Sponsor Reklamlar


Seyit Cemal-Derviş Cemal

 Alevi Önderlerimiz Katagorisinde ve  Seyyit Cemal - Derviş Cemal Forumunda Bulunan  Seyit Cemal-Derviş Cemal Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen tuncer yilmaz

 
Seçenekler
Alt 05.09.09   #1
tuncer yilmaz
tuncer yilmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 195
Rep Puani : 11
Standart Seyit Cemal-Derviş Cemal


Seyyit Cemal - Derviş Cemal
Hünkâr Hacı Bektâşi Veli Hazretlerinin VELÂYET-NAME isimli eserinde, Seyyid Cemâl Hazretlerinden şöyle bahsedilmektedir.
Hacı Bektâş Hünkâr, Ahmedi Yesevinin emriyle Rûm ülkesine gelip Sulucakarahüyükde yerleştikden sonra ünü, her yana yayıldı. Her taraf dan ziyaretine gelen çoğaldı. Kimi gelir, nasibini alır giderdi. Kimi gelir kalır, hizmet ederdi. Kimisini de Hünkâr, bir yere yollar, kendisine Halifelik verirdi. Halife olan, gittiği yerde Mürid edinir, Halkı uyarırdı.
Hacı Bektâş Hünkâr, otuzaltıbin cerağ uyarmış, otuzaltıbin Halife dikmişti. Bunların üçyüzaltmışı, gece gündüz, Hünkârın huzurunda hizmette bulunurdu. Hünkâr, âhirete göçünce onların herbiri, Hünkârın gönderdiği yere gitti. Hepsini, etraflıca anlatırsak söz uzar. Yalnızca bu üçyüzaltmış Halifeden, bugüne dek adları malûm olanlarını anacağız.
Cemâl Seyyid, Garu İsfail, Kolu açık Hacım Sultân, Baba Resul, Pir Ebi Sultân, Recep Şeydi, Sultân Rahâed-din, Yahya Paşa, Barak Baba, Ali Baba, Sara Kadı, At-las-pûş Sultân, Dost Hüdâ, Hızır Sâmit. Bunların hepisinin soyunu sopunu, Erenlere nasıl kavuştuklarını anlatırsak söz uzar, biz gelelim sözümüze :
Hünkâr, Cemâl Seyyidi, Halifelerinin hepisinden fazla severdi. Onu pek ağırlardı. Bu yüzden Halifeler de onu büyük bilirler, sayarlardı. Zaten Hünkâr da bunu buyururdu. Nice defalar, eliyle arkasını sıvazlamıştıda, Cemâlimdir, Cemâlimdir, Cenıâlimdir, Cemâlimdir Cemâlimdir demişti. Seyyid Cemâl, bütün Halifelerin üst yanında otururdu.
Seyyid Cemâl, birgün Hünkârın tapısında oturmaktaydı. Acaba Hünkâr, bize de bir Yurt gösteririni ki, orda dem-yom oynatalım fikrine düştü. Hünkâra malûm oldu, Cemâlim dedi, bizi varlık yurduna gönder, sonra bir merkep al, yola düş. Merkebini nerde Kurt yerse, orasını sana yurt verdik, oraya varır, orada demini-yomunu: oynatırsın. Senden bir oğlumuz gelecek, Akdenize yol edecek. Hünkâr varlık yurduna göçünce, Habib Emirciyi Seccadeye geçirdiler. Seyyid Cemâl Sultân, Erenlerin sözüne uyup bir merkep aldı, yola revân oldu. Vara, vara Altmdaşa vardı. Gördü ki otlu, sulu, çayırlık, çimenlik, öylesine güzel bir yer ki dille tarif etmenin imkânı yok. Burası pek hoşuna gitti. Merkebini çayıra saldı, kendisi yattı, uyudu. Bir müddet sonra uyanınca gördü ki, merkebini kurt yemiş. Erenlerin sözünü hatırladı, orda yerleşti. Bir çok kerametleri belirdi. Evlendi, bir oğlu oldu. Adını Asıldoğan koydu.
Asıldoğan, bir aralık Rumeli yakasına geçti, Gelibolu boğazına vardı. Karşıya geçmek istedi, Gemiciler, kayıkçılar, vasıta vermediler. Bunun üzerine denize doğru yürümeye başladı, yürüdüğü yerlerden su çekiliyor, kara oluyordu. Kayıkçılar bunu görünce, amana geldiler, yalvardılar, kayık getirenler, zorla razı oldu kayığa girdi. Seyyid Cemâl, Altıntaş havalisinden Tökelcike geldi, orada göçtü, Mezarı oradadır
Sponsor Reklamlar

Turnacem bunu beğendi.
tuncer yilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.07.10   #2
cemalettin
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2010
Nereden: çorum
Mesajlar: 1
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Seyit Cemal-Derviş Cemal


merhaba seyitcemal hakkında daha fazla bilginiz varmı varsa yazarmısınız ?
Sponsor Reklamlar

cemalettin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.07.10   #3
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Seyit Cemal-Derviş Cemal


cemalettin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
merhaba seyitcemal hakkında daha fazla bilginiz varmı varsa yazarmısınız ?


bu konularida incelermisin can
http://www.piryolu.com/forum/ocaklar...mal-ocagi.html


Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.07.10   #4
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Seyit Cemal-Derviş Cemal


Hünkâr Hace Bektaş Veli öncelikle Hace Ahmed Yesevi’nin talebesi Lokman Perende’nin yanında yetiştikten sonra nasip alarak Anadolu’ya gelip bir çok yeri gezdikten sonra şimdiki ismi Hacebektaş olan Suluca Karahöyük’e gelerek yerleşir ve Hûnkâr Karahöyük’e gelip toplam ömrünün 36 yılını burada geçirdiği vilâyet-nâmede geçmektedir. Engin bilgisi ve kerâmetiyle bir derya olan Hünkâr Hace Bektaş Veli ünü bütün Anadolu’ya, erenlere, dervişlere yayılır. Anadolu’da nam salan Hünkâr’ın ziyaretine gelen gideni çok olur. İşte yine Horasan elinden gelen hz Âli’nin kızı Zeynep Ana’dan doğma Muhammed Şembeki’nin 10.uncu torunu seyyyid Nur-u Cemâleddin Sultan ve daha sonra seyyid Nur-u Cemâl Sultan diye anılan erenler Suluca Karahöyük’e gelerek bir dönem Dergâh’ta 1.inci halife olarak hizmette bulunur. Seyyid Cemâl Sultan veya atası ile tâ Horasan elinde tanışmışlıkları veya akraba oldukları da kimi rivayetlere göre söylenir. Hace Bektaş Veli ile akrabalıkllarının olup olmadığı veya ne derecede birbirlerine kan bağı bakımından yakın oldukları hakkında elimizde bir kanıt bulunmadığından bu konuda bir şeyler söylemek oldukça güç. Ancak vilâyet-nâmeden yola çıkarak Seyyid Cemâl Sultan Hûnkâr’ın yanında geçirdiği dönem yaşı 20 ile 25 veya en fazla 30 yaşlarında olduğunu tahmin ediyorum. Hûnkâr ise Karahöyük’e geldiğinde ortalama 40 ile 45 yaşlarında olması gerekmektedir.

Seyyid Cemâl Sultan Karahöyük’e gelmeden önce gezgin bir dervişdir. Diyar diyar gezer gönüllerde ki çerağları uyarırdı. Nitekim Dergâh’ta kaldığı dönemde bile uzun yolculuklara çıkardı. Dergâh’ta kalıp eğitim alan bir çok ulu pir ve dervişlerde diyar diyar gezerlerdi. Bir çoğu genç ve hala izdivaç etmemişlerdi. Nitekim Seyyid Cemâl’da henüz bekârdır.

Hûnkâr Hace Bektaş Veli diyarı Horasan’dan Anadolu’ya gelirken 366 halifesi vardı. Bu halifelerin hepsi yüksek düzeyde eğitim görerek ermişler katarına erdikleri yine vilâyet-nâmede geçmektedir. Herbirisi kerâmet sahibiydi. Yine herbirisi o dönemin piri, filozofu ve yol göstericisiydi. Hûnkâr Hace Bektaş Veli’yi büyüten ve ölümsüzleştiren onların gösterdikleri kerâmetleri engin bilgileri ile donatılmalarını burada vurgulamak istiyorum. Gittikleri yerlerde yaptıkları muhabbetlerde erenlere sorulunca sizin Hocanız/büyüğünüz kimdir denince onlarda hep Hûnkârı zikretmeleri O’nun ününe ün katmıştır. Hûnkar’ın 366 ereni dört kapının ilmini alarak menzile ermişleri yahud halifelerinden 1.inci pişivası Seyyid Cemâl Sultan’dı. Her raz ve her cihad ile hz Pir’in rast ve yarıydı. 2.incisi Kolu Hacım Sultan Baba’dır ve Hûnkâr Hace Bektaş Veli’nin amcazadeleriydi. 3.üncüsü Sarı İsmail’dir. 4.üncüsü Rasul Baba idi.

Asıl ismi Seyyid Cemâleddin olan Seyyid Cemâl Sultan’ı Hûnkâr diğer erenlerden daha fazla severdi. Onu pek ağırlardı. Bu yüzden bütün erenler Seyyid Cemâl Sultan’ı büyük bilirlerdi. Zaten Hûnkâr Hace Bektaş Veli’de böyle arzulardı. Nice defalar eliyle sırtını sıvazlayarak Cemâl’imdir, Cemâl’imdir, Cemâl’imdir, Cemâl’im demiştir. Hûnkâr Hace Bektaş Veli’de Seyyid Cemâl Sultan’ı bütün erenlerin üst yanında oturturdu.

Abdulbâki Gölpınarlı’nın vilâyet-nâmede ki kitabında şöyle geçer;

Hünkâr’ın en ulu halifesi ve ereni Seyyid Cemâl Sultan’dır. Hünkâr’ın sırrını erenlerden daha iyi bilen kimse yoktu. Nice defalar Hünkâr erenlerin sırtını sıvazlayarak Cemâlimdir demiştir. Seyyid Cemâl Sultan’ı diğer erenlerin ve halifelerin üst yanında oturturdu. Ondan sonra Koluaçık Hacım Sultan uluydu. Seyyid Cemâl Sultan’ın aşağısında otururdu. Hünkâr batın kılıcını ona vermişti. Ondan sonra ulu halifesi Sarı İsmail erenlerdi. Hünkâr’ın ibriktarıydı ve sırrına mahremdi. Ondan sonra Rasûl Baba gelirdi. Hünkâr’ın ferraşıydı.

Seyyid Cemâl Sultan bir gün Hûnkâr Hace Bektaş Veli’nin yanında otururken acaba erenler bize ne zaman bir yurt gösterirde, bizde orada dem/yom oynatalım fikrine düşer. Hünkâr Hace Bektaş Veli’ye bu düşünce ayan olur ve Seyyid Cemâl Sultan’a Cemâl’im; bizi darı bekâya gönder sonra bir merkep al ve revan ol. O merkebi nerede kurt yer ise orası sana yurt olsun. Oraya varır, orda demini/yomunu oynatırsın. Senden bir oğlumuz gele, Akdenize yol eyleye der.

Hace Bektaş Veli’nin Hakk’a yürümesinden sonra Seyyid Cemâl Sultan erenlerin sözüne uyup bir merkeb satın alır ve dergâhta ki erenler ve dervişler ile helâllaşıp merkebiyle birlikte bilinmeze doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Vara vara Altuntaş’a varır. Burası O dönemlerde Balıkesir vilayeti/bölgesi sınırları içine düşüyordu. Altuntaş’a vardığında görür ki renga renk çiçeklerle bezenmiş sulu, çimenlik, öylesine güzel bir yer ki insan diliyle tarifi zor olsa gerek. Burası Seyyid Cemâl Sultan’ın pek hoşuna gider. Merkebini de çayıra salar ve erenlerin kendiside bir ağacın gölgesinde uykuya dalar. Hayli bir zaman sonra bir hengâme bir gürültü seyyid Cemâl’ın tatlı uykusunu böler. Sağa bakar sola bakar bir şey göremez. Sesin geldiği tarafa doğru hızlı adımlarla ilerler. Bir tepenin arkasına vardığında merkebinin vahşi bir kurt tarafından parçalandığını görür. Hay huy ederek kurtu kovalamaya başlar ama nafile merkeb artık can vermiştir. Şok halinde kafasını toparlamaya çalışırken erenlerin sözü aklına gelir, çünkü merkebi kurt parçalamıştı. Seyyid Cemâl Sultan orayı kendisine yurt edindi. Oranın halkı kendisine çok saygılı davrandı. Nice kerametler gösterdi.

İşte bu nedenledir ki hala Derviş Cemâl evladları ve tâlipleri ;

‘Yâ Derviş Cemal’in Kurdu / Yâ verge Derveş Cemâl’ diye dua ederler !

Seyyid Nur-u Derviş Cemâl Sultan’ın gösterdiği kerâmet :

Seyyid Nur-u Derviş Cemâl Sultan Balıkesir elinde kalmak için karar verdikten sonra bir ağanın yanında karın tokluğuna çobanlık yapar. Geçici olarakta bir dul kadının evinde de misafir kalır. İki çocuklu dul kadın evine misafir ettiği dervişin ulu bir zat olduğunu anlar hizmetinde kusur etmez.

Seyyid Nur-u Derviş Cemâl Sultan’ın bir dul hatunun evinde kalmasını köylüler iyi karşılamaz ve yanında çobanlık yaptığı ağaya şikâyette bulunurlar. Ağa köylülerinde hazır bulunduğu bir zamanda Cemâl Sultan’ı konağına çağırır ve derki Cemâlım biz seni iyi bir insan bildik ve sana güvendik, lâkin köylüler senden şikâyetçi. İki çocuklu bir hatunun evinde kalıyormuşsun. Bunu nasıl yaparsın.

Seyyit Cemâl Sultan; ben seyyidim ve Evlad-ı Resulüm. Benim o hatun hakkında hiç bir kötü fikrim olmaz ve zararımda dokunmaz. Sizin yanınızda çalıştığım kazancımıda o iki yetimin hakkı için annelerine vererek eve yardımda bulunuyorum.

Bunun üzerine odanın içinde köylülerin homurtuları tâ dışarıda merakla kulaklarını konuşmaları dinleyen kadınlara rahatlıkla ulaşıyordu.
Nasıl olur bir dul kadın ve bekâr bir adam aynı evin içinde.
Ağanın tok sesiyle yine odada kopan gürültünün yerini sessizliğe bıraktı.
Cemâlım ateş ile barut birarada olur mu. Sana nasıl inanalım.
Bu arada köylüler yine aralarında konuşmaya başlarlar.
Görülmüş bir şeymi bir kadın ile bir erkek aynı çatı altında yaşasın ve aralarında bir şey geçmesin.
Seyyid Cemâl Sultan sanki başına gelecekleri önceden ayan olmuş gibi hazırlıklıydı. Sağ cebinden tütün kutusunu çıkarır ve açar. Kutunun içinde bir miktar barut ve onun atında da bir miktar pamuk koymuştu. Seyyid Cemâl Sultan; Ağa bu barutu ateşe verin. Eğer barut ile beraber pamuk yanarsa and olsun ki bende bu köyden çıkar giderim. Ancak pamuk yanmayıp öylece durursa o zaman ismi pak-i Hak için bana inanırmısınız. Ey köylüler ismi pak-i Hak için masum olduğuma kanaat getirirmisiniz.
Ağa kutuyu eline aldı Cemâl’ım burada hazır olan köylülerin şahidliğinde and olsun ki sana hiç bir kötülüğümüz dokunmaz ve kutunun içindeki barutu ateşe verir. Kutunun içindeki barut kıvılcımlar içinde yanarken pamuk öylece duruyordu. Bu kerâmeti gören Ağa ve köylüler aman dileyip Seyyid Cemâl Sultan’ın eline sarılıp af dilerler.

SEYYİD NUR-U DERVİŞ CEMÂL ve RASUL BABA
Seyyid Cemâl Sultan ile Rasûl Baba birbirlerine yakın yerlerde ikâmet ederlerdi. Vilâyetnâmeden aldığımız bilgiye göre Rasûl Baba’nın oturduğu Hisarcık/Beşkarış ve Seyyid Cemâl Sultan’ın ikamet ettiği Altuntaş/Tökelcik yakın mesafededir. Seyyid Cemâl Sultan çok güzel yemek pişirdiği yine vilâyetnâmede geçmektedir. Rasûl Baba’da sık sık Tökelciğe gelip Seyyid Cemâl Sultan’ın yaptığı leziz yemekleri beraber taam ederlerdi. Rasûl Baba ve Seyyid Cemâl Sultan hakkında geçen bölümler vilâyet-nâmede şöyle aktarılmaktadır; Rasûl Baba artık hayli yaşı ilerlemiş ve uzun yolculuklarda zorlanıyordu. Birgün Seyyid Cemâl Sultan Rasûl Baba’yı yemeğe davet etti. Yemek pişirip sofrayı kurar beraberce yemeğe başlarlar. Rasûl Baba derki; seyyidim yemeklerin çok lezzetli lâkin artık bacaklarım bu kadar yolu getiremiyor. İhtiyarladım gelip gitmesi zor oluyor der. Seyyid Cemâl Sultan’da erenler eğer sendeki güç bende olsaydı, seni çağırırdım anda bütün dünyayı baştan başa dolanır, yine erişir gelirdim dedi. Rasûl baba; bu senin himmetindir diye erenler böyle birbirlerini ağırlarlardı.
Derviş Cemâl evladlarından,
Seyyid Davut SEVER
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.11.10   #5
derviscemalli
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2010
Nereden: Erzincan
Mesajlar: 20
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Seyit Cemal-Derviş Cemal


Dostlar bu konuda sizinle bir Dervişcemalli piri olarak konuşacağım:

Derviş Cemal, kutsal bir soydan gelir. Ulu bir kişiliktir. Hacı Bektaş Halifelerindendir. Ama torunları Pir Sultan'a sahip çıkmıştır... Bunla ilgili belgelerin olduğunu biliyorum...


Hünkâr, Cemal Seyid'i, halifelerinden hepsinden daha fazla severdi. Bu yüzden halifeler, onu büyük bilirler ve sayarlardı.
Zaten Hünkâr da bunu buyururdu. Nice defalar, eliyle arkasını sıvamış, "Cemalim'dir, Cemalim'dir, Cemalim" demişti.
Seyyid Cemal, bir gün Hünkâr'ın kapısında oturmuş, acaba Hünkâr bize bir yurt gösterir mi ki, orda dem-yom oynatalım fikrine düşmüş düşünüyordu.
Bu dilek Hünkâr'a malum oldu.
Bir gün toplu halde söyleşirken: Hünkâr, Seyyid Cemal'e hitaben:
Cemali'im dedi. "Biz varlık yurduna göçtükten sonra, bir merkep al, yola düş. Merkebini nerde kurt yerse, orasını sana yurt olarak verdik.
Oraya varır, orda demini-yomunu oynatırsın" dediler.

Derviş Cemal, temiz ve ulu kişilikmiş...
Benim adımı Derviş Cemal'den esinlenerek koymuşlar...

Size Derviş Cemal'in orman yeşertmesini anlatacağım....

Ve kar kisin yerine doğanın yemyeşile büründüğü an cennet bahcesinin bir kösesine benzer Dersim

Hozat.

Dersim'de kis aylarinda her,yer bembeyaz bir metreden,fazla,kar,yagardi kar,örtüsüy,le kapanirdi heryer. Insanlar zor,sartlar altida geciriyor kis mevsimini.Seyyid Dervis Cemal bir,gün Köyün bütün hayvanlarini toplar koyun keci sigir,o kis günü disari,cikarir karda kista hayvanlari Köyün karsisindaki meselige getirir ve asasiyla nereye dokunuyosa her taraf yem,yesil,oluyor.Bütün doğa canlaniyor beyaz örtü, yem yesil örtüye bürünir. Eve döndüklerinde hayvanlar hergün tok gelirler.Devis Cemalin kardesi Divane Munzur bir gün Köylülerle takip ederler,Meselige vardiklarinda,görürler,Dervis Cemal asasiyla,nereye dokunuyorsa,orasi yem,yesile dönüsüyor,agaclar yeseriyor bütün doga canlaniyor,hayvanlar yayilip yeseren yesil,likten yiyiyor akan o güzel temiz su lardan iciyor,. Kardesi Divane,de bu olaydan dolayi hata yaptiklarini anliyor Köylülerle,kardesini takip etigi icin.Hozat,tan Ovacik tarafina gidiyor, orada mekan tutar. Bu olaydan sonra, oraya Dervis Cemal meseligi diyorlar.

İşte bizim gözümüzde Derviş Cemal...
Sponsor Reklamlar

derviscemalli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Derviş Cemal Ocağı derviscemalli Ocaklarimiz 2 25.12.11 13:55
Cemal Süreyya Pir Mehmet Her Telden 5 22.12.11 08:28
Dj siyamsi cemal sizlerle siyamsi Radyo Piryolu 0 23.10.10 22:17
Derviş cemal ocağı Alevi Ocaklarimiz 0 24.09.09 04:27
tunceli Derviş Cemal Ocağı tuncer yilmaz Ocaklarimiz 0 06.09.09 01:55






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2