Sponsor Reklamlar


PİRYOLU Bağımsız haberleri.

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 14.01.14   #1921
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


TUSKON da Erdoğan’a kılıcı çekti


Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) HSYK düzenlemesiyle ilgili bir açıklama yaptı.

Cemaatin işadamlarının oluşturduğu bir oluşum olan TUSKON, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısını ve işleyişini değiştirmeyi öngören düzenlemeye tepki göstererek, düzenlemenin “2010 Referandumu’nda milletin ortaya koyduğu iradeye saygısızlık ve vefasızlık” olacağını dile getirdi.
Konuyla ilgili olarak TUSKON’dan yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Son dönemde ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ve sonrasında yaşananları dikkatle takip etmekteyiz. Benzer durumlarda nasıl reaksiyon verilmesi gerektiğine dair Türk ve İslam tarihindeki örnekler hepimizin malumudur. Ayrıca son bir ay içerisinde dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde yaşanan yolsuzluk soruşturmaları ve yolsuzluklara karıştığı iddia edilenlerin, ülke üst yöneticilerinin, yasama, yargı ve yürütme erklerinin, ülke medyasının ve kamuoyunun aldıkları tavırları ibret ve gıpta ile izlemekteyiz.
Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü ve hukuk karşısında herkesin eşit olması gibi hukuk devleti olmanın temel ilkeleri bütün siyasi görüşler için vazgeçilmezdir. Ülkemizde ise, yaşanan süreçte adli kovuşturma ve yargılamada yakınları bulunanların kovuşturmayı yapan emniyet ve yargı mensuplarını görevlerinden aldıklarını ve bunu ülke çapında bir personel ve bürokrat kıyımına dönüştürdüklerini büyük bir şaşkınlıkla gözlemlemekteyiz.
Bu açıklamaya sebep teşkil eden son gelişmede ise TBMM’ye sevk edilen bir yasa tasarısı ile zaten ağır ithamlar ve basın yoluyla baskı altında tutulan yargı mensuplarının, hukuki tarafsızlığını ve bağımsızlığını imkansız hale getirecek, atama ve soruşturmalarını tümüyle Adalet Bakanı’na bağlayacak bir düzenlemenin getirilmeye çalışılmaktadır. Hükümetin bir önceki Adalet Bakanı’nın yurtiçi ve yurt dışında her zeminde büyük bir gururla anlattığı gibi, AB normları ve Venedik Kriterlerine uygun bir şekilde HSYK, 2010’da yapılan referandum sonucunda milletimizin yüzde 58 evet oyu ile daha bağımsız hale getirilmişti. Hal böyleyken HSYK üyeleri ve ülkemizin önde gelen hukukçuları tarafından yargının yürütmeye bağlanması anlamına geldiği için Anayasa’ya aykırı olduğu ifade edilen bir yasal düzenleme ile HSYK’nın yapısının ve işleyişinin değiştirilmesine karşı olduğumuzu açık bir şekilde ifade etmek istiyoruz. Yapılmak istenilen değişikliklerin 2010 yılında milletimizin ortaya koymuş olduğu iradeye saygısızlık ve vefasızlık olacağını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Yaşadığımız bu süreç kısa ve orta vadede ulusal ve uluslararası arenada çok ağır ekonomik ve ticari maliyetler getirecektir. Büyüme ve gelişme için hem yurtdışından doğrudan yatırıma, hem de yurtdışından finansman bulmaya ihtiyacı olan Türk ekonomisinin, yurt dışında ‘öngörülebilir bir hukuk devletinden’, ‘bir gecede değiştirilebilen sözde kanunlar ülkesine’ dönüşen ülke algısı nedeniyle ciddi bir güven, finansman ve yatırımcı kaybına uğrayacağı endişesini taşıyoruz. Hem emniyet teşkilatında hem de yargıda yapılmaya çalışılan değişikliklerin, aslında yargılamaya konu olan şahısların masumiyet karinelerine zarar verdiği ve daha en baştan suçlularmış gibi bir algı oluşturduğunu da unutmamalıyız. Herkesi devletimizin ve ülkemizin geleceğini muhafaza etmek için adalete ve hukukun üstünlüğüne saygılı olmaya ve yargının bağımsızlığını zedeleyecek adımlar atmamaya davet ediyoruz. Erklerin işleyişinde büyük bir sıkıntıyı ortaya çıkaran ve devletimizin geleceğini tehdit eden bu hususta başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Meclis Başkanımız, Sayın Başbakanımız ve Sayın Muhalefet Liderleri olmak üzere tüm sorumluları göreve davet ediyoruz.”
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1922
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Zekeriya Öz itiraz etti!

Savcı Zekeriya Öz önce atama kararına itiraz etti sonra da Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundu.


İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atanan savcı Zekeriya Öz atama kararına itiraz etti ve yıllık izne ayrıldı.
İstanbul Başsavcı vekilliğinden Bakırköy Başsavcı vekilliği görevine atanan Zekeriya Öz, öğle saatlerinde yeni görev yeri olan Bakırköy Adliyesi’ne geldi. Yaklaşık 1 buçuk saat adliyede kalan Öz, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu ile görüştü. Görüşmesinin ardından 4. Katta bulunan odasına giren Öz’ün Bakırköy Başsavcı Vekilliği’ne atanması kararına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) itiraz ettiği, söz konusu itirazın geçtiğimiz Cuma günü yapıldığı öğrenildi. Öte yandan Başsavcı Vekili Zekeriya Öz, yıllık izne ayrıldı.
BAŞBAKAN’A SUÇ DUYURUSU
Ekim 2013’de yaptığı Dubai seyahati nedeniyle şimşekleri üzerine çeken ve hakkında HSYK tarafından başlatılan incelemenin ardından geçici olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı vekilli olarak görevlendirilen Zekeriya Öz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Şaban Arslan ile kendisiyle ilgili bilgileri yasa dışı yollardan temin eden kamu görevlileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu

Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1923
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


6 ilde el Kaide operasyonu







İLGİLİ HABERLER
İHH - Kilis - el Kaide operasyonu -

Van Cumhuriyet Başsacılığı'nın talimatıyla Van merkezli Adana, Gaziantep, İstanbul, Kilis ve Kayseri'de El Kaide örgütüne yönelik kapsamlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda Van'da 1 kişi göz altına alınırken, aralarında El Kaide'nin önde gelen iki isminin de bulunduğu bazı kişilerin gözaltına alındığı öne sürüldü. İstanbul'da da 3 gözaltı olduğu belirtildi.

Yapılan teknik ve fiziki takiplerin değerlendirilmesi üzerine Van Cumhuriyet Başsacılığı'nın talimatı ile bu sabah saatlerinde Van Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ile İstihbarat Şube ekipleri harekete geçti. Van'dan takip edilerek Gaziantep'e giden ve örgüt sorumlusu olduğu öne sürülen 1 kişinin gözaltına alınmasından sonra Kilis'te İnsani Yardım Vakfı (İHH) deposunda arama yapıldığı belirtildi. Van ve Kilis'in yanı sıra İstanbul, Adana, Gaziantep ve Kayseri'de operasyon yapıldığı kaydedildi.

El Kaide'nin önde gelen 2 isminin gözaltında olduğu, 3'ünün ise Suriye'ye kaçtığı iddia edildi. Ancak, bu iddialar henüz doğrulatılamadı.

İSTANBUL'DA 3 GÖZALTI

Operasyon kapsamında İstanbul'da da 3 kişi gözaltına alındı. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Bağcılar, Fatih ve Küçükçekmece'de düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerin Van'a gönderildiği öğrenildi.

KİLİS'TE İHH DEPOSUNDA ARAMA

Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Kilis Şubesi ile deposunda arama yapıldı. Van Emniyet Müdürlüğü’nden gelen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin saat 06.30’da, Kilis Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polislerin katılımıyla yaptığı aramalar 4 saat sürdü. Polisler, arama sonunda vakıf ve deposundaki bilgisayarlar ve bazı dosyalara incelemek üzere el koydu.

İHH BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

İHH Genel Sekreteri Yaşar Kutluay ve İHH Avukatı Uğur Yıldırım Kilis’teki polis baskını sonrasında basın açıklaması yaptı.

İHH, bu operasyonla Suriye’ye yardım gönderen kuruluşların engellenmek istediğini öne sürdü. Yaşar Kutluay operasyonu “Algı operasyonu” olarak değerlendirdi. “İHH yetimleri, dulları koruyor. İçeriye düşmüş, bir şekilde ya rejimin ya farklı grupların eline düşmüş, gazetecileri yazarları, farklı kişi kurumları kurtarmak için elinden geleni yapıyor. Yüzyılın en büyük hareketine imza atıyor. 1100 kişiyi tek seferde hapishanelerden çıkartıyor” diyen Kutluay, “Biz daha sağlam ve büyümüş şekilde çıkacağız. Suriye ve Gazze’ye kampanyalarını misli misli artırarak devam edeceğiz” ifadesini kullandı. Kutluay, Suriye’ye yardımda Türkiye’nin bir kurumunun etkin olmasının bazılarını “deli ettiğini” söyleyerek “Bu çirkin operasyonlar, devam ettiği sürece bu yapılar deşifre olacaktır. Bu İsrail yanlısı kurumlar, kuruluşlar veya içerlerine sızılmış yapılar tamamen deşifre olacaktır” dedi.

AVUKAT YILDIRIM: ARAMA HUKUKSUZ, POLİSLER HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Kutluay’dan sonra Avukat Uğur Yıldırım konuştu. Sabah yapılan aramanın Van TMK 10. maddesi uyarınca 2012’de başlatılan bir soruşturma kapsamında yapıldığını söyleyen Yıldırım, “Bu kapsamda, Kilis ofisinde 9 aydır çalışan normal bir işçimiz ile ilgili kendisinin ev adresinin olduğu iddiasıyla, arama kararı henüz geldi, bu arama kararında mahkemeye ilgili kişinin ev adresi olarak İHH Kilis Ofisi verilmek suretiyle, mahkeme yanıltılmak suretiyle alınan bir yargı kararıdır. Hukuka aykırılık buradadır. Bu kişinin MERNİS adresi vardır. Bu adreste karısı çocuklarıyla baktığı annesiyle beraber ikamet etmektedir. Bundan haberdar olan bu kişi, kendisi İHH ofisine gelerek teslim olmuştur. Ama bu kendilerine iletilmesine rağmen, bu aramayı yapan kişiler devam etmiştir” dedi.

“6’da başlayan aramada, ilgili yetkililer dışarı çıkartılmış, avukatların aranması istenmemiş, haber bize 7’ye 10 kala haber verildi, avukatlarımız 7:15’te dahil olmuştur. Zaten dernekler hakkında ayrıca bir hakim kararı olmaksızın arama yapılması mümkün değildir. Şöyle düşünün herhangi bir şirkette bir çalışanınızla ilgili arama kararı olsa dahi, o kişinin bilgisayar odasında yapılması gereken arama tüm İHH’nın deposunda ofisinde, hatta Katar Kızılay’ının bulunduğu bölgede yapılmıştır.

Normalde aksine delil bulunamayacağı zamanda bilgisayar kayıtlarına el konulurken, ve bu kişinin bilgisayarı olmasına rağmen, masası belirtilmesine rağmen tüm bilgisayar toplanarak gidilmek istenmiştir. Buna itiraz edilerek, tüm şifrelerin açık olduğu, gerekli dataların burada alınabileceği ki arama yönetmeliğinde de bu şekildedir, ilgili polis arkadaşlar böyle bir teknik yapılarının olmadığı iddiasıyla bütün bilgisayarları toplayarak, merkezlerine götürmüşlerdir.

Bu saatten sonra alınacak deliller hukuken yok hükmündedir. Demek istediğim hukuka ne kadar aykırı bir arama yapıldığının bir kere daha ortaya konulmasıdır.

Arama kararında kapsam ve yetki aşımı yapılmıştır demek mümkündür” ifadelerini kullanan Yıldırım, operasyonu yapan polisler hakkında Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma başlatıldığını söyledi.

OPERASYONUN ARKASINDA GÜLEN CEMAATİ Mİ VAR?

Gazetecilerin "Operasyonun arkasında Gülen cemaati mi var" sorusuna İHH genel Sekreteri Sekreteri Yaşar Kutluay şu cevabı verdi:

"Adı zaten belli. Bir süredir yaşadığımız sıkıntılar belli. Bunu bütün medya zaten biliyor. İçindeki yapılar olabilir, farklı yapılar olabilir, orayı kullanan yapılar olabilir. Bizim bilgilerimiz hep o taraftan doğru geliyor, o taraftan saldırılar var. bu konuda başbakanımızın açıklamaları var. Türkiye bunu en yetkili ağızlardan duymuş vaziyette.

Altı ilden yapılıyor bu operasyon. Araya da bir şekilde aynı TIR olayında olduğu gibi İHH’yı katmaya çalışıyorlar. Operasyon El Kaide ile alakalı. Bizim kurumumuza da yöneltmeye çalıştıkları iddia bu.

Şahsın evi ortadayken evine baskın yapılmıyor. Hala da personelin evi aranmış değil. personel gelip kendisi teslim oluyor. Bu da garip bir şey. Aradığınız insanı farklı bir yerde arıyorsunuz. Tamamen bilinçli bir şekilde İHH’ya yapılan bir saldırıdır.

Biz ne yaptığını nasıl yaptığını çok iyi bilen bir kurumuz. Bir şey çıkmayacak. Amaç zaten bir şeyin çıkması değil. amaçlarını çok iyi şekilde yaptılar. Şu an için İHH’yı hem batı kaynaklarında, hem farklı kaynaklarında terörle ilgili bir kurummuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Türkiye’yi terörle ilişkili bir ülke haline getirmeye çalışıyorlar. O algıyı yaratmaya çalışıyorlar." (DHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-14 09:19:01
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1924
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Yargılayamazsın!



AMED / DİHA
Güncellenme : 14.01.2014 04:38
BDP Eşbaşkanı Demirtaş, meşruiyeti olmayan ‘KCK davaları’ konusunda Adalet Bakanlığı’na çok önemli bir soru yöneltti: Hangi mahkemeler çete mahkemesidir?

Dün tutuklu gazeteci arkadaşlarımızın yargılandığı İstanbul’daki ‘KCK Basın’ davasında ‘yargılamanın durdurulması’ talep edildi. Amed ‘KCK Ana Davası’nda da tutsaklar yargının tarafsızlığını yitirdiğine vurgu yaparak duruşma salonunu terk etti.

Meşruiyetini kaybetmiş davalar!

Tutuklu Kürt siyasetçilerin “Özel Yetkili Mahkemelerinizi tanımıyoruz” çıkışına sahne olan “KCK ana davası”nda müdafi avukatlar da mahkeme heyetinin meşrutiyetini kaybettiğini belirterek, davadan çekilmesini talep etti. Söz hakkı alan müdafi avukatlardan Mustafa Özer’in sarf ettiği “Siz Türk milleti adına yargılama yapıyorsunuz ancak karşınızda oturanlar ise Kürtlerdir” sözleri mahkeme heyetini rahatsız etti. “KCK ana davası” adı altında aralarında DEP Milletvekili Hatip Dicle’nin de bulunduğu 94’ü tutuklu 175 Kürt siyasetçinin yargılandığı Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşma tutuklu Kürt siyasetçilerinin ve avukatlarının “meşruiyeti kaybettiği” gerekçesiyle yargılamayı kabul etmediklerini açıklaması, mahkemede krize yol açtı. DEP Milletvekili hatip Dicle’nin de aralarında bulunduğu 10 kişi raporlu oldukları gerekçesi ile duruşmaya katılmazken, duruşmaya 80 tutuklu, 13 tutuksuz sanık, çok sayıda avukat ile BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP’li vekiller Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, İbrahim Ayhan, Gülser Yıldırım, Kemal Aktaş, Ayla Akat Ata, İbrahim Binici ve tutuklu yakınları katıldı.

‘Oyuna son verin’

Tutsakların kimlik tespiti ile başlayan duruşmada söz alan Av. Mehmet Emin Aktar, Türkiye’de egemenlerin hep yargıyı kullanmak istediğini ifade ederek, “Bu ülkenin siyaseti ölülerimiz üzerinden yapılıyor. Kürtler üzerinden bir oyun oynanıyor. Siz bugün bir karar vereceksiniz. Bu vereceğiniz kararla bu oyuna bir son verin” dedi. Tutuklu 5 vekil ile mahkeme heyetinin verdiği karara değinen Aktar, “İstanbul mahkemeleri AYM’nin kararı ardından bir karar verirken Diyarbakır mahkemeleri AYM’nin kararını kayda almadı.” ifadesinde bulunarak mahkeme heyetinin duruşmadan çekilmesini talep etti.

Karar siyasal

Ardından söz alan BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise, mahkemelerde hukukun konuşulmadığını ifade ederek şunları aktardı: “Siz AYM’ye, CMK’ye, uluslararası yasalara uymayarak birçok karar verdiniz. Ancak bardağı taşıran karar ise tutuklu vekillere ilişkin verdiğiniz karar oldu. Kararda gerekçe yerine hükümlerinizi ortaya koydunuz. Siyasal bir karar verdiniz” diye belirtti. Beştaş devamla, “Hukuksal bir karar vermediniz. Artık bu ülkede yargı var mı, yok mu tartışılıyor. Yargıç olsam çekilirim” diye konuştu.

‘Meşruiyetini yitirdi’

Daha sonra söz alan Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi ise, mahkemenin meşruiyetini yitirdiğini ve davadan çekilmesini talep etti. Elçi, toplumun artık yargıya saygısının kalmadığını ifade etti. Daha sonra söz alan avukat Güven Özata ise Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğu inancını yitirdiğini belirtti. Özer devamla mahkeme heyetine, “Ya evrensel hukuk ilkelerine göre davranın yada bu duruşmadan çekilin” diye yanıt verdi. Daha sonra söz alan Amed TİHV Başkanı Avukat Barış Yavuz da mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini ve davadan çekilmesini talep etti.

Heyete tepki

Ardından tutsaklar adına söz alan Hasan Hüseyin Erdem’in Kürt siyasetçiler adına yaptığı ortak savunmayla mahkeme heyetinin tarafsızlığını ve meşrutiyetini yitirdiğini belirtti. Mahkemenin adil bir karar vermeyeceğini ifade ederek dosyadan çekilmesi isteğinde bulunan Erdem’in ardından mahkeme heyeti, savcıdan talebe ilişkin mütala istedi. Mahkeme heyeti avukatların talep ettiği çekilme talebinin ve Anayasa’ya aykırılık iddiasının da reddine karar vererek duruşmayı 16 Ocak tarihine erteledi.

Kışanak: Kararı destekliyoruz

“KCK ana davası”nın duruşmasında avukatlar ve tutuklu siyasetçilerin mahkeme salonunu terk etmesi ardından gazetecilere konuşan Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, sanık haklarının ihlal edildiğini belirterek, mahkemenin meşruiyetini kaybettiğini ve yargılamanın kabul edilmeyecek bir boyuta taşındığını söyledi. BDP Eşbaşkanı Kışanak ise, tutsakların aldığı kararın meşru olduğunu aktararak, “Bu konuda arkadaşlarımız bizden ve tüm kamuoyundan destek bekliyorlar” dedi.

Arkadaşları için adliyeye geldiler

Tahliye edilen BDP’li vekiller Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan ile Wan (Van) Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, “KCK ana dava”yı izlemek üzere Diyarbakır Adliyesi’ne geldi. Aktaş, “Biz tutuksuz yargılanan milletvekilleri olarak bu gün arkadaşlarımızın yanında yer almak için geldik. Onların bırakılması bu adliye kapısından birlikte çıkmayı umut ediyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından BDP’li vekiller ve beraberindekiler davanın görüleceği duruşma salonuna geçti. Kalabalık bir yurttaş grubu da dışarıda yargılannan siyasetçilere destek verdi.
GÜNDEM
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1925
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


MİT ten Paris katliamı açıklaması






İLGİLİ HABERLER
MİT - Paris Katliamı - açıklama -

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin katil zanlısı Ömer Güney ile MİT yetkilileri arasında geçtiği iddia edilen ses kaydı ve MİT’e ait olduğu iddia edilen belgeye ilişkin yaptığı açıklamada, infazlarla ilgilerinin olmadığını savundu.

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, medyada yer alan ve Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katil zanlısı Ömer Güney ile MİT mensupları arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ve MİT tarafından suikast için para verildiği iddiasına ilişkin belgeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, MİT’in Paris’teki infazlarla ilişkilendirilmeye çalışıldığı savunularak, “Söz konusu yayınların, Çözüm Süreci’nde aktif rol üstlenen Teşkilatımızı yıpratmaya ve bu süreçte görev alan personeli deşifre ederek görevlerini yapamaz hâle getirmeye yönelik bir operasyon olduğu değerlendirilmektedir. Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan cinayetleriyle Teşkilatımızın kesinlikle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte söz konusu iddialar ile ilgili iç bünyemizde gerekli idari soruşturma başlatılmıştır. Teşkilatımız 2937 sayılı yasa ile kendisine verilen görevi kanunlar çerçevesinde yerine getirmekte olup, bundan sonra da görevini bu çerçevede sürdürmeye kararlılıkla devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
(DİHA)
www.evrensel.net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1926
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Rasim Ozan Kütahyalı'ya 'şebelek' benzetmesi


Ahmet Hakan yazısında Rasim Ozan Kütahyalı'ya şebelek benzetmesi yaptı.


Ahmet Hakan yazısında Rasim Ozan Kütahyalı'ya şebelek benzetmesi yaptı.
İşte o benzetmenin yapıldığı yazıdan bir bölüm:
-Dün “Zekeriya Öz bir kahramandır” diyordun, bugün “Zekeriya Öz cuntacının tekidir” diyorsun. -Dün “Şike yaptı Fenerbahçe” diyordun, bugün “Şike davası yeniden görülmeli” diyorsun. -Dün “Yeni HSYK ile devrim yapıldı devrim” diyordun, bugün “HSYK derhal lağvedilmeli” diyorsun. -Dün yaltaklandığın savcı ve polislere, bugün giydiriyorsun. -Dün kanatlarının altına girmeye çalıştığın Cemaat’e, bugün demediğini bırakmıyorsun. Artık “şebelek” kelimesi bile seni anlatmakta yetersiz kalıyor. Çünkü senin bu yaptıklarını şebelekler bile yapmaz.




Editör : BİRGÜN
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1927
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Lice saldırısını PKK yapmadı







İLGİLİ HABERLER
Diyarbakır - Lice - Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın - PKK -

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993 yılında, 14 sivil, bir uzman çavuş ve dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili davanın iddianamesinde, devletin bugüne kadarki iddialarının aksine, savcı, “Saldırıyı PKK yapmadı” dedi. Olaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması yarın görülecek.
Lice’de 22 Ekim 1993 tarihinde yaşanan ve tarihe Lice Katliamı olarak geçen olaylarda, gün boyu Licelilerin üzerine kurşun ve bomba yağmış, olayda 15 Liceli katledilmişti. Olaylar sırasında dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın da vücuduna isabet eden kurşunla yaşamını yitirmişti. Yıllarca ‘PKK Lice’ye saldırdı’ şeklinde propaganda edilen ve dönemin devlet yetkililerinin de olayı ‘PKK saldırısı’ şeklinde izah etmesine rağmen, PKK’yi işaret eden hiçbir bulguya ulaşılamamıştı. Öyleki olayda PKK gerillası olduğu öne sürülen tek bir kişi bile yakalanmamış, katliamdan yaralı kurtulanların ifadesi dahi alınmamıştı. PKK’lilerin Lice’ye baskın yaptığı ve askerle çatıştığı öne sürülmüş ancak sağ ya da ölü bir tek PKK’li yakalanmadığı gibi olaydan sonra yapılan aramalarda Lice’de bir tek silah bile ele geçirilemedi. Tüm işaretler, askerin Lice’ye yönelik kanlı bir operasyon yaptığını ve olayın PKK ile bir ilgisi olmadığını gösterirken, olay zaman aşımına bırakılarak karartılmak istendi. Ancak soruşturmayı sürdüren savcı, iddianameyi zaman aşımına bir gün kala tamamlayarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi ve dava açıldı.
KOMUTANLARA MÜEEBET
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesinin ardından, davanın görülmesine yarın başlanacak. Davanın iddianamesinde dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında ‘taammüden öldürme’, ‘halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik’, ‘cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturmak’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ile 24 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

HİÇ BİR DELİL ELDE EDİLEMEDİ

Savcılık iddianamesinde, 20 yıl önce Lice’de çıkan olaylarda Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Jandarma Uzman Çavuş Yüksel Bayar ile 14 vatandaşın öldüğü hatırlatılarak, “Olayda bir uzman çavuş, bir er ve bir polis memuru ile çok sayıda vatandaş yaralanmış, çok sayıda konut, iş yeri ve araç hasar görmüştür. Operasyonu Diyarbakır Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu yönetmiştir. Resmi tutanaklarda PKK terör örgütü mensuplarının ilçeye saldırması nedeniyle bu sonucun meydana geldiği yazılmış, ancak örgüt o gün ilçeye kendilerinin saldırmadığını ileri sürmüştür. Aradan geçen 20 yıla rağmen saldırıya katıldığı tespit edilen örgüt mensubu olmamıştır. Olay günü PKK terör örgütünün Lice ilçesine saldırdığına ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı öldürdüğüne dair herhangi bir delil elde edilememiştir. Gündüz bir ilçenin basılıp yaklaşık 11 saat boyunca çatışmanın devam etmesine rağmen hiçbir teröristin ölü ya da sağ olarak ele geçirilemediği gibi, teröristleri gören kişilerin dahi bulunmaması, aradan geçen 20 seneye rağmen bu eyleme katılanların tespit edilememiş olması, PKK terör örgütünün bu saldırıyı gerçekleştirmediğini göstermiştir” ifadelerine yer verdi.

LİCE HARABEYE DÖNDÜ, ASKERİ BİNALAR HASAR GÖRMEDİ!

İddianamede, olaylarda 242 işyeri ve 401 konutun tamamen hasar gördüğü, buna karşılık emniyet ve askeri binaların ise çok az hasarlı olduğu belirtildi. Düzenlenen tutanaklara göre olaylarda en az 29 farklı silahın kullanıldığını belirten savcı, o dönemde bölgedeki PKK’lı grubun başında olan Şemdin Sakık’ın, Bahtiyar Aydın’ı kendilerinin vurmadığına ilişkin ifadesine de yer verdi.
AYDIN’IN VURULDUĞU YER KROKİDE YOK

Dosyanın delil klasörlerinde bulunan ve dönemin Lice İlçe Jandarma Komutanı Şahap Yardımcı tarafından imzalanan olay yeri krokisinde de ilginç bir ayrıntı dikkat çekti. Olay yeri krokisinde çıkan çatışmalar, askerlerin yaralandığı yerler ve bir öğretmenin vurulduğu nokta ayrıntılı olarak belirtildi. Ancak krokide Jandarma Komando Bölüğünde vurulan Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın vurulduğu yerin işaretlenmediği görüldü. (DİYARBAKIR)
www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-14 22:16:53
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1928
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Adalet Bakanına yetki üstüne yetki





İLGİLİ HABERLER
HSYK - HSYK yasa değişikliği - AKP Hükümeti - Adalet Bakanı yetkisi - Bekir Bozdağ -

HSYK teklifinin Adalet Bakanı’nın Kurul Başkanı sıfatıyla “HSYK üyelerine tek başına suç ve disiplin soruşturması açma ve ceza vermesini” düzenleyen en çok tartışıma yaratan yetkisi başta Bakan'ın yetkileri önergelerle yeniden düzenlendi. Komisyon'da CHP ve MHP'nin anayasaya aykırılık önergeleri de AK Parti oylarıyla reddedildi.

BAKANA BİR YETKİ DAHA

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nun haberine göre TBMM Adalet Komisyonu’nda bu akşam kabul edilen 27 ve 28 madde değişikliklerine göre, HSYK üyesine Bakan soruşturmayı başlatacak HSYK Genel Kurulu cezaya karar verecek. Değişiklikle bakana bir yetki daha tanındı. Hakim ve savcılara “inceleme ve soruşturmaya yer yok” kararlarına da artık Bakan “olur” verecek. İşlem yapılmaması konusunda da son sözü bakan söyleyecek. Bakan’ın bu işlemlerine yargı yolu açıldı.

DAİRE BAŞKANI SEÇİM SİSTEMİ DE DEĞİŞTİ

Komisyonda kabul edilen 29. maddeye göre ise 7'şer üyeli üç HSYK dairesinden 1 ve 2. daire 5'er üye olarak kalırken, 3. Daire 11 üyeli oldu ve 5'er kişilik iki heyet halinde çalışacak. Kurul Başkanı Bakan üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağını belirleyecek. Bakan'ın daire başkanı olarak iki kişi teklif etmesi ve bu iki kişiden birinin HSYK Genel Kurulu'nda başkan seçilmesi düzenlemesi de değiştirildi. Her daire kendi üyeleri içinden belirlenecek iki aday arasından HSYK Genel Kurul'unda seçilecek. CHP'li Turgut Dibek maddeyi eleştirirken, "11 kişi kabak gibi cemaatçi. Bu 11 kişinin yerinde olmayı kimse istemez. Daire zaten beş kişi üç kişinin bel" dedi.

MÜSTEŞAR DAİRE BAŞKANI SEÇİLEMEYECEK

Adalet Bakanlığı Müsteşarının daire başkanı seçilebileceğine ilişkin değişiklikten de önergeyle vazgeçildi. Müsteşar mevcut yapıdaki gibi başkan seçilemeyecek. HSYK üyesi olarak yer almaya devam edecek.
Komisyon 30. maddeyi görüşmeyi sürdürüyor

BAKAN NASIL SAVUNDU

CHP’li Ali Rıza Köktürk’ün, 27. madde değişikliği ile bakanın yetkilerinin arttırıldığı eleştirisinde bulunarak, önergeyle ilgili açıklama istemesi üzerine Bakan Bozdağ şunları söyledi:
“Bu teklifle Anayasanın 159. maddesinde sayılan, ancak Kurul’dan alınıp bakana verilen bir yetki yoktur. Önerge, kamuoyundan gelen eleştiriler dikkate alınarak yapıldı. Kurul başkanına, HSYK üyelerine inceleme ve soruşturma başlatıp ceza verme yetkisi çok büyük eleştiri aldı. Önerge ile Kurul Başkanı sadece inceleme ve soruşturmayı başlatan noktaya geliyor. Kurul başkanı soruşturmayı başlatıp yine Kurul’a havale edecek. Kurul üyelerinin herhangi bir suçla suçlandığı zaman, bunlara ilişkin idari ve adli birtakım işlemlerin yapılması tamamen kendi kararına bağlı. Yani kendi kendini denetleyen ve kendi hakkında karar veren bir kurul. Siz, ‘HSYK üyesine Kurul Başkanı soruşturma başlatmasın’ derseniz ona da varız. En azından bir mekanizma kurulacak. Soruşturma ortada kalmayacak. Kurul başkanı üç kişilik bir komisyon oluşturacak. Daha sonra hiçbir değerlendirme yapmadan HSYK Genel Kurulu'na sunacak.

'YARGI YOLUNU AÇIYORUZ'

İlgili dairenin soruşturmaya yer yok kararı Bakan’ın önüne gelecek ve olur verecek. Bu kararlar yargı denetimine açılacak. Kurul başkanı olur verince soruşturma kapanmış olacak. Kurul kararları yargı denetimine açılacak. Denetimi güçlendiren bir değişiklik önergesi olarak görüyorum ben bu önergeyi.”

BAKANA YÖNETMELİK YETKİSİ

Kurul Anayasa ve yasalara aykırı yönetmelik veya genelge çıkardığı takdirde, bu kesin ve yargı yolu kapalı olduğu için, yasama organında olmayan bir düzenleme yetkisi kurulda olacaktı. Şimdi bu değişiklikle, başkana ilgili dairelerin de görüşünü alarak, sadece kurulun görev alanı ile sınırlı olmak kaydıyla, yönetmelik ve genelge çıkarma yetkisi veriliyor. Şimdi bu yargı yoluna da açılacaktır. Yargı eğer Anayasa ve yasalara aykırılık varsa verecektir”

HSYK ÜYESİ HAKİM SAVCI GİBİ SORUŞTURULACAK

Kabul edilen 27. madde değişiklik önergesine göre teklifteki Bakan’ın “HSYK üyelerine tek başına suç ve disiplin soruşturması açma ve ceza vermesi” düzenlemesi “Kurul üyeleri hakkındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin bu kanunla verilen görevleri yerine getirmek” şeklinde değiştirildi. Seçimle gelen HSYK üyeleri diğer hakim ve savcılarla aynı şekilde HSYK Kanunu’ndaki hükümlere göre soruşturulup cezalandırılacak. Hatta görevden alınabilecekler. HSYK Başkanı, ilgili dairenin teklifi üzerine hakim ve savcılar hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma yapılması işlemlerinde “olur” vermenin yanısıra; araştırma, inceleme ve soruşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin işlemlere de olur verecek. Önergenin gerekçesinde, “Bu değişikliklerle anayasa ve yasaların yanında yasama organı ve halkın denetimi altında görev yapan ve anayasa uyarınca kurulu yönetmek ve temsil etmek görevine haiz olan kurul başkanının görev ve yetkileri yeniden düzenlenmektedir. Kurul başkanının işlemleri yargı denetimi altındadır” denildi. (ANKARA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-14 23:30:32
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.01.14   #1929
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


AKP’nin Van adayı
gözaltına alındı iddiası!








İLGİLİ HABERLER

ETİKETLER

El Kaide - AKP Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Osman Nuri Gülaçar - gözaltı -

El Kaide’ye dönük Türkiye genelinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında AKP Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Osman Nuri Gülaçar’ın evinin de basıldığı öne sürüldü. Gülaçar’ın gözaltında tutulduğu iddia edildi.

Türkiye genelinde birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen El Kaide operasyonunda Van’da gözaltına alınan 20’den fazla kişinin arasında AKP’nin Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Osman Nuri Gülaçar’ın da bulunduğu iddia edildi. Gülaçar’ın evini basan polislere Ankara’dan müdahale edildiği, bunun üzerine polislerin Gülaçar’ın evde olmadığına dair tutanak tutarak evden ayrıldığı, daha sonra Gülaçar’ın Van Emniyet Müdürlüğü’ne gittiği öne sürüldü. Gülaçar’ın halen emniyette tutulduğu iddia edilirken, gün boyu Gülaçar’dan haber alınamaması ve telefonlarına ulaşılamaması da bu iddiaları güçlendiriyor.

Gülaçar, 2009 yılında Van’da El-Kaide'ye dönük gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınmış ve "El Kaide yapılanmasının Van'daki sorumlusu" olarak tutuklandıktan sonra 2 ay cezaevinde kalmıştı.

Son operasyonda gözaltına alınanlar arasında Gülaçar ile birlikte tutuklananların da bulunduğu öğrenildi. Van’daki baskınlarda gözaltına alınan El Kaide zanlılarından isimleri öğrenilebilenler şöyle: İlhami Bora, Serdar Erginyürek, Kenan Gül, Yakup Karabulut, Öztekin Onay, İbrahim Şen, Ümit İlaçoğlu, Şahabettin Ateş, M. Sadi Aytekin, Ali İhsan Dursun, Yavuz Yürektürk, Ferit Güneş, Ekrem Müküs, Abdullah Koç, Atilla Akyel. (Van/DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-14 23:56:58
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.01.14   #1930
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


CHP'den Başbakanın teklifine yanıt


CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Başbakan'ın "Muhalefet Anayasa değişikliği yapalım derse HSYK teklifini dondururuz" açıklamasına yanıt geldi.





ANKARA- Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Devlet ortak kabul etmez diyor. Devletin ortağı var onun adı da Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan'ın bir korkusu var. Altında yatan şu. Oğlum Bilal Erdoğan ifade vermesin. Ey yargıçlar siz benim çocuğumu alamazsınız, siz benim çocuğuma dokunamazsınız, savcılar çocuğumun ifadesini alamazsınız. Neden? Çünkü benim çocuğum yolsuzlukta yapsa, rüşvette verse, alsa onun yaptığı meşrudur diyor. Bunu da hukuk devletidir diye söyleyin diyor. Onun çocuğunun sizin çocuğunuzla farkı ne? Ayrıca özelliği ne? Onun temel bir özelliği var. Rüşvet almak" dedi.

"HALA BEN MAĞDURUM DA MAĞDURUM"
Kılıçdaroğlu, "Hapse girdin kardeşim, eyvallah. Mağdur oldun. Senin mağduriyetini gidermek için anayasayı değiştirdik. Yeni seçim yaptık, Siirt'ten milletvekili oldun. Hala ben mağdurum da mağdurum. 2004 hapisten çıktı başbakan oldu. Gitti bir şirket kurdu. İlk kez Başbakanlık koltuğundayken gidip şirket kuruyor. Ne için? Mağdur ya, gidermek için. Sonra başbakanlıktan aldığı maaş yetmiyor, gitti Schröder 2004'te. Diyor ki, sordum diyor kaç lira maaş alıyorsun. Demiş ki 15 bin Euro alıyorum, benim ki 3 bin Euro diyor ben mağdurum diyor" dedi.

"SİZLER SADECE EYLEM YAPACAKSINIZ"
Gebze'de kamyoncuların yüksek benzin fiyatları nedeniyle yaptıkları eylemelere değinen Kılıçdaroğlu, "Mazot fiyatı yüksekse devletin soyulmasından kaynaklanıyor. Bu mazot fiyatıyla siz kazanamazsınız, bu vergilerle siz kazanamazsınız, birileri kazanacak. Birileri malı götürecek. Sizler sadece eylem yapacaksınız" dedi.

"HARAMİLERİN İKTİDARINI SANDIKTA YIKACAĞIZ"
30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere değinen Kılıçdaroğlu, "30 Mart'ta sandığa gideceğiz. Haramilerin iktidarını sandıkta yıkacağız.17 Aralık tarihini hepimiz ezberledik. Bende dedim ki arkadaşlara, 17 Aralık tarihinde, dünyada mutlaka önemli olaylar olmuştur bunları çıkarmısınız diye. Örneğin: 17 Aralık 1399'da Moğol istilası başlamış. Gerçekten bir tufan gibi esip giden bir istila. 17 Aralık 1790'da Meksika'da Aztek'lerin bir takvimi olduğu ortaya çıkmış. 1908'de İkinci meşruiyetin ilanından sonra ilk kez Meclisi Mebusan toplanmış. 2010 17 Aralığında Google insan vücudunun tamamının haritasını çıkaran yeni bir ağ tarayıcısı geliştirmiş" diye konuştu.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİNİN SOYDUĞU ÇIKTI ORTAYA"
Kılıçdaroğlu, "Peki bizim 17 Aralık'ta ne oldu? 17 Aralık 2013'te önemli bir gerçek ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin soyduğu çıktı ortaya. 17 Aralık bu açıdan çok önemli. Hiçbir yurttaşım unutmasın. Bugün diyor ki 17 Aralık bir darbedir. Bu darbe 60 80 darbesinden çok daha önemlidir diyor. Yahu o zaman insanlar öldürüldü, küçüklerin çocukların yaşı büyütülüp idam edildi. Nasıl oluyor da kıyaslıyorsun? Nedeni şu, hortumlar kesildi ya" dedi.

"SIKIŞINCA DARBE YAPILDI BANA DİYECEKSİN"
Kılıçdaroğlu, "Ortada bir darbe falan yok. Kimsenin darbe yaptığı falan da yok. Yolsuzluklar ortaya çıktı mı çıkmadı mı? Adam gibi sana soru sordum. Adam gibi cevap bekliyoruz senden. Banka genel müdürünün ayakkabı kutusuna 4,5 milyon doları darbeciler mi koydu? Malı götüreceksin, sıkışınca darbe yapıldı bana diyeceksin. Senin dört bakanın darbeci miydi? Bunlar malı götürüyorlar. Ülkeyi soyuyorlar. Bana darbe yapıldı diyor, gene mağdur edebiyatı. Ben mağdurum efendim diyor. Yeter artık bu mağdur edebiyatı" dedi.

"10 BİN LİRA ALIYORSUN MAĞDURSUN"
Kılıçdaroğlu, "Bu haberi okuduğum gün bütçe görüşmeleri vardı. 'Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın benim maaşım düşüktür diye şikayet etmeye hakkı yoktur' dedim. 10 bin lira alıyorsun, kira vermiyorsun, otobüs parası vermiyorsun. Sen mağdursun da bu 9,5 milyon emekli mağdur değil mi? Emeklilere sesleniyorum, maaşımız az diyorsunuz. Fazla bile vermişler. Mağdur edebiyatı daha bitmedi" ifadelerine yer verdi.

"BARİ MAĞDURİYET EDEBİYATI YAPMAYIN, YETER ARTIK"
17 Aralık operasyonuna değinen Kılıçdaroğlu, Gerçekten 17 Aralık çok önemli. 247 milyar. Dediler ki hükümet sözcüsü atıldı. Bu çok afaki bir rakam. Yolsuzluk yok demiyor bakın. Yüksek mi düşük mü onu bilmiyoruz. Bu ülkede bir başçalan var. ne diyor? Eğer afakiyse kardeşim sen çıkar rakamı açıklarsın, biz de öğreniriz. En iyi rakamı çalan adam bilir, ne kadar götürdüğünü o bilir. Rakam aslında büyük rakam değil. Bu daha çıkan kısmı. Hüsnü Mübarek'i bilirsiniz değil mi? Götürdüğü mal, 55 milyar dolar. Bunların ki ne kadar? 85 milyar Euro. Orada bir kişi, bunlar kollektif götürmüşler. Bari mağduriyet edebiyatı yapmayın, yeter artık" dedi.

"O İŞADAMLARINA HAYIRSEVER İŞ ADAMI DİYORLAR"
Kılıçdaroğlu, "247 milyar nasıl alınır? Herhalde bir kişi tek başına götüremez. Nasıl götürecekler? Devletin içinde bir paralel yapı gerekiyor, ona göre bürokrat, savcı, hakim, iş adamı gerekiyor. O işadamlarına hayırsever iş adamı diyorlar. Bakan 700 bin liralık kol saati veriyor. Ne kadar hayırsever bir işadamı. O işadamı demiyor yahu, bu ülkede binlerce çocuk aç yatıyor demiyor. Ve bu mağdur edebiyatı yapıyor" diye konuştu.

"BİZ MAĞDUR OLDUK EDEBİYATINI BIRAKIN ÜLKE SOYULUYOR"
Kılıçdaroğlu, "Devletin içinde bir çete var, o çete yolsuzlukları yapıyor. Darbe oldu, biz mağdur olduk edebiyatını bırakın. Ülke soyuluyor, 76 milyon yurttaşın cebinden çıkan verginin hesabını sormak benim boynumun borcudur" dedi.

"700 BİN LİRALIK KOL SAATİ ALDILAR MAĞDURLAR"
Kılıçdaroğlu, "700 bin liralık kol saati aldılar mağdurlar. Yetmiyor, rüşveti veren adamın uçağıyla Umre'ye gidiyorlar, yine bunlar mağdur vatandaş kabahatli. 700 bin liralık kol saati dediğimiz zaman, vatandaş diyor ki nasıl oluyor? Valla ben de bilmiyordum" dedi.

"10 APARTMAN DAİRESİNİ BAKANIN KOLUNA TAKIYORLAR"
Kılıçdaroğlu, "Mamak'ta oturan yurttaşlarıma sesleniyorum. 700 bin liralık kol saati ne demektir biliyor musunuz? 10 tane apartman dairesidir. Evsizlere, kira ödeyenlere sesleniyorum. 10 apartman dairesini bakanın koluna takıyorlar. Ne diye? Bakan mağdur olsun diye. Çetenin reisini zaten çeteden biri açıklıyor. 'Başbakan talimatı verdi, ben de gereğini yaptım' diyor." dedi.

"ÇETE REİSİSİN VE USTASIN BU KONUDA"
Kılıçdaroğlu, "Sen kardeşim bu ülkede yolsuzluklar konusunda çete reisisin ve ustasın bu konuda. Bunların bir bakanı var. devlet şeri kabul etmez diyor. Kardeşim bunu çıkıp başındaki zata söylesene. Sen bu ülkenin ortağı değilsin, başbakansın diye hatırlatsana ona" dedi.

"DEVLETİN ORTAĞI VAR ONUN ADI DA RECEP TAYYİP ERDOĞAN"
Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluklar almış başını gidiyor. Devlet ortak kabul etmez diyor. Devletin ortağı var onun adı da Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan'ın bir korkusu var. Altında yatan şu. Oğlum Bilal Erdoğan ifade vermesin. Şimdi bizi dinleyen bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Çocuğu olan tüm yurttaşlarıma sesleniyorum. Çocuğu işsiz olanlara sesleniyorum. Birisi yolsuzluk davası dolayısıyla aranacak. Aranan senin çocuğunsa alır götürürler ifadesini verir. Başbakanın çocuğu ise kimse onun ifadesini alamaz. Uzun süre saklandı. Baktık geçen gün babasıyla beraber aynı arabaya binmiş. Ne demek bu biliyor musunuz? Bu devlete meydan okumadır. Ey yargıçlar siz benim çocuğumu alamazsınız, siz benim çocuğuma dokunamazsınız, savcılar çocuğumun ifadesini alamazsınız. Neden? Çünkü benim çocuğum yolsuzlukta yapsa, rüşvette verse, alsa onun yaptığı meşrudur diyor. Bunu da hukuk devletidir diye söyleyin diyor" diye konuştu.

"ONUN ÇOCUĞUNUN FARKI RÜŞVET ALMAK"
Kılıçdaroğlu, "Onun çocuğunun sizin çocuğunuzla farkı ne? Ayrıca özelliği ne? Onun temel bir özelliği var. Rüşvet almak. Temel bir özelliği var. Bütün dünyanın teröre finans desteği veriyor diye listeye aldığı bir adamla oturup ortaklık yapıp konuşmak. Hepsi belgeli. Efendim bize darbe yapıldı. Bu darbe 60 darbesinden de 70 darbesinden de 80 darbesinde de daha ağır diyor. Daha ağır olduğu kesin, sen bir yere kaçamazsın. Sen diyorsun ki sandıkta hesabımızı göreceğiz. Demokratik bir ülkede yolsuzluk ve rüşvetin karşılığı yargıdır, benim görevimde seni o yargının karşısına çıkartmaktır" şeklinde konuştu.

"MAĞDUR EMİNE AKÇAY"
Kılıçdaroğlu, "Ben size bir mağduriyet olayı anlatayım. Emine Akçay. Kim? Unutmuşsunuzdur. Emine Akçay, Adana'da eşi bir yıl süredir iş arayan bir kadındı. Küçük bir çocuğu vardı. Kıştı ve evi soğuktu. Son parası kaldı 6 lira. Gitti oduncuya, bana odun verebilir misin dedi. Çocukları ısıtacak. Oduncu 6 lirayla bacım odun olmaz, satılmaz. Kendisine 10 kilo odun veriyor, al bunu götür çocuklarını ısıt diyor. Odunu getiriyor, sobaya koyuyor, odunlar ıslak. Bir eski kamyon lastiği var, o da olmuyor. Küçük çocuğuysa anne üşüyorum diyor üşüyor. Saç kurutma makinasını alıyor, açıyor prize takıyor bununla ısın evladım diyor. Yan odaya geçiyor ve kendisini asıyor. İşte mağduriyet budur" ifadelerine yer verdi.

"BU MİLLETİN AHI TUTTU AHI"
Kılıçdaroğlu, "Sen milyarları götüreceksin. Hala utanmadan, hala sıkılmadan bize darbe yapıldı diyeceksin. Yeter yahu yeter artık. Bu milletin ahı tuttu ahı. Benzer bir olay Konya'da yaşandı. Genç bir kadın, 40 günlük çocuğu var. Eşi askerde, parası yok. Ne yapıyor? Pencere camını naylon örtüyle örtmeye çalışıyor. Ve çocuğu zatürreden ölüyor. Bize hiç kimse yardım etmedi diyor. 40 günlük çocuğunu toprağa veriyor. Bizim bir aile sigortamız vardı. Kimseyi birisine muhtaç etmeyecektik. O yoksul ailelerin tamamına 600 lira aylık ödeyecektik. Gidecekti parasını alacaktı. Alnı dik başı dik yiyeceğini giyeceğini alacaktı" diye konuştu.

"AYAKKABI KUTULARINDAN DOLARLAR FIŞKIRIYOR"
Kılıçdaroğlu, "Bize dediler ki, bu aile sigortasından nasıl finanse edeceksin? Hesabı yaptık. Bu parayı nereden bulacaksınız diyorlardı. Aile sigortasının maliyeti 7,5 milyar liraydı. Bunların hortumladığı parayla, 32 yıl bu para ödenebilecekti. Hepimizin sorumluluğu var. Biz siyaseti zenginleştirme amacı olarak görmedik. Halka hizmet aracı olarak gördük. Halk zenginleşecek dedik. Ama onlar kendilerini halk sanıp kendi ceplerini doldurdular. Her taraftan kara para fışkırıyor. Haram olsun diyorsunuz, yetmiyor zaten. Rezil oldular yine milletin önüne çıkıyorlar. Bir insan rezil olur biraz geriye çekilir. Tam tersine, ayakkabı kutularından dolarlar fışkırıyor, bakanlar istifa ediyor. Bu kadar yüzsüzlük pes yani" dedi.

"GİT ŞU HAKİMİN SAVCININ KELLESİNİ AL GETİR BANA"
Kılıçdaroğlu, "Şimdi bu panik içinde hakimin polisin görev yapmaması lazım. İzmir'de operasyon yapıldı. Savcının talimatını yerine getiren polis iki saat içinde görevden alındı. Şimdi HSYK'yı değiştireceğiz diyorlar. Bütün hakimleri bakanın emrine verecekler. Teklifte ne? Adalet Bakanı'nı tek yetkili yapıyorlar. Peki tek yetkili olurda sözünü dinlemezlerse ne olur? Teftiş kurulunu doğrudan bakan bağlıyorlar. Bakan ne diyecek? Bir hakimi savcıyı beğenmediği zaman. Ne diyecek? Git şu hakimin savcının kellesini al getir bana. Tak oradan alınıp başka bir yere gönderecekler. Teftiş kurulunu tehdit kurulu haline getiriyorlar böylece. Ne diyordu Erdoğan? Yetkim olsa HSYK'yı yargılarım. İşte o yetkiyi almak istiyorlar" şeklinde konuştu.

"SEN ŞİMDİ YARGIYA DARBE YAPIYORSUN"
Kılıçdaroğlu, "Adalet bakanına adli genelge yetkisi veriyorlar. Yani Hakimler bundan sonra yasalara değil, yönetmeliklere değil, bakanın çıkardığı genelgeye göre işlem yapacaklar. Biz doğru değildir diye itiraz ediyoruz. Ve önemli bir şey, bu teklif bakanlar kurulunda görüşülen bir teklif değil. öyle olsaydı yasa tasarısı olurdu. AKP milletvekillerine vermişler, imzalatmışlar. Cumartesi Pazar çalışıyorlar. Tek direnen bir parti var. O partinin adı bütün yurttaşlarım duysunlar Cumhuriyet Halk Partisi'dir. HSYK'daki bütün memurların işine son veriyorlar. Ne adına? Adalet adına yapıyorlar. Sen şimdi yargıya darbe yapıyorsun. Yolsuzluk darbesi yaptın. Yönetmeliği böyle yaptın sen. Hangi adaletten bahsediyorsun sen?" diye konuştu.

"SANDIĞA GİDERKEN ELİMİZİ VİCDANIMIZIN ÜSTÜNE KOYACAĞIZ"
Kılıçdaroğlu, Sandığa giderken elimizi vicdanımızın üstüne koyacağız. Yolsuzluklardan şikayet mi ediyorsunuz? Oyunuzun adresi belli, Cumhuriyet Halk Partisi. CHP iktidarında sözüm söz. Beş kuruş rüşvet alan, rüşvet yiyen, yolsuzluk yapana asla ve asla göz açtırmayacağım ve hesabını soracağım. Güçler ayrılığı ülkesini batı standartlarında yeniden oluşturacağız. Hakim vicdanının sesini dinleyecek siyasetçinin değil. Yeter mi bunlar da yetmez. Devletin kurumları çalışacak. Sayıştay raporunu yazacak TBMM'ye gelecek. Güvencesi ben olacağım. Beş kuruşun hesabı verilecektir" dedi.

"YETER Mİ? YETMEZ"
Kılıçdaroğlu, "CHP iktidarında kesin hesap komisyonu kurulacak. Bunun başkanı ana muhalefet partisi olacak. Ben muhalefete hesap vereceğim. Yeter mi? Yetmez. İlk dört ay içinde siyasi ahlak yasasını çıkaracağız. Yırtık ayakkabıyla girdin, çocuklarım köşeyi döndü. Bu edebiyatı artık Türkiye'de bitireceğim. Yeter mi, yetmez. Kamu ihale yasasını, kimsenin yolsuzluk yapmasına tenezzül edemeyeceği bir hale getireceğiz. 164 kez kamu ihale mevzuatı değişti. Ne demektir? 164 kez yolsuzluğa kapı aralandı demektir" diye konuştu.

"DEVLET SOYULDUM DİYORUM AMA BİLDİĞİMİZ DEVLET DEĞİL"
Kılıçdaroğlu, "O götürüyorsa baş çalan, altındaki bakanda götürüyor, bürokratta götürüyor. Mağdur olan kim? Bu ülkenin vatandaşı. Devlet soyuldu diyorum ama, bildiğimiz devlet değil. Vatandaş soyuluyor aslında. O alınan paraların tamamı 76 milyon insanın ödediği vergilerdir. Şimdi emniyeti değiştirmek istiyorlar. Hırsızları koruma kurulu haline çevirmeye çalışıyorlar. Ne diyordu, lahmacun yiyen polisi suçluyordu. Neden sen arama yapılırken lahmacun yedin, sürdüler bir yerlere" ifadelerine yer verdi.

"ALİ İSMAİL KORKMAZ SOPALARLA ÖLDÜRÜLDÜ"
Kılıçdaroğlu, "Yahu Ali İsmail Korkmaz, Eskişehir'de sopalarla öldürüldü. Sen o polislere bir şey yaptın mı? Katil olanlara asla ses çıkarmıyorsun.Ethem Sarısülük, Kızılay'da meydanda polis öldürmedi mi? Öldürdü. Ne yaptı? Kahraman ilan etti. Peki yolsuzluğu soran polis, onu sürdü. Uludere. 34 yurttaşımız öldürüldü. Ankara'nın derin dehlizlerinde bu kaybolmayacak diyordu" dedi.

"SENİN TALİMATINLA GİTTİLER 34 YURTTAŞIMIZI ÖLDÜRDÜLER"
Kılıçdaroğlu, "Bakanlar Kurulu'nda senin talimatınla gittiler 34 yurttaşımızı öldürdüler, sen dosyayı kapattın. O dosyayı açmak benim boynumun borcudur. Hepsi çocuktu. Senin talimatınla uçaklar kalktı gitti. Kapatıyorsun. İstediğin kadar uğraş. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Kendine bak, bir de mağdur edebiyatı yapan Başbakan'a bak. Kendi çocuğuna bak bir de başbakanın çocuğuna bak. Kendi oturduğun eve bak, bir de başbakanın oturduğu eve bak. Onun çocukları dolar milyarderi oldu, senin çocuğun niye olmadı? Senin çocuğun, onun çocuğu. Bunun kıyaslamasını yap. Dön kendine şu soruyu sor. Ben mi mağdurum, Recep Tayyip Erdoğan mı mağdur? Benim çocuğum iş bulamıyor, onun çocuğu milyarlarla oynuyor" şeklinde konuştu.

"76 MİLYON İNSANI HORTUMLADILAR YİNE DOYMUYORLAR"
Kılıçdaroğlu, "Senin çocuğun atama bekleyen öğretmense, senin çocuğun atanmıyor diye sen mağdur değilsin, onun çocuğu dolarlarla oynuyor diye o mağdur. Elini vicdanına koy ve öyle düşün. Darbeymiş, ne darbesi ya. Benim merak ettiğim soru şu. Gerçekten merak ediyorum. Bunlar bu kadar paraya nasıl bu kadar tamah ediyorlar. Nasıl doyacaklar bunlar? 76 milyon insanı hortumladılar yine doymuyorlar. Yine diyorlar ki biz mağduruz. Hayatımda bu kadar yüzsüzlüğü hiçbir yerde görmedim. Çocuğunuz diyor gemi sahibi oldu, yok diyor gemi değil gemicik diyor. Ben oy kullanan bütün vatandaşlarıma, söylüyorum. Onun oğlunun gemicik sayısı 7'ye çıktı. Senin oğlunun durumu nedir? Ama o hala mağdur, senin oğlun iş bulamadı sen mağdur değilsin. Sandığa gideceğiz, hesabını sandıkta soracağız. Bu mücadele sıradan bir mücadele değildir. Haklıyla haksızın mücadelesidir. Bu mücadele, rüşvet ve yolsuzluğa karşı mücadelesidir" diye konuştu.
ANKARA (DHA)




HSYK YANITI: TEKLİFİ GERİ ÇEKSİNLER, YOLSUZLUK DOSYALARI KAPATILMAYACAK
CHP lideri partisinin grup toplantısından sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun, "Sayın Başbakan'ın, "HSYK teklifini geri çekeriz, muhalefet anayasa değişikliğine evet derse' sözüne ne diyorsunuz" sorusuna CHP Genel Başkanı, "Bir teklifi geri çeksinler, biz söyledik, iki koşulumuzun olduğunu söyledik" dedi.

"Nedir iki koşulunuz?" sorusuna da CHP Genel Başkanı, "Yolsuzluk dosyaları kapatılmayacak. Onların üzerine gidilecek. İki; mevcut teklif geri çekilecek. O çerçevede görüşmeler yapılabilir" yanıtını verdi. "Ak Parti teklifi geri çekmiyor teklifi, sizden yanıt gelene kadar" sözüne de Kılıçdaroğlu, "Benim söylediklerim yanıt değil mi arkadaşlar" dedi. "Sizden yanıt bekliyorlar" sözüne de CHP lideri, "Söyledik arkadaşlar, söyledik gayet net" dedi.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 5 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 5 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2