Sponsor Reklamlar


PİRYOLU Bağımsız haberleri.

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 10.01.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart PİRYOLU Bağımsız haberleri.


pir yolu bağımsız haberleri konusunu açmakta gayemiz,

her forumdaş,

kendi yöresinde veya çevresinde olan olayları bölgesel veya yerel,

oda olmazsa genel güncel konuları sayfaya taşıması amaçlanıyor,

eleştirisel bakış ve yorumlar mutebberdir.
Sponsor Reklamlar

Alevi, Deniz, jetlii11 ve 2 diğerleri bunu beğendiler..
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (27.03.13 Saat 00:58 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.01.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Akademisyenler AKP saldırılarına karşı yürüyecek!




Üniversitelerde artan saldırılara karşı akademisyenler yürüyüşe geçiyor. Birçok akademisyen örgütünün çağrıcısı olduğu yürüyüş 12 Ocak'ta Ankara'da yapılacak.

"Üniversitelerde piyasacılığa, baskıya, gericiliğe hayır" diyen akademisyenler, AKP'nin özellikle son bir yılda artan saldırılarına karşı Ankara'da bir yürüyüş gerçekleştirecek.

Akademisyen örgütlerinin çağrıcısı olduğu Ankara yürüyüşüne ilişkin yapılan ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:


Üniversitelerde piyasacılığa, baskıya, gericiliğe hayır!
Tüm akademisyenlere, üniversite emekçilerine ve öğrencilere çağrımızdır

Son bir yıl boyunca öğretim üyelerine, üniversite emekçilerine ve öğrencilere uygulanan baskı ve yıldırma politikaları üniversitelerde gericilikle birlikte çığ gibi büyüdü. Yeni YÖK Yasa Taslağı ise gericiliğin örttüğü özelleştirme, üniversiteleri doğrudan sermayeye bağlama, akademisyenlerin iş güvencesi ve akademik özerkliğini yok etme planlarını dışa vurdu. ODTܒde yaşananlar AKP’nin YÖK’de dahil olmak üzere onca gücü ele geçirmesine rağmen üniversitelerdeki direnci kıramadığını gösterdi. ODTܒyü kınayan bir metne emirle imza atan rektörler akademi adına yüzümüzü kızartırken, ODTÜ ile birlikte ayağa kalkan tüm akademisyen ve öğrenciler geleceğe ve ülkeye olan inancımızı tazelediler.

Biz aşağıda isimleri bulunan kurumlar bu koşullarda 12 Ocak 2013 tarihinde üniversitelerdeki baskı, yıldırma, YÖK Yasa Taslağı ve son dönemde ODTÜ özelinde cereyan eden akademiyi kişiliksizleştirme çabalarına karşı merkezi bir "akademisyen yürüyüşü ve basın açıklaması" düzenliyoruz. Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi önünde 12.30’da başlayacak olan yürüyüş Sakarya Meydanı’nda basın açıklaması ve halka bildiri dağıtılmasıyla son bulacaktır. Söz konusu etkinliğe emekten, aydınlanmadan yana tüm kitle örgütleri davet edilmiştir.

Tüm akademisyenleri, üniversite emekçilerini ve öğrencileri yürüyüş ve basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz.

Çağrıcı Kurumlar

· Abant İzzet Baysal Üniversiteli Öğretim Elemanları Derneği

· Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği

· Başka Hacettepe Yok İnisiyatifi

· Ege Öğretim Elemanları Derneği

· Hatay Üniversite Öğretim Elemanları Derneği

· Isparta Öğretim Üyeleri Derneği

· Mülkiyeliler Birliği Derneği

· ODTÜ Mezunları Derneği

· ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği

· Trakya Üniversite Öğretim Elemanları Derneği

· Üniversite Konseyleri Derneği

· Van Üniversite Öğretim Elemanları Derneği

Destekleyen Kurumlar
Ankara Tabip Odası, DİSK Sosyal-İş Ankara Şube, İnönü Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, İstanbul Eczacılar Odası, İstanbul Tabip Odası, İTÜ Asistan Dayanışması, İzmir Tabip Odası, ODTÜ Asistan Dayanışması, SES Genel Merkez, ÜNİVDER, TMMOB, Türk Hemşireler Derneği, Türk Tabipler Birliği, Ankara Barosu ve DİSK Dev Sağlık-İş

--------------------------------------------------------------------------------
Ankara'da yapılacak akademisyen eylemi için İstanbul'dan da otobüs kaldırılacak.
00.30 Mecidiyeköy ( Eski Simit Sarayı önü)
01.00 Kadıköy ( Eski Salı Pazarı)

İletişim: Iraz Akış---0549 430 55 09, Onur Gürer 0532 320 00 35

(soL - Haber Merkezi)

toplumsal muhalefetin gelişmesi ilerisi için umut veriyor insana,

herşeyi onaylayan kitleler olmak FAŞİZMİ gaddarlaştırır,

zulmüne tepki koymak kitleselleşmek mücadele etmek faşizmi geriletir,

yıkmak ise organize halk muhalefeti ile başarılır.
Sponsor Reklamlar

BERF62 ve gülveşeker bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.01.13   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


DİSK ve KESK Genel Başkanları :
AKP’NİN PROJESİ DİKTATÖRLÜKTÜR!
!






YURT gazetesinin başlattığı 'Başkanlık mı, diktatörlük mü?' tartışmasını, DİSK Genel Başkanı Erol Ekici ve KESK Genel Başkanı Lami Özgen yorumladılar.



Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel başkanı Erol Ekici, “Başbakan Erdoğan, bedenine sahip olduğu sistemin ruhunu da istemektedir!” dedi. Başbakan’ın kafasında; bireysel hakların ve hukukun fiilen ortadan kaldırıldığı ‘monolitik’ bir tahayyülün söz konusu olduğunu vurgulayan Ekici, “Ağzından dökülen sözcükler ve uygulamalar da bunu işaret etmektedir” diye konuştu


İstanbul Belediyesi Fen İşleri işçiliğinden DİSK Genel Başkanlığı’na yükselen Erol Ekici, AKP iktidarınca ‘oldubitti’ye getirilmek istenen başkanlık sistemini şöyle değerlendirdi:


İLK İPUCU KONYA KONUŞMASI



Öncelikle, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Konya’da yaptığı konuşmada, devlet içinde yürütme, yargı ve yasama arasındaki konsensüsü sağlayan erkler ayrılığından ‘şikâyet’ etmesinin, öngördüğü sistem hakkında esaslı bir ipucu verdiğini belirtelim.


YARGIYI ‘FETHEDEREK’ BAŞLADI


Bu ‘şikâyetin’ anlamı şudur: Tek adam otoritesinin tesis edilmesi konusunda ‘denetim’ mekanizmalarının daha şimdiden ortadan kaldırılması! Zira zaten, Kemalist ordunun üst kademelerinin toplu istifalarından önce 12 Eylül uzantılı YÖK, RTÜK, DGM, HSYK gibi tüm devlet kurumlarının, polisin, yargının ve yasamanın AKP tarafından ele geçirildiği, Özel Yetkili Mahkemelerin kurulduğu, devletin AKP’lileştirildiği bir süreç yaşandı. 12 Eylül Referandumu aldatmacasıyla yargının ‘fethedilerek’ yasama ile aynılaştığı, HSYK’nın ele geçirildikten sonra Yargıtay ve Danıştay’ın yeniden yapılandırıldığı, böylelikle hükümetin yürüttüğü siyasetin, örneğin özelleştirmeleri engelleyen güçlerin de devreden çıkarıldığı yine yaşadığımız gerçeklerdendir. Yani Başbakan, bedenine sahip olduğu bir sistemin ruhuna da sahip olmak istemektedir.



BAŞBAKAN NE DERSE O!



Esas itibariyle Başbakan’ın kafasında şekillenen yönetim biçiminin, bizim anladığımız manada bir başkanlık sistemiyle herhangi bir alakasının olmadığını, AKP’nin son kongresinde de görmüş olduk. Yürütmede tek yetkinin ve belirleyici gücün Tayyip Erdoğan’da toplandığı, yargının siyasi icraatlarını denetlemediği ve kendi buyruğunu daha fazla yerine getirdiği, bireysel hakların ve hukukun fiilen ortadan kaldırıldığı ‘monolitik’ bir tahayyül söz konusudur Başbakan’ın kafasında. Ağzından dökülen sözcükler ve uygulamalar da bunu işaret etmektedir.


ESİN KAYNAĞI HİTLER!


Bu isteğin Türkiye’yi sürükleyip getireceği yer Hitler Almanya’sı olacaktır. 1933’te iktidar olduktan sonra Almanya parlamentosu Reichstag’ı muhalefetsiz bir Meclis haline getiren Hitler’in ilk icraatlarından biri, cumhurbaşkanına anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalatması ve ardından da Nazi Partisi ve milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınlarını ve seçim çalışmalarını durdurup, Komünist Partisi’nin parlamentodaki 181 milletvekili ile parti ileri gelenlerini tutuklatması olmuştur. Ve Hitler 1934 yılında devlet başkanlığını ilan etmiştir! AKP’nin muhaliflerine karşı sergilediği baskı, sindirme ve izolasyon yöntemleri, Başbakan’ın denetimsiz kalma arzusuyla birleştirildiğinde, adına ‘başkanlık’ denilerek Türkiye’ye getirmek istedikleri sistemin ‘esin kaynağı’nın neresi olduğu açıkça gözükmektedir.


BİRLEŞİK MÜCADEE HATTI



Türkiye’de demokrasi güçleri, enteresan bir şekilde benzerlik gösteren bu paralel gelişmelere ve tarihin bir trajedi olarak tekerrür etme riskine karşı yeni bir ‘Reichstag Yangını’na karşı önlemlerini şimdiden almasalar bile; AKP’nin Türkiye’de politik operasyonları sonucunda eski rejimi tasfiye edip, onun yerine büyük ölçüde ikame ettiği, dinsel bir örtü altında bu yeni tipte baskıcı/otoriter sermaye düzenine karşı birleşik bir mücadele hattını acilen hayata geçirmek zorundadırlar.


BASKI POLİTİKASI ARTACAK



Devleti dönüştürerek gücünü ve etkinliğini artıran siyasi iktidarın, ucuz işgücüne dayalı büyüme modelinin devamını sağlamak için oluşturulmuş orta vadeli ekonomik planına ve yoğun emek sömürüsüne yol açan; kayıt dışı, kuralsız, güvencesiz, taşeron çalıştırma ve diğer esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması gibi emek karşıtı politikalarını uygulamak için, baskı politikalarını daha da artıracağına kuşku yoktur. Böyle bir programın uygulanması, temel demokratik hakların ve özgürlüklerin tamamen yok edilmesini de gündeme getirecektir.


LAMİ ÖZGEN: YETKİLİ CUMHURBAŞKANI OLMAYI HEDEFLİYOR



Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Lami Özgen, AKP’nin dayattığı başkanlık sistemini için değerlendirmesi :


İHTİYACI KARŞILAMAZ

Türkiye’nin idari ve siyasi yapılanmasının toplumsal ihtiyaçları karşılayacak, demokratik ve özgürlükçü toplum modelini geliştirecek ve Avrupa demokrasi normlarını hedefleyen bir sisteme ihtiyacı vardır. Bu bağlamda bugün başbakan tarafından Türkiye’de tartışmaya açılmaya çalışılan, demokratik niteliklerden kopuk başkanlık sisteminin bu ihtiyaca cevap verebileceğini söylemek mümkün değildir.


SİHİRLİ ANAHTAR DEĞİL



Tarihsel olarak temel sorunlarını demokratik yollarla çözemeyen Türkiye için başkanlık sistemi elbette sihirli anahtar değildir. Başta Kürt sorunu olmak üzere, Alevi, azınlıklar, kadın, çevre sorunu gibi onlarca temel sorunun çözümsüzlüğü orta yerde duruyor. Bu sorunlar çoğulcu ve katılımcı sistemlerde çözüme kavuşur. Burada temel sorun demokratik ve özgürlükçü anayasa sorunudur.


TEKÇİ OTORİTER YÖNETİM

AKP mevcut anayasa ve sistem içinde ‘tekçi otoriter yönetim’ anlayışını hayata geçirerek tüm muhalif kesimleri, demokrasi güçlerini baskı altına alarak sindirmektedir. Buna rağmen mevcut sistemi özellikle yargıyı kendi yapmak istedikleri karşısında bir engel olarak görmektedir. Oysa 12 Eylül askeri faşist darbesinin ürünü tüm kurumların bugün AKP iktidarının hizmetine sunulacak bir biçimde dönüştürüldüğünü hepimiz biliyoruz. Yine özellikle 12 Eylül 2010 Anayasa referandumu sonucunda yargının da büyük ölçüde AKP iktidarının ihtiyaçlarına göre şekillendirildiği ortada.


YARGI DÜZENLEMESİ YETMEDİ



Bizzat başbakanın “Yargıya gerekeni söyledik, yapacaklar” sözleri, aslında yürütme ile yargının ilişkisinin bugün geldiği boyutu tartışmaya yer bırakmayacak biçimde gözler önüne seriyor. Ancak AKP iktidarı bunlarla da yetinmiyor. Kendince devlet ve toplum hayatını yukardan aşağıya doğru yeniden düzenlemek istiyor. Tüm gücü kuvvetler birliği çerçevesinde tekleştirmek, tek kişiye dayalı yönetim modelini hâkim kılmak beraberinde birçok tehlikeyi de barındırmaktadır.


ÖZEL YETKİLİ CUMHURBAŞKANI



Aslında başkanlık sisteminin öne çıkarılması Cumhurbaşkanı olmak isteyen Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı makamına yetkisiz biri olarak oturmak istememesi, yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanlık görevini istemesinden kaynaklanmaktadır.



(Yurt Gazetesi)


kırmızı haber


foruma üye olduğum günden beri yazıyorum,

akp türkiyede faşist diktatörlügünü resmen olmasada fiilen ilan etmiştir
.
Sponsor Reklamlar

gülveşeker bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.01.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Hrant Dink anmaları başlıyor...

Hrant Dink ölüm yıldönümü nedneiyle 12-19 Ocak arasınd açeşitli etkinliklerle anılacak. 19 Ocak günü ise Şişli meydanından başlayıp AGOS’un önüne bir yürüyüş yapılacak.

Etkinlikle riçin "Buradayız Ahbarig" adıyla açılan internet sitesi ziyaret edilebillir: http://buradayizahparig.net/


alıntı kırmızı haber



BARIŞIN çiçegi HIRANTI özlemle anıyoruz.
Sponsor Reklamlar

BERF62 ve gülveşeker bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.01.13   #5
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Bilgeyol can sen harikasın. İş yoğunluğundan etkinlikleri takip edemiyordum. Listeme aldım.Paylaşıma devam
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve gülveşeker bunu beğendiler.
BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.13   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


YÖK Alevi ve Solcu Olmayı Soruşturma Nedeni Saymış



Ergenekon davasından tutuklanan Malatya Üniversitesi’nin sevilen rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu hakkında annesi Alevi olduğu, Alevileri işe aldığı gerekçesiyle soruşturma yapıldığı ortaya çıktı. Üstelik, ihbar mektubundaki tüm iddiaların asılsız çıkmasına karşın AKP’nin atadığı YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın kapanan bir dosyayı yıllar sonra ikinci kez açarak soruşturma başlattığı belirlendi.

Sosyalist hacker grubu RedHack, ele geçirdiği YÖK belgelerinden birini de dün gece yayınladı. YÖK’ün Malatya Üniversitesi’nin Ergenekon davasında tutuklanan rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’na ilişkin soruşturma belgesi tam bir mezhepçilik belgesi.

Belgelere göre; Ali Kaynak adlı bir kişi 2005 yılında Adalet Bakanlığı’na yazım hatalarıyla dolu soyut iddialar içeren bir ihbar mektubu göndererek, Hilmioğlu’nun anne tarafından Alevi olduğu; Alevi aşırı solcu ve bölücü insanları göreve getirdiği iddia edildi. Mektupta, birçok öğretim üyesine de suçlamalarda bulunuldu.

İHBARCI ORTADA YOK

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, mektubu, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndererek, soruşturma açılmasını istedi. Malatya Cumhuriyet Savcılığı 2005’te inceleme başlattı, ancak mektupta yer alan adreste yapılan araştırma sonunda adres tutarsız çıktı. Adres olarak gösterilen mahallede yapılan araştırmada yörede Ali Kaynak diye birinin olmadığı da belirlendi. Muhtarlık kayıtlarından Ali Kaynak diye birinin kaydı da çıkmadı.

Savcılık bunun üzerine, rektör ve öğretim üyeleri hakkında soruşturma yetkisinin olmadığını belirterek, görevsizlik kararı verdi; soruşturmayı yapmak üzere dosyayı YÖK Başkanlığı’na gönderdi. Dönemin YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, Alevilik suçlamasını ciddiye almadı ve öğretim üyeleri hakkındaki iddialar için dosyayı Hilmioğlu’na göndererek, soruşturma yaptırmasını istedi. Hilmioğlu, soruşturma açtırdı ve mektupta yer alan iddiaların hiçbiri doğru çıkmadı. YÖK bunun üzerine takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı.

YÖK ASILSIZ İDDİAYI 5 YIL SONRA YENİDEN SORUŞTURDU

Ancak AKP Hükümeti, 2007 yılında YÖK Başkanlığı’na Yusuf Ziya Özcan’ı getirdi. Özcan, göreve geldikten ve bu arada Hilmioğlu Ergenekon soruşturmaları kapsamında tutuklandıktan sonra 2010 yılında, daha önce sahte çıkan ve YÖK’ün takipsizlik vererek kapattığı dosyayı yeniden açtı. Özcan, YÖK Denetleme Kurulu’na soruşturma emri verdi.

Özcan’ın soruşturma emrinde, açıkça mezhepçilik yapılıyor. Sanki Türkiye’de Alevi olmak, Alevileri işe almak suçmuş gibi Hilmioğlu’nun “Anne tarafından Alevi olduğunu, Alevileri işe aldığını” söyleyerek hem bunun hem de diğer iddiaların soruşturulmasını istedi.

YÖK Denetim Kurulu’nun atadığı iki öğretim üyesinin yaptığı soruşturma sonunda, sahte isimli mektupta yer alan iddiaların hiçbiri doğru çıkmadı. İki öğretim üyesi, soruşturma açılmasına gerek olmadığı belirtildi.

HİLMİOĞLU KARACİĞER KANSERİ

İnönü Üniversitesi eski Rektörü Fatih Hilmioğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında 13 Nisan 2009′da gözaltına alınmıştı. Hilmioğlu, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Fatih Hilmioğlu, 1370 gündür tutuklu olarak cezaevinde.
Dört yıldır Silivri hapishanesinde tutuklu bulunan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu bir süredir karaciğer kanseriyle mücadele ediyor. Onbeş yıldır siroz hastası olan Hilmioğlu'nun karaciğer hastalığı çok ileri bir aşamaya gelmiş.

Doktor raporlarına göre yatak tedavisi görmesi gerekirken sürekli cezaevi ve hastane arasında gidip geliyor. Şayet Prof. Fatih Hilmioğlu serbest bırakılmazsa zaten ilerlemiş olan hastalığı yaşamsal tehdit boyutuna taşınacaktır.

KızılYıldız.org

kırmızı haber

BU ÜLKEDE ALEVİ OLAMAK BEDEL ÖDEMEKTİR,

PİRSULTAN VE NESİMİ GİBİ.
Sponsor Reklamlar

gülveşeker bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


'Haksız Kazanç'a takipsizlik



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, belgelerinde yer alan Başbakan Erdoğan'ın, "haksız kazanç elde ettiği ve İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu" iddialarına takipsizlik kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Wikileaks belgelerinde yer alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, “haksız kazanç elde ettiği ve İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu” iddialarına ilişkin incelemede takipsizlik kararı verdi.

Dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman tarafından, ABD Dışişleri Bakanlığı'na yazıldığı ileri sürülen ve Wikileaks'te belgeleri arasında bulunan Başbakan Erdoğan'ın, “İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu, bazı özelleştirmelerden çıkar sağladığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki 7 ayrı yolsuzluk davasının kapatıldığı, haksız mal edindiği” gibi iddialar yer almıştı.

Söz konusu belgeler üzerine, Halkın Kurtuluşu Partisi tarafından, 3 Aralık 2010'da, Erdoğan hakkında yapılan şikayeti inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Bürosu, iddialara takipsizlik kararı verdi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME YAPILAMADI
İddiaların üç bölüm halinde değerlendirildiği kararda, Erdoğan'ın başbakanlık yaptığı döneme ilişkin iddiaları soruşturma yetkisinin, Anayasa'nın 100. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 107. maddesine göre TBMM'de olduğu, bu nedenle işin esasına girilerek hukuki değerlendirme yapılamadığı vurgulandı.

SORUŞTURMA YAPILMADI
Erdoğan'ın, başbakan olmadan önce 10 Eylül 2001'de “hukuka aykırı servet edindiği” iddialarına ilişkin, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin “beraat” kararı verdiği hatırlatılan kararda, kesinleşmiş mahkeme kararı nedeniyle bu iddiayla ilgili de soruşturma yapılmadığı ifade edildi.
Kararda, iddialara ilişkin, 10 Eylül 2001'den, Erdoğan'ın başbakan olduğu 15 Mart 2003'e kadar geçen sürenin, soruşturmaya konu edilmesi kanaatine varıldığı belirtildi.

SAVCININ DEĞERLENDİRMESİ
“www.wikileaks.com” adlı internet sitesinin ve buradaki yazıların, Türkçe'ye çevrilerek incelendiği bildirilen kararda, belgelerin ortaya çıkmasının ardından, ABD tarafından yayını durdurulan sitenin, İsviçre'de gizli bir yerden, belirlenemeyen sunucular aracılığıyla yayınına devam ettiği kaydedildi.

'GERÇEK OLUP OLMADIĞINI BELİRLEMEK MÜMKÜN DEĞİL'
Yayımlanan belgelerin, yazışmalarda kullanılan belgeler olup olmadığı ve kişilerin gerçekte bu sözleri söyleyip söylemediğinin belirlenmesinin mümkün olmadığının altı çizilen kararda, şu değerlendirme yapıldı:
“Devletler arası ilişkilerde, her devlet, kendi diplomatik çıkarları açısından, gerçekleşen olayları ülkesinin çıkarına en çok yarayacak şekilde dizayn edilmesi ve sonuçlanması için uğraş vermektedir. Diplomatik misyon görevlileri veya gizli görevliler, bulundukları ülkede gerçekleşen her türlü olayı, değerlendirilmek üzere kendi ülkesinin başta dışişleri bakanlığı olmak üzere çeşitli devlet kurumlarına ve hatta sivil düşünce kuruluşlarına göndermektedir.
Kamusal ve özel hayatları önem atfettiği değerlendirilen muhatap ülkenin üst düzey devlet yöneticileri, başta parlamenterler olmak üzere siyasiler, ulusal ya da uluslararası alanda söz ve davranışları ile gündem yaratabilecek siyasi veya medyatik şahıslar ile üçüncü ülkelerde faaliyet gösteren konuşmacı, sanatçı, sporcu ve benzeri kişilerin hem kamusal hem de özel hayatları, çeşitli şekillerde izlenip değerlendirilerek, ülkelerin menfaatleri açısından merkezlere iletmektedir.”

Diplomaside, bu tür değerlendirmelerin “dedikodu” bile olsa devletlerin merkezlerine iletilerek bir havuzda toplandığı anlatılan kararda, elde edilen bilgilerin, ülkelerin siyasetine ve ekonomisine yön verme amacıyla zaman zaman kullanıldığı savunuldu.

Kararda, bu tür faaliyetlerin, diplomasinin genel kuralları açısından Türkiye tarafından da yürütüldüğünün kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.


'DELİL DEĞERİ YOK DENECEK KADAR AZ'
Yayımlanan belgelerin, diplomatik nitelikte olduğu kabul edilse bile, objektif bilgi ve belgelerle doğrulanmadıkça, ceza hukukunda ispat açısından delil değerinin yok denecek kadar az olduğu savunulan kararda, “Delillerle doğrulanmayan, sübjektif değer yargıları veya dedikodu malzemesi niteliğinde olabilecek belgelere, delil değeri verilmesi; sanal ortamda devletler hukuku açısından, bir ülkenin iç işlerine müdahale niteliğinde o ülkedeki siyaseti, ekonomiyi hatta bağımsızlığı doğrudan etkileyebilecek nitelikte bulunan rakip devletlerin faaliyetlerine gerekenden fazla değer verilmesi, evrensel hukuk ilkeleri açısından kabul edilemez sonuçlara yol açabilir” denildi.

ABD YALANLAMADI
Wikileaks'teki belgelerin, ABD Büyükelçiliği yetkililerince, bağlantıda oldukları kişilerden aldıkları duyum ve yorumlara, kendi yorumlarını da katarak, ABD Dışişleri Bakanlığı'na gönderilmek üzere düzenlendiğinin görüldüğü belirtilen kararda, şunlar kaydedildi:
“Yayımlanan belgelerin gerçekten kendilerine ait olup olmadığı konusunda belgelerin tamamına dönük açık bir yalanlama yapmamışlardır. Ayrıca, yayımlanan belgelerde bazı devletlerin aleyhinde hiçbir değerlendirmede bulunulmaması dikkat çekicidir. Bu belgelerin hiçbiri ceza hukukunda delil değeri açısından ıslak imzalı belge niteliğinde bulunmamaktadır. Herhangi bir kişi tarafından uydurularak yazılma ihtimali de en az gerçekliği kadar mümkündür.”

‘ABDÜLLATİF ŞENER İHBARDA BULUNMADI’
Erdoğan'dan şikayetçi olanların, Wikileaks'te yer alan iddiaların dışında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na somut herhangi bir belge ya da bilgi ibraz etmediği ifade edilen kararda, delil olarak dosyaya siyasetçilerin yaptığı değerlendirmelerin sunulduğu, ancak bunların yeterli görülmediği belirtildi.

DİNLENMESİNE GEREK DUYULMADI
Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in, “Bakanlığı niye bıraktığımın yanıtı Wikileaks belgelerinde” şeklindeki beyanının dosyaya delil olarak sunulduğu ve dinlenmesinin istendiği hatırlatılan kararda, “Adı geçen kişi (Şener) tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığımıza ya da başka resmi kurumlara iddia edilen yolsuzluklar konusunda, siyasi nitelikte genel değerlendirmelerin dışında herhangi bir ihbar, bilgi ve belge ibrazı yapılmadı. Bu nedenle dinlenmesine gerek duyulmadı” bilgisi yer aldı.

İSVİÇRE MAKAMLARINA YAZI YAZILMADI
İsviçre makamlarına yazı yazılarak servet araştırması yapılması yönündeki taleplerin, Erdoğan'ın başbakanlık dönemini kapsadığından dikkate alınmadığı kaydedilen kararda, iddialara ilişkin sübjektif, diplomatik amaçlarla manipülasyonlara açık şekilde düzenlenebilen belgelerin dışında hiçbir delil bulunmadığı kaydedildi.

Başbakanlık dönemindeki iddialarla ilgili soruşturma yetkisinin TBMM'de olmasından Erdoğan hakkında “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar veren savcılık, diğer iddialarla ilgili de “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Kaynak-BirGün

başbakan ve bakanlar hakkındaki dosyalara

takipsizlik kararı vermek,

yargının ve hukukun şamar oğlanına döndüğünü gösterir,

ülkemizde hukukun olmadığını gösteren birkarar utanç verici.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.13   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Ayıptır, günahtır, zulümdür



RedHack’ın birkaç gün önce yayınladığı belgelerden birinde sahte imzalı ve yalanlarla dolu bir ihbar mektubunun bir insanın hayatını nasıl kararttığını gördük. İki sayfalık bir ihbar mektubu… İnsan olanın okuduğunda utanacağı cinsten bir mektup…

“Sayın İlgili makamlara.
İnönü üniversitesi rektörü fatih hilmioğlu ile ilgili ihbarlardır.
Kendisinin ana tarfıda alevi olan rektör bey yıllardır alevi, aşırı solcu, bölücü insanları göreve getirmiş ve özellikle onlara kadro veriliyi diğerlerine adeta zorda kalmadıkça hiçbirşey verilmiyi. Yapılacak gizli ve basit bir incelemeynen bilen bu ortaya çıkacaktır. Şu anda Malatya kendinin yaptığı bu yanlış uygulamalarnan sallanyı. Yaptıklarından şunlardır. Üniversitede makamlar başarı ve devlet yararı gözetilmeden siyasi bir kadrolaşmaya dağıtılıyı” diye başlayan ve hiçbir belgesi olmayan bir ihbar başvurusu. Yukarıdaki “Türkçe gibi” bir Türkçeyle yazılmış, ne bir eksik, ne bir fazla, iki sayfalık bu gayri ciddi “ihbarname”de rektörün izinsiz ve ihalesiz bir adet “pinpon masası” aldırdığı bile var…

Bırakınız bir hakimi, bir hukukçuyu, okuma yazması olan sıradan bir vatandaş bile bu ihbar mektubunu okusa kesinlikle ciddiye almaz. Ancak ne yazık ki böyle olmuyor. “Malatyalı Esnaflar namı hesabına Ali Kaynak” imzasıyla yazılmış bu ihbar mektubu “TC Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü” tarafından her ne hikmetse hemen ciddiye alınıyor…

İnsanlığa karşı işlenmiş katliam davalarının zamanaşımına uğramasını “milletimize hayırlı olsun” diye karşılayanlar anlaşılan o ki; İhbarın başında rektörün “ana tarafından Alevi olması” vurgusunu hemen ciddiye almışlar. Nasıl almasınlar; anası Alevi olan rektör (!), üstelik bu özelliğinden dolayı “Alevileri, aşırı solcuları ve bölücüleri” işe alıyormuş!

* * *

24 Kasım 2005 tarihinde Adalet Bakanı adına Genel Müdür Yardımcısı Hakim Tevfik Köksal imzasıyla ve “kanuni gereğinin taktir ve ifasıyla yapılan işlem sonucunun müştekiye bildirilmesini rica ederim” yazısıyla durum Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na bildiriliyor.

Ve bu gayri ciddi ihbar mektubu elden ele, mahkemeden mahkemeye dolaşmaya başlıyor. Bu mektuptan hareket eden “adalet temsilcileri” İnönü Üniversitesi’ni “bir eğitim, kültür ve sağlık vahasına dönüştüren, ciddi bir organ nakil merkezi kuran, üniversite bünyesinde Türkiye’nin en büyük internet ağlarından birini oluşturan, üniversite kütüphanesi ve bir de senfoni orkestrası kuran” Rektör Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun hayatını karartıyorlar!

Hilmioğlu önce görevden alınıyor, sonra 13 Nisan 2009’da Ergenekon davası kapsamında “darbeye teşvik” iddiasıyla gözaltına alınıyor, 19 Nisan 2009’da tutuklanıyor. O tarihten bu yana tutuklu. Ancak bu arada oğlunu bir trafik kazasında yitiriyor, kendisi de cezaevinde karaciğer hastası oluyor… Tam bir trajedi!

Durun bitmedi! Ali Kaynak takma adıyla yazılan ihbar mektubunu ciddiye alanlar, böyle bir ismin sahte olduğuna tam 7 yıl sonra 21 Şubat 2012 tarihinde karar veriyorlar. Çünkü, Hilmioğlu bir yandan Ergenekon davasında yargılanırken, diğer yandan “Türkiye Cumhuriyeti” amblemli koca “Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu” davayı takip ediyor. RedHack’ın yayınladığı belgelerden anlıyoruz ki, bu takip 21 Şubat 2012 tarihinde yazılan bir raporla sona eriyor. Bu arada 7 yılda tam 260 sayfalık bir yazışma trafiği oluşuyor. Koca bir dosya! Sonra? Bu “dosyayı” nihayet inceleyen “Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu” hem Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu için, hem de diğer hocalar için “Men-i muhakeme” kararı veriyorlar. Yani hoca hakkında “muhakemeye lüzum görmeyip ihbar mektubundaki iddiaları reddediyorlar.” Ne zaman tam 7 yıl sonra!

Bu arada hocanın görevden alınmış olmasının, hapiste sağlığını yitirmiş olmasının, üstelik bu arada oğlunu da bir kazada kaybetmiş olmasının ne önemi var! Önemli olan iktidarın nimetlerinden yararlanarak her gün biraz daha güçlenenler!

Hocanın yaşadığının trajik olması, büyük bir vicdansızlığı ve adaletsizliği göstermesi, katıksız bir utanç belgesi olması kimin umurunda…

Fatih Hilmioğlu hocaya bunu reva görenler hapishanede hastalanan hocanın tedavi olmasını da onu hapishanede tutarak fiili olarak engelliyorlar! “Fatih Hilmioğlu’na özgürlük” taleplerini duymazlıktan geliyorlar! Ayıptır, günahtır, zulümdür!

* * *

Hilmioğlu hocaya bunu reva görenlerin, “Şiilere cehennemi işaret eden” kendi “hocalarını” ise nasıl koruyup kolladıklarını ve nasıl “parlattıklarını” da pazartesi günü yazacağım…

Yurt Gazetesi


kırmızı haber


ülkemiz çok karanlık bir ortama doğru hızla ilerliyor,

karanlıklar zifirileşmeden bir şey yapmalı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.13   #9
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Bahçeli'den Zehir Zemberek Sözler
milliyetçi NEFRET zehiri kustu...
Ne istiyor MHP ? Kırk yıl daha savaşmak ve daha on binlerce insanın bir kere daha ölmesi mi?

"... Şimdi uç noktalardaki “ulusalcı” ve “milliyetçi” çevreler dışında herkesi “çözüm” noktasında birleştirmiştir. Görüşmeleri, “Amerika’nın oyunu”, “hükümetin teslimiyetçi politikalarının zararlı sonucu”, “şehit ve gazilerin hatırasına ihanet” gibi göstermek isteyenlerin tam olarak ne istedikleri belli değildir. Kırk yıl daha savaşmak ve daha on binlerce insanın bir kere daha ölmesi mi?
Bundan başka bir cevap çok mümkün görünmüyor" Aydın Çubukçu
http://www.evrensel.net/

MHP, ülkesinde ve dünyada, Kendi gibi olmayan toplumları öteki dilleri, inançlari, renkleri hakir gören asağılayan kendine kul köle hizmetçi gören , hırslarına kapılmıs çok Böbürlenen kibirlenen kendinden olmayanlara milliyetçi NEFRET zehiri kustu.

http://www.haberler.com/bahceli-den-...244612-haberi/
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.13   #10
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


12 eylül darbesi öncesindede,

mhp e bu gün akp nin yaptığı yalamalığı yapıyordu abd emperyalizmine,


maraş ve çorum katliamlarında abd nin uşaklığını kim yaptı,

bu günkü iktidarın başa gelmesinde mhp nin çok büyük sorumluluğu vardır,

abd emperyalimi o gün mhp nin ırkcılığını,

bu günde akp nin din tüccarlığını kullanıyor.
Sponsor Reklamlar

BERF62 bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 10 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 10 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2