Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen ozgurkursun44

 
Seçenekler
Alt 18.09.12   #1
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Nefret suçları ülkesi Türkiye


Nefret suçları ülkesi Türkiye

Hüseyin ALİ
Güncellenme : 18.09.2012 05:06
Türkiye tarihte nefret suçunun en fazla işlendiği ülke olduğu gibi, bugün de sürekli nefret suçu işlenmektedir. Bu nefret suçlarının kaynağı ise bizzat devlettir; devletin Kürt politikası ve eğitim kurumlarıdır.

Bugün Başbakan’ın her gün diktatör dediği Suriye Baas rejiminin ayakta kalmasının temel nedeni azınlıklara yaklaşımıdır. Suriye, dinsel azınlıkların en özgürce yaşadığı Ortadoğu ülkesidir. Süryaniler, Ermeniler, Dürziler inanç özgürlüklerini tam yaşamaktadırlar. Kürtler dışında diğer etnik topluluklar da nefret suçu ve özel dışlanmayla karşılaşmadan yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu yönüyle Suriye Türkiye’den yüz kat laik bir ülkeydi. Bugün dış güçler Suriye’de alternatif arayışı içine girerken bu konuda hassas olacak bir iktidar blokunu tercih ediyorlar.

Türkiye özel devlet politikalarıyla Türkiye sınırları içindeki Rum, Ermeni, Süryani, Êzidîleri topraklarından koparıp varlıklarını ortadan kaldırırken; Suriye’de bu azınlıklar hiçbir biçimde baskı görmeden yaşıyorlardı. Türkiye’de 60-70 yıl önce ne kadar Rum, Ermeni, Süryani, Êzidî ve Yahudi vardı, şimdi ne kadar vardır? Bunu ortaya koymak bile Türk devletinin azınlık topluluklara nasıl bir kaçırtma politikası uyguladığını kanıtlar. Türkiye dünyada tek tipleştirmede birinci ve şampiyon bir ülkedir. Tek, tek, tek deme ve bunu pratikleştirme konusunda bu düzeyde özel politikalar izleyen başka bir örnek yoktur. Bu yönüyle dünyanın en gerici ülkesidir.

Türkiye’de şu anda nefret suçları Kürtlere yönelmiştir. Diğer azınlıkları bitirdikleri için şimdi kelaynaklar düzeyinde bile kalmayan bu topluluklara mavi boncuk bile dağıtmaya çalışıyorlar. Çünkü artık onların varlıklarının hiçbir anlam taşımadığı bir Türkiye gerçeği vardır. Kürtler ise hala Türkiye’nin “tek, tek, tek” politikası önünde engeldir. Türk devleti geçmişte diğer azınlıklar için uyguladığı politika ve süreci bu defa da Kürtlere uygulamak istiyor. İnkardan ve asimilasyondan vazgeçtik deseler de bu doğru değildir. Aksine TRT 6 ve seçmeli ders gibi örtüler kullanarak Kürtleri Türkleştirip yok etmenin politikası izliyorlar. Kuşkusuz Kürdistan’da da göçertme, anayurttan uzaklaştırma yapıyorlar. Ama Kürtleri sadece bununla bitirmek zor olduğundan asimilasyonu, kültürel soykırımı derinleştiren yöntemler uyguluyorlar. Kültürel soykırımını güçlendirecek biçimde barajlar ve göç ettirmeyi de yoğun olarak gerçekleştirerek demografik yapıyı bozuyorlar. Bu politikalar bilinçli, planlı ve adım adım uygulanmaktadır. Bunu görmemek ya Türk devletinin zihniyetinde olmak ya da kültürel soykırımı içselleştirmektir. Nitekim bir kısım işbirlikçi Kürt kültürel soykırımı içselleştirmiş bulunmaktadır. Bir kesim halk ise özel savaşın psikolojik harekatları gereği bu gerçeği görmemektedir.

Türkiye’de yirmi yıldır Kürtlere karşı çok ağır nefret suçları işlenmektedir. Kürtlere yönelik Türk toplumundan gelen ve nefret suçunun işlendiği yüzlerce olay vardır. Eğer bu saldırılar bir Türk-Kürt savaşına yol açmıyorsa bunun nedeni Kürt Özgürlük Hareketi’nin tutumudur. Kürt Özgürlük Hareketi milliyetçiliği değil halkların kardeşliğini esas almaktadır. Kürt toplumunun tepkilerini Türkiye halkına değil devlete yöneltmektedir. “PKK iç savaş çıkartmak istiyor” sözü de aslında Kürtlere karşı işlenen nefret suçunu örtmek içindir. Hatta Kürtlere yönelik saldırıları kışkırtmak ve meşrulaştırmak için bu tür değerlendirmeler yapılmaktadır.

Türkiye’de Kürtlere karşı işlenen nefret suçunun arkasında devlet ve devletin istihbarat örgütleri vardır. Bu saldırılarla Kürtlerin iradesi kırılmak isteniyor. Bu yönüyle Kürtlere yönelik nefret ve linç saldırıları askeri ve siyasi operasyonların tamamlayıcısı olarak yapılmaktadır. Türkiye’de nefret suçu işlemenin bir cezai karşılığı yoktur. Şimdiye kadar yüzlerce defa Kürtlere saldırılmış ama bunların hiçbiri cezalandırılmamıştır. Çünkü bu saldırılar bir devlet politikasıdır. Kontrollü bir biçimde bu saldırılar yaptırılarak Kürtler korkutulmakta, ürkütülmekte ve sindirilmektedir. Böylece Kürt halkının iradesi kırılıp teslim olmaya yatkın hale getirilmektedir. Bu nedenle Kürtler üzerinde sürekli bir baskı kurmak için yer yer bu saldırılar yaptırılmaktadır. Amiyane deyimle Kürtler başını kaldırır hale gelmesin deniliyor. Bu politika romanların bile konusu olmuştur. Kemal Tahir’in bir romanında “Kürtlerin sürekli başında sopa tutacaksın, başını kaldırmasına fırsat vermeyeceksin, eğer başlarını kaldırırlarsa Kürtlerle baş edilemez” denir. Kürtler üzerinde gerçek yaşamda uygulanan politika da budur. Eğer böyle olmasaydı yüzlerce saldırıda birçok saldırgan nefret suçu nedeniyle cezaevinde olurdu. Biliyoruz ki birçok saldırıda saldıranlar değil Kürtler tutuklanmıştır.

En son Bingöl’deki polis ölümlerinden sonra BDP Elazığ ilçe başkanına saldırılmıştır. Bingöl BDP binası saldırıya uğramıştır. Zaten BDP binaları hazır saldırılacak yer haline gelmiştir. Bir yerde olay olduğunda hemen şovenist gruplar BDP binalarına ve Kürtlere saldırmaktadır. Antep’te BDP binasının polislerin gözü önünde nasıl yakıldığını biliyoruz. Çukurova, Ege ve Marmara’da BDP il ve ilçe binaları neredeyse şeytan taşlama yerlerine dönmüştür. Bir AKP binasına taş atılsa hemen kıyamet koparılıyor. Bu konuda başta BDP’liler olmak üzere herkes demokratik çevreler ve Kürtler hedef gösteriliyor. Ama Kürtlere ve BDP binalarına saldırı olduğunda bu normal vatandaş tepkisi olarak görülüyor. Pompalı tüfekle saldırıldığında Tayyip Erdoğan “normal vatandaş tepkisidir” diyerek bu konuda kışkırtıcılık yapmıştır.

Türk başbakanının dili nefret dilidir. Nefret suçunu teşvik eden dildir. “BDP’lileri kastederek ihanet içindeler, Türk milleti her zaman ihanete gereken cevabı vermiştir” diyerek saldırganlara hedef göstermiştir.

Türkiye’deki sıradan insanlar, Türkiye toplumu BDP hedef gösterildiğinde bunu Kürtler olarak anlıyor. Çünkü BDP demek bilinçli, yurtsever Kürt demektir. BDP demek haklarını arayan Kürt demektir. Bu nedenle Başbakan bizzat Kürt düşmanlığı yapmakta ve Kürtleri hedef göstermektedir. Kürtlere yönelik nefret suçunun baş sorumlusudur.

Kürtler Türk devlet politikalarına boyun eğerlerse tabii ki Kürtlere karşı bir yönelim olmaz. Daha doğrusu yönelimler örtülü olur. Hak istemediği, hak mücadelesi vermediği müddetçe Kürtler kardeştir, Kürtlere özel bir saldırı yoktur. Ama hak isterlerse her türlü saldırıyı hak etmektedirler. Bu nedenle Kürtlere yaklaşımın ne olduğunu Kürtlerin sessiz olduğu hak arama içinde olmadığı dönemlere bakarak değil, Kürtlerin hak talebinde bulunduğu ve bunun için mücadele ettiği süreçlere bakarak anlamak gerekir. Dolayısıyla AKP’nin tutumunu ateşkes süreçlerine ya da mücadelenin yükselmediği döneme bakarak değil Kürtlerin taleplerini istediği ve mücadeleyi yükselttiği sürece bakarak değerlendirmek gerekir. Kürtlerin taleplerini ileri sürdüğü, mücadeleyi yükselttiği dönemlerdeki AKP’nin tutumu da ortadadır.


Özgürgündem
Sponsor Reklamlar

__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.09.12   #2
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


ozgurkursun44 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nefret suçları ülkesi Türkiye

Hüseyin ALİ
Güncellenme : 18.09.2012 05:06
Türkiye tarihte nefret suçunun en fazla işlendiği ülke olduğu gibi, bugün de sürekli nefret suçu işlenmektedir. Bu nefret suçlarının kaynağı ise bizzat devlettir; devletin Kürt politikası ve eğitim kurumlarıdır.

Bugün Başbakan’ın her gün diktatör dediği Suriye Baas rejiminin ayakta kalmasının temel nedeni azınlıklara yaklaşımıdır. Suriye, dinsel azınlıkların en özgürce yaşadığı Ortadoğu ülkesidir. Süryaniler, Ermeniler, Dürziler inanç özgürlüklerini tam yaşamaktadırlar. Kürtler dışında diğer etnik topluluklar da nefret suçu ve özel dışlanmayla karşılaşmadan yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu yönüyle Suriye Türkiye’den yüz kat laik bir ülkeydi. Bugün dış güçler Suriye’de alternatif arayışı içine girerken bu konuda hassas olacak bir iktidar blokunu tercih ediyorlar.

Türkiye özel devlet politikalarıyla Türkiye sınırları içindeki Rum, Ermeni, Süryani, Êzidîleri topraklarından koparıp varlıklarını ortadan kaldırırken; Suriye’de bu azınlıklar hiçbir biçimde baskı görmeden yaşıyorlardı. Türkiye’de 60-70 yıl önce ne kadar Rum, Ermeni, Süryani, Êzidî ve Yahudi vardı, şimdi ne kadar vardır? Bunu ortaya koymak bile Türk devletinin azınlık topluluklara nasıl bir kaçırtma politikası uyguladığını kanıtlar. Türkiye dünyada tek tipleştirmede birinci ve şampiyon bir ülkedir. Tek, tek, tek deme ve bunu pratikleştirme konusunda bu düzeyde özel politikalar izleyen başka bir örnek yoktur. Bu yönüyle dünyanın en gerici ülkesidir.

Türkiye’de şu anda nefret suçları Kürtlere yönelmiştir. Diğer azınlıkları bitirdikleri için şimdi kelaynaklar düzeyinde bile kalmayan bu topluluklara mavi boncuk bile dağıtmaya çalışıyorlar. Çünkü artık onların varlıklarının hiçbir anlam taşımadığı bir Türkiye gerçeği vardır. Kürtler ise hala Türkiye’nin “tek, tek, tek” politikası önünde engeldir. Türk devleti geçmişte diğer azınlıklar için uyguladığı politika ve süreci bu defa da Kürtlere uygulamak istiyor. İnkardan ve asimilasyondan vazgeçtik deseler de bu doğru değildir. Aksine TRT 6 ve seçmeli ders gibi örtüler kullanarak Kürtleri Türkleştirip yok etmenin politikası izliyorlar. Kuşkusuz Kürdistan’da da göçertme, anayurttan uzaklaştırma yapıyorlar. Ama Kürtleri sadece bununla bitirmek zor olduğundan asimilasyonu, kültürel soykırımı derinleştiren yöntemler uyguluyorlar. Kültürel soykırımını güçlendirecek biçimde barajlar ve göç ettirmeyi de yoğun olarak gerçekleştirerek demografik yapıyı bozuyorlar. Bu politikalar bilinçli, planlı ve adım adım uygulanmaktadır. Bunu görmemek ya Türk devletinin zihniyetinde olmak ya da kültürel soykırımı içselleştirmektir. Nitekim bir kısım işbirlikçi Kürt kültürel soykırımı içselleştirmiş bulunmaktadır. Bir kesim halk ise özel savaşın psikolojik harekatları gereği bu gerçeği görmemektedir.

Türkiye’de yirmi yıldır Kürtlere karşı çok ağır nefret suçları işlenmektedir. Kürtlere yönelik Türk toplumundan gelen ve nefret suçunun işlendiği yüzlerce olay vardır. Eğer bu saldırılar bir Türk-Kürt savaşına yol açmıyorsa bunun nedeni Kürt Özgürlük Hareketi’nin tutumudur. Kürt Özgürlük Hareketi milliyetçiliği değil halkların kardeşliğini esas almaktadır. Kürt toplumunun tepkilerini Türkiye halkına değil devlete yöneltmektedir. “PKK iç savaş çıkartmak istiyor” sözü de aslında Kürtlere karşı işlenen nefret suçunu örtmek içindir. Hatta Kürtlere yönelik saldırıları kışkırtmak ve meşrulaştırmak için bu tür değerlendirmeler yapılmaktadır.

Türkiye’de Kürtlere karşı işlenen nefret suçunun arkasında devlet ve devletin istihbarat örgütleri vardır. Bu saldırılarla Kürtlerin iradesi kırılmak isteniyor. Bu yönüyle Kürtlere yönelik nefret ve linç saldırıları askeri ve siyasi operasyonların tamamlayıcısı olarak yapılmaktadır. Türkiye’de nefret suçu işlemenin bir cezai karşılığı yoktur. Şimdiye kadar yüzlerce defa Kürtlere saldırılmış ama bunların hiçbiri cezalandırılmamıştır. Çünkü bu saldırılar bir devlet politikasıdır. Kontrollü bir biçimde bu saldırılar yaptırılarak Kürtler korkutulmakta, ürkütülmekte ve sindirilmektedir. Böylece Kürt halkının iradesi kırılıp teslim olmaya yatkın hale getirilmektedir. Bu nedenle Kürtler üzerinde sürekli bir baskı kurmak için yer yer bu saldırılar yaptırılmaktadır. Amiyane deyimle Kürtler başını kaldırır hale gelmesin deniliyor. Bu politika romanların bile konusu olmuştur. Kemal Tahir’in bir romanında “Kürtlerin sürekli başında sopa tutacaksın, başını kaldırmasına fırsat vermeyeceksin, eğer başlarını kaldırırlarsa Kürtlerle baş edilemez” denir. Kürtler üzerinde gerçek yaşamda uygulanan politika da budur. Eğer böyle olmasaydı yüzlerce saldırıda birçok saldırgan nefret suçu nedeniyle cezaevinde olurdu. Biliyoruz ki birçok saldırıda saldıranlar değil Kürtler tutuklanmıştır.

En son Bingöl’deki polis ölümlerinden sonra BDP Elazığ ilçe başkanına saldırılmıştır. Bingöl BDP binası saldırıya uğramıştır. Zaten BDP binaları hazır saldırılacak yer haline gelmiştir. Bir yerde olay olduğunda hemen şovenist gruplar BDP binalarına ve Kürtlere saldırmaktadır. Antep’te BDP binasının polislerin gözü önünde nasıl yakıldığını biliyoruz. Çukurova, Ege ve Marmara’da BDP il ve ilçe binaları neredeyse şeytan taşlama yerlerine dönmüştür. Bir AKP binasına taş atılsa hemen kıyamet koparılıyor. Bu konuda başta BDP’liler olmak üzere herkes demokratik çevreler ve Kürtler hedef gösteriliyor. Ama Kürtlere ve BDP binalarına saldırı olduğunda bu normal vatandaş tepkisi olarak görülüyor. Pompalı tüfekle saldırıldığında Tayyip Erdoğan “normal vatandaş tepkisidir” diyerek bu konuda kışkırtıcılık yapmıştır.

Türk başbakanının dili nefret dilidir. Nefret suçunu teşvik eden dildir. “BDP’lileri kastederek ihanet içindeler, Türk milleti her zaman ihanete gereken cevabı vermiştir” diyerek saldırganlara hedef göstermiştir.

Türkiye’deki sıradan insanlar, Türkiye toplumu BDP hedef gösterildiğinde bunu Kürtler olarak anlıyor. Çünkü BDP demek bilinçli, yurtsever Kürt demektir. BDP demek haklarını arayan Kürt demektir. Bu nedenle Başbakan bizzat Kürt düşmanlığı yapmakta ve Kürtleri hedef göstermektedir. Kürtlere yönelik nefret suçunun baş sorumlusudur.

Kürtler Türk devlet politikalarına boyun eğerlerse tabii ki Kürtlere karşı bir yönelim olmaz. Daha doğrusu yönelimler örtülü olur. Hak istemediği, hak mücadelesi vermediği müddetçe Kürtler kardeştir, Kürtlere özel bir saldırı yoktur. Ama hak isterlerse her türlü saldırıyı hak etmektedirler. Bu nedenle Kürtlere yaklaşımın ne olduğunu Kürtlerin sessiz olduğu hak arama içinde olmadığı dönemlere bakarak değil, Kürtlerin hak talebinde bulunduğu ve bunun için mücadele ettiği süreçlere bakarak anlamak gerekir. Dolayısıyla AKP’nin tutumunu ateşkes süreçlerine ya da mücadelenin yükselmediği döneme bakarak değil Kürtlerin taleplerini istediği ve mücadeleyi yükselttiği sürece bakarak değerlendirmek gerekir. Kürtlerin taleplerini ileri sürdüğü, mücadeleyi yükselttiği dönemlerdeki AKP’nin tutumu da ortadadır.


Özgürgündem

Sayın Hüseyin Ali yazına keşke Alevileri de ekleseydin........
Sponsor Reklamlar

__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.09.12   #3
Ben-i Emin
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: Lamekan
Mesajlar: 251
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Evet ne garip ki, ne kadar çok şaşırıyorum ki Alevilik ile ilgisi olmayan bir konu daha... Kendiniz yazıp kendiniz okuyorsunuz...
Sponsor Reklamlar

Ben-i Emin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #4
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Ben-i Emin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet ne garip ki, ne kadar çok şaşırıyorum ki Alevilik ile ilgisi olmayan bir konu daha... Kendiniz yazıp kendiniz okuyorsunuz...

Ben seni daha çok şaşırtacam...
Sponsor Reklamlar

__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #5
Ben-i Emin
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: Lamekan
Mesajlar: 251
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Senin gibilerden nefret etmek mübah Ben de suçluyum
Sponsor Reklamlar

Ben-i Emin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #6
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Ben-i Emin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Senin gibilerden nefret etmek mübah Ben de suçluyum

Aleviler 72 millete bir nazarda bakaralar. Bir de sen burada Aleviyim diye geçiniyorsun. Git 72 millete bir nazarda nasıl bakılır bunu öğren
Sponsor Reklamlar

__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #7
Ben-i Emin
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: Lamekan
Mesajlar: 251
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Senin gibiler için bir 74. millet, onlar başka, onları ikinci gözümle görüyorum Halka dışındasın hayatım
Sponsor Reklamlar

Ben-i Emin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #8
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Ben-i Emin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Senin gibiler için bir 74. millet, onlar başka, onları ikinci gözümle görüyorum Halka dışındasın hayatım

senin gibiler için 74. millet, onlar başka, onları ikinci gözüm ile görüyorum. Halka dışındasın. Bak tatmin oldun mu? Senin cümlelerinin aynısını sana karşı yazdım...
Sponsor Reklamlar

Ben-i Emin bunu beğendi.
__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #9
Ben-i Emin
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: Lamekan
Mesajlar: 251
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Çok tatmin edici, çok rahatladım Ben çıkıyorum, bir banyo edeyim...
Sponsor Reklamlar

Ben-i Emin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.12   #10
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Nefret suçları ülkesi Türkiye


Ben-i Emin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok tatmin edici, çok rahatladım Ben çıkıyorum, bir banyo edeyim...

kişisel yazılar yazarak forumu kirletmenin sizin hangi amaçta, hangi hedefte olduğunuzun göstergesidir............ Bu zat Alevi mi?
Sponsor Reklamlar

__________________
Ne Türküz, Ne de Müslümanız!..

Ez Qizilbaş im, Ez Kurden Elewi me

ASLINI İNKAR EDEN HARAMZADEDİR”

Konu ozgurkursun44 tarafından (19.09.12 Saat 14:18 ) değiştirilmiştir.
ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye Birlik Partisi Pir Mehmet Bir Alevi'nin Gözünden Türkiye 14 09.11.11 16:30
Bugün Gazetesi'nden yalan ve nefret dolu manşet jetlii11 Pir Yolu Haber Merkezi 1 02.11.11 16:33
İşte dünyanın en zengin ülkesi miSbon Kültür Sanat 0 20.06.11 09:38
Türkiye Facebook'ta İlk 3'te miSbon Hayata Dair 1 01.06.11 14:01
Soykırım suçları ve Dersim sukru yildiz Şükrü Yıldız 0 18.11.09 03:58




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2