Sponsor Reklamlar


 
Seçenekler
Alt 13.01.10   #1
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyasyon ve Zararları


Radyasyon: kararsız atomların enerjisini parçacık veya dalga formunda yaymasıyla oluşur.

X ışınları, Atomun yörüngesindeki elektronların kopması veya koparılmasıyla oluşur...



X-ışınları 1895 yılında Wilhelm Conrad Röntgen tarafından keşfedildi.

1896 yılında Radyoaktivite Henry. Becquerel tarafından (uranyum tuzları) keşfedildi.

1902 yılında da Piere ve Marie Curie tarafından, radyasyon kaynakları tıpta, hızla kullanılmaya başlanmıştır.
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #2
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyasyon Türleri nelerdir?


Direkt radyasyon: (primer radyasyon Hastaya ver verilen), Röntgen çekimlerine gittiğinizde aldığınız radyasyondur..

Saçılan radyasyon (En önemli kaynak hastadır- hastadan saçılan), Bu radyasyon sizden çocuklarınıza ve çevrenizdeki insanlara geçen radyasyondur..

Sızıntı radyasyon ( kaynak yada x- ısını Tüpünden sızan radyasyondur..Sekonder radyasyon), Bu Çernobil gibi radyoaktif kaynaklardan sızan kaçak radyasyondur..

Çok tehlikelidir. kanserojen etki yapar.. Ölümlere neden olabilir sakat binlerce insan ortaya çıkabilir.
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #3
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Hamile bayanlar Film çekilir mi?


Hamile bayanlar Film çekilir mi?


** Hamile olma süphesi olan yada hamile olan hastalara film çekilmesi hastanın hayati yani ölüm tehlikesi durumlarda ancak olabilir..

** Normal şartlarda kesinlikle film çekilmemelidir.. alınacak her radyasyonun çocuk için çok tehlikeli olduğu bilinmelidir..

*** Bu durumlarda mümkünse, Ultrasound tercih edilmelidir...

** aksi durumda mutlaka çekilmesi gerekse bile görevliden kursun önlük istenmeli, karın bölgesi kapatılmalıdır...

Hamilelikte ilk 45 gün çok önemlidir.. bu dönemde radyasyon ve x-Işını kesişnlikle olmalıdır yani röntgen çekilmemelidir.
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #4
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyasyonun İnsan Sağlığına Etkileri -MAKALE-1-


Radyasyonun İnsan Sağlığına Etkileri -MAKALE-


John William Gofman, Kaliforniya Üniversitesi (UC) Berkeley’de Tıp Fiziği emeritus profesörüdür, UCSF Tıp Bölümü’nde ders vermektedir...

ŞİMDİ tek bir röntgen Filmin bile nelere yol açtığını soru -cevap şeklindeki aşağıdaki bilimsel yazıdan öğrenelim:


Gofman: 25 yıldır ABD Enerji Bakanlığı’nın (EB) şiddetli bir eleştirmeni oldum.İyonize radyasyonun tehlikeleriyle ilgili yanlışları, binlerce değil, milyonlarca değil, milyarlarca insanı risk altına sokmuştur.


ABD Enerji Bakanlığı’nın (EB), Güvenli radyasyon dozu olduğuna dair hiçbir zaman geçerli herhangi bir kanıt olmadığı halde güvenli bir doz olduğunu söyleyerek, EB ve diğerleri hâlâ “sıfır-risk modelinden” söz etmeye devam ediyorlar.

Acaba doğrumu, tek bir röntgen filmi yada az miktarda alınan radyasyon zararsız mı?


Güvenli bir radyasyon seviyesi hangi koşullarda mümkün olabilir? Teoriye göre, biyolojik onarım mekanizmaları –DNA ve kromozomları tamir edecek olan mevcut mekanizmalar - mükemmel çalışırsa bu mümkün olabilir. Bu durumda düşük doz radyasyonun etkileri tamamen onarılabilir. Lakin sorun şu ki onarım mekanizmaları, mükemmel çalışmazlar. DNA ve kromozomlarda, tamir edilemez olan lezyonlar vardır. Onarım mekanizmalarının olay mahalline ulaşamayacağı, dolayısıyla onarılmadan kalacak olan lezyonlar vardır. Ve ayrıca onarım mekanizmalarının yanlış onarıma neden olduğu lezyonlar da vardır. İyonize radyasyonun yol açtığı hasarın yüzde 50 ile yüzde 90’ının mükemmel bir şekilde onarıldığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla biz mükemmel bir şekilde onarılmayan kalan yüzde 10 ya da 40 ya da 50 ile ilgileniyoruz.


İnsan bedeni Onarım mekanizmasının mükemmel olmadığıyla ilgili kanıt, günümüzde, çok sağlam bir kanıttır: Elde etmeyi istediğimiz, çok düşük dozlara –bir rad ya da bir radın onda birine- indiğimizde bunun kanser üretip üretmeyeceğinin kanıtıdır. Yanıtı standart epidemiyolojik çalışmalarla belirlemek için milyonlarca kişiye ihtiyaç vardır ve bu imkana sahip değiliz. Dolayısyla “Bilmiyoruz.” demek EB için bir göreve çağrıdır.


Synapse: SORU:

En düşük dozlar kanser üretir mi?

CEVAP:

Gofman:

Bunun yanıtı şudur: İyonize radyasyon, istediğimiz gibi seyreltebileceğimiz şişedeki zehre benzemez. En düşük iyonize radyasyon dozu bir hüzreden geçen bir nükleer yoldur. Bundan daha düşük bir doz olamaz. Ya bir yol hücrenin çekirdeğinden geçer ve etkide bulunur ya da geçmez. Dolayısıyla şunu söyledim, “1 veya 2 veya 3 veya 4 veya 6 veya 10 yolla ilgili elde hangi kanıtlar var?” Hücre başına belki sekiz ya da on yolun söz konusu olduğu ve kanserin üretildiği dokuz çalışmayı gündeme getirdim. Dördünde meme kanseri söz konusuydu. Bu çalışmalar ortadayken, bana kalırsa, “Bilmiyoruz” diyemezsiniz.

EB bugüne kadar bu kanıtı reddetmedi. Sadece görmezden geldi, çünkü işlerine gelmiyordu. Artık şunu söyleyebiliriz, güvenli bir radyasyon dozu olamaz. Güvenlik eşiği yoktur. Eğer bu gerçek biliniyorsa izin verilen bir radyasyon, cinayet işlemeye bir izindir.

Synapse: SORU: RÖNT Teknisyenleri ve beç giyen diğer işçiler için limitler nelerdir? Şu anda


Gofman: CEVAP

Yılda 5 rem. ANCAK BU TEHLİKE SINIRINI EB yılda bir ya da iki reme indirileceK. Bu arada, x-ışını makinelerinden kaynaklanan tıbbi radyasyon, Hiroşima-Nagazaki’deki radyasyonun birim dozundan kabaca iki misli daha zararlıdır.

KAYNAK: Synapse Dergisi, v.38.n.16, 20 Haziran 1994
Synapse, bir University of California, San Fransisco yayınıdır. http://www.mindfully.org/Nucs/Radiat...man20jun94.htm
alınmıştır. ;http://www.tumradder.net/
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #5
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyasyonun İnsan Sağlığına Etkileri -MAKALE-2-


1. BÖLÜMÜN DEVAMI



Synapse: SORU: O niye öyle?

Gofman: CEVAP:

Lineer enerji transferi etkisi yüzünden. Gama ışınları ya da x-ışınları elektronları harekete geçirdiğinde elektronlar Sezyum-137’den gelen elektronlardan daha düşük hızda yol alırlar. Ve bunun sonucunda, daha düşük hızda yol alırken katettikleri yolun bir mikrometresiyle daha fazla etkileşime girerler. Dolayısıyla lokal hasar çok daha büyüktür.


Tıbbi x-ışınları daha düşük bir hızda yol alan elektronları harekete geçirir ve sonuç olarak yaklaşık iki misli lineer enerji transferi üretir. Ve dolayısıyla biyolojik etki iki kat daha fazla olur. Bundan dolayıdır ki radyum veya plütonyumdan gelen alfa parçacıkları, x-ışınlarından harekete geçen beta ışınlarından çok daha fazla tahrip edicidir.

Ağır kütleleri ve artı-2 yükleriyle alfa parçacıkları dokuyu yara yara ilerlemeye çalıştıkları için çok uzağa gidemezler. Nükleer yanlısı şahsiyetlerin, bir plütonyum ve radyum kaynağını gösterdikten sonra önüne bir kağıt koyarak arka yüzünde alfa parçacık radyasyonunun sıfır olduğunu gösterdiklerini sandıkları dersler en adisinden birer aldatmacadır...

ÖRNEĞİN: Uranyum madencileri arasında akciğer kanseri salgını olmasının sebebi budur! Uzağa gitmemeleri deli gibi etkileşime girdikleri içindir!


KAYNAK: Synapse Dergisi, v.38.n.16, 20 Haziran 1994
Synapse, bir University of California, San Fransisco yayınıdır. http://www.mindfully.org/Nucs/Radiat...man20jun94.htm
alınmıştır. ;http://www.tumradder.net/
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #6
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Akçiğer filmi tehlikeli mi?


Synapse SORU:

DOKTOR VE BENZERİ SAĞLIK PERSONELİNİN NE KADAR BİLİNÇLİ OLDUĞUNU düşünüyor musunuz? Hastahaneye giden herkese rutin muayene olarak hemen göğüs röntgeni çekiliyor?

Gofman: CEVAP:

Üzülerek söylüyorum, birçokj ülkedeki hekimlerin %90’ı iyonize radyasyon ve etkileri hakkında hiçbir şey bilmemektedir. Geçenlerde birileri çocuk doktorları arasında bir araştırma yapmış ve

“Güvenli bir radyasyon dozu olduğuna inanıyor musunuz?”

sorusuna %45 evet yanıtını almış. Kendilerine, “Konu hakkında, sizi güvenli bir doz olduğu yargısına götüren hangi çalışmaları okudunuz?” sorusu ise bu cevaptan sonra sorulmamıştır. Radyasyonun tehlikeleri hakkında tıp eğitiminin bir felaket olduğunu düşünüyorum. Radyolojide dersinde size ne öğretiyorlar?


Synapse: SORU: GENEL OLARAK, eğer gerekiyorsa radyolojik yönteme başvurulması ŞARTTIR.. Ama ardından da çoğu radyolojik yöntemin gerçekte o kadar da tehlikeli olmadığıda konusunda araştırmalarda vardır –bir radın onda biri aslında çok da kötü değildir. Bir teşhis yöntemi kullanılarak bilgi sahibi olmak, hastalığı teşhis etmek, bilgisiz kalmaktan iyidir


Gofman: CEVAP

Söylediğinizin bir kısmına diyeceğim yok. Eğer bana, “Tıbbi x-ışınlarına karşı mısınız?” diye sorsaydınız cevabım hayır olurdu. Egan O’Connor ile birlikte, yaygın muayene yöntemlerinin sağlığa etkileri hakkında bir kitap yazdık. Yaklaşımımız şuydu: Eğer teşhis size bir şey kazandırıyorsa –gerçekten hayatınızda ve sağlığınızda bir fark yaratacaksa- x-ışınından kaçmayın.


Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Resmi çalışmalar, çok yakın zamanlara kadar –şu anki durum öncekinden biraz daha iyi olabilir-, çoğu hastahane ve radyoloji merkezinin size verdikleri doz hakkında en ufak bir fikirlerinin olmadığını göstermektedir. Ayrıca görüntülemenin, uyguladıkları dozun üçte biri ya da onda biriyle yapılabileceğini de bilmiyorlardı.

Mayo Clinic’te bir tıp fizikçisi olan Joel Gray, film için gerekli olandan 20 misli daha fazla radyasyon veren yerlerin olduğunu söylemişti, “Eğer sorduğunuzda cevap alamıyorsanız size gerekenden daha büyük bir doz verdiklerinden emin olabilirsiniz.” Egan ile birlikte, Yaygın Muayene Yöntemlerinin Sağlığa Etkileri’nde, ABD’deki ortalama dozlarla ilgili verileri, Toronto’daki, 1984’deki ortalamaların üçte birine düşüren çalışmalarda ulaşılanlarla karşılaştırdık ve yılda 50.000 ölümcül kanserin önlenebileceğini bulduk. Bu bir kuşakta, bir buçuk milyon ölümcül kanser demek! “Çoğu yöntemler size zarar vermez, çok küçükler?”


KAYNAK: Synapse Dergisi, v.38.n.16, 20 Haziran 1994
Synapse, bir University of California, San Fransisco yayınıdır. http://www.mindfully.org/Nucs/Radiat...man20jun94.htm
alınmıştır. ;http://www.tumradder.net/
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #7
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Meme Filmi ( mamografi) ne kadar tehlikeli?


Meme Filmi ( mamografi) ne kadar tehlikeli?


Gofman:

"...Tıp mesleğinin doğrudan müdahiliyeti var. Tuscon’da çalışmakta olan Andre Bruewer ile konuşmuştum. Kendisi sadece mamografi çeken birinci sınıf bir radyologtur. Bana, “John, 20 yıl önce yaptıklarımız aklıma gelince tüylerim ürperiyor” demişti. Dozun dört ila beş rad ve kimi durumlarda 10 rad olduğu zamanlarda biz mamografi için çığırtkanlık yapıyorduk. Eğer yeteri kadar sayıda kadına dört ila beş rad radyasyon verirseniz, bu her bir rad için meme kanseri oranının yüzde iki artması demek (yaptığım analizler bunu göstermektedir, x-ışınları ile ilgili dünya verilerini, özelde meme kanserine ilişkin olarak çok dikkatli bir şekilde analiz ettim.).

Bundan 15-20 yıl önce mamografi çektiren kadınlar dehşet verici dozlarda radyasyona tutulmuşlardır. Meme kanserinde bugün yaşanan artışın bir kısmı aldıkları radyasyondan olmalıdır, ama bu konu hakkında konuşmak istemiyorlar.
20-30 yıl önce, göğüs filmi çeken mobil x-ışınları üniteleri vardı. Bunlar bugün mümkün olduğu üzere 20 milirad [bir radın 50 de biri] vermiyordu. Yaklaşık 5 rad veriyordu. Binlerce çocuk böyle şeylerden geçiyordu.

Biz ise yalnızca, “Kanser salgınının neden bugün ortaya çıktığını bilmiyoruz.” diyoruz. Kaç çocuğun bunlardan geçtiğini ve bunların kimler olduğunu bulmak ve bunları izlemek zor. Ama belirli sayıda insanın, 15-20 yıl önce yapılanların neticesinde kansere yakalandığını biliyorsunuz.


1950’lerde bir kadın, gecenin bir yarısı, nefes almakta gerçekten zorlanan çocuğunu getirmişti ve bir stajyer hekim, “Muhtemelen timus bezi şişmiş ve soluk borusuna baskı yapıyordur. Bu çocuğa boyundan 100 ya da 150 rad verelim.” Ve birçok rahatsızlıkta olduğu gibi çocuk sabaha iyileşti. Ve bu stajyer hekim iki ile ikiyi topladı ve “Radyasyon verdim çocuk kendine geldi, onu ben iyileştirdim.” Ve bu moda haline geldi ve tüm hastanelerde şişen timusu tedavi etmek için radyasyon kullanılmaya başlandı...."



KAYNAK: Synapse Dergisi, v.38.n.16, 20 Haziran 1994
Synapse, bir University of California, San Fransisco yayınıdır. http://www.mindfully.org/Nucs/Radiat...man20jun94.htm
alınmıştır. ;http://www.tumradder.net/
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #8
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart film çektirirken nelere dikkat etmeli?


Synapse: SORU:

Bir hasta film çektirirken nelere dikkat etmeli?

Gofman CEVAP:

Eğer bunları bilen sıradan birisi olsaydım, gerçek riskin, egemen nükleer kişi ve kurumlarının (nuclear establishment) bana söylediğinden 10 misli daha fazla olduğunu düşünürdüm.

Sorunun bir kısmı da hastadan kaynaklanmaktadır:

Bir hasta doktora gittiğinde özellikle de sağlık sigortası varsa – doktor film çektirmediğinde kendini aldatılmış hissetmektedir

- “Bir film bile çekmediniz.”

bU CEVAP KARŞILIĞINDA GEREKSİZ İKEN FİLM ÇEKTİRMEYE GÖNDEREN DOKTOR, VE ONA VERİLEN TIP EĞİTİMİ BUNUN yanı sıra tıp mesleği de sorumlu tutulmalıdır.

Her ikisi de bu işten menfaat sağlamaktadır: İşleri insanları radyasyona maruz bırakmaktadır. bütün mevkilerde şüpheli karakterde her türden insan vardır.

Ama tıp mesleği şüpheli ve yoz olmamalıdır. Hepsini, Hipokrat yeminini bu alana uygularken görmek isterim.



KAYNAK: Synapse Dergisi, v.38.n.16, 20 Haziran 1994
Synapse, bir University of California, San Fransisco yayınıdır.http://www.mindfully.org/Nucs/Radiat...man20jun94.htm
alınmıştır. ;http://www.tumradder.net/
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #9
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyoloji'de Hasta Hakları


Radyoloji'de Hasta Hakları



Radyasyonun “zararsız bir miktarı yoktur”.Her düzey radyasyon mutlak zarar vericidir.

İyonize edici radyasyon maruz kalanda doğrudan kanserleşmelere neden olurken,kişide spontan nedenlerle var olan kanser riskini de artırır.Buna “artırılmış kanser riski “denir.

Radyasyon gelecek nesillerin sağlığını da tehdit edici özellikler taşır.Özürlü bebek doğumları,çocukluk çağı kanserleri ve kansere yatkınlık önceki nesillerin radyasyon maruziyetiyle yakından ilgilidir

Radyasyon sadece maruz kalanda değil,maruz kalanların sonraki kuşaklarında da sorunlara neden olur.Buna da “GENETİK RİSK” denilmektedir.

Radyasyon üreme organlarında gen hasarına neden olarak mutasyonlar oluşturur ve bu mutasyonlar da düzeltilemez. tedavi edilemez...

Genetik riski azaltmak sağlıklı bir nesil için zorunludur.Tek bir batın ya da kalça filminde üreme organları 1-2 mGy radyasyon alır.Güvenlik önlemleri alınmaz ise bu doz 3-5 mGy a kadar çıkabilir.ANNE VE BABADAN SADECE BİRİNİN ÜREME ORGANLARINA ALACAĞI 1 mGy GONAD DOZUNUN GENETİK RİSKİ 250000 DE 1 DİR.

Ülkemizde doğumsal anamolilerden genetik hasara bağlı zihinsel engellilerin oranı %22,ortopedik engellilerin de %16,96 dır. Çocukluk çağı kanserlerinde de artış vardır.Ancak bunların ne kadarının radyasyona bağlı olduğu tespit edilememektedir.


Devam-ı var


kaynak:

Gazi ŞAŞKIN, "RADYOLOJİDE HASTA HAKLARI" Bilimsel makale, http://www.tumradder.net/gazi.htm
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.10   #10
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 43
Mesajlar: 394
Rep Puani : 10
Standart Radyoloji'de Hasta Hakları-2-


Radyoloji'de Hasta Hakları




Radyasyonun yüksek düzeyleri kısa sürede hastalıklara ve ölümlere neden olurken, röntgen uygulamalarında maruz kalınan dozların zararları yıllar sonra ortaya çıkar.Röntgen uygulamalarına bağlı ortaya çıkan kanser ve genetik hasarların diğer nedenlerle ortaya çıkan sorunlardan ayırt edilemeyişi röntgen ışınlarının ciddiye alınmamasının da temel nedenlerindendir.

Ne yazık ki röntgen ışınlarını ciddiye almayan tek ülke de biziz. ( Türkiye) AB ve ABD röntgen uygulamaları konusunda son derece hassas davranmakta ve toplumun radyasyon maruziyetini en aza indirmek için de gerekli tüm önlemleri almaktadır.


Röntgen çekimlerinin kolay ve sık uygulanabilir oluşu toplumun tamamının radyasyon maruziyetine neden olmaktadır.Röntgen çekimlerinden kaynaklı x-ışınları aynı zamanda en çok maruz kalınan radyasyon türüdür de.Ülkemizde akciğer grafisi bebeklikten itibaren en sık çektirilen röntgen filmidir.

Her yıl meme kanseri teşhisi konulan hasta sayısı da 40 bine yaklaşmıştır.Memeler radyasyona karşı en duyarlı organlardandır.Yine meme kanserlerinin gençlerde de görülmeye başlaması düşündürücüdür. 6mGy RADYASYONA BAĞLI MEME KANSERİ RİSKİNİN DOĞAL MEME KANSERİ RİSKİNE ORANI 40-44 YAŞ İÇİN 5.2 / 115 DİR.ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ÇAĞINDA BU DOZA MARUZ KALMAK RİSKİ DAHA DA ARTIRIR.
GÖĞÜS BÖLGESİ TOMOGRAFİSİNDE İSE HER BİR MEME DOZU 10-20 mGy DIR.

Devam-ı var


kaynak:

Gazi ŞAŞKIN, "RADYOLOJİDE HASTA HAKLARI" Bilimsel makale, http://www.tumradder.net/gazi.htm
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
cebtelefonun zararları sert ismail Sağlık Servisi 0 29.04.10 08:58
Sigaranın Sağlığa Zararları UYSAL VE ASİ Sağlık Servisi 0 14.01.10 17:53




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2