Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen dosteli

 
Seçenekler
Alt 28.11.10   #1
dosteli
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2010
Nereden: istanbul
Mesajlar: 24
Rep Puani : 10
Standart Sağlık Değil Taşeron Bakanlığı...


'Sağlık değil taşeron bakanlığı'
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Eriş Bilaloğlu, Sağlık Bakanlığı'ndaki kadrolaşmanın devam ettiğini, AKP';nin sağlık alanında da 'yandaş faaliyeti' yürüttüğünü söyledi.

Mustafa Çakır


Ankara- Bilaloğlu, bakanlığın “taşeron bakanlığı” haline geldiğine, sağlık alanındaki yolsuzlukların arttığına işaret etti. Bilaloğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bütçe görüşmelerindeki açıklamalarına tek tek yanıt verdi. Bilaloğlu’nun değerlendirmeleri şöyle:

Kadrolaşma: Bakanlık kendisine bağlı şef ve şef yardımcılığı alanları başta olmak üzere kadrolaşma faaliyeti yürütmüştür, yürütmektedir. AKP sağlık alanında yandaş faaliyeti yürütmektedir.

Sözleşmeli memuriyet: Bakan ‘Ben memuriyete karşıyım, sözleşmeli çalışma olmalıdır’ diyor. Yani ‘Ben güvenceli çalışmaya karşıyım’ diyor. Eğer insanlar güvenceli çalıştırılırlarsa çalışmazlar anlayışına sahip. Bu anlayışın dayanağı: İnsanlar çalışmazlar, tembeldirler, kamu kötüdür, özel iyidir diyen bir mantık. Bugün ve gelecek güvencesi olmayan bir çalışma yaşamının kapitalizmin ilk dönemlerine özgü olduğunu biliyoruz.

Tamgün Yasası: Hekimlerin, sağlık çalışanlarının “tam süre” çalışmasından yanayız. Tam süre çalışmanın da günde 8 saat olması ve insanların özlük hakları içerisinde çalışması gerektiğini düşünüyoruz. Bakan ise çok daha uzun süre ve güvencesiz çalıştırmayı öngören bir düzenleme yapıyor. Şu anda mesai 9 saat... Hekimler astronomik ücretler de almıyor.

‘Hekimleri hedef gösteriyorlar’

Taşeronlaşma: Taşeron çalışma kapitalizmin ilk döneminin, vahşi ortamının çalışma rejimidir. Sağlık Bakanı da bu çalışma rejimini Türkiye’deki çalışanlara, özel olarak da sağlık çalışanlarına uygun görmektedir. Hastanelerde çıkan yangınlardan bebek ölümlerine kadar taşeron çalışmanın aslında sağlık için iyi olmadığını biliyoruz.

Yolsuzluklar: Sağlık en fazla yolsuzluk olan alan... Bunu Sağlık Bakanlığı’nın sağlığın ticarileştirilmesi, piyasalaştırılması programı ile açıklamak lazım, yoksa bakanın yaptığı gibi “bıçak parası” örneği ile açıklamak hiç akılcı değil.

Cepten harcamalar arttı: Türkiye’de yurttaşın cepten sağlık harcamaları artmıştır... 2.57 milyar dolardan 9.76 milyar dolara çıkmıştır.

Hekime yönelik şiddet: Sağlıkta şiddet artmış durumda... Nedeni ise politikalardır. Bakanlığın hekimleri hedef gösteren tarzıdır.
Cumhuriyet
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
dosteli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.11.10   #2
mechul
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2010
Nereden: mmmmm
Mesajlar: 235
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Sağlık Değil Taşeron Bakanlığı...


Basın-yayın kuruluşlarında yine domuz gribi yaygarası başladı,
Hac'dan dönenlerde bu virüse rastlandıgı yönünde haberler veriliyor,

Milletin parasını çar çur ederek milyonlarca aşı alıp elinde kalan saglık bakanlığı yine harekete geçti sanırım.
Sponsor Reklamlar

mechul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.08.13   #3
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: Sağlık Değil Taşeron Bakanlığı...


AKP İKTİDARI, YALANLARINA SON VERİP TAŞERON İŞÇİLERİN YAKASINDAN DÜŞMELİDİR



Son günlerde yandaş medya organlarında taşeron işçisine müjde haberlerinden geçilmiyor.
Taşeron işçisinin ücreti garanti altına alınacakmış, taşeron işçisi yıllık izin de kullanacakmış ve kıdem tazminatı alabilecekmiş.
İçinde bulundukları kölelik düzeninden kurtulmak için, denize düşen yılana sarılır hesabı, taşeron işçisi büyük bir umutla meydana yer alan haberleri izleyip haklarını aldıktan sonra ne yapacağının hayallerini kuruyor.
Taşeron işçisinin umutla beklediğini gören Hükümet iki yıldır yandaş medya üzerinde umut tacirliğine devam ediyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 12 ve 18 Nisan 2013 tarihlerinde yaptığı Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında işçi ve işveren örgütlerine taşeronlaştırmaya ilişkin önerilerini bir sunumla anlattı.
Taşeron uygulamasına ilişkin (tasarı veya taslak değil) bakanlık sunumunun ayrıntıları yandaş basında “taşeron işçiye süper koruma” başlıkları ile yer alarak, umut ticareti devam etti.
Milyonlarca çalışanın yaşamını etkileyecek Bakanlığın taşeron sunumu acaba yandaş basında yer aldığı gibi yeni haklar getiriyor mu?
Daha yakından bakalım.

Bakanlık, İş yasasındaki taşeron tanımını değiştirerek taşeronlaştırmayı yaygınlaştırmak istiyor
Taşeron sistemi; çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, sendikasız ve toplu sözleşmesiz ve hatta iş yasası dışında işçi çalıştırmanın bir aracıdır.
Doğal olarak yapılan düzenlemelerin güvencesizliği ortadan kaldıran, hak kayıplarını ve kayıt dışılığı ortadan kaldıran bir düzenleme beklenir.
Oysa Bakanlık sunumu tam bir Ali Cengiz oyunu ve laf kalabalığı ile hak gaspını yasal çerçeve getirerek taşeronlaştırmayı yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Taşeron işçilik konusunun püf noktası alt işveren tanımında yatıyor.
İş Yasasının 2. maddesine göre asıl işin bir bölümünde alt işveren çalıştırılabilmesi “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenle uzmanlık gerektiren işler” gibi üç koşulun bir arada var olmasına bağlıdır.
Taşeron işçilik konusunun püf noktası alt işveren tanımında yatıyor.
Bu üç koşul aynı anda yok ise yargı taşeron işçi çalıştırmayı muvazaa (hile) olarak kabul ediyor ve işçi başından itibaren asıl işverenin işçisi sayılıyor.
Bakanlık sunumunda taşeron işçisinin kanundaki tanımı anlaşılmaz ve karışık deyip yeni bir tanım gündeme getiriyor.
Bakanlık önce tanımı anlaşılır hale getiriyorum deyip ardından bir işin taşerona verilmesi için üç ayrı koşulu bir tek koşula indiriyor.
Yani, teknoloji ve uzmanlık gerektiren iş gerekçesiyle asıl işlerde taşeron çalıştırmanın önünde engelleri kaldırıyor.
Böylece taşerona verilecek bir iş Bakanlık düzenlemesine göre “işletmenin gereği” ve “işin gereği” olmasa da taşerona verilebilecek.
Diğer bir anlatımla Bakanlık yani AKP iktidarı kamuoyuna taşeron işçisine haklar veriyorum yalanıyla ve kelime oyunları ile, TAŞERONLAŞTIRMAYI KALDIRMAYI AKLINDAN GEÇİRMEDİĞİ GİBİ DAHA DA YAYGINLAŞTIRMAYI HEDEFLEMEKTEDİR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.08.13   #4
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: Sağlık Değil Taşeron Bakanlığı...


Sunum…
TasaronKubilay


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 12 ve 18 Nisan 2013 tarihlerinde yaptığı Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında işçi ve işveren örgütlerine taşeronlaştırmaya ilişkin önerilerini bir sunumla anlattığından geçen hafta söz ettik.

Sunumun devamını da öğrendim.


Öğrendiklerim geçen hafta yazdıklarıma rahmet okutacak.




Bakanlık Taşeron Denetiminde İş Müfettişlerinin Yetkisini kaldırıp, kanuna karşı hile suçunu hafifletmek istiyor

Bakanlık sunumunda bir laf kalabalığı ile; muvazaalı (hileli) taşeron işlemlerine ilişkin denetim ve yaptırımları zayıflatmayı hedeflemektedir.


Sunumunda önce kanuna karşı hile yapılarak taşeron çalıştırmaya ilişkin “muvazaa” (hile) kavramı “kanuna aykırılık” olarak değiştirilip, hileli taşeron çalıştırma suçu hafifletiliyor.


Bununla da kalınmıyor şu anda etkin olan müfettişlerinin muvazaa ve kanuna aykırılık denetimi yapma olanakları ortadan kaldırılmak için düzenleme yapmaya çalışıyor.


Sunumunda işverenlerin uzun zamandır istediği düzenlemeyi hayata geçirmeye çalışıyor.


Sunumunda önerilen düzenleme ile iş müfettişleri devreden çıkarılarak kanuna aykırı alt işveren uygulamaları uzun bir yargı prosedürüne bırakılmaktadır.


Bakanlık şu anda sağlıklı etkili işleyen tek uygulama olan iş güvencesi denetimini yargının koridorlarına hapsederek çıkmaz sokaklara sürüklemektedir.



Bakanlık muvazaalı Taşeron Uygulamasında işçinin hakkını gasp etmek istiyor.


Bakanlık sunumunda yer alan en dikkat çekici noktalardan biri muvazaanın tespiti halinde işverene uygulanacak yaptırımın değişmesidir.


Mevcut uygulamaya göre işverenin hileli taşeron işçi çalıştırdığının tespiti ve bunun kesinleşmesi halinde TAŞERON İŞÇİLER BAŞLANGIÇTAN İTİBAREN ASIL İŞVERENİN İŞÇİSİ SAYILMAKTADIR.


Böylece işçilerin hak kaybı önlenmekte ve hileli işlemler için nispeten caydırıcı bir sonuç ortaya çıkmaktadır.


Bakanlık kanuna karşı hileyi yapan işvereni caydırmak yerine, adeta onun hilesini ödüllendirmek istemektedir.


Bakanlık sunumuna göre kanuna aykırılığın tespiti halinde alt işveren işçisinin ücret ve sosyal haklarının asıl işverenin emsal işçisi ile aynı hale getirilmesi ile yetinen bir düzenleme öneriyor.


Böylece geçmişe dönük hak kayıplarının giderilmesi engelleyerek hile yapanı ödüllendirirken taşeron işçinin hakkını gasp etmesine göz yummakta, hatta yardımcı olmaktadır.





Taşeron işçisine yıllık izin masalı

Bakanlık sunumunu hazırlayanlar bu sunuma onay verip sunan Bakan bütün emekçileri nasıl görüyor bilmiyoruz ama bu öneri açıkça bir cahilliğin ve görevi ihmalin itirafı olduğu açıktır.


Bakanlık bu gerçeğe rağmen “alt işveren işçileri yıllık ücretli izin hakkına kavuşacak” demektedir.


Sanki taşeron işçilerin yasal olarak izin hakkı yokmuş ama şimdi verilecekmiş gibi bir yalanın arkasına sığınmaktadır.


Oysa taşeron işçilerin, taşeron şirket değişse de aynı işyerinde çalışmaya devam etmeleri durumunda izin hakları mevcut yasal düzenlemelerle de korunmaktadır.


Koruyamayan denetlemeyen bu hak gaspını ortadan kaldırmayan görev ihmali yapan da bu öneriyi gündeme getiren Bakanlığın kendisidir.



Taşeron İşçisinin Ücreti Güvence Altına alınıyor masalı


Bakanlık sunumunda yine olan bir düzenleme sanki yeniden veriliyormuş gibi sunulup toplumda bir beklenti yaratılmaktadır.


İş Yasası’nın 2. maddesinde var olan düzenleme tekrar edilmektedir.


İş Yasası’na göre asıl işveren taşeron işçilerin hakları konusunda, alt işveren ile birlikte sorumludur.


Dolayısıyla ücret konusunda da asıl işveren alt işveren ile birlikte sorumludur.


Sorun yine Bakanlığın görev ihmali yani etkin denetim yapmamasıdır.


Bakanlık bu masalları tekrarlamak yerine denetimleri düzenli ve etkin yapacak bir altyapıyı kurmalıdır.




Taşeron işçiler için kıdem tazminatı güvencesi masalı


Taşeron işçilerin de yasal hakkı olan kıdem tazminatı bir lütuf olarak sunulmaktadır.


Sanki kıdem tazminatı konusunda yasal bir eksiklik varmış gibi yaparak bir taşla bir kaç kuş vurmak istiyor.


Oysa ülkemizde taşeron işçiler için ayrı bir çalışma hukuku yoktur.


Sorun taşeron işçilerim kıdem tazminatı hakkı olmaması değil alt işveren ve asıl işverenlerin muvazaalı işlemlerle taşeron işçilerin kıdem tazminatı haklarını gasp etmeleridir.


Bakanlık da işverenin taşeronluğunu yaparak Kıdem tazminatını hakkının gasp etmenin yasal yollarını düzenleme girişimidir.


Bireysel kıdem tazminatı hesabı o nedenle gündeme getirilmektedir.


Hükümetin asıl derdi kıdem tazminatı fonunu yasalaştırmaktır.





Taşerona hak vereceklerini iddia edenler, hak vermek bir yana kiralık köleliği yasalaştırmak istemektedir.

Bakanlık, 2009 yılında Meclis’te kabul edilen ancak sendikaların yoğun tepkisi üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Meclis’e iade edilen var olan taşeron uygulamasından belki yüz kat daha köleleştiren bir uygulamayı geçici iş ilişkisi adıyla anılan “kiralık işçilik” uygulamasını yasalaştırmak istemektedir.


Mevcut taşeron sisteminin daha pervasız ve esnek bir uygulaması anlamına gelen “geçici iş ilişkisi” ülkeyi tam bir taşeron cumhuriyetine dönüştürecektir.


2009 yılında Meclis’te kabul edilen ancak sendikaların yoğun tepkisi üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Meclis’e iade edilen kiralık işçilik bakanlığın taslağının önemli unsurlarından birini oluşturuyor.


Kiralık işçilik önerisine göre özel istihdam büroları işçileri geçici olarak bir başka işverene kiralayan ve kendileri asıl işveren olan kurumlara dönüşüyor.


İşçiler iş bulma bürolarının işçisi saylıyor ve onlarla iş sözleşmesi yapıyor.


İşçinin ücret, kıdem tazminatı, iş güvenliği, sigorta primi gibi haklarından işveren yerine özel istihdam büroları yükümlü olacak.


Bürolar ise bu işçileri isteyen işverenlere geçici iş sözleşmesiyle kiralıyor.


Yani tam anlamıyla bir “ amele pazarı”.

AKP iktidarı ve onun Çalışma Bakanı son iki yıldır oy deposu olarak gördükleri iki milyonu aşkın taşeron işçisini ve ailelerinin umutlarını, hayallerini sömürmeye bir son vermelidir.


Taşeron işçisi sadece taşeronluğun yasaklanarak güvenceli ve toplu sözleşmeli bir çalışma yaşamı arzulamaktadır.


İktidar işverenleri koruma ve kollama görevini bir tarafa bırakıp taşeron işçilerin taleplerini gerçekleştirmelidir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
PSAKD Kültür Bakanlığı önünde olacak mmuratkkaratas Pir Yolu Haber Merkezi 0 22.06.11 10:29
Yapmamamız gereken 10 sağlık hatası.. UYSAL VE ASİ Sağlık Servisi 0 15.01.10 17:43
işyerinde sağlık UYSAL VE ASİ Sağlık Servisi 0 14.01.10 16:48
Kısa sağlık bilgileri hasan Sağlık Servisi 0 14.01.10 09:46
Önce sağlık... tuncer yilmaz Sağlık Servisi 0 06.09.09 22:47




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2