Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Seçimler (http://www.piryolu.com/forum/secimler.html)
-   -   Seçime Doğru Türkiye (http://www.piryolu.com/forum/secimler/4459-secime-dogru-turkiye.html)

Alevi 13.05.11 12:53

Seçime Doğru Türkiye
 
Dağda özgürce yaşayan bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların arasına... karışarak ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: “Nedir bu halin inek?..”

Inek iç çekerek anlattı:

“Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…”

Sonra beygir anlattı:

“Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…”

*

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

Inek ile beygir, “Nedir bu halin, neler oldu” diye merakla sordular, eşek anlattı:

“Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım…”

“Sonra?..”

“Sonra beni başkan seçtiler…”

“Yani sen başkan mı oldun?..”

“Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar ‘Memleket seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:A...rAfz_SHDECHaJg
“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”

Eşek yanıtladı: “Valla yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadılar…”

cangibi62 03.06.11 00:19

Cevap: Seçime Doğru Türkiye
 
.


İşadamı İnan Kıraç'ın "Güvenilir kaynaklardan bilgi aldım. CHP birinci parti olacak. Sizinle bu konuda bahse bile girerim." sözleri, birçok medya grubunda yer aldı.

TRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken'in moderatörlüğünde Seçim Özel programına katılan Başbakan Tayyip Erdoğan, İnan Kıraç’ın sözlerini “geleceğe yönelik ciddi bir risk” sözleriyle değerlendirdi.

"Ben doğrusu İnan Kıraç'ı bu işlerin içinde görmek istemem. Bu işlere bulaştığını duymak da istemem. Beni rahatsız eder. Yakıştıramam da." diyen Erdoğan, aksi halde Kıraç'ın 'risk' almış olduğunu söyledi ve ekledi:

"Hakikaten bu yazılanlar doğruysa, geleceğe yönelik kendisi de bazı riskleri üstlenmiş demektir. Bir işadamının böyle bir şeyin içine girmesi kendisi açısından da ciddi bir risktir. Hiçbir işadamı böyle bir işe girmez. Girenleri de tebrik ederim. ' Dobra dobra fikrini açıklıyor.' derim. Fakat onu teyit eden bir şey yaptı mı, bakmak lazım."

Erdoğan, 'risk'ten kastıyla ilgili de "Her türlü mahcubiyet olur." ifadesini kullandı







Hele sukur dogru bir laf etmis.Yalanmi,tehditle milleti sindirmiyormu?Bitaraf olan,bertaraf olur lafini benim babammi söyledi?Fasizmin böyle acik aciga oldugu kactane ulke sayilabilir?Utaniyorum böyle bir hukumetin yönettigi ulkenin vatandasi olmaktan.

cangibi62 07.06.11 22:18

Cevap: Seçime Doğru Türkiye
 
AKP MİTİNGLERE KATILANLARA KAÇ PARA VERİYOR









Sözcü Gazetesi yazarı Mehmet Şehirli, AKP’nin miting meydanlarını doldurmak için başvurduğu yolları yazdı. AKP’nin mitinglerine katılan vatandaşlara 30 lira verildiğini iddia eden Şehirli “İzmirli bir arkadaşım bana Tayyip‘in burada yaptığı mitinge katılan herkese 30 TL para verdiğini ve kumanya dağıttığını söyledi…

Düzce’de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan bir okurum gönderdiği e-mail’de bana Tayyip‘in Düzce mitingine katılmaları yönünde ikaz edildiklerini, yoksa işlerine son verilmekle tehdit edildiklerini yazmış…” dedi ve “Anlayacağınız vaat, şantaj ve hatta tehditlerle o kalabalık oluşturuluyor… Mitingler eşit şartlarda yapılamıyor… Bu nasıl adalet bu nasıl eşitlik ilkesi. Bu nasıl bir ayrımcılık?” diye sordu.

İşte Şehirli’nin “AKP mitingine katılana 30 TL” başlıklı yazısı:

“Tayyip çocuk gibi oylar azaldıkça ne söyleyeceğini şaşırıyor. Mitinglerde icraat yapacağına işi hep sağa sola sataşmak. Pazar günü Kazlı Çeşme’de miting yapan Tayyip, bir gün önce aynı yerde halka seslenen Kılıçdaroğlu‘na atıfta bulunarak “Dün 1 milyonsa bugün 10 milyon burada” demiş. Şu konuşmaya bakın bir Başbakan’a yakışıyor mu?

Merak ediyorum. O yığın orada nasıl oluştu?

Hayvancılığı, tarımı, ekonomiyi bitirdiğin için mi?

Ülkede satılmadık bir yer bırakmadığın için mi?

KPSS, YGS, ALES sınavlarında şifre ve hile yapıldığı için mi?

Terörü hortlattığın PKK’nın ayağına gittiğin için mi?

İşçiyi, memuru, yoksullaştırdığın, emekliye üç kuruş zam yaptığın için mi?

Ya da memurlar işsiz kalma korkusuyla mitinge gitmeye mecbur bırakıldığı için mi?

Yoksa bedava ulaşım ve belediye imkanlarını seferber edip, yiyecek servisi yaptığın için mi?

Otobüsler, gemiler, trenler hep AKP’ye çalıştı.

CHP mitinginde neden bedava çalışmadı bu belediyenin araçları?

CHP mitingine gidenlere engel, AKP mitingine gidenlere devletin araçları seferber…

Gerçi Tayyip bunları kiraladığını söyledi ama…

Bunlara ne kadar para dağıttınız bunu da bir bilsek iyi olur…

Gelelim AKP‘nin bu uğurda yaptığı oyunlara ve rezilliklere…

İzmirli bir arkadaşım bana Tayyip‘in burada yaptığı mitinge katılan herkese 30 TL para verdiğini ve kumanya dağıttığını söyledi…

Düzce’de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan bir okurum gönderdiği e-mail’de bana Tayyip‘in Düzce mitingine katılmaları yönünde ikaz edildiklerini, yoksa işlerine son verilmekle tehdit edildiklerini yazmış..

Anlayacağınız vaat, şantaj ve hatta tehditlerle o kalabalık oluşturuluyor…

Mitingler eşit şartlarda yapılamıyor…

Bu nasıl adalet bu nasıl eşitlik ilkesi. Bu nasıl bir ayrımcılık?

Ölçü bu ise CHP‘de Kazlıçeşme‘yi bu kadar engellere rağmen en az sizin kadar doldurdu.

“Ben şu kadar topladım sen bu kadar” polemiğine gireceğine politikalarını anlat!

İşsizliğe nasıl bir çaren var? Yoksulluğu nasıl bitireceksin bunları anlat!”


iste bu...akp halki ayagina getirriken harclik veriyor..daha ne istiyorsunuz yahu...:eek:valla secmen bu 12 haziranda receb abimize essek sakasi yaparak..oy vermese..ne süper olur---

cangibi62 09.06.11 21:32

Cevap: Seçime Doğru Türkiye
 
ERDOĞANİZM YA DA FAŞİZM










Eğer demokratik yöntemlerle, yani halk iradesi yoluyla iktidara gelmiş ve yine halk iradesiyle gitmeniz için demokratik mücadele verenleri, Hopa’da olduğu gibi kolluk güçlerine hedef gösterme gafletine düşerseniz, “Arap Baharı” denilen sonuca doğru evirildiniz demektir ki, bundan sonrası için “Allah hepimizin sonunu hayretsin” demekten ve uyarmaktan öte elimizden bir şey gelmez.

Bu nedenle uyarıyoruz: size itiraz edenleri, siyasi muarızlarınızı “bunlar Alevidir, Kürt’tür, solcudur” yaftasıyla hedef gösterir; yazanları, düşünenleri, muhalefet yapanları, “Ergenekoncu” sıfatıyla yaftalayıp Silivri’ye gönderirseniz, bunun adı demokrasi değil Erdoğanizm, ya da faşizmdir…



Buradaki temel parametre şudur: diyelim ki, seçimleri kaybettiniz; bu durumda sizden önceki iktidar sahipleri gibi demokratik iradeye saygı mı duyacaksınız; yoksa Arap yönetimleri gibi kolluk güçlerini kullanarak “zora” mı başvuracaksınız? Veya Hitler gibi diktatörlüğünüzü ilan edip, demokrasiyi askıya alarak, seçim meydanlarında hedef gösterdiğiniz kesimler üzerinde katliam mı yapacaksınız?


Sn. Başbakanın ruh hali iyi görünmüyor: sevenleri varsa, Onu uyarmalı…
Sn. Başbakan, çok tehlikeli bir yolda hızla ilerliyor. Söylemleri ve hırsı ortaçağ diktatörlerini, hükümet ediş biçimi ise çağımızdaki İslam Monarşilerini çağrıştırıyor. Özgürlük ve “eşit yurttaşlık” taleplerinin karşılanması bir yana, “benden sonrası tufan” diyen tavrı, korkutuyor. “İlle de ABD Başkanına benzeyeceğim, Onun yetkileriyle donanacağım, daha fazla güç istiyorum; mutlak muktedir olacağım” ısrarı, sonu gelmez acılara sürüklenmemize neden olabilir.

Kafasının arkasında tam olarak neler olduğunu elbette bilemeyiz ancak ağzından dökülenler, endişeyle irkilmemize yetiyor da artıyor bile…


Tekrar olacak ama aslında “herkes derdine ağlar!” Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Ümraniye vbg. onlarca katliam yaşayan bir mensubiyeti, camilerde ve alanlarda, çoğunluk kitleye hedef gösterirseniz, ya bunun ağır bedelini hesap etmeyecek kadar saf, ya da geçmişte yaşananları görmeyecek kadar gözü dönmüş bir diktatörsünüz demektir. Araştıran, hatta katliamı yaşayan biri olarak söylüyorum: Çorum, Maraş ve Sivas katliamlarının her üçü de Cuma günü başlamıştır. Başlangıç yerleri camilerdir… Fitili ateşleyen unsur da Cuma Hutbeleridir! Alevi nefreti, camilerde örgütlenmiş, gözü dönmüş halk sokağa salınmış, komşu komşuyu hayvanlar gibi boğazlamıştır!.. Unutulmamalı ki, vaizin nefreti oradaki cemaati bağlar ama başbakanın nefreti koca bir ülkeyi bağlar; etkiler, kışkırtır…

Kürtler değil, işte bu nefret söylemi ayrıştırır; hatta böler!
Sn. Kılıçdaroğlu, Başbakanın toplumu kamplaştıran, Alevileri ötekileştiren ve hedef gösteren söylemine daha fazla sabredemedi ve sonunda “bölücübaşı ve Hitler” sıfatlarını kullanmak durumunda kaldı. Bunlar, sıradan laflar değil elbette. Hele de Kılıçdaroğlu gibi, gerilim siyasetinden sürekli kaçan bir lider tarafından kullanılıyorsa oturup düşünmek gerek. Başbakanın, Kürt siyasal hareketi, solcular ve Aleviler için kullandığı “nefret” söyleminde ısrar etmesi, hatta seçim sathı mealinde mezhepçiliği, siyasi söyleminin omurgası haline getirmesi, endişelerimizi haklı kılmakta ve de Tayyip Beyin iç dünyasını deşifre etmektedir. İlginçtir; Başbakan şu üç sözcükten nefret ediyor: Türk, Kürt, Alevi… cunku kani bozuk yezid...

Nitekim Sn. Bahçeli, Başbakanın Kılıçdaroğlu için kullandığı “O Alevidir ha” sözcüğünden, rakip parti başkanı olmasına karşın rahatsız oldu ve “ne istiyorsun adamın Aleviliğinden” anlamında bir karşılık vermek zorunda kaldı. Sn. Bahçeli’nin bu tepkisini okuyunca gençliğimi anımsadım: komşu dükkân sahibi ikide bir de yanıma geliyor ve “aah ah keşke Alevi olmasaydın” deyip duruyordu. Sonra anladım ki, rahmetlinin derdi, beni kızıyla evlendirmekmiş. Allah rahmet etsin. Başbakanın tavrı bundan farklı değil; yüzde yüz biliyor ki, Kılıçdaroğlu kendisinden yüzbin defa temiz ve daha bilge bir lider. “Öyle değil mi” diyerek sorsanız; vereceği yanıt yine aynı olacaktır:
“doğru ama Alevi…”

Kendisi, olayları ve toplumu, sıradan bir imam hatipli zihni seviyesinden analiz etmekte, çözümü de bu din ve mezhep zemindeki formüllerde aramaktadır. Oysa anlamalı veya farkında değilse kendisine anlatılmalı ki, bu zeminden yani ırk, din, mezhep zemininden üretilen siyaset, salt hedef gösterilenler bakımından değil, herkes için felakettir! Bunlar, 6. 7. yy’ların, Yezid’in, Muaviye’nin siyaset tarzı. Bu tarzın son yüzyılımızdaki yakın, çarpıcı ve ırkçı tezahürleri Hitler, Mussolini, Miloseviç kasabı, Esad, Mübarek, Kadaffi ve benzerleridir. Tayyip beyin bu tarihi gelişmeleri ve sonuçlarını fark etmemesi, ya da bilerek, isteyerek kamplaştırma-bölme çabası, başka bir yazının konusudur ama belli ki, Türkiye’yi yönetme ehliyetine sahip değildir.
Nefret, karşı nefreti doğuruyor


Etki tepki kuralı, diyalektiğin temel kurallarındandır. Bu yüzden nefret, karşı nefreti doğurur. 07 Haziran günü Ankara’da, “Madımak Oteli Utanç Müzesi Olsun” yürüyüşüne katıldım. Yürüyüş, Kurtuluş Parkında başladı, Kızılay, Sıhhıye ve Opera Durağında bulunan Kültür Bakanlığı önündeki açıklamayla sona erdi.
Yürüyüşün en çarpıcı ve düşündüren sloganı neydi dersiniz:
“SİVASI YAKANLAR,
AKP’Yİ KURANLAR!”
Doğru söze ne denir ki?
Tayyip Bey, Sivas katillerinin avukatlarından Mümtaz Akıncı’yı Anayasa Mahkemesi Üyeliğine getirmiş, Hayati Yazıcı’yı yanına alıp bakan yapmış, Zeyid Aslan’ı ise Tokat 1. sıradan milletvekili… Dava dosyasını inceleyip bir makalede kullanmıştım: “Sivas’ta katliam yapanları kastederek; bunlar masumdur; tahliyelerini istiyoruz” diyen avukatların neredeyse %80’i şimdi milletvekili, belediye başkanı vb… AKP denilen siyasi oluşumun sicili, aslı, esası budur. Acaba Çorum, Maraş katillerini savunan avukatların siyasi sığınağı hangi parti; sakın AKP olması? Doğrusu araştırmaya değer…
Bunu araştıracağım.

guzel yazi...receb habire kemal hemsomun ya dersimliginden ya aleviliginden bash ediyor peki digerlerinin topragina inancina dil uzatiyormu???? nayir...cunku zir cahil munafik yobaz...yezidin basi...

"-dost-" 09.06.11 21:40

Cevap: Seçime Doğru Türkiye
 
Candan dost merak etme.Eşek şakası yapmasalarda gidip öküz öküz oy verirler.Alana toplanmış kırk bin öküze elindeki pc elektronik kitabı göstererek bu nedir?Biliyormusuz?diyor.Ardından nerden bileceksiniz diyo içinden sizi gidi ö...ler.Bu elektronik kitap,hayatınızda hiç görmediniz.ben bunu okullar açılınca çocuklarınıza dağıtacağım diyor.Sanki babasının kesesinden veriyomuş gibi.Ordu meydanında binlerce kişi alkışlıyor.Padişahım sen çok yaşa edasıyla.Varın gerisini siz düşünün.Acaba oy verirler mi,vermezler mi?

aSi_YaReN 09.06.11 21:45

Cevap: Seçime Doğru Türkiye
 
yahu canlarr halkmız padişahlıgı özlemiş :)herkes halinden alkışlarından memnun bi bizler dert yanıyoruz..vayy halimizeeee!!!:o


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:45.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2