Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 16.03.14   #2251
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


ANASAYFA » DÜNYA

Kırım'da referandum sonrası ortalık toz duman



İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

Kırım - Referandum - Rusya - ABD -

Kırım'da günlerdir beklenen referandumun tahmin edilenden daha yüksek oranda Rusya'ya katılım lehinde çıkması bölgenin daha da karışacağının sinyalini verdi. Referandum ardından ardı ardına açıklama yapan batı-ABD ittifakı ve Kiev, sonucu kabul etmediklerini, Rusya'nın tüm güçleri ile Kıram'a çıkarma yapmasının kendi ayaklarının altındaki zemini ateşe verdiğini söyledi.

Kırım'da yüzde 90 civarında katılımın sağlandığı iddia edilen referandumda yüzde 93'ün üzerinde Rusya ile birleşmeye "evet" sonucu çıkmasına karşın referandum sonrasında gerginlik tırmanıyor. Tüm süreçte Ukrayna'yı destekleyen Batı ülkeleri ve ABD, resmi olmayan sonuçların açıklanmasının hemen ardından referandumun yasa dışı olması nedeni ile tanımayacakları yönünde birbiri ardına açıklamalar yaparken, Kiev de, Rusya'nın Kırım'a her anlamda yığınak yaptığını ve bölgedeki tansiyonun artışına neden olmakla suçladığı Rusya'nın ve ayrılmayı destekleyen güçlerin bastığı yerleri ateşe verdiğini söyledi.

Reuters'in ve Rus haber kaynaklarının geçtiği haberlere göre, kimi haber ajansları da oylamanın yüzde 80 Rusya'ya "evet" ile sonuçlandığını açıkladı.

YİNE SOĞUK SAVAŞ VURGUSU

Sürecin geneli ve özelde referandum sonrasının soğuk savaş dönemini hatırlattığı vurgulanan haberlerde, Kiev'in Rusya'ya yönelik açıklamalarında Rusya'nın Kırım'da yaptığı askeri yığınağın uluslararası anlaşmaları en kaba şekli ile ihlal ettiği belirtildi.

ABD Dış İşleri Bakanı ve Beyaz Saray'ın yanında Batı ülkelerinin yaptığı referandum sonuçlarını tanımama açıklamaları, Rus Devlet Başkanı Vladimir tarafından ise itirazla yanıtlandı. Tüm suçlamaları reddeden Putin, Kırım halkının kararını saygı duyulması gerektiği açıklarken, Rus Dış İlişkileri Bakanı da bölgedeki krizin anayasal reform ile çözülmesi gerektiği konusunda Amerikalı meslektaşının düşüncesini desteklediğini söyledi.

RUSYA TARAFTARLARI "ÇETEBAŞLARI"

Kiev ise Ukrayna'dan ayrılmak isteyen Kırımlı politikacıları, Rusya ordusunun örtüsü altında Ukrayna'nın bağımsızlığını ortadan kaldırmak isteyen "çetebaşları" olarak tanımladı.

Kiev'den, ne kadar sürerse sürsün bu çetebaşlarının tek tek bulunup Ukrayna ve uluslararası mahkemelerde yargılanacakları mesajı geldi. Mesajı kamuoyuna ileten Ukrayna'nın yeni lideri ve ABD'den silah değil, ama moral destek almaya gittiğini iddia eden Yatsenyuk'tan olurken, Yatsenyuk, Rusya destekçilerine "ayaklarının altındaki zemini yakıyorlar" sözleri ile bir kez daha uyardı.

Yatsenyuk, önceki Ukrayna lideri Yanukoviç'in AB ile ilişkileri dondurması manasına gelen tasarıyı kabul etmesinden sonra meydana gelen Batı yanlısı gösterilerin ardından devrilmesi sonrası yönetimi devralmıştı.

Daha sonra ülkeyi terk etmek zorunda kalan Yanukoviç'in ise bir süre sonra Rusya'da olduğu ortaya çıkmış ve Yanukoviç er yada geç ülkeye döneceği sözü vermişti.

REFERANDUM SAKİN GEÇTİ AMA!

Referandum sürecinde uluslararası gözlemcilerden referandumun sakin bir şekilde geçtiği açıklamaları yapıldı.

Tatarların boykot oranının ise yüksek olması beklenirken henüz tam oranı belli olmadı. Bilindiği gibi Tatarlar 2 milyon 500 bin nüfusun yüzde 12'sini oluştururken, seçmen sayısı da 1 milyon 500'e yakın. Rusya Kırım'da yüzde 50'nin altına düşmeyi başarısız olarak değerlendireceğini ifade etmişti. Yüzde 60'ın biraz üzerinde katılım oranı olduğu tahmin edilirken, alınan yüzde 93'ün yüzde 50'yi çok olmasa da geçmesi Rusya'nın elini az da olsa rahatlatırken, Batı ise sonucun ne olduğundan çok referandumun yasa dışı olması üzerinde duruyor.

Bu yılsonunda İspanya ve Katalonya'da yapılacak bağımsızlık referandumlarını Batı'ya hatırlatmakta ısrarcı olan Rusya ve Avrupa'nın solcu politikalarınca bu davranış ikiyüzlülük olarak değerlendiriliyor.

Son olarak Rusya ve Kırım arasında 21 Mart'a kadar ateşkes ilanı yapılırken, AB'de referandum sonuçlarını tanımadığını açıkladı. Daha önce tek tek AB'ye üye ülkelerce yapılan açıklama tüm AB ülkeleri adına bir kez de AB tarafından yapıldı.

REFERANDUM SONRASI NE OLACAK

Kırımlılar Rusya'ya katıldıkları takdirde daha iyi bir ülke ve mali koşullar bekliyor. Bunun için yollardan biri de Rusya vatandaşı olmak. Rusya vatandaşları Rusya'da da tüm Rus halkının haklarına sahip olacağı için görece yaşam standartları düşük olan Kırım halkı böylece Rusya'nın ekonomik olanaklarından da faydalanacak.

Rusya'ya katılmaya karşı çıkanlar ise aynı şeyi Avrupa ülkeleri ile yakınlaşmadan bekliyor.

Ukrayna'nın yeni yönetimine yöneltilen en önemli eleştirilerden bir diğeri de Nazi destekli yönetim olması.

Tüm bu veriler ışığında kimi analistler, Kırım merkezli Ukrayna krizinin sürece yayılacağını ve karşılıklı yaptırımlarla tırmandırılacağı görüşünü benimserken, bir diğer kesim ise, aslında ABD dışında Avrupa'nın Kırım'a karşı yaptırım gücünün demeçlerde belirttikleri kadar olmadığını, bu nedenle ABD'yi de bu noktada geri çekebileceklerini ve dolayısı ile sürecin soğumaya bırakılacağı görüşünü ileri sürüyor.

Şimdilik Kırım'da Rusya destekçilerinin kutlamaları en sıcak gündem olurken, bundan sonrası için 21 Mart'a kadar sürecek ateşkes ile zaman kazanan tarafların yeni hamleler için hazırlıkları hızlandırmaları bekleniyor.

UKRAYNA'DA NELER OLDU?

Ukrayna'da 21 Kasım'da Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç AB ile bağları güçlendiren anlaşmadan vazgeçtiğini açıkladı. Bunun üzerine 1 Aralık'ta 300 bin kişi, Kiev'de, Parlamentonun hemen yanı başında bulunan Bağımsızlık Meydanı'nda gösterilere başladı. 22 Ocak'ta ilk ölüm haberinin gelmesi ile gösteriler tırmandı. 28 Ocak'ta Başbakan istifa etti ve sert önlemlere izin veren yasalar parlamentodan geçti. 18 Şubat'ta tırmanan gösterilerde 3 gün içinde 100'e yakın insan hayatını kaybederken, 22 Şubat'ta Yanukoviç ülkeden kaçtı ve yolsuzluk suçlaması ile tutuklu bulunan eski lider Yulya Timoşenko serbest bırakıldı. Yeni yönetim Oleksandr Turçinov liderliğinde göreve başlarken, 25 Şubat'ta da Rusya'da olduğu bilinen Yanukoviç için yakalama kararı çıkarıldı. (DİHA)



www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-03-16 20:24:01
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2252
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.







BİR KLEPTOKRASİ İMPARATORLUĞUNUN ÇÖKÜŞÜ


Gürkan Haydar Kılıçarslan | 16 Mart 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Yazarlar

“Yunanca aslı ‘Çalma deliliği’ olarak tanımlanabilecek kleptokrasi, psikiyatri ve psikoloji bilimlerinin hakkında pek az şey bildiği ‘kleptomani’ hastalığından türetilmiş bir devlet yönetim biçimidir. “



Gürkan Haydar Kılıçarslan / Kleptokrasi, Türkiye gibi bıkmadan usanmadan daima gelişmekte olan ve belki de bu yüzden günün biri asla gelişmiş olamayacak olan ülkelerde görülen bir yönetim biçimidir.
Kleptokrasinin hakim olduğu ülkelerde bazen demokrasi bulunabilir. Ama genellikle kleptokrat ülkelerde bariz bir diktatörlük, askeri veya sivil cunta yönetimi, oligarşik bir yapı, aşırı otoriter bir iktidar, faşist bir rejim söz konusudur. Hatta kimi ülkelerde bunların hepsi birden varlığını ileri demokrasi adı altında sürdürebilir.
Kleptokrasi deyimi nerden gelir? Yunanca aslı ‘Çalma deliliği’ olarak tanımlanabilecek kleptokrasi, psikiyatri ve psikoloji bilimlerinin hakkında pek az şey bildiği ‘kleptomani’ hastalığından türetilmiş bir devlet yönetim biçimidir. Kleptokrasiyi anlayabilmek için öncelikle kleptomaniyi anlamak gerekir. Her ne kadar iki koca sağlam bilim dalı henüz pek az şey tanımlamış olsa bile.
Kleptomani hakkında bilgilerimizin az olmasının nedeni, kleptomanların çoğu zaman ya yakalanmadan hastalıklarını doyasıya yaşıyor olmalarıdır ya da yakalandıktan sonra psikiyatri ve psikolojinin kucağına düşmek yerine adli kucaklara düşüyor olmalarıdır. Kleptoman bireyler, genellikle pahada ve yükte hafif şeyler çaldıkları için yakalandıkları zaman adli kucaklardan da kısa sürede kurtulmakta ve hastalıkları ile sessiz sedasız ve hatta neşeli bir şekilde yaşamaya devem etmektedirler. Bir sonraki yakalanmalarına kadar…
http://www.kirmizihaber.com/bir-klep...ugunun-cokusu/
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2253
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Ramazan Akyürek
açığa alındı




İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

Eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek - Hrant Dink cinayeti - görevden alma -

Hrant Dink cinayetinde sorumlu olduğu belirtilen ve birçok olayda ismi geçen eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, açığa alındı. Akyürek’in zamanında Hrant Dink cinayeti döneminde yapılan işlemlere ait kayıtların usulsüz olarak silindiği tespit edildi

İstihbarat Daire Başkanlığı'nda uzun süredir araştırma yürüten Mülkiye Baş Müfettişleri'nin yaptığı incelemeler sonunda, eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in daire başkanlığı dönemine ait bilgisayarlardaki log kayıtlarının ve işlem bilgilerinin “usulsüz olarak imha edildiğini” tespit etti.

Silinen kayıtların Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti döneminde yapılan işlemlere ait olduğu belirtildi.

Müfettişlerin yasa dışı telefon dinlemelerine ilişkin de dikkat çekici tespitlerde bulunduğu öğrenildi. Müfettiş raporlarının tamamlanmasının ardından Akyürek açığa alındı.

Dün akşam saatlerinde Akyürek'in evine giden polisler, açığa alma kararını tebliğ ettikten sonra Akyürek'in silahına ve kimliğine el koydu.

AKYÜREK’İN İCRAATLARI

Akyürek'in ismi ilk olarak İstanbul'da görev yaptığı yıllarda gündeme geldi. Dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır tarafından siciline “Emniyetteki hizipleşme içinde irticai akımlara (Fethullah) yakın. Dikkat edilmelidir” notu düşülen ve 100 üzerinden 35 sicili verilen tek polis oldu. Bütün bunlara rağmen Akyürek 2004 yılında Trabzon'a Emniyet Müdürü olarak atandı. Bu süreçle birlikte Akyürek'in bir taraftan yükselişi başlarken, diğer taraftan da görev yaptığı yerlerde önemli kriminal olaylar yaşandı.

Trabzon'da 2004 yılında Mc Donald's bombalanması olayı oldu. 29 Kasım’da KTÜ Öğretim Üyesi Doç. Hicabi Cındık öldürüldü. 7 Ocak 2005’te yine KTܒden Prof. Dr. Sadettin Güner ve üç yaşındaki oğlu çapraz ateşle öldürüldü. 6 Nisan 2005’te TAYAD üyeleri yüzlerce kişi tarafından linç edilmek istendi. 19 Ocak 2006’da Kürt işçilerin gittiği bir kahveye molotofkokteyli ile saldırı oldu. 5 Şubat 2006'da Santa Maria Kilisesi’nin rahibi Santoro 16 yaşında bir lise öğrencisi tarafından öldürüldü. Rahip Santoro, Trabzon Emniyeti’nin yasal teknik takibi altındayken katledilmişti.

McDonald’s bombalaması eyleminin faillerinden Erhan Tuncel ise altında Akyürek’in imzasının bulunduğu bir belgeyle polis muhbirliğine alınmıştı. Dink cinayetinin azmettiricisi olarak yargılanan Tuncel’in suçlu olduğunu Emniyet biliyordu. Tuncel’e “Sen bize muhbirlik yap, biz senin hapse girmeni engelleyelim” dediler. Tuncel kabul etti. 9 Mayıs 2006 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı olarak atandı. Dink İstanbul’da katledildiğinde, Akyürek İstihbarat Dairesi Başkanı’ydı. Dink’in vurulacağı, cinayet öncesinde tam 17 defa ihbar edilmişti. İşte bu cinayetten sonra Akyürek'in ismi gündemden hiç düşmedi. Gazeteci Nedim Şener yazdığı kitaplarda Akyürek ve ekibinin Dink cinayetindeki eksiklikleri ile ilgili önemli iddialara yer verdi.

Dink cinayeti sonrası Akyürek “dokunulmaz” konumunu sürdürdü. Bu sırada, cinayetle ilgili bilgilerin üstünün örtüldüğü, İstihbarat dairesindeki log kayıtlarının silindiği iddiaları gündemden düşmedi. Akyürek iddiaların artması üzerine önce İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan alınarak polis baş müfettişliğine atandı. Ardından da Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı olarak atandı. Akyürek geçtiğimiz Ocak ayında bu görevinden alınmış ve merkeze çekilmişti. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-03-17 11:20:48
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2254
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Ece Temelkuran
[email protected]
On maddelik anayasa




En başa dönelim... Derdini başkasının dilinde anlatmaya çalışmak tam o kaşınan yere ulaşamamak gibi. Ömrünce. Öm-rün-ce! Bu yüzden ülke mühim. Kör topal, çolak topal, yalan dolan, “akrepler ve çıyanlar”, ama bu ülke durmalı. Bu bir.

Benim ülkem zalimliğin, alçaklığın, bayağılığın memelerinden süt gelince, karnı doyacak sanıp, her seferinde, içmiş bir toprak. Dinleyip izleyip şaşırıp kahrolup deme sakın “Bu nasıl olur!” Çünkü daha önce de oldu. Daha beteri de oldu. Bu iki.

Benim ülkem başka ülkelerden daha kötü değil. Her ülke gibi kötülükle beslendiğinde teslim oluyor o güne kadar içinde uyumakta olan alçaklığa. Benim ülkem cenazesi 16 kilogram kalkmış bir çocuğun arkasından “Yuh!” çekecek insanlardan ibaret değil. Hayır “o taban merhametli” değil. Ama tabanı delik bir adamın ardından yürüyen yüzbinler yok değil. Öyle olsaydı bu yazıyı şu anda okuyan sen, şimdi burada olamazdın. Ben de olmazdım. Bu üç.

Bugünlerde yalnız durma. Tek durma. Tek duran delirir. Senin gibi düşünen, “Bu ülke alçaklıktan ibaret değil” diyenlerin yanında dur. Güzel şeyler de konuş. Güzel şeylere de bak ki insan nelere kâdir, unutmayasın. En çok bunu unut istiyorlar. Aman ha! Dört bu da.

Bizi kimse kurtarmayacak. Ne “mavi gözlü bir dev” gelecek ne senden daha iyisini bilen biri çıkıp ne yapılacağını söyleyecek. Biri birine silah çekerse eğer, araya biri girip düdük çalıp durdurmayacak. Başladı mı bitmez. Beşincisi bu.

Eğer iş nefrete, acımasızlığa, kana kadar getirilirse bil ki biz kazanamayız. “Çünkü onlar öldürmeyi iyi bilirler!” Biz bilmeyiz, onur duyuyoruz ki biz bir insanın canını yakmayı bilmeyiz. Ol bu sebepten sen kendin gibi dur, insan gibi, insana yakışan gibi. Nasıl yakışıklıydıysan şimdiye kadar öyle. Bozma fiyakanı. Gönül indirme. Gönül indirirsen gönlün alçalır. Bu da altı.

Sen biliyorsun. Ne yapacağını çok iyi biliyorsun. Çünkü daha evvel yaptın. Sendikalarda yaptın otuz beş yıl kadar evvel, yirmi yıl kadar önce derneklerde, meslek odalarında, birliklerde yaptın, daha geçen yaz dosta düşmana karşı şehrin meydanlarında yaptın. Güldün, konuştun, dinledin, paylaştın, yardım ettin, yardım istedin. Sen yine öyle ol, ülke sana benzesin. Mesele inat meselesidir. Dirayet esastır. Yedincisi de bu olsun.

Sen şimdi delirdin diye şimdi değişmez denklem. Senden öncekiler de senin gibi delirdiler. Bağırlarını yırttılar cezaevi kapılarında, öyle şeyler gördüler ki kendilerini yaktılar zindanlarda, meydanlarda ayakkabılarını bırakıp öldüler, anlattılar, anlaşılmayınca bir daha sonra yeniden, ömürlerince, ö-mür-le-rin-ce!, anlattılar. Hiçbir şey boşa gitmez. Boşa gittiğine adın gibi emin olsan da bakarsın otuz yıl sonra patlamış tomurcuk. Senin aklındaki her çiçek fikri kayda geçiyor, orasını hiç dert etme. Sekiz de bu olsun öyleyse.

“Biz kazanacağız” demek istiyor insan. Kazanmak ne demekse! Ama insan öyle demek istiyor yine de. Bin kere yenilmiş olsan da. Çünkü kahrolmak bitince, sabır tükenince, direnç yorgun düşse bile geriye umut imalatı mecburiyeti kalıyor. Çünkü insan böyle. O kadar işte, insan böyle. “Gecenin güne dönmediği görülmemiştir” gibi basma kalıp şeyler söyleyesi geliyor insanın. Çünkü insan böyle. Dokuz bu da.

On: Evinin ne kadarını koyabilirsin bir bavula? Bir kalbe bir ülkenin ne kadarı sığar? Bir insan başka bir dile ne kadar sığınabilir? Bu ülkeyi bir TV ekranından görünenler sanma. Bu ülkeyi buradan gitmiş, gönderilmiş olanlar olarak düşün. Bu ülkeyi öldürülmüş, katledilmiş olanlar olarak düşün. Bu ülkeyi, bu ülke için kurulmuş bütün yakışıklı hayaller olarak düşün. Şimdi hepsi sende.

Senin bu ülke. Ülke ancak seninle.


(Görsel: Bobiler)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2255
renk
renk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1.677
Rep Puani : 80
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Ve AKP Türkçe'yi keşfetti!




Başbakan Yardımıcısı Emrullah İşler, yurtdışındaki Cemaat okullarında Türkçe öğretilmediğini, sadece birkaç çocuğa Türkçe şarkı ezberlettirildiğini söyledi.

(soL-Haber Merkezi)

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, bazı gazetelerin Ankara temsilcileriyle buluşmasında Gülen Cemaati'ne verip veriştirdi. “Paralel yapı için 30 Mart ölüm kalım meselesi” diyen İşler, 25 Mart'ta ülkeyi sarsacak gelişmelerin yaşanabileceğini ileri sürdü.

Cemaat'in “yerli bir proje olmadığını” söyleyen Başbakan Yardımcısı şöyle devam etti: “Belki başlangıçta yerli olarak olarak çıktı. Dini argümanlarla büyüdü. Bir himmet hareketi vardı. Herkes paraları akıttı, yağdırdı. Hep dini duygular kullanılarak, dini argümanlarla bu yardımlar toplandı. Ereğli ziyaretimde bir arkadaşımız söyledi; başkalarından zekat toplayan bir insan şimdi o topladığı zekatları götürüp kendi cebinden sahiplerine iade ediyor. Bize yabancı misafirler geliyor. 'Nedir bu? Nerede bu adam?' denildiği zaman, 'Amerika'da yaşıyor' cevabı verildiğinde, 'O zaman gerek yok anlatmanıza, biz anladık' diyorlar. Uluslararası ayağı olduğu net şekilde anlaşıldı artık.”

“O okullarda Türkçe öğretilmiyordu”
Yurtdışındaki Cemaat okullarına da değinen İşler, bu okullarda Türkçe öğretilmediğini, öğrencilere İngiliz, Fransız kültürünün aktarıldığını söyledi. Birkaç çocuğa Türkçe şarkı ezberletilmesi dışında Cemaat okullarının Türkçe'yle bir bağı olmadığını söyleyen İşler, şöyle konuştu:

“Yurtdışında okullara gittiğimiz zaman bir gözlemimiz vardı. Bu okullarda Türkçe falan öğretilmiyordu. Birkaç tane zeki çocuğa şarkı, türkü öğretiliyor, milli kıyafetler giydiriliyor. Bizim milli duygularımız istismar edildi orada da. En son Sudan'da Niala'ya gittim. Valiye sorduğumda oradaki eğitim dilinin İngilizce olduğunu söyledi. O zaman bu bir taşeronluk değil midir? Yani siz yine İngiliz, Fransız kültürünü öğretiyorsunuz ama adı Türk okulu oluyor. Türkçe olimpiyatlarına getirilen çocuklar zeki, özel olarak yetiştirilmiş çocuklar. Ama Türk okullarında yetişip mezun olup Türkçe konuşan çocuk sayısı yüzde 1'dir.”

“Türkçe Olimpiyatları bitmiştir”
İşler'in bu sözleri geçen Haziran'da 11'incisi düzenlenen ve Başbakan Erdoğan'ın da katıldığı Türkçe Olimpiyatları'nı akla getirdi. Başbakan Erdoğan önceki gün partisinin Dilovası'nda yaptığı mitingde, “Artık bundan sonra bunların olimpiyatları molimpiyatları diye bir şey bizim dünyamızda yok. Bitti onlar, o defterler kapandı, geçti” demişti.

“Gerçek Türkiye manzarası budur”
Aynı Erdoğan Haziran'da Türkçe Olimpiyatları'nda şöyle konuşmuştu:

“Şundan emin olunuz sevgili kardeşlerim. Gerçek Türkiye manzarası işte budur. Bu Olimpiyatlar 11 yıldır yapılıyor olabilir ama bu Hareket, bu gönül davası bu barış mücadelesi 11 yıldır değil, binlerce yıldır devam eden, binlerce yıldır dünyayı kucaklayan, kökü derinde, kökü sağlam, kökü Selçuklu'da, kökü Osmanlı cihan devletinde, kökü Sakarya'da, Dumlupınar'da, Kurtuluş Savaşı'nda olan bir büyük hareket, bir büyük gönül bağıdır..."

O türkü var, gerisi yok
Erdoğan aynı konuşmada Gezi eylemlerine de gönderme yaparak, “3 haftadır Türkiye'de birbirinden taban tabana zıt iki fotoğraf var. Bir tarafta taş vardı sapan vardı molotof kokteyli vardı. Diğer tarafta Türkçe vardı, türkü vardı, şiir vardı”diye devam etmişti.

Birkaç ay önce Türkçe Olimpiyatları'nda bu sözleri eden Başbakan ve AKP'liler, artık devlet desteğiyle yapılan bu etkinliklerde boy gösteren yabancı çocukların aslında Türkçe bilmediğini, yurtdışındaki Cemaat okullarında birkaç şarkı ezberletilip Türkiye'ye yollandığını söylüyor.

Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir."

Thomas Paine
renk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2256
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Rusya, Kırım'ı resmen tanıdı



İLGİLİ HABERLER


ETİKETLER

Ukrayna - Kırım - Rusya - ABD - Vladimir Putin - Barack Obama -

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım'ın bağımsızlığını tanıyan kararnameyi imzaladı.
Ayrıntılar gelecek...
REFERANDUMDAN YÜZDE 96.6 'EVET' ÇIKMIŞTI
Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için pazar günü yapılan referandumda resmi açıklamalara göre katılım yüzde 82, Rusya’ya evet verenlerin oranı ise yüzde 96,6 oldu. Referandumun ardından Kırım’da parlamento, resmen Ukrayna’dan bağımsızlık ilan etti ve Rusya Federasyonu’na katılmak için başvuru yaptı.
Referandum sonuçları resmi olarak açıklanmadan önce Batı ve ABD’nden sonuçları hiçbir şekilde tanımayacakları açıklamaları geldi. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından yapılan açıklama ile Kırım-Rusya karşısında yer alan Batı-ABD ittifakının kararını destekledi. Türkiye, referandumu protesto eden Kırım Tatarlarının güvenliği çerçevesinde olaya baktığını, bu konuda bir sıkıntı olması halinde adım atacağını deklere ederken, Kırım Tatarlarının yüzde 40’ının referanduma katıldığı iddia ediliyor.

YAPTIRIMLAR GÖRÜŞÜLDÜ
Kiev ise sonuçları tanımayacağını açıkladı. ABD ve Avrupa Birliği, oylamanın yasa dışı olduğunu belirterek, Rusya’ya yaptırım uygulamayı planladıklarını söyledi. Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, Kırım’da Moskova tarafından desteklenen referandumun ardından, Rusya’ya uygulanacak yaptırımları tartışmak üzere biraraya geldi. 28 üyeli AB’nin gündeminde, bazı Rus yetkililere karşı vize yasağı ve mal varlıklarının dondurulması da var.
Ukrayna’daki yeni yönetimin yanı sıra Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok Batılı ülke referandumu yasa dışı sayarken, Rusya referandumun sonucuna saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Referandumda halka Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını isteyip istemedikleri soruldu. İkinci bir soruda da Ukrayna’nın 1992 Anayasası’ndaki statüsüne dönüp dönmemesi gerektiği sorusu yer aldı. Bu düzenleme bölgenin özerkliğini genişletiyor. Kırım’da bölgenin daha fazla özerklikle Ukrayna’ya bağlı kalmasını isteyen bir kesim de bulunuyor.
Moskova cumartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde referandumu gayrimeşru sayan bir karar tasarısını veto etti. Karar tasarısına 15 üyeden 13 üye destek verdi. Rusya gibi veto hakkına sahip beş daimi üyeden biri olan Çin ise oylamada çekimser kaldı.

UKRAYNA’DA YEDEKLER KIŞLAYA ÇAĞRILDI

BÖLGESEL parlamentonun Moskova’ya bağlanmak için resmi talebini ulaştırdığı sırada Kiev yedek askerleri silah altına alma kararı verdi. Kırım’daki referandumu tanımayan AB ise Rusya’ya yaptırımı görüşüyor. 40 bin yedek askerin 20 bini silahlı kuvvetler, kalanı yeni oluşturulan “Ulusal Muhafız” birliğinde görev alacak. Ukrayna parlamentosu 40 bin yedek askeri silah altına almayı öngören kararnameyi onayladı. Yedeklerin 20 bini silahlı kuvvetlere, kalanı ise yeni oluşturulan “Ulusal Muhafız” birliğine katılacak. Parlamentonun onayı Kırım’ı Ukrayna’dan ayırıp Rusya’ya bağlayan referandumun ardından geldi. (DIŞ HABERLER)
REFERANDUMUN YANKILARI…

MUCİZE
Zavtra
Aleksandr PROHANOV
KIRIM Referandumu harika bir katılımla ve sonucu tam anlamıyla teyit edecek şekilde oy birliğiyle ve mutlak anlamda inanılmaz bir dayanışma örneğinin sergilendiği biçimde gerçekleşti. Referandum öncesi hepimizin belirli kaygıları vardı. Ancak ne olduysa oldu kaygılar yerini adeta harika, büyülü bir mucizeye bıraktı. Hiç kimse çok değil, sadece 3-4 hafta öncesinde bunun mümkün olabileceğini tahmin etmiyordu. Rus tarihi bir kez daha mucizevi, faydalı, ve olağanüstü özelliğini göstermiş oldu. Bizler yalnızca yeni bir tarihi sürecin değil, fakat aynı zamanda Rus tarihinin de mucizesinin tanıklarıyız. Bu mucize, insanların üstün çaba ve nefesi, Kırım’ın taze yönetiminin gayretleri ile yeni Kiev idaresinin Kırım’ı ilhak etmesine meydan vermeyen Putin’in eseridir. Eninde sonunda bu mucize sanki kendiliğinden, bizlerin hiçbir etkisi olmaksızın, hepimize adanmış kutsal bir ödül olarak meydana geldi…

YAĞMUR DURDU
İzvestiya
Platon BESEDİN

“DEĞİŞİM, değişimi bekliyoruz!”... Okullar silip süpürüldü, Kırım Referandumu için oy verme noktalarına dönüştürüldü. “Şimdi oyumu kullandım!” sesleri arasında farklı şarkıların dizeleri de işitiliyor. Repertuvarlar benzer ancak öylesine seçilmemişler: “Dün Rusya’da akşamlar ne kadar hoştur”, “Sisler içinden…”, “Subaylar!..” “Değişim istiyorum”… Buna uygun olarak bu sloganlar altında Kırım geçtiğimiz haftalar boyunca referanduma hazırlanmıştı. “Daha iyiye doğru değişimden korkmaya gerek yok” şeklinde yazıyor billboardlarda. Referandum öncesi ajitasyon çoktu, Ancak biraz beceriksizce, kabaca yapılmış ve aceleye gelmişti. Şimdi fonda Rusya’nın üç rengiyle “16 Martta eve Rusya’ya!” yazılı. Bu slogan halkça hızlıca sahiplenildi ve toplu taşıma araçlarından, levhalara ve duvarlara kadar her yanı sardı. “Genellikle buna Banderistlere geçit yok” afişleri eşlik etti. Kırım Ukrayna’dan ayrılırken, gerçekten de Şuheviç ve Bandera’nın torunlarının buna neden oldukları hiçbir şekilde kestirilemezdi.

KAHRAMANLAR DİYARI KIRIM
Komsomolskaya
Rusya Komünist Partisi Lideri Gennadiy Zyuganov

SONUÇLARI bu şekilde bekliyordum çünkü Kırım’ı iyi biliyorum, oraya hakim olan havanın farkındayım. Babam Büyük Anayurt Savaşında Sivastopol Cephesi’nde savaştı ve gazi oldu. Bundan dolayı her yıl burayı ziyarete gelirim. Hepimiz için kutsal olan bu toprağın ruhunu biliyorum. Bu ruh tüm bir yarımadaya nüfus etmiş olan; dostluk ve kardeşlik ruhudur. Kırım halkı tam 20 yıldır adaletin temel kanunlarına riayet edilmesini talep ediyordu. Kırım Cumhuriyeti zamanında kendi anayasasını kabul etmişti. Ancak Kiev, bu insanlara iki resmi dilde eğitim hakkını vermeyerek buranın halkına saygı duymadığını gösterdi. Ne zaman ki Banderist, Nazi ve antisemitist çete Kiev yönetimini ele geçirdi, o zaman Kırım’a da kendi kanunlarını dikte ettirmek istediler. Normal insanların onlarla uzlaşması beklenemezdi. Hele hele kahramanlar diyarı Kırım’ın ve Sivastopollülerin.

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-03-17 20:48:27
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2257
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Roman'lar BDP seçim bürosu açtı


MERSİN - DİHA
Güncellenme : 17.03.2014 14:55
Mersin'de, Akdeniz ilçesi sınırları içindeki Turgutreis Mahallesi'nde yaşayan Roman yurttaşlar, BDP'ye olan desteklerini anlamlı bir jestle ortaya koyarak, BDP adına kendi seçim irtibat bürolarını açtı.

Mersin'de BDP'ye halkın ve farklı sivil toplum örgütlerinin desteği her geçen gün artıyor. Bu desteğe son örnek, kentte yaşayan Roman yurttaşlardan geldi. Akdeniz ilçesine bağlı Turgut Reis Mahallesi'nde yaşayan Roman yurttaşlar, BDP'li adayların seçim çalışmalarına destek amacıyla kendi seçim irtibat bürolarının açılışını gerçekleştirdi. Davul zurnalar eşliğinde çekilen halaylarla başlayan açılışa, BDP PM üyesi İnan Kızılkaya, Akdeniz Belediyesi Eş Başkan Adayı Fazıl Türk, parti yetkilileri, Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu temsilcileri ve birçok yurttaşlar katıldı.

Roman Uyanış Hareketi!

Mersin'de yaşayan Roman yurttaşların, BDP adına açtığı seçim irtibat bürosunun duvar ve camlarına, BDP Büyükşehir Belediyesi eş başkan adayları Sibel Yiğittekin ile Av. Bedri Kuran ve BDP Akdeniz Belediyesi eş başkan adayları Yüksel Mutlu ve Fazıl Türk'ün, "Öz Yönetimle Özgür Kimliğe" sloganlı afiş ve pankartları asıldı. Seçim irtibat bürosunun kapısına asılan ve açılışa davet duyurusunun altına yazılan "Roman Uyanış Hareketi" yazısı da dikkat çekti. BDP Eş Başkan Adayı ve Akdeniz Belediyesi Başkanı Fazıl Türk, büronun açılışı, öncesi Roman yurttaşlarla bir süre halay çekti, coşkularına ortak oldu.
Çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler!

Büronun açılışında, Roman yurttaşlar adına yapılan konuşmada, komada geçen 269 günün ardından yaşamını yitiren 14 yaşındaki Berkin Elvan anıldı, Berkin'in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilendi. Roman yurttaşın "Çocuklar artık öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler" sözü uzun süre alkışlandı.

Fazıl Türk: Başbakan, yine 'tek'lemeye başladı

Akdeniz Belediyesi Eş Başkan Adayı Fazıl Türk ise, anlamlı jestlerinden dolayı Roman yurttaşlara teşekkür etti. Romanların da ülkenin bir zenginliği ve farklılığı olduğunu ifade eden Fazıl Türk, Türkiye'de en büyük sorunun, siyasilerin tekçi ve ayrımcı söylemleri olduğunu belirtti. Başbakan R. Tayip Erdoğan'ın miting meydanlarında söylediği 'tek millet' vurgusunu eleştiren Fazıl Türk, "Eğer Allah isteseydi, hepimizi tek millet, tek dil ve tek renk olarak yaratırdı. Ama Allah, bizleri farklı kavimler halinde, farklı dil ve renkte yarattı. Âdem ve Havva'danız ve hepimiz kardeşiz. Kimse kimseden üstün değil, kimse kimseden de aşağı değil. Her insanın doğarken kazandığı hakları var. Ama Başbakan çıkıp bunu inkâr edebiliyor. Sizler nasıl Müslümanlarsınız?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Sulukule'de, insanların evlerini ellerinden alıp onları kent dışına sürdüler!

Başbakan Erdoğan'ın, Mersin mitingindeki, 'Çay, Çilek ve Özgürlük mahallelerinin kentsel dönüşümünü, BDP'li Akdeniz Belediyesi'nin engellediğine' yönelik sözlerini de hatırlatan Fazıl Türk, şöyle konuştu: "Başbakan, 'biz 4 bin konut yapacaktık' diyor. Ama tabi bu konutlar 15-20 katlı binalar şeklinde olacak. Ve büyük bir değer kazanan halkın arazilerini de yandaşlarına peşkeş çekecekler. İşte İstanbul Sulukule örneği… İnsanların evlerini aldılar ve onları kentin dışına sürdüler. Değişime, yeniliğe karşı değiliz. Ama onların amacı, insanların evlerini ucuza ellerinden alıp, onları yüz binlerce lira borçlandırmak. Bu insanlar günlük, mevsimlik işlerle geçimlerini sağlıyorlar. 20-30 yıl çalışarak başlarını koyabilecekleri bir ev yapmışlar, yüz binlerce lirayı nasıl ödesinler? Tabi kendilerinin ayakkabı kutularında o kadar milyon dolarları var ki halkta da para var sanıyorlar. Bizler burada olduğumuz sürece, Türk, Kürt, Arap veya Roman, kim olursa olsun mazlumun hakkını sonuna kadar savunacağız."

Konuşmaların ardından, Mersinli Roman yurttaşların tamamen kendi imkânlarıyla hazırladığı BDP seçim irtibat bürosunun açılışı, Akdeniz Belediyesi Eş Başkan Adayı Fazıl Türk ve Roman kadınların kurdeleyi kesmesiyle gerçekleşti.
gündem
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.03.14   #2258
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Polis, Dilan’a önce

saldırdı ardından

da Akrep’le ezdi



Berkin’in cenazesinin kaldırıldığı gün çıkan olaylarda “polise saldıran genç kadın” diye lanse edilen Dilan Kelekçier’in polis saldırısı sonucu dudağının patladığı, tüm vücudunun morardığı ve akrep aracı altında sıkıştırılan ayağının üç yerinden kırıldığı ortaya çıktı


ZEYNEP KURAY

İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Dilan Kelekçier, Berkin Elvan’ın yaşamını yitirdiği 11 Mart’ta tepki olarak Taksim’e çıkan yüzlerce kişiden biriydi. Dilan’ın polisle kavgaya tutuştuğu görüntüler günlerce medya tarafından polise saldıran genç kadın olarak lanse edildi. Polisin cop darbeleri sonucunda sağ dudağı patlayan ve vücudunun her tarafı mosmor olan Kelekçier’in sol ayağının da, polisin akrep aracını üzerinden çekmemesi sonucunda üç farklı yerinden kırıldığı ortaya çıktı. 2 ay boyunca ne okula ne işe gidebilecek olan Er, yaşadıklarını BirGün’e anlattı. Polisler hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlan Kelekçier, “Ben o meydanlara Berkin’lerin, Uğur Kaymaz’ların, Ceylan Önkol’ların bir daha katledilmemesi için çıktım ve çıkmaya devam edeceğim” dedi.
Berkin Elvan için sokağa çıkan binlerce insandan biri de Dilan Kelekçier’di. Kelekçier, Taksim’de polis terörünün hedefi oldu. 11 Mart akşamı polis müdahalesinin en yoğun yaşandığı İstiklal Caddesi’nde bulunan Kelekçier başına gelenleri şöyle anlattı: “Saat 21.30 sıralarıydı. Kız arkadaşımla birlikte Mis sokağa doğru giderken polisin attığı gazlardan herkes gibi biz de çok etkilenmiştik. Çevik kuvvet ekiplerinin yanına giderek neden bu şekilde davrandıkları konusunda tartışırken, o anda önümüzden gaz bombası kapsülüyle kafasından yaralanmış 13-14 yaşlarında bir çocuğun ambulansa doğru götürüldüğünü gördük. Ambulans yönüne doğru koşarak polislere tepki gösterdik. O esnada polis üzerimize plastik mermi ve gaz bombalarıyla saldırınca, gazetecilerle birlikte sokak başında bulunan bir kulübenin arkasına sığındık.

POLİS YÜZÜME COPU İNDİRDİ
Kulübenin arkasından kafamı çıkarıp caddeye baktığımda, bir çevik kuvvet polisiyle göz göze geldik. Polis sırıtarak tehditkar bir biçimde kafasını salladı ve elinde copu ile üzerime doğru gelmeye başladı. Herkes kaçarken ben kaçmadım. Ne oluyor dememe kalmadan polis copuyla yüzüme vurup ağıza alınmayacak küfürler savurmaya başladı. Aynı şekilde ona karşılık verdim. Bir diğer çevik kuvvet polisi de arkadan copla darp etmeye başladı. Hem önden hem de arkadan peş peşe gelen bu darbelere karşı kendimi savunmaya çalışırken birisi beni arkadan kavrayarak olay yerinden uzaklaştırdı. Kim olduğunu bilmediğim bu şahsı sivil polis sanarak elinden kurtulup kaçmaya başlayınca bu kez kendimi akrep aracının altında buldum.

AKREP ARACINI ÜZERİMDEN ÇEKMEDİLER
Sol ayağım akrebin tekerinin altında sıkışmasına rağmen polis aracı saniyelerce üzerimden çekmedi. Bunu gören insanlar polislere tepki göstermeye başladı. Aracın altında sıkışmış bir biçimdeyken çevik kuvvet üzerimize plastik mermi yağdırıyordu. Kitlenin tepkisi yükselince polis aracı üzerimden çeker çekmez bir genç beni kucakladı. Ancak bu durum da polisi durdurmadı. Bu halde bile üzerimize yakın mesafeden plastik mermi ve gaz bombaları sıktılar. Sol ayağımdaki dayanılmaz ağrıya bir de gaz bombası etkisi eklenince çok kötü oldum. Polisin aralıksız süren bu saldırıları nedeniyle TOMA’nın sıktığı tazyikli sudan sırılsıklam olmuş zemine birkaç kez bırakılıp geri alındım.

HASTANE TEDAVİ ETMEK İÇİN 6 SAAT BEKLETTİ
Polisin ambulansı İstiklal Caddesi’ne sokmaması üzerine sağlık ekipleri beni Taksim Meydanı’nda bulunan ambulansa sedye ile taşıdı. Götürüldüğüm Şişli Etfal Hastanesinde doktor eksikliği nedeniyle tedavi edilebilmek için tam 6 saat bekledim. Yapılan tetkikler ve çekilen filmler sonucunda sol ayağımda, üst tarafta 2, topukta 1, toplam üç kırık oluştuğu tespit edildi.”

Cop darbelerinden dolayı sağ dudağı patlayan ve hem sırtı hem kolları mosmor olan Kelekçier, 2 ay ne işe ne de okula gidebilecek. Kardeşini okutmak ve kira parasını çıkartmak için hem part time çalışıp, hem de okumak zorunda kalan üçüncü sınıf öğrencisi Kelekçier, en çok da bu duruma üzülüyor.

BERKİN’LER, UĞUR KAYMAZ’LAR, CEYLAN’LAR İÇİN…
Okulu bitirir bitirmez sosyolog olmak isteyen Er, “Bir çocuğun daha bu şekilde katledilmesine tepkisiz kalamazdım. Ben o meydanlara Berkin’lerin, Uğur Kaymaz’ların, Ceylan Önkol’ların bir daha katledilmemesi için çıktım. En çok ağırıma giden de neden öldüğü belli olan 16 kiloya düşmüş bir çocuğa otopsi yapılmasıydı” diye konuştu. Polisler hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanan Er, aynı zamanda ana akım medyaya da tepkiliydi. “Olayı sanki ben polise saldırıyormuşum gibi gösteren ana akım medya benim coplarla darp edilip saniyelerce akrep altına tutulmamı ise es geçti” diyen Er, “Ben sadece yapılan saldırıya karşı kendimi savundum. Bu ülkeyi çocuk mezarlığına çeviren ve kadınları darp ederek veya öldürerek sindirmeye çalışan bu zihniyete ve her haksızlığa karşı bir kadın olarak hep karşı geleceğim” dedi.




Editör : birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.03.14   #2259
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Hep 19 yaşında,
düşlerinde özgür dünya




İLGİLİ HABERLER


ETİKETLER

Gezi direnişi - Ali İsmail Korkmaz -

Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın bugün doğum günü. 19 yaşında öldürülen Korkmaz, polis ve eli sopalı sivillerin hedefi olmasaydı 20. yaşını kutlayacaktı.
Anısına Fenerbahçe tribünleri tarafından “Daha 19 yaşında / Düşlerinde özgür dünya” tezahüratları yazılan, Korkmaz’ın 20. doğum günü sosyal medyada da kutlandı.
Twitter'da #iyikidoğdunaliismailkorkmaz ve #aliismailindoğumgünü gibi etiketlere yazılan bazı mesajlar şöyleydi:
Aynur: Keşke yaşasaydın da seni tanımak zorunda kalmasaydık. Yürek acımızsın güzel insan. #Aliismailindogumgunu
@fgulden: Bugun demokrası sehıtlerımız ın pastaları yok ekmeklerı ile hep bırlıkte #Aliismailindogumgunu kutluyorlar
Kaan Zülfikar Deniz: Bugün doğum günüymüş.Gencecik bir yaşam.Ağlıyorum ve diyecek birşey yok..
@bakseeen: Çok öldürdüler de ... Döve döve öldürmek... Başka bir kötülük,başka bir kin, başka türlü bir vahşet... #Aliismailindogumgunu
Arzu Durak: Hep 19 kalacaksın Seni asla unutmayacağız !!!#Aliismailindogumgunu. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-03-18 09:45:49
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.03.14   #2260
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Ana Sayfa Politika
HDP: İstanbul'u rantçılar değil halk yönetecek


DİHA
Güncellenme : 18.03.2014 13:56
HDP İstanbul Büyükşehir Belediye eş başkan adayları Sırrı Süreyya Önder ve Pınar Aydınlar İstanbul'un sorunlarına dair çözüm önerilerini açıkladı. Önder, "şehir suçu" işlemeyeceklerini belirterek İstanbul'da demokrasiyi yerinden ve özerk yönetimle hayata geçireceklerini söyledi.

HDP İstanbul Büyükşehir Belediye eş başkan adayları Sırrı Süreyya Önder ve Pınar Aydınlar Elit World Otel toplantı salonunda düzenledikleri basın toplantısı ile İstanbul'un sorunlarına çözüm önerilerini ve yerel yönetim politikalarına dair başlıkları açıkladı. Toplantıya Önder ve Aydınlar'ın yanı sıra HDP MYK üyeleri ve HDP'nin ilçe belediyeleri eş başkan adayları da katıldı.

'Şehir suçu işlemeyeceğiz'

Toplantıda ilk sözü alan HDP İstanbul Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Sırrı Süreyya Önder İstanbul'a dair politikalarının, ilkelerinin ve çözüm önerilerinin esin kaynağının Gezi direnişinin ardından kurulan forumlarda hayat bulan düşünceler olduğunu söyledi. "Şehir suçu işlemeyeceğiz" diyen Önder, şehirde yaşayan vatandaşların ayrımcılığa uğramasına sebep olan ya da şehrin doğal ve tarihsel kaynaklarını tahrip eden tüm belediye düzenlemeleri şehir suçu kapsamında olduğunu ve bu suça bulaşmayacaklarını söyledi. HDP'nin "İstanbul Taahhütnamesi"ni de açıklayan Önder, toplumun ortak kaynaklarını belediye aracılığıyla halka karşı kullanmayacaklarını, tarihsel ve doğal dokuya aykırı projeleri hayata geçirmeyeceklerini, halkın kolektif mülkiyetinde olması gereken ortak alanları özel firmalara satmayacaklarını, İstanbul'un kaynaklarının yeniden üretilemez biçimde tüketen ve ekolojik dengesini bozan ilan edilmiş ya da yapımına başlanmış, tüm 'çılgın' ya da 'mega' projeleri de iptal edeceklerini söyledi.

"Yaşamak haksa şehir de haktır" diyen Önder HDP'nin 5 "Şehir hakkı" ilkesinin olduğunu söyledi ve bunları, "Yerel demokrasi ve özerklik, barış, çözüm ve dayanışma belediyeciliği, toplumsal hizmet belediyeciliği, kadına ve LGBTİ'lere duyarlı belediyecilik ve ekolojik belediyecilik" olarak sıraladı. Önder AKP'li Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın 25 Mart'ta büyük bir "çılgın" proje açıklayacağını söylediğini belirterek, "Gece bu proje üzerinde düşündüm. Hepimizi mutlu edecek bu çılgınlıkta ne olabilir diye. Kadir Topbaş seçimlerden çekilebilir. Bizi en sevindirecek şey bu olabilir" dedi.

'İstanbul LGBTİ dostu bir şehir olacak'

Toplantıda söz alan HDP İstanbul Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Pınar Aydınlar ise HDP ile İstanbul'da ne gibi değişiklikler olacağına dair bir sunum yaptı. Aydınlar, "İstanbul inanç gruplarını tanıyacak. İstanbul'da engelliler onurlu ve özgür bir yaşam sürecek. İstanbul'da kadınlar güçlü ve eşit olacak. Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçeleme oluşacak. Kadına yönelik şiddetle mücadele edilecek. Gençlik meclisleri kurarak gençlerin şehirle ilgili kararlarda doğrudan söz sahibi olmalarını sağlayacağız. İstanbul çocukları sevecek. İstanbul yaşlıları ile yaşayacak. İstanbul LGBTİ dostu bir şehir olacak" dedi.

'Şehir parlamentosu kuracağız'

Aydınlar'ın ardından tekrar söz alan Önder, "Halkın girmediği yere yolsuzluk girer" diyerek yolsuzluklara karşı mücadelenin en iyi yolunun halkın siyasete katılımı olduğunu savunduklarını söyledi. Katılımcı, şeffaf, çoğulcu, toplumcu ve üretken bir demokrasiyi "halk meclisleri" ile hayata geçireceklerini belirten Önder, belediye meclislerini yetkili bir "Şehir Parlamentosu" olarak çalıştıracaklarını ve tüm mahalle meclislerinden temsilcilerin içerisinde bulunacağı bir "Şehir Parlamentosu" kuracaklarını söyledi. Mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarını da reddettiklerini belirten Önder, kentsel dönüşüm yerine yerinden dönüşümü önerdiklerini, yenilenmenin gerekli olduğu yerlerde ise ev sahipleri ve kiracıların hak kaybına uğramasına izin vermeden tüm kararların birlikte alınarak uygulanacağını söyledi. 3'üncü köprüyü göreve geldikleri ilk gün durduracaklarını belirten Önder, 3'üncü köprü için iki buçuk milyon ağacın kesildiğini söyledi. Evlere hane başı aylık 10 ton suyu ücretsiz sağlayacaklarını belirten Önder, herkes için toplu taşıma olanaklarını da sağlayacaklarını söyledi. Yurttaşların kültürel varlığını yaşama hakkı da olduğunu belirten Önder, Gezi Parkı'nı Taksim'den Şişli'ye uzanan dev yeşil alan olarak Gezi Barış ve Kültür Vadisi olarak halka açacaklarını söyledi. Taksim Meydanı'nı gösteriler, konserler, anmalar için daha kullanışlı hale getireceklerini belirten Önder, AKM'yi de polis karargahı değil "şehrin kalbi" yapacaklarını söyledi. Önder ayrıca Gazi Mahallesi, 1 Mayıs Mahallesi, Armutlu ve Şişli'de "Hafıza ve Adalet Mekânları" kuracaklarını söyledi. Önder ayrıca, Taksim'de Cumartesi Anneleri anıtı yapacaklarını belirtti.

'Kuzey ormanlarını koruyacağız'

İstanbul'un kuzeye yayılmasını durduracaklarını Şile'ye kadar devam eden bölgede bir özel koruma alanı da oluşturacaklarını belirten Önder, bu kuşakta yapımı planlanan "Kanal İstanbul" "3'üncü köprü" gibi ekolojiyi yıkıma sürükleyen bütün projeleri iptal edeceklerini belirterek, "Belediye kepçeleri bu kenti hep betonlaştırdı. Eğer hükümet bu projelerde ısrar ederse belediyenin tüm iş makineleriyle o alana girişi net ve kesin bir dille söylüyorum yasaklayacağız. Kepçenin önündeydik dümenine geçeceğiz ve zalimlere karşı kullanacağız. Bu işler direnerek çözülür. Biz muhalefetken direndik, bu kentin yönetimine geldiğimiz de neler yapabileceğimizi herkes kestirebilir" dedi.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 6 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 6 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Totobo Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2