Sponsor Reklamlar


PİRYOLU Bağımsız haberleri.

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 08.01.14   #1881
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


TAKİPÇİSİYİZ!




ANKARA / DİHA-ŞIRNEX / DİHA
Güncellenme : 08.01.2014 04:40
Milyonların eli, Roboski Katliamı’nın sorumlusu Erdoğan ve Özel’in yakasında olacak!

Kürt halkı, Askeri Savcılığın Roboski Katliamı’na ilişkin verdiği takipsizlik kararını tanımayacak. AKP’nin ve Genelkurmay’ın gerçekleştirdiği katliamın hesabını soracak


KATLİAMA ASKERİ ONAY

Önce ‘sivil’ yargı akladı, ardından da ‘askeri’ yargı takipsizlik kararı verdi. AKP hükümetinin ve Genelkurmay’nın Kürt halkına gözdağı için savaş uçaklarıyla gerçekleştirdiği ve 34 Kürdü katlettiği Roboski Katliamı, dünyanın gözü önünde karartılmak isteniyor.

MİLYONLAR HESABINI SORACAK

Askerin takipsizlik kararı infiale yol açtı. Roboskili aileler, katliamın yeniden yaşatıldığını belirterek gözyaşları içinde “İnşallah katliamcı devletiniz yıkılır” dedi. Kürt halkını katletmeyi meşru kabul eden bu devlet kararının hesabını milyonlar elbet soracak.

Devletiniz yıkılsın

Kararı öğrendikten bu yana ağlayan aileler, bugün 34 kez daha katledildiklerini söyledi. Aileler, Erdoğan’a seslenerek, “İnşallah bu haksız kararlar yüzünden devletiniz yıkılır” dedi.

Dava BM ve AYM’ye

Kararın gerekçesinde ‘vur emri’ prosedür, katliam ise “hata” olarak görülürken, emri Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in verdiği belirtildi. Avukatlar kararı AYM ve BM’ye taşıyacak.

Hakikatten kaçamazsınız!

Genelkurmay Askeri Savcılığı, Roboski katliamına ilişkin verdiği kararda, hava kuvvetlerine operasyon emrinin Genelkurmay Başkanı tarafından verildiğini belirtti. Kararda, emrin uygulanmasının normal prosedür olduğu ve istihbari bilgiler ışığında operasyonun yapıldığı, yaşananların ise “hata” olduğu kaydedilerek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Genelkurmay Askeri Savcılığı, TSK’ye ait savaş uçakları tarafından Roboski’de 34 yurttaşın katledilmesine ilişkin açılan soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Savcılık kararında, şüpheliler olarak dönemin askeri yetkilileri olan Tümgeneral İhsan Bölük, Korgeneral Yıldırım Güvenç, Topçu Kurmay Kıdemli Albay Aygün Eker, Tuğgeneral Halil Erkek ve Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu gösterildi. Kararda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen görevsizlik kararı hatırlatıldı.

Emir Genelkurmay’dan

Kararda hedeflere topçu atışı yapılmasına müsaade edilmesine ilişkin mesajın Genelkurmay Başkanlığı tarafından gönderildiği, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in Genelkurmay’a gelerek görüntüleri izlediği ve topçu ateşine ilişkin kabul bilgisi verildiği tespit edildi” denildi. Kararda, topçu ateşinin ardından Albay Serdar Eren, Albay Zorlu Topaloğlu, Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu, Tümgeneral Satı Bahadır Köse ve Orgeneral Yaşar Güler’in de olduğu ortamda topçu ateşinin yeterli olmadığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na müdahale emrinin verilmesi gerektiği kararı alındığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi: “Ardından Güler, Genelkurmay 2’inci Başkanlığı makamına gitti. Genelkurmay 2’inci başkanı onay için Genelkurmay Başkanı’na telefon açtı. Genelkurmay Başkanı tarafından hava harekatına onay verildi.”

‘Hata’ yapılmış!

TSK’nin sınır ötesi harekat yetkilerinin hatırlatıldığı kararda, “TBMM ve Bakanlar Kurulu kararı kapsamında görev icra eden TSK personelinin görev gereklerini yerine getirirken, bir hataya düştükleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu aşamada ceza hukuku kapsamındaki sorumluluklar incelendiğinde, TCK’nın ‘kanunun hükmü ve amirin emri’ başlıklı 24’üncü maddesinde kanun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmeyeceği ve TCK’nin ‘Hata’ başlıklı 30’uncu maddesinde ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin bu hatasından yararlanacağının ve işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin cezalandırılamayacağının düzenlendiği tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” denildi.

Görevlerini yaptılar!

Kararda, hava harekatında ilk bombanın 21:43’te atıldığı, son bombanın ise 22:24’te atıldığı belirtilerek, “Hava harekatının sonlanmasından sonra 34 kişinin öldüğü, ardından hava kuvvetlerinin görevini yerine getirip geri döndüğü tespit edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

devamı,

http://www.ozgur-gundem.com/index.ph...ay&module=nuce
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.01.14   #1882
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Yolsuzluk haberlerine ceza geliyor







İLGİLİ HABERLER
yolsuzluk operasyonu - RTÜK - Halk TV - Samanyolu TV - Samanyolu Haber TV - Bugün TV - Kanaltürk TV - Fox TV - Kanal D - Cem TV -

Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili yayın yapan 8 kanal hakkında "Yayınlar, hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz" hükmünü ihlal ettikleri gerekçesiyle rapor hazırladığı belirtildi.

Bazı basın organlarına yansıyan haberlere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın RTÜK ve TİB'e yolsuzluk soruşturmasının gizliliğini ihlal edecek yayınlarla ilgili önlem alınmasını istedi. Bunun üzerine harekete geçen RTÜK, yolsuzluk haberleriyle ilgili 8 televizyon kanalı hakkında "Yayınlar, hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz" hükmünü ihlal ettikleri gerekçesiyle rapor hazırladı. Raporların Üst Kurul toplantısında gündeme geleceği öğrenildi.

Söz konusu 8 kanalın isimleri şöyle; Halk TV, Samanyolu TV, Samanyolu Haber TV, Bugün TV, Kanaltürk TV ile Fox TV, Kanal D ve Cem TV. (DİHA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-08 10:41:13
----------------------------------------

BİR ÜLE DÜŞÜNÜN,
BAŞBAKANIN OĞLU,
SAVCILAR TARAFINDAN,
YOLSUZLUKLA İLGİLİ,
ZANLI OLARAK,
İFADEYE ÇAĞRILIYOR,
EMNİYET GÖNDERMİYOR,
BAŞBAKAN,
EMNİYETİ HALLAÇ GİBİ ATIYOR,
İKİ BİNLERE VARAN EMNİYET GÖREVLİSİ,
SAYISIZ POLİS GÖREVDEN ALINIYOR,
SAVCILAR PASİFİZE EDİLİYOR,
YENİ VERDİKLERİ YASA TEKLİFİLEDE,
HUKUK DİKTATÖRLEŞEN İKTİDARIN,
ADELET BAKANLIĞINA BAĞLANIYOR,
TV LERDE YOLSUZLUKLA İLGİLİ HABERLERE CEZA GELİYOR,
BUNU U ANCAK DİN MASKESİ TAKMIŞ,
FAŞİST İKTİDARLAR YAPAR.
BU İKTİDAR YOLSUZLUKLAR İKTİDARIDIR.
.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (08.01.14 Saat 11:57 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.01.14   #1883
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


KCK: Karar Türkiye için

utanç verici


BEHDİNAN /ANF
Güncellenme : 08.01.2014 14:14
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Askeri Mahkeme'nin Roboski katliamı soruşturmasında "takipsizlik" kararı vererek askeri aklayan zihniyet için "insanlık dışı, ürkütücü" dedi. KCK, "Bu karar Türkiye için utanç vericidir" diye ekledi.

Yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Askeri Mahkeme'nin 28 Aralık 2011'de gerçekleşen Roboski katliamı soruşturmasında verdiği takipsizlik kararının "Kürtlerin Türkiye'de insan yerine konulmadığının itirafı" olduğunu belirtti.

KCK'nin karara tepkisi şöyle:

"Askeri mahkemenin takipsizlik kararı vermesiyle çoğu çocuk 34 genç Roboskili bir daha katledilmiştir. Bu katliama “Kaçınılmaz hata” denilerek bundan sonra yapılacak bu tür katliamlar meşrulaştırılmış ve normalleştirilmiştir. Böylece asker ve polisin teröre karşı mücadele azminin kırılmaması için katliamlar bir daha örtülmüştür. Bu karar binlerce köyün yakılması, binlerce faili devlet olan cinayetlerin işlenmesi, milyonlarca Kürt’ün topraklarından göçertilmesi anlayışının devam ettiğini göstermektedir. Bu kararla ‘Kürtlerin ölümü ucuz ve normaldir, bundan sonra da öldürülmeye devam edilecektir’ denilmiştir.

Askeri mahkeme “Kaçınılmaz hata” deyip katillerin yargılanmayacağına karar vermiştir. Bu kararla açıkça bir PKK’li için onlarca sivilin öldürülmesi emrinin verildiği, ama içinden bir PKK’li çıkmayınca bunun “Kaçınılmaz hata” olduğu söylenmiştir. Bu karara göre bir PKK’li için binlerce sivil insan öldürülebilir ve bu da normaldir. Ama PKK’li çıkmadığı için "Kaçınılmaz hata" olmuştur. Bu zihniyet ve mantık bile insanlık dışıdır, ürkütücüdür. Bu mantık ve zihniyet her türlü insan hakları mahkemesinde katliamcı, soykırımcı olarak yargılanıp mahkum edilecek niteliktedir.

Bu karar Kürtlerin Türkiye'de insan yerine konulmadığının itirafıdır. Açıklamadan anlaşıldığına göre Genelkurmay Başkanı, içlerinde bir PKK’li de olsa hepsini vurun emrini vermiştir. Ama ölenlerin içinden bir tek PKK’li çıkmamıştır. Bu gerçeklik bir PKK’li öldürmek için yıllarca Kürt halkına nasıl acılar yaşatıldığını ortaya koymaktadır. Bu tür zihniyet ne ilk çağda, ne orta çağda ne de yakın çağda görülmüştür. Bu anlayış Türk şovenizminin Kürtlere karşı yıllarca yürüttüğü kirli savaşta bu tür yol ve yöntemlere baş vurduğunu göstermektedir.

Askeri mahkeme bu kararla sadece Genelkurmay’ın değil, Başbakan’ın da bu emirden bilgisi olduğunu söylemektedir. Biz Genelkurmay Başkanının emir verdiğini açıkladık; Başbakan da verdiği emre sahip çıksın ve bu soruşturma tümden kapatılsın demek istemişlerdir.

AKP hükümetine sesleniyoruz; eğer askeri mahkemenin aldığı bu kararı doğru bulmuyorlarsa bu karara karşı çıktıklarını ortaya koysunlar; bu katliamın tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını istesinler. Bu karara karşı çıkmadıkları takdirde bu katliamın emrinin verilmesinde Genelkurmay’la birlikte Başbakan’ın da ortak olduğunu kabul etmiş olacaklardır.

Bu katliam, Türkiye tarihinin en acımasız vahşetidir. “Kaçınılmaz hatadır” denilerek Kürtlerin gözlerinin içine bakıla bakıla katliamı yapanlar aklanmıştır. Bu karar Türkiye için utanç vericidir. Bu nedenle sadece Kürtler değil, tüm Türkiye halkları bu cinayete emir verenlerin ve uygulayanların yargılanması ve cezalandırılması için seslerini yükseltmeli, mücadele vermelidirler.

Roboski cinayetini açığa çıkarmak bir demokrasi ve Özgürlük Mücadelesi olarak görülmelidir. Bu katliam en başta da Türkiye halkları için travmatiktir. Bu katliam açığa çıkarılmadığı taktirde Türkiye halkı rahat uyumayacağı gibi, Kürtler de kendilerini hiçbir biçimde güvence altında hissetmeyeceklerdir. Bu karar ve katliam açığa çıkarılmazsa, Kürtler üzerinde bomba yüklü uçaklar sürekli uçurulmuş olacaktır.

Kürt halkı ve demokrasi güçleri bu kararı kabul etmemeli, her yerde protestolarını en şiddetli biçimde göstermelidir. Bu kararı kabul etmek, Kürtler için ölüm ve soykırımı kabul etmektir. Gençler ve kadınlar başta olmak üzere Kürt halkı bu katliamı kabul etmeyeceğini, bu karara karşı sokaklara ve meydanlara çıkarak göstermelidir. Katliamın peşinin bırakılmayacağı ortaya konulmalı ve bu kararın oradan kaldırılması için mücadele süreklileştirilmelidir."
GÜNDEM
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.01.14   #1884
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Diyanet’e

çok sert cevap


Kırmızı Haber | 08 Ocak 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Siyaset
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ”Gençler ‘Dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyecek, endişeliyim” sözlerini değerlendirdi.



Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ‘Gençler dindarlık buysa biz burada yokuz diyecekler endişeliyim’ sözlerine değerlendiren İhsan Özkes, Türkiye’de gençleri dinden soğutan iki kişi varsa bu iki kişiden birisinin Diyanet İşleri Başkanı olduğunu belirtti.

İhsan Özkes, “Görmez bu gerçekleri görmezden gelmesin: Gençler ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ diye, Dolmabahçe Camisi’ne canlarını kurtarmak için girdiklerinde ‘camide içki içtiler, fuhuş yaptılar’ iftirası ile sarsıldıklarında belki düşünmüşlerdir. Can havliyle camiye sığınan gençlere Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘caminin harim-i ismetine tecavüz edildi’ diye açıklama yaptığında gençler belki ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ demişlerdir.
“DİNDARLIK BUYSA BİZ YOKUZ”
Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘gençler camide içki içtiler, grup seks yaptılar’ iftiralarını atanların ağzıyla televizyonlara çıkıp sarığı ve cübbesiyle iftira furyasına katılmasıyla gençler belki ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ demişlerdir. ‘Gavur İzmir’ diyenlere destek verircesine Diyanet Başkanı’nın, İzmir’in dindarlığını sorgulaması ile gençler belki ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ demişlerdir” dedi.
“DİYANET BAŞKANI, GENÇLERİN DİNDEN SOĞUMASININ SORUMLUSUDUR”
İhsan Özkes, “Cemaat iktidar kavgasında Diyanet Başkanının siyasetiyle belki ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyorlardır.
‘Sünni misin Alevi misin?’ diye anketler yaptıran, halkı ayrıştırmada ve ötekileştirmede iktidardan yana gardını alan Diyanet Başkanı ‘dinden soğutma’dan sorumludur. Dinden asla rant devşirme heveslisi olmayan gençlere ‘oy verirken adayın dindar olup olmadığını önemser misiniz?’ diye sordurtan Diyanet İşleri Başkanı nedeniyle gençler belki ‘dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyorlardır.
Rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan bugüne rüşvetin ve yolsuzluğun dinde haram olduğunu açıklaması gerekirken Diyanet’i bırakıp siyaset yapan Diyanet Başkanı, gençlerin dinden soğumasının sorumlusudur. Bu ülkede gençler şayet dinden soğuyorsa, bunun baş sorumlusu resmen ve dinen Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in ta kendisidir” diye konuştu. DHA
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.01.14   #1885
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Savcı Öz: Bu işi kimlerin organize ettiğini çok iyi biliyorum


Kırmızı Haber | 08 Ocak 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Siyaset
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz, hakkındaki tatil iddialarıyla ilgili bazıları hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz, HSYK tebligatının ulaştığını, yarın Bakırköy Adliyesi’nde geçici olarak göreve başlayacağını söyledi. Öz, hakkındaki tatil iddialarıyla ilgili bazıları hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti.
Adliye muhabirleri gün boyu hakkında çıkan haberlere ilişkin Zekeriya Öz’ün yapacağı yazılı açıklamayı bekledi. Bekleyişin uzun sürmesi üzerine Öz, gazetecileri makamında kabul etti.
Açıklama için Öz’ün odasına yaklaşık 20 gazeteci girdi. Bu arada, Öz’ün sözlerine başladığı sırada telefonu çaldı. Telefondaki kişiye, “Odamda mı?” diye soran Öz, telefonu kapattıktan sonra odadakilerden bazılarının polis olduğu ortaya çıktı.
Öz daha sonra başka polis olup olmadığını sordu.
Ses çıkmaması üzerine Öz, “Polis olanlar ellerini kaldırsın.” dedi. Bunun üzerine odadaki 3 kişi elini kaldırdı.
Öz, “Niye giriyorsunuz? Giriyorsanız niye polis olduğunuzu söylemiyorsunuz? En azından elinize kağıt kalem alsaydınız.” dedi. Polislerden biri, “Şişli güvenlik bürodan geliyoruz. Biz basın açıklaması olacak diye geldik.” şeklinde konuştu.
Öz daha sonra konuşmasına devam ederken polisler bir süre daha odada kaldıktan sonra dışarı çıktı. Başsavcıvekili Öz’ün korumaları polislerin kimliklerini kaydetti.
TEBLİGAT ULAŞTI
Zekeriya Öz’e HSYK’nın atama ile ilgili tebligatın ulaştığını belirtti. Başsavcıvekili Öz, yarın Bakırköy’deki adliyede göreve başlayacağını söyledi. ‘Odanızı yarın mı toplayacaksınız?’ sorusu üzerine, “Eşyalarımı toplamaya gerek duymuyorum. Geçici bir atama olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Hakkındaki iddialara ilişkin yapacağı yazılı açıklamayı tamamlamaya çalıştığını belirten Öz şunları söyledi:
“Atama kararına ilişkin tebligat adliyeye ulaştı. Ancak yoğunluk nedeniyle henüz imzalayamadım. Geçici sürenin ne kadar olduğuna dair bir bilgim yok. Tebligatı henüz görmedim. Odamı boşaltmayacağım. Bazı eşyalarımı alıp gideceğim. Şu anda çıkan haberlere ilişkin suç duyuruları ve basın açıklamamı hazırlıyorum. Bilgileri veren kişiler var onlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağım. 2 saate kadar açıklamayı bitiririm. Bu görevden almayı 1 Ocak’ta bekliyorduk. Ama yapmadılar. Önce yıpratma yaptılar sonra zıplatma. Haberlerde 21’inde safariye çıktığım yazılıyor. Ama ben 21 Ekim sabahı burada görevimin başındaydım. Adliyede bayramlaşma vardı. Yalan haber yapmaya devam ediyorlar. Seyahat firmasından tehditle faturaları aldıkları yönünde duyumlarım var. Bu işi kimlerin organize ettiğini çok iyi biliyorum. Faturalarda dolar diye bir şey geçmez. Tamamen Dubai para birimi geçer” dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın kendisi ve diğer savcılar hakkında soruşturma izni vermesine ilişkin ise, “O zaman doğrular ortaya çıkar” diye yorum yaptı.
Dubai’de kaldığı otelin yaptığı açıklamayı ise bilmediğini söyleyen Öz, “Bunları basından öğreniyorum. Otel zaten kişisel bilgileri vermez. Açıklama yapması iyi olmuş. Hiçbir otelde Mr. Öz ve Family diye yazmaz. Kimliğini verirsin ona göre kayıt yapılır bu Türkiye’de de böyledir. Bu belgeyi düzenlemek zor bir şey değil” diye konuştu.
(cihan-hürriyet)

Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.01.14   #1886
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


İzmir milletvekilinden kafa karıştıran tweet!


AKP'li Aşlık: "Savcı Öz; Savcı Murat Gök gibi kendi sonunu kendi hazırlayacak"
AKP İzmir Milletvekili Ali Aşlık twitter adresinden yazdıklarıyla sosyal medyada şaşkınlık yarattı. Aşlık dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamalarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Savcı Zekeriya Öz hakkında yazdığı mesajda gösterdiği örnekle dikkat çekti.
İzmir’de bir dönem belediyelere yönelik yaptığı operasyonlar çok konuşulan ve Nisan 2013′te tayin edildiği Samsun’daki lojmanında ölü bulunan bir dönemin Özel Yetkili Savcısı Murat Gök örneğini işaret eden Aşlık mesajında şunları yazdı : “Savcı Öz; Savcı Murat Gök gibi kendi sonunu kendi hazırlayacak! Ne demiş atalarımız: Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…”

SÜPER SAVCI GÖK
Savcı Gök İzmir’de görevden alınmadan önce; Güzelbahçe Belediyesi’ne Sarmaşık, Buca Belediyesi’ne Arıkovanı, Urla Belediyesi’ne Hortum, Alaçatı Belediyesi’ne Fare Kapanı ve Anafor gibi aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu birçok kişinin tutuklanmasına yol açan operasyonları yönetmişti.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.01.14   #1887
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Öz’e Ömeroğlu mu gitti?

Zekeriya Öz’ün Başbakan Erdoğan tarafından kendisiyle görüşmek üzere gönderildiğini söylediği ismin Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu olduğu ileri sürülüyor.
T24′ün haberine göre, Yolsuzluk soruşturmasından sorumlu olan ve Bakırköy Başsavcı Vekilliği’ne atanan Zekeriya Öz, yaptığı basın açıklamasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın operasyonu durdurması için kendisine iki kişi gönderdiğini ileri sürdü. Başbakan Erdoğan’ın iddiaları yalanlamasına karşın, Öz’ün aktardığı buluşmanın gerçekleştiği ve açıklamasında bahsettiği “yüksek yargı kökenli” hukukçunun Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu olduğu söyleniyor.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) hakkındaki iddiaları yanıtlamasına izin verdiği Savcı Zekeriya Öz, gün içinde hem yazılı açıklama yaptı, hem de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öz, yazılı açıklamasında Başbakan’ın yolsuzluk soruşturmasını durdurması için kendisine iki kişi gönderdiğini ileri sürdü. Öz, “Başbakan tarafından gönderilen yüksek yargı kökenli 2 kişiyle Bursa’da görüştüm. Bu kişiler bana ‘bizzat Başbakan’dan özür dile. Soruşturmayı durdur’ dedi” ifadelerini kullandı.
Açıklamadan kısa bir süre sonra Singapur’da olan Başbakan Erdoğan, Zekeriya Öz’ün iddiasına yanıt verdi. Başbakanlık kaynakları Erdoğan’ın iddiayı “tümüyle iftira” olarak nitelediğini aktardı.
Zekeriya Öz‘ün ‘ağabeyi’
Ancak Zekeriya Öz’ün yolsuzluk soruşturması başladıktan sonra, 22 Aralık 2013’te tarif ettiği gibi “yüksek yargı kökenli” bir isimle buluştuğu öne sürüldü. Bu kişinin, kariyerinde Bursa hakimliği de bulunan, 2005’te başlayan Yargıtay üyeliği ardından 2012’de TBMM Genel Kurulu’nca ilk Kamu Başdenetçisi olarak atanan Nihat Ömeroğlu olduğu aktarıldı.
Öz’ün kamuoyunda “Ombudsman” olarak bilinen Ömeroğlu’na “ağabey” diyecek düzeyde bir yakınlık duyduğu belirtilirken ilgili buluşmanın Öz’ün ailesinin de yaşadığı Bursa’da gerçekleştiği konuşuluyor. Aktarılanlara göre, Öz ile Ömeroğlu, yolsuzluk operasyonu başladıktan altı gün sonra, 22 Aralık’ta Bursa’daki Crowne Plaza Otel’de buluştu.
Erdoğan oğlunun nikah şahidi olmuştu
Ömeroğlu, öldürülmeden önce gazeteci Hrant Dink hakkında mahkumiyet kararı veren Yargıtay Genel Kurulu’nun üyesi olarak da biliniyor. Başbakan Erdoğan, henüz Yargıtay üyesi olduğu 2010 yılında Ömeroğlu’nun oğlu Burak Ömeroğlu’nun nikah şahitliğini yapmıştı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.01.14   #1888
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Zekeriya Öz’den beklenen açıklama

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından geçici görevle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine atanan Zekeriya Öz ilk açıklamasını yaptı.

Öz, flaş açıklamasında, “22 defa yurt dışına çıktığım iddiaları ıspat edilirse ayın gün istifa ederim”
“Dubai tatilimi Ali Ağaoğulu’na ödettiğim kesinlikle yalandır”
“Başbakan tarafından şahsıma yönelik gerçek olmayan iddialar dile getirildi.”
“Yüksek yargı kökenli olan saygı duyduğum 2 kişi bizzat sayın başbakan tarafından bana gönderilmiştir”
” Başbakan tarafından gönderilen yüksek yargı kökenli 2 kişiyle Bursa’da görüştüm”
“Bana ‘Başbakan’dan özür dileyen bir mektup yaz’ dediler.
“(Bursa’da 2 kişiyle yaptığı görüşme) Sayın Başbakan’ın bana çok kızgın olduğunu, hakkımda ağır laflar ettiğini, bir mektup yazarak kendisinden özür dilemem gerektiğini, hükümete yönelik soruşturmaların derhal durdurulmasını, aksi takdirde zarar göreceğimi ve bunun sonuçlarının benim için ağır olacağını, emniyete neden gittiğimi bunun herkesi çok kızdırdığını söylediler”
“(Bursa’daki görüşme) tehdit niteliğindeki bu haberi getiren değerli kişilere ; … başıma gelebilecek en kötü şeyin ölüm olduğunu, görevim nedeniyle ölmem halinde de görev şehidi olacağım için bunun benim için şeref olacağını ifade ettim.” ifadelerini kullandı.

İŞTE ÖZ’ÜN YAZILI AÇIKLAMASINDAN AYRINTILAR
Hakkımdaki bu iddialar Sayın Başbakan tarafından açıklanmadan önce Yüksek Yargı kökenli olan, daha önceden tanıştığım ve saygı duyduğum iki kişi bizzat Sayın Başbakan tarafından bana gönderilmiştir.
Bursa’da bir otelde görüştüğüm bu kişiler; sayın başbakanın bana çok kızgın olduğunu, hakkımda ağır laflar ettiğini, bir mektup yazarak kendisinden özür dilemem gerektiğini, hükümete yönelik soruşturmaların derhal durdurulmasını, aksi takdirde zarar göreceğimi ve bunun sonuçlarının benim için ağır olacağını, emniyete neden gittiğimi, bunun herkesi çok kızdırdığını söylediler.
Tehdit niteliğindeki bu haberi getiren değerli kişilere; soruşturmanın benim dışımda vicdanları kanunlar çerçevesinde görev yapan savcılar tarafından yürütüldüğünü, kaldı ki kuvvetli deliller nedeniyle bir çok şüphelinin tutuklandığını, kuvvetli deliller bulunduğunu, emniyet müdürlüğüne de yeni atanan personelin şüphelilere sorulmak için hazırlanan soruları değiştirdiği yolunda ihbar yapılması üzerine gittiğimi ve sorulacak soruları kapalı zarf içinde mühürlü olarak teslim aldığımı, başıma gelebilecek en kötü şeyin ölüm olduğunu, görevim nedeniyle ölmem halinde de görev şehidi olacağım için bunun benim için şeref olacağını ifade ettim. Bu cevabımdan sonra çok zarar göreceğim tarafıma söylendi.
Daha sonra kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen dosyada ilgili savcılarla görüşerek bu soruşturmaya müdahale etmem gerektiğini, işin farklı boyutlara kaydırılmasını, bu konuda yardımcı olmam gerektiği söylendi. Ben de, o soruşturmadan bilgimin olmadığını, soruşturmanın TMK 10. Maddesi ile yetkili Başsavcı Vekilliği tarafından yürütüldüğünü belirttim.
Bu görüşmeden bir gün sonra Sayın Başbakan tarafından şahsıma yönelik gerçek olmayan iddialar dile getirildi. Bazı basın yayın organları da bundan sonra şahsıma yönelik yıpratma kampanyasına başladı ve halen bu saldırılar devam etmektedir. Bu konuda gönderdiğim tekzipler de yayımlanmamaktadır.
Bu görüşmeden sonra tarafıma tahsis edilen koruma aracı, önceden hiçbir tebligat yapılmaksızın, bilgi verilmeksizin ve gerekçe de gösterilmeksizin 06 Ekim 2014 (Ocak 2014) tarihinde alınmıştır. Yürüttüğüm Ergenekon soruşturmasında aldığım sayısız tehditler nedeniyle tarafıma tahsis edilen koruma aracının alınmasından sonra şahsımın ve ailemin başına gelebilecek her türlü olayın sorumlusu bu usulsüz işlemi yapanlardır.
Hakkımdaki asılsız haberleri yayınlama konusunda öncülük yapan bazı gazetelerin sahiplerinin kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen soruşturma kapsamında tüm malvarlıklarına mahkeme kararıyla tedbir konulmuş olması aslında yapılanların nedenini ortaya koymaktadır.
Tüm bunların yaşandığı günlerde çıkan asılsız basın haberlerine dayanılarak hakkımda başlatılan inceleme daha sonuçlanmadan aynı gün tayinimin çıkarılması üzerimdeki baskının artacağını göstermektedir.
Ümraniye’de bir gecekonduda yakalanan el bombaları üzerine başlayan Ergenekon soruşturması nedeniyle bugüne kadar şahsımın ve tüm ailemin maruz kaldığı tehditlere bugün yenilerinin eklemesini ve bunun Ergenekon Terör Örgütünün ve faaliyetlerinin büyük oranda deşifre edilmesinin sağladığı huzur ortamında varlığını her geçen gün güçlendirerek sürdüren kesimlerden gelmesini aziz milletime havale ediyorum.
Bu yaşananlardan sonra Ergenekon soruşturmasını yürüttüğüm sırada gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak şahsıma iletilen ancak yerine getirmediğim için husumet beslenen hukuka aykırı taleplerle ilgili hatıralarımı yazmaya başladığımı belirtirim.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da haksızlıklar karşısında yılmayacağımı, hukuka uygun olarak haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzlukların üzerine korkmadan gideceğimin herkes tarafından bilinmesini istiyorum.
Dubai’deki otele giriş tarihim 17 Ekim 2013 çıkış tarigim ise 20 Ekim 2013′tür. Bu yurtdışı seyahati kendisini 5 yıldır tanıdığım ve samimi dostum oıan Halil İbrahim Demirhan tarafından organize edilmiştir. Halil İbrahim Demirhan uzun yıllarıdr Dubai’de yaşayan ve bu ülkede tanındığını sevdiğini bildiğim bir işadamıdır. Bu güne kadar adli konularda kendisinin benden hiç bir talebi olmamıştır. Konunun iddia edildiği gibi yolsuzluk operasyonu olarak bilinen soruşturmanın şüphelilerinden Ali Ağaoğlu ile bir alakası bulunmamaktadır. Gerek seyahat öncesi gerekse sonrasında kendisiyle herhangi bir görüşmem olmamıştır. Dubai’de karşılanmamız ve şehirde dolaştırılmamız. Halil İbrahim Ney’in kardeşi İdris Demirhan tarafından yapılmıştır.
“KİMLER POLİS EL KALDIRSIN”

Savcı Öz, gazetecileri odasına aldıktan sonra 3 tane sivil polis de gazetecilerle birlikte odaya girdi. Öz ise “aranızdaki polisler elini kaldırsın” dedi. Öz daha sonra “Önceden odamıza gazeteciler gelirdi. Şimdi polisler de geliyor” dedi. Sivil polisler daha sonra Öz’ün koruma polisleri tarafından odadan çıkartıldıktan sonra kimlik kontrolü yapıldı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.01.14   #1889
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


İnternete büyük sansür

AKP'nin yeni torba yasasına yerleştirilen düzenlemeyle internette yaptığımız faaliyetler kayda alınacak.



“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri” başlığıyla 60′ı aşkın maddeden oluşan bir kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nun alt komisyonundan geçti. Maddelerden bir tanesi ise özellikle tepki çekti. O madde internet yayınlarına ağır yaptırımlar getiriyor.
CNNTürk’ün haberine göre, Erişime engel ile ilgili karar 48 saatte verilecek. Yayınların yayılması 4 saatte engellenecek. TİB gerekirse erişim engelleyebilecek. Erişim Sağlayıcıları Birliği oluşturulacak. İnternet kafelerde kayıtlar belli süre saklanacak.”
Bunlar 5651 sayılı internet yayınlarını düzenleme ile ilgili kanuna genişleme getiren teklifte öne çıkan ve tartışılan maddelerden sadece birkaçı…
Çok tartışılan düzenlemeyle internetteki ortamındaki yayınlarda özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınların internette yayılmasının önüne 4 saatte geçilmesi planlanıyor. Erişimin engellenmesi talebiyle ilgil ikararı Sulh ve Ceza Mahkemelerinin en geç 48 saatte karar vermesi isteniyor. Ayrıca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na Ulaştırma Bakanı’nın izniyle “özel hayatın gizliliği ve hakların korunmasının gecikmesinde sakınca olan hallerde” erişimi engelleme yetkisi veriliyor.
Ayrıca içeriğin yayından çıkartılması ve içeriğe erişimin engellenmesi kararıyla ilgili muhatap sorununu çözmek için Erişim Sağlayıcılar Birliği oluşturulması isteniyor. Tüm servis sağlayıcılarının bu birliğe üye olması da zorunlu tutuluyor.
Kanun torbaya nasıl girdi?
Aslında bu kanun teklifi 17 Aralık 2013′te torba yasa içinde olmadan 2/1914 numarasıyla tek başına verilmişti. MKYK üyesi Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu’nu verdiği teklif 12 maddeden oluşuyordu.



Şimdi aynı teklif bu kez 60′tan fazla yasayı içeren bir torbanın içinde geldi. Üstelik komisyondan çıkan halinde eklemelerle birlikte 21 madde var. 60′ı aşkın maddeden oluşan torba kanunun sunuşunda internet ilgili tekliften bahsedilmiyor. Çünkü bu torba kanun aslında Haziran 2013′te hazırlanmıştı, o zaman içinde internetle ilgili herhangi bir madde yoktu ve torba o tarihten bu yana komisyonda beklemedeydi.
Bu maddelerle ilgili itirazlar ise oldukça fazla. Kullanıcılar, Twitter’da #internetkanunuistemiyoruz etiketiyle tepkilerini dile getiriyor.

İtirazlar şu ana başlıklarda toplanıyor
-Erişimin engellenmesinde muhatap bulunması için neden içeriği sağlayanlar yerine “servis sağlayıcılar”la bir birlik oluşturuluyor.
-Üye olunması zorunlu tutulan Erişim Sağlayıcılar Birliği’nin masraflarını da üyelerin ödemesi isteniyor. Ki servis sağlayıcı firmaların hepsi İstanbul merkezli ve Erişim Sağlaycılar Birliği’nin merkezi Ankara olacak. Servis sağlaycıların bu zorunlu masrafları son kullanıcıya yansıtmasının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
-Bir başka eleştiri de teklifin, birlik nedeniyle yükümlülük altına giren servis sağlayıcıları, sorun çıkaracağını düşündüğü içerikleri ilk baştan “sansürlemeye” yönlendirebilir. Bu da “servis sağlayıcılar”ı sansüre iter. Devlet de “Biz yapmadık, onlar sansürledi”ye getirebilir.
-Erişim Sağlayıcılar Birliği’nin tek elden internetin takibi ve dinleme için kullanılabileceğinden endişe ediliyor.



-İnternete filtre getiren düzenlemeyi yapan ve bu nedenle kitlelerin tepkisini çekince kısmen geri adım atan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bağlı TİB’e erişim engelleme yetkisi verilmesi de ciddi tartışma konusu.
-Eleştirilerin özeti bu teklifle “devletin interneti tamamen kontrol altına almak istediği” yönünde. Ayrıca uygulamaya hazırlık dönemi bile olmadığı vurgulanıyor.

Korsan Parti’den teklife tepki
Korsan Parti de bir bildiri yayınlayarak düzenlemeye tepki gösterdi. Korsan Parti’nin web sitesinden “Bir Avuç İnternetsever” imzasıyla yayınlanan bildiride düzenlemenin konuyla ilgili hiçbir sivil toplum örgütüne, hatta TİB’e bile sorulmadan hazırlandığı öne sürüldü.

Korsan Parti’nin çekinceleri başlıca şöyle:
DNS değiştirerek de girilemiyor
“Tasarı, hali hazırdaki kanunun erişim engelleme yani site sansürleme yöntemine DNS değiştirerek girmeyi engelleyecek şekilde olmak üzere IP tabanlı kısıtlama ve tüm sitenin değil ve fakat sadece “sakıncalı” içeriğin erişime engellenmesini yani sansürlenmesini sağlayacak URL adresi tabanlı engelleme getiriyor.
Türkiye’de barındırılan sitelerden uyarı alan “hukuka aykırı” içeriğin Türkiye’deki yer sağlayıcılarca çıkarılması ve de içeriği yerli olsun yabancı olsun yurtdışında barındırılan sitelerin ise içeriği çıkartılmasa bile ilgili sayfalara Türkiye’den erişimin engellemesinin yolu açılıyor.

“Muğlak ifadeler”
‘Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet ve bölge ayrımına dayanarak aşağılama’ suçunun da artık site sansürleme nedenleri arasına alınıyor. Bu çok muğlak bir ifade. Birçok site bu maddeye dayanarak kapatılabilir.
5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesindeki “uyar-kaldır” usulü de tamamen değiştiriliyor. Buna göre içerik, içerik sağlayıcısı uyarılmadan kaldırılabilecek.”
Korsan Parti’nin daha birçok eleştirisi yer alıyor. Diğer eleştirileri http://korsanparti.org/2014/01/05/in...ansur-artiyor/ adresinden okuyabilirsiniz.

Alternatif Bilişim Derneği: Çin’deki internete benzeyecek
Alternatif Bilişim Derneği de bir açıklama yayınlayarak internetle ilgili yapılmak istenen düzenlemenin endişe verici bir metin olduğu bildirildi.
Teklifin sorunları çözmek bir yana problemleri katmerleştirileceğinin vurgulandığı açıklamada 5651 sayılı kanunun var olan haliyle dahi ifade özgürlüğüne aykırı olduğunun AİHM kararıyla tescillendiği hatırlatıldı.
Yapılacak düzenlemelerin “erişim engellemeyi yasanın merkezine koyduğunu ve güçlendirdiği” yorumu yapıldı.
STK’larının görüşlerinin alınmadığı da belirtilirken IP ve URL temelli engellemelerin getirilmesi teklifinin Türkiye’deki internetin Çin’dekine benzeteceği vurgulandı
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.01.14   #1890
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.



BÖLGE
Cansız, Şaylemez ve Doğan'ın fotoğrafları Paris belediyesinde







İLGİLİ HABERLER
Paris suikastı - Sakine Cansız - Fidan Doğan - Leyla Şaylemez - Paris - PKK -

Paris 10'uncu Bölge Belediyesi, 9 Ocak 2013'te öldürülen PKK'li 3 Kürt kadın siyasetçinin fotoğraflarının yer aldığı büyük bez pankartı, belediye binasının ön cephesine astı.

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğraflarının bulunduğu pankarta, "Bu üç Kürt militan 9 Ocak 2013'te Paris'in 10'uncu bölgesinde öldürüldü" yazısı yer aldı.
Paris'te Anaşehir belediyesi ile 20 yönetim bölgesi bulunuyor ve her bölgenin belediye binası ve belediye başkanı bulunuyor. Bunlardan biri olan 10'uncu Bölge Belediyesi, halk arasında 'Türk mahallesi' olarak da biliniyor. Türk ve Kürtlere ait işyerleri, Kürt derneklerinin yer aldığı bölgede Sosyalist Parti iktidarda bulunuyor. (DHA)
KEPENKLER AÇILMADI

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in Paris'te katledilişinin yıldönümünde Şırnak, Suruç, İdil, Nusaybin ve Cizre'de kepenkler açılmadı. Büyük bir sessizliğin hakim olduğu bir çok merkezde ise anma ve etkinlik hazırlıkları sürüyor.

ŞIRNAK

Şırnak'ın Silopi ilçesinde 9 Ocak 2013 tarihinde Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için esnaf kepenk açmadı. Bir çok merkezde Sakine Cansız ile KNK temsilcisi Fidan Doğan ve gençlik hareketi üyesi Leyla Şaylemez için kepenklerin açılmadığı görüldü. Fırın ve nöbetçi eczaneler dışında tüm esnaflar kepeklerini açmadığı ilçede sessizlik hakimken 3 Kürt kadın siyasetçi için DÖKH aktivistleri öncülüğünde bugün BDP İlçe Örgütü önünden Sanat Sokağı'na kadar kitlesel yürüyüş gerçekleştirilecek.

CİZRE

Cizre'de üç Kürt kadın siyasetçi olan Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katledilişlerinin yıldönümü nedeniyle katliamı protesto eden Cizre esnafı kepenk açmadı. Sadece fırın ve eczanelerin açık olduğu ilçede bütün kepenkler kapalıyken, ilçede sabah saatlerinden itibaren büyük bir sessizlik yaşanıyor.

SURUÇ

Urfa'nın Suruç ilçesinde de katliamın yıldönümünü protesto etmek ve Roboski katliamında verilen takipsizlik kararını tepki göstermek amacıyla iş yerleri kepenk açmadı.

NUSAYBİN

Mardin'in Nusaybin ilçesinde de katliamın yıldönümünde esnaflar kepenk açmadı. Fırın ve eczaneler dışında tüm işyerlerinin kapalı olduğu ilçede büyük sessizlik hakim. Halk ise saat 10.30'da BDP İlçe Örgütü önünde Kızıltepe'de yapılacak olan mitinge katılmak amacıyla yola çıkacak.

İDİL

Şırnak'ın İdil ilçesinde de eczane ve fırınlar dışında hiçbir esnaf kepenk açmazken, ilçede büyük bir sessizlik var.


Öte yandan anma etkinliklerinin yapılacağı bir çok merkezde ise hazırlıkları sürüyor. (DİHA)


www.evrensel.net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 13 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 13 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2