANSAYAR, SEMA SOLAKLI, SEVİLAY ÇELENK, SEVİNÇ ERATALAY, SİBEL ÖZBUDUN, SİBEL UZUN, SİYAMİ ERDEM, SUNGUR SAVRAN, SÜLEYMAN DENİZ, SÜLEYMAN SOLMAZ, ŞABAN İBA, ŞAHİKA YÜKSEL, ŞEBNEM OĞUZ, ŞENEL UÇAR, ŞÜKRÜ ERBAŞ, TAYFUN MATER, TEMEL DEMİRER, TUBA ÖZKAN, TURHAN FEYİZOĞLU, ÜNSAL YILDIZ, YALÇIN GÜLERMAN, YALÇIN YUSUFOĞLU, YAŞAR KAMBUR, YILDIRIM DERYA, YILMAZ ONAY, YUNUS BİRCAN, YÜCEL GÜL, YÜKSEL MUTLU, ZAFER AYDEN, ZÜBER AKGÖL
(soL - Haber Merkezi)

kızıldere şehitlerini anıyoruz,

bizler yaşadıkca gelecek kuşaklarda devrimci degerlerine sahip

çıkacaklardır.

devrimci mücadelenin kızıdereyi bu günkü süreçte anması

çok büyük bir önem taşımaktadır,

Kızıldere’nin 41. yıldönümünde

saygıyla anıyoruz.
Sponsor Reklamlar

Deniz ve BERF62 bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (26.03.13 Saat 22:15 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.03.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.




KIZIL DERE ŞEHİTLERİNE,

VE DEVRİMCİ MÜCADELEDE ŞEHİT DÜŞEN,

TÜM DEVRİMCİLERİN ANISINA GELSİN.
Sponsor Reklamlar

BERF62 ve gülveşeker bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.03.13   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.


Mahir çayan



Samsun Doğumlu olan Mahir Çayan ortaokul ve lise dönemlerini Haydarpaşa Lisesinde istanbulda devametti. Sene 1963'de İstanbul Hukuk Fakültesine kaydoldu. Ertesi yıl Ankara Siyasalda öğrenimine devam etti. Bu dönemde Tip ve FKF'ye (Fikir Kulüpleri Federasyonu) bağlı olan SBF (Siyasal Bilimler Fakültesi) Fikir Kulübüne girdi. 1965'te bu kulübün başkanlığınıda üstlandi.)1967'de kısa süreliğine Fransa'ya gitti. Burda ki Sosyalist hareketlerin genel seyri ve içinde bulundukları tartışmaları izledi. 1968'deki 6. filo eylemlerine İzmirde katıldı ve göz altına alındı. Bu dönemde TİP içinde başlayan Mihri Belli savunduğu MDD (Milli Demokratik Devrim) tartışmalarında Mahir Çayan ve daha sonra kurulacak olan THKP-C'nin önder kadrolarıyla tartışmaların içinde aktif şekilde bulundu. Bu tartışma sürecinde TİP adına Zonguldak Ereğli'sinde çalışmalar yürüttü. Bu geziden sonra ideolojik olarak MDD saflarında yer aldı. TİP ile olan temel ayrılığı Devrim sorunu olarak tarifler. Fransada bulunduğu süreçte Latin Amerika silahlı (focoist) mücadelerinden etkilenmiştir. TİP'i bu süreçte Yasalcılıkla suçlamış. Türkiyedeki devrim sürecinin ancak silah bir mücadeleyle ve kendi özgül koşullarının tespit edilmesiyle olabileceğini savunmuştur. Bu görüşe daha yakın olan Türk Solu ve Aydınlık dergilerinde yazılar yazdı. bu dönemde yazdığı önemli yazıları "Revizyonizmin Keskin Kokusu 1", "Revizyonizmin Keskin Kokusu 2" ve "Aren Oportunizminin Niteliği" dir.
1969 yılında Ankara'da yapılan ve adını DEV-GENÇ (Devrimci Gençlik Fedarasyonu) olarak değiştirdiği toplantıda Türkiye Sosyalist hareketinin seyrini değiştirmiştir. 1971 yılında yapılan TİP kongresine katılmamış. TİP çevresinden ve kendi çalışma çevresinde öğrenci ve işçilerle birlikte bir toplantı örgütlemiştir. Mihri Belli ile olan ayrılıkları iyice ortaya çıkmış olmasıyla birlikte yolunu MDD sürecinden ayrılmıştır. Bu ayrışmanın temel noktası aslında MDD tespitinin TİP yasalcılığının başka bir versiyonu olduğu görüşüne varmış. O dönemde Türkiye devrim Sürecini Kesintisiz Devrim I-II-III broşürlerinde dile getirmiş. Türkiye'nin sahip olduğu Yapıyı Oligarşi olarak tanımlamıştır. Ek olarakta "Türkiye'deki geçmişe nazaran refah seviyesinin artması ile birlikte devlet ve halk arasında bir denge vardır." demiş ve bu dengeyi Suni denge olarak adlandırmıştır. Suni dengeyi de bozmanın ancak silahlı mücadele ile olacağını savunmuştur.
Bu süreçte THKP-C'nin kuruşluşu çalışmalarını sürdürmüştür. Ertuğrul Kürkçü, İlhami Aras, Ulaş Bardakçı ve Hüseyin Cevahir gibi isimlerle örgütün kurulma çalışmalarını sürdürmüştür. Şehir Gerillası Modellini benimseyen Mahir Çayan buna uygun bir Silahlı eylemlerin planlanmasında ve içinde bizzat bulunmuştur. Çalışmalarını sürdürmek için Şubat 1971'de İstanbul'a geçen Mahir Çayan burda da silahlı eylemlere devam etmiştir. 1 Haziran 1971'de kaldıkları evden kaçarken polisle girdikleri çatışmada Hüseyin Cevahir ölmüştür. Mahir Çayan yaralı olarak ele geçirildi. Daha sonra arkadaşlarıyla birlikte Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçan Mahir Çayan bir süre İstanbul'da saklandı. Ocak 1972 de THKO ile ortak eylem kararı alarak arkadaşları ile birlikte Fatsa'ya geçti. Mart 1972'de Fatsa'da radar istasyonunda çalışan 3 ingiliz teknisyeni kaçırdılar ve THKO (Türkiye Halkın Kurtuluş Ordusu) önderleri Deniz Gezmiş Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın serbest bırakılmasını istemişler. Niksar'ın Kızıldere köyünde jandarmayla girdiği çatışmada öldürülmüştür


ALINTI
Sponsor Reklamlar

gülveşeker bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.03.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.


Kürkçü, Kızıldere iftirasına yanıt verdi


BURÇİN GÖNÜL

Mahir Çayan ve arkadaşlarının katledildiği Kızıldere Katliamı'nda sorumluluğu olan eski MİT mensubu Mehmet Eymür, katıldığı bir televizyon programında Kızıldere Katliamı’nı anlattı. Türkiye’nin karanlık tarihinde yaşanan pek çok olayda ismi geçen MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Eymür, 30 Mart 1972’de Kızıldere’de gerçekleştirdikleri katliamla ilgili olarak, “Orada herkesin öldüğünü zannediyorduk ve çok yorgunduk” dedi ve ekledi: “Ertuğrul Kürkçü’yle, Mahir Çayan'la konuştuk. Hatta bize 'Sam Amca'nın Çocukları' dediler. Karşılıklı atıştık. Bildiğim kadatıyla Mahir Çayan çok sert çıktı belki teslim olurlardı."


‘AMA BEN SENİNLE GÖRÜŞMEM’
Bu açıklamaları sorduğumuz Kızıldere Katliamı'ndan sağ kurtulan ve şimdi milletvekili olan Ertuğrul Kürkçü ise Eymür'ün sözlerine şu şekilde cevap verdi: “Beni ve Mahir’i öldürmeye kalkışmasalardı ve ardından makineli tüfek atışlarıyla evi tarayarak çatışmayı başlatıp bu ölümlere yol açmasalardı, evet; belki uzlaşma olabilirdi. Çünkü iş küfürden değil silahtan çıktı.”


Kürkçü, Eymür'ün programda kendisine yöneltilen “Kürkçü ile bir araya gelmek ister miydiniz?” sorusuna karşılık olarak verdiği, "Benim için bir problem yok. Benim idamdan yargılanmış görüştüğüm arkadaşlar var” cevabına olan tepkisini ise şöyle ifade etti: "Ama benim görüştüğüm MİT yöneticileri yok. O yüzden görüşmem."

NE OLMUŞTU?
Mehmet Eymür, sunucunun “Kaç kişi katledildi orada?” sorusuna "Benim bildiğim 14 kişi falan” şeklinde yanıt vermişti. Oysa sadece Ertuğrul Kürkçü’nün kurtulduğu Kızıldere Katliam’ında 10 kişi öldürülmüştü.
Katliam şöyle gerçekleşmişti:


12 Mart 1971 muhtırasından sonra yakalanan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarını engellemek için 27 Mart 1972'de Ünye'deki NATO üssündeki yabancı görevlilerini kaçıran Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi'nden Mahir Çayan, Ertuğrul Kürkçü, Hüdai Arıkan, Nihat Yılmaz, Ertan Sarıhan, Ahmet Atasoy ve THKO'dan Cihan Alpteki Kızıldere'ye gitti. Burada, THKP-C'li Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Saffet Alp ve THKO'dan Ömer Ayna ile buluştular. Grup köyün muhtarının evinde mevziilendi. Mahir Çayan teslim olmaları yönündeki çağrıya "Sıradan askerleri çekin üst düzeyler gelsin", "Biz bu yola dönmek için değil ölmek için girdik" şeklinde cevap verdi. Ardından başlayan silah atışları sonucu Çayan, evin çatısında vuruldu ve yaşamını yitirdi. Helikopter destekli operasyonda, evin içindekiler şiddetli silah atışlarına maruz kaldı. Bunun ardından evden dışarıya silah atışının sonlanması üzerine eve giren kolluk kuvvetleri, can çekişmekte olan Saffet Alp'i öldürdüler. Geriye kalanlar savunma mevziine geçerek kapının arkasına yerleştiler. Kolluk kuvvetleri içerideki herkesi katlederek "operasyonu" tamamladı. İsmi geçen devrimcilerden yalnızca Ertuğrul Kürkçü katliamdan sağ olarak kurtuldu.

birgün gazetesi
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.03.13   #5
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 46
Mesajlar: 1.766
Rep Puani : 102
Standart Cevap: Kızıldere.







Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Banaz Yaylasından Kerbelaya Kar Götürsün Turnalar
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.03.13   #6
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: Kızıldere.


-Çark dönmesine devam edecek; cuntalar birbirini takip edecektir. Kimileri 'Atatürkçü, laik' kimileri 'reformcu' diye lanse edilecek, yurtsever aydınlar her defasında yeni bir umutla yeni gelenlere bel bağlayacak, sonra yanıldıklarını anlayacaklar, tekrar bir 'ilerici' atılım olmasını bekleyeceklerdir.

Mahir Çayan
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.03.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.


devrimciler durummunda şikayet etmezler,

her süreçte mücadelelerini verirler,

fakat teslim olmazlar.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 29.03.13   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.


Devrimin Ölümsüz Tohumları Olarak Düştüler Toprağa:

Kızıldere ve Tarihimiz



Tarih, kimlerinin düşündüğü gibi çizginin başında bir ok, dümdüz, ileriye doğru gitmez. Yani toplumlar kaçınılmaz olarak bir noktadan başlayıp daha iyi, daha güzel, daha ileri bir noktaya ulaşmazlar yıllar geçtikçe. Velhasıl ilerleme ve kalkınma topyekun bir havuçtur habire elinizi uzattığınızda elinizden kayıp duran. İlle de bir ok varsa helezonlar yapar, geriye döner, fasit daireler oluşturur, şaka gibi fiyonklar çizer. Velhasıl bir ip yumağı halinde durur tarih, ille de somut bir şeye benzeteceksek. Siz de artık siyasi meşrebinize göre bir ipin ucundan tutup çekersiniz. Siyasi meşrebi olmadığını iddia edecek kadar siyasiler de bulunur tarihçiler arasında. Bu arkadaşlar o nebze siyasidirler ki müesses nizamın statükosunu savunmak uğruna kendi yaptıkları tarihin tarafsız ve bilimsel olduğunu savunurlar en bildik ezberlerle. Velhasıl tarafsızlık adı altında, kendi gizli taraflarının adı olur “bilimsel, tarafsız tarih.” Bu tarihçi galip gelenle duygudaştır1 Bu duygudaşlık hep galip gelenin o çağda galip olanın işine yaramıştır. İşte böylelikle tarih en az herhangi bir bilim dalı kadar politiktir. Ve bugüne dair yapıp ettiklerimizi meşrulaştırmanın bir aracı olduğu kadar geleceğe dair tasavvurlarımızın da geçmişte bir dip taramasıdır. Dün mümkün olan bugün ve yarın da mümkündür demenin entrikalı bir yoludur velhasıl. Geçmişten bir anı alır, parlatır, üstüne ışık düşürür işte! dersiniz. Seçtiğiniz an sizin tarafgirliğinizin sebebi ve sonucudur bir çeşit.

“Geçmişi tarihsel olarak kurmak” der Benjamin “onu gerçekten olmuş olduğu gibi” tanımak değil, “tehlike anında birden parlayıveren anıyı ele geçirmektir.”2

Yaşanacak Bir Tek Hayat mı Var?

Kendileri olabilmek cesaretini göstermek için bile en ufak konforlarında vazgeçemeyen “Romantik bir macera” arayışındaki köşe yazarlarının bizim tarihimizi anlamalarını beklemek beyhudedir bu yüzden. Onlar orada en çok “boşu boşuna ölmüş bir grup romantik genç” görürler “bir avuç terörist” görmüyorlarsa eğer. Kendi yaşamlarını da meşrulaştırmanın, kendilerine bir yaşam sebebi bulmalarının yolu budur. Geleneğimizle habire uğraşıp onu ele geçirmeye çalışırlar durmadan. Zira yaşanacak bir hayat varsa, yapılacak bir tercih varsa o yalnız ve ancak onlarınkidir. Sebep? Bugün galip olanın, bugün kazanmış olanın onların işvereni olması, kendilerinin onun yanında saf tutmasıdır. Sonuçtan sebebe varırlar bir çeşit. “Madem biz kazandık, ya da kazananın yalakasıyız o zaman biz haklıyız” diye tuhaf bir mantık işletirler. “Düşman kazanacak olursa ölülerimiz bile payını alacaktır bundan” ama “hakim sınıfın aleti durumuna düşmek tehdidi altındaki”3 geleneğimiz bal gibi de tersini söyler.

“Söylediğini Yapacaksın!”

Halbuki “bu dünya da bekleniyorduk biz ….eskileri kuşatmış olan havanın soluğu bize deyip geçmez mi? Kulak verdiğimiz seslerde artık susmuş olanların yankısı yok mudur?”4

Onların genç omuzlarına vurmuştur yükünü, “zayıf bir Mesiyanik (kurtarıcı) güçle” donatılmışlardır hepimiz gibi. “Geçmişin üzerinde hak iddia ettiği bir güç. Bu iddianın karşılığını vermek kolay değildir”5. Hayır kimse kafalarına silah dayamamıştır bu yola çıksınlar diye. Kimse onları yataklarından kaldırmamıştır zorla. Kimse amfilerinden, evlerinden kapı dışarı etmemiştir. Yalnız kafalarına ve yüreklerine düşen ihtimal, ihtilale sürüklemiştir onları. Ölümden korkmuşlardır evet! Psikopat olmadıklarından sonrasında bir vaat olmayan o büyük ve kara boşluğa düşmekten korkmuşlardır hepimiz gibi. Ama kafalarına ve yüreklerine düşen ihtimalle tartmışlardır korkularını. Tarihin fırtınasında yitip gitmekle ölçmüşlerdir ölümlülüğü. Ölçmüşler tartmışlar ve aydınlanmıştır yüzleri geleneğin gereğini yapmanın, hatta geleneğe mütevazı bir katkı yapmanın hazzı ile. Bundan sonra düşünecek çok şey yoktur: “söylediğini yapacaksın!”6 O an On’lar “yaşamanız gerek!” diyenlerin göremediği bir ana bakmaktadırlar.

Tarihin yenilenlerinin hafızasından silinir ve yeniden yazılır anılar. Resmi tarih makinesi kimi anları alır parlatır ve durmadan tekrarlayarak bir ayrı gerçeklik yaratır. Galiplerin ve avcıların gerçekliğini. Hiç yokmuş gibi olur geride kalanlar. Taa ki ona derin bir acıyla ihtiyaç duyana dek. İşte o kriz anında ezilenlerin vefası çıkar açığa.

Çamurdan Korkumuz Yoktur!

Kendi kaderlerini galiplerin kaderine bağlayanlarınsa esamisi okunmaz tarihin kitabında. “aaa o ölmemiş miydi zaten” diye anılırlar. Bir hayır söz eden bulunmaz arkalarından. Kendi kişisel tarihlerini yeniden ve yeniden yazarlar, kendi darbeciliklerinin tarihlerini solculuk diye yutturmaya çalışırlar, darbeciliği sola mal etmek hevesiyle. Oysa bizim ezenlerle öyle keskindir ki çelişkimiz ve onların gizli açık zor aygıtları, derin ve sığ devletleri ile öyle göğüs göğüse gelmişizdir ki kimi anlarda, baş edemedikleri yerde bedenlerimizi fiziken ortadan kaldırmakta bulmuşlardır çareyi. Kanımızı dökmüşler, canımızı almışlardır. O yüzden üzerimize yapıştırmaya çalıştıkları çamurun içinde durmadan debelenmektedirler galiplerin borazanları. Velhasıl çamurdan bir korkumuz yoktur.

“O” An

Son sözü, son sözü söyleyecek olanlara bırakalım: tarihin öznelerine, ezilenlere, On’lara: “Onlar ki toprakta karınca suda balık havada kuş kadar çokturlar: korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar…Uyup hainin iğvasına sancakları elden yere düşürürler ve düşmanı meydanda koyup kaçarlar evlerine ve onlar ki bir nice mürtede hançer üşürürler ..ve kederli nehir yollarının, sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı bir şafak vakti değişmiş olur, bir şafak vakti karanlığın kenarından onlar ağır ellerini toprağa basıp doğruldukları zaman.”7

Ve On’lar kaderlerini bağlayıp “onların” kaderine “aşkın, özgürlüğün ve devrimin ölümsüz tohumları olarak düştüler toprağa”8. Yer Kızıldere, bizi geleneğimize bağlayan o an 30 Mart 1972’dir.


kırmızı haber.

kızıldere devrim mücadelemizin kilometre taşlarındadır,

68 kuşağının ülkeyi özgür ve tam bağımsız yapmak istediği

ve anti emperyalist mücadelenin mimarlarıydı,

bu gün abd emperyalizminin kukla ve taşeronluğunu,

yapan akp iktidarda,

ve bunlar ülkeye sahip çıkılmasa bağımsızlığın tehlikeye girecegini,

o günlerde görmüşlerdi,

ve bu gün ne kadar haklı olduklarını görüyoruz.

kızıl dere şehitlerin anarken,

tüm devrim şehitlerinin yolunu takip etmeye devam edceğiz.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (29.03.13 Saat 22:40 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 30.03.13   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Kızıldere.


30 Mart 1972 Kızıldere



Serpil Güvenç

Serpil Güvenç'in “30 Mart 1972 Kızıldere'” başlıklı yazısı 30 Mart Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

“Kontrgerilla,
özel harp yöntemlerini kullanan
NATO kaynaklı yasadışı bir örgüttür.

Kontrgerilla cuntası, Türkiye'de

kapatılması hiç düşünülmeyen
bir Amerikan üssüdür” (Uğur Mumcu)

İdamla yargılanan bazı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) ve Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi (THKP-C) üyelerinin Maltepe Askeri Tutukevinden kaçtıklarını öğrendiğimde, çoğu kişi gibi ben de, yurtdışına gideceklerini ve bunun 12 Mart cuntacılarına iyi bir yanıt olacağını düşünmüştüm. Başka bir şey gelmemişti aklıma. Aylardan beri dağda, kentte, evlerde kıstırılarak katledilen arkadaşlarımızın yüreğimde mayaladığı öfke ve nefret o kadar büyüktü ki…


kızıldereler hiç bir zaman unutulmayacaktır,

halk kitlelerinin gönlünde yaşayacaktır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 30.03.13   #10
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: Kızıldere.


Sponsor Reklamlar

BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2