Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 31.07.13   #1071
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.





Bir Gezi eylemcisinin Başbakan Erdoğan’a yazdığı mektup sosyal medyada fenomen oldu.
Başbakan Erdoğan’ın dilinden düşürmediği Gezi eylemcilerinden biri, Ekşi Sözlük’te "limon kimyon zorro" adlı nick'le Başbakan’a açık mektup yazdı.
Mektupta kendisinin nasıl biri olduğundan bahseden eylemci, Erdoğan’ın yönelttiği suçlamalara da tek tek cevap verdi.
İşte sosyal medyada paylaşım rekoru kıran o mektup:
“Merhaba Başbakan,
Her şeyden önce belirtmek istiyorum ki az sonra yazacaklarım tamamen şahsi düşüncelerim olup, kesinlikle provokasyon yahut yanlış bilgilendirme amacı taşımamaktadır. Kırk saattir uyumuyor olmama rağmen demin başımı yastığa koyduğumda içim içimi yedi, kapadığım bilgisayarı yeniden açtım ve şu an okuduğun bu satırları yazmaya başladım. Zira uyuyamıyorum. Uykum öyle bir kaçtı ki gözümü her kapadığımda damarlarıma adrenalin pompalanıyor, yüreğim sıkışıyor. Yemek yemeyi zaten unuttum, iştahım sıfırlandı.
Neden böyle hissettiğime gelmeden önce biraz kendimden bahsedeceğim. Ben bu ülkede doğmuş, bu ülkede yaşayan, bir işi olan, vergi ödeyen sıradan bir vatandaşım. Sokakta beni görsen hiç garipsemezsin, göze batmam. Çapulculuğum görüntümden anlaşılmayacak kadar sinsidir.
Öte yandan bilgiye erişim imkânları olan bir ortamda büyüdüğüm için kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Aydın, eğitimli bir ailede zorluklar içinde ama sorgulayarak büyüdüm. Şu yaşıma kadar edindiğim tüm bilgiyi bir kenara koyarsak pratikte meziyet olarak sahip olduğumu söyleyebileceğim tek şey de bu her haltın dibini kazıma arzumdur herhalde. Empati kültürü ile yoğrulduğunda bu meziyet insanda rahatsızlık verecek bir adalet arzusu yaratıyor. Bir haksızlıkla karşılaştığımda akıl almayacak derecede huzursuz oluyorum.
Ancak benim kuşağıma bir önceki kuşağın yaşadığı kanlı politik dönemin mirası olarak apolitize olmayı bir gerek olarak aşıladıklarından, herhangi bir konuda karşıt görüşe sahip olsam bile bunu dışarı çıkartmamanın doğru olduğunu düşünmeme neden olacak şekilde büyüdüm. Bunu bir nezaketmiş gibi bize öğreten ailelerimiz, bizi yıllarca sürecek bir suskunluğa iteceklerini bilselerdi bence bunu yapmazlardı ama nasıl dönemlerden geçtiklerine bakınca uzun vadeli düşünememelerini mazur görüyorum.
BİZİ DİNSİZ, MARJİNAL, ALKOLİK, KAYIP BİR GENÇLİK SANDIN
Tüm bunların ışığında senin beni yanlış değerlendirdiğini düşünüyorum. Sen sanıyorsun ki biz belirli ideolojik odakların kışkırtmaları sonucu harekete geçmiş marjinal alkolik dinsiz kayıp bir gençliğiz. Oysa anlayamadığın şu ki biz birilerinin kışkırtmaları sonucu harekete geçmemek üzere öyle bir güdümlendik ki haklı da olsak konuşamayacak hale geldik. Ben bizatihi kendi kuşağıma baktığımda götümüzden donumuzu alsalar ses etmeyecek kadar pasifize olduğumuzu düşünmeye başlamıştım son bir haftaya kadar.
Dile kolay 10 yıldır senin yönettiğin bir ülkede yaşıyoruz ve ilk kez böylesi güçlü protesto ediyoruz seni. Yaşananları düşününce gerçekten akıl durduracak kadar uzun bir süre susmak için. Bu 10 yılda yapılan yolsuzlukları, adaletsizlikleri, halkını hakir gören yönetimi, alaycı tavrı, yandaşlara ve akrabaya uygulanan pozitif ayrımcılığı, sayılarla oynanılarak yapılan sahte zenginleşmeyi gördük ama ses çıkarmadık. Madem bu kadar samimi gidiyoruz örnekler de vermek isterim;
(Mektubun bu kısmında ekşi sözlükte, çeşitli tarihlerde açılan başlıklar sıralandı.)
(bkz: kuvvetler ayrılığı önümüze engel oluyor)
(bkz: başbakan sensin ister asar ister kesersin)
(bkz: düşünmezsen kürt sorunu yoktur)
(bkz: amanosları temizleyin)
(bkz: rum ve ermenilerle milli olamazdık)
(bkz: 100 bin ermeniye hadi evinize deriz)
(bkz: ittihat ve terakki zihniyeti sürüyor)
(bkz: benim ecdadım soykırım yapmaz)
(bkz: ığdır'ı da aldılar ermenistan sınırına dayandılar)
(bkz: devletime karşı geleni vurmaktan hoşlanacağım)
(bkz: din birleştirici bir çimentodur)
(bkz: müslüman soykırım yapmaz)
(bkz: darfur'da soykırım yok)
(bkz: askerlerin kurtulmasına sevinemedim)
(bkz: kriz bizi inşallah teğet geçecek)
(bkz: işkence konusunda hamdolsun ülkemizde sorun yoktur)
(bkz: türkiye'de ücretler son derece iyi)
(bkz: türkiye'de işsizlik olduğuna inanmıyorum)
(bkz: 700 tl işçiler için nimettir)
(bkz: onlar zam değil vergi)
(bkz: gücü olan doğalgazı kullanacak)
(bkz: çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyorlar)
(bkz: burası sakatatçı değil kardeşim)
(bkz: ananı da al git buradan)
(bkz: o kadar parayı ne yapacaksınız dangozlar)
(bkz: bir takım çevreci tipler)
(bkz: ben çevrecilerin daniskasıyım)
(bkz: allianoi diye bir yer yoktur)
(bkz: eşcinseller yok demiyoruz bu vaka var)
(bkz: batı'nın ahlaksızlığını aldık)
(bkz: her türlü kötü alışkanlık gençliğimizde var)
(bkz: izmir'in akp'yi seçerek gavurluktan kurtulması)
(bkz: evlilik dışı çocuk yapmak anayasa'ya aykırı)
(bkz: demokratikleşme için güneydoğu'dan ikinci eş almak)
(bkz: türk kadını evinin süsüdür)
(bkz: kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek)
(bkz: ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum)
(bkz: avrupalıların %27'si gayrimeşrudur)
(bkz: avrupalı ne çocuğu olduğunu iyi bilir)
(bkz: kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır)
(bkz: benim çocuk muhbirlerim var)
(bkz: sel riski varsa üst kattaki komşunuzda kalın)
(bkz: ankaralılar tatile çıksın)
(bkz: şerefim üzerine yemin ederim su temiz)
(bkz: eymir gölü'nü alacağız)
(bkz: ya bırak sen şimdi ankara halkını)
(bkz: ölmek madencilerin kaderinde var)
(bkz: madenciler güzel öldüler)
(bkz: yatıyoruz tuzla kalkıyoruz tuzla)
(bkz: treni ben mi kullandım)
(bkz: şişli ile şemdinli aynı imkanlara sahip)
(bkz: başbakanımız bizim için ikinci peygamber gibidir)
(bkz: başbakan uçurumdan atlarsa biz de atlarız)
(bkz: şeyini şey ettiğimin şeyi)
(bkz: lenin'i ölü olarak görmek çok güzel)
(bkz: karl marx'ı tarihten sileceğiz)
(bkz: umarım japonlar da bir gün hak dinine girerler)
(bkz: hocaefendi her zaman olduğu gibi doğruyu söylüyor)
(bkz: dindar cumhurbaşkanı seçeceğiz)
(bkz: islam dünyasına hayırlı olsun)
(bkz: bedava kömür alamayan ormanı keser elektriği çalar)
(bkz: işçi greve çıkarsa devlet tasarruf eder)
(bkz: tcdd'yi kapatsak 3 trilyon tasarruf ederiz)
(bkz: sümerbank'ı bitirdik yakında tarihten silinir)
(bkz: limitsiz kullanıcının bağlantıyı suistimal etmesi)
(bkz: babalar gibi satarız)
(bkz: erdemir pislik içinde satalım)
(bkz: turşu nihayetinde yenmek içindir)
(bkz: tekel işçileri eyleminde pkk'nın da parmağı var)
(bkz: bol keseden maaş verme dönemi bitti)
(bkz: hatamız tekel işçilerine merhamet etmek)
(bkz: ayakların başları yönettiği yerde kıyamet kopar)
(bkz: dinlenmek istemiyorsanız konuşmayın)
(bkz: ne işimiz var elalemin sitesinde)
(bkz: sosyalizmin iphone'u olmaz)
(bkz: iktidar biziz krediyi kimden alacaksın)
(bkz: hükümetle zıtlaşan belediye iş yapamaz)
SABRETTİĞİMİZİ HİÇ ANLAYAMADIN MI
Tüm bunları dinleyip susarken bizlerin olaylardan habersiz hakir görülecek zekada insanlar olduğumuzu mu düşünüyordun merak ediyorum. bizim içten içe aptal yerine koyulduğumuzun farkında olduğumuz ancak sabrettiğimiz hiç aklına gelmedi mi. nasıl bir halk tüm bu laflar söylenirken boyun büküp eyvallah diyerek hayatına devam edebilir. bu söylenenleri sindirebilecek insanları yönetmek gerçekten bir meziyet midir? Anlayamıyorum.
Vatandaşa "bir takla at da görelim" diyen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'i görmedik mi sanıyorsun. Görüp de sindirebildiğimizi mi sanıyorsun başbakan. "gözlerin görmüyor ama sana iş vermişiz" diyen sağlık bakanı Recep Akdağ'ı duymadık mı başbakan. Devletin denetleme görevini hiçe sayan "ölmek madencilerin kaderinde var" lafını işitmedi mi bu kulaklar sanıyorsun. Gümrük ve ticaret bakanı hayati yazıcı, işten çıkarılan işçiye, "ben senden, '17 ay çalıştım, çok teşekkür ederim. Emeğimin karşılığını aldım' demeni beklerdim" dediğinde o bakan adına utanmadık mı sence.
Bizi bu kadar koyun mu belledin gerçekten. Bak ben bunları yazarken bile bileniyorum sana karşı yemin ederim. Yıllardır bu olaylar yaşanırken içime attığım tüm o aşağılanmışlık hissi kulaklarımı yakıyor. Sizin karşınızda eğilip bükülen o emekçi insanları gördükçe tam da suratınızın ortasına "haysiyetimizle oynamayın" diye bağırmak istedim yılarca anlıyor musun?
Tüm bunların ve daha nicelerinin yarattığı hissi bastıran tek şey bir şey yapamayacağımıza olan artık içime kök salmış inançtı. Bu koskoca sistemde bizler ne yapabilirdik ki değil mi? Üstelik azdık organize değildik korkuyorduk.
ÇADIRLARI YAKINCA TÜM KORKULARIMI BİTİRDİN
Ama işte 30 mayıs perşembe sabahı sen o gezi parkındaki barışçıl eylemi polis zorbalığı ile bastırıp çadırları yaktırdığında bendeki tüm korkuları da bitirdin başbakan. İçimde biriken nefreti tutan barajı dinamitledin gittin. O andan sonra seni temin ediyorum ne uyku uyuyabildim ne yemek yiyebildim. Aynı gün kimseye haber vermeden, kimseye de sormadan çıkıp taksime gittim. İçimden geçen tek şey bir tek kişinin daha bu insanları tebaa gören zihniyet tarafından aşağılanmaması için aktif rol almaktı. "yeter artık ne yapıyorsunuz lan siz!" demek için gittim oraya. İşe bile haber vermedim taksime gidiyorum diye nasıl yola çıktığımı sen düşün. O günden beri de her anımda aklımla elimle kolumla ruhumla gezi parkındayım. Bedenim ayrılsa aklım orada kalıyor. Oradaki insanların huzurlu olduğunu yurtdışı kaynaklı canlı yayınlardan görmeden yatağa yatamıyorum.
Yani anlatmaya çalıştığım beni senden başka kimse kışkırtmadı başbakan. Benim şu anki çapulcu, ayyaş, dinsiz halim tamamen kendi densizliğimin ve senin 13 yılda yaptıklarının ürünüdür. Sorumluluğunu alıyor ve yaptıklarımın arkasında bir birey olarak duruyorum. Yaptıklarımı kimseye mal etme. O perşembe taksime kimse gelmemiş olsa büyük ihtimal dayağımı yiyip gazı soluyup içeri tıkılacaktım. Gerçi sonuncusu hariç hepsini yaşattın yine de hakkını yemeyeyim, tavrın konusunda beni şaşırtmadığın için teşekkür ederim.
LEŞ GİBİYİN AMA ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM
Kıyafetlerim leş gibi gaz kokuyor ayak bileklerimde ve ellerimde yaralar var uykusuz aç ve yorgunum başbakan. Ancak şikayetçi değilim. Hatta ilk defa kendimi özgür ve hafif hissediyorum. İçimde yıllardır taşıdığım o fosseptiği sonunda bir yere kanalize edebildiğim için ve o yerin doğru yer olduğunu bana yaptıklarınla gösterdiğin için arınmış durumdayım.
Son olarak başbakan.
O alanlardaki herkesin benim gibi ayyaş çapulcu sapık dinsizler olmadığını da belirtmek isterim. Aramızda öyle iyi insanlar var ki, hatta o insanlar öyle çoklar ki alanda onları izlerken bile gururlanıyorum. Alanın dört köşesine hayvanlar için su ve yemek bırakan, hastaları tedavi eden, oturdukları yerden bağıra bağıra şiir okuyan, şarkı söyleyen, halay çeken o insanlar düşman olmak için fazla iyiler gibi geliyor bana.
Üstelik istedikleri de öyle atla deve değil;
1) taksim gezi parkını rant uğruna yok etme başbakan
2) insanları hakir görüp rencide edici şekilde konuşma başbakan
3) ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldır başbakan
4) kişisel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri kaldır başbakan
5) sandığın demokrasinin bitip diktatörlüğün başladığı yer olmadığını anla başbakan.
6) sermaye odaklı politikaları hizmet adı altında yürütme başbakan.
SENİ SEVMİYORUM
Bunları yapmayacaksan da istifa et. Halk, hak ettiği şekilde halka hizmet için o mevkiyi dolduracak yeni bir insan seçsin. Hep söylediğin o halk hizmetkarlığı sadece lafta kalmasa iş bu noktaya asla gelmezdi bilmelisin.
Şimdi ben biraz yatıp uyuyacağım sonra yeniden parktaki arkadaşlarımla direnişe devam edeceğim. 5 gündür yaptığın gibi polisler yoluyla canımıza kast etmeye devam edeceğini bile bile bunu yapacağım hem de. Dediğim gibi korku bitti artık oyun zamanı.
Sağlıcakla kal başbakan.
Seni sevmiyorum.”
Odatv.com
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.07.13   #1072
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Başbakan: Birçok insan evladına Yavuz adını verir


Kırmızı Haber | 29 Temmuz 2013 |


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Trabzon’un Of ilçesinde katıldığı iftar yemeğinde 3. köprünün ismiyle ilgili konuştu: Yavuz Sultan Selim, iktidarında ülke sınırlarını 2 buçuk kat artırdı. Bu isim sizi niye rahatsız etsin? Bugün ülkemizde birçok insan evlatlarına ‘Yavuz’ ismini verir. Hiç rahatsız olmaz.


Radikal.com.tr - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Of Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği iftar yemeğinde Yavuz Sultan Selim Köprüsü polemiğiyle ilgili açıklamalar yaptı.
Taka gazetesinin haberine göre 3. köprünün ismine yapılan itirazlara değinen Başbakan Erdoğan, Trabzon’a atıfta bulunarak şöyle konuştu:
“Yavuz Sultan Selim, iktidarında ülke sınırlarını 2 buçuk kat artırdı. Bu isim sizi niye rahatsız etsin? Bugün ülkemizde birçok insan evlatlarına ‘Yavuz’ ismini verir. Hiç rahatsız olmaz. Trabzonlu zaten Yavuz’u iyi tanır. Fatih’i iyi tanır. Şimdi, yani bu isimler var diye birileri oraya gitmeyecek, rahatsız olacak; kusura bakma, sen gitmezsin başkaları gider. Birinci köprüye karşı çıkanlar, şimdi o köprünün içinden gidip geliyorlar. İkinci köprüye karşı çıkanlar? Şimdi o köprüden istifade ediyorlar mı? Ediyorlar. Dört gidiş, dört geliş, ortasından da raylı sistem. Dünyada müstesna köprülerden bir tanesi olacak ve maliyeti 2.5 milyar Euro . Bütün bunlarla beraber, bir modern İstanbul, modern Türkiye ’yi inşa ediyoruz. Şimdi 29 Ekim’de denizin altından raylı sistemi bitiriyoruz, açılışını yapacağız. Peki, nasıl gelip de oradan geçeceksiniz?
Hangi yüzle geçeceksiniz?
Bunları ben anlayamıyorum. 2015′te de onun biraz daha aşağısından iki tüp üst üste; otomobil, o da denizin altından, oradan da geçeceğiz, onu da yapıyoruz. Şu anda başladı, hızla devam ediyor. Bunlar bugüne kadar böyle bir şeyi hayal edebilirler miydi ama bizler tabii bunları başarıyla, azimle, kararlılıkla bitiriyoruz, bitireceğiz.”

OF’A HAVALİMANI KORKUTTU!
İftar programındaki konuşması sırasında yeni açılan havalimanlarından bahseden başbakan Erdoğan’a katılımcılardan biri, ‘Of’a da havalimanı istiyoruz’ diye seslendi. Sessizlik anında herkesin duyduğu bu isteğe Başbakan esprili bir cevap verdi: “Ondan korkayurum.”
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.07.13   #1073
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Ankara’daki ‘Gezi’ projesine yurttaş tepkisi: ‘AKP yolun yol değil!’




DOĞU EROĞLU/BİRGÜN

Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) yönetimi arasında yıllardır süren ODTܒden geçecek Konya Yolu-Eskişehir Yolu bağlantı projesi tartışması, tarafların mutabakata varmasının ardından Ankaralıların sorunu haline geldi. Eskişehir Yolu’ndan ODTÜ arazisi içerisinden geçerek Yüzüncü Yıl ve Çiğdem mahallelerinin bulunduğu alana erişen 6 şeritli bağlantı yolu, mahalle üzerinde inşa edilmekte olan bir viyadükle Konya Yolu’na bağlanacak. Yaşam alanlarından bir viyadük geçeceğini, mahallede süren inşaat faaliyetlerinin her geçen gün büyümesiyle fark eden mahalleli ise bu duruma öfkeli. Bağlantı yoluyla ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi kararına itirazlarını dilekçe yoluyla yapan mahalleli, önceki gün gerçekleştirdiği eylemle şantiyeyi temsili olarak mühürledi. Hukuksuz bir projenin yaşam alanlarının ortasına hançer gibi saplandığını belirten bölge sakinleri iktidara, “AKP yolun yol değil! Semtimizin otoban olmasına izin vermeyeceğiz” diye seslendi.

MAHALLELİ ŞANTİYEYİ MÜHÜRLEDİ

Belediye Meclisi kararının askı süresi bitmeden başlayan ve ana hatlarıyla ortaya çıkan inşaatı protesto etmek için şantiyeye giden vatandaşlar, çevre korunumunu bir yurttaşlık ödevi sayan Anayasa’nın 56’ncı maddesi uyarınca şantiyeyi temsili olarak mühürlediler. ODTÜ Yolu projesinin Karadeniz’deki HES’ler, Haydarpaşa, Emek Sineması ve Gezi Parkı’ndaki rant projelerinden bir farkı olmadığını belirten mahalleliler, bağlantı yolunun mahallelerdeki binlerce insanın yaşam alanını ve ODTÜ ormanlarını yok edeceğini belirtti. Yapılan basın açıklamasında, “Amaç trafiği rahatlatmak değil. Söz konusu yol güzergâhının daha inşaat aşamasından itibaren ranta açılacağını, kıyısında köşesinde AVM’lerin türeyeceğini, ODTܒnün yemyeşil doğasının talanına hız verileceğini biliyoruz” ifadeleri kullanıldı. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan ise henüz kentin ana ulaşım planı yapılmadan girişilen bu inşaatın Melih Gökçek’in çalışma tarzını yansıttığını belirtti. Gökçek’in akıldışı projelerle halka, kente ve doğaya zarar verdiğini söyleyen Hakkan, askıdan yeni inen bir plan söz konusu olmasına karşın inşaatın yarılandığına dikkat çekti. Basın açıklaması boyunca şantiyedeki iş makineleri ve kepçeler de çalışmalarını sürdürdüler.

NE OLMUŞTU?

15 Mart 2013’te Belediye Meclisi’nin aldığı 506 sayılı ilk karara ODTÜ yönetimi itiraz etmiş, bu itirazın dikkate alınmasıyla oluşturulan yeni plan, 17 Mayıs’ta kabul edilip Haziran sonunda askıya çıkartılmıştı. Askı süresinde yapılan itirazlar değerlendirilmeden, Haziran ayı içerisinde ODTÜ Yolu inşaatına başlandı. Yüzüncü Yıl ve Çiğdem mahalleleri sakinlerinin, yaşam alanlarından bir viyadük geçeceğini fark etmeleri ise inşaatın ilerlemesi ve viyadük ayaklarının ortaya çıkmasıyla oldu. Gezi Parkı Direnişi süreci doğrultusunda Yüzüncü Yıl ve Çiğdem mahallelerinde de başlayan park forumları konuyu gündemlerine aldılar. Forumlarda şehircilik, mimarlık, hukuk ve ekoloji konularında çalışan meslek ve demokratik kitle örgütlerinin de desteğiyle bir yol haritası çıkartıldı. Mahalleli ilk aşamada Ankara Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi’nin 939 sayılı kararına ilişkin itiraz dilekçelerini belediyeye teslim etti. Dilekçede yolun birinci derece doğal SİT alanından geçtiği ve Koruma Kurulu’nun kararı olmadan başlayan inşaatın yasadışı olduğu hatırlatılırken, şu ifadelere yer verildi: “Yol mahallemizin tam ortasından geçmekte ve mahalleyi ortadan ikiye bölmek suretiyle, bölgeyi konut alanı niteliğinden çıkartarak, otoyol geçiş güzergâhına dönüştürmektedir. Askı süresi içinde başlayan faaliyetler, kesinleşmemiş bir plana dayalı olarak yürütüldüğünden ayrıca suç oluşturmaktadır.” İtiraz dilekçelerinin herhangi bir sonuç vermemesi halinde mahalleli topluca vekâlet çıkartıp projeyi yargıya taşıyacak.
birgün net
Sponsor Reklamlar

bab'ül ilim bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.07.13   #1074
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


31.7.2013 - 16:0











Darwin kazandı TÜBİTAK kaybetti





Bilim ve Teknik Dergisi'nin “Darwin” kapağı nedeniyle görevinden alınan ve bunu üzerine TÜBİTAK'a dava açan dergi eski genel yayın yönetmeni Atakuman, verdiği hukuk mücadelesini kazandı .
Genel yayın yönetmenliği görevini yürüttüğü TÜBİTAK'ın Bilim ve Teknik dergisinin kapağını, 2009'un 'Darwin Yılı' olması nedeniyle Charles Darwin'e ayıran Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Atakuman, bunu üzerine görevinden alınmıştı. Atakuman, bu durumu yargıya taşıdı. Derginin içeriğine basım aşamasında müdahale edilmiş, Atakuman görevinden alındıktan sonra sicil notu düşürülmüş, hakkında disiplin soruşturması başlatılmış, kendisi arşiv kayıt dosyasında görevlendirilmişti. Son olarak Atakuman, Aralık 2011'de baskılar nedeniyle TÜBİTAK'tan istifa etmişti. Atakuman, kurum hakkında bütün bu uygulamalarla ilgili davacı olmuştu. TÜBİTAK’a karşı dört ayrı dava açan Atakuman’a verilen disiplin cezası, Danıştay 12. Dairesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından bozuldu.

birgün net
----------------------------------------------------

BİLİME SIRT DÖNEN ÜLKELER,

GERİCİ VE ŞÖVENİST ÜLKELERDİR,

KİMYAMIZA UYMAMAKLA BERABER,

SON 11 YILDIR GERİCİ VE YOBAZ EMELLERLE,

ÜLKEMİZİ YÖNETEN BİR İKTİDARLA YAŞIYORUZ.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (31.07.13 Saat 22:23 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.07.13   #1075
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Palalı saldırgan dönüş biletini iptal etti



Kırmızı Haber | 31 Temmuz 2013 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Siyaset, Son Dakika
Taksim’de yurttaşlara pala ile saldıran Sabri Çelebi hakkında 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Pala silah sayıldı ceza istemi 27 yıla çıktı.



Gezi olaylarındaki palalı saldırıyla ilgili iddiame hazırladı. Savcı, Çelebi’nin kullandığı palayı silah olarak nitelendirdi ve zanlı hakkında 27 yıla kadar hapis cezası istedi. Hakkında yakalama kararı çıkarılmadan önce Fas’a giden palalı saldırganın dönüş biletini iptal ettirdiği ortaya çıktı.
Gezi Direnişi eylemleri sırasında Taksim’de halka pala ile saldıran ve ‘kaçma şüphesi yok’ denilerek serbest bırakılan Sabri Çelebi hakkında istenen ceza kamuoyunun tepkisi sayesinde arttı. Mahkeme tarafından serbest kalarak Fas’a kaçan Sabri Çelebi hakkında iddianame hazırlandı.
Savcılık Çelebi hakkında hakkında hazırladığı iddianamede 9 yıla kadar hapis cezası istedi. Savcı, Sabri Çelebi’nin kullandığı palayı “silah” olarak nitelendirdi. İstediği cezayı 27 yıla çıkardı.
ÇELEBİ DÖNÜŞ BİLETLERİNİ İPTAL ETTİRDİ
Hakkında yakalama kararı çıkarılmadan önce Kazablanka’ya giden Sabri Çelebi, 23 Temmuz’daki Türkiye dönüş biletini iptal ettirmişti. Fas’a gittikten sonra hakkında “Türkiye’den kaçtı. Bir daha Türkiye’ye dönmeyecek” iddialarına avukatı aracılığı ile cevap veren Çelebi, Türkiye’ye döneceğini açıklamıştı. Sabri Çelebi, son olarak 13 Ağustos tarihine bilet aldı. Sabri Çelebi’nin Türkiye’ye dönmek için yaptırdığı tüm rezervasyonlarını iptal ettirdiği öğrenildi.
Gezi Parkı olayları kapsamında Talimhane’de, eylemcilere pala ile saldıran ve hakkında yakalama kararı çıkartılan Sabri Çelebi ile birlikte 4 kişi hakkında iddianame düzenlendi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede şüpheliler Sabri Çelebi, Ahmet Girgin, Şeyhmus Kırmızı ve Murat Ertik’in kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 9 yıl 9 aydan, 27 yıla kadar hapsini istedi.
“PALA” 1 KEZ “ZIRH” 1 KEZ GEÇİYOR
Savcılık iddianamesinde Sabri Çelebi’nin elindeki palaya ilişkin herhangi bir yorum yapılmıyor . “Pala” söcüğünün geçtiği bölüm olayın anlatım bölümünde var. O bölüm şöyle, “4 şüpheli ise sopa ve satırlarla gösteri yapan kişileri saldırmaya başlaması üzerine..” “Zırh” kelimesi ise firari şüpheli Çelebi’nin savunmasında var. Çelebi, saldırı sırasında eline et kesmekte kullanılan “Zırh” tabir edilen kesici aldığını amacının korkutmak olduğunu söylüyor.
“ŞÜPHELİLERİN BIÇAK VE SOPALARI YASAK DEĞİL”
İddianamede Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarının raporunu da yer verildi. Rapora göre şüphelilerden ele geçirilen bıçak ve sopaların yasak bıçak niteliğinin bulunmadığı belirtildi.
“YASAK SİLAH YOK AMA SİLAHLI SALDIRI VAR”
Emniyetin bu raporuna yer verilen iddianamede savcı şüphelilerin silahlı bir suç işlediğini ileri sürdü ve şöyle dedi, “Bütün şüphelilerin görevi yaptırmamak için direnme ve memura karşı silahla (bıçakla) yaralama suçlarını işledikleri anlaşılmakta.”
POLİS VE GÖSTERİCİLER HAFİF ŞEKİLDE YARALANDI
İddianamede çevik kuvvet şube müdürlüğünde müdür yardımcısı polis memuru Kayhan Şahan ve göstericiler Seyfettin Efe ile Kaan Polat müşteki olarak yer aldı. İddianamede eylemcilere şüphelilerin sopa ve satırlarla saldırdığı, müşteki polis Şahan’ın eylemcilere zarar gelmemesi için müdahale ettiği belirtiliyor. Üç müştekinin de adli tıp raporuna göre, kesici alet ve darbe bağlı olarak hafif şekilde yaralandığı belirtildiği iddianamede, şüphelilerin görevli polis memurlarına sopa ve bıçakla saldırdığı ifade edil.
O KADINDAN İZ YOK
İddianamede göze çarpan en dikkat çekici noktalardan biri de Sabri Çelebi’nin palayla vurduğu kadın. Ekranlara yansıyan ve bu saldırıyı bir çok kişinin hafizasına kazıyan görüntülerdeki kadının izi ise toplam 3 sayfalık iddianamede yok.

HAKKINDA YAKALAMA KARARI VAR

Hakkında yakalama kararı çıkartılan Sabri Çelebi, henüz yakalanamadı. Çelebi’nin Fas’a gittiği tespit edilmişti.


bu ülkede satırlı faşistler,

iktidarın gücünü,

arkalarında hissetmediği an gidecekleri yer,

emperyalizmin uşaklık kampıdır.
Sponsor Reklamlar

bab'ül ilim bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.08.13   #1076
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.





AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Mehmet Ali Şahin, TRT Haber ’de yayınlanan İnce Çizgi Gezi eylemlerine ilişkin çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
Gezi olayları ile birlikte dış kamuoyunda Hükümet’i yıpratıcı, itibarsız kılıcı çabaların de başladığını söyleyen Şahin, eylemlerin müebbet hapsi öngören TCK’nın 312. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şahin şunları söyledi: “İzlenimim, bu eylemlerin Hükümeti düşürmeyi amaçlayan eylemlere dönüştüğü yönünde. Çünkü İstanbul ’da Dolmabahçe’yi işgal etme, Başbakanlık Konutu’nu işgal etme, Sayın Başbakan’ın konutunu bile işgal etme şeklinde eylemcilerin bir takım hedefleri zorlamış olmaları, hatta sabahlara kadar zorlamış olmaları, bu amaca yönelik tavırlardır diye değerlendiriyorum. Bu eylemleri başlatıp yönlendirenlerin Hükümeti devirmeyi ve görevden uzaklaştırmayı amaçladıklarını düşünüyorum. Ancak, devletin güvenlik güçleri ve Hükümetin basiretli davranışı bu heves içinde olanların amacına ulaşmasını engellemiştir. Bundan sonra bu tür eylemlere tevessül edilebileceğini de düşünmüyorum.”
Odatv.com
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.08.13   #1077
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Sırrı Süreyya Önder'den Gürsel Tekin 500 bin Kürt çıkışı
Sırrı Süreyya Önder’den Gürsel Tekin’e çok sert ‘500 bin Kürt bana oy verir’ cevabı.






Gürsel Tekin’in bugün Ayşenur Arslan’a verdiği röportajdaki ‘İstanbul’da 500 bin Kürt bana oy verir’ sözlerine BDP İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den çok sert bir cevap geldi.
KÜRTLER SANA VERSELER VERSELER..

CHP’li Tekin’in bu sözlerini Ensonhaber.com’a değerlendiren Sırrı Süreyya Önder, “Kürt'ün evladına terörist, partisine bölücü, liderine hain diyeceksin, barış sürecine bölünme süreci diyeceksin, Anayasa’da Kürt'ü Türk olmaya zorlayacaksın, Kürt'ü vatandaş saymayacaksın… Sonra kalkıp ‘500 bin Kürt bana oy verir’ diyeceksin. Kürtler verseler verseler en iyi cinsinden sana bir mezura verirler, onunla da boyunun ölçüsünü alırsın” dedi.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.08.13   #1078
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


1.8.2013 - 16:55


Can Dündar:
Yeni mecralarda, yine buluşacağız,
yine yazıp konuşacağız





Can Dündar, Milliyet'e nasıl veda etti? İşte Dündar'ın kendi kaleminden hissettikleri, dilekleri...

Geçen hafta İstanbul'un güzelim teraslarından birinde oturduk:
Ben, Derya (Sazak), Fikret (Bila)...
Meslekte 30 yıldır aynı yolları kimi zaman yanyana, kiminde sırt sırta arşınlamış üç gazeteciydik.
Babadan servet devralmamış, meslekte hazıra konmamış, her mevkie çabayla, sabırla, gayretle tırmanmış üç meslektaştık.
Yazılı basının farklı mecralarında birbirimizi izleyerek, kollayarak, atlatarak, özenerek yetişmiştik.
12 Eylül kâbusunu Ankara'da yaşamıştık.
Danışma Meclisi'ni parlamentoda karşılamıştık.
Kapanan partiler, devrilen liderler görmüştük; baskıya, zulme tanık olmuştuk.
12 Eylül'de sansürü delmeye çabalamış, 28 Şubat'ta cadı avı sürdüren, kelle isteyen askere direnmiştik.
Mesleğimiz dışında bir işe bulaşmadan, olmadık işler yapıp öyle büyük servete kavuşmadan, yolumuzdan çok da şaşmadan bugünlere gelmiş, nihayet onca yılın sonunda aynı gazetede buluşmuştuk.
Derya neredeyse ömrünü verdiği gazetenin başındaydı.
Fikret, Ankara kalesinin burcunda...
Ben gazetede bir köşe başında...
Geçen 9 ayda güzel işler yapmış, güzel haberler çıkarmış, güzel yazılar yazmış, güzel manşetler atmıştık.
Yanlışımız da olmuştu elbet...
Onda da birbirimizi uyarmış, tartışmıştık.
O gece, yeni bir yol ayrımındaydık.
Güzelim terasa vuran yaz rüzgârından çok daha şiddetli bir fırtına ufuktaydı.
Bu kez sivil giysili, ama eskisinin birebir taklidi, yeni bir cadı avı başlamıştı.
Bizden önce nice meslektaşımıza kıymıştı.
Sıra bizdeydi.

* * *

9 ayın bize güzel gelen, gazeteci coşkusu veren işlerinin, "İmralı zabıtları" manşetinin, Gezi direnişi haberlerinin, gazetenin muhalif çizgisinin, Hükümet'i çok rahatsız ettiğinin ipuçları geliyordu nicedir...
Biz, her gerçek gazeteci gibi, "İmralı pazarlığını deşifre eden biziz", "Gezi'de, Kahire'de olayların tam göbeğindeyiz", diye sevinirken, bunun bir bedeli olacağının da farkındaydık elbet...
Daha önce gazetecilik yapanların, her icraata kafa sallamayanların akıbeti bekliyordu bizi de...
Başbakan'ın kürsüden söylediği "Batsın böyle gazetecilik" lafı, bir temenni değil, bir direktifti.
Batırmak için seferber olan bakanların/danışmanların
telefonları, patron katını bezdirmişti.
Telefonlara kulak asmayanların, gereğini yapmayanların başına gelenler ortadaydı.
Sonunda o baskılar sonuç verdi.
Önce Derya gitti.
Sonra ben...
Enkazı Fikret devraldı.

* * *

Bugün öğleden sonra Erdoğan Demirören'den aldığım bir telefonla öğrendim, görevime son verildiğini...
Epeydir bekliyordum; sürpriz olmadı.
Konuşmanın içeriğini yazmam yakışık almaz...
Nedenini artık herkes biliyor zaten...
Ben, ilk değilim; son da olmayacağım.
Mesleğe 30 yılını vermiş gazeteciler, Derya, Fikret, ben; önemli değiliz; önemli olan şu ki; sadece işimizi değil, bir mesleği yitirmenin arifesindeyiz. Bir araya gelene dek daha çok kurban vereceğiz.
Neyse ki tarih kitapları var:
Ve orada, hiçbir haksız baskının haklı bir sesi susturmaya yetmeyeceği yazıyor.
Yeni mecralarda, yine buluşacağız, yine yazıp konuşacağız.
Ta ki özgür bir ülkeyi ve onun özgür medyasını inşa edene dek...

Can Dündar
candundar.com


birgün net
Sponsor Reklamlar

bab'ül ilim bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (02.08.13 Saat 11:22 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.08.13   #1079
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


15 maddede AKP'nin stat yasakları: Siyaset yasak, alkol yasak, fişleme serbest



AKP'nin spor sahalarında kendisine yönelecek tepkiler karşısındaki büyük korkusu birçok yasağı da beraberinde getirdi.
Yeni sezonun başlamasına kısa bir süre kala AKP'yi stat korkusu sardı. Bu kapsamda üst üste yasak kararları alan AKP, ilk olarak statta siyaseti yasaklamayı amaçlıyor.
Bu kapsamda kendi yandaş taraftar gruplarını kullanmak isteyen AKP'nin bundan sonuç alması pek mümkün görünmezken, bugün Akşam gazetesinde yer alan habere göre stat yasakları şöyle:
1- Statlarda içki satılmayacak. Alkollü seyirci spor sahalarına alınmayacak. Localarda da içki yasağı gündemde.
2- E-bilet ve kameralı kontrol sistemi etkin bir şekilde kullanılacak.
3- Saha içi ve saha dışında artık kolluk kuvvetleri görev yapacak.
4- Spor Savcılığı uygulaması illerde yaygınlaşacak. Maçlar gözaltında olacak.
5- 6222 sayılı yasaya muhalefet edenler teknik cihazlarla tespit edilerek haklarında yasal işlemler yapılacak.
6- Sürekli suç işleyen serbest bırakılmayacak. Gözetim altında tutulacak.
7- Seyirden yasaklı taraftara bilet satılmayacak ve gözetim altında olacak.
8- Deplasmana giden taraftarların kimlik bilgileri alınarak, bilet satışı bu kimlik bilgilerine göre yapılacak.
9- Kulüpler taraftarlara taahhüt karşılığı bilet satacak. Taahhüde uymayan taraftar bir daha bilet alamayacak.
10- Müsabakalarda görevli özel güvenlikçiler sertifikalı olacak.
11- Yasaklı taraftarların takibi için yüz tanımı sistemi kurulacak.
12- Gözlemci polisler, deplasman müsabakalarına giderek, özellikle holiganları takip edecek.
13- Tribünlerde resmi ve sivil kıyafetli güvenlik görevlileri olacak.
14- Sosyal medya takip edilerek, taraftar gruplarının organize şekilde suç işlemesine izin verilmeyecek.
15- Tribünlerde ideolojik ve siyasi propagandaya izin verilmeyecek.

sol haber
------------------------------------------

stadlara akp bayrağı asılsın,

tayyip marşı bestelensin çalınsın,

tayyip türkiye liği ismini alsın,

stadlar satırlı güvenlik elemanlarınca korunsun.

her stada mutlak mescid yapılsın,

mescitlerde akp probogandası yapılsın.
Sponsor Reklamlar

bab'ül ilim bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.08.13   #1080
adsizkowboy
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2013
Nereden: Adsiz
Mesajlar: 347
Rep Puani : 0
Standart Cevap: PİRYOLU Bağımsız haberleri.


Misir icin gosterilen duyarliligi Rojava icin de bekliyoruz...:
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
adsizkowboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 3 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 3 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaytung haberleri. dAbBe Komik Bölüm 33 26.03.14 22:44
Bu Yolu Sürenler Bilir Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 09.01.12 11:41
“Bağımsız Türkiye” Düşünü Gerçeğe Çevireceğiz… yorum111 Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 3 27.03.11 00:59
Turgut Öker, AABK adına bağımsız milletvekili adayı Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 8 20.02.11 09:10
Sefire Yolu Gösterin !!! akdora Mustafa Kemal ATATÜRK 0 23.05.10 00:48




Totobo Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2