Sponsor Reklamlar


PİRYOLU Bağımsız haberleri.

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 04.04.14   #2361
renk
renk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1.677
Rep Puani : 80
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


İran'da bir yılda 25 kadın idam edildi

02.04.2014

İran'da bir yıl içerisinde en az 25 kadın idam edildi. Kaynaklar, devlet destekli yayın organlarında geçen bu rakamların gerçekte daha yüksek olabileceğini iddia ediyor. Resmi kayıtlara göre İran'da geçtiğimiz yıl içinde 700'e yakın tutuklu idam edildi.

İnsan hakları örgütlerinin idam sayısındaki artışa dikkat çektiği İran'da 2013'ün Mart ayından bu yıl 20 Mart'a kadar idam edilen kadın sayısının en az 25 olduğu açıklandı. İran hükümetine yakın basın organlarında çıkan haberlerden derlenen rakamlardan çıkartılan bu sonucun gerçekte daha yüksek olduğu ifade edildi.

En fazla kadın idamının ise İran'ın batısında yer alan Urmiye kentinde gerçekleştirildiği belirtildi. İdam edilen kadınlar hakkında isnat edilen suçlarda ise başı uyuşturucu suçlamaları çekerken, idam edilen kadınların bir kısmının ise ne ile suçlandığı bilinmiyor.

2013 İran için idam yılı oldu

İran İnsan Hakları Derneği 2013 insan hakları yıllık raporuna göre idamların arttığı İran'da, pek çok kişinin idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi. Rapora göre 2013'te en az 687 idam kaydedildi. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 16 artışa denk geliyor. İnfazların sadece yüzde 56'sı (388) resmi makamlar tarafından açıklanırken, idam cezalarının yüzde 68'i (458) HasanRuhani'nin seçilmesinden sonra infaz edildi. Bu idamlardan 58'i açık alanlarda yapıldı. 21 farklı cezaevinde tespit edilen 299 idam cezası infazı resmi kaynaklar tarafından açıklanmadı. Bu infazların çoğu ya gizlice yapıldı ya da basına yansımadı.

DİHA
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir."

Thomas Paine
renk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.04.14   #2362
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


AGIRÎ AKP’YE DİRENECEK


HABER MERKEZİ
Güncellenme : 05.04.2014 04:36
Kürdistan’da halk iradesini kabullenmeyen AKP, devlet gücüne dayanarak açık gasp ve el koyma politikaları yürütüyor.

AKP’nin sonuçları hileyle değiştirmek istediği Agirî’de, Başsavcılık tarafından verilen kararla kente girişler yasaklandı.

AKP MÜDAHALE EDİYOR

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik’in ‘sonuç değişebilir’ diyerek açıkça müdahalede bulunduğu Agirî’de seçim sonucuna 15’inci kez itiraz eden AKP, bir haftadır seçim sonucunu değiştirmek istiyor. İlçe Seçim Kurulu’nun reddine rağmen İl Seçim Kurulu’nun kararıyla oylar yeniden sayılıyor.

AGIRÎ KUŞATMA ALTINDA

Polis ve asker ablukasında olan kentte bulunan BDP Agirî milletvekili Halil Aksoy, oy pusulalarınının değiştirilmek istendiğine dikkat çekerek “Radikal demokratik tepkileri ortaya koymak gerekir” dedi. BDP Mûş Milletvekili Demir Çelik de seçim sonuçlarının değiştirilmek istendiği uyarısı yaptı.

Seçim bitti AKP’nin zorbalığı bitmedi!

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik’in “Sonuç değişebilir” dediği Agirî’de (Ağrı) seçim sonuçlarına, AKP’nin 15’inci itirazı sonucu oylar yeniden sayılmaya başlandı. Sandıkta kaybeden AKP, halkın iradesini yok sayarak vesayeti altına aldığı yargının yardımı ve sokaklarda polisin zor ve baskısı ile sonucu değiştirmek istiyor. 14 kez sadıkta BDP’nin birinci parti çıkmasına rağmen ısrarından vazgeçmeyen AKP’nin, seçim kurulu güvenliğinde olan oyları “değiştirmiş” ihtimalini gündeme getirdi. Merkez İlçe Seçim Kurulu’nun reddetmesine rağmen Ağrı İl Seçim Kurulu, Ağrı Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis Üyeliği seçiminde kullanılan tüm oy pusulalarının yeniden sayılmasına karar verdi. 6 gündür seçim sonucunu değiştirmeye uğraşan AKP, önceki gün Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim İsmail Gülenç’i izne çıkarıp, yerine hakim Mehmet Selim Karakuzu getirerek; sonuçları bu şekilde değiştirmek istedi.

Önce hakim değiştirildi

Agirî’de BDP’nin seçimi kazanmasının ardından AKP’nin itirazı üzerine YSK’ye gönderilen “oyların yeniden sayılması” itirazı, dün İl Seçim Kurulu’na iade edilmiş, Seçim Kurulu itirazı oy çokluğuyla reddetmişti. BDP, milletvekili Halil Aksoy, Demir Çelik ve Erol Dora’dan oluşan bir heyeti kente gönderirken, sokaklar polis ablukasına alındı. BDP heyeti Ağri İl Seçim Kurulu daha önce ihsası reyde bulunduğundan, kuruldaki tüm hakimler için reddi hakim talebinde bulundu.

12 Eylül yasaları uygulanıyor

Adliyenin bulunduğu mıntıkanın tamamen asker ve polis ablukasına alındığı kentte, 12 Eylül’ün sokağa çıkma yasağına benzer uygulamalar yaşanıyor. Günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz olan halk, sokağa çıktığında polis aramalarında ve sokak ortası sorgulamalarına maruz kalıyor. Kentte farklı illerden uçaklarla polis taşındığı bilgisi gelirken, yedek güvenlik gücü olarak da jandarma sokaklarda hazır bekletiliyor. Şehir adeta bir kuşatma altına alınmış vaziyette.

OHAL pratiği

Kentte halkın iradesini gaspetmek isteyen hükümet, OHAL dönemi numaralarına sarılarak savcı ve polisi devreye soktu. Ağrı’ya savcılık kararıyla girişler yasaklandı. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kararla, ilçeler dahil kente kimse giremiyor. Sandığa sahip çıkanlara destek için Bazid (Doğubayazıt) ilçesinden gelen yurttaşların araçları da kent girişinde durduruldu.

Oy pusulaları değiştirildi mi?

Kentte bulunan BDP Agirî Milletvekili Halil Aksoy, halkın endişe ve tedirginlik içinde olduğunu ifade ederek, “Hepimizin ve halkın endişesi var acaba oy pusulaları değiştirildi mi diye. Elimizde tutanaklar var geçmişe dair. Islak imzalı ve mühürlü zarflar elimizde. Zaten ilk günlerde bu tutanaklardan kurtulmak için saldırdılar ama arkadaşlarımız o tutanakları korudu. Yeniden sayım için hazırlık yapılıyor” dedi. BDP’nin en yüksek oyu alan parti olmasına rağmen kurulda bir temsilcisi olmadığını belirten Aksoy, yeniden sayımda bir usulsüzlük olmaması için avukatların ve 3 milletvekilinin sayım esnasında kurulda olacağını söyledi. Halkı tepkisini ortaya koymaya çağıran Aksoy, “İnsanlarımızın radikal demokratik tepkilerini ortaya koyması en doğal haklarıdır. Bu tepkilerini dile getirmelerini bekliyoruz” diye konuştu.

‘Müdahaleden kuşkulanıyoruz’

Seçim Kurulu güvenliğinde olan oy pusulaların değiştirilmiş olabilme ihtimalini değerlendiren BDP Mûş Milletvekili Demir Çelik, AKP’nin seçim sonucunu değiştirmeye dönük hamleler yaptığını belirtti. “6 gündür idarenin tasarrufunda, güvenliğinde olan sandıklara birileri girmiş olacak, müdahale etmiş olacak ki AKP bu kadar kendinden emin şekilde itirazlarını üst üste yapıyor. Bu manada da işi hukuk dışına taşıyarak oranın sonucunu halka rağmen halk aleyhine sonuçlandırmış olacak. Bunun başka izahatı yok. Yargının yürütmenin vesayeti altına girdiği Türkiye’de bundan daha absürt durumun olmayacağı açıktır” dedi. Çelik, “AKP’nin geçmiş seçimlerde sıkça övündüğü ‘Kürdistan’da birinci partiyiz’ iddiası tuz buz oldu. Bu gerçeği kabullenmesi gerekiyor. Kürdistan’da halk Demokratik Özerkliği onaylamıştır” diye konuştu.

İşgal ve soykırım saldırısıdır

“Halk, serhildanları yükselterek, AKP’nin oyunlarını boş çıkarmalıdır” açıklaması yapan Kürdistan Halk İnisiyatifi, devamla şöyle dedi: “AKP devleti ve tüm düzen partileri Kürt halkının iradesini kırmayı hedefleyen tam bir işgal ve soykırım niteliğindeki saldırılarını ısrarla sürdürmektedir. Kürdistan’da uygulanan; sömürgecilik hukukudur.”

AKP entrikacı

Serhat Bölgesi’nin seçim başarısının hatırlatıldığı açıklamada, şöyle denildi: “AKP devleti bu nedenle tüm hile entrika ve zorbalığıyla Serhat’a yüklenmektedir. Hüseyin Çelik BDP’nin kazandığı Ağrı’da ‘sonuçlar değişebilir’ diyerek açıkça müdahale etmiştir. AKP tam on üç kere itiraz başvurusunda bulunmuştur. BDP’nin kazandığı belediyeleri zor ve hile yoluyla te tek almaya çalışmaktadırlar. TC. sömürgeciliği Serhat’a yönelik kirli ve özel politika uygulamaktadır. Ancak başta Ağrı olmak üzere Serhat halkı tarihte de görüldüğü gibi onurlu ve direnişçi bir halktır, sonuna kadar direnecektir.”

Direnişle cevap verelim

Halk inisiyatifi açıklamasında direniş çağrısı yaptı: “Devletin ve AKP’nin tüm bu saldırıları Kürt halkının demokratik özerklik iradesini kırmaya yöneliktir. Halkımız örgütlü olduğu her yerde güçlü serhildanlarla karşılık vermelidir. Serhildanları kapsamlı ve kararlı biçimde geliştirmek için bundan daha haklı ve meşru bir gerekçe olamaz. Seçimlerde sonuç alınıncaya kadar namuslu her Kürt yurtseveri ve dostları ayakta olmalıdır.”


GÜNDEM
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.04.14   #2363
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Hukuka saygısız


İletişim özgürlüğüne darbe olarak yorumlanan Twitter yasağının kaldırılmasına Erdoğan sinirlendi, ‘Karara saygı duymuyorum’ dedi. Cumhurbaşkanı Gül ise Erdoğan’ın aksine ‘Kararı alanları kutluyorum yorumunda bulundu


Başbakan Erdoğan, Türkiye’de iki hafta süren Twitter’a erişimin yasaklanması kararının Anayasa Mahkemesi’nce kaldırılmasına uyulduğunu, ancak bu karara saygı duymadığını ifade etti. Erdoğan, “Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu karara uymak durumundayız, onun için de uyduk. Ama saygı duymak zorunda değilim. Bu karara saygı duymuyorum” diye konuştu. Yasağın kaldırılmasıyla ilgili önceki akşam konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Erdoğan’ın tam tersi yönünde görüşlerini beyan etti. Kararı olumlu bulduğunu söyleyen Gül Anayasa Mahkemesi’nin doğru bir karar aldığını ifade etti.

ERDOĞAN HUKUKA KARŞI
Dün düzenlediği basın toplantısında Erdoğan’a, Amerika merkezli sosyal medya şirketi Twitter’a erişimin yasaklanması sonrası Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla ilgili görüşleri soruldu. Erdoğan karara saygı duymadığını şu sözlerle belirtti: “Niye saygı duymuyorum? Şu anda alınmış olan bu karar birincil mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüştür. Usul yönünden Anayasa Mahkemesi’nin bunu reddetmesi gerekirdi. İkincisi özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu ticari şirkettir. Bu ticari şirketin ortada bir ürünü vardır. Sadece Twitter değil, Youtube da Facebook da ticari şirkettir. Bunun ürününü alıp almamak herkesin serbest tasarrufundadır. Bunun özgürlükle falan alakası yok.”

TEMEL HAKLARI UNUTTU
Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Twitter kararının hukuki olmadığını da savundu. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, hukuk değildir. Hukuk başka bir şey, burada hukuki bir uygulama yok. Bir yasal uygulamayı maalesef usule de ters olarak ortaya koymuşlardır. Bunu milletimin takdirine bırakıyorum. Bu karar alınırken ne Amerika ne Fransa ne İspanya ne İngiltere bütün buralarda bu konularla ilgili verilmiş kararlar dahi göz önüne alınmamıştır. Nasıl karar alırlar, bunlara bakılmamıştır. Hemen alelacele, ne adına nasıl yapıldığını anlamak da mümkün değil. Böyle bir karar alınmıştır. Daha fazla da konuşmaya zaten gerek yok.”

‘KARARLA GURUR DUYDUM’
Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi kararını ve iletişim özgürlüğünü eleştiren görüşlerine karşın Cumhurbaşkanı Gül, kararı olumlu bulduğunu belirtti. Erdoğan ile Gül arasındaki farklı görüşler dikkat çekti. Gül’ün değerlendirmesi ise şöyleydi: Benim için sürpriz değil. Benim söylediğim şeylerdi. Yeni çıkan internet yasasının amacı zaten bütünü kapatmamak, sadece URL denilen o sayfayı kapatmaktı. Ama iki gereksiz müdahale oldu; onları düzeltmelerini istedim, düzelttiler. Önemli olan Anayasa Mahkemesi’nin oybirliği ile aldığı karar. Sonunda hukukun üstünlüğü bu memlekette ispatlanır. En yüce mahkeme, Anayasa Mahkemesi bir zamanlar siyasi kararlar verirdi.

‘BENİM ATADIKLARIM YAPTI’
Memnuniyetle görüyorum ki 17 üyenin 10’unu ben atadım, ikisini direkt atadım.17 üye, siyasi düşünceleri farklı, fakat bazı önemli kararlar oybirliği ile çıkıyor. Evrensel hukuku esas alarak karar veriyorlar. Bu, mahkemeye güveni artırır. Benim çok gurur duyduğum bir olaydır. Tutuklu milletvekilleri ve Başbuğ ile ilgili karar verilirken de böyle hareket ettiler. Sadece adaleti düşündüğünüzde, taraflara gözünüz kapalı olur ve böyle kararlar çıkar. Kuruma güven önemlidir.
***
Erdoğan’ı ‘aratmadı’
Konuyla ilgili Hükümet kanadından bir açıklama da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan geldi. Bozdağ da yasağın devam etmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan’a benzer biçimde konuşan Bozdağ Anayasa Mahkemesi’nin kararını eleştirdi. Bozdağ ‘Twitter, verilen kararları, Türkiye’nin egemenlik haklarını tanımazsa, Türkiye de mahkeme kararlarını, hukuku tanıtan bir adım atar. Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla, yasağın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu söyledi. Mahkeme kararı bağlayıcıdır. Elbette bu mahkeme kararını ilgili kurumlar yerine getirecektir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı en kısa zamanda yerine getirilmelidir’ diye konuştu.

‘İTİNAYLA YASAK SAVUNULUR’
Bozdağ konuşmasının devamında ise ‘Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar, TİB’in yaptığı uygulamanın ifade hürriyetiyle ilgili olduğunu ve ihlal olduğunu tespit eden ve bu çerçevede yapılan uygulamanın kaldırılmasını öngören bir karardır. TİB daha önce mahkemelerin verdiği kararların uygulanmasını Twitter’dan istedi. Ama Twitter bu mahkeme kararlarını uygulamadı. Twitter, Türkiye’nin hukukunu tanımayan bir aymazlık içerisinde. ABD’de, Almanya’da bir mahkeme karar verdiğinde bu karara hemen uyuyor. Ama Türkiye’nin mahkemeleri karar verdiği zaman, Twitter bu kararların gereğini yerine getirmedi. İnsanlar, kendileri adına sahte hesaplar açıldığını iddia ediyorlar, kişilik haklarının, özel hayatlarının yok edildiğini iddia ediyorlar ve mahkemelere gidiyorlar. Mahkemeler, lehlerine karar veriyor ama bu kararı uygulayamıyoruz’ ifadelerini kullandı.
***
KİM NE DEDİ?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu :Anayasa Mahkemesi’nin AİHM içtihatlarına uygun ve yol gösterici olan bu kararına sıfatı Başbakan olan bir siyasetçinin saygı duymadığını ifade etmesi kuvvetler ayrılığı ilkesine, demokrasiye, özgürlüklere de tahammülü ve saygısı olmadığının göstergesidir. Temel hak ve özgürlüklerin millisi-gayrımillisi olmaz. Özgürlükler ve insan hakları insanlık tarihinin ortak kazanımlarıdır. Anayasa Mahkemesi’nin hukuka ve insan haklarına uygun bu kararına ‘gayrımilli’ iddiasıyla karşı çıkmak da izaha muhtaç bir zihin karışıklığıdır. Tayyip Erdoğan’ın AYM kararına saygı duymadığını açıklaması ve bir AKP yetkilisinin AYM kararını “gayrimilli”olarak yorumlaması sonrasında Twitter kullanıcısı olan AKP’lilere düşen görev siyasi ve ahlaki olarak, sosyal medya platformu Twitter.com adresini kullanmamalarıdır

CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen: Bir mahkeme kararı nasıl milli ya da gayri milli olabilir. Bunu anlamakta çok güçlük çekiyoruz. Hele insan haklarıyla ilgili böyle bir konuda... İnsan hakları evrensel bir konudur. İnsan hakları milli ya da gayri milli olarak nitelendirilemez. Zaten yargı her zaman siyasi iktidarı frenleyen, sınırlarını çizen bir göreve, fonksiyona sahiptir.


Editör : Deniz Sarı
birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.04.14   #2364
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.




Alemi kör,
herkesi aptal sanıyorum



Ali Murat İrat | 05 Nisan 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Yazarlar



Ai Murat İrat / Geçen hafta demokrasi ve seçim üzerine fikirlerimi yazmıştım. Demokrasiye olan inançsızlığımı ve seçim yerine kura çekilmesi gerektiğini de belirtmiştim. Şimdi de seçimle ilgili bazı söyleyeceklerim var elbette. Bunları maddeler halinde yazıp başka bir şeye, geçmişte yazdığım bir yazıya dönmek istiyorum. Seçimle ilgili olarak, bana göre 1. AKP başarılıdır ancak bu başarının nedeni değişti. Eskiden kitlelerin AKP’yle buluşması büyük anlatıların kitleler tarafından sahiplenilmesi şeklindeydi ancak artık kitlelerle Tayyip Erdoğan’ın kişisel hikâyesi ve karizmasının buluşması şekline döndü. 2. Bu tarz bir siyasetin yumuşama olanağı olmadığı gibi doğası gereği gittikçe sertleşmesi de kaçınılmazdır. 3. AKP seçmeni değişen sınıf yapısıyla Kemalizm eleştirisini kavradığı yere doğru kendisi hızla savrulmaktadır. Yani kendileri Kemalizmde eleştirdikleri saiklere sıkı sıkı sarılan “Kemalist” bir parti haline gelmiştir. 4. Muhalefet (CHP ve MHP) başarısızdır ancak bu başarısız olma durumu öncelikle salt ne Kemalizm’le ne de kaba milliyetçilikle açıklanabilir. 5. Ancak hem CHP’nin Kemalizm anlayışı hem de MHP’nin muhafazakâr milliyetçiliği artık Türkiye siyasetini kucaklamamaktadır. 6. Muhafazakârlığın en önemli kaynaklarından birisi olan Kürt coğrafyasındaki seküler hareketle ve Kürt kimliğiyle olan temassızlığın da bunda etken olduğunu belirtmek gerekmektedir 7. CHP’ye AKP ve seçmeni tarafından yapılan bazı eleştirilerin (Tıpkı CHP’nin AKP seçmenine cahil, kandırılmış olarak bakması gibi) temelsiz, mesnetsiz ve kibir dolu olduğunu söylemek mümkündür. 8. CHP seçmeninin ve seküler MHP seçmeninin AKP seçmenini cahillikle, geri kalmışlıkla suçlaması aslında bu iki partinin söylemsel siyasal zemininde henüz bir değişikliğin olmadığını göstermektedir. 9. Sistemle olan sorunla AKP’yle olan sorunu karıştırmak da başarısızlığın en önemli nedenlerindendir. 10. Sol’un bir bütün olarak muhafazakâr hareketi ve trajikomik bir biçimde MHP’nin de faşizmin karakterini doğru analiz edemediğini görmek mümkündür. 11. Kürt hareketi başarılıdır ancak “devlet dersine” iyi çalışmazlarsa yüz yıl önce düştükleri hatayı tekrar ederek “2023 hedefine” doğru gidecekleri çok açıktır.
Şimdi gelelim daha önce sözünü ettiğim yazıya. Bundan yıllar önce BirGün’de sol ve İslam ilişkisi üzerine bir yazı dizimiz yayınlanmıştı (Sosyolog İnan Keser’le birlikte). Dizi yayınlanmadan önce bir dostumuz bana en büyük eleştiri ve tepkilerin sol’dan geleceğini söylediğinde pek aldırış etmemiştim ama gerçekten öyle de olmuştu. Köşe yazarlarından üniversite hocalarına kadar birçok kişi hem mailime hem de kendi köşelerinden bana pek de güzel şeyler söylememişlerdi. Bu eleştirilerin özeti aslında Boğaziçi’nden bir hocanın “alemi kör herkesi aptal mı sanıyorsun” şeklindeki veciz özetiydi. Sonra El Kaide ve Sol başlıklı bir başka yazıda da benzer fikirleri devam ettirmiştim. Yazılara bugün döndüğümde ufak bazı düzeltme ve ekleme yapma ihtiyacı duysam da ana fikrini hâlâ koruduğumu söyleyebilirim. Ama ben galiba hâlâ alemi kör herkesi aptal sanıyor ve o yazıdan bir bölümü yeniden paylaşmak istiyorum.
“…Buna ek olarak sol cenahtan İslam üzerine araştırma yapan az sayıda araştırmacı da İslam ile sol düşünce arasındaki uzlaşmaz farklılıkları ve İslam’ın gerçeklerden uzak metafizik bir düşünce olduğunu tespit ve ispat etmeye çalışmaktan, İslam’ı anlamaya vakit bulamamıştır. Oysa İslâm, metinlerdeki anlatımların ötesinde, her dinde olduğu gibi, gerçek hayatın içinde mevcuttur ve bazı teorik akıl yürütmeler sonucunda metafizik olarak nitelendirilmesi İslam’ın mevcudiyetini ortadan kaldırmamıştır. Sonuçta dinin (özelde İslam’ın), sosyal süreç, yapı ve durumlara ilişkin çözümlemelerden dışlanması, sosyal olana ilişkin çözümleme çabalarının sürekli olarak eksik kalmasına neden olmuştur. “Dinin, metafizik, dolayısıyla bir yanılsama olarak kavranması, doğal olarak belirli bir dine, Türkiye özelinde de İslam’a bağlılık hisseden insanları bilimden ve rasyonel düşünceden yoksun görme sonucunu da beraberinde getirmiştir. Bu anlayış, kişiler arası ilişkilerde de sorunlu bir ortamın oluşmasına neden olmuş; Türkiye solcusu kendisini sıklıkla hayatın sırrına vakıf, aydınlanmış, modern insan olarak görmüştür. Sonuçta İslami düşüncenin taraftarlarıyla sol kesim arasındaki tartışma, son yıllardaki bazı önemli girişimler hariç tutulursa, eşitsiz bir tartışma olmaktan öteye gidememiştir. Bu tartışmalarda solcu ‘aydın’, genellikle kendi aydınlığından Müslüman kardeşine de bir miktar vermek isteyen bir abi rolünü üstlenmiştir.
Kısacası sol, tarihi boyunca, taktiksel olarak ittifak kurabileceği mezhep ya da hareketlerin olduğu durumlar hariç, teorik düzeyde İslam’ı bir bütün olarak ele almış ve değerlendirmelerini bu doğrultuda yapmıştır. İslam, Türkiye solu tarafından yalnızca Sünni İslam bağlamında değerlendirilmiştir. Sünni İslam’ın topluma yaklaşımı, örgütlenme pratikleri ve Türkiye özelinde sol elitistler tarafından dönem dönem en büyük tehdit olarak algılanması, solun İslam’a bakışındaki dışlayıcı sınırların oluşmasına da katkıda bulunmuştur. Kısacası Türkiye sol hareketi İslam’ı, bir bütün olarak kavradığı gibi bu tek İslam’ı Sünni İslam yorumuyla da bütünleştirmiş/eşleştirmiştir. Bu yaklaşım Türkiye özelinde iki önemli sonuç doğurmuştur; bir yandan sayıyla ifade edilemeyecek kadar çok olan mezhep, tarikat ve benzeri alt farklılaşmaları içeren İslam dünyası yanlış kavranılmış, çok daha doğru olan İslamlar terimi yerine tek, bütünlüklü ve totaliter bir İslam anlayışı solun da katkılarıyla sabit kılınmıştır. İslam’ın bu biçimde tanımlanması düşünsel bir hata yanında, Türkiye solunun pratik ihtiyaçlarından da kaynaklanmıştır.” O gün düşündüklerimi bugün de düşünüyorum. İşte bu çok tehlikeli. Çünkü bu durumda ya ben iyiye gitmiyorum ya da ülke. Ne dersiniz?

BİRGÜN
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.04.14   #2365
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.




Ana Sayfa Politika
Ağrı'da

seçimler iptal


DİHA
Güncellenme : 06.04.2014 10:34
Ağrı İl Seçim Kurulu, kullanılmış oy pusulalarının kayıp olduğunu öne sürerek BDPnin kazandığı belediye seçimlerini iptal etti. BDP Ağrı Belediye Eş Başkan adayı Sırrı Sakık, "Yarından itibaren seçim çalışmalarına başlıyoruz. Buradan yine çağrımdır. Başbakan güvendiği başbakan yardımcılarından ya da bakanlarından birini bu kente göndersin. Artık biz bu şekilde onlarla 1 Haziran'da hesaplaşacağız" dedi.

Ağrı'da geceyarısından sonra AKP'nin itirazı ile oy sayımı sürerken, BDP'nin 24'üncü sandığın açıldığı sırada yerel seçimlerin iptali yönündeki itirazını değerlendiren Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı, itirazı kabul ederek kararı İl Seçim Kurulu'na gönderdi. Ağrı İl Seçim Kurulu da 30 Mart'ta yapılan yerel seçimlerin iptalini ve bu seçimlerin 1 Haziran'da yeniden yapılmasını kararlaştırdı. Alınan karar üzerine sayım durdu ve sabaha karşı BDP Ağrı Belediye Eş Başkan adayı Sırrı Sakık, adliye binası önünde açıklama yaptı. Sakık, 196 sandıktaki oyların yeniden sayıldığında gördükleri noksanlıklar ve ortamın gerginleşmesinden dolayı Merkez İlçe Seçim Kurulu'na seçimin iptali için talepte bulunduklarını söyledi. Taleplerinin olumlu karşılandığını ifade eden Sakık, seçimin 1 Haziran'da yapılmasına karar verildiğini belirtti.

'Suçüstü yakalandılar'

Seçim başarılarının egemen güçler tarafından gölgelenmek istendiğini kaydeden Sakık, ''Bu kenti birkaç gündür kanatmak istiyorlardı. Ağrı'yı kanatan bir güç vardı. Biz de bunları gördük. Halkın iradesine saygı duyuyoruz. Ama bizim başarımızı gölgelemek istediler. 30 Mart'ta kazandığımız seçimi hilelerle elimizden almaya çalıştılar. 30 saatlik bir sayımdan sonra 24 sandıkta yapılan yeni sayımda bizim 150'ye yakın bir oyla önde olmamıza rağmen bu sürecin bu şekilde gitmemesi, şehrin gerginliği buradaki halkımızın duyarlılığından dolayı biz bu akşam bütün arkadaşlarımızla birlikte bir durum değerlendirmesi yaparak seçimlerin ertelenmesi konusunda talebimiz olmuştu. Çünkü sayımlarda da gördüğümüz kadarıyla suçüstü yakalandılar. Oy torbalarının açılıp, hatta yırtılarak içinden oyların değiştirildiğine dair tutanaklar tutuldu. Bunların hepsini gördüğümüz için bir daha şehrin gerilmemesi sayımın durdurulması ve seçimin yeniden yapılması ile ilgili talebimiz oldu. Bu konuda ilçe seçim kuruluna başvurumuz oldu. İlçe seçim kurulu kararımızı yerinde görerek yeniden seçimin yapılması için il seçim kurulu karar vermesi gerekiyordu. İl seçim kurulu da yaptığı toplantı sonrası seçimlerin 1 Haziran'da yenilenmesi konusunda karar kıldı" diye konuştu.

Sakık: Hodri meydan

1 Haziran'da AKP'ye yeni bir yenilgi tattıracaklarını kaydeden Sakık şunları söyledi: "AKP'ye çağrımızdır. Burada adayınızı da değiştirebilir, yeni adayınız veya eski adayınızla da gelebilirsiniz. Halkın iradesine hep beraber gideceğiz. Sizin bütün hilelerinize rağmen 30 Mart'ta Ağrı'nın bütün alanlarında sizinle hesaplaşmak bizim boynumuzun borcudur. Biz bu süreci niye bu şekilde başlattık çünkü halkımızı korumak ve kollamak istedik. Bir damla kanın akmaması için bütün belediye başkanlıklarını, milletvekilliklerini feda edecek bir gelenekten geldiğimizi halkımız bilmelidir. Türkiye'de yaşanan 1 yıllık barış sürecinin zarar görmemesi adına böyle bir noktaya geldiğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu kararın halkımıza ve barışa katkısı olacaktır. Sokakları böyle tetikleyen egemen güçlerin de buradan bir ders almaları gerektiğini ve barışın ruhuna uygun hareket etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Yarından itibaren seçim çalışmalarına başlıyoruz. Buradan yine çağrımdır. Başbakan güvendiği başbakan yardımcılarından ya da bakanlarından birini bu kente göndersin. Artık biz bu şekilde onlarla 1 Haziran'da hesaplaşacağız."

Adliye önünde bir açıklamada AKP Ağrı Belediye Başkan Adayı Hasan Arslan yaptı. Arslan, seçime şaibe karıştığını ve bunun için seçimin iptal edilmesinin en uygun karar olacağını savunduklarını ifade etti.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.04.14   #2366
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


ANASAYFA » BÖLGE

Bölgede binler seçim hilelerine karşı yürüdü



İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

yerel seçim 2014 - seçim hilesi - Diyarbakır - Nusaybin - Şırnak - Van - doğubayazıt -

BDP Diyarbakır, Van, Şırnak, Nusaybin ve Doğubayazıt’ta binlerce kişinin katılımı ile seçimlerde yapılan hileleri yürüyüşle protesto etti.

Diyarbakır’da Bağlar Dörtyol'dan Koşuyolu Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, BDP Diyarbakır İl eş başkanları M. Emin Yılmaz ve Zübeyde Zümrüt, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, Bismil Belediye Eş Başkanı Cemile Eminoğlu, merkez belediye eş başkanları, Barış Anneleri Meclisi üyelerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

TÜRKİYE TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR KAOS


Kitle Koşuyolu Parkı'na vardıktan sonra açıklama yapan BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, 6 gündür seçim sonuçlarının netleştirilmemesinin Türkiye'nin tarihinde görülmemiş bir kaos olduğunu belirtti. BDP olarak sundukları somut bilgi ve belgelere rağmen AKP ile paralel hareket eden il ve ilçe seçim kurullarının itirazlarının hiç birini kabul etmediğini kaydeden Zümrüt, " Seçimi bir referandum olarak gören Kürt halkı, iradesini demokratik özerkliğin inşasından yana kullandı. Devlet partilerine karşı tek başına yarışan HDP-BDP'nin elde ettiği başarıdan korkan, bu başarıyı hazmedemeyen AKP hükümeti ve AKP ile parelel hareket eden ulusalcı ve faşist oluşumlar Kürt halkının özgür iradesine karşı tek cephe oldular. Bu partiler blokuyla birlikte hareket eden, il ve ilçe seçim kurulları, halkımızın ortaya çıkan özgür iradesini sandıklarda boğmak istemektedirler. Kazandığımız belediyelere AKP, CHP ve MHP'nin yaptığı itirazları seçim kurullarınca defalarca kabul ederek oylar yeniden sayılmıştır. BDP olarak kazandığımız, Ağrı, Ceylanpınar, Birecik, Kozluk, Hasankeyf, Kurtalan, Ahlat, Kağızman, Gevaş, Dağpınar, Tatvan, Norşin vb. birçok yerde açıkça hile yapılmış, oylarımız çalınmış, yakılmış, yırtılmış ve kaybedilmiştir. Ağrı'da 15 kez oylar sayılmasına rağmen istedikleri sonucu alamadıkları için seçimi iptal edip yeniden seçim kararı almışlardır" dedi.

KISA SÜRELİ GERGİNLİK YAŞANDI

Ardından konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğna ise, bölgede seçimleri BDP'nin kazandığını belirterek, Türkiye'de ise seçimleri HDP'nin kazandığını aktardı. Aydoğan konuşma yaptığı esnada polis ses aracı, kitlenin bulunduğu alan yaklaşarak, "Şu anda yolu izinsiz olarak trafiğe kapatıyorsunuz, dağılın" demesi üzerine kitle, polis araçlarının bulunduğu alana yürüdü. BDP'lilerin araya girmesi ile kitle tekrardan konuşmaların yapıldığı alana döndü. Kitlenin dağıldığı esnada ise polisler kitlenin dağıldığı yöne TOMA ve akreplerle ilerlemesi, kitlenin tepkisini çekerken, bir kısım çocuk ise araçları taşladı.

VAN’DA YÜRÜYÜŞE POLİS MÜDAHALESİ


BDP Van İl Örgütü’nün, Ağrı’da yaşananları protesto etmek için binlerce kişinin katılımıyla yaptığı basın açıklamasından sonra Feqiyê Teyran Parkı’ndan Beşyol’a yapmak istediği yürüyüşe polis müdahalede bulundu. Açıklama öncesi BDP Van İl Örgütü önünde biraraya gelen gençler, “Bijî Serok Apo”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Şehid namirin” sloganları ile Feqiyê Teyran Parkı’na yürüdü. Burada yapılan açıklama sırasında polis önlemi arttırılırken, Cumhuriyet Caddesi TOMA ve çok sayıda çevik kuvvet polisi tarafından barikatla kapatıldı. Ardından Beşyol’a doğru yürüyüşe geçmek isteyen kitleye polis engel oldu.

Yapılan görüşmelerin ardından polis barikatı açılmazken gençler Maraş Caddesi’nden BDP il binasına doğru sloganlarla yürüyüşe geçti. Maraş Caddesi Kavşağı’na da barikat kuran polisler, TOMA ve tazyikli su ile gençlere müdahale de bulundu. Müdahale sırasında Van BDP il yöneticisi İskender Kutluk başta olmak üzere çok sayıda kişi yaralandı.

DOĞUBAYAZIT'TA MÜDAHALE: 6 GÖZALTI


Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde Ağrı'da BDP'nin kazandığı seçimlerin iptal edilmesini protesto eden yüzlerce kişi BDP ilçe binası önünde bir araya geldi. Kepenklerin dünden beri kapalı olduğu ilçede, yoğun önlem alan polisler, Tazyikli su ve gaz bombaları ile BDP önünde bekleyen kitleye müdahalede bulundu.

Gençler, polise taş ve havai fişeklerle karşılık verirken, olaylar, 1 Nolu Iğdır, Büyük Ağrı Caddesi ile ve Ehmedê Xanî Mahallesi'ne yayıldı. Müdahalelerde 6 kişi gözaltına alınırken, BDP ilçe binası önünde çok sayıda polis TOMA ve zırhlı araçlarla bekliyor.

SEÇİM HİLELERİ ŞIRNAK'TA KINANDI


Ağrı ve Ceylanpınar başta olmak üzere birçok yerde AKP'nin seçimlere hile karıştırarak BDP'nin kazandığı yerleri elinden alma girişimi Şırnak'ın Cizre ilçesinde yürüyüşle kınandı. İlçe binası önünde bir araya gelen aralarında belediye eş başkanları ve sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu binlerce kişi, "Ya onurlu bir barış ya görkemli bir direniş", "Serekanye, Norşin, Ağrı, Akdeniz, bizimdir bizim kalacak", pankartları açarak yürüyüşe geçti.

Hükümet konağı önünde son bulan yürüyüşün ardından konuşan BDP Cizre İlçe Eş Başkanı Ahmet Çeter, "Kürt halkının büyük bedellerle kendini yönetmek için ortaya koyduğu irade teslim alınmaya çalışılıyor. BDP olarak kirli hesaplar yaparak kirli kazanımlar elde etmek isteyen tüm kesimleri lanetle ve şiddetle kınıyoruz" dedi. Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

NUSAYBİN’DE YÜRÜYÜŞE POLİS MÜDAHALESİ



Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Ağrı, Ceylanpınar, Ahlat ve Norşin başta olmak üzere bir çok merkezde yapılan seçim hilelerine tepki göstermek amacıyla Fırat Mahallesi’nden İpekyolu’na yürümek isteyen kitleye polis müdahalede bulundu. Aralarında BDP Nusaybin İlçe eş başkanları Abdulbari Eren ve Zinnet Alğat, Nusaybin Belediye eş başkanları Sara Kaya ve Cengiz Kök ile Belediye Meclis üyelerinin bulunduğu yüzlerce yurttaş, “Ceylanpınar’ı AKP’ye ve çetelere bırakmayacağız”, “Kürdistan’ı AKP ve çetelerine bırakmayacağız” pankartları eşliğinde yürümek istedi.

Kitleye polis tazyikli su ve gaz bombaları ile müdahalede bulunurken, kitle içerisinde bulunan YDG-H üyesi bir grup genç ise taşlarla karşılık verdi. Olaylar kitlenin ara sokaklara dağılmasıyla sona erdi. (DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-04-06 17:38:58
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.04.14   #2367
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


'Usulsüzlük

sandıkta değil

ilçe

kurullarında oldu'



“Oy verme işlemi sırasında seçmen yanlış yönlendirildi. Seçmene hatalı zarf verildi. Çok sayıda oy bu nedenle ‘geçersiz’ sayıldı. YSK’nin öngördüğü kurallar bazı yerlerde uygulanmadı. Partililer görevlileri etkilemeye çalıştı. Oy toplamları Sandık Kurulları’ndan hatalı geldi. Bu toplamların girildiği SEÇSİS sistemi şeffaf değil...”


Okuyucu Modunu Aç Okuyucu Modu Kapat Yazıyı Büyüt: 12 14 16 18 20
ÖMÜR ŞAHİN KEYİF [email protected] @omursahin
Piyanist, besteci ve akademisyen Selen Gülün, Yerel Seçim boyunca Sandık Başındayız isimli inisiyatifin gönüllülerinden biri olarak çalıştı. Bağımsız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Gülün, bu sayede İstanbul genelinde, müşahitleriyle birlikte sandık başında yaşananları gözlemledi... Sanatçı, Beşiktaş İlçe Seçim Kurulu’nda da gözlemlerde bulundu.
Selen Gülün'le seçim boyunca yaşadıklarını ve inisiyatifin diğer gönüllülerinin aktardıklarını konuştuk...


»Sandık başında bağımsız gözetmenler nasıl karşılandı? Kendilerini reddeden sandık başkanları olduğunu da duyduk... Herkes görevini yerine getirebildi mi?
Sandık başında sabah sandık kurulları böyle bir gönüllü hareketine karşı hazırlıklı olmadığı için itiraz edenler, gözetmenleri kabul etmeyenler oldu. Bir de buna zemin yaratacak haberler çıktı bazı medya kuruluşlarında, her türlü hareketi 'paralel' ve 'Hükümet karşıtı' olarak algılayan taraflı medyada diyelim... Halbuki amaç herkes için adil ve şeffaf bir seçim ortamı yaratmaktı. Biz de ortamın gerileceğinden çekindik aslında. Ama öyle olmadı. Hazırlıklıydık. Gözetmenlerin elinde yaptıklarının yasal olduğuna dair resmi döküman ve müşahit kartları vardı. Bazı yerlerde gönüllü avukatlarımız devreye girmek zorunda kaldı ama sorun çıkmadan hallettik. Görevi başına giden çok büyük bir kısım sonuna kadar sandığının başında durdu, tutanağını aldı, teslim etti okul sorumlularına ve ilçe sorumlularına...

USULSÜZ OY KULLANDIRMA ÇABASI
»Seçimlerin ardından en çok 'geçersiz' oylar tartışma konusu oldu. Siz ve arkadaşlarınız bu geçersiz oyları neye bağlıyorsunuz? Seçmene sandık kurulu tarafından yeterli bilgi verildi mi?
Kimse bu konuda konuşmuyor nedense... Sandık kurullarının ciddi hataları vardı. Biz merkezde en çok gözlemcilerimizin sandık kurulu şikâyeti telefonlarıyla oyalandık. Birçok sandık için yetiştirdiğimiz sandık gözetmenlerinin kuruldakilerden daha fazla mevzuat bilgisi olduğu anlaşıldı. Bu seçimde yanlış oy kullanan ve kullandırılan o kadar çok kişi vardı ki; merkezde en büyük endişemiz bu oldu. YSK'yi defalarca aramamız gerekti. Avukatlar harıl harıl yanıt vermeye çalıştılar. Zarflar seçmenlere ayrı ayrı verilmediği için birçok kişi muhtar seçimlerini de mavi zarfa koydu ve geçmiş olsun, o oylar yandı gitti. Mükerrer oy kullanmayın diye kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştık sürekli, ama o noktada yapılan hatalara cevap verene kadar zaman geçti tabii, bazı mükerrer oyları engelleyemedik. İlçe Meclis seçim pusulası olmadan seçmene oy kullandırtan sandık kurulları vardı ya da sadece tek imza toplayan... Hepbirlikte gördük ki sistem böyle işleyecekse en zayıf halkalardan birisi sandık kurulları.

»Oy verme işlemi sürerken tespit ettiğiniz usulsüzlükler oldu mu?
Bu konuda Sandık Başındayız hareketi olarak ayrıntılı rapor yazmayı umuyoruz. 'Bu kişi tanıdık', 'Bu bizim bilmem kim' diye imzasız, fotoğrafsız, TC kimlik no'suz oy kullandırmaya çalışanlar çok oldu. Hepsi hakkında tutanak tutturdu müşahitlerimiz. İnsanlar böyle söyleyince kızıyorlar ama -bizim sandıklarda olmamız sebebiyle olduğunu düşünüyorum- 'sandık başı'nda ezici bir usulsüzlük olmadı İstanbul'da. Olmasına izin vermedik! Ama İlçe Kurulları’nda demiyorum, sandık başında diyorum...

SİSTEM HATAYA ÇOK MÜSAİT

»İlçe Seçim Kurulları’nda neler yaşandı?
Sandığım Beşiktaş olduğu için Beşiktaş'a gittim. Müşahitim Melike ile birlikte 20.00 gibi oradaydık. İlk çuvalın gelişinden izlemek istedim. İlk çuval geldiğinde saat 22.00'yi bulmuştu. Çuvallar yığıldıkça olay kontrolden çıkmış gibi bir hal aldı. Müşahitimiz orada kaldı, ben 01.00'e doğru merkeze geri döndüm, bunun en önemli sebebinin bana iyi davranmayan polis ekibi ve oradaki durumda, gözlemlediklerime duyduğum öfkedir. Müşahitimiz Melike sabah 05.00'te hâlâ oradan aktarıyordu. Zaten biz her İlçe Kurulu’na avukat yolladık, bağımsız aday olarak benim adıma her türlü işlem yapma yetkisi vermiştim onlara noter onaylı, böylece Sandık Başındayız hareketi her ilçeyi de izleyebildi.

»Burada neler gözlemlediniz? Usulsüzlüklere ya da hataya ortam hazırlayacak usullere tanıklık ettiniz mi?
Bizim seçim sistemimizin en büyük belası SEÇSİS. SEÇSİS sandık tutanaklarının sonuçlarının toplandığı kapalı kodlu bir program ve bu sebeple muhalefet partileri bağımsız adaylar tarafından denetlenemiyor. Yani nasıl bir program olduğunu kimse bilmiyor. Nasıl oluyor da bu ülkenin bu kadar aydınlık insanı, bilgisayar programcısı, muhalefet partisi vs var da böylesine ne olduğu belirsiz bir programla seçim sonucu topluyoruz? Şeffalık ilkesine tamamen aykırı olan bu sistemi bir kere benim bünyem kaldırmıyor.
Bir de maddi hataya o kadar elverişli ki... Şöyle düşün, biri okuyor, sen değerleri giriyorsun. O sırada binlerce insanın sesi var binada, küçücük kutulara giriyorsun alt alta. Birisinin hata yapmaması imkânsız. Efendim “CHP'nin bilmem kaç oyu HDP'ye girilmiş” diyoruz ya, alenen görünüyor, cidden girilmiş, benim gözümün önünde kaç kere oldu bu hata!
Ben bunca senedir not giriyorum üniversitede sisteme, ona rağmen hata yapıyorum, oluyor... Ama öğrenci maddi hata itirazı yapabiliyor hatta ben teşvik ediyorum itiraza. Burada asıl korkulması gereken, 'Bu kadar kırılgan bir sistemle ne kadar gerçek sonuçlar ortaya çıkartabilirsin?' sorusu. Yani birisi bunu isteyerek de yapabilir. O kadar müsait ki sistem. O da oluyordur ama maddi hata da yapılıyor.
Sandık Kurulları’ndan da çok hatalı geliyor toplamalar. Hâkim de itiraz ediyor, haydi bir daha topla çıkar... Herkes delirdi yorgunluktan o gece... Millet de bilmiyor tabii ne oluyor, sabah 04.00'te Twitter'dan bağırıyor 'Benim sandığımın tutanağı hâlâ girilmedi' diye. Çünkü senin sandığının oy çuvalını sandık kurulu başkanı üstüne bağlamış bir zeval gelmesin diye, dışarıda soğukta İlçe Kurulu’na girmeye sıra bekliyor daha. Yazık! Çok yanlış bilgi dolaştı o gece ama bir yandan vatandaşın oyunun peşine düşme olgunluğunu gösteriyor olması da çok önemli bir aşama.


»Okullarda siyasi partilerin baskılarına maruz kaldınız mı? Partililerin davranışlarını nasıl yorumlarsınız?
Bu tip olaylar tabii ki oluyor. Bağımsız olunca partili olmaman küçümsenebiliyor ama inanır mısın çoğunlukla çok uyumlu çalışmışlar. Birbirlerine yardımcı olmuş partililerle bizim müşahitler. Biz tüm eğitimlerde gözetmenlerimizi iyi olmaya, karışıklık yaratmamaya, konuya hâkim ama herkese de saygılı olmaya davet ettik. Sonra yazılı olarak da. Çok işe yaradığını düşünüyorum. Daha önemli de bir konu var altını çizmek lazım, bizim gönüllülerimizin %65'i kadın ve bir de üşenmeden istanbul merkez dışı ya da zor gönüllü bulduğumuz Fatih, Güngören, Küçük Çekmece gibi yerlerde çalıştılar. Bence daha sakin geçmesine bu da yardımcı oldu. Partililer bazı yerlerde Sandık Kurulları’nı etkilemeye çalışıyordu durmadan itiraz etmek de sonuçta sistemin işleyişini zedeliyor.

HER SAYIMDA FARKLI SONUÇ
»Oy toplamlarının Sandık Kurulları’ndan hatalı geldiğini söylüyorsunuz. Oy sayma işlemlerinin sağlıklı yapılamamasının sebebi ne?
Oy sayma işlemlerinde çok fazla maddi hata yapıldığını ben Beşiktaş İlçe Seçim Kurulu'nda Hâkim Hanım'ın düştüğü zor durumdan biliyorum. O kadar insan faktörü üzerine kurulu tuhaf ve hassas bir sistemimiz var ki hata olmaması zaten imkânsız.
Her kurulda en az üç kere sayım yapılmış aşağı yukarı tek bir tanesinde bile sayı tutmuyor ve bunu her pusula için yeniden yeniden yapıyorsun. İnsanın bu durumda hata yapmaması imkânsız. Bu seçimde dört pusula olduğu için sandıklarda işlemler 12-16 saat sürdü, sonra bir de o Sandık Kurulu Başkanları’na biz diyoruz ki ‘Sandığı sakın kolluk kuvvetlerine bırakmayın’. En çok orada sorun yaşadık, polislerin gidip yasal olmayan belge ile sandık kurulları üzerinde 'Polis taşıyacak sandıkları ilçe seçim kurullarına' şeklinde baskı kurmaya çalıştığı yerler oldu. Anında mevzuatı örnek vererek sosyal medyadan duyurduk yasal değil bırakmayın sandıklarınızı diye. Ama ne oldu 24 saat evine dönemeyen insanların halini düşün! Böyle bir baskı altında çalışmış kimseye ben açıkcası 'ne biçim iş yapmışsınız' diye sorulmasını doğru bulmuyorum. Tabii art niyetli olan kişileri ayırmak lazım bir kenara.


»Oy sayma işlemi sürerken en çok dikkat çeken, sayımın bir sistematiğe oturtulmamış olmasıydı... Buradan kaynaklı sorunlar yaşandı mı?
Bu kısmı hâlâ sinirimi bozuyor. 'Mavi pusulada muhtar oyu varsa geçersiz' diyor YSK mesela. Bütün İlçe Kurullarını tek tek aradık, onlar da kesinlikle olmaz diyorlar. Bize danışan herkese geçerli saymayın dedik. Sosyal medyadan da duyurduk. Buna rağmen, “Sandık Kurulu Başkanı’nın kararıdır” diyenler oldu. Deli olursun, neye göre kime göre? Oyun mu bu? Bunu kim yaptıysa o da bir çeşit usulsüzlük işte...Baştan verdirtmeyeceksin oyunu o şekilde. Arada birkaç tane kaçabilir de hepsini yanlış kullandırmaya izin verecek boşluk yaratılması böyle telafi edilemez. Örneğin İstanbul'un nadide yerleşim bölgelerinin birinde tüm oylar yanlış zarflara konmuş, mavi ve morlar ters. Sandık kurulu anlaşmış kendi arasında bozmamışlar durumu öyle saymışlar. Aslında bu tutarlı bir karar... Ama YSK'nin 'hayır' dediği, tersi şekilde uygulanmamalıydı...


Editör : Deniz Sarı
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.04.14   #2368
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


ANASAYFA » DÜNYA

Hersh: Suriye'deki kimyasal saldırının arkasında Türkiye var



İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

ABD - türkiye - sarin saldırı - Suriye -

Pulitzer ödüllü Seymour Hersh bir haber analizinde Suriye’de geçen ağustos ayında sivillere karşı gerçekleştirilen kimyasal silah saldırısının arkasında Türkiye’nin bulunduğunun istihbarat dinlemeleri üzerine kanıtlandığını öne sürdü.

Diken com.tr’de yayınlanan habere göre, Hersh, “21 Ağustos’ta düzenlenen saldırıya ilişkin telefon dinlemeleri ve diğer veriler toplandıkça, istihbarat camiası şüphelerini destekleyecek kanıtlar gördü” diye yazdı.

Hersh’e konuşan eski bir istihbarat yetkilisi saldırı ile ilgili şunları söylemiş: “Bunun, Obama’nın kırımızı çizgiyi aşması için Erdoğan’ın adamları tarafından planlanan gizli bir eylem olduğunu artık biliyoruz. (Bu adamlar) BM yetkilileri daha önceki gaz kullanımlarını araştırmak için 18 Ağustos’ta Şam’a gittiğinde kentte ya da dışında bir gaz saldırısı düzenlemek için durumu tırmandırmaları gerektiğini düşünüyordu” dedi.

Yetkili, Türkiye’nin ‘olağanüstü‘ bir durum planladığını ve istihbarata göre ‘sarini hem tedarik edip hem de kullanımı konusunda eğitim verdiğini‘ söyledi.

‘TÜRK YETKİLİLER ÇOK KEYİFLİYDİ’

Hersh makalesinin bu noktasında, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Bu değerlendirmeye yönelik desteğin büyük kısmı Türklerin kendilerinden, saldırının hemen sonrasında dinlenen konuşmalardan geldi. Öncelikli kanıtlar, Türklerin saldırıdan sonra çeşitli dinlemelerdeki keyifli ve sırt sıvazlar gibi görünen halleriydi. Operasyonlar planlama aşamasında her zaman son derece gizli tutulur fakat iş bitip övünme noktasına gelindiğinde, operasyonu düzenleyenler başarıdan pay kazanabilmek için kendilerini tutamaz”
(HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-04-06 22:23:02
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.04.14   #2369
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


ANASAYFA » BÖLGE

Kato Dağı eteğinde
BDP'lilere saldırı




İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

BDP - Hakkari - Kato Dağı - asker müdahale -

BDP Hakkari İl Örgütü'nün Hakkari ile Çukurca yolu üzerinde bulunan Üzümcü köyü ile Şine Dağı arasında yaklaşık bir haftadır yaşanan yoğun askeri hareketliliğine dikkat çekmek, karakol yapımına karşı çıkmak ve olası bir operasyona karşı tepki göstermek için Kato dağı eteklerine yapmak istedikleri yürüyüşe askerler, gaz bombası ve plastik mermiyle saldırdı. Yapılan müdahalede BDP Hakkari İl Yöneticisi Selahattin Sayın, Hüseyin Yılmaz, Emin Kılıç, ve Cevahir Kaçar ile isimleri öğrenilemeyen çok sayıda yurttaş yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken, BDP Hakkari İl Başkanı Miraz Çallı'nın da askerlerce gözaltına alındığı öğrenildi. Müdahale haberinin duyulmasının ardından Hakkari ve ilçelerden binlerce yurttaş bölgeye gitti.
Aralarında Hakkari, Yüksekova, Çukurca ve Esendere belediye eş başkanlarının da içinde bulunduğu kitle, "Nöbet çadırı" kuracaklarını söyledi.

Kullanılan yoğun gazdan dolayı fenalık geçiren çok sayıda yurttaştan Hüseyin Yılmaz, Emin Kılıç ve Cevahir Kaçar isimli yurttaşlar, başına isabet eden gaz bombası sonucu yaralandığı öğrenilen BDP Hakkari İl Yöneticisi Selahattin Sayın ile birlikte Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların tedavisinin sürdüğü aktarıldı.

Yapımına başlanan kalekol çevresi ve kalekola giden tüm yollar ise zırhlı araçlar, özel harekat timleri, çevik kuvvet polisleri ve askerler tarafından barikatlarla kapatıldı. Aynı bölgede bulunan Mesken Dağı Tepesi'ne kalekol yapımına başlandığı öğrenildi. (Hakkari/DİHA)


www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-04-07 17:15:22
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.04.14   #2370
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Agirî hesap soracak


AGIRÎ / DİHA
Güncellenme : 06.04.2014 20:09
AKP, Agirî’de hırsızlık yaparak seçimin tekrarlanmasını sağladı. 14 kez yapılan sayımda BDP’nin çıktığı seçimin 15. sayımında BDP’nin oylarının çuvaldan çalındığı ortaya çıktı. 1 Haziran’da sandık başına gidecek olan Agirî, AKP’den hesap soracak

HIRSIZLIKTA USTALAR

BDP’nin tam 14 kez yapılan sayımda önde çıktığı Agirî’de 15’inci sayımda kayıp ve çuvaldan çalınmış oylar nedeniyle seçim iptal edildi. AKP’nin irade hırsızlığına tepki gösteren Agirî Belediyesi Eşbaşkanı Sırrı Sakık, “1 Haziran’da hesaplaşacağız” dedi.

İRADENİN DİRENİŞİ

AKP’nin başta Agirî olmak üzere onlarca yerde yaptığı seçim hileleri dün Kürdistan’ın dört bir yanında protesto edildi. En büyük eylem ise Agirî’de gerçekleşti. Amed, Wan, Mêrdîn, Şirnex, Riha, Êlih’te de onbinler Agirî direnişi için sokaklara akın etti.

1 Haziran’da hesaplaşacağız

Agirî’de (Ağrı) önceki gece yarısından sonra AKP’nin itirazı ile oy sayımı sürerken, 24’üncü sandığın açıldığı sırada BDP’nin yerel seçimlerin iptali yönündeki itirazını değerlendiren Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı, itirazı kabul ederek kararı İl Seçim Kurulu’na gönderdi. Ağrı İl Seçim Kurulu da 30 Mar’ta yapılan yerel seçimlerin iptalini ve bu seçimlerin 1 Haziran’da yeniden yapılmasını kararlaştırdı. Alınan karar üzerine sayım durdu ve sabaha karşı BDP Agirî Belediye Eşbaşkanı Sırrı Sakık, adliye binası önünde açıklama yaptı. Sakık, 196 sandıktaki oyların yeniden sayıldığında gördükleri noksanlıklar ve ortamın gerginleşmesinden dolayı Merkez İlçe Seçim Kurulu’na seçimin iptali için talepte bulunduklarını söyledi. Taleplerinin olumlu karşılandığını ifade eden Sakık, “Yarından itibaren seçim çalışmalarına başlıyoruz. Buradan yine çağrımdır; Başbakan güvendiği başbakan yardımcılarından ya da bakanlarından birini bu kente göndersin. Artık biz bu şekilde onlarla 1 Haziran’da hesaplaşacağız” dedi.

İl Seçim Kurulu’nun aldığı karar üzerine binlerce kişinin katılımıyla AKP’nin hileleri ve seçimin ertelenmesi protesto edildi. Agirî BDP seçim bürosu önünde gerçekleştirilen eyleme, BDP Agirî Belediye Eşbaşkanları Sırrı Sakık ve Mukaddes Kubilay, BDP’li vekiller Halil Aksoy, Erol Dora, Demir Çelik, çevre il ve ilçelerinden birçok kişi katıldı. “Dizo heso” sloganlarının atıldığı eylemde ilk konuşan BDP’li vekil Demir Çelik, halkın iradesine sahip çıkmasından dolayı teşekür ederek, “1 Haziran’da demokratik özerk Kürdistan’ın özgür kalesi Ağrı’dan tüm Kürdistan’a selam göndereceğiz” dedi.

Agirîliler boyun eğmez

Sırrı Sakık ise Agirî’nin 30 Mart’ta iradesini ortaya koyduğunu, bunu hazmetmeyenlerin ise bu halkın iradesini gasp etmeye çalıştıklarını söyledi. AKP’nin Agirî’de her türlü hileye başvurduğunu belirten Sakık, “Bir haftadır buralarda olağanüstü hal uyguladılar. Türkiye’nin dört bir yanından polis, özel harekâtçı getirdiler. Zannettiler Ağrılılar bunlara boyun eğecek. Kürt zora ve züllüme boyun eğmez. Ne tanka ve topa asla prim vermez” dedi.


Komalên Ciwan: Yeniden isyan!

Kürt gençlerine Agirî’ye sahip çıkma çağrısı yapan Komalên Ciwan, “Tüm yurtsever, devrimci ve sosyalist gençliği Ağrı halkımızın göstermiş olduğu bu iradeye sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ağrı Kürt ve Kürdistan gerçekliğinde isyanın kalesidir. Kimse Ağrı’da yurtsever halkın iradesini ezip geçemez ve boğamaz. Ağrı isyanı yurtsever ve devrimci hareket tarafından güncelleştirilmelidir” dedi.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 10 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 10 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2