Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni

 
Seçenekler
Alt 26.01.10   #1
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 44
Mesajlar: 409
Rep Puani : 10
Standart Semah İbadeti ve Kur'an


Degerli canlar..

"....Semâ kelime olarak “işetmek ve dinlemek” mânâlarına gelmektedir. Güzel sesle ve musikî refakatinde coşmak mânâsında da kullanılır.

Tasavvufta Semâ bir vasıtadır. Semâdan gaye ise, ondan meşru olarak faydalanmak ve bu vesile ile insanlara Hakkın kelâmını dinletmektir...

Mevlana'nın dediği gibi....

"... Ol Semâ Hakk âşıklarının gıdasıdır, onda Canan ile (hakikî dost ile) buluşup kavuşmanın lâtif bir hayali bulunur. Ve semâ manevî hal sahibi olan gönüller için bir döşek gibidir..."

Bu manada Alevi-bektaşi Ayin-i cemlerinde Semah, İbadetin bir parçasıdır...Semah; Kişinin Hakk-Muhammed-Ali aşkıyla kendisinden geçmesini, çoşmasını ifade eder.... Semah bu manada bir yüceliştir... Allah'a yöneliştir...Adeta kanat çırparak Hakk'a doğru yönelişin manevi bir yolculuktur...

Semah bir dans veya folklorik bir gösteri değildir...Aksine kaynağını Kur'an-ı Kerim'den alan bir ibadettir...


İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"And olsun o saf bağlayıp dizilenlere,

O Kanatlarını açıp toplayarak uçanlara,

O haykırarak zikir okuyanlara..."


(SAFFAT SURESİ: 1-2-3)

Alevi-Bektaşi Ayin-i Cem'inde Semah'a duranlar... Hakk-Muhammed-Ali postu önünde... önce saf bağlayıp, dizilirler.... Destur verilince... Hakk-Muhammed-Ali aşkıyla kanatlarını açıp, toplayarak uçarcasına kendilerinden geçip Ol Hakk'ı zikrederler...

Bütün Semah'larda kollar açlıp kapanır...ve Böylece Kur'an hükmü yerine gelsin istenir... Şüphesiz Ol Hakk'ı şeksiz gümansız zikredenleriz biz... O'nu yücelten, ve her dem ananlarız biz...Daim salat ve Zikir üzre olanlarız biz...

Allah Eyvallah Şeyhen İlallah
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.01.10   #2
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 44
Mesajlar: 409
Rep Puani : 10
Standart Semah İbadetinin İslami Dayanakları


Bism-i Şah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...



"....De ki: "Size bir tek öğüt veriyorum: "Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkıp kıyam edin, sonra iyice düşünün.... Arkadaşınız ( Peygamber'miz Muhammed Mustafa )da hiç bir delilik yoktur. O, yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır...." (SEBE' SURESİ / 46 )[/size]


Alevi-Bektaşi Ayin-i Cem'inde Semah'a kalkanlar... Hakk-Muhammed-Ali postu önünde... ikişer ikişer, teker teker saf bağlayıp, Kıyama dururlar.... Destur verilince... Hakk-Muhammed-Ali aşkıyla kanatlarını açıp, toplayarak uçarcasına kendilerinden geçip Ol Hakk'ı zikrederler... şüphesizki buda semah dönenler ne cinnet içinde nede delirmiştir.. hakk aşkına çark-ı pervaz dönerlerler ki düşünmesini bilenlere ibret vardır..

O ibretki tüm 18 bin alemin tasviridir.. en küçük atomdan yıldızlara kadar semah döner...


Saffat süresi gereği Tüm semah dönenler, kollar açılıp kapanır...ve Böylece Kur'an hükmü yerine gelsin istenir... Şüphesiz Ol Hakk'ı şeksiz gümansız zikredenleriz biz... O'nu Yücelten, ve her dem ananlarız biz...Daim salat ve Zikir üzre olanlarız biz...

Bu semah bize peygamberimiz hz. Muhammed Mustafa'dan ve Ali'el Mürtezadan kalmıştır ki semah dularında bile bu zikredilir..

SEMAH DUASI

BİSMİ-ŞAH ALLAH ALLAH

Semahlar saf ola, günahlar affola.Çarkı pervazlarınız kabul ola.Yüzünüz ak gönlünüz pak ola.

Semahı bize bağış eden Muhammed Mustafa'nın, Aliyyel Mürteza'nın şefaatları üzerinize hazır ve nazır ola.

Dil bizden nefes Hünkar Hacı Bektaş'ı Veli'den ola.

Hü gerçeğin demine.
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #3
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an




SEVGİLİ CANLAR

Semah alevi cem ibadetinin vaz geçilmez bir unsurudur.yüz yıllardır büyük tenkitlere yasaklamalara uğramış.olmasına rağmen özelliğini korumuştur.

semahı cem ibadetinde yalnız müsahipli marifete erişmiş canlar tarafından dönülmesi gerekir.alevi gençliğince önemle benimsenen semahın eğitici amaçla dönülmesinde bir sakınca yoktur.Ancak her yerde ve açık saçık kıyafetlerle dönülmeside cem ibadetimize saygısızlıkdır.Bu yönünü ile semaha her canın saygıyı göstermeleri gerekir.

Bir sünninin ruku secde kıyamın kuranda ayetleri var siz EY KIBLESİ İNSAN OLAN ALEVİLER SİZ SAZ SÖZ VE SEMAH İLE İBADET EDİYORSUNUZ BUNLAR KURANDA.VARMIDIR.SORUSUNA VERDİĞİMİZ.YAZI:VE.YENİ AÇIKLAMALAR

• ...yazımıza önce şairlerin kuranda bulunan ayeti ile başlayalım

Peygamberimizin kendi meclisinde bir şairin allah için güzel bir şiir söyleyince peygamber coşkuya kapılıp raks ( dans) etmeye başlar

o esnada fırkası omzundan düşer meclisde bulunan biri _ ya muhammed

ne güzel dans ediyorsun diye söyleyince Peygamberimiz - SUS SEVGİLİMİN ADI ANILIRKEN HAREKETE GELMEYEN İNSAN KERİM DEĞİLDİR Buyurmuştur.mevleviler bu hadise göre semah dönüyor( alevilerde semah ) adlı eserden İLHAN CEM ERSEVEN )

Şairler ( ozanlar ) suresi kuranı kerimde Şuara suresi 221 den 227 ci ayetlerdir meali
ŞUARA 221 ‘Cİ AYETİN MEALİ
Arapça Metin
هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاطِينُ
Türkçe Transcript(*)
Hel unebbi-ukum ‘alâ men tenezzelu-şşeyâtîn(u)
Abdülbaki Gölpınarlı
Haber vereyim mi size, kime iner Şeytanlar?
Ali Bulaç Meali
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?
Ahmet Varol Meali
Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Ahmet Tekin
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Diyanet İşleri Meali(Eski)
"Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Diyanet Vakfı Meali
Şeytanların ise kime ineceğini size haber vereyim mi?
Edip Yüksel Meali
Şeytanların kime indiğini size bildireyim mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Elmalılı Meali (Orjinal)
Haber vereyim mi size Şeytanlar kimin üzerine inerler?
Hayrat Neşriyat Meali
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Ömer Nasuhi Bilmen
Size haber vereyim mi kimlerin üzerine şeytanların iniver- diğini?
Muhammed Esed
Sana o şeytanî güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?
Suat Yıldırım
(Şeytanlardan bahsediyorlar) şeytanların asıl kime indiğini bildireyim mi?
Süleyman Ateş Meali
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Şaban Piriş Meali
Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Ümit Şimşek Meali
Size söyleyeyim mi, şeytanlar kime iner?
Yaşar Nuri Öztürk
Haber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?
ŞUARRA 222 AYETİN MEALİ
Arapça Metin
تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ
Tenezzelu ‘alâ kulli effâkin eśîm(in)
Abdülbaki Gölpınarlı
Onlar, bütün yalancı ve suçlulara inerler.
Ali Bulaç Meali
’Gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
Ahmet Varol Meali
Onlar her yalancı günâhkâra inerler.
Ahmet Tekin
Onlar, bile bile günaha giren, iftirayı alışkanlık haline getiren herkesin üstüne çullanırlar.
Diyanet İşleri Meali(Eski)
Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Onlar, her günahkâr yalancıya inerler.
Diyanet Vakfı Meali
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.
Edip Yüksel Meali
Onlar her günahkar iftiracıya iner.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Vebal yüklenici her bir sahtekâr üzerine inerler
Hayrat Neşriyat Meali
(Onlar) iftirâya düşkün, çok günahkâr olan herkesin üzerine iner.
Ömer Nasuhi Bilmen
Her kezzab facir üzerine iniverir.
Muhammed Esed
Onlar nerede kendi kendini aldatan 97 günahkar biri varsa ona inerler
Suat Yıldırım
Onlar yalan ve iftiraya, günaha düşkün kimselere inerler.
Süleyman Ateş Meali
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Şaban Piriş Meali
Onlar, her günahkar, sahtekarlara inerler.
Ümit Şimşek Meali
Nerede yalana düşkün bir günahkâr varsa ona iner.
Yaşar Nuri Öztürk
Her bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.
YAZI ÇOK UZUN OLDUĞUNDAN DEVAMI VAR
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #4
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


ŞUARA SURESİ 223 ‘NCÜ AYETİN MEALİ

Arapça Metin

يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ

Türkçe Transcript(*)

Yulkûne-ssem’a veekśeruhum kâżibûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.


Ali Bulaç Meali


Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.


Ahmet Varol Meali


Onlar kulak verirler. Çoğu da yalancıdırlar.


Ahmet Tekin


Bilerek günah işlemekte ısrar eden günaha dadanan yalancılar şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu da yalancıdır.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.


Diyanet Vakfı Meali


Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.


Edip Yüksel Meali


Kulak verirler; ancak çoğu yalancıdır.


Elmalılı Hamdi Yazır


Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Onlar kulak verirler ve ekseri yalan söylerler


Hayrat Neşriyat Meali


(Onlar ise şeytanlara) kulak verirler; bunların çoğu da yalancıdırlar.


Ömer Nasuhi Bilmen


Onlar (şeytanın sözlerine) kulak verirler ve onların ekserisi yalancı kimselerdir.


Muhammed Esed


ki, böyleleri [zaten hep asılsız, aldatıcı şeylere] kulak verir ve onlardan çoğu başkalarına da yalan söylerler. 98


Suat Yıldırım


Çünkü o iftiracılar şeytanlara kulak verirler, esasen onların çoğu yalancıdırlar. *


Süleyman Ateş Meali


O yalancılar,(şeytanlara) kulak verirler, çokları da yalan söylerler.


Şaban Piriş Meali


Onlar (şeytanlara) kulak verirler, çoğu zaten yalancıdır.


Ümit Şimşek Meali


Onlar şeytanlara kulak verirler; zaten çoğu yalan söyleyip durmaktadır.(9) *


Yaşar Nuri Öztürk


Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.


ŞUARA 224 ‘CÜ AYETİN MEALİ


Arapça Metin


وَالشُّعَرَاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُونَ


Türkçe Transcript(*)Ve-şşu’arâu yettebi’uhumu-lġâvûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve şairlere de akılsızlar ve ziyankarlar uyar. *


Ali Bulaç Meali


Şairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar.


Ahmet Varol Meali


Şairlere ise azgınlar uyarlar. *


Ahmet Tekin


Akılsızlar, şaşkınlar, müşrikler, hain düşünceler taşıyan azgınlar, hak yoldan uzaklaşarak bozuk düzeni, helâki tercih edenler şâirlerin peşinden giderler.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.


Diyanet Vakfı Meali


Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.


Edip Yüksel Meali


Şairlere ise azgınlar uyar.


Elmalılı Hamdi Yazır


Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Şairler, bunların arkasına da çapkınlar, sapkınlar düşer


Hayrat Neşriyat Meali


O şuarâ’ya (şâirlere) gelince, onlara azgınlar uyar.


Ömer Nasuhi Bilmen


Şairlere gelince onlar da sapıklara tâbi olurlar.


Muhammed Esed


Şairlere gelince, 99 [onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple] onlara [da yalnızca] azgınlar uymaktadır.


Suat Yıldırım


Şairler var ya, bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!


Süleyman Ateş Meali


Şa'irlere gelince onlara da azgınlar uyar.


Şaban Piriş Meali


Ve şairler, onlara da azgınlar uyar.


Ümit Şimşek Meali


Şairlere de ancak şaşkınlar uyar.


Yaşar Nuri Öztürk


Şairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar

ŞUARA 225 ‘NCİ AYETİN MEALİ

Arapça Metin

أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِي كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

Türkçe Transcript(*)

Elem tera ennehum fî kulli vâdin yehîmûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Görmez misin ki hiç şüphe yok, onlar, her vadide sersemce dolaşıp dururlar.


Ali Bulaç Meali


Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar,


Ahmet Varol Meali


Onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşmakta olduklarını görmedin mi?


Ahmet Tekin


Onların her vadide, kelimeler ve hayaller arasında, amaçsız ve tutarsız, şaşkın şaşkın dolaştıklarını görmüyor musun?


Diyanet İşleri Meali(Eski)


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403] *


Diyanet Vakfı Meali


Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.


Edip Yüksel Meali


Onların her vadide koştuklarını (duruma göre yön değiştirdiklerini) görmez misin?


Elmalılı Hamdi Yazır


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?


Elmalılı Meali (Orjinal)


Görmez misin bunlar her vâdide hayran olurlar


Hayrat Neşriyat Meali


Görmedin mi? Gerçekten onlar (o şâirler) her vâdide şaşkın şaşkın dolaşırlar (da her türlü yalan ve çirkin sözü söylerler).


Ömer Nasuhi Bilmen


Görmez misin ki, onlar her vadide şaşkıncasına yürür dururlar.


Muhammed Esed


Görmez misin onların her vadide [sözcüklerin, hayallerin peşinde] şaşkın şaşkın dolaştıklarını; 100


Suat Yıldırım


225,226. Görmez misin onlar her vâdide sözcüklerin, hayallerin peşinde dolaşır ve yapmayacakları şeyleri söylerler. [36,69; 69,41]


Süleyman Ateş Meali


Baksana onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar?


Şaban Piriş Meali


Bilmez misin ki onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar


Ümit Şimşek Meali


Görmez misin: Onlar her vadiye dalarlar.


Yaşar Nuri Öztürk


Görmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar


ŞUARA 226 ‘INCI AYETİN MEALİ

Arapça Metin

وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ


Türkçe Transcript(*)


Veennehum yekûlûne mâ lâ yef’alûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.


Ali Bulaç Meali


Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.


Ahmet Varol Meali


Ve onlar yapmadıklarını söylemektedirler.


Ahmet Tekin


Onların yapamayacakları şeyleri söylediklerini görmüyor musun? *


Diyanet İşleri Meali(Eski)


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403] *


Diyanet Vakfı Meali


Ve onlar yapamayacakları şeyleri söylerler.


Edip Yüksel Meali


Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.

YAZI DEVAM EDECEK
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #5
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


ŞUARA SURESİ 223 ‘NCÜ AYETİN MEALİ

Arapça Metin

يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ

Türkçe Transcript(*)

Yulkûne-ssem’a veekśeruhum kâżibûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.


Ali Bulaç Meali


Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.


Ahmet Varol Meali


Onlar kulak verirler. Çoğu da yalancıdırlar.


Ahmet Tekin


Bilerek günah işlemekte ısrar eden günaha dadanan yalancılar şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu da yalancıdır.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.


Diyanet Vakfı Meali


Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.


Edip Yüksel Meali


Kulak verirler; ancak çoğu yalancıdır.


Elmalılı Hamdi Yazır


Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Onlar kulak verirler ve ekseri yalan söylerler


Hayrat Neşriyat Meali


(Onlar ise şeytanlara) kulak verirler; bunların çoğu da yalancıdırlar.


Ömer Nasuhi Bilmen


Onlar (şeytanın sözlerine) kulak verirler ve onların ekserisi yalancı kimselerdir.


Muhammed Esed


ki, böyleleri [zaten hep asılsız, aldatıcı şeylere] kulak verir ve onlardan çoğu başkalarına da yalan söylerler. 98


Suat Yıldırım


Çünkü o iftiracılar şeytanlara kulak verirler, esasen onların çoğu yalancıdırlar. *


Süleyman Ateş Meali


O yalancılar,(şeytanlara) kulak verirler, çokları da yalan söylerler.


Şaban Piriş Meali


Onlar (şeytanlara) kulak verirler, çoğu zaten yalancıdır.


Ümit Şimşek Meali


Onlar şeytanlara kulak verirler; zaten çoğu yalan söyleyip durmaktadır.(9) *


Yaşar Nuri Öztürk


Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.


ŞUARA 224 ‘CÜ AYETİN MEALİ


Arapça Metin


وَالشُّعَرَاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُونَ


Türkçe Transcript(*)Ve-şşu’arâu yettebi’uhumu-lġâvûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve şairlere de akılsızlar ve ziyankarlar uyar. *


Ali Bulaç Meali


Şairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar.


Ahmet Varol Meali


Şairlere ise azgınlar uyarlar. *


Ahmet Tekin


Akılsızlar, şaşkınlar, müşrikler, hain düşünceler taşıyan azgınlar, hak yoldan uzaklaşarak bozuk düzeni, helâki tercih edenler şâirlerin peşinden giderler.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.


Diyanet Vakfı Meali


Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.


Edip Yüksel Meali


Şairlere ise azgınlar uyar.


Elmalılı Hamdi Yazır


Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Şairler, bunların arkasına da çapkınlar, sapkınlar düşer


Hayrat Neşriyat Meali


O şuarâ’ya (şâirlere) gelince, onlara azgınlar uyar.


Ömer Nasuhi Bilmen


Şairlere gelince onlar da sapıklara tâbi olurlar.


Muhammed Esed


Şairlere gelince, 99 [onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple] onlara [da yalnızca] azgınlar uymaktadır.


Suat Yıldırım


Şairler var ya, bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!


Süleyman Ateş Meali


Şa'irlere gelince onlara da azgınlar uyar.


Şaban Piriş Meali


Ve şairler, onlara da azgınlar uyar.


Ümit Şimşek Meali


Şairlere de ancak şaşkınlar uyar.


Yaşar Nuri Öztürk


Şairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar

ŞUARA 225 ‘NCİ AYETİN MEALİ

Arapça Metin

أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِي كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

Türkçe Transcript(*)

Elem tera ennehum fî kulli vâdin yehîmûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Görmez misin ki hiç şüphe yok, onlar, her vadide sersemce dolaşıp dururlar.


Ali Bulaç Meali


Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar,


Ahmet Varol Meali


Onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşmakta olduklarını görmedin mi?


Ahmet Tekin


Onların her vadide, kelimeler ve hayaller arasında, amaçsız ve tutarsız, şaşkın şaşkın dolaştıklarını görmüyor musun?


Diyanet İşleri Meali(Eski)


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403] *


Diyanet Vakfı Meali


Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.


Edip Yüksel Meali


Onların her vadide koştuklarını (duruma göre yön değiştirdiklerini) görmez misin?


Elmalılı Hamdi Yazır


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?


Elmalılı Meali (Orjinal)


Görmez misin bunlar her vâdide hayran olurlar


Hayrat Neşriyat Meali


Görmedin mi? Gerçekten onlar (o şâirler) her vâdide şaşkın şaşkın dolaşırlar (da her türlü yalan ve çirkin sözü söylerler).


Ömer Nasuhi Bilmen


Görmez misin ki, onlar her vadide şaşkıncasına yürür dururlar.


Muhammed Esed


Görmez misin onların her vadide [sözcüklerin, hayallerin peşinde] şaşkın şaşkın dolaştıklarını; 100


Suat Yıldırım


225,226. Görmez misin onlar her vâdide sözcüklerin, hayallerin peşinde dolaşır ve yapmayacakları şeyleri söylerler. [36,69; 69,41]


Süleyman Ateş Meali


Baksana onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar?


Şaban Piriş Meali


Bilmez misin ki onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar


Ümit Şimşek Meali


Görmez misin: Onlar her vadiye dalarlar.


Yaşar Nuri Öztürk


Görmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar


ŞUARA 226 ‘INCI AYETİN MEALİ

Arapça Metin

وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ




Veennehum yekûlûne mâ lâ yef’alûn(e)


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.


Ali Bulaç Meali


Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.


Ahmet Varol Meali


Ve onlar yapmadıklarını söylemektedirler.


Ahmet Tekin


Onların yapamayacakları şeyleri söylediklerini görmüyor musun? *


Diyanet İşleri Meali(Eski)


225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403] *


Diyanet Vakfı Meali


Ve onlar yapamayacakları şeyleri söylerler.


Edip Yüksel Meali


Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.

YAZI DEVAM EDECEK
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #6
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


ŞUARA 226 ‘INCI AYETİN MEALİ


Arapça Metin


وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ








Veennehum yekûlûne mâ lâ yef’alûn(e)




Abdülbaki Gölpınarlı




Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.




Ali Bulaç Meali




Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.




Ahmet Varol Meali




Ve onlar yapmadıklarını söylemektedirler.




Ahmet Tekin




Onların yapamayacakları şeyleri söylediklerini görmüyor musun? *




Diyanet İşleri Meali(Eski)




225,226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?




Diyanet İşleri Meali(Yeni)




225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403] *




Diyanet Vakfı Meali




Ve onlar yapamayacakları şeyleri söylerler.




Edip Yüksel Meali




Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.



YAZI DEVAM EDECEK

Necm 3 ‘ayeti
Arapça Metin

وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَىٰ


Türkçe Transcript(*)


Vemâ yentiku ‘ani-lhevâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve kendi dileğiyle söz de söylemedi.


Ali Bulaç Meali


O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.


Ahmet Varol Meali


O kendi tutkusundan (hevasından) da konuşmuyor.


Ahmet Tekin


Size tebliğ ettiği Kur’ân ve açıklamaları, sünneti, arzu ve meyillerine göre, Muhammed’in, aklıyla, mantığıyla düzenlediği sözler-bilgiler değildir.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


O, kendiliğinden konuşmamaktadır.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


O, nefis arzusu ile konuşmaz.


Diyanet Vakfı Meali


O,arzusuna göre de konuşmaz.


Edip Yüksel Meali


Ne de kendi kişisel arzusundan konuşmaktadır.


Elmalılı Hamdi Yazır


O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Ve hevadan söylemiyor


Hayrat Neşriyat Meali


Ve (o, nefsinin) arzu(sun)dan konuşmuyor!


Ömer Nasuhi Bilmen


Ve hevâdan söz söylemez.


Muhammed Esed


ve ne de kendi arzu ve heveslerine göre konuşmaktadır:


Suat Yıldırım


O kendi heva ve hevesiyle konuşmuyor.


Süleyman Ateş Meali


O heva'dan konuşmaz.


Şaban Piriş Meali


Kendi hevasından konuşmuyor.


Ümit Şimşek Meali


O keyfine göre de konuşmaz.


Yaşar Nuri Öztürk


O; kuruntudan, keyfinden konuşmuyor.

Necm 4 ‘cü ayetin meali :
Arapça Metin

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَىٰ


Türkçe Transcript(*)


İn huve illâ vahyun yûhâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Sözü, ancak vahyedilen şeyden ibaret.


Ali Bulaç Meali


O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.


Ahmet Varol Meali


O (konuştuğu, kendine) vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir.


Ahmet Tekin


Onun tebliğleri, Kur’ân ve sünnet, yalnızca Allah tarafından kendisine iletilen vahiylerdir.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.


Diyanet Vakfı Meali


O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.


Edip Yüksel Meali


O (Kuran) ancak ve ancak bildilen bir vahiydir.


Elmalılı Hamdi Yazır


O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.


Elmalılı Meali (Orjinal)


O sade bir vahiydir ancak vahyolunur


Hayrat Neşriyat Meali


O (söyledikleri) bildirilen vahiyden başka bir şey değildir.(1) *


Ömer Nasuhi Bilmen


O başka değil, ancak bir vahiydir, vahyolunuverir.


Muhammed Esed


bu [size ilettiği], kendisine indirilen [ilahî] vahiyden başka bir şey değildir;


Suat Yıldırım


O, kendisine vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir. *


Süleyman Ateş Meali


O(nun okuduğu Kur'an) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.


Şaban Piriş Meali


O ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir.


Ümit Şimşek Meali


O ancak kendisine vahyolunanı söyler.


Yaşar Nuri Öztürk


İndirilmiş bir vahiyden başkası değildir o.

Necm 5 .ayet :

عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَىٰ


Türkçe Transcript(*)


‘Allemehu şedîdu-lkuvâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Ona öğretti kuvvetleri çok çetin. *


Ali Bulaç Meali


Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.


Ahmet Varol Meali


Onu çetin kuvvetleri olan (Cibril) öğretti.


Ahmet Tekin


Kur’ân’ı ve Kur’ân’a vukufu, üstün yaratılışlı, yüksek akıl ve anlayışa, vahyi iletme ve Allah’ın emirlerini icra etme gücüne sahip Cebrâil Muhammed’e öğretti. *


Diyanet İşleri Meali(Eski)


5,6,7. Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.


Diyanet Vakfı Meali


Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti.


Edip Yüksel Meali


Onu, büyük güce sahip olan öğretmiştir.


Elmalılı Hamdi Yazır


Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti


Elmalılı Meali (Orjinal)


Ta'lim etti ona kuvveleri şiddetli


Hayrat Neşriyat Meali


5, 6-Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl)öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu.


Ömer Nasuhi Bilmen


Onu kuvvetleri pek şiddetli olan öğretmiştir.


Muhammed Esed


son derece kudretli birinin 3 ona öğrettiği (bir vahiy):


Suat Yıldırım


5,6,7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81,19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.


Süleyman Ateş Meali


Onu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti;


Şaban Piriş Meali


Bunu ona çok güçlü biri öğretti.


Ümit Şimşek Meali


Kendisine onu muazzam kuvvetlerin sahibi(2) öğretti. *


Yaşar Nuri Öztürk


Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.

Necm 6 ayetin meali.
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #7
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


Necm 7 ayetin meali

Arapça Metin


وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَىٰ


Türkçe Transcript(*)


Ve huve bil-ufuki-l-a’lâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve o, en yüce tanyerindeydi. *


Ali Bulaç Meali


O, en yüksek bir ufuktaydı.


Ahmet Varol Meali


O, en yüksek ufuktaydı.


Ahmet Tekin


O, en yüksek ufukta idi.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


5,6,7. Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.


Diyanet Vakfı Meali


Kendisi en yüksek ufukta iken.


Edip Yüksel Meali


En yüksek ufukta.


Elmalılı Hamdi Yazır


O, en yüksek ufukta idi.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Ve o en yüksek ufukta idi


Hayrat Neşriyat Meali


Ve o, (bu mi‘râcında) en yüksek ufukta idi.


Ömer Nasuhi Bilmen


Ve o, en yüksek bir sema kıyısında idi.


Muhammed Esed


ufkun en uç noktasında 4 görünerek,


Suat Yıldırım


5,6,7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81,19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.


Süleyman Ateş Meali


Kendisi yüksek ufukta iken.


Şaban Piriş Meali


O, en yüksek ufukta idi.


Ümit Şimşek Meali


O zaman ufkun en yukarısında idi.


Yaşar Nuri Öztürk


En yüksek ufuktadır o.


NECM SURESİ 8 Cİ AYETİN MEALİ


ثُمَّدَنَافَتَدَلَّىٰ NECM 8 AYETİN MEALİ


Türkçe Transcript(*)


Śumme denâ fetedellâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Sonra yaklaştı, yakınlaştı.


Ali Bulaç Meali


Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.


Ahmet Varol Meali


Sonra yaklaştı ve sarktı.


Ahmet Tekin


Sonra yakınına geldi. Nezaketle yaklaşarak peygamberlik görevine başlamasını talep etti. *


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Sonra yaklaşmış ve inmiştir.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.


Diyanet Vakfı Meali


Sonra (Muhammed'e) yaklaştı,(yere doğru)sarktı.


Edip Yüksel Meali


Sonra inip yaklaştı.


Elmalılı Hamdi Yazır


Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Sonra yaklaştı da tedellî etti


Hayrat Neşriyat Meali


8, 9-Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!


Ömer Nasuhi Bilmen


Sonra yaklaştı da aşağıya iniverdi.


Muhammed Esed


ve sonra yaklaşarak yanına geldi,


Suat Yıldırım


8,9. Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.


Süleyman Ateş Meali


Sonra yaklaştı, (yere doğru) sarktı.


Şaban Piriş Meali


Sonra yaklaşıp indi


Ümit Şimşek Meali


Sonra indi, yaklaştı.


Yaşar Nuri Öztürk


Sonra iyice yaklaştı ve sarktı,


NECM SURESİ 9 ‘UNCU AYETİN MEALİ


Arapça Metin


فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ


Türkçe Transcript(*)


Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ


Abdülbaki Gölpınarlı


İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.


Ali Bulaç Meali


Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.


Ahmet Varol Meali


Böylece (aradaki mesafe) iki yay boyu veya daha yakın oldu.


Ahmet Tekin


İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah’ın Rasulü Muhammed’le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir. *


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.


Diyanet Vakfı Meali


O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.


Edip Yüksel Meali


Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.


Elmalılı Hamdi Yazır


Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.


Elmalılı Meali (Orjinal)


«kabe kavseyni ev edna» oldu da


Hayrat Neşriyat Meali


8, 9-Sonra (çok perdeler geçerek Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu!


Ömer Nasuhi Bilmen


Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.


Muhammed Esed


aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına. 5


Suat Yıldırım


8,9. Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.


Süleyman Ateş Meali


(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.


Şaban Piriş Meali


Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.


Ümit Şimşek Meali


İki yay kadar oldu,(3) hattâ daha da yakın. *


Yaşar Nuri Öztürk


İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı


Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #8
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


NECM 10 ‘UNCU AYETİN MEALİ




Fe-evhâ ilâ ‘abdihi mâ evhâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Derken kuluna vahyetti, ne vahyettiyse.


Ali Bulaç Meali


Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti.


Ahmet Varol Meali


Derken (Allah'ın) kuluna vahyettiğini vahyetti.


Ahmet Tekin


Allahın kendisine tevdî ettiği vahiy emanetini, Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan, saygılı kulu Muhammed’e vahiy yoluyla iletti.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.


Diyanet Vakfı Meali


Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.


Edip Yüksel Meali


Ve sonra kuluna ne bildirilecekse onu vahyetti.


Elmalılı Hamdi Yazır


(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Verdi kuluna verdiği vahyi


Hayrat Neşriyat Meali


İşte (Allah) kuluna vahyettiğini, vahyetti.


Ömer Nasuhi Bilmen


Hemen (Allah Teâlâ'nın) kuluna vahyettiğini vahyetti.


Muhammed Esed


Böylece [Allah], vahyedilmesini uygun gördüğü her şeyi 6 kuluna vahyetmiş oldu.


Suat Yıldırım


O da kuluna vahyetmek istediği her şeyi vahyetti.


Süleyman Ateş Meali


Kuluna, vahyettiğini vahyetti.


Şaban Piriş Meali


O anda (Allah’ın) kuluna vahyettiğini iletti.


Ümit Şimşek Meali


Vahyedilecek şeyi Allah'ın kuluna vahyetti.


Yaşar Nuri Öztürk


Böylece vahyetti kuluna vahyettiğini.

NECM 11 AYETİN MEALİ

مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَىٰ




Mâ keżebe-lfu-âdu mâ raâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.


Ali Bulaç Meali


Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.


Ahmet Varol Meali


Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.


Ahmet Tekin


Muhammed’in aklı, kalbi, çıplak gözle gördüklerinin aksini düşünmedi, söylemedi.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.


Diyanet Vakfı Meali


(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.


Edip Yüksel Meali


Gördüğünü gönlü yalanlamadı.


Elmalılı Hamdi Yazır


Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi


Hayrat Neşriyat Meali


(Gözleriyle) gördüğünü, kalb(i) yalanlamadı.


Ömer Nasuhi Bilmen


Gördüğü şeyi kalbi tekzîp etmedi.


Muhammed Esed


[Kulunun] kalbi gördüğünü yalanlamadı: 7


Suat Yıldırım


Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.


Süleyman Ateş Meali


Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).


Şaban Piriş Meali


Gördüğünü gönül yalanlamadı.


Ümit Şimşek Meali


Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.


Yaşar Nuri Öztürk


Kalp yalanlamadı gördüğünü


Necm suresi 12 ci ayeti أَفَتُمَارُونَهُ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ




Efetumârûnehu ‘alâ mâ yerâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Hala münakaşa mı edersiniz gördüğü şeyleri?


Ali Bulaç Meali


Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız?


Ahmet Varol Meali


Şimdi siz onun gördüğü üzerinde kendisiyle tartışıyor musunuz?


Ahmet Tekin


Onun görmeye devam ettikleri üzerinde şimdi tartışmaya mı giriyorsunuz?


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?


Diyanet Vakfı Meali


Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?


Edip Yüksel Meali


Onun gördüğü hakkında kendisiyle tartışıyor musunuz?


Elmalılı Hamdi Yazır


Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Şimdi siz ona o görüşüne karşı mücadele mi ediyorsunuz?


Hayrat Neşriyat Meali


Onun görmekte olduğu şeyler hakkında, şimdi kendisi ile mücâdele mi ediyorsunuz?


Ömer Nasuhi Bilmen


Onun gördüğüne karşı onunla şimdi mücadelede mi bulunacaksınız?


Muhammed Esed


Peki siz, ne gördüğü konusunda o'nunla tartışmaya mı giriyorsunuz? 8


Suat Yıldırım


Şimdi siz kalkmış da onun gördükleri hakkında şüphe edip kendisiyle münakaşa mı ediyorsunuz?


Süleyman Ateş Meali


Onun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz?


Şaban Piriş Meali


-onunla gördüğü şey hususunda tartışıyor musunuz?


Ümit Şimşek Meali


Onun gördüğü şey hakkında şimdi siz onunla tartışacak mısınız?


Yaşar Nuri Öztürk


Onun gördüğü şey hakkında kuşkuya düşüp onunla çekişiyor musunuz?


Necm 13 cü ayetin meali :

وَلَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً أُخْرَى




Ve lekad raâhu nezleten u


Abdülbaki Gölpınarlı


Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü.


Ali Bulaç Meali


Andolsun, onu bir diğer inişte de görmüştü.


Ahmet Varol Meali


Andolsun ki, o onu bir başka kez daha inişte gördü. [2] *


Ahmet Tekin


Andolsun, onu yüce huzurdan bir diğer inişi sırasında da görmüştü.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


13,14. And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Andolsun ki, o, Cebrail’i bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.


Diyanet Vakfı Meali


Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,


Edip Yüksel Meali


Onu bir kez daha görmüştü.


Elmalılı Hamdi Yazır


Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #9
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


Necm 14 cü ayetin meali


عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى


Türkçe Transcript(*)


‘İnde sidrati-lmuntehâ


Abdülbaki Gölpınarlı


En son sidrenin yanında. *


Ali Bulaç Meali


Sidretü'l-Münteha'nın yanında.


Ahmet Varol Meali


Sidretu'l-Munteha'nın yanında.


Ahmet Tekin


Sidre-i Müntehâ’nın, büyüklüğü, güzelliği, kokusu ölçüsüz Sidre ağacının bulunduğu, akıl ölçülerinin, çirkinliğin bittiği, nihaî sınırın yanında görmüştü.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


13,14. And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında.


Diyanet Vakfı Meali


Sidretü'l-Münteha'nın yanında .


Edip Yüksel Meali


En son noktada.


Elmalılı Hamdi Yazır


Sidretü'lMüntehâ'nın yanında.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Sidrei müntehanın yanında


Hayrat Neşriyat Meali


13, 14-And olsun ki, onu (Cebrâîl’i aslî sûretinde) diğer bir inişte de (mi‘râc gecesi), Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında (iken) gördü.


Ömer Nasuhi Bilmen


Sidretü'lMüntehâ'nın yanında.


Muhammed Esed


en uzak noktadaki sidre ağacının yanında, 10


Suat Yıldırım


13,14. Onun bir başka inişini Sidretu'l-Müntehanın yanında görmüştü. *


Süleyman Ateş Meali


Sidretü'l-Münteha(uzak ağaç)ın yanında,


Şaban Piriş Meali


Sidre-i Münteha’nın yanında


Ümit Şimşek Meali


Sidre-i Müntehâ'nın yanında.


Yaşar Nuri Öztürk


Son sınır ağacı, Sidretül Münteha yanında

Necm 15 .ayetin meali

Arapça Metin


عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوَىٰ


Türkçe Transcript(*)


‘İndehâ cennetu-lme/vâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Mev'a cenneti de yanındaydı. *


Ali Bulaç Meali


Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır.


Ahmet Varol Meali


Barınma (Me'va) cenneti onun yanındadır.


Ahmet Tekin


Onun yakınındaki Cennet’ül-Me’vâ’nın yanında görmüştü.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Orada Me'va cenneti vardır.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Me’vâ cenneti onun (Sidre’nin) yanındadır.


Diyanet Vakfı Meali


Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.


Edip Yüksel Meali


Ki yanında barınılacak cennet vardır.


Elmalılı Hamdi Yazır


Ki Cennetü'lMe'vâ onun yanındadır.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Ki Cennetül'me'vâ onun yanında


Hayrat Neşriyat Meali


Ki Cennetü’l-Me’vâ onun yanındadır.


Ömer Nasuhi Bilmen


Onun yanında ise Cennetü'l Me'vâ bulunmaktadır.


Muhammed Esed


vaad edilen bahçenin yakınında,


Suat Yıldırım


Me'va cenneti de onun yanındadır.


Süleyman Ateş Meali


Ki onun yanında oturulacak bahçe vardır.


Şaban Piriş Meali


Onun yanında da Me’va bahçesi vardır.


Ümit Şimşek Meali


Onun yanında da Me'vâ Cenneti vardır.(4) *


Yaşar Nuri Öztürk


O ağacın yanındadır sığınılacak bahçe.

Necm 16 ncı ayetin meali

إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ


Türkçe Transcript(*)


İż yaġşâ-ssidrate mâ yaġşâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.


Ali Bulaç Meali


Sidreyi örten örtmekte iken,


Ahmet Varol Meali


O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Ahmet Tekin


Hani Sidre’yi, Allah’ın nuru ve melekler kaplamıştı.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Sidre'yi bürüyen bürüyordu.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.


Diyanet Vakfı Meali


Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.


Edip Yüksel Meali


Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.


Elmalılı Hamdi Yazır


Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Elmalılı Meali (Orjinal)


O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu


Hayrat Neşriyat Meali


O zaman Sidre’yi bürümekte olan, bürüyordu.


Ömer Nasuhi Bilmen


O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.


Muhammed Esed


meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında. 11


Suat Yıldırım


O dem ki Sidre'yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu...


Süleyman Ateş Meali


Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Şaban Piriş Meali


Sidre’yi bürüyen bürüyordu.


Ümit Şimşek Meali


O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.


Yaşar Nuri Öztürk


O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.01.11   #10
mustafa güney
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: ankara
Mesajlar: 91
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Semah İbadeti ve Kur'an


Necm 17 ‘inci ayetin meali


Arapça Metin


إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ


Türkçe Transcript(*)


İż yaġşâ-ssidrate mâ yaġşâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.


Ali Bulaç Meali


Sidreyi örten örtmekte iken,


Ahmet Varol Meali


O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Ahmet Tekin


Hani Sidre’yi, Allah’ın nuru ve melekler kaplamıştı.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Sidre'yi bürüyen bürüyordu.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.


Diyanet Vakfı Meali


Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.


Edip Yüksel Meali


Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.


Elmalılı Hamdi Yazır


Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Elmalılı Meali (Orjinal)


O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu


Hayrat Neşriyat Meali


O zaman Sidre’yi bürümekte olan, bürüyordu.


Ömer Nasuhi Bilmen


O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.


Muhammed Esed


meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında. 11


Suat Yıldırım


O dem ki Sidre'yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu...


Süleyman Ateş Meali


Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.


Şaban Piriş Meali


Sidre’yi bürüyen bürüyordu.


Ümit Şimşek Meali


O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.


Yaşar Nuri Öztürk


O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,


Necm 18 ‘inci ayetin meali
Arapça Metin

مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ


Türkçe Transcript(*)


Mâ zâġa-lbasaru vemâ taġâ


Abdülbaki Gölpınarlı


Gözü, ne kaydı, ne haddini aştı.


Ali Bulaç Meali


Göz kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.


Ahmet Varol Meali


Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da.


Ahmet Tekin


Melekler âlemini görürken, aklı ve gözü sorumluluğunun ötesine kaymadı ve edep sınırını aşmadı.


Diyanet İşleri Meali(Eski)


Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.


Diyanet İşleri Meali(Yeni)


Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.[510] *


Diyanet Vakfı Meali


Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.


Edip Yüksel Meali


Göz şaşmadı, sınırı da aşmadı.


Elmalılı Hamdi Yazır


(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.


Elmalılı Meali (Orjinal)


Göz, ne şaştı ne aştı


Hayrat Neşriyat Meali


(O haşmetli makamda Muhammed’in) göz(ü) ne kaydı, ne de haddini aştı.


Ömer Nasuhi Bilmen


Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.


Muhammed Esed


[Dikkat edin,] göz ne kaydı, ne de (başka yöne) çevrildi:


Suat Yıldırım


Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da. *


Süleyman Ateş Meali


(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı.


Şaban Piriş Meali


Göz, ne şaştı; ne aştı.


Ümit Şimşek Meali


Göz ne şaştı, ne haddinden aştı.(5) *


Yaşar Nuri Öztürk


Göz ne kayıp şaştı ne azıp haddi aştı


18 ‘inci ayette hazreti peygamberin cebraili gördüğü anda bakışlarının onda sabitleştiği ,diğer bir şeye bakamadığı anlatılmaktadır.yüce kitabımızda miraçla ilgili ayetleri ve değişik tefsircilerin ayetler üzerindeki açıklamalarını gözlerinizin önüne getirdik.sevgili canlar :Birçok yerde sünnilerin,ve.Şiilerin ,

Alevilerin dini vecibelerini cem ibadeti ile yapmalarını eleştirip cem ibadetin içerisinde saz ve sözle semah dönmelerini eleştirip ve hatta yavuz döneminde ve kanuni döneminde semah döneni ve döndüren piri zındıklıkla suçlayıp katli vacip fetvaları yayınlanmıştır.

Bazı yorum ve yazılarda ise Sünnilerce

Peygamber Semah mı dönmüştü? Diye hakaret etmelerine tanık oluyoruz. sunni olsun alevi olsun bazı kötü düşünenler ise Semahı bir oyun folklör sanmaktadır. ve semahı küçüksemektedirler .halbuki pirimiz Hünkar hacı bektaşi veli semahı küçümseyenlere bakınız şöyle hitap ediyor.:.HAŞAKİ BİZİM SEMAHIMIZ OYUNCAK DEĞİLDİR O BİR AŞK HALİDİR .HER KİMSE SEMAHI OYUN SAYARSA ONUN NAMAZI KILINIR DEĞİLDİR BUYURMUŞTUR

Sözlerimize Kur'an-ı Kerim'in Sad 17.18 .19 ayetleri meali ile devam edelim:
Sponsor Reklamlar

mustafa güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevi Cem İbadeti 3 Bölüm izle Alevi Semah Ve Cem İcerikli Videolar 0 18.04.10 17:52
Alevi Cem İbadeti 1 Bölüm izle Alevi Semah Ve Cem İcerikli Videolar 0 18.04.10 17:48
Cem İbadeti ve Kur'an-i Dayanağı Dede-baba Cem İbadeti 3 01.01.10 13:58
Adiyaman Semah Ekibinin Semah Videosu izle Alevi Semah Ve Cem İcerikli Videolar 0 11.12.09 22:37
Cem İbadeti'ne Dair Duygu ve Düşünceleriniz? Alevi Cem İbadeti 0 04.09.09 15:12




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2