Sponsor Reklamlar


‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  ‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’ Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen bilgeyol

 
Seçenekler
Alt 13.07.16   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart ‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’


‘Savaşı durdurun
ülkemize dönelim’

İŞÇİ-SENDİKA13 Temmuz 2016 04:59

İstanbul İkitelli’de sigortasız ve düşük ücretle çalıştırılmaktan ve statüsüzlükten şikayetçi olan Suriyelilerle 'vatandaşlık hakkı'nı onuştuk


Eylem NAZLIER
İstanbul

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 3 milyon Suriyelinin T.C. vatandaşlığına alınacağı açıklamasının yankıları devam ediyor. Biz de Suriyeli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı İstanbul İkitelli’de sigortasız ve düşük ücretle çalıştırılmaktan, yoksulluktan ve statüsüzlükten şikayetçi olan Suriyelilerle konuştuk. Yaşanan savaş nedeniyle ülkelerini terke etmek zorunda kalıp yaklaşık 4 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeliler ülkelerindeki savaşın bir an önce bitmesinin umuduyla yaşıyor.

‘ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ İSTİYORUZ’
Hüseyin Mahli 22 yaşında. Mendil ve Havlu üretilen bir atölyede çalışıyor. Savaş çıkınca ailesiyle birlikte Halep’ten Türkiye’ye gelen Mahli 4 yıldır İstanbul Küçükçekmece’de yaşıyor. Günde 12 saat çalışan Mahli, “8 kişi aynı evde yaşıyoruz. Babam matbaada günlük çalışıyor. Bir kardeşim mobilyacıda çalışıyor, diğeri ayakkabıcıda. Tek kişinin çalışmasıyla geçinemezsin. Evde birkaç kişi çalışınca birkaç kuruş artırabiliyorsun. O da ailede biri hasta olunca harcanıyor. Yeni evlendim. Sosyal hayatımız yok, eşimle bir kez dışarı çıkıp gezmedik. Hayatımız sürekli çalışmakla geçiyor” diyor. Savaştan önceki hayatlarıyla şimdiki hayatları arasında çok fark olduğunu söyleyen Mahli, “Suriye’deki hayatımız buradan daha iyiydi. Savaştan dolayı maalesef buradayız. Savaşın izleri 30-40 yıl daha devam eder. Şimdilik elimizden bir şey gelmiyor.”



‘BİZİ DIŞLAMALARINI İSTEMİYORUZ’
“Burada yaşayan insanların bizi dışlamalarını istemiyoruz. ‘Pis Suriyeliler, siz geldiniz işimizi elimizden aldınız, sizin yüzünüzden ücretler düştü’ biz bu sözleri hak etmiyoruz. Aynı işi yapmamıza rağmen daha düşük ücretler alıyoruz, Suriyeli olduğumuz için kiralar daha yüksek. Bizim yaşadığımız bölgeleri karıştırdılar, onların yüzünden buraya geldik. Bizi ülkelerine aldılar şimdi de dışlamaya çalışıyorlar” diye konuştu.


‘VATANDAŞLIK DEĞİL BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ’
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 3 milyon Suriyelinin TC. vatandaşlığına alınacağı açıklamasını soruyoruz. Mahli, “Bizi mülteci olarak bile görmüyorlar önce o haklarımızı versinler. Biz kimlik falan istemiyoruz, biz kendi özgürlüğümüzü istiyoruz. Bu kimlik tartışmaları çıktıktan sonra ırkçılar Suriyelilere saldırmaya başladı. Suriyelilerin evlerine, işyerlerine saldırmaya başladı. Bu olaylardan sonra işe zor gidiyoruz, evden zor çıkıyoruz. Bu kimliği biz istemiyoruz verse bile biz istemiyoruz. Bize sadece şunu versin ülkemizi bıraksın, bize sosyal hayatımızı versin. biz özgürlük istiyoruz. Bütün diller ve dinler, özgürlük ve barış içinde yaşamayı istiyoruz” diye konuştu.

‘BUGÜN SAVAŞ BİTSE, BUGÜN GİTMEK İSTİYORUZ’
4 yıl önce Halep’ten Türkiye’ye gelen 17 yaşındaki Ali’nin yanına gidiyoruz. Savaş başlayınca 5 kişilik ailesiyle buralara göç etmek zorunda kalmış. Herhangi bir sağlık güvencesi yok. Babası ve kendisi çalışıyor. Anlatmaya başlıyor Ali yaşadıklarını: “Hayatımız Suriye’deki gibi değil, daha ağır şartlarda. Orada bir kişi çalıştığında bir aileye bakardı, benim gibi 17 yaşında biri çalışmazdı. Orada okula gidiyordum, babamın işyeri vardı, kendi evlerimiz vardı. Okula gelip gittikten sonra dersimi çalışıyordum. Arkadaşlarımla vakit geçiriyordum. İstediğim yere gidiyordum istediğim giysiyi alabiliyordum. Savaş başladı, buraya geldik. Her şey elimizden gitti. Sabahtan akşama kadar iş. Ben 17 yaşındayım. Okulda olmam gerekiyor ama ben şu an çalışıyorum. Günümüz sabahtan akşama kadar çalışmakla geçiyor. Sabah 7’de çıkıyoruz evden akşam 11’e kadar çalışıyoruz. Çalıştığımız yerlerde de kötü şeyler görüyoruz, eziyet yapıyorlar, o parayı alabilmemiz için de yapılan eziyetlere katlanıyoruz. Burada hiçbir şey yapmayı düşünmüyoruz bizim burada bir geleceğimiz yok. Suriye’de bir geleceğimiz vardı. Kim ister evinden yurdundan olmak? Bize yabancı gibi bakıyorlar, istemiyorlar bizi. Bizim burada bir yaşantımız yok bugün savaş bitse bugün gitmek istiyoruz.”

‘EVİM YIKILDI,İŞ YERİM YOK OLDU’
56 yaşındaki Ali Bozan’ı evinde ziyaret ediyoruz. Bozan da Halep’ten Türkiye’ye 4 yıl önce gelmiş. Savaş başlayınca çocuklarına Suriye’deki hayatın bittiğini ve kendilerini kurtarmalarını söylemiş. Bozan, “Evim vardı yıkıldı, iş yerim vardı yok oldu, bir mülküm kalmadı. Savaş bitse bile yaşam Suriye’de çok zor ben orada artık nasıl yaşayacağım” dedi. Türkmen olduğu için Türkiye’de herhangi bir sorunla karşılaşmadığını anlatan Bozan, “Suriye bizim anayurdumuz ama biz aile olarak Türkiye’de hiçbir sıkıntı yaşamadık. Türk kimliğini taşımak benim için gurur” diyor. Fakat Suriyelilere kimlik verilmesine de karşı. Nedenini şöyle anlatıyor: “Bütün Suriyelilere kimlik verilmesine karşıyım, bunun sıkıntısını Türkiye’de yaşayan halklar çeker. İnsanların canına kıyan teröristler burada gelip Türkiye kimliğini alacaklar. Masum halk mı, terörist mi devlet nasıl bunu anlayacak. Suriye’deki eli kanlı teröristler Türkiye’ye girdi, bunlardan bir kesim de aldı zaten T.C kimliğini.”

‘5 ÇOCUĞUM ÇALIŞIYOR 1 KİŞİNİN MAAŞINI BİLE ALAMIYOR’
Adile Hüseyin savaş başlayınca Halep’ten Türkiye’ye göç etmiş. 3 yıldır Türkiye’de olan Hüseyin 9 çocuk annesi. Savaştan önce Suriye’deki yaşantısıyla buradaki yaşantısını hakkında bilgi almak istiyoruz. Hüseyin, “Bir insan cennetten çıkar cehenneme girer ya bunu yaşadık biz. Çok iyiydi bizim için Suriye. Allah kimsenin başına vermesin çok zor. Çocuklarım burada büyüyorlar. 5 çocuğum çalışıyor 1 kişinin maaşını bile almıyorlar, hakları yeniyor. Çalışan çocuklarımdan biri 9 yaşında, 2 tane ikizim 10 yaşındalar. Sabah saat 8’de çıkıyorlar, akşam 10’da geliyorlar. Haftada 150 kağıt alıyorlar. En büyük oğlum 17 yaşında o da haftada 400 kağıt alıyor. Sigorta yok. Köle gibi çalıştırıyorlar. Ne diyeyim size? Çocuklar uykuya doymuyorlar, oyun yasak, okulun ne olduğunu bilmiyorlar. Hangi anne çocuklarını çalıştırmak ister, mecburuz. Bizi hastanelere minnetle alıyorlar. Hangi sorunlarımızı anlatayım yoksulluk bir taraftan işçilerin haklarını, emeklerini vermiyorlar” sözleriyle anlatıyor yaşadıklarını. Yaşadıkları yer bodrum katı. Hüseyin evlerini de şu sözlerle anlatıyor: “Kış günü yağmur basıyor, yaz günü böcekten duramıyoruz. Bu ev için bizden 700 TL alıyorlar. Beslenme yok. Eve kurban bayramlarında et giriyor, gücümüz yok. Çocuklar meyve tüketmiyor. Kira, elektrik, su faturalarını düşünmekten yemeği düşünmüyoruz. Çayla, ekmek versek çocuklar bir şey demiyorlar. Onlar da her şeyin farkında”

'VATANDAŞLIK İSTEMİYORUM, SAVAŞI DURDURSUNLAR'
Çocuklara bazı komşuların sürekli ‘Siz Suriyelisiniz, bizim çocuklarla oynamayın, niye ülkemize geldiniz’ gibi sözler söylediğini belirten Hüseyin, “Çocuklar anlıyorlar her şeyi, çok üzülüyorlar. Ben bir haftadır, çocukları dışarı bırakmıyorum. Evde bekçi oldum. Dışarı çıkıp da kavga etmesinler. Biz savaştan kaçıp buraya geldik. Burada birbirimizle savaş mı, kavga mı yapalım? İstemem. Allah’ından bulsunlar bizi bu hale getirenler” diye konuştu. Vatandaşlık istemediğini dile getiren Hüseyin, “Vatanıma dönmek istiyorum. Cumhurbaşkanı bize bir iyilik yapmak istiyorsa Suriye’deki savaşı desteklemesin, savaşı durdursun. Benim hayalim bir tek Suriye’ye dönmek.”

‘SAVAŞ BİTSİN AİLEME KAVUŞAYIM’
İsmini vermek istemeyen Suriyeli bir mülteciyle konuşuyoruz bu sefer. Ailesini 8 ay önce Suriye’de bırakıp Türkiye’ye gelmiş. Burada matbaa da çalışıyor, haftalık 200 TL’ye... Hayalin var mı diye soruyoruz 19 yaşındaki Suriyeli gence. Şöyle diyor: “Hiçbir hayalim yok benim. Sadece çalışıp ekmek yemeyi düşünüyorum. Ailemi özledim. Ne yapıyorlar, nasıllar hiç haberim yok. Savaş bitsin bir an önce aileme kavuşayım.”

www.evrensel.net

*********************************
ABD EMPERYALİZMİ VE
UŞAĞI AKP FAŞİST DİKTASININ,
SURİYEDE GİRİŞTİKLERİ İŞGALİN FATURASI,
GÜN GEÇTİKCE ARTIYOR.
SURİYE HALKLARININ,
CAN KAYIPLARI VE
GÖÇ EDEN MÜLTECİLERİN DRAMI,
DÜNYA KAMUOYUNCA,
SESİZCE İZLENİYOR,
AKP FAŞİST DİKTASI SAVAŞ SÜRESİNCE,
ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SURİYELİ GÖÇMENLERİ,
İNSANİ AÇIDAN OLMAMAKLA BERABER,
AVRUPAYA KARŞI KOZ OLARAK KULLANMAKTA,
UTANÇ DUYMADAN ÇÖZÜM ÜRETECEGİNE,
GÖÇMENLERİ AVRUPA ÜLKELERİNE GÖNDERMEKLE TEHDİT EDİP,
AVRUPA BİRLİGİNDE PARA TALEP ETMİŞTİR.
BU ÜLKEMİZ ADINA UTANÇ VERİCİ DAVRANIŞTIR.
GELEN GÖÇMENLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU,
HABERDE OLDUĞU GİBİ,
SAVAŞIN BİTMESİNİ VE
ÜLKELERİNE YENİDEN DÖNMENİN HESAPLARINI YAPMAKTADIR.
DİKTATÖRLÜK İSE,
İÇ POLİTİKADA YÜRÜTTÜGÜ KİRLİ SAVAŞLADA,
NETİCE ALAMADIĞI İÇİN BARIŞTAN UZAK,
İKTİDARLARININ DEVAMI İÇİN,
SURİYELİ GÖÇMENLERİ VATANDAŞLIĞA ALMA,
ONLARI DİKTATÖRLÜGE GİDİŞTE
KOZ OLARAK KULLANMA İSTEMEKTEDİR.
GÖÇMEN SURİYELİLERİ,
IŞİD -EL NUSRA DENETİMİNDEKİ AFAD KAMPLARI İLE,
TEROLARDA OLDUĞU GİBİ,
ALEVİLERİN YOĞUN OLDUĞU BÖLGELERDE,
ALEVİLERİN ÜZERİNDE
BİR SOPA GİBİ KULLANMAK İSTEMEKTEDİR.
SURİYELİ SIĞINMACILARIN ÇOĞUNUN
BELKİ BU TÜR TUZAKDA HABERİ YOKTUR.
ORTADOĞUDA BARIŞI SAĞLAMAK İÇİN,
ÖNCE ÜLKEMİZDE İÇ BARIŞI SAĞLAMALIYIZ,
ÜLKEMİZDE SAĞLAYACAĞIMIZ İÇ BARIŞ,
SURİYE VE
ORTA DOĞUDAKİ BARIŞIN TEMELİ OLACAKTIR.
Sponsor Reklamlar

Deniz bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (13.07.16 Saat 20:50 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.07.16   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’


CHP'li Böke:
Suriyelilere vatandaşlık değil,
vatanları verilsin

13.07.2016 17:04 GÜNCEL


CHP'li Böke: Suriyelilere vatandaşlık değil, vatanları verilsin

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Bizler Suriyelilere vatandaşlık değil, vatanlarının verilmesini istiyoruz” derken, “Her şey için referandum diyenlere, buradan bir kez daha sesleniyoruz; buyurun vatandaşlık konusunu bir referandumla vatandaşımıza soralım” çağrısında bulundu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. Toplantının ardından basına açıklamada bulunan Böke, Türkiye’nin kendi siyasi hesaplarını her şeyin önüne koyan bir iktidar tarafından yönetildiğini ifade ederek, dış politikanın bunun en somut örneği olduğunu söyledi. Böke, “Bu rejim kendi siyasi ihtirasları için 10 yıl kadar önce Irak’a müdahale etmeye kalktı. Meclis’te CHP’nin başında bulunduğu bir irade buna engel oldu. Şimdi Chilcot raporuyla bu karşı çıkışın ne kadar doğru olduğu da uluslararası zeminde bir kez daha ispat edilmiş oldu. Türkiye’yi bu uluslararası belanın bir parçası yapmamış olmamızın ne kadar doğru olduğu da ortaya açıkmış oldu” dedi.

“CANLI BİR BOMBANIN ÜZERİNDE OTURMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Suriye politikası sonucunda da Türkiye’nin ilk defa “radikal, cihatçı ve çok aşırıcı bir terörle” günlük hayatın içinde yaşamak zorunda bırakıldığını belirten Böke, şunları kaydetti:

AKP'den 'Suriyelilere vatandaşlık' anketi AKP'den 'Suriyelilere vatandaşlık' anketi
Penguen'den Suriyelilere vatandaşlık kapağı Penguen'den Suriyelilere vatandaşlık kapağı
“Küresel cinayet şebekesi IŞİD, Türkiye’nin bir gerçeği haline dönüştü. Bugün IŞİD hala sistematik bir tehdit olarak Türkiye’nin karşısında durmaya devam ediyor. IŞİD’in 70’in üzerinde ilde hücrelerinin olduğunun tahmin edildiği resmi belgelerde yazıyor ve hükümet resmen bu bilgi bilinmesine rağmen bu konuyla ilgili nasıl mücadele ortaya koyacağını tarif etmiş değil.

Türkiye’yi aşırıcı, radikal terörle baş başa bırakmış olan ve buna karşı hala herhangi bir mücadele ortaya koymayan iktidar, maliyeti Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına çıkarmaktadır. Hala bir şey yapılmadığı için biz canlı bir bombanın üzerinde oturmaya devam ediyoruz. AKP’nin ideolojik akrabalığı sebebiyle Türkiye’de palazlanmış olan IŞİD’e karşı seyirci kalmasının ağırlığını, bizler yaşadığımız kayıplarla her gün canlı bir şekilde hissediyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; iktidarın en temel görevi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaktır.”

“İKTİDAR IŞİD’E KARŞI DERHAL SOMUT ADIMLAR ATMALI”

Kılıçdaroğlu’nun IŞİD’le ilgili Başbakan Binali Yıldırım’a yönelttiği 11 soruya hala yanıt alamadığını söyleyen Böke, “Bu sorulara verilecek yanıtı olmayanlar yalanla siyasete başvuruyorlar. Öyle ki CHP’nin hangi tezkereyi evet, hangi tezkereyi hayır oyuyla reddettiğine dair bilgileri çarpıtarak kamuoyuna sunmanın ötesinde bir siyaset üretemiyorlar. IŞİD tehdidine karşı derhal, acilen iktidar somut adımlar atmalıdır. Bu adımların atılmadığı her gün, AKP hükümeti tarafından Türkiye, bir güvenlik ateşine doğrudan atılıyor demektir. Bu adımların atılmadığı her gün AKP, ideolojik akrabalığı olduğu IŞİD’i koruyor demektir, bir kez daha bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapıyor demektir” diye konuştu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞI SİYASİ MALZEME VE SİYASİ RÜŞVET OLARAK KULLANILACAK KADAR UCUZ DEĞİL”

Suriyelilere vatandaşlık konusunda da değinen Böke, “Bize düşen en temel görev, Suriyelilerin kendi vatanlarında yaşamalarına imkan verecek düzende öncü rol oynamaktır” dedi. Milyonlarca Suriyelinin evinden olmasının nedenlerin birinin Türkiye’nin maceracı dış politikası olduğunu kaydeden Böke, “3 milyon insanın üzerinden yeni bir siyaset tasarlanıyor, onların acıları suiistimal edilerek bir vatandaşlık pazarlığı ortaya konuluyor, yine insan hayatı üzerinden siyaset yapılıyor” diye konuştu. Böke, şöyle devam etti:



“Saray rejimi varsa yoksa kendisiyle meşgul. Onun için önemli olan kendi iktidarının devamı. Bu iktidarın devamı için hiçbir insanın siyasete malzeme edilmesine izin vermeyeceğiz. Belli kriterlere uyan bir grup Suriyeli sığınmacıya, hükümet tarafından keyfi bir şekilde seçilerek, yasalardaki süreçleri es geçerek vatandaşlık verilmesi asla kabul edilemez. Böyle bir çılgınlığa kalkışmak, Türkiye’nin güvenliğine açık bir tehdit oluşturur. Bu Türkiye toplumuna ihanet olur. Böyle bir çılgınlığa kalkışmak, Türkiye ekonomisinde öngörülemez zararlara yol açabilir. Milyonlarca dar gelirli vatandaşımıza açık bir ihanet olur. Böyle çılgınca bir adım, Türkiye’nin sosyal yapısını altüstü eder ve Türkiye’nin yarınına çok açık bir ihanet olur. Türkiye Cumhuriyeti kimsenin babasının malı değildir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı da kimse tarafından siyasi malzeme ve siyasi rüşvet olarak kullanılacak kadar ucuz ve değersiz değildir.

Bizler Suriyelilere vatandaşlık değil, vatanlarının verilmesini istiyoruz. Bizler Suriyelilere TOKİ’de ev değil kendi topraklarında, kendi inşa etme lüksünü yaşayabildikleri evlerin vaat edilmesini istiyoruz. Her şeyden önce bölgede barış ve barışın öncüsü olma gücü gösterebilecek bir Türkiye Cumhuriyeti özlemi içerisindeyiz.”

“VATANDAŞLIK KONUSUNU VATANDAŞIMIZA SORALIM”

Böke, CHP’nin açıkladığı rapora işaret ederken, bir Göç Bakanlığı kurulması gerektiğini vurgulayarak, “Vatandaşlık tartışmasından çok daha önce yapılması gereken, burada yaşayan 3 milyon kişinin sorunlarını takip eden, bu sorunlara çözüm üreten bir merciinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu bakanlık kurulduğu takdirde ancak biz kimlerin burada olduğunu bileceğiz, ancak o zaman doğru çözümleri tartışmış olacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun da dile getirdiği referandum çağrısını yineleyen Böke, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının nasıl kazanılacağına dair yönergeler çok açık bir şekilde yasalarda var. Eğer AKP Hükümeti yasayla belirlenmiş, bütün bu koşulların etrafından dolanacağını itiraf ediyorsa, Suriyeli vatandaşlara kitlesel biçimde vatandaşlık hakkı verilmesi konusunda ısrarlıysa bu böyle basit bir idari kararla yapılamaz. Bu kadar büyük karar ancak ve ancak halkın iradesiyle verilecek bir karardır. Her şey için referandum diyenlere, buradan bir kez daha sesleniyoruz; eğer siz de vatandaşlık konusunu bir siyasi malzeme olarak değil gerçekten, samimiyetle çözmek istiyorsanız, o zaman buyurun vatandaşlık konusunu bir referandumla vatandaşımıza soralım” diye konuştu. (ANKA)

http://www.birgun.net/haber-detay/ch...in-119801.html
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.07.16   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’


Suriye'ye
büyük yürüyüş


14 Temmuz 2016 05:00


e-posta adresiniz...


Arif NACAROĞLU
[email protected]


Emperyalizmin yaldızlayıp “Arap Baharı” diye yutturmaya çalıştığı saldırı bölge halklarını katletmeye devam ediyor. Özellikle Suriye’de başlayan ve Irak’ta uygulanan, işlevi dini, mezhebi unsurları Arap milliyetçiliği, sosyalizm ve bağlı olarak laik bir anlayış ile birleştirmek olan Baas rejimi Arap halklarının emperyalizme karşı başkaldırısının teorik altyapısını oluşturuyordu. “Arap Baharı” kapsamına işte bu ülkeler alındı. Esas hedef devletlerin isimlerinde bir dönem yer alan ve az da olsa uygulamalarına yansıyan sosyalist politikaların diğer Arap halklarına kötü(?) örnek olacağı endişesi ve bu rejimlerin zaman içinde emperyalizme ve kapitalist sisteme alternatif bir model oluşturabileceği tehdidi ve Sovyet etkisiydi. Halklarının petrol paralarını batının tatlı hayatında mankenlerle çarçur eden Suudi prensler, bakanlar, petrol paralarını Batıya sermaye yapan, halklarının zenginliklerini Batılı silah şirketlerine aktaran Arap şeyhlerinin ülkeleri ve o ülkelerin halkları için özgürlük filan düşünen olmadı. Kadınının tek başına sokağa bile çıkamadığı polis devleti krallıklar, şeyhlikler, emirlikler dururken, kadınlarının sosyal hayatın her alanında görev aldığı, bakan düzeyinde görev yapabildiği Irak’a, Libya’ya, Suriye’ye özgürlük(?) getirmek için saldırdılar.
Saldırmak için bahane yaratmak gerekiyordu. Peygamber torunlarının, ehli beytin şehri olarak kabul edilen Dera’da yapılan ve duvara özgürlük sloganları yazdıkları için göz altına alınan iki çocuğun serbest bırakılmasını isteyen ilk barışçı gösterilere tıpkı Maraş Katliamı’nda, Çorum Katliamı’nda, Sivas Katliamı’nda olduğu gibi aslında kim olduklarını hepimizin bildiği karanlık insanlar, ajanlar tarafından ateş açıldı. Silahlanan aşiretler karakollara saldırıp çok sayıda polisi öldürünce iş kontrolden çıktı. Rejimin halkı güç kullanarak durdurma kararı olayları daha da büyüttü. Hem halk içerisinden hem devlet güçlerinden çok sayıda insan hayatını kaybedince, Halep devreye sokuldu. Yarı sosyalist Baas sistemi içerisinde bir şekilde zenginleşmiş ama iktidarı paylaşamamış ve görece Batıya yakın yarı burjuva Sünni kesimler, kendilerini bölgedeki komşu ülkelerden çok, bir zamanlar mandası oldukları Fransa’ya yakın hisseden eğitimliler(?), beyaz yakalılar kuzey komşuları Türkiye’nin, Suriye Laik rejiminin ülkelerine sıçramasından korkan Suudi Krallığı’nın, Katar Emirliği’nin pompalamasıyla savaşa girişti.
Ama hesabı yanlış yapmışlardı. Bizim maceracıların “ 3 günde Şam’da namaz” balonu patlamış, Irak’ı, Libya’yı gören Suriyeli insanlar Esad’a destek verip savaşta taraf değiştirmemişti. Tarihten gelen gönül bağıyla birlikte bölge çıkarlarını da gözeten Rusya, yine rejimsel yakınlık duyan Çin’in desteğiyle Esad etrafında toplanan halkın bir kesimiyle savaşı sürdürüyor.
Savaşta ölen sivillerin sayısı 72 bine yakın. 12 bini çocuk. Ölen muhalif sayısı 43 bin. Ülkeye nereden geldikleri belli olan yabancı savaşçıların, paralı askerlerin, cihatçıların(?) verdikleri kayıp 35 bin. Ama en büyük kaybı devlet yanlısı güçler verdi. Ölü sayısı 90 bin. İçlerinde askerler, ulusal savunma güçleri, Hizbullah milisleri var.
Ülkenin büyük kısmının içi boşaltıldı. Ülkenin okuru, yazarı, eğitimlisi, entelektüeli canını kurtarmak için özellikle muhalif denilen şeriatçı çetelerin eline geçen bölgelerden kaçarak önce Türkiye’ye sonra Batıya sığındı. Yıllarca bölgenin yer altı zenginliklerini çalan Batı sermayesi ve onun bölgedeki yandaşları şimdi bölgenin yetişmiş insan kaynağına gözünü dikti.
İstanbul’da insan pazarlama ofisleri kuruldu, karpuz seçer gibi insanlar seçilip Batıya götürüldü. Şimdi bizim devletliler kalanların içinde iyi olanların peşinde. 3 milyon Suriyelimiz var. Batıya yürüyeceklerine Kilis, Hatay, Urfa üzerinden ülkelerine yürüseler önlerinde kim durabilir. Kim 3 milyon insanın üzerine ateş açabilir.
Savaş biter, ülkede kan arayan çakallar kaçacak delik arar.

HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk. Biz susmadıkça HAYATIN SESİ’de susmayacak. Ve biz hiç susmayacağız.


www.evrensel.net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.07.16   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ‘Savaşı durdurun ülkemize dönelim’


Suriyeli mülteciler
vatandaşlık hakkında ne düşünüyor?


“Artık dönme şansımız kalmadı”

- A +
15 Temmuz 2016 17:27

Başbakan Yardımcısı: Suriyelilere verilecek TOKİ evlerinden bedel alınmayacak
CHP: Her şeye referandum diye seslenenler, Suriyelilere vatandaşlık konusunu referanduma sunalım
"Suriyelilere karşı tavrı görünce bu ülkede 6-7 Eylül olaylarının yaşanmış olmasına şaşırmıyorum!"
"Suriyeliler üzerinden provokasyon yapmak isteyen bazı çakallar olabilir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriyeli mültecilere vatandaşlık verileceğini açıklaması kamuoyunda görüş ayrılıklarına neden oldu. Türk vatandaşlığına geçme konusundaki düşüncelerini Suriyelilere sorduk.

Açıklamanın hemen ardından sosyal medyada başlatılan #ÜlkemdeSuriyeliİstemiyorum hashtagli kampanyayla Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasını eleştiren görüşler paylaşıldı.

Tartışmalar, Suriyelilerin seçimlerde oy kullanacak olmaları, içlerinden 'kalifiye' olanların seçilip seçilmeyeceği ve TOKİ konutlarına yerleştirilmelerinin planlanması üzerinde yoğunlaştı.



Peki, tartışmaların bizzat öznesi olan Suriyeliler Türkiye vatandaşlığına geçip geçmeme hakkında ne düşünüyor?



Muhammed Salih Ali:
Artık dönme şansımız kalmadı



15 yıl önce siyasi nedenlerle Suriye'den kaçıp Türkiye'ye gelen Muhammed Salih Ali, İzmir'deki Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği'nin başkanlığını yapıyor.

Ali'ye göre 'mültecilerin çoğu Türkiye vatandaşı olmak istiyor ve hemen hemen hepsi, vatandaşlığın hiçbir zararı yok, aksine faydası çok' diye düşünüyor.

Ali, "Suriye'ye geri dönüş şartlarının zorluğu, mültecilerin Türkiye vatandaşlığı istemesinin en önemli nedenlerinden biri" diyor ve ekliyor:

"3 sene önce yaptığımız ankette, Suriyelilerin yüzde 90'ı Türkiye'de geçici olarak kaldığını ve ülkesine geri döneceğini düşünüyordu.

"Ancak şu an Suriye'de durumun çok kötüleştiğini herkes biliyor. Dönme şansımız kalmadı. Suriye'deki şartlara rağmen hala dönmek isteyenler olsa da, çoğumuz vatandaşlık istiyor."

Ali, Suriyelilerin vatandaşlığa geçtikten sonra iktidarın oy gücünü artıracağında dair yorumlara karşı çıkıyor.

"Seçim zamanı tüm mülteciler özgür iradesiyle oy kullanacak. Tıpkı Türkler gibi. Mülteciler kesinlikle tek bir partiye oy verecek diye bir şey yok. Hiçbir parti böyle bir güvence hissedemez" diyor.

Ali, vatandaşlıktan sonra sağlık hizmetlerine erişim ve eğitim konusunda yaşadıkları sıkıntıların biteceğini düşünüyor.

Fakat mültecilerin hangi şartları sağladıktan sonra vatandaşlığa alınacağı konusunda endişeli:

"Türkiye vatandaşı olup dil sorununu da aştıktan sonra bizim için Türkiye'de doktor olabilmek de kolaylaşacak, doktora ulaşmak da.”



Wefa Muhammed: Vatandaşlık açıklamasına en çok kadınlar sevindi



Wefa Muhammed, Suriyeli kadınlar ve çocuklar için Uluslararası Kadın ve Sağlık Birliği (WAHA) tarafından İzmir Basmane'de kurulan Sosyal Sağlık ve Danışmanlık Merkezi'nde gönüllü olarak hizmet veriyor.

Muhammed her gün Suriyeli kadın ve çocukların sorunlarıyla iç içe olduğunu, bu yüzden Türkiye vatandaşı olmanın en çok kadın ve çocuklar için iyi olacağını söylüyor:

"Suriye'de çalışan kadın sayısı çok azdı. Türkiye'ye geldiklerinde ev işleri dışında hiçbir şey bilmiyorlardı.

"Ama şu an birçok kadın hem çocuklarını yalnız büyütüyor hem de evin geçimini sağlıyor. Vatandaşlık almak en çok kadın ve çocukların koşullarını iyileştirecek."

Muhammed, Suriyelilerin sigortasız ve düşük maaşla yaşayıp ev sahibi olamadıklarını, Suriyeli çocukların da beş senedir okula gidemediğini söylüyor.

"Kadınlar vatandaşlıktan sonra tüm bu koşulların iyileşeceğine inandıkları için haberi sevinçle karşıladılar" diyor.



Ahmed Cundi: Çifte vatandaş olamayacaksam, Suriye vatandaşlığında kalmayı tercih ederim

Üç yıl önce Türkiye'ye kaçan Ahmed Cundi ailesiyle birlikte İzmir'de yaşıyor.

Cundi, "En büyük sorun, yarın ne olacağını bilmeden yaşamak. Hayatımdaki her şey geçici. Vatandaşlık almak belki bu belirsizlikleri yok eder" diyor.

Bunu umut etmekle beraber vatandaşlık konusundaki belirsizliğin de kendini kaygılandırdığını söylüyor:

"Cumhurbaşkanı vatandaşlık verileceğini söyledi ama nasıl ve kime vereceklerini açıklamadı. Suriyelilerin çoğu bunların sadece boş laf olduğunu ve vatandaşlık alamayacaklarını düşünüyor."

Cundi, Suriyelilerin çoğunun çifte vatandaş olmak istediğini, eğer birinden birini seçmek zorunda kalırlarsa ne yapacaklarını bilemediklerini söylüyor:

"Eğer çifte vatandaş olamayacaksam, Suriye vatandaşlığında kalmayı tercih ederim. Çünkü her şey yoluna girerse ülkeme geri dönmek istiyorum. Kimse toprağından kopmak istemez."

Cundi'nin kızı şu an bir anaokulunda okuyor. Küçük olduğu için Türkçe'yi hemen öğrenmiş ve dil sorunu yaşamıyor. Fakat Cundi kızının eğitim hayatı için endişelendiğini belirtiyor:

"İlerde kızımı ilkokula yazdırabilecek miyim bilmiyorum. Vatandaşlık, kızımın eğitim hayatı için daha iyi olacak."

Çalışma koşullarını sorduğumda, vatandaşlık aldıktan sonra daha iyi bir işi olacağından emin olmadığını söylüyor:

"Benim çalıştığım yerde sadece Suriyeliler değil Türkler de sigortasız çalışıyor. Türkiye vatandaşlığı sigortasız çalışma şartlarımızı ne kadar değiştirir bilmem."



Maher Kharbeet: Kızlarımın Suriye'dense Türkiye vatandaşı olmalarını tercih ederim

Maher Kharbeet 8 aydır Türkiye'de yaşıyor. Pasaportu olmadığı için kaçak olarak geldiğini, ama 'şanslı' olduğu için tehlikesiz bir yolculuk geçirdiğini söylüyor.

Suriye'de kendi kafesini işletiyor ve profesyonel olarak fotoğrafçılık yapıyormuş. Şu an Arapça-İngilizce tercüman olarak çalışıyor.

Kharbeet, Türkiye'de olmaktan çok mutlu olduğunu ve vatandaşlık almayı çok istediğini söylüyor:

"Suriye'deyken burası artık benim ülkem değil diye düşünmeye başlamıştım. Türkiye'de ise ölene kadar yaşayabilirmiş gibi hissediyorum. Fakat vatandaşlığım olmadan bu isteğim resmiyet kazanmıyor."

Suriyelilerin Türkiye vatandaşı olmasını istemeyen kişilerin kendisini nasıl hissettirdiğini sorduğumda ise, "Türkiyelilerin bu durumu istememe hakkı var. Sonuçta burası onların ülkesi" diyor.

Kharbeet'in karısı ve iki kızı Almanya'da, kendisi İstanbul'da yaşıyor.

Ailesini yanına almak istiyor ancak pasaportu olmadığı için aile birleşimi vizesine başvurması mümkün değil.

Türkiye vatandaşı olmayı en çok ailesini yanına alabilmek için istiyor.

Kharbeet, "Kızlarımın Suriye vatandaşı olmalarındansa Türkiye vatandaşı olmalarını tercih ederim çünkü Türkiye hükümeti en azından kendi vatandaşlarına saygı duyuyor."

Vatandaşlık alabilmek konusunda belirsizliklerin olduğunu ama Türkiye hükümetinin kendilerini yarı yolda bırakmayacağına inandığını söylüyor:

"Türkiye vatansız kaldığımızda bize kapılarını açan ilk ülke oldu. Bu yüzden bizi yüz üstü bırakacaklarını düşünmüyorum."
http://t24.com.tr/haber/suriyeli-mul...sunuyor,350091
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cemel Savaşı Haydar-ı Kerrar Dini Konular 0 14.07.13 13:45
1. ve 2. Dünya Savaşı fotoğrafları (Yüksek Çözünülüklü) folklorist dünya tarihi 1 08.10.12 20:16
Dünya Savaşı mı Çıkıyor!! omergul Pir Yolu Haber Merkezi 0 15.09.09 17:56






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2