Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 22.01.13   #101
Aşk
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 530
Rep Puani : 20
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Alevilik Yavuz devrinde mi başladı ki can Aleviliği yavuzdan bu yana olan katliamların oluşturduğu ortak nefret şuuru olarak görüyorsunuz? Biz On dört bin yıl gezdik divanelikten... Firavundan kaçtık, Calut ile savaştık...
Hu!
Sponsor Reklamlar

ByMunzur bunu beğendi.
Aşk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #102
ByMunzur
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Müzik Diyarı
Mesajlar: 1.264
Rep Puani : 31
Smile Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Aşk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Alevilik Yavuz devrinde mi başladı ki can Aleviliği yavuzdan bu yana olan katliamların oluşturduğu ortak nefret şuuru olarak görüyorsunuz? Biz On dört bin yıl gezdik divanelikten... Firavundan kaçtık, Calut ile savaştık...
Hu!


Kaldıki biz Aleviler Yavuz ve Yavuzun dedelerinden öncede vardık biz aleviler Hacı Bektaş ile Pir sultan ile başlamadık biz 1400 yıl evvel Alemin Nuru Muhamed Mustafa dan sonra İbni Ali ile başladık bizim başlangıcımız budur... Bizler var olduğumuz günden beri kimlerle savaşmadıkki hakikat uğruna söylermisiniz canlar? Bilgeyol abim can abim işe siyasi açıdan bakıyor bakış açısı o ama ben şahsım adına Siyaseti sevmem ama iyi bilirim.. Biz aleviler Siyasette hep kaybettik neden derseniz Siyaset kocaman bir yalandır biz yalandan yana olamayız... Biz aleviler islamın özü olduğumuz için er yada geç Bunu ıspatlayacağız... Pir Sultanları dar ağacına çeken siyaset Nesimiyi yüzdüren Siyaset Seyit rıza yı dar ağacına çeken siyaset Sivas da canlarımızın yakılmasına neden olan illet siyaset bence...

Evet Muhamed Mustafa vefatından sonra emeviler saldırıya geçti ama İmam Ali vardı onun kudretini aşamıyorlardı ve aşamazlar da imam Ali neden halife olmak istemedi siyasetin yalan olduğunu bildiği için ve siyasetçiler onu kaç kez kandırdı biat edeceklerini belirtip Küfede onu yanlız bıraktılar...

Biz aleviler Siyaseti yapamıyoruz bize göre değil buz Ali ye layik olmalıyız benim görüşümdür her görüşe saygımdır ama siyaset yaparak bu güne kadar kazandığımızı sanmıyorum eğer yanılıyorsam düzeltin canlar...
Sponsor Reklamlar

Aşk bunu beğendi.
ByMunzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #103
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Kılıçdaroğlu kürsüden Aygün'e cevap verdi
Chp lideri Kılıçdaroğlu, 'Kurtuluş Savaşı'nda Rumlara etnik temizlik yapıldı' diyen Hüseyin Aygün'e grup toplantısında cevap verdi. CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.Kılıçdaroğlu’nun konuşması özetle şöyle:

'BAŞBAKAN DEMOKRASİDEN ŞİKÂYET EDİYOR' Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan demokrasiden şikayet ediyor. Parlamento ayak bağı diyor, yargı ayak bağı diyor. Böyle bir anlayış olabilir mi? Kendisi başkanlık istiyor. Başkanlık sistemi ne demek. Başkanlık sisteminin ne olduğunu da bildiğinden şüpheliyim. O, başbakanken hangi yetkilere sahipse cumhurbaşkanı olduğunda da o yetkilere sahip olmak istiyor. Sen isteyebilirsin ama bu halk sana bunu vermeyecek.

KENAN EVREN BİLE BUNU YAPAMADI Kenan Evren bile bunu yapmadı. İlk kez yargı ayaklar altına alınmıştır. İlk kez adalet tartışılır hale gelmiştir. Alacaksın avukatları istediğini gibi içer atacaksın. İşine gelince böyle. Deniz Feneri'nde böyle miydi. Kul hakkı mı yedin arkadan Recep bey var… Sana yargıç, savcı dokunamaz. Peki bu avukatlar neye bakıyorlardı? Bir faili meçhullerle ilgileniyorlardı. İki, cezaevlerindeki haksız uygulamalarla ilgileniyorlardı. Üç karakollarda işkence darp var mı bununla ilgileniyorlardı. Uluslar arası af örgütü bu konuda en duyarlı örgütlerden biri. İnsan hakları savunucularının gözaltına alındığını bütün dünyaya duyuran örgüt. Ama ne yaparsanız yapın çiçekleri ne kadar koparırsanız koparın baharın gelmesini önleyemeyeceksiniz.

HÜSEYİN AYGÜN’E CEVAP VERDİ
Kılıçdaroğlu, Kurtuluş Savaşı’nda Ege’deki Rumlara etnik temizlik yapıldığını iddia eden partisinin Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’e de sert dille cevap verdi:
Kurtuluş Savaşımız sırasında etnik temizlik yaptık diye bir düşünce asla ve asla kabul edilemez. Kurtuluş savaşı kolay verilen bir savaş değil. Binbir yoksulluk içinde verdik o savaşı biz.
Ege'nin efeleri ilk mücadeleyi başlatanlardır. O savaşı verdik çünkü topraklarımız işgal atındaydı.
Mustafa Kemal o savaşın ardından "savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir" demişti.
Sosyal demokrat olarak bütün inançlara düşüncelere saygılıyız biz. Partimizde görev alacak tüm arkadaşlarımızın bunu bilmesi lazım. Bu toprakları seviyoruz biz. Bu topraklar için anneler çocuklarını askere gönderdi.

Eh be Kemal Bey, sen bu işi beceremiyorsun, eve git de torunlara falan bak, yada diğer kemaller gibi bağ bahçe işleriyle ilgilen. Ne yaptığın belli değil, neyi neyle savunuyorsun, Tayyip gibi cevap vermişsin. Kenan Evren'i savunur durumdasın. Dediklerinin hiçbiri sorulan soruları cevaplamıyor. Kendin dediklerine inanıyor musun?
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #104
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


aleviliğe zulüm,

alevilerin haksızlığa ve yolsuzluğa ve zulme baş kaldırdığı günden başlar,

ben osmanlıdan günümüze kendi ülkemizi anlatmak istedim.............
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #105
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Diyanet'in gözünü para bürüdü:
Daha çok para istiyoruz daha!




AKP Sayıştay’da yapılan değişikliğin ardından usulsüzlük raporlarının yayınlanması engellenmişti. Buna karşın ortaya çıkan bazı belgeler Diyanet-Maliye yolsuzluğunu ortaya koydu. Diyanet Başkanı ise “daha çok para istiyoruz” dedi.

Sayıştay raporlarının yayınlanmasının engellemesinin ardından ortaya çıkan kimi belgeler Diyanet-Maliye işbirliğini ortaya koydu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisli cami ve mescitlerin ticari nitelikli alanların gelirlerinin hiçbir yasal dayanağa bağlı olmadan Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait bir vakfa devredildiğinin ortaya çıkmasının ardından konuya ilişkin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ilk açıklamaları yaptı.
2006 yılında yapılan düzenlemenin ardından hazineye ait bu alanların gelirlerinin tam yüzde 70’ini alan Diyanet’in kalan yüzde 30’u da istediğini belirten Görmez, birçok bakanlıktan daha fazla bütçeye sahip olan Diyanet’in nasıl bir para yağmuru altında olduğunu da açıkça ortaya koydu.

Ülke kaynaklarının büyük bir kısmını alan Diyanet’in bu usulsüz gelirlerine ilişkin Görmez’in "adeta daha çok para istiyorum" dediği açıklamaları şöyle:


Türkiye'de cami, Kuran kursu ve kamu kurumu olmasına rağmen müftülük binalarını da halkın yaptırıyor. Camilerin müştemilatı içerisinde yer alan binaların gelirlerine devlet adeta el koyuyor.

Aslında o yüzde 30'u da doğru değil. Yani vatandaş hem cami yapacak, hem müştemilat yapacak, bütün bunları kamu yararına yapacak sonrada devletin gidip hayırsever vatandaşlarımızın yaptırdığı o binaların yüzde 30'unu bütçeye almaları doğru değil doğrusu. Bu sebeple şahsen Maliye Bakanımızla birkaç kezdir görüşüyoruz ve yüzde 30'u da sıfırlamak için bir çaba içerisindeyiz. Müftülük binaları hakeza kamu kurumu olduğu halde aslında bunu halkımızın sırtına yığmamız bizi mahçup ediyor doğru değil. Dolayısıyla yapıldıktan sonra da bunların kira gelirlerini devletten talep etmesi kamu tüzel kişiliği olan vakıfların ve derneklerin en tabii hakkıdır. Dolayısıyla bütün bunları yok sayarak işin içerisinde usulsüzlük varmış gibi gösterilmesi üzücü olmuştur.

Diyanet 11 bakanlıktan fazla bütçeye sahip
Hazine gelirlerini 2006 yılından itiraben almaya başlayan Diyanet'in bunun dışında devlet bütçesinden aldığı pay da dudak uçuklatıyor.

Diyanet’in 2013 bütçesi İçişleri, Sağlık ve Dışişleri de dahil olmak üzere 11 bakanlığı geride bırakırken, Diyanet'e 2013 bütçesinden 4 milyar 604 milyon lira ayrıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı aldığı bu bütçeyle genel bütçeli idareler arasında en yüksek payı alan 12. kurum oldu. Diyanet'in gelirlerine bütçeden ayrılan pay dışında bu usulsüz gelir de eklenince ortaya inanılmaz bir rakam çıkıyor...

Türkiye'de ne kadar cami var?
Diyanet'in hazineye ait cami ve diğer dini kurumlara ait gelirleri almasının ardından Türkiye'deki dini kurumların sayısını hatırlamakta da yarar var.

Alevi Bektaşi Federasyonu eski Genel Başkanı Turan Eser'in meclisteki partilere gönderdiği raporda yer alan bilglier şöyle:


Ülkemizde asırlardır süregelen dinsel ayrımcılığın sonucu olarak, devlet kendisine Sünni-Hanefi Mezhebini “resmi inanç” olarak benimsemiş olup ve bu mezhebin hizmetinde olan 90 bin civarında Cami, 130 bin imam, 12 bin Kuran kursu, Bin’i aşkın İmam hatip okulunu, 70 yakın İlahiyat fakültesi ve zorunlu-seçmeli din dersleriyle eşitsizliği ve adaletsizliği derinleştirmiştir.

(soL - Haber Merkezi)

yorumsuz
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #106
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


PSAKD :
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİNE YAPILAN HUKUKSUZLUĞU KINIYORUZ!...

SAVUNMANIN SAVUNULMASINI ÜSLENİYORUZ!!!

Çağdaş Hukukçular Derneği’ne ve Genel Başkan Selçuk Kozağaçlı’ya yapılanlar hukuk değil egemen Türk/İslamcı zihniyetin keyfi tutumudur. Hukukta ve yargıda keyfiyet, taraflı tutum ve kendi koyduğu yasayı ihlal etmenin adı faşizmdir…


AKP Hükümetinin “Toplumu Türk/İslamcı siyasete göre dizayn etme” politikasında sıra ÇHD ve ÇHD’li avukatlara gelmiştir.


ÇHD ve ÇHD üyesi avukatlar insan hak ve özgürlüklerini esas alan demokratik tutumları ile Türkiye demokratik kamuoyunda var olan onurlu hukukçulardır.


ÇHD’yi ve avukatları hedef alan baskın, gözaltı ve tutuklamalar hukuk uygulaması ile açıklanamaz. Derneğin “Şafak operasyonu” ile basılması, avukatların yaka paça, onur kırıcı yöntemlerle gözaltına alınması ve adliye koridorlarında avukatlara yapılanlar utanç vericidir.


ÇHD Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı’nın ve ÇHD üyesi avukatların tüm yasal, hukuki, demokratik hakları ihlal edilmiştir.



İktidar “Güvenlik güçleri” ve “Yargı” avukatlara bu uygulamayı reva görüyorsa savunmayı kim savunacak?... ÇHD’ye yapılanlar savunma makamının tehdit edilmesi, rencide edilmesidir. “Bağımsız yargı” bu uygulama ile savunmaya saldırmıştır.


Eşitlik, özgürlük, adalet gibi değerleri savunan onurlu avukatların önemli bir bölümü “KCK Yapılanması” gerekçesiyle tutuklandı! ÇHD Üyesi avukatlara yöneltilen suçlamalar da bir önceki operasyonun benzeri gibi uyduruk gerekçelerdir. ÇHD üyesi avukatlar derneğimizin ve bizim de avukatımız, savunmanımızdır.


Yapılan hukuksuzluk ve saldırı karşısında bizler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri ve üyeleri olarak SAVUNMANIN SAVUNULMASINI ÜSLENİYORUZ…


Saygılarımla…
Kemal BÜLBÜL
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

kırmızı haber

yorumsuz
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #107
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


6 gazeteci daha tutuklandı: Tutuklanan Yurt muhabirine neler soruldu?



ÇHD’li avukatlarla birlikte tutuklanan 45 kişi arasında 5 gazeteci bulunuyor. Yurt muhabiri Sami Menteş de hakkında hiçbir “suç” nitelikli delil bulunmadığı halde tutuklananlar arasında. Menteş’in avukatı, genç muhabirin karar karşısında şaşkınlık yaşadığını anlattı.

ÇHD’li avukatların, Grup Yorum üyelerinin, Yürüyüş çalışanlarının hedef aldığı operasyonda 45 kişi tutuklanarak cezaevlerine gönderildi. Tutuklananlar arasında bulunan 5 gazeteci de gizli tanık ifadeleriyle, mesleki faaliyetleriyle hiçbir somut delile dayandırılmayan suçlamalarla tutuklandı.

Tutuklanan gazeteciler Yürüyüş Dergisi’nden Yeliz Kılıç, Doğan Karataştan, Tavır Dergisi’nden Gamze Keşkek ve Veysel Şahin, Artı İvme Dergisi’nden Fatih Özgür Aydın ile Yurt gazetesi muhabiri Sami Menteş oldu. Böylece cezaevlerinde bulunan tutuklu gazeteci sayısı da yine 70’in üzerine çıktı.

Gizli tanık 'Çelik' yine sahnede
Yurt muhabiri olan 22 yaşındaki Sami Menteş, İstanbul Üniversitesi son sınıf Hukuk öğrencisiydi. Geçtiğimiz günlerde sabaha karşı gözaltına alınan Menteş, 3 gün emniyette tutulduktan sonra dün savcılığa çıkartıldı. Genç muhabire savcılık sorgusunda avukatlar hakkında da beyanlarda bulunan gizli tanık “Çelik”in ifadeleri yöneltildi.

Savcılık ifadesinde Menteş’e gizli tanığın, “Ben bu şahsı tanıyorum, 2010’dan beri DHKP-C’nin gençlik yapısında faaliyet gösteriyor. Örgüt talimatıyla eyleme katılır, bildiri dağıtır, okulda öğrenci eylemlerine katılır” şeklinde ifadesi soruldu.

Aynı gizli tanık avukatlar hakkında da ilginç beyanlarda bulunmuştu.

Katıldığı yasal eylemler “suç” oldu
Ayrıca Menteş’e fotoğraflar da gösterildi, gösterilen fotoğraflar ise Beyazıt Meydanı’nda yapılan Halepçe Katliamı anması eylemi, parasız eğitim istedikleri için tutuklanan Ferhat ve Berna’ya destek eylemi ve benzeri yasal eylemler oldu.

Menteş: “Gazeteciyim, serbest bırakılmamı talep ediyorum”
Menteş’e mahkeme sorgusunda da sadece savcılık ifadesi soruldu. Menteş, mahkemede “1,5 yıldır hiçbir eyleme katılmadım. Katıldığım eylemler yasal demokratik eylemlerdi, 1 yıldır Yurt’ta çalışıyorum. Hem vaktim yok, hem de gazetecilik mesleğini seçtim. Yalnızca Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesiyim. Tutuklanmam daha sonra telafisi imkansız zararlara yol açacaktır. Serbest bırakılmamı talep ediyorum” dedi.

“Suç” olarak değerlendirilebilecek hiçbir delil bulunmadığı halde yalnızca katıldığı yasal eylemlerle ve gizli tanık ifadeleriyle tutuklanan Menteş’le birlikte diğer tutuklama kararlarında da “Gençlik Federasyonu” isimli yasal bir derneğe gitmenin nasıl “suç” olduğu anlaşılamadı.

Mahkemenin skandal kararı
Mahkeme verdiği tutuklama kararlarıyla ilgili, “DHKP-C silahlı terör örgütü ile organik iç içe bağlarının olduğuna dair kuvvetli emarelerinin bulunduğu, gizli tanıkların şüpheliler hakkında beyanları, fiziki takip tutanakları, kamuoyuna yansıyan açıklamalar” şeklinde ifadeler kullandı. Mahkeme böylece somu olmayan iddialarla ve ihtimal üzerinden bir değerlendirme yaparak skandal bir karara imza attı.

Avukat Günel: “İhtimal üzerine tutuklama kararı”
Menteş’in avukatı Serkan Günel’e mahkemenin kararını nasıl değerlendirdiğini sorduk. Günel, “Bu kararın hukuki hiçbir dayanağını görmüyorum. Gizli tanık iddiasını ele alalım, ne diyor; Yürüyüş dergisi sattı, bildiri dağıttı, derneğe gidip gelirdi. Burada suç ne olabilir ki? “Gençlik Federasyonu” isimli dernek kapatılmamış, yasal bir dernek. DHKP-C örgütünün derneği olduğuna dair bir mahkeme kararı yok. “İhtimal üzerine” diyerek tutuklama kararı verilebilir mi?” diye konuştu.

Avukat Günel, “İnsanların ‘terör örgütüne üye olması’ bu kadar kolay olmamalıydı. Gerçekten anlamlandırmak zor! Hiçbir somut delil bulunmuyor zaten sadece sorulara bakarak içi boş bir soruşturma olduğu anlaşılıyor” dedi.

“Sami tutuklandığına inanamıyor”
Menteş’in karar karşısında şaşkınlık yaşadığını da anlatan Günel, “Sami inanamıyor, ‘Benimle beraber gözaltına alınanlar dahi salınacağımı düşünüyordu’ dedi. Hatta çıkınca ne haber yapacağını düşünmüş. ‘Savcılığa anlatamadık derdimizi en azından hâkim ikna olmuştur, eğer tutuklanmama neden olan bir suç olsaydı soru sorardı diye düşünmüştüm’ dedi” diye konuştu.

(Selin Asker - soL)


polis devleti,

ceza evi ve tutuklularla dolu molla cumhuriyeti olduk,

ya taraf olursun,

yada bertaraf politikası izleniyor,

taşeron hükümet tarafından.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.01.13   #108
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


ÇHD Başkanı'ndan açık mektup

" Her yıl ‘Dur dedim durmadı’ diye öldürdüğünüz onlarca masum insanın ailelerinin avukatlığıyla uğraşıyoruz "



ÇHD Başkanı Kozağaçlı, arandığı haberini aldıktan sonra Beyrut'tan döndü ve havaalanında gözaltına alındı.

Türkiye’de kolluk gücünün sahip olduğu fiili aşırı güç sayesinde, hedef aldığı kişi ve gruplarla ilgili tüm soruşturma ve davayı büyük ölçüde belirlediğini demokratik hukuk devleti mücadelesi veren hukukçular yıllardır dile getiriyor. Bu hukukçuların en ön sırasında Çağdaş Hukukçular Derneği çatısı altında toplanan avukatlar var.

ÇHD Başkanı Kozağaçlı, arandığı haberini aldıktan sonra Beyrut’tan döndü ve havaalanında gözaltına alındı. Beyrut’tan hareket etmeden önce, ÇHD üyesi avukatların gözaltına alınmasına karşı oluşan toplumsal tepkiyi susturmak için polisin hukuk kurallarını açıkça çiğneyerek basın açıklaması yapmasına yanıt vermişti. Aşağıda tutuklu avukatlar kervanına katılan Selçuk Kozağaçlı’nın mektubundan bölümler var:

“Değerli Dostlar,
İstanbul polisinin açıklamasını okudum, ciddiye aldığımın düşünülmesini istemem ancak bazı hususların açıklanması için bir fırsat olarak kabul edelim.

(...)

Madem basın aracılığıyla diyalog başlattılar herhalde sormak gerekir:
Evvela neden siz konuşuyorsunuz? Savcınız nerede? Protestolara cevap vermek size mi düştü? Başınızda bu sözde hazırlık soruşturmasını idare eden kimse yok mu? Yoksa onun yemeğe gitmesini fırsat bilip bilgisayarını mı kullandınız? Siz kimsiniz de televizyon dizilerinde duyduğunuz ‘kozmik bilgi’, ‘ajan’ gibi safsatalarla yaptığınız işi gizleyeceğinize inanıyorsunuz? (...)

‘...Bazı basın yayın organlarında ‘avukatların, mesleki faaliyetleri ve baktıkları davalar nedeniyle gözaltına alındıkları’ iddia edilmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları ve cumhuriyet savcılarının nezaretinde titizlikle yürütülen soruşturmada, şahıslar ‘terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği’ şüphesiyle gözaltına alınmıştır...’ diyorsunuz. Yetmemiş, ‘silah’ bulduk, ‘molotof’ bulduk, ‘örgüt notu’ bulduk diyorsunuz. Hangi avukatın bürosunda buldunuz? Hangi dernek şubesindeki aramada buldunuz? Avukatlığını yaptığımız insanlara yöneltmeyi âdet edindiğiniz suçlamaları bu sefer bizlere yöneltmek pervasızlığınızdan korkacağımızı mı düşündünüz? Bütün büro ve şubelerimiz yirmi yıldır her gelene açıkken insanların bu sahtekârlığa inanacağını mı sandınız? Herkesi sizin kadar düşünebiliyor, sizin kadar okuyup yazabiliyor mu sanıyorsunuz? (...)

Basına ukalalık edeceğinize, zaten ihlal edip durduğunuz gizlilik kararını kaldırın da herkes nerede ne bulduğunuzu görsün. Ya da ‘Bizim yetkimiz yok’ diyorsanız savcınız yemeğe gittiğinde bilgisayarına oturup talep edin hâkimden.

Nasıl olsa kimin tutuklanacağına, neyin ne kadar gizli kalacağına, kimin ne kadar hapiste yatacağına karar vermeye alıştınız. Savcı ve yargıçları yormayın.

Kozmik bilgi mi arıyorsunuz? Neyle uğraştığımızı gerçekten merak mı ediyorsunuz?

- Her yıl ‘Dur dedim durmadı’ diye öldürdüğünüz onlarca masum insanın ailelerinin avukatlığıyla uğraşıyoruz;

- Sendikalarını bastığınız, patronundan maaş alacağını istediği için sokaklarda dövdüğünüz işçilerin avukatlığıyla uğraşıyoruz;

- Okuldan attırdığınız, disiplin soruşturmaları ile okuyamaz hale getirdiğiniz öğrencilerin avukatlığıyla uğraşıyoruz;

- Kan gölü içerisinde bıraktığınız Kürt halkının, konuşamaz duruma getirdiğiniz Kürt siyasetçilerinin, çalışamaz hale getirdiğiniz Kürt avukatların avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- Karakollarda, şubelerde, hapishanelerde döverek sakat bıraktığınız, katlettiğiniz insanların avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- HES projeleri, siyanürlü altın madenleri, dev çimento fabrikaları, nükleer santrallarla yaşanmaz hale getirdiğiniz bu güzel ülke için çevre davalarının avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- Evini başına yıkıp ‘Buradan git’ dediğiniz kentsel dönüşüm mağduru gecekondu halkının avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- Günde beş tanesini ‘namus, töre, aile’ diye öldürdüğünüz, sakatladığınız kadınların ve ailelerinin avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- 6 yıl önce bugün katlettirip sorumlularını salıverdiğiniz Sevgili HRANT DİNK’in, eziyet edip katlettiğiniz dinsel ve etnik azınlıkların, mağdurların, mazlumların avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- Sınırlarını silahlı saldırganlara açarak Suriye halkını katlettiren, yağmalatan, tecavüz ettiren kişileri ve onları kollayanları belge ve kanıtlarıyla öğrendik. Artık Suriye halklarının da avukatlığı ile uğraşıyoruz;

- Biz halkın avukatlığı ile uğraşıyoruz.

Zorunuza mı gidiyor? Gitsin. Zaten biz de onun için uğraşıyoruz. (...) Biz mahkemenizle, savcılığınızla, polisinizle, soruşturmanızla, davanızla kırk yıldır uğraşan bir avukat geleneğinin mirasçılarıyız. ‘Çok güzel akıl ettik, bu sefer iyi bir kulp taktık’ zannettiğiniz her numarayı daha önce gördük, çözdük, teşhir ettik. O yüzden uydurmayın.

Hukuk devletinde yaşadığımız gibi bir yanılsamamız yok. Tutuklama talebinde bulunacak olanın, tutuklama kararı verecek olanın, oturup iddianameyi ve kararı yazacak olanın, aynı zamanda evlerimizi, bürolarımızı, kurumlarımızı arama adı altında talan edenler olduğunun farkındayız. Dolayısıyla adalet istemiyoruz, onun için zaten kendimiz mücadele ederiz.

Ama hiç değilse biraz saygın davranmaya çalışın, soruşturmanıza sahip çıkın, yalan söylemeyin, seviyeyi düşürmeyin. (...)”
Ahmet İnsel-radikal


Kırmızı haber

yorumsuz
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (23.01.13 Saat 00:00 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 23.01.13   #109
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Leyla Halid:
Araplar ve Türkiye ikiyüzlü



FHKC Politbüro üyesi Leyla Halid, Arap ülkeleri ve Türkiye'nin Filistin konusundaki yaklaşımını ikiyüzlü bulduğunu söyledi. Halid, "Son saldırıdan sonra Gazze'yi ziyaret ettiler. Arap dışişleri bakanı ve Türkiye dışişleri bakanı ağladılar. Ama onlarınki timsah gözyaşları. Bizim çocuklarımızın kopmuş olan parçaları üzerinde fotoğraf çekmek için geldiler. Gazze'ye silah parçası göndermediler. Kendimizi savunmak için fişek bile göndermediler" dedi.



Sosyalist Yeniden Kuruluş'un davetiyle Türkiye'ye gelen FHKC Politbüro üyesi Leyla Halid, Filistin'deki son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Filistin ve bölgeyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Halid, Arap ülkeleri ve Türkiye'nin Filistin konusunda iki yüzlü olduğunu dile getirdi.

Türkiye'ye Filistin'de yaşananları anlatmak için geldiğini söyleyen Halid, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerde Filistin'in önemli bir yeri olduğunu belirtti. Halid, ABD'nin Ortadoğu'daki politikasının özünde İsrail'i yaşatmak, ikinci amacının ise bölgedeki petrol rezervi üzerinde hegemonya kurmak olduğunu söyledi.

Halid konuşmasına şöyle devam etti: "İsrail topraklarımızı işgal etti. Ayrıca dünya barışını tehdit ediyor. Hala mülteci kamplarında yaşıyoruz. Çile çekiyoruz. İsrail topraklarımıza dönmemize engel oluyor. Ama zulmün olduğu her yerde direniş de olur. Filistin topraklarından çok işgalci geçti. Haçlılar geldi gitti, Osmanlı geldi ve gitti. Siyonistler geldi ve onlar da gidecek. Her ne olursa olsun direneceğiz. Özgürleşeceğimize dair inancı taşıyoruz. Her ne olursa olsun kazanacağız ve toprağımıza geri döneceğiz. Siz bize yardımcı olacaksınız. Bundan hiç şüphemiz yok."

Türkiye'nin İsrail ile olan ekonomik ve askeri ilişkilerine de değinen Halid, ABD'nin Tel Aviv'den onay almadan, bölge rejimlerine onay vermediğini söyledi. Leyla Halid, Arap devletleri ve Türkiye'nin Filistin dostluğu konusunda ikiyüzlü olduğunu dile getirdi.

DAVUTOĞLU'NUNKİ TİMSAH GÖZYAŞLARI

Halid şöyle konuştu: "Bölge devletleri Filistin sorununa sahip çıktıklarını belirtirler. Ancak İsrail bize karşı saldırı düzenlediğinde, bize yardım yapmak için koşarlar. Bazı gıda yardımı yaparlar. Son saldırıdan sonra Gazze'yi ziyaret ettiler. Arap dışişleri bakanı ve Türkiye dışişleri bakanı ağladılar. Ama onlarınki timsah gözyaşları. Bizim çocuklarımızın kopmuş olan parçaları üzerinde fotoğraf çekmek için geldiler. Gözyaşlarına kanacağımızı sandılar. Sadece 3 saat kalabildiler. Çünkü İsrail o kadar süre verdi. Gazze'ye silah parçası göndermediler. Kendimizi savunmak için fişek bile göndermediler. Ne şimdi ne de eskiden."

Leyla Halid, gazetecilerin Suriye konusundaki sorusu üzerine şunları söyledi: "Her halk kendi geleceğini belirlemeli. Her halk kendi rejiminden sorumludur. Kimi isteyip istemediklerini halklar belirler. Bizler hakların demokrasisi ve sosyal haklarının yanındayız. Dış müdahaleye ilkesel olarak karşıyız. Bizler, işgalin çilesini çekiyoruz. Bizler aklın istediği barışı savunmalıyız. Bu rejimlerin kendi iktidarını kurmak için istediği barışa karşı savaşmalıyız. Onların barışından barışı beklemesinler. Onların sözleri bizi kandıramayacak. Adil bir barış için halkları bilinçlendirmek gerekir."

GAZZE'YE GİDİŞİ

Meşal'in Gazze'ye girişini değerlendirmesi istenen Halid, kendi ziyaretini hatırlattı. İsrail'den izin almadan istediği kadar Gazze'de kaldığını söyleyen Halid, Meşal'in ziyaretini şu sözlerle değerlendirdi: "Gazze'ye ziyaret bir anma ve etkinlik nedeniyle gerçekleşti. Gazze'ye yapılan saldırının ardından gerçekleştirdim. FHKC'nin 45. kuruluş kutlamasını, halkımla ve yoldaşlarımla kutlamak için Gazze'ye gittim. Hiçbir kimseden izin istemedim. 15 gün kaldım. Tabii ki herkesin kendi vatanına, toprağına girmesinden hoşnutuz. Halit Meşal'den 48 saat kalması istendi. Sadece 48 saat kaldı ve çıktı. Bu bir farktır."

ABD'nin, bütün işbirlikçilerinden yardım alarak, kendi safına çekerek Suriye'yi bölmek istediğini ifade eden Halid, özellikle komşu ülkelerin El Kaide ve benzeri örgütlerin Suriye'ye girmesine izin verdiğini dile getirdi. Halid şöyle devam etti: "ABD, Afganistan ve Irak'taki deneyimden çok fazla ders aldı. Kendi askerlerini feda etmek istemiyor. Türkiye askerlerinden sınırda olmasını istedi. Bütün silahlıların girmesi için yeşil ışık yaktı. Demokrasi için değil, Suriye'yi yok etmek için. ABD Irak'a girdiğinde demokrasi için girdi, Saddam için değil. Meseleler sadece görüntüleri değil, derinlikleriyle incelenmelidir."

Ilımlı İslam adı altında bir eksenin Türkiye, Katar ve Mısır tarafından oluşturulduğunu ve Suriye'deki İslamcı tugayların bu eksen tarafından desteklendiğini kaydeden Halid, "Nusra Cephesi altında, tugaylar bunları destekliyor. Bunların bazıları Arapça bile bilmiyor. Afganistan'dan gelen mücahitlerin, Türkiye, Ürdün ve Arabistan'dan girdiklerini biliyor musunuz? Yermuk mülteci kampına girdiler. Bize dediler ki, 'bizler Kudüs'e gitmek için geldik.' Soruyorlar, 'Kudüs Şam'dan ne kadar uzakta.'
Mavi Marmara, Filistin'e doğru yola çıktığında, Türkiye'li dayanışmacıları getirdiğinde, İsrail 9 kişiyi öldürdü. İsrail özür dilemedi. Türkiye'den bu kadar hamasetli karşı duruşu görmedik. Uluslararası Ceza Mahkemesine gittiklerini görmedik. Hala bekliyoruz. Nasıl açıklayacağız, bu komşu ülkelerin Suriye'ye olan karşı duruşunu. Uluslararası ilişkiler, karşılıklı saygıyla oluşur."

Leyla Halid, Suriye'ye ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Dünyanın hiçbir rejimi kendisine karşı silah taşımasını istemez. Bizler halkını öldüren rejimleri savunmuyoruz. Yalnız eğer, dış müdahaleye maruz kalırsa, bizler bu halkı savunacağız. Suriye halkı kendi başına karar verebilir."

FHKC'nin her zaman ulusal birliği savunacağını ve zafere giden tek yolun birlikten geçtiğini vurgulayan Halid, enternasyonalist devrimcileri selamladı ve "Bizler enternasyonalist savaşçıların bizim yanımızda durmasından gurur duyuyoruz. Özgürlük için şehit düşen herkesin önünde eğilirim, gurur duyarım" dedi.

yorumsuz.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (23.01.13 Saat 13:40 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 23.01.13   #110
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: PİR YOLU Bağımsız haberleri.


Eğitim-Sen: Polis ağır silahlarla gelip içki aradı

TUNCELİ - Tunceli’de sendika şubesinde basın toplantısı düzenlenen Eğitim-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Haydar Çetinkaya, Pertek’te üyelerinin kuruluş yıldönümü nedeniyle ve Pertek Belediye Başkanı EMEK Partili Kenan Çetin’inde katıldığı yemeği polisin bastığını öne sürdü. Yemekte içki servisi bulunmadığını belirten Çetinkaya, şöyle dedi:

"Gecenin ilerleyen saatlerinde içeriye birkaç polis girdi daha sonra polis sayısı 10 civarına ulaştı. Ellerinde kameralar vardı, işyerindeki televizyonda yayınlanan müziklere varıncaya kadar kaydettiler. Gece yapmak için izin alıp almadığımızı sordular, bizim bütün yasal izinlerimiz alınmıştı ve sonra masalarda içki aradılar ama içkiye rastlamadılar mutfağı kontrol edip, gittiler. Polisler içerdeyken, ’Neden böyle yaptınız, yaptığınız doğru değil, biz burada yasal olarak bir gece yapıyoruz arkadaşlar ile yemek yiyoruz, siz buraya izinli mi geldiniz arama kararınız var mı’ diye sorduk cevap bile vermediler."

Çetinkaya, yemek yedikleri mekana ikinci kez gelen polislerde ağır makinalı silahlarla geldiklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Sivil polisler çıktıktan sonra bu kez 4 özel harekat timi ve birkaç sivil polisi tekrar içeri geldi. Bu durum son derece düşündürücü bir sendika yemeğinde, üstelik eğitimcilerin yemeği ve aramızda eşiyle çocuklarıyla gelen arkadaşlarımız vardı, 7-8 yaşlarında çocuklar vardı. Polisler savaşa gider gibi kuşanarak içeri girmeleri ve tartışma yaratmaları nasıl bir mantıktır anlamadık. İçeriye girmelerinin nedeni içki satışı var mı yok mu? Ya da içki içiliyor mu içilmiyor mu? Bu sadece bir bahane idi, amaç içerde ne yapılıyor bunu görmek ve kameraya çekmekti. Özel hareket timlerinin üzerinde ağır makinalı silahlar ve roketatarlar bile vardı. Şaşkına döndük, sanki savaşa gidiyorlardı, çocuklar çok korktu."

Çetinkaya, konu ile ilgili olarak hem kendilerinin hemde işyeri sahibinin Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağını, bu yapılanın emek, demokrasi, eşitlik, adalet barış ve özgürlük mücadelesi, eğitim emekçilerinin özlük demokratik, ekonomik, kültürel, sosyal hakları için fiili ve meşru zeminde yürüttüğü haklı mücadelesine dönük bir saldırı olduğunu da söyledi.

DHA - Ferit DEMİR

Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve Toros bunu beğendiler.
BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Totobo Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2