Sponsor Reklamlar


PİRYOLU Bağımsız haberleri.

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 12.01.14   #1911
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Cihatçılar: İHH bizi Suriye'ye geçirecekti ama olmadı






IŞİD, Telabyad'ın kontrolünü büyük ölçüde ele geçirdi
Irak'ta Kürtlere 'IŞİD'e karşı silahlanın' çağrısı
Telabyad'da çatışmalar sürüyor, Akçakale'de okullar tatil
Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı savaş

Le Monde - Guillaume Perrier - İHH - IŞİD - Suriye krizi -

Fransız Le Monde gazetesinde Guillaume Perrier imzasıyla yayımlanan bir haberde İnsani Yardım Vakfı (İHH) ile Suriye'deki cihatçıların bağlantısı ilk ağızdan açıklanıyor. 2 İngiliz militan, "İHH ile bağlantıdaydık. Bizi bir ambulans için Suriye'ye geçirmeleri gerekiyordu ama olmadı" diyor.

Yasin isimli eski bir Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanıyla konuşan Perrier, Yasin'in taburuyla birlikte Suudi Arabistan tarafından desteklenen Liva el İslam saflarına katıldığını aktarıyor. Deyrezzor nüfusuna kayıtlı olan Yasin'in birkaç haftadır Reyhanlı merkezindeki bir otelde kaldığı belirtiliyor. Gazetenin haberinde, Yasin'in bir daha çatışma hattına dönmek istemediği ifade ediliyor. Yasin, "IŞİD'den ayrılmak mümkün değil. Din değiştirmek gibidir. Sonuç, ölümdür" diyor. Yasin, IŞİD'in hilafet oluşturmak için Suriye'ye geldiğini söyleyerek her ülkeden savaşçının IŞİD saflarında yer aldığını söylüyor.

Haberde Suriyeli muhalif grupların peşinde olduğu "cihatçıların" Türkiye'ye sığındığı belirtiliyor. El Kaide'ye bağlı Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) 3 Ocak gününden beri Suriye'nin kuzeyinde ağır "düş kırıklıkları" yaşadığını yazan Le Monde, diğer muhalif gruplar ile IŞİD arasındaki çatışmalarda 10 gün içinde 500'ü aşkın kişinin öldüğünü belirtiyor. Halep'te üslerinden kovulan ve Rakka'da kuşatma altına alınan IŞİD üyelerinin şimdi Türkiye'ye doğru gerilediğini yazan Le Monde, IŞİD'e arka cephe rolü oynayan el Dana köyünün de kuşatıldığına dikkat çekiyor.

Gazete, bir yandan IŞİD üyeleri Türkiye'ye çekilirken diğer yandan yeni gönüllülerin de bölgeye gelmeye devam ettiğini belirterek, şunları ifade ediyor: "Hatay havaalanında bir görevli kesin konuşuyor. Her gün İstanbul yönünden küçük gruplar halinde yabancı savaşçılar geliyor. Bu kişi 'Bazen üç veya dört, bazen daha fazla. Önceki gün, Almanya'dan 30 kişi geldi' diyor ve ekliyor: 'Türk makamları kolaylıkla bu gelişleri engelleyebilir.' Ama üç günden beridir, tüm sınır alanları Özgür Suriye Ordusu tarafından geri alındı ve Türkiye'den cepheye geçişler cihatçılar açısından daha karmaşık oldu. IŞİD Akçakale'nin güneyindeki Tel Abyad'dan püskürtüldü. Reyhanlı sınırındaki Bab El Hava'dan da."

Suriyeli mültecilerin kaldığı bazı otellerin cihatçılar için Reyhanlı'da ikmal noktaları görevi gördüğünün belirtildiği haberde "Bunlardan biri olan, girişleri kadınları erkeklerden ayırmak için yeniden yapılan kırmızı bir binada bulunan bir grup Mısırlı ve Yemenli Çarşamba günü çıktılar. Daha ötede, bir banka şubesine giren iki yabancı savaşçı ile karşılaştık" deniliyor.Bu iki kişinin İngiliz olduğunu ve Reyhanlı'yı en kısa sürede terk etmek istediğini aktaran Le Monde haberinde, Londra'ya uçuş bileti almak için yakınları tarafından gönderilen parayı bankadan aldıklarını gözlemliyor. En genç olanı, "kusursuz bir İngilizce" ile "Suriye'ye geçemedik. Geçişler şu sıralar çok zor" diyor ve ekliyor: "Türk insani organizasyonu IHH ile bağlantıdaydık. Bizi bir ambulans için Suriye'ye geçirmeleri gerekiyordu ama olmadı." (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-01-12 14:02:07
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.14   #1912
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Demirtaş: AKP demokratikleşmek yerine otoriterleşmeye gidiyor







İLGİLİ HABERLER
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş - AKP - hükümet - Suriye - Kürtlere ambargo - Rojova - miting - cemaat -

Hükümetin bir an önce demokratikleşmek için adımlar atması gerektiğini ifade eden BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "AKP bunu yapabilecek güçte değildir. Saldırılar karşısında demokratikleşmek yerine otoriterleşmeye gidiyor. Başbakan, Fethullah Gülen'in talimatlarıyla hareket eden bir polis devleti oluşturmuş. Buna karşı mücadele yürütürken de kendi yargı ve polis devletini kurarak cevap verecek. Oysa yapması gereken demokratikleşme ve yargıyı bağımsız hale getirmek olmalıydı. Bu yapının rotayı demokrasiye çevirmesi imkânsız görünüyor" dedi.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Elite World Hotel'de uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali ve BDP İstanbul Eş Genel Başkanı Emrullah Bingül de katıldı. Ortadoğu'ya ve Türkiye'nin dış politikasına yönelik değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, "Gün geçtikçe eleştirilerde haklı çıkıyor olmakta üzgünüz. Davutoğlu'nun sıfır sorun politikasının çok geçerli olmadığı tespitimizdi. Türkiye'nin zararın neresinden dönerseniz kardır yaklaşımı ile büyük değişimlere imza atması gereken günlerden geçiyoruz. Ülkenin iç işlerine varan müdahaleyi hedefleyen, gerçek anlamda barışı hedeflemeyen bir dış politikanın varacağı nokta buydu. Ortadoğu genelinde barış arzulanıyorsa, hak ve özgürlüklerin eşit yaklaşımla savunulması gerekir. Kimliklerin bir birbirini yok etmeye dönük her türlü saldırı savaşların sürmesine yol açacaktır" dedi.

'TÜRKİYE'NİN SURİYE YAKLAŞIMI BAŞINA BELA OLACAK'


Türkiye'nin Suriye'de taraf olarak bu savaşların derinleşmesine vesile olduğunu ifade eden Demirtaş, "Suriye'de bütün mezhep gruplarının hak ve özgürlüklerinin sağlanması için çalışmak yerine sünni inancın tarafında durmak kaybettirmiştir. Türkiye bundan ders çıkarıp ortaya farklı bir politika koyuyor mu? Hayır. Hata yaptıklarını iç dünyalarında kabul ettiklerini biliyoruz. Dönüşüm konusunda da son derece çekingen ve agresif bir tutum sergiliyor olması Suriye merkezli sorunun çözümünün gecikmesine neden oluyor" dedi. El Kaide destekli grupların desteklenmemesi konusundaki bütün uyarılarına rağmen bunların dikkate alınmadığını hatırlatan Demirtaş, "Bu yardımlar Türkiye'nin başına bela olacaktı, maalesef bu konuda da haklı çıktık. Türkiye bunu reddetmekle birlikte, gelen tepkiler üzerine bu yardımların minimum düzeye indiğini söyleyebilirim" değerlendirmesinde bulundu.

'KÜRTLERİN OLDUĞU YERLERE AMBARGO UYGULANIYOR'

Günlük ticaret konusunda da Türkiye'nin ayrımcı politika izlenmeye devam ettiğinin altını çizen Demirtaş, "Kürt gruplarının elinde olan bölgelerde yardımlara ve günlük ticarete ambargo uygulanıyor. Bu da büyük bir çelişkidir. Dış politikadaki hatalardan biridir. Suriye'deki Kürtlerin Türkiye'ye güven duymamalarının en büyük nedeni budur" dedi. Başından beri Suriye'deki Kürtlerin halkların dostu olduğunu, Suriye'yi bölmeyi istemediklerini, Türkiye için tehdit olarak görülmediğini ifade eden Demirtaş, "Bunları belirtmemize rağmen Davutoğlu orada bir Kürt oluşumuna izin vermeyeceğini ilan etmiştir. Bu konuda Türkiye'nin giderek yalnızlaştığını düşünüyorum. Oradaki Kürtler kendilerini korumaya ve statü elde etmeye çalışıyorlar, bundan dolayı Kürtleri suçlamak doğru bir yaklaşım olmaz" dedi.

Demirtaş, Kürtlerin Cenevre'de hak elde etmemeleri için Türkiye'nin diplomatik bir çaba içinde olduğunu söyleyerek, "Türkiye'deki Kürtler zaten Türkiye'ye güvenmiyor, bu tutum nedeniyle içerideki barış süreci de giderek zora giriyor. İçerde yürüyen barış görüşmelerinde Rojava Kürtlere yaklaşımı gündeme getiriyoruz. Cenevre 2'ye giderken Kürtlerin kendilerini ayrı bir heyetle temsiliyetinin faydalarını anlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

'TÜRKİYE RADİKAL GURUPLARA DESTEK VERİYOR'


Çözümün anahtarının Suriye'de Kürtlerin oluşturduğu modelde olduğunu aktaran Demirtaş, " Orda bütün grupların yönetimlerde söz sahip olacağı model dışında hiçbir model orada barışı sağlayamaz. Kürtler savaş sürecinde bile Demokratik Halk Meclisleri kurarak demokratik toplumun inşasına giriştiler. Hiç bir etnik grubu dışlamadan sürecin içine katarak geçici bir yönetim oluşturdular" dedi. Demirtaş, "Özgür Suriye Ordusu saflarında örgütlenmiş militanların dünya genelinden aldığı destekle Kürt grupların aldığı destek kıyaslandığında Dünya kamuoyunun Kürt bölgesini görmezden geldiğini, yardımların çoğunun radikal İslamcı grupların eline geçtiğini üzülerek söylüyorum. Gece gündüz kafa koparan, tecavüz eden radikal gruplar büyük destek alıyor. Türkiye'de bunlara destek veriyor. Avrupa ve Amerika'dan gelen yardımlar da bu grupların eline geçiyor. Batı dünyası halen çözüm projesine sahip olmayan Özgür Suriye Ordusunu esas alan bir anlayışla Cenevre konferansını destekliyor" diyerek, Kürtlerin halen görmezden gelinmesinin büyük bir handikap olduğuna dikkat çekti.

İSTANBUL'DA VE DİYARBAKIR'DA ROJAVA'YA DESTEK MİTİNGLERİ YAPILACAK

"Saddam döneminde de Kürtler görmezden gelindi. Ama bugün gördüğünüz gibi Kürdistan Federal Bölgesi'nin toplumsal kalkınması büyük bir hızla sürüyor. İnsanların Şii Sunni ayrımı içinde birbirini kesip doğradığı bir coğrafyada barış temelli bir toplumsal yapı inşa ediyorlar" diyen Demirtaş, Rojava'nın bu konuda yalnızlığının ve sahipsizliğinin adaletsizlik olduğunu düşündüklerini belirtti. Demirtaş, "Rojava'yı sahiplenme bizim öncelikli politikamızdır" diyerek İstanbul'da ve Diyarbakır'da Rojava'ya destek mitingleri yapılacağını kaydetti. "Rojava Kürdistanı'nın yapısı esas alınırsa Suriye'de savaş çok hızlı bir şekilde durabilir" diyen Demirtaş, burada yaşanan travma ve acılar on yıllara yayılmadan hızla çözülebileceğini söyledi. Biz Suriye meselesini Rojava merkezli olarak gördüklerini dile getirten Demirtaş, bu konuda AKP ile yaklaşımlarının taban tabana zıt olduğuna işaret etti.

'OTORİTER LİDER GİBİ BASKIYI ARTTIRARAK SALDIRIDAN KURTULABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR'


Yolsuzluk ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, "AKP'nin büyük bir yara aldığını düşünüyoruz. Bu her şeyden önce AKP'nin kendi hatasıydı. Yolsuzluk konusunda şeffaf olsaydı bu girişimlere zemin sunmamış olurdu. Olup bitenler sadece yolsuzlukla bağlantılı değil. Bazı dış mekanizmaların harekete geçerek darbe girişiminde olabileceğini de düşünüyoruz. Bu AKP'nin yolsuzluklarının meşru olduğu anlamına gelmez" dedi. Hükümetin bir an önce demokratikleşmek için adımlar atması gerektiğini ifade eden Demirtaş, "AKP bunları yapabilecek bir güçte değildir. Saldırılar karşısında demokratikleşmek yerine otoriterleşmeye gidiyor. Her otoriter lider gibi baskıyı arttırarak saldırıdan kurtulabileceğini düşünüyor. AKP bu haliyle Türkiye'ye gelecek bir vizyon çizmekten uzak bir durumdadır. Fethullah Gülen'in talimatlarıyla hareket eden bir polis devleti oluşturmuş Başbakan. Buna karşı mücadele yürütürken de kendi yargı polis devletini kurarak cevap verecektir. Oysa yapması gereken demokratikleşme ve yargıyı bağımsız hale getirmek olmalıydı. Devasa hantal ve içerden teslim edilmiş bir yapıya dönüştüler. Bu yapının rotayı demokrasiye çevirmesi imkânsız görünüyor" dedi.

'KÜRT ULUSAL KONFERANSI BİR AN ÖNCE YAPILMALI'


Yerel seçimlerde HDP ve BDP olarak büyük bir atlım hedeflediklerini dile getiren Demirtaş, "Türkiye'nin artık AKP'yi bir umut olmaktan çıkaracağını bu seçimle görebiliriz" diye konuştu. Federal Kürdistan bölgesinde yapılması planlanan Kürt Ulusal Konferansı'na da değinen Demirtaş, "Dünya'daki bütün Kürtlerin siyasi güçlerini birleştirmesi gerekir. Güney Kürdistan'ın sunacağı destek Rojavayı' da Güney Kürdistan'ı da rahatlatacaktır" dedi. Konferansın gereksiz yere ertelendiğini belirten Demirtaş, herkesin Kürt Ulusal Konferası bir an önce yapılması için çabalaması gerektiğini söyledi.

'AKP TETİKCİ OLARAK CEMAATİ KULLANDI'


KCK duruşmaları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, "Mahkemelerin kapatılması lazım, yargılama yapan heyetlerin yargılanması gerektiğini düşünüyoruz. Eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin itiraf etti. Hâkimler Fethullah Gülen'in istekleri doğrultusunda karar veriyorlar. Gülen KCK davalarında tahliye kararı verdi mi vermedi mi bilmiyoruz. AKP Kürtlere tetikçi olarak Cemaatçileri kullandı" şeklinde konuştu. Toplantı soru cevap bölümünün ardından son buldu (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-12 16:54:26
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.14   #1913
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.




‘Bozuk düzen de sağlam çark olmaz’


Kırmızı Haber | 12 Ocak 2014 | Alt Manşet, Emek Dünyası, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Siyaset

AKP’nin yolsuzluklar dün Ankara’da KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla düzenlenen Özgürlük, Barış, Demokrasi, Adalet ve Emek mitingiyle protesto edildi. Miting için pek çok ilden Ankara’ya binlerce yurttaş Sıhhiye Meydanı’ndan hükümete seslendi
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB üyeleri 17 Aralık’ta başlayan ‘Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu’ sonrasında “Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz! Bu Pisliği Halk Temizler” diyerek dün Ankara’da “Özgürlük, Barış, Demokrasi, Adalet ve Emek Mitingi” gerçekleştirdi. Mitinge ülke genelinden emek ve demokrasi güçleri, siyasi partiler de katılarak destek verdi. Miting için başta İstanbul, İzmir, Samsun ve Diyarbakır başta olmak üzere pek çok ilden yüzlerce yurttaş otobüslerle Ankara’ya geldi.
‘HIRSIZ VAR, SÜPÜRMEYE GELDİK’
Miting Gezi direnişinde hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başladı. Mitinge katılan emek ve demokrasi güçleri, ‘Hırsız varrr!’ ve ‘ bu pisliği devrim temizler’ sloganları eşliğinde Ankara Otogarı’ndan Sıhhiye Meydanı’na yürüdü. Miting sürecinde ayakkabı kutuları taşıyan emekçiler, “bizim ayakkabı kutumuzda ayakkabımız bile yok” dedi. Taşeron işçiler ‘hırsızlar ülkeyi soyarken bizler açız” diyerek miting alanına yürüyerek geldi. Yanlarında süpürge getiren bazı emekçiler ise, “Yolsuzlukları süpürmeye geldik” şeklinde slogan attı. Meslek örgütlerinin Sıhhiye Meydanı’na ulaşmasının ardından, KESK, DİSK, TMMOB ve TTB Başkanları açıklamalarda bulundu.
***
BU PİSLİĞİ SÜPÜRELİM
KESK Genel Başkanı Lami Özgen, “Hangi taşı kaldırsak altından yolsuzluğun, kokuşmuşluğun, kirliliğin sahipleri AKP ve Cemaat çıkıyor! Çürüyen düzen kurumları bir bir dökülüyor. Anayasa ve yasalar rafa kaldırılıyor. Bütün devlet kurumları tek kişinin iki dudağı arasından çıkan talimata göre harekete geçiyor. Bir iktidar ortaklığı çatırdarken yeni ittifaklar oluşturuluyor” ifadelerini kullandı. Özgen, “Bizler, düzeni onarmayı ve rant güçlerini değiştirmeyi hedefleyenlerle değil, barış, eşitlik, demokrasi, adalet ve özgürlüğü esas alanlarla bir ve omuz omuza olacağız. Birlikte ve ortak mücadeleyi esas alacağız. Gelin bu pisliği hep birlikte süpürüp tarihin çöp sepetine atalım” diye konuştu.
***
ONLARIN ÇOCUKLARI ÇALDI, BİZİMKİLER KATLEDİLDİ
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “Bu pisliği halk temizler. Ayakkabı kutularından çıkan yağmalanan kentlerimizdir, kurutulan derlerimizdir, kesilen ağaçlarımızdır. Yani Gezi’dir, Dikmen’dir, Karadeniz’dir. Onların çocukları hırsızlık yapıp mahkemeye çıkarılmazken, bizim çocuklarımız Gezi’de katledildi. Artık yeter, bu yağma, sömürü ve zulüm düzeninin sonuna geliyoruz. Halk ayakta, Haziran ayından beri bu yağma düzenini, bu zulüm düzenini sallıyor. Haziran direnişi ile beraber, AKP iktidarı için ‘dediğim dedik, çaldığım düdük sürecinin sonuna geldik. Haziran ayından beri bu halk aynı halk değil” şeklinde konuştu.
***
GEZİ’DEN GELECEĞE MÜCADELE BÜYÜYECEK
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, “Ankara’yı ısıtmaya geldik. Geçmişten Gezi’ye, Gezi’den geleceğe mücadeleye devam demeye geldik” derken, “11 yıldır daha fazla yoksulluğun, sömürünün, baskının ve gericiliğin rejimini inşa edenlere cevabımızı şimdi eşitliğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin mücadelesini büyüterek vereceğiz” ifadelerini kaydetti. Soğancı, mitingde sadece TMMOB ve bağlı odaların taleplerini öne çıkarmadıklarına değinirken, ”Halkımızın yaşadığı tüm sorunları temel aldık. Çağrımızı da bunun üzerine inşa ettik” dedi.
***
AKP HÜKÜMETİ SAĞLIĞIMIZI BOZDU
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Ahmet Özdemir Aktan, “AKP Hükümeti bu ülkenin sağlığını bozuyor. Ülkenin ruh sağlığı bozuldu. İş kazalarında Avrupa ülkeleri içinde birinci, dünya ülkeleri içinde ikinci sırada yer alıyoruz. Çevre katliamlarında en önde gidiyoruz. Savaş çığırtkanlığının sonucu olarak kızamık ve çocuk felci ülkemize geldi” şeklinde konuşurken, bu düzenin böyle gidemeyeceğinin altını çizdi. Aktan, “Gezi direnişinde yurttaşa yardım ettiğimiz için bunu engellemek adına torba yasaya madde eklendi. Daha baskıcı bir rejim ile karşı karşıyayız. Bizim talebimiz, daha demokratik, daha özgür bir ülke. Bugün burada toplanan insanlar da bu düzenin böyle gitmeyeceğini haykırmak için bugün burada toplandı” dedi.
***
Siyasi örgütler de oradaydı
Mitinge CHP, BDP, HDP ve ÖDP başta olmak üzere birçok siyasi örgüt de katıldı. Mitinge katılan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, “HSYK geri çekilmelidir sesleri hukuksuzluk için yükseliyor. Bu miting bu düzenin böyle gitmeyeceğinin göstergesi” derken, CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ise bu süreçte alanları doldurmanın önemine dikkat çekerek, ”Emekçiler olarak yolsuzluğa karşı, iktidara karşı tek ses olmamız gerektiğini tekrar haykırıyoruz. Bu önemli bir kitlesel buluşma” diye konuştu.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.01.14   #1914
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Art arda 2 patlama!..

5 ölü, 35 yaralı!








İLGİLİ HABERLER

ETİKETLER

Irak - Selahettin - Tuzhurmatu - patlama - ölüm -

Irak'ın Selahettin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesinde meydana gelen iki patlamada 5 kişi öldü, 35 kişi yaralandı.

İlçenin İmam Ahmet mahallesinde bir market önüne park edilen yük taşımacılığında kullanılan bomba yüklü araçta patlama meydana geldi. Patlamadan iki dakika sonra da bir intihar eylemcisinin kullandığı araç infilak etti. Patlamaların akşam saatlerinde vatandaşların bölgede alışveriş yaptığı saatlere denk gelmesi bilançoyu ağırlaştırdı. 2 patlamada, 5 kişi hayatını kaybederken, 35 kişi de yaralandı. Bombalı saldırılardan sonra bölge güvenlik kordonu altına alınırken, yaralılar Tuzhurmatu ve Kerkük Hastanesi'ne gönderildi. (DHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-12 23:22:39
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.14   #1915
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Baransu'dan 'Roboskî'de istihbaratı MİT verdi' iddiası







İLGİLİ HABERLER
Roboski Katliamı - Şırnak - Uludere - Roboski - TSK - Mehmet Baransu -

Taraf gazetesinden Mehmet Baransu, Roboskî Katliamı’nda istihbaratın MİT’ten geldiğine dair iddiaları yineledi. Baransu, ‘Uludere, raporlar ve ses kaydı’ başlıklı yazısında 2 belge açıklarken bir de ses kaydı bulunduğunu öne sürdü.
Baransu, 27 Kasım 2011 tarihli belgenin ilkini şöyle açıklıyor: “27.11.2011 tarihinden MİT tarafından gönderilen yazıya göre, 26.11.2011 tarihinde oldukça güvenilir bir haber elemanından Irak’ta alınan istihbarata göre ENLEM 33,3157 ve BOYLAM 44.3922 koordinatlarından Şırnak Uludere Ortasuya mücavir Irak alanında Türkiye’ye aktarılması planlanan bir Kongra-Gel (PKK) grubunun beklediği bildirildi. MİT tarafından yazılan birinci yazıda PKK’lı grubun Uludere kırsalından Türkiye’ye geçiş yapacağı bilgisi iletilmişti. Bu tarihte bir geçiş meydana gelmediği için hava harekâtı düzenlenmedi.”
İkinci belge ise 21 Aralık 2011 tarihli. Bu belgeye göre MİT, yeni bir istihbarat bilgisini Genelkurmay ve Emniyet’e bildirdi. Buna göre; Fehman Hüseyin, PKK’li grupla hudut hattında Şırnak Uludere’ye yakın bir alanda Düğün Dağı’nda konuşlanmış, telsiz görüşmesi yapmıştı ve kısa süre içerisinde (22 Aralık-30 Aralık tarihleri arasında) eylem yapacaktı.
Baransu’ya göre “Aynı evrakta ayrıca bu bölgede faaliyet gösteren Topal Bedran- Bedirhan kod isimli Sait Tanıt’ın da askeri birlikler ve üs noktaları hakkında bilgi topladığı bilgisi MİT tarafından paylaşılmıştı. MİT bu bilgilerini Irak’ta faaliyet gösteren bir elemanına dayandırmıştı.”

Baransu, “Bombalamanın yapıldığı gün, Uludere’de 34 Roboski köylüsünün sınırdan geçtiği sırada ise üst düzey bir MİT görevlisi TSK’yı bizzat aradı. Fehman Hüseyin’in hudut hattını geçmekte olduğunu telefonla askere bildirdi. MİT’ten gelen iki resmî istihbarat raporu ve telefon üzerine F-16’lar havalanıp, köylüleri bombaladı” iddiasını dile getirerek bu ses kaydını da muhalefet partilerinin(CHP-BDP) açıklaması gerektiğini ifade etti. (HABER MERKEZİ)
BELGELER


www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-13 10:34:06
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.14   #1916
renk
renk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1.677
Rep Puani : 80
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Adalet İçin Hukukçular: Sivas'ta yakanlar, Meclis'te tekme atanlardır




Yargıçlar Sendikası Başkanı ve Çankırı Yargıcı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun TBMM'de uğradığı saldırının ardından, Adalet İçin Hukukçular bir açıklama yayınladı.

(soL - Haber Merkezi)

AKP Milletvekili Zeyit Aslan'ın TBMM Komisyon Toplantısı sırasında Yargıçlar Sendikası Başkanı ve Çankırı Yargıcı Ömer Faruk Eminağaoğlu'na saldırarak tekmeyle yaralamasının ardından Adalet İçin Hukukçular bir açıklama yayınladı.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Sivas’ta yakanlar, Meclis’te tekme atanlardır
Adalet ve Kalkınma Partisi 12 yıllık iktidarının tamamını yolsuzluk, rüşvet, rant ve hukuksuzluklarla sürdürdü. Haziran’da başlayan büyük halk hareketi ve yürüttüğü Suriye politikası ise siyasi iktidar için sonun başlangıcı oldu. Geçtiğimiz Aralık ayında yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına karşı Yargıya her türlü müdahaleyi kendine hak sayan AKP, soruşturmayı yürüten savcıların elinden dosyaları almaktan, yer değiştirmeye kadar birçok hamle yaptı. Son olarak hazırlanan HSYK yasa teklifiyle amaçlanan ise bugüne kadar yapılan siyasi operasyonların suç ortağı olan cemaatle yolların ayrılması sonucunda yeni bir yapılanmaya gitme ve yargıyı tamamen Adalet Bakanlığı’na bağlı bir teşkilat haline getirme isteğidir.
TBMM Adalet Komisyonunda HSYK ile ilgili olarak görüşülmekte olan yasa teklifi konusunda, 11.01.2014 tarihli toplantıya katılan Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu kendisine söz hakkı verilmesi istemesi üzerine AKP Milletvekili Zeyid Aslan’ın tekmeli saldırısına maruz kalmıştır. Başbakan ise yaşanan saldırıyı kınamak bir yana, milletvekiline sahip çıkarak Ömer Faruk Eminağaoğlu’na saldırmayı sürdürmüştür. Bizler bu saldırganları yeni görmüyoruz, hepsini tanıyoruz. Dün Sivas’ta onlarca insanı diri diri yakan ve onların avukatlığını yapan bu kişiler, bugün Meclis’te kendilerine boyun eğmeyen insanlara tekmelerle saldırmaktadır.
Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na yönelik çirkin saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun diyoruz.
Ancak bu saldırı vesilesi ile geçmiş olsunun büyüğünü AKP’ye diyoruz. Yediğiniz halk tokadı karşısında attığınız uçan tekme, gayrimeşru olduğunuzu gizleyememekte, daha da açığa çıkarmaktadır. Atacağınız hiçbir adım bu gerçeği değiştirmeye yetmeyecektir.
Adalet İçin Hukukçular
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir."

Thomas Paine
renk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.14   #1917
renk
renk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 1.677
Rep Puani : 80
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


'Çocuk gelin' ölümüne inceleme




Siirt'te 12 yaşında görücü usulüyle evlendirilen ve evinde ölü bulunan Kader Erten'le ilgili, Bakan Ayşenur İslam'ın talimatıyla inceleme başlatıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hıfzullah Canpolat, Pervari ilçesinde 12 yaşında görücü usulüyle evlendirilen ve evinde ölü bulunan Kader Erten'le ilgili, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın talimatıyla inceleme başlatıldığını açıkladı.

Canpolat, "Erten'in küçük yaşta evlendirilmesi ve çocuk yaşta doğum yapmasıyla ilgili araştırma yapacağız" dedi.

Canpolat, "Olaya, kurum olarak iki yönden bakacağız. Birincisi küçük yaştaki çocuğunun koruma altına alınıp alınmaması hususu, ikincisi ise bir çocuğun erken yaşta evlendirilmesiyle ilgili savcılığın açmış olduğu soruşturmada hukuki anlamda olaya müdahil olacağız" şeklinde konuştu.

Canpolat, Erten'in ikinci doğumunu 12 Eylül 2013'te yaptığını ifade ederek, "Gelinin yaşı küçük olduğundan hastane, durumu jandarmaya bildiriyor. Konu, savcılığa intikal ediyor. Aile de gelinin kemik yaşının daha büyük olduğunu öne sürüyor. Savcılık da bunun üzerine yaş tashihi istemiş. Yapılan yaş tashihinde gelinin kemik yaşı, 16 çıkmış. Savcılık, gelinin 16 yaşında olduğunu karara bağlamış ama kız her ne kadar 16 yaşında olsa da 2 yıl önce 14 yaşında oluyor" diye konuştu.

"MUHTEMELEN EVDE DOĞUM YAPMIŞ"
Erten'in 1,5 yaşındaki çocuğunu nerede dünyaya getirdiği bilgisine henüz ulaşamadıklarını ifade eden Canpolat, "Muhtemelen evde doğum yapmış. Konuyla ilgili uzmanlarımızla olayın yaşandığı Pervari ilçesine gideceğiz. Gelinin, ilk doğumunu nerede yaptığını araştıracağız. Eğer bir hastanede ilk doğum gerçekleşmişse bunun mutlaka bildirilmesi gerekiyordu. Eğer doğum evde gerçekleşmişse aile hata üzerine hata yapmış oluyor" dedi.

Mehmet Atak ve Kader Erten'in resmi nikahının bulunmadığını vurgulayan Canpolat, Erten'in 1,5 yaşındaki çocuğunun nüfus cüzdanının olmadığını da sözlerine ekledi.

Van'ın Çatak ilçesinde yaşarken, ailelerin onayı üzerine bir süre önce Mehmet Atak ile evlendirilen Kader Erten, erken doğumla dünyaya getirdiği ikinci çocuğunun ölümünün ardından, Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Yapraktepe köyündeki evinde silahla vurulmuş halde bulunmuştu. (AA)
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir."

Thomas Paine
renk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.14   #1918
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Zekeriya Öz'den Başbakan Erdoğan hakkında suç duyurusu!







İLGİLİ HABERLER
Zekeriya Öz - HSYK - Başbakan - suç duyurusu -

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nden Bakırköy Başsavcı Vekilliği görevine atanan Zekeriya Öz, hakkındaki iddialara ilişkin suç duyurusunda bulundu.

Öz, dilekçesinde kendisi hakkındaki gerçekdışı iddiaları haberleştirdiğini iddia ettiği yayın organının yanı sıra Başbakan Erdoğan'ın miting alanlarında sarf ettiği sözleri delili olarak gösterdi.

Suç duyurusu dilekçesinde kendisine yönelik suçlamaların asılsız olduğunu belirten Öz, “görevi kötüye kullanma, iftira, hakaret, hedef gösterme ve kişisel bilgileri yasa dışı yollarla elde etmek ve yayınlamak" suçlamalarından işlem yapılmasını talep etti.
(İSTANBUL)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-13 20:15:25
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.01.14   #1919
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


NASAYFA » POLİTİKA
Buldan: Ses kaydının kime ait olduğu açığa çıkarılsın







İLGİLİ HABERLER
Paris katliamı - Ömer Güney - ses kaydı - Sakine Cansız - Fidan Doğan - Leyla Şaylemez - cinayet - Fransa - Türkiye -

Paris katliamının katil zanlısı Ömer Güney’in ses kaydı ile ilgili konuşan BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, “Bu konuda bir açıklamanın yapılması, bir değerlendirmenin yapılması için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Bu ses kaydının gerçek olup olmadığını, sesin Ömer Güney’e ait olup olmadığını tam bilmiyoruz. Hem Fransa’nın hem de Türkiye hükümetinin bu ses kaydının acilen incelemesini ve ses kaydının kime ait olduğunu, burada konuşulan isimlerin gerçek olup olmadığını bir an önce açığa çıkması önemlidir” dedi.

Kadın kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir heyet ile BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez cinayetlerinin aydınlatılması için toplanan imzaları Fransa Büyükelçiliği’ne teslim edildi.

İmzaların yetkililere teslim edilmesinden sonra Elçilik binası önünde açıklama yapan BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, geçen sene 3 Ocak’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan ile gerçekleşen görüşmeden sonra Paris’te Kürt devrimci kadınlara yönelik bir katliamın gerçekleştiğini belirterek, “Bu cinayet çözüm sürecine yönelik bir katliamdır. Cinayetin üzerinden bir yıl geçmesinden rağmen cinayet hala aydınlatılmadı ve soruşturma bir sonuca varamadı. Sorumular hala bulunup yargıya teslim edilmedi. Sadece tetiği çeken bir şahsın yargılanması, bu olayı örtbas etmeye yönelik bir yargılama olur” dedi.

‘FRANSA VE TÜRKİYE BU CİNAYETİN ARKASINDAKİ GÜÇLERİ ORTAYA ÇIKARSIN’


Buldan, 89 kadın kurumu tarafından toplanan imzaların Fransa Büyükelçiliği’ne teslim ettiklerini belirterek, “İmzaları yetkililere teslim ederken taleplerimizin olduğunu söyleyerek, bu konuda sessiz kalmanın cinayete ortak olmak olduğunu söyledik. Bu konuda herhangi bir yolun kat etmemesi Fransa ve Türkiye hükümetini zan altında bırakıyor. Dolayısıyla biz bu cinayetin bir an önce açığa çıkması gerektiğini ve sorumluların mutlaka kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini aktardık” diye konuştu.

İnternete düşen Paris katliamının katil zanlısı Ömer Güney’e ait olduğu belirtilen ses kaydı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Buldan, şunları ifade etti: “Bu konuda bir açıklamanın yapılması, bir değerlendirmenin yapılması için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Bu ses kaydının gerçek olup olmadığını, sesin Ömer Güney’e ait olup olmadığını tam bilmiyoruz. Bu konuda hem Fransa’nın hem de Türkiye hükümetinin ses kaydının acilen incelemesini ve ses kaydının kime ait olduğunu, burada konuşulan isimlerin gerçek olup olmadığını bir an önce açığa çıkması önemlidir. Bu ses kaydının incelenip açığa çıkmasının cinayet ile ilgili soruşturmaya katkı sunacağını düşünüyoruz. Bundan dolayı hem Fransa hem de Türkiye’nin bu cinayetin arkasındaki güçleri çıkarması gerektiğini düşünüyoruz.”

‘SES KAYDI İÇİN HUKUKİ GİRİŞİMLERİMİZ OLACAK’


BDP olarak ortaya çıkan ses kaydının üzerine gidileceğini ifade eden Buldan, “BDP olarak bu cinayetin ortaya çıkması için takiplerimiz var. Bu konuda görüşlerimiz de bellidir. Çözüm sürecinin ilerleyebilmesi acilen soruşturmanın hızlandırılması ve arkasındaki güçlerin ortaya çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda hukukçu arkadaşlarımız da bir girişim başlatacaktır. Ses kaydı ile ilgili önümüzdeki günlerde daha derli toplu bir görüş ifade edebiliriz” dedi. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-13 19:34:37
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.14   #1920
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Atatürk düşmanlığı moda haline geldi

Türk Sineması’nın dev ismi SÖZCܒye içini döktü



63 yıllık emeğimin karşılığı, 700 lira emekli maaşı…
Fikret Hakan, şimdiye kadar 204 sinema filminde, 28 dizide 26 tiyatro eserinde oynadı. Üstelik de Devlet Sanatçısı. Ama aldığı emekli maaşı ortada. Hakan, “Hakkımız olan ücretler bile bize verilmiyor. Politikacılardan nefret eder hale geldim” diyor
Türk Sineması’nın unutulmaz isimleri arasında yer alan Fikret Hakan’la Dragos’taki evinde konuştuk. Yeni başlayacağı “Birleşen Gönüller adlı filmdeki rolü gereği sakal bırakmış olan ünlü oyuncuyla Atatürk’ün resminin yanında başlıyoruz sohbetimize.
Atatürk’ü çok mu seviyorsunuz?
Elbette çok seviyorum. Atatürk batmış bir ülkeden pırıl pırıl bir Cumhuriyet kurdu. Adamın ölüsüne küfrediyorlar. Sevmesen de saygı duy. Bu adam size ne yaptı? Biz nasıl bir millet haline geldik, anlamakta artık zorlanıyorum. Atatürk düşmanlığı adeta moda haline geldi.

Uğruna sakal bıraktığınız sinema filmini konuşalım mı?
Çok yetenekli ve sevdiğim yönetmen olan Hasan Kıraç, Balkanlar’da geçen Birleşen Gönüller adlı sinema filminde oynamam için teklifte bulundu. Senaryosu çok hoşuma gitti. 2. Dünya Savaşı sırasında ayrılmak zorunda kalan birbirlerine aşık olan çiftin hikayesi. Yaşanmış bir hikaye. 50 yıl sonra tesadüfen eşinin yaşadığını ve kendisinden bir çocuğunun olduğunu öğreniyor. İşte bu filmde başrol oyuncusu Niyaz’ın yaşlılığını canlandıracağım ve onun için sakallarımı uzattım.

Ekranda pek çok dizi var, yenileri de çekiliyor. Size de teklif geliyor mu?
Teklif değil, teklifler geliyor. Geçtiğimiz günlerde 4 dizi teklifi geldi. Rolünden ziyade senaryolarını okuduktan sonra o dizilerde oynamamın mümkün olamayacağını düşündüm. Allah’tan da oynamamışım. O kadar kötü senaryolardı ki, o dizilerin 4-5 bölümden öteye gidemeyeceğini biliyordum. Televizyonda yeni başlayan dizilere bakıyorum, çoğunun senaryo sıkıntısı var. Hatırlarsanız 8-10 sene önce bir dizinin tutması için 10 bölüm beklenirdi. Şimdi sanki arkada senaryo fabrikası varmış gibi 3-4 bölümden sonra çıkartıp atılıyor. Bence daha sağlam kadrolarla ve çok güzel öykülerle yola çıkılmalı. Gençlik filmi çekiyorum diye 3-4 genci bir araya getirerek ucuza mal etmeye çalışmakla olmuyor. Seyirci baktığında kandırıldığını anlıyor ve başka kanala geçiyor.
Bu yıl da düzgün bir senaryosu olan dizi teklifi gelmezse İstanbul’dan gideceğim. Tası tarağı toplayıp Bodrum Türkbükü’nde küçük bir butik otelim var. Orada kalacağım, burada kalıp, dünyanın masrafını yapmanın alemi yok. Daha mütevazı bir yaşam için gitmeyi düşünüyorum.

Fikret Hakan geçinebiliyor mu, yoksa maddi sıkıntı içinde mi?
Ne devlet ne de özel kanallardan telif haklarımızı alamıyoruz. Uluslararası yasalara göre kanallarda dönen dizi ve filmlerden haklarımız verilse zaten sanatçılar kimseye muhtaç olmaz. O da yok. Amerika’da sendikalar o kadar kuvvetlidir ki, yapımcılar oyuncuların 1 kuruşuna el koyamaz. Birçok sinema sanatçısı arkadaşımın durumu çok kötü. 1950 kuşağı olarak hiçbir garantisi olmayan bizler, çok zahmetlerle bugünlere gelebildik. Çoğu arkadaşımız yokluk içinde göçüp gitti. Çok azı ayakta durabiliyor. Böyle bir dramatik durumun içindeyiz. Sanata 63 yıl emek vermiş sanatçı olarak 700 küsur lira emekli maaşı alıyorum. Üstelik ben devlet sanatçısıyım. Oysa devlet sanatçısının en az bir müsteşar kadar aylık alması gerekiyor. Bu nasıl bir demokrasi? Adam 204 film yapıyor. Bu filmlerin yarısından çoğu televizyonlarda defalarca oynuyor ama telif haklarından 1 kuruş cebine girmiyor. Biz bu mesleğe gönül verdik, her türlü yokluğuna katlandık. Ne yazık ki bugün almamız gereken, hakkımız olan ücretler bile bize verilmiyor. Politikacılardan nefret eder hale geldim.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 17 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 17 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2