Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç8Beğeni
  • 3 gönderen Pir Mehmet
  • 1 gönderen Asi_Kardelen
  • 1 gönderen profet
  • 2 gönderen Pir Mehmet
  • 1 gönderen profet

 
Seçenekler
Alt 13.03.11   #1
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart İklim Bayraktar Olayını Anlamak-Odatv'nin ve CHP'nin Yanlışları


Bu olaydan anlaşılıyor ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun "dosya merakı" kendisi için bir zaaf haline gelmeye başlamış. "Elimde dosya var", "görüntü var", "kayıt var" diyen kapıdan destursuz girebiliyor

İklim Bayraktar olayının ne CHP ve muhalif kesimlerin öne sürdüğü gibi bir "Cemaat-AKP komplosu", ne de iktidar çevrelerinin empoze etmeye çalıştığı gibi "Ergenekon kumpası" olduğuna inanmıyorum. Her iki taraf da ezberlerden hareket ediyor ve seçim öncesi herkes bu olaydan kendince bir biçimde post çıkarmaya çalışıyor.

Karşımızdaki olay keşke "organize bir komplo" olsaydı. En azından doğru ipuçları yakalamaya çalışır ve bu vesileyle zekâlarımız belki biraz daha gelişirdi. Bu ülkede ne yazık ki olaylar, büyük filmlere, romanlara konu olacak boyutta yaşanmıyor. Çapsız insanlar, ucuz senaryolar, dedikodu, cahillik, belden aşağı vuruşlar ortasında hepimiz her geçen gün biraz daha kirleniyoruz.

İklim Bayraktar olayı, iktidarından muhalefetine, ordusundan medyasına bütün kurumların nasıl çürüdüğünün, kaliteli insanların nasıl tasfiye edildiğinin ve ortalığın nasıl beş para etmez şahıslara kaldığının resmidir.

38 yaşına kadar gazetecilikte dikiş tutturamamış, on beş yaşında çocuk annesi bir kadın, afili bir CV yazıp sanki gazetecilikte iş böyle aranırmış gibi Ankara'da o gazete senin, bu televizyon ben dolaşıp duruyor. İletişim Fakültesi'ni yeni bitirmiş bir genç, CV yazarak stajyerlik talebinde bulunabilir ama 38 yaşına kadar gazetecilikte kendisini gösterememiş birinin CV ile anlatacak neyi olabilir ki? Ankara'da bütün gazeteciler uzaktan veya yakından birbirini tanır, herkesin yaptığı işler ,yazdığı haberler bilinir. Diyelim bir kuruma CHP muhabiri mi alınacak; bu işi yapan gazeteciler zaten bellidir, hepsi yılların muhabiridir. Ya mevcut kurumlarda çalışanlardan biri transfer edilir, ya da o anda işsiz olanlardan biri seçilir.

Siyasi parti muhabirliği öyle kolay bir iş değildir. Bir kere Meclis ayağını izleyemezseniz alanınıza hakim olamazsınız. Sadece Genel Merkez'den gazetecilik yapılamaz. Meclis'i izleyebilmek için ise katı kurallar mevcuttur. En az 5 yıldır basın kartı taşıyor olmanız gerekir, o da yetmez çalıştığınız kurumun sizin için parlamento muhabiri kartı çıkarttırması gerekir. Kurumun ve gazetecinin beyanına da bakılmaz, mesleki kıdem durumu Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nden düzenli olarak sorgulanır. Aynı şartlar Başbakanlık, Genelkurmay, Yargı muhabirleri için de gereklidir. Ankara'da gazetecilik en alt basamaktan başlayan bir kıdem ve ihtisas anlayışına dayalı olduğu için öyle istediğiniz zaman ortaya çıkıp "Ben CHP muhabiriyim", "Ben Başbakanlık muhabiriyim" diyemezsiniz.

CHP'yi Ankara'da yıllardır izleyen Türey Köse (Cumhuriyet), Sema Bingöl Ecer (CNN-Türk), Sibel Erdem (NTV), Okan Konuralp (Hürriyet), Zihni Erdem (Radikal), Abdürrezak Oral (Akşam), Hale Gönültaş (Vatan), Hülya Karabağlı (Sabah), Süleyman Kurt (Zaman) gibi muhabirler vardır.

Hepsi de mesleklerini etik kurallara uygun biçimde yıllardır sürdüren gazetecilerdir. Düşünün, bu deneyimli muhabirlerin hiç birisi CHP'de kafasına göre at koşturamıyor- koşturmuyor ama kim olduğu belirsiz, basın kartı bile olmayan bir şahıs, son derece lâubali ve cıvık bir tarz içinde o kat senin,bu oda benim gezip duruyor. Hem eski Genel Başkan Deniz Baykal ile, hem de Kemal Kılıçdaroğlu ile odalarında görüşüp abuk subuk konular açıyor, gazetecilik sınırlarını tamamen ortadan kaldırıp bayağılığın dibine vuruyor.

Gazetecilik hareketli, gözönünde olunan, kişinin sosyal etkisini güçlendiren bir meslektir. Dolayısıyla, taliplisi çoktur, aklı hırsının yüz fersah gerisinde bazı tipler bu mesleğe sık sık musallat olurlar. Gazeteciliği böyle tiplerden koruyacak olan öncelikle kurumların başındaki yöneticilerdir. Tecrübeli gazete ve televizyon yöneticileri her "gazeteciyim" diyene kapıları açmazlar. Eğer gençse potansiyeline bakarlar ve staj imkânı tanırlar, İklim hanım gibi yaşı geçkin olanların da daha önce nerelerde çalıştığına, hangi haberleri yaptığına, basın kartı olup olmadığına, varsa kaç yıldır taşıdığına vs. bakılır.

Odatv'de yayımlanan "yarı resmi açıklamadan" anlaşıldığına göre bu hanım , bütün gazeteleri dolaşırken bir CV de ANKA Ajansı'na bırakmış. Ben bilmiyordum ama aynı zamanda Odatv'nin Ankara Temsilcisi olan Mümtaz İdil, anlaşılan şu anda o ajansın yöneticilerinden birisi. Mümtaz İdil, CV'ye bakmış ve "Seni ANKA'da değil ama istersen Odatv'de çalıştırabiliriz" demiş.

Mümtaz İdil'e Allah acil şifalar versin, kendisi Ankara'da sevilip sayılan bir entellektüeldir. "Entellektüeldir" diyoruz çünkü aslında gazeteci değil edebiyat eleştirmenidir. Özellikle Rusça klasik eserler üzerine yazılmış değerli makaleleri mevcuttur. Ankara'da, İstanbul'da olduğu gibi "edebiyat eleştirmenliği" diye bir meslekten ekmek yemek pek mümkün olmadığı için bu alanlarda uzmanlaşmış insanlar da gazetecilik potası içinde eritilirler.

Basında yöneticilik tecrübesi olmayan İdil, sadece cafcaflı yazılmış bir CV'ye bakarak karar verirken eminiz CHP'nin ve Odatv'nin başına gelecekleri düşünemezdi. Keşke, Anka Ajansı'nın deneyimli Genel Müdürü Veli Özdemir'in fikrini sorsaydı.

Çalışılacak yerin bir internet sitesi olması, maaş falan verilmeyecek olması gibi durumlar da kararı kolaylaştırmış olabilir. Velhasıl İklim Bayraktar, Odatv'ye bu şekilde dalış yaptıktan sonra 5 ay gibi çok kısa bir sürede sitenin kendi deyimiyle "uçuşa geçmiş". Laubalilikte, densizlikte sınır tanımaz bir noktaya gelmiş. Bazı kadınlarda "Tacize uğradım, kadın olduğum için engelleniyorum" şeklinde bu işin gerçek mağdurlarının gözden kaçmasına neden olan klişe bir davranış vardır. Böyle bir sansasyon üzerinden meslek kollarında "kadın sorunu" yaratarak var olmaya çalışırlar.

Basında taciz yok mudur? Kuşkusuz vardır, ancak 38 yaşına gelmiş bir kadın bununla nasıl başedeceğini bilir. Ne insanları haksız töhmet alında bırkmadan, ne de kendisini rezil etmeden sorunu uzaklaştırır. Böyle aklı başında bir insana tacizde bulunmaya kimse de cüret edemez zaten.

Ama bu hanım her nasılsa, gittiği her yerde sürekli taciz ediliyor. Anlaşılan bunu da "güzel ve başarı potansiyeli yüksek" bir kadın olmasına bağlıyor. Tarzının kendisini ne kadar itici ve çirkin gösterdiğini bilmeden konuşuyor da konuşuyor. www.gazetecier.com'dan Hacer Alkan'ın da yazdığı gibi sanki Türk basını hayatında ilk kez güzel kadın görüyor!. Zannedersiniz ki millet girmiş sıraya, "İklim Bayraktar gelse de taciz etsek" diye birbirini eziyor...Burası Pakistan mı kardeşim?

Kendini bilmezlik, cahillik, meslek kültüründen yoksunluk had safhada. Bütün bu kepazeliğin üstüne bir de Fatih Altaylı'nın programına çıkıp "Ben aslına buraya 8 Mart vesilesiyle basını, medyada kadın sorunun konuşmaya geldim" diyor. Sen kimsin? Medyada kadın sorunun konuşmak sana mı kalmış?

Bunu söylerken de "Yemek" diye bir dergiyi çıkarıp gösteriyor. Daha önce bu dergide çalışmış...Güler misin, ağlar mısın...

Peki bu insan, kendisine "gazeteciyim" diyerek bu kadar pespaye bir biçimde ortalıkta dolaşırken Odatv'nin yetkilileri ne yapıyor?

Onlar büyük işlerle uğraşıyorlar.. "Büyük balıklar" kovalıyorlar... CHP'nin elindeki televizyon kanalını kelepire kapatıp sözüm ona "muhalif medya" yaratacaklar!

Soner Yalçın'ın yanında gezdirdiği "beyin takımına" bakar mısınız:

Hakan Aygün, Murat Ongun, Oray Eğin...

Oray Eğin, New York'un lüks barlarından çıkacak da "muhalif medya" diye kıvranan halkımızın yarasına merhem çalacak öyle mi?

Hakan Aygün'ün magazincilikten, ağzını yaya yaya haber sunmaktan, Ufuk Güldemir'den öğrenilmiş megalomanlıktan, abartıdan, şımarıklıktan başka nesi var?

Murat Ongun kimdir? Ülke paramparça edilirken, Cumhuriyet'in bütün mirası ayaklar altına alınırken "gazeteci" olarak hangi tavrı almış, hangi bedeli ödemiş de Odatv'den medet umacak hale gelmiş iyiniyetli, yurtsever kitle adına kapalı kapılar ardında pazarlık masalarına oturuyor?

Bu arada yazık edilen Odatv'nin fedâkar okuyucuları, yorumcularıdır. Orada "milli" bir nabız atıyor, bir feryat yükseliyor, ülkenin gün be gün elden gittiğini gören halk tabanı sarılacak yer arıyor. İsyanlar, kaygılar yorumlara dökülüyor ama gelin görün ki sadece istatistik değer olarak ve "şu kadar tekil kişi girişimiz var" adına pazarlık masalarına sürülmekten başka bir işe yaramıyorlar.

Odatv'nin dinamik yorumcularına baktığımızda, amigoluk yapan bir kaç kişi dışında çoğunun olup bitenleri doğru okuyan, bilinçli insanlar olduğunu görüyoruz. Gördükleri bütün yanlışlara rağmen, sırf böyle bir potansiyel hebâ olup gitmesin diye Odatv'yi desteklemekten vazgeçmiyorlar..

Ya bu arkadaşlar ne yapıyor? Onlar büyük oynuyor, büyük planlar yapıp büyük stratejiler üretiyorlar... Yalçın Küçük'ün Akşam gazetesine anlattığına göre "Teşvikiye'nin lüks lokantalarında buluşuyorlar. Aralarına kimi zaman Saba Tümer de şen kahkahalarıyla katılıyor"...

Elitleştikçe elitleşiyorlar, koptukça kopuyorlar. Toplumun feryadı arşa çıkıyor, Odatv'nin haberleri, ücretsiz çalışan amatör editörlere teslim ediliyor, hüküm-hükümet İklim Bayraktar gibi ne olduğu belirsiz insanların eline geçiyor. Kadın meydanı o kadar boş buluyor ki 88 yıllık partinin Genel Başkanı'na çat kapı çıkıp "Bana kayıt cihazı ver, belden aşağı görüntü çekeceğim" diyebiliyor...

Bu arada, ayyuka çıkan kepazelikler, ucundan kıyısından Soner Yalçın'ın kulağına gidiyor. O da telefonlarının dinlendiğini bile bile kadını arayıp "Nedir şu taciz olayı bi anlat bakiim" diyor. Kadın ballandıra ballandıra bir daha anlatıyor. Soner Yalçın daha sonra, "Doğan Yurdakul'la oturuyorduk, yanımıza geldi olayı anlattı. Hatta kendi aramızda espri yaptık" diyor. Esprisi yapılacak konu mudur bu? Senin kurumunun kimliğini kullanarak ortalıkta dolaşan bir kadın 50 yıllık siyasetçi hakkında olmadık iddialarda bulunuyor, duruma hemen el koysana. Bu kadın kimdir ki eşitinmiş gibi muhatap oluyorsun?

Düşünün, Ceyhun Bozkurt gibi başarılı bir muhabirin, Müyesser Yıldız gibi birikimli bir gazetecinin, Kıymet Nadir Bindebir gibi keyifli bir kalemin, Banu Avar gibi bir itibar abidesinin barınamadığı Odatv'de, İklim Bayraktar gibi bir çapsız cirit atıyor. Altı ayda siyasilerle ve kurum yöneticileri ile "sen" diye konuşacak noktaya geliyor. Uyduruk uyduruk yazıları "İklim Bayraktar yazıyor" anonsu ile ve de artistik pozlar eşliğinde çarşaf gibi sergileniyor.

Odatv yolgeçen hanına dönmüş, bırakalım İklim Bayraktar'ı Rafael Sadi bile orada kendisine bir köşe kapıp yazılar yazmaya, açık açık İsrail politikalarının propagandasını yapmaya başlıyor, yayınlanan haberleri yönlendiriyor. Rafael Sadi kimdir? Gazeteci görünümlü ama İsrail devletinin propagandasını yapmaktan memnun olduğunu bugün Odatv'ye yaptığı açıklama ile açıkça itiraf etmiş biridir.

Ya CHP'nin haline ne demeli?

"Ben Odatv'den geliyorum" diyen birine sırf bacakları uzun ve saçları sarı diye bütün kapılar açılıyor. 25 yıllık parti muhabirlerinin girmediği kapılara girip çıkmaya başlıyor. Baki Özilhan gibi eski bir kurtla bilgisayarının başına oturup mail atacak kadar yakınlaşabiliyor. Muharrem İnce gibi kendisinden siyasi tecrübe ve feraset beklenecek bir parti yöneticisi bile bu kadına bir AKP'linin "uygunsuz halleri" konusunda haber yaptırmaya kalkışıyor. Evine kadar gidip otomobiliyle alıyor. Sonra ikisi de ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar, haberi yapamadıkları gibi kamuoyu nezdinde kendileri perişan oluyorlar...

Kemal Kılıçdaroğlu'nun durumu derseniz iyice utanç verici. Ne idüğü belirsiz bir internet muhabiri ile muhatap olup, onun anlattığı seviyesiz şeyleri dinleyebiliyor. Konu ister Deniz Baykal, ister "üst düzey bir AKP'li" olsun, Kılıçdaroğlu bir parti başkanı olarak ağırlığını bilip bu kadınla muhatap olmamalıydı. "AKP'li hakkında malzeme getireceğim" dese bile ilgilenmemeli, ensesinden tuttuğu gibi dışarı atmalıydı. Sonra da "Bu kadın bir daha bu partiden içeri girmeyecek" diye talimat verip parti içinde o kadar rahat hareket edebilmesine fırsat verenlerden hesap sormalıydı. Böyle bir kadınla, hem de böyle çirkin konularda muhatap olarak CHP'yi, iktidar partisini zor duruma sokmak için olmadık insanlarla belden aşağı konularda işbirliği yapan bir parti konumuna düşürdü.

Ayrıca bu olaydan anlaşılıyor ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun "dosya merakı" kendisi için bir zaaf haline gelmeye başlamış. "Elimde dosya var", "görüntü var", "kayıt var" diyen kapıdan destursuz girebiliyor. Böyle giderse, CHP liderini çakma bir dosyayla tuzağa düşürürler. "Büyük balık" yakalayacağım derken, elinde oltanın ipiyle kalıverir..

Bu olaydan şunu da anlıyoruz ki CHP ile Odatv arasındaki ilişkiler fazla girift hale gelmiş, mesafeler ortadan kalkmış. CHP, Odatv'yi istediği haberi pompalayabileceği bir mecra olarak görmeye başlarken, Odatv de "fırsat bu fırsat" deyip CHP'nin etinden, sütünden yararlanmaya kalkışmış. Eldeki televizyonu ucuza kapatıp voltranı oluşturmaya çalışmışlar...

Hâsılı, işin içinde haddini bilmez bir muhterisin şımartılması var, daha kendi kapısının önünü süpüremezken muhalefe partisine "medya stratejisi" sunmaya kalkışma var. Sarışın hatun görünce yamulan Türk erkeği var, yamulan Türk erkeğini görünce büyük yerlere geleceğini zanneden sarışın var, cin olmadan adam çarpmaya kalkışma var, basiretsizlik var, kötü yönetim var, "sen benim sırtımı kaşı, ben senin sırtını kaşıyayım" var.

Peki ne yok?

Akıl yok, izan yok, karakter yok, kamuoyuna karşı sorumluluk yok..

CHP, ses yalıtımlı odalarda toplantı yapıp "İşin içinde uluslararası boyutlar var" diye iri laflar edeceğine kendi içinde bulunduğu duruma bir baksın.

Odatv de öyle...

Son sözüm:

Örtün ki ölem...

kaynak: acikistihbarat.com
Sponsor Reklamlar

Asi_Kardelen, gencalevi ve cangibi62 bunu beğendiler.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.03.11   #2
Asi_Kardelen
Asi_Kardelen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2010
Nereden: tokat
Mesajlar: 480
Rep Puani : 10
Standart Cevap: İklim Bayraktar Olayını Anlamak-Odatv'nin ve CHP'nin Yanlışları


IKLIM seytana uymus.kör seytana kör nalet uzak dur bizden omurgasiz CHP ye karşı bir komplo kurulmak istenmiş allah bunları bidiği gibi yapsın.Yandas medya yakaladi bir acik artik her acidan kulanmsini bilecek dogru ya da yalnis hikayelerle halkı kandırmaya çalışacaklar Kılıçdaroğluna Ve CHP ye komplo yapacaktı..ama unuttuğu bir şey vardı...komplo yapmaya niyetlendiği insan yani kılıçdaroğlu geçmişi ile tertemiz biri bunu unutuverdi... seçimler yaklaşıyor ya AKP yi korku dağları sardı
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet bunu beğendi.
__________________

birgün büyük bir derdin olursa
allah a dönüp benim büyük bir
derdim var deme ... derdine
dönüp benim büyük allahım var de
Asi_Kardelen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.03.11   #3
profet
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Nereden: Almanya
Mesajlar: 264
Rep Puani : 11
Standart Cevap: İklim Bayraktar'ın şüpheli telefonu


Sayin Pir mehmet, site sahibi beni tanir CHP'li olmadigimi cok iyi bilir, yazdiklarimdanda bu ortadadir. acikistihbarat adli gayya kuyusundan alintiladiginiz haberler ortaya cikan rezilligin ve kurulmak istenen kumpasin örtülebilmesi icindir. Kim oldugu yavas yavas tüm ciplakligiyla ortaya dökülen birinin yaptigi seyleri aklamak en azindan ODA-TV den iceri alinanlara büyük bir ayip ve zulümdür ayni zamanda CHP yi eritmek ve verili siyaset icindeki tek alternatifi bitirmek niyetinde olanlarin ekmegine yag sürmektir. Asagidaki haberi iyice okumanizi rica ediyorum. Saygilar
------------------------------------------------


Ne tarzı bugüne kadar bizim öğrendiklerimizle bağdaşıyor ne de yöntemleri bizim mesleğimizle...
Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu ile hareket eden 'gerçek gazeteciler'in, şantaj vb. kirli faaliyetlerle işi olmaz!
Canlı yayın kazası mıydı, kendini ele vermek mi? Biz gazeteciler kendimize 'basıncı' demeyiz! O dedi...
'Basıncı Bayraktar'ın izini sürmek için yaptığım küçük bir araştırma bile marifetlerinin, medyaya yansıyanlarla sınırlı olmadığını görmeme yetti.

***
Bazı CHP'liler onu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 13 Aralık 2010'da, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'yi hedef alan yolsuzluk iddialarını gündeme getirmesinin hemen ardından tanımışlar. Hem de gazeteci sıfatını kullanarak şüpheli işler çevirmeye çalışan biri olarak!
Gizli görüntü iddiaları... Tuhaf telefon konuşmaları... Israrlı aramalar... Gizli kapaklı, sözde alışverişleri telefon kayıtlarına geçirme çabası!..

İ. BAYRAKTAR: ÖZHASEKİ'NİN GÖRÜNTÜLERİ ELİMDE!
CHP Milletvekilleri Atilla Kart, Şevki Kulkuloğlu, Ahmet Ersin 13 Ocak 2011'de Kayseri'de basın toplantısı yaptılar, Özhaseki hakkında suç duyurusunda bulundular. Birkaç hafta sonra Kulkuloğlu'nun telefonu çaldı... Arayan İklim Bayraktar'dı...
İ.Bayraktar: Elimde Özhaseki ile ilgili çok önemli görüntüler, belgeler var. Bunları size vermek istiyorum.
Ş.Kulkuloğlu: Ankara'da değilim. Hoşça kalın!

'ÜSLUBU RAHATSIZ EDİCİYDİ'
Kulkuloğlu o diyaloğu şu sözlerle anlattı, 'Üslubu beni çok rahatsız etti. Argo sözcükler kullanıyordu. Ürktüm ve uzak durmaya karar verdim. Anlattıklarıyla ilgili detaya girmek istemiyorum. Çirkin şeyler bunlar!'
'Salı günkü Meclis grup toplantısında o hanımla karşılaşmamak için özellikle geç gittim' diyen Kulkuloğlu, Bayraktar'ın kendisini bir kez daha aramasını engelleyememiş.
İ.Bayraktar: Vekilim, göremedim sizi grupta! Belgeleri vermek istiyorum...
Ş. Kulkuloğlu: Ne belgeleri?
İ.Bayraktar: Özhaseki'nin çok özel görüntüleri...
Ş. Kulkuloğlu: Özel hayat bizim ilgi alanımızda değil. İyi günler!
Kulkuloğlu, 'Olan bitene bakınca şükrettim. İyi ki görüşmemişim' diyor.

'ALO, BEN İKLİM. BELGELERİ BANA GÖNDERİN!'

'Basıncı Bayraktar', 13 Ocak'ta Kayseri'deki basın toplantısının hemen öncesinde CHP'li Atilla Kart'ı da aramış...
İ. Bayraktar: Alo, ben İklim.
A. Kart: Kim?
İ. Bayraktar: Oda TV'den İklim.
A. Kart: Basın toplantımız başlamak üzere İklim Hanım.
İ. Bayraktar: O toplantıda açıklayacağınız belgeleri hemen bana gönderin!
A. Kart: Ajanslardan takip edin lütfen!
Kart, o diyalogla ilgili şunları söyledi, 'Hanımefendinin üslubu rahatsız ediciydi. Sanki onu tanımam gerekiyor! Oysa hiç tanışmıyoruz. Mütehakkim bir tavırla 'O belgeleri bana gönderin' deyince kapattım telefonu.'
Atilla Kart'ın son günlerde yaşananlarla ilgili yorumu şöyle, 'Türkiye'de son 6-7 yıldır siyasette ve hukukta gündemi istihbarat belirliyor. İklim Bayraktar vb. olayların da istihbarat kaynaklı olduğu çok açık!'

BAYRAKTAR'DAN BAYKAL'A ÖVGÜLER

İklim Bayraktar, Muharrem İnce'den kendisini CHP Milletvekili Nur Serter'le görüştürmesini de istemiş.
Tarih yine 13 Ocak 2011!
Serter, Meclis'teki odasında gerçekleşen görüşmeyi şöyle anlatıyor, 'Yemek dergisi için röportaj randevusu aldı ama Oda TV 'de yayımlayacağım diyerek CHP'yi sormaya başladı. Deniz Baykal için 'Kendisi Türkiye'nin gördüğü en değerli siyasetçidir' dedi. Yemek röportajını ise evimde yapmak için çok ısrar etti. Reddettim! Yaşananlara bakıyorum da, bir kadının böyle bir provokasyonun içinde olması rahatsızlık verici. 'Kötü şöhret de şöhrettir' diyen biri mi acaba?'

***
Bütün bunları 'şöhret budalalığı' ya da 'psikolojik bozukluk' olarak tanımlamak yeterli mi sizce?

***
Uyarı: Yukarıdaki diyaloglar, 'gizli soruşturma' dosyalarından değil, eski yöntemlerle haber kaynaklarından alınmıştır (!) Yani Kulkuloğlu, Kart ve Serter'in hatırında kalanlardan derlediğimiz diyaloglardır!

İnsanlar çıldırmış olmalı
Siyasal İletişim deyince akla gelen ilk isim Doç. Dr. Nuran Yıldız'ın son günlerde yaşananlarla ilgili yorumu anlamlı, 'Meşhur bir film vardı: Tanrılar Çıldırmış Olmalı. Olup bitenlere bakıyorum, bunu 'İnsanlar çıldırmış olmalı' diye yorumluyorum; çünkü olup bitenlerle akıl arasında bir bağ kuramıyorum.'
Bugünlerde söyleyecek çok söz, sorulması gereken çok soru var ama en iyisi bunları haberlerle anlatmak. Yoksa gazeteci olan ile olmayanın farkı nasıl anlaşılır! (ÖZLEM ÇELİK/Akşam)
Sponsor Reklamlar

cangibi62 bunu beğendi.
__________________
www.yaprakfirtinasi.com
profet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.03.11   #4
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: İklim Bayraktar'ın şüpheli telefonu


profet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayin Pir mehmet, site sahibi beni tanir CHP'li olmadigimi cok iyi bilir, yazdiklarimdanda bu ortadadir. acikistihbarat adli gayya kuyusundan alintiladiginiz haberler ortaya cikan rezilligin ve kurulmak istenen kumpasin örtülebilmesi icindir. Kim oldugu yavas yavas tüm ciplakligiyla ortaya dökülen birinin yaptigi seyleri aklamak en azindan ODA-TV den iceri alinanlara büyük bir ayip ve zulümdür ayni zamanda CHP yi eritmek ve verili siyaset icindeki tek alternatifi bitirmek niyetinde olanlarin ekmegine yag sürmektir. Asagidaki haberi iyice okumanizi rica ediyorum. Saygilar
------------------------------------------------


Ne tarzı bugüne kadar bizim öğrendiklerimizle bağdaşıyor ne de yöntemleri bizim mesleğimizle...
Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu ile hareket eden 'gerçek gazeteciler'in, şantaj vb. kirli faaliyetlerle işi olmaz!
Canlı yayın kazası mıydı, kendini ele vermek mi? Biz gazeteciler kendimize 'basıncı' demeyiz! O dedi...
'Basıncı Bayraktar'ın izini sürmek için yaptığım küçük bir araştırma bile marifetlerinin, medyaya yansıyanlarla sınırlı olmadığını görmeme yetti.

***
Bazı CHP'liler onu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 13 Aralık 2010'da, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'yi hedef alan yolsuzluk iddialarını gündeme getirmesinin hemen ardından tanımışlar. Hem de gazeteci sıfatını kullanarak şüpheli işler çevirmeye çalışan biri olarak!
Gizli görüntü iddiaları... Tuhaf telefon konuşmaları... Israrlı aramalar... Gizli kapaklı, sözde alışverişleri telefon kayıtlarına geçirme çabası!..

İ. BAYRAKTAR: ÖZHASEKİ'NİN GÖRÜNTÜLERİ ELİMDE!
CHP Milletvekilleri Atilla Kart, Şevki Kulkuloğlu, Ahmet Ersin 13 Ocak 2011'de Kayseri'de basın toplantısı yaptılar, Özhaseki hakkında suç duyurusunda bulundular. Birkaç hafta sonra Kulkuloğlu'nun telefonu çaldı... Arayan İklim Bayraktar'dı...
İ.Bayraktar: Elimde Özhaseki ile ilgili çok önemli görüntüler, belgeler var. Bunları size vermek istiyorum.
Ş.Kulkuloğlu: Ankara'da değilim. Hoşça kalın!

'ÜSLUBU RAHATSIZ EDİCİYDİ'
Kulkuloğlu o diyaloğu şu sözlerle anlattı, 'Üslubu beni çok rahatsız etti. Argo sözcükler kullanıyordu. Ürktüm ve uzak durmaya karar verdim. Anlattıklarıyla ilgili detaya girmek istemiyorum. Çirkin şeyler bunlar!'
'Salı günkü Meclis grup toplantısında o hanımla karşılaşmamak için özellikle geç gittim' diyen Kulkuloğlu, Bayraktar'ın kendisini bir kez daha aramasını engelleyememiş.
İ.Bayraktar: Vekilim, göremedim sizi grupta! Belgeleri vermek istiyorum...
Ş. Kulkuloğlu: Ne belgeleri?
İ.Bayraktar: Özhaseki'nin çok özel görüntüleri...
Ş. Kulkuloğlu: Özel hayat bizim ilgi alanımızda değil. İyi günler!
Kulkuloğlu, 'Olan bitene bakınca şükrettim. İyi ki görüşmemişim' diyor.

'ALO, BEN İKLİM. BELGELERİ BANA GÖNDERİN!'

'Basıncı Bayraktar', 13 Ocak'ta Kayseri'deki basın toplantısının hemen öncesinde CHP'li Atilla Kart'ı da aramış...
İ. Bayraktar: Alo, ben İklim.
A. Kart: Kim?
İ. Bayraktar: Oda TV'den İklim.
A. Kart: Basın toplantımız başlamak üzere İklim Hanım.
İ. Bayraktar: O toplantıda açıklayacağınız belgeleri hemen bana gönderin!
A. Kart: Ajanslardan takip edin lütfen!
Kart, o diyalogla ilgili şunları söyledi, 'Hanımefendinin üslubu rahatsız ediciydi. Sanki onu tanımam gerekiyor! Oysa hiç tanışmıyoruz. Mütehakkim bir tavırla 'O belgeleri bana gönderin' deyince kapattım telefonu.'
Atilla Kart'ın son günlerde yaşananlarla ilgili yorumu şöyle, 'Türkiye'de son 6-7 yıldır siyasette ve hukukta gündemi istihbarat belirliyor. İklim Bayraktar vb. olayların da istihbarat kaynaklı olduğu çok açık!'

BAYRAKTAR'DAN BAYKAL'A ÖVGÜLER

İklim Bayraktar, Muharrem İnce'den kendisini CHP Milletvekili Nur Serter'le görüştürmesini de istemiş.
Tarih yine 13 Ocak 2011!
Serter, Meclis'teki odasında gerçekleşen görüşmeyi şöyle anlatıyor, 'Yemek dergisi için röportaj randevusu aldı ama Oda TV 'de yayımlayacağım diyerek CHP'yi sormaya başladı. Deniz Baykal için 'Kendisi Türkiye'nin gördüğü en değerli siyasetçidir' dedi. Yemek röportajını ise evimde yapmak için çok ısrar etti. Reddettim! Yaşananlara bakıyorum da, bir kadının böyle bir provokasyonun içinde olması rahatsızlık verici. 'Kötü şöhret de şöhrettir' diyen biri mi acaba?'

***
Bütün bunları 'şöhret budalalığı' ya da 'psikolojik bozukluk' olarak tanımlamak yeterli mi sizce?

***
Uyarı: Yukarıdaki diyaloglar, 'gizli soruşturma' dosyalarından değil, eski yöntemlerle haber kaynaklarından alınmıştır (!) Yani Kulkuloğlu, Kart ve Serter'in hatırında kalanlardan derlediğimiz diyaloglardır!

İnsanlar çıldırmış olmalı
Siyasal İletişim deyince akla gelen ilk isim Doç. Dr. Nuran Yıldız'ın son günlerde yaşananlarla ilgili yorumu anlamlı, 'Meşhur bir film vardı: Tanrılar Çıldırmış Olmalı. Olup bitenlere bakıyorum, bunu 'İnsanlar çıldırmış olmalı' diye yorumluyorum; çünkü olup bitenlerle akıl arasında bir bağ kuramıyorum.'
Bugünlerde söyleyecek çok söz, sorulması gereken çok soru var ama en iyisi bunları haberlerle anlatmak. Yoksa gazeteci olan ile olmayanın farkı nasıl anlaşılır! (ÖZLEM ÇELİK/Akşam)

can benim niyetimi sakın yanlış anlama benim amacım chp yi yıpratmak değil benim paylaşma nedenim paylaşılmaya, tartışılmaya değer olduğu içindir. siz de iyi bilirsiniz ki forumlar tartışmalarla ve paylaşımlarla gelişir.
Sponsor Reklamlar

profet ve Asi_Kardelen bunu beğendiler.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.03.11   #5
profet
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Nereden: Almanya
Mesajlar: 264
Rep Puani : 11
Standart Cevap: İklim Bayraktar Olayını Anlamak-Odatv'nin ve CHP'nin Yanlışları


Rica ederim olayi manupüle etmeye yönelik yayinlar konusunda dikkatinizi cekmeye calistim sade
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet bunu beğendi.
__________________
www.yaprakfirtinasi.com
profet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.03.11   #6
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: İklim Bayraktar Olayını Anlamak-Odatv'nin ve CHP'nin Yanlışları


gazetecilik mesleginin durustluk ilkelerine sahib olmayan birisi böyle oyunlarla ve her ne kerametse herkes ona asiliyor tacize ugruyorsa..sanirim burdan cok basitlestirerek onursuzca kariyer merdivenlerine tirmaniyor yazik etik ahlaki degerlerini hice sayan iklim hanima yaziklar olsun diyorum.
Sponsor Reklamlar

__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Evrimi anlamak artık yasak! Alevi Hayata Dair 2 11.12.11 23:20
Güzel Şey İnsan Olmak..İnsanlığı Anlamak.. meyou Hayata Dair 8 23.03.11 00:11
Odatv'nin kapısına kilit vurdular, imtiyaz sahibi Soner Yalçın tutuklandı. gencalevi Siyaset,Politika ve Ekonomi 7 14.03.11 00:22
Güzel Şey İnsan Olmak..İnsanlığı Anlamak.. meyou Yaşam 1 08.03.11 15:45
kadınları anlamak isteyen okusun Asi_Kardelen Her Telden 4 03.05.10 08:37




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2