Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç5Beğeni
  • 3 gönderen Pir Mehmet
  • 2 gönderen cangibi62

 
Seçenekler
Alt 20.03.11   #1
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Eğitim; Ne İçin ve Nasıl Bir Eğitim?


Eğitim; Ne İçin ve Nasıl Bir Eğitim?
ÖZGÜRCE
[email protected]

Eğitim; Ne İçin ve Nasıl bir Eğitim?
Doğduğu anda insan beyni, doldurulmaya uygun boş bir tabak veya tencere gibidir. Verilen her şeyi alarak veya algılayarak dolar, aldıkları veya algıladıkları zamanla kişinin genel kültürünü ve değer yargılarını oluşturur; bu oluşum kişinin şahsına münhasır ve toplum içinde ki kişiliği ile özdeş olur. Belli yaşa kadar edindiği bilgiyi kişinin beyninden silme olanağı olsa, geriye et ve kemikten oluşan belli ebat ve ağırlıkta bir beden kalır. Oysa insan; bilgisi, becerisi, duyguları ve benimsediği değerlerle insandır.

Toplumsal yaşamda ki sistematik eğitim; insanı, belli doğrultuda yönlendirmek ve kolay yönetebilmenin aracı olarak kullanılmaktadır. Bu eğitim sistemi; insanın doğal refleksini köreltmeyi, doğal duygu ve özlemlerini bastırmayı, insanı kendine yabancılaştırmayı, insanın insan tarafından sömürülmesini bir hak ve meşru göstermeyi, burjuva hukuk kural ve değerlerini sanki insani değermiş gibi algılatmayı hedeflemektedir.

Devlet eliyle yürütülen tüm yaptırımlara, dini ve milli içerikli baskıcı ve baskın propagandalara rağmen insani duygular yok edilemiyor. Yeri ve zamanı geldikçe toplum; insani gereksinimlerin etkisiyle siyasi, iktisadi ve demokratik haklarını talep ve savunmak üzere maruz kalacağı devlet şiddetini göze alarak kitlesel eylem yapmakta. Burjuvazi kendine köle yaratmak için hangi yöntem ve baskı aracını kullanırsa kullansın, insani refleks ve duyguyu insandan koparmaya gücü yetmemekte, Devlet-Toplum çatışması da, bu noktada açığa çıkmaktadır.

Töre “geleneği” kadın cinayetlerinde, trafik kuralları ihlali “kaza”larda, çarpık şehir yapılaşmasında, ölümlerle sonuçlanan aşiret kavgalarında, deprem vb. doğal afet zararlarında, aile içi ve toplumsal uyuşmazlıklarda eğitim veya eğitimsizlikten ahkâm kesen yazar-çizer takımı, ekran laklakçıları, akademisyen ve eğitimci aydınımsılar, tüm bu gerçekler sizlerin eseri. Soyguncu sınıfın okullarında aldığınız, dolaysıyla topluma verdiğiniz soyut eğitimin somut yaşama yansıması değil mi tüm bu gerçekler? "Rüzgâr eken fırtına biçer" demişti Büyük Usta Karl Marks.
*************
Son günlerde, özellikle de ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ ile ilgili boyalı basın ve ekranlarda yapılan programlarda “eğitimsizlikten” sıkça söz edilmekte ve eğitim üzerine nüans farklı yorumlar yapılmakta. Bu yorumları yapan yazar-çizer ve akademisyen unvanlı zevat takımı, halka tepeden bakmakta. Bu zevat, “eğitimsiz” nitelemesiyle toplumu “cahil” görmekte, kendilerini “bilge” zannetmekteler.

“Yüksek” okul bitirmiş bu zevat, kendileri kadar okul yaşamı olmamış veya hiç okul görmemiş insanları adeta “cahillikle” suçlamaktalar. Aldıkları eğitimin kendilerini “Diplomalı cahil” yaptığının farkında değiller. Oysa onların “cahil telakki ettikleri insanların doğal içgüdü, refleks, duyum, duygu ve sezgi yoluyla edindikleri bilgi, oluşturdukları değer yargıları, toplumu hakir gören “diplomalı cahillerin” kültür değerlerinden çok daha hümanist, gerçekçi ve değerlidir.

İnsana dair gerçekçi eğitim; insanın doğasına uygun doğal potansiyel değerlerin insani meziyet olarak geliştirilmesi, insanın yaşamında kullanmasının bütünlüklü programı olması gerekir. Ülkemizde ise tan tersine, “Cumhuriyet hükümetlerinin” yönetim ve denetiminde uygulanan eğitim programları; salt Türk ve Müslüman bir toplum yaratmaya odaklanmış, “Kargadan başka kuş tanımayan” tarzda tüm insani duygu ve değerleri yadsıyan işlevsel boyutta ve niteliktedir.

Genel anlamda insanın yetenek, bilgi, beceri ve doğal insani değerlerini geliştirmeyi içermeyen, toplumda olumsuz konumuna rağmen özel olarak da kadını gale almayan eğitim sisteminin uygulayıcılarının kendi yarattığı toplumsal tablodan rahatsız olma hakları yoktur. Üstelik utanmadan, eğitimden kaynaklı toplumsal sorunlar üzerine söz söyleyerek, buradan kendi suçlarını arsızca aklama uğraş ve telaş içinde olanlara ancak; “suçlu bağırmış, suçsuzun ödünü patlatmış” deyimine uygun riyakârlar denebilir.

Üretim araçları üzerinde özel mülkiyeti meşru, dolaysıyla insanın insan tarafından sömürülmesini hak sayan, adaleti mülkiyetin temeli kabul eden, üretim aracı özel mülkü olana adalet dağıtmayı öngören eğitim sisteminden insanlık, ‘İnsan Hak ve Özgürlükleri’ adına ne beklenir? Öncesini geçelim, cumhuriyet sürecinde devlete hükmeden siyasi güçlerin, onların emrinde kurulmuş saat gibi işleyen yalaka aydınımsıların uyguladığı, insan doğasına ve insani değerlere aykırı eğitim; kendilerinin de, sözde rahatsız olduğu bu toplumu yaratmıştır.

Toplumda çıkar çatışması yaratan ve bu temelde şekillenmiş burjuva eğitim sisteminin; halka vereceği, verdiğinden daha iyisi yoktur. Toplum; özlemini çektiği sevgi temelli barışı, eşitliği, dayanışmayı, insan haklarına saygıyı ve özgürlükleri her gün daha ileri boyuta taşıyacak eğitim sistemini, kendi yaratıcı gücüyle kurmak zorundadır. “El elin eşeğini türkü söyleyerek arar” deyimi, halkçı eğitim konusunda çok şey anlatmaktadır.

Bekir Özgür. 12.03.2011.
Sponsor Reklamlar

Alevi, aSi_YaReN ve AliCamyurdu bunu beğendiler.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 10.04.11   #2
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Eğitim; Ne İçin ve Nasıl Bir Eğitim?


“Yüksek” okul bitirmiş bu zevat, kendileri kadar okul yaşamı olmamış veya hiç okul görmemiş insanları adeta “cahillikle” suçlamaktalar. Aldıkları eğitimin kendilerini “Diplomalı cahil” yaptığının farkında değiller. Oysa onların “cahil telakki ettikleri insanların doğal içgüdü, refleks, duyum, duygu ve sezgi yoluyla edindikleri bilgi, oluşturdukları değer yargıları, toplumu hakir gören “diplomalı cahillerin” kültür değerlerinden çok daha hümanist, gerçekçi ve değerlidir.

İnsana dair gerçekçi eğitim; insanın doğasına uygun doğal potansiyel değerlerin insani meziyet olarak geliştirilmesi, insanın yaşamında kullanmasının bütünlüklü programı olması gerekir. Ülkemizde ise tan tersine, “Cumhuriyet hükümetlerinin” yönetim ve denetiminde uygulanan eğitim programları; salt Türk ve Müslüman bir toplum yaratmaya odaklanmış, “Kargadan başka kuş tanımayan” tarzda tüm insani duygu ve değerleri yadsıyan işlevsel boyutta ve niteliktedir.



bu pasaji cok benimsedim ne varki okumus cahiler yeni nesilerin umutlarini parseleyip kendi cemaat ve yandaslarini okutma cabasindalar...

bakin örnek olarak
“Vali yardımcısından 'yuh'

Ömer ERDEM/ ANTALYA, (DHA)
--------------------------------------------------------------------------------

TÜRKİYE Komünist Partisi (TKP) Antalya Gençlik Kolları üyesi bir grup, YGS’deki şifre iddialarını protesto için Aydın Kanza Parkı’ndan başlattıkları yürüyüşü Attalos Heykeli önünde sonlandırdı. Vali Yardımcısı Metin Borazan ise eylemcilere "yuh" çekti.

YGS’de şifre iddialarını protesto için Güllük’teki Aydın Kanza Parkı’nda saat 15.30 sıralarında toplanan yaklaşık 40 kişilik grup, Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. ’İmamın hırsızı gençlikten elini çek’ yazılı pankart taşıyan ve "Vatandaş uyuma çocuğuna sahip çık", "Tayyip Amerika’ya imamının yanına" sloganları atan grubu, polis uzaktan izledi.

VALİ YARDIMCISINDAN ’YUH’

YGS protestosu yapan grubu, Cumhuriyet Parkı’nda gezinti yapan Antalya Vali Yardımcısı Metin Borazan ilginç şekilde protesto etti. Elindeki fotoğraf makinesi ile bir süre grubun resimlerini çeken Borazan’ın, "Yuh" diye bağırması dikkati çekti.

Attalos Heykeli önündeki alanda toplanan grup adına yapılan açıklamada, ülkenin en büyük sanayi işletmesi Tüpraş’ın Shell’e çerez fiyatına satıldığı, Irak’ın üzerine yağdırılan bombaların İncirlik’ten yüklendiği ve bunlara kimsenin itiraz etmediği belirtildi. Ormanların yakılıp villa kurulduğunu, Anadolu’nun tüm nehirlerinin kurutulmak için ruhsatlar alındığını belirten grup sözcüsü, şöyle dedi:
"Dersane parası ödeyemeyen öğrenciler intihar etti, işsiz kalmış öğretmenler kendisini astı. Siz yine kafayı sallamakla yetindiniz. Şimdi üniversiteye giriş sınavı cemaate teslim edilmiş durumda. Çocuklarınız boşuna ders çalışıyor. Siz boşuna dershanelere para ödüyorsunuz. Sorumluların yakalanması ve hesap vermesi için skandalın hesabını soracağız."

Grubun yürüyüşü ve açıklama sırasında meydanda bulunan turistler de açıklamaları ilgiyle dinledi. Açıklamanın ardından grup sessizce dağıldı.

YGS: YANDAŞ GİRİŞ SINAVI
GALATASARAY Lisesi önünde, bir grup liselinin, ‘YGS’nin size çağrıştırdıkları nedir? şeklinde hazırladıkları panoya, çevredeki gençler düşüncelerini yazdı. Yazılanlar arasında, ‘Yandaş Giriş Sınavı (YGS), eşitsizlik, güvensizlik, haksızlık, hırsızlık, bize de şifre verin, alçaklık, geleceksizlik, umutsuzluk gibi yorumlar dikkat çekti.

Bu arada kendilerini Dev-Lis olarak tanıtan bir grubun saat 14.00 sıralarında Galatasaray’da yaptığı açıklamada "Şifreleri koyanların tercih ettikleri öğrencileri, iyi üniversitelere sokmak adına, bin türlü algoritmalar geliştiren, eğitim sistemini düzeltmek adına tek bir satır düşünmeyip, bu şifrelere bin bir çaba harcayanlar, sistemin gerçek yüzünü ortaya koydular" denildi.

Türkiye Komünist Partisi’nin öncülüğünde bir grup, Beyoğlu’nda "cemaat"e yakın olduğu gerekçesi ile özel bir dershanenin önünde basın açıklaması yaptı. Daha sonra, Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilmek üzere İstiklal Caddesi’nde YGS ile ilgili imza kampanyası başlattılar.
'Sorumlular bulunsun, hesap sorulsun’ yazılı imza metninde, "Şifre ve kopya iddiaları endişe vericidir. Milyonlarca liseli gencin ve ailelerinin hayatını doğrudan etkileyen bu sınavla ilgili şaibeler kabul edilemez" denildi
Sponsor Reklamlar

"-dost-" ve aSi_YaReN bunu beğendiler.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Totobo Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2