Sponsor Reklamlar


Çalışanları Tehdit Eden Kas İskelet Sistemi Problemleri

 Yaşam Katagorisinde ve  Sağlık Servisi Forumunda Bulunan  Çalışanları Tehdit Eden Kas İskelet Sistemi Problemleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 06.09.09   #1
tuncer yilmaz
tuncer yilmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 195
Rep Puani : 11
Standart Çalışanları Tehdit Eden Kas İskelet Sistemi Problemleri


Modern yaşam insanlara sunduğu olanaklarla onların yaşamını kolaylaştırırken bir yandan da çalışanları hareketsizliğin olumsuz sonuçları ile karşı karşıya bırakmaktadır. Aslında insan hareket etmek üzerine planlanmıştır ve iki ayak üzerinde durma avantajı nedeniyle ellerini daha fazla ve ince işlerde kullanabilmekte ve kendi yaşamını kolaylaştırmaktadır.

İş ve mesleğin özelliklerine bağlı olarak hastalıklarla karşılaşma veya çalışma ortamındaki fiziksel, kimyasal veya diğer etkenlere bağlı olarak hastalanma veya kazalara maruz kalma tıpda meslek hastalıkları kapsamında ele alınmaktadır.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) istatistiklerine göre, dünyada her üç dakikada, bir işçi iş kazası veya meslek hastalığı yüzünden hayatını kaybediyor. Her yıl dünyada ortalama 110 milyon işçi iş kazası geçiriyor veya meslek hastalığına yakalanıyor. Bunlardan 180.000’i ölüyor. İş kazası ve meslek hastalığının ortaya çıkardığı mortalite ve morbidite kadar işyerine ve ulusal ekonomiye yüklediği işgücü kaybı, üretim kaybı gibi maliyetler ve birçok yan maliyetten söz edilebilir. Bunlar; hastane masrafları, ilaç bedelleri, mahkeme masrafları ve sigortalıya ödenen tazminatlar gibi maliyetlerdir.

Kazaların genellikle yalnızca yüzde 3'ünden korunmak mümkün değildir ve geri kalan yüzde 97'si ise korunabilen kazalar olarak istatistiklere geçmektedir.
Ayrıca ciddi hastalık oluşturmayan veya işe bağlı olduğu üzerine kayıt tutulmayan birçok kas-iskelet sistemi rahatsızlığından yakınan çalışanlar mevcuttur. Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde bu konuda ortaya çıkan ciddi istatistiki bilgiler ve bu durumun düzeltilmesi için çalışma yaşamı, iş ortamı değişiklikleri ve ergonomi düzenlemeleri yapılmaktadır.

Ülkemizdeki iş hastalıklarına ilişkin. SSK 2004 verilerine göre 83800 iş kazası,
384 meslek hastalığı,1.983.410 meslek hastalığı nedenli işgünü kaybı ve GSMH’a %1-4 kadar yani ülkemizde 4 katrilyona yakın ekonomik yük oluşturmaktadır.
İş kazalarında birinci sırada %37 ile cisimlerin ezme ve sıkıştırması, %15 ile düşen cisimlerin çarpması,%11 ile düşmeler önemli sebeplerdir. Ayrıca birçok sağlık sorunu da iş ve meslek nedenli ortaya çıkmakta fakat ülkemizde iyi istatistiki kayıtlar olmadığından bunların neden olduğu ekonomik problemler konusunda yeterli veri bulunmamaktadır. Bariz akut durum yaratmayan iş sağlık sorunları da giderek daha fazla çalışanları , işvereni ve işyerlerinde insan kaynaklarını meşgul etmektedir. İşçilerin iş kazalarına uğramalarını ve meslek hastalıklarına tutulmalarını önlemek, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken önlemler dizisi, 'İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği" olarak tanımlanıyor. İşçi sağlığı ise, "Bütün mesleklerde, çalışanların fiziksel, ruhsal ve sosyal tam iyilik halinin takviyesini ve en yüksek düzeylerde sürdürülmesini iş koşulları ve kullanılan zararlı maddeler nedeniyle çalışanların sağlığına gelebilecek zararların önlenmesini, işçinin psikolojik ve fizyolojik özelliklerine uygun yerlere yerleştirilmesini gerektirir" şeklinde tanımlanıyor. Bu da işin insana, insanın işe adaptasyonu gibi çok geniş kapsamlı hizmetler zincirini oluşturuyor.
Bu genel meslek hastalıkları bilgisinden sonra çalışma yaşamının neden olduğu ve kişilerin sıklıkla şikayet ettiği kas iskelet sistemi belirtilerine ve bunların nedenleri ve önlenmesine ilişkin tavsiyelere bakalım.
Kas iskelet sistemi belirtileri nelerdir?
Ağrı
Boyun ve kol ağrısı
Baş ağrısı,başdönmesi
Omuz ağrısı
Bel ve sırt ağrısı
Bacak ağrısı
Kol ve ellerde uyuşma ve karıncalanma
Güçsüzlük ve kramp
Sabah tutukluğu
Yorgunluk
Halsizlik,uyku bozukluğu
Duruş bozuklukları
İş veriminde düşme
Kızgınlık,öfke,sosyal izolasyon
Ağrı; hoş olmayan duyu olarak tanımlanır , tıbbi ağrı yaklaşımıyla akut ve kronik ağrı olarak ayrılır.Akut ağrı bir doku hasarının sonucu uyarıma yanıt olarak ortaya çıkan hoş olmayan duygusal tepkidir. Belirli bir bölge veya dokuda sınırlı olabilir,bazen de komşu bölgelere yayılabilir,ya da hasar bölgesinden başka bir yerde hissedilebilir.Ağrının şiddeti veya tipi kişinin daha önceki deneyimleri ile ilişkili olarak ifade edilir.Her zaman doku hasarı miktarının basit bir işlevi değildir ve endişe, depresyon gibi duygusal çalkantılardan etkilenir.

Kronik ağrı , akut olarak onu başlatan hasar veya hastalık ortadan kalktığında da devam eder ve sebepten çok algılama sistemindeki değişikliklere bağlıdır ve yeri tam olarak tarif edilemez. Bedensel bir algılama yerine daha fazla duygusal tepkimeler, anksiyete, depresyon ve psikotik bozukluklar vardır. Bu nedenle, kronik ağrılı kişilerde meslek, ev işleri, hobiler, cinsel yaşam ve iş girişimlerinde sorun oluşur. Kişi hareketlerini ağrı nedeniyle sürekli azaltma eğilimindedir, bu durum ise hareketsizlik yaratacak ve kişiyi bunun sonuçları ile karşı karşıya bırakacaktır.
Boyun ağrıları ve buna eşlik eden belirtiler diğer en sık yakınmalar arasında gelir. Sıklıkla ofis çalışanları, bilgisayar kullanıcıları, telefon oparatörleri, sekreterler , brokerlar ve teknisyenler bu durumdan şikayetçidir.Meslekleri gereği uzun süreli sabit pozisyonda çalışmak belirli kas gruplarında zorlanmaya (tıpdaki ismiyle overuse) neden olur. Uzun süre bu durum gözardı edildiğinde devamlı gerilen kaslar vücut duruşunda bozulmalara ve zamanla ilişkili vücut kısımlarında ağrı, uyuşma , karıncalanma ve güçsüzlüğe neden olur. Ayrıca bu durumun insanın yaşamında karşılaşacağı küçük travmalarda yeterli kas kuvveti olmaması nedeniyle kolay hasarlanma zemini yaratacağını da belirtmek gerekir.Böyle mesleki çalışma yapan biriyle düzenli egzersiz yapan bir kişinin sıkça korkulan boyun fıtığı olasılığıyla karşılaşma ihtimali de daha fazla olabilecektir.
Bu durumu engellemek için neler yapmalıyız?

Ağrı için hekimlerin ergonomi önerilerini dikkate alın ve bu tavsiyeleri yerine getirin .Tüm bunlara rağmen ağrınız devam ediyorsa mutlaka bir hekime başvurun. Boyun ağrısına nedeni olabilecek başka birçok hastalığın söz konusu olabileceğini de unutmamak ve kesin tanı için hekimden yardım almak gereklidir.
Boyun ağrısını engellemek için önerilen yararlı alışkanlıklar vardır.

İş sırasında çalışma sırasında sık kısa 5 dakikalık aralar verin
Uzun yolculuklarda boyun kavsini koruyacak korse kullanın
Uyurken çok yastık kullanmayın, boyun kavsini destekleyen yastık tercih edin
Kanepede uyuya kalmaktan kaçının
Telefon ahizesini boynunuza sıkıştırmayın mümkünse kulaklık kullanın
Aralarda ve gün içinde boyun izometrik kasılmaları olarak tanımlanan hareketleri 5-10 kez tekrarlayın
İşyerinizde masa başı oturuşunda aşağıdaki kuralları uygulayın
Masa ile dizlerin arası 5 cm.den az olmamalıdır.
Masanın alanı dar, ayakları kısa olmamalıdır. Bu şekilde çalışma esnasında bacaklar rahat hareket edebilir, bacakların hareket alanı kısıtlanmamış olur
Sırt, bacaklar ve dizler arasında dik açılı bir oturuş sağlanmalıdır. Bu şekilde iskelet ve kas sisteminde oluşabilecek rahatsızlıklar önlenmiş olur..
Ayaklar yere değebilmelidir. Yere sarkan ayaklar kan dolaşımını engellediği gibi, dizleri de yorar.gerekirse ayakları 20 cm yüksekte tutun
Baş hiç bir zaman geriye doğru tutulmamalıdır. Bu boyun kaslarını yorabileceği gibi, kireçlenme gibi sorunlara da yol açabilir
Oturuş pozisyonunuzu sık sık değiştirmelisiniz. Uzun süreler aynı pozisyonda oturmak anatomik sorunlara, şekil bozukluklarına ve ortopedik hastalıklara yol açabilir.
Ofis ortamının çok sıcak ya da çok soğuk olmaması da önemlidir. Çok sıcak ortamda, oturduğu yerde terleyen vücut, daha soğuk bir ortama çıktığında bel, sırt ağrılarına davetiye çıkarır. Soğuk bir ortamda ise vücudun kan dolaşım hızı düşer, kas ve eklemler sertleşir. Bu nedenle ani hareketler kalıcı rahatsızlıklara yol açabilir.
Oturuş pozisyonu bele ve dizlere çok yük bindirebilir. Bele ve dizlere çok yük bindiricek bu tür oturuşlardan kaçınılmalıdır.
Çalışma masasının üzerinde araçlara erişim rahat olmalıdır. Kollar masa üstündeki her materyale zorlanmadan erişebilmelidir. Bu erişim alanına "kol dairesi" denmektedir.
Sandalyeniz size uygun yükseklikte ve oturduğunuzda kollarınız serbest hareket etmelidir.
Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin ve hobiniz olacak bir spor için vakit ayırın.
Başağrısı ve baş dönmesi
Sıklıkla boyun kaynaklı olabilecek bu şikayetlerde uzun süreli aynı pozisyonda durmaya bağlı boyun arka grup kaslarındaki devamlı çekilmenin neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca sürekli bilgisayar ekranı önünde durmak nedeniyle ekranın yansıttığı ışık da bu şikayette rol oynar. Kronik problemlerin çözülmemesi durumunda da başağrısı, konsantrasyon güçlüğü vardır ve kronik yorgunluk sendromu başağrısını sürekli hale getirir.

Bu durumu engellemek için neler yapmalıyız?
Boyun ve postür eğitimi başağrısını engeller
Gözlerin düzenli kontrolü ve gözleri etkileyecek iş araçlarına ilişkin uzmanların önerilerini yapmak da önemlidir.Özellikle sürekli monitör önünde oturmak zorunda olanlar bazı temel kurallara dikkat etmelidir.Bunlar;
Monitöre uzaklık, görüntüye, ekran çözünürlüğüne, yazıların okunabilirliğine ve monitörün büyüklüğüne bağlıdır. Ortalama olarak göz-ekran uzaklığı 50 cm olması yeterlidir.
Sürekli monitöre bakıyorsanız, sık sık gözlerinizi dinlendirmeli ve görüş açısını gözlerinizi yormayacak şekilde ayarlamalısınız.
Ekran üzerinde düşen yansımaları önlemek için monitörün eğim açısını değiştirmelisiniz. Bu şekilde sağlanan eğimle, ışık yansımalarının göze ulaşıp rahatsız etmesi engellenecektir.
Uzun süre ekrana bakıldığında göz kasları kasılır, göz kırpma azalır. Bunun sonucunda göz nemliliğini kaybeder. Bu nedenle sık sık göz kırpma işlemini yapmalısınız. Arada bir gözlerinizi monitörden uzaklaştırmanızda yararlı olacaktır. 1
5-20 dakikada bir gözlerinizi monitörden uzaklaştırmalı ve gözlerinizi uzak bir yere odaklamalısınız.
Monitörünüzü temiz tutmalısınız. Kirli bir monitör görünülürlüğü azaltabileceği gibi gözleri de yorar.
Monitördeki yansımaları en aza indirmeye çalışmanız gözlerinizi koruyacaktır.
Monitörün tepe noktası göz seviyenizden daha aşağıda olmalıdır.
Ekranda çok küçük karakterler kullanmayın. Karakter büyüklüğünü ister işletim sisteminizden ister Interet tarayıcınızdan değiştirebilirsiniz. Ekran kontrastını gözünüzü yormayacak şekilde ayarlayabilirsiniz.
Ekran filtresi kullanmanız monitörden gelen kimi zararlı ışınları önleyecektir.
Omuz ağrısı
Günümüzde sık rastlanan rahatsızlıkların içinde omuz ağrısı da gelmektedir. Devamlı olarak ağır çantalar taşımak ,kolları sürekli yazma pozisyonunda tutmak, duruş bozukluklarına bağlı omuz ile ilişkili sırt ve kürek kemiği bölgelerinde gelişen myofasial ağrılar ve kas kısalıkları omuz ağrılarının nedeni olabilir.

Omuz ağrılarından sakınma için omuz kuşağını maksimum hareket açıklığında kullanacak egzersizleri günde en az bir kez tekrarlamak gerekir.
Ofisde ellerinizi birleştirerek baş üzerine ve sonra sırta getirmeye çalışın,bunu birkaç kez tekrarlayın. Ayakta dururken öne eğilin ve omuzlarınızı yerde daireler çizerek döndürmeye çalışın.

Ağır iş çantalarını uzun süre aynı elde taşımayın mümkünse göğüs üzerinde evrakları ve ağır eşyaları taşımaya dikkat edin.

Sırt ve bel ağrıları
Belki de çalışanlarda en sık rastlanan sorunların başında gelmektedir. İnsanların %80’ i hayatlarında en az bir kez bel ağrısı tecrübesi yaşamaktadırlar. Tedavi edilmediğinde en sık rastlanan fiziksel özürlülük nedenlerindendir. Çalışma hayatında iş bırakma sebepleri arasında ikinci sıradadır ve bel ağrısının herkesde rastlanabileceği ve kendiliğinden geçeceği inancıyla ertelenmesi rahatsızlığın kronikleşmesinde önemlidir.Tüm iş gücü kayıpları ve işçi tazminatlarının %25’ i bel ağrısına bağlıdır.

Mesleki risk faktörlerinde ağırlık kaldırma, vibrasyona maruz kalma, monoton ve az hareketli meslekler önemlidir. Hemşireler ve sağlık çalışanları, sürücüler, ağır kaldıran işçiler , ofis çalışanları, ev hanımları, temizlik görevlileri sık sorun yaşamaktadır. Bel hareketlerinde azalma ve bel kaslarında güçsüzlük önemli risk faktörüdür. Kişisel faktörler olarak ise sigara içme ve daha önce geçirilmiş bel ağrısı önemlidir.

İşyerinde bel ağrısı ve bel sakatlıklarından korunma için neler yapılmalıdır?

İş çalışana uygun tasarlanmalıdır.
Uygun iş için uygun çalışan seçilmelidir.
Çalışanlar , sağlığına zarar vermeksizin emniyetli iş yapma konusunda eğitilmelidir.
Hastalık veya işe gidememe durumunda çalışan, mümkün olduğunca erken işe dönebilmesi için etkin tedavi edilmelidir.
Ergonomik değişikler işyerini sağlıklı kılar, çalışanın moral ve motivasyonu artar, sakatlanmalar azalır, bu nedenle iş ortamında gerekli düzenlemelerin yapılmasına önem verilmelidir.
Aktivite düzenlenmesi önemlidir. İşe bağlı bel sorunlarının giderilmesinde bel korunma eğitimleri, ergonomik tedbirler, çalışma yerinde egzersiz imkanı, işveren işyeri hekimi ve çalışanlar bilgilendirilmeli , hastalık veya sakatlık sonrası işe dönmede şirket politikası belirlenmelidir.İşe dönmede tamamen sağlıklı olma politikasını uygulamak hasta ve işverene maliyeti azaltmaktadır
Diz seviyesinden aşağıya veya ayağınızın yere temas etmeyeceği oranda yüksek yerlere oturmayın (yere alçak tuvalete, yüksek sandalye ve tabureye gibi)
Otururken belinizin arkasını ufak yastıkla destekleyin.
İş sırasında kısa aralıklar verin
Kesinlikle yere yatmayın.
Yere eğilirken belinizi değil, diz ve kalçalarınızı bükün.
Yerden bir cisim kaldırmanız gerekirse, belinizden eğilmeyin. Dizinizi mümkün olabildiğince bükün, gövdenizi cisme yaklaştırın ve yine aynı şekilde doğrulun.
Ağırlık taşırken yükü her iki elinize paylaştırın ya da gövdenize yakın tutun.
Yatağa uzanırken; önce yatağa oturun, sonra sağ/sol yanınıza yatın, ardından bacaklarınızı karnınıza toplayıp, yatağa alın. Son olarak yatakta dönerek sırt üstü pozisyona geçin. Yataktan kalkarken bu işlemin tam tersini uygulayın.
Bir eşyayı, kuvvetle itmekten veya çekmekten kaçının. Eğer mutlaka yapmanız gerekiyorsa, dikkatli bir şekilde ve vücudunuza eşit oranda yüklenerek itin.
Ellerde uyuşma,güçsüzlük ve kramp
Büro çalışanları ve özellikle bilgisayar kullanıcılarının giderek artan şikayetleri arasındadır. Boyun ağrılarına bağlı olabileceği gibi el bilekte kullanımın ortaya çıkardığı sinir sıkışmaları da etkendir. Sürekli yazı yazanlarda dakikada 12000 tekrarlı hareket yapılmaktadır .Karpal tünel sendromu adı verilen el bilek kanalında median sinirin tekrarlı hareketlerle mekanik strese uğraması söz konusudur. Yüksek hızda bilgisayar kullanıcıları 20 dakikada bir dakika ve her saatde 5 dakika dinlenmelidir.

Ofis hastalıkları öncelikle kas ve eklem sistemlerinde problemler yaratabiliyor. Örneğin en çok bildiğimiz, modern iş yaşamının neredeyse elimize yapıştırdığı klavye ve mouse´lar (fare) doğru kullanılmadığı taktirde el ve kol eklemlerinde ciddi hasarlara neden olmaktadır Bu tür rahatsızlıkları yaratan şey mouse da değil sadece yanlış kullanımlarda ya da kendi el-kol ergonominize uygun olmayan mouse-klavyelerin seçiminde yatıyor.

Mouse ve klavye kullanımında dikkat edilmesi gerekenler :

Hepimizin bildiği gibi bilgisayar ve bağlı birimlerini yönlendirmek için klavye ve mouse´lara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle ergonomik kullanım açısından insana en yakın olması gereken bu araçları doğru kullanmak çok önemlidir. Doğru bir el-mouse yerleşimi için klavye ve mouse aynı yükseklikte olmalıdır. Bunlara dikkat edilmelidir.

Eğer aynı yükseklik sağlanamıyorsa avuç içi ya da ön kol bölümünden klavyeye destek veren yükseklikler kullanılabilir.

Çok sık klavye kullanan profesyonel klavye kullanıcıları ergonomik klavye kullanmalıdır.

Sadece ergonomik kullanım ve kemik-kas sağlığı açılarından değil, temizlik açısından da dikkat edilmelidir. Mikrobiyologlara göre, el ve parmakların devamlı temas halinde olduğu mouse´lar belli aralıklarla temizlenmelidir. Öyle ki, el ve parmaklardan geçen ter ve kir sonucu mouse´ların üzerinin temizlenmediği taktirde, klozet kapaklarından bile daha mikrobik ortam oluşturdukları söylenmektedir.

Ortopedik bir el rahatsızlığı yaşamamak için bileğinizi düz bir çizgide tutmalısınız.

Mouse kullanırken bileğinizi sağa ya da sola doğru bükmemeye dikkat etmelisiniz.

El ve avuç içinizi yukarı ve aşağı doğru döndürme hareketini fazla yapmamaya dikkat edin.

Klavye ya da mouse ne fazla küçük ne de fazla büyük olmalıdır. Elinizle, ya da elinizin ergonomisiyle uyumlu olması daha önemlidir. Bileğinizi, parmaklarınızı, kolunuzu zorlayacak ölçüde uyumsuz birimler, ileride eklem rahatsızlıkları, ortopedik problemler yaratabilir.

Yorgunluk halsizlik uyku bozukluğu gibi birçok belirti ise kronikleşen sağlık sorunlarının çözülmemesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.Çalışanda sık görülen fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu ve birikimli travma bozuklukları aşırı iş yükü, kronik sağlık sorunlarına bağlıdır. İş stresi ve işyerlerinde çalışanları tehdit eden tükenmişlik sendromunda ise işin insanda oluşturduğu baskı, sorunların çözülmemesi ve iş yerinin birçok soruna kayıtsız kalması önemlidir.

Bacak ağrıları
Çalışanlarda görülen bacak ağrılarında diz ve bel kaynaklı ağrılar önemlidir. Dizlerin uzun oturma nedenli aynı pozisyonda olması sonucu patellofemoral eklemde oluşturduğu sürekli gerilme ,eklemin beslenmesinin bozulması ,diz kaslarındaki kuvvetsizlik kondromalazi patella olarak adlandırılan diz rahatsızlığına zemin hazırlar. Bu durumda kişide diz bölgesinde hareketle ve özellikle merdiven ve hızlı hareketlerde ağrı,dizlerden hareket sırasında aşırı ses gelmesi, uzun oturma sonrası tutukluk ve yürüme zorluğu vardır.

Bacak ağrılarının diğer nedenleri arasında sinir sıkışma sendromları ve belirgin bazı kasların zorlanmasına bağlı myofasiyal ağrılar sıktır.Ayrıca uzun ayakta durmak veya oturmaya bağlı dolaşım sorunları da bacak ağrısına neden olur.Uzun uçak yolculukları,uzun süreli fuar alanlarında dolaşma ,sürekli yüksek basınç riski ile uçuş görevlileri bu sorunlarla daha fazla karşı karşıya kalmaktadır..

Bacak ağrıları ile mücadele için öneriler;

ofis çalışmasında saat başı ara vermek ve ayağa kalkmak , pozisyon değiştirmek gereklidir.

Oturduğunuz yerden diz üzeri kaslarınızı bilinçli olarak kasıp gevşetmek önerilir

Dizlerin otururken pozisyonu değiştirilmelidir

Düzenli egzersiz yapmak mümkünse işe yürüyerek gelmek veya yürümek için neden yaratmak gerekir

Uzun ayakta kalanlar için, düzenli bası uygulayan rahatlatıcı çoraplar ve gerektiğinde varis çorapları kullanılmalıdır.

Ayrıca dinlenme amaçlı kontrast banyolar evde uygulanabilir ve son derece rahatlatıcıdır.Bunun için sıcak ve soğuk konulmuş iki su kovasına bacaklar üç dakika sıcak ve bir dakika soğuk suya olmak üzere 5 kez daldırılmalıdır.

Bacak ağrılarının bir sebebi de ayağın anatomisine uygun olamayan ayakkabılardır. Gün boyu rahatsız,ortopedik olmayan ayakkabılar ayak sağlığımızı tehdit etmekte ve kalıcı ayak bozukluklarına neden olmaktadır. Ayrıca bacak ağrılarının da önemli nedenlerindendir. İyi ,rahat ve ortopedik bir ayakkabı uzun süre ayakta kalarak çalışanlarda ve yürümek zorunda kalanlarda mutlaka dikkat edilmesi gereken bir durumdur.
YAZARI :
Doç.Dr. Hürriyet YILMAZ
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı
Sponsor Reklamlar

tuncer yilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bir sindirim sistemi olarak '' Devlet '' Partizan Video Arşivi 0 25.10.11 18:52
MHP’yi şok eden kaset aSi_YaReN Siyaset,Politika ve Ekonomi 12 10.05.11 19:17
Sinir(lenme) Sistemi iMpAcK Her Telden 7 09.05.10 00:09
On iki imamın imametini teyit eden hadisler yozgatli yigit 12 İmamlar 2 31.01.10 02:09






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2