Sponsor Reklamlar


Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 22.11.11   #21
gencalevi
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2011
Nereden: almanya
Mesajlar: 626
Rep Puani : 12
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


idilG Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Öncelikle merhaba demek istiyorum. Yazılanlardan dolayı çok üzüntü duysamda umuyorum ki saygı çerçevesi içinde tartışırız.





Alevi can öncelikle muharrem ayında oruç değil yas tutulur. Oruç ve yas arasında büyük bir fark var. Bu ayrı bir konu sadece anlam olarak kafa karışmaması için söyliyorum.

Atatürk için yas tuttmamıza gelince. Atatürk ölümünden dolayı herkez büyük bir üzüntü yaşıyor aradan yıllar geçmiş olsada değilmi? Atamızın çok büyük bir Lider ve bizim bu yaşantımızı hayatımızı ona borçluyuz bunu sizlerde biliyorsunuz. Eminim sizlerde bu sebeblerden dolayı büyük bir şükran duyuyorsunuz. Ve şimdi bu kadar çok şeyi borçlu olduğumuz Atamızı sevmemiz onun için her sene bir gün yasını tutmamız neden göze batıyor? Neden kötüleniyor? Atatürkü sevmek saymak anmak yanlış yolda olmak mı oluyor? Sizde Alevisiniz bizde böyle konularda birbirimizi kötülemek hiç yakışmıyor.



Burda yönetici yokmu yoksa küfür etmek serbest mi? Arkadaş terbiyenizi takının çok ayıp hiç yakışdıramıyorum. Daha düzgün de ifade edebilirdiniz kendinizi.

ilk önce hosgeldin yazdigim yazida bir tane küfür gösterin özür dilyecegim yoksa siz benden özür dileyin
birde sunu belirteyim yurtdisinda oldugum icin klavyelerde I harfi yoktur yazinca i seklinde yaziyoruz buda cümlenin düsük ve küfür sekilde algilanmasina neden olyuyor sizin kafadan attiginiz gibi ben hicbir sekilde küfürlü yazmadim bir daha okuyun belki ne demek istedigimi belki anlarsin tabiki anlamak istersen
Sponsor Reklamlar

gencalevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22.11.11   #22
Xai
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 22
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Benim Sahsi fikrim biraz sacma olmus... Kardesim yas orucunuzu tutacaksaniz tutun neden reklamini yapiyorsunuzki reklam kokan hareketler bunlar..

gidin katledilen aleviler icin yas orucu tutun ataturk icin degil ataturk mezarinda bile rahat birakmiyorsunuz.. ayip ayip..
Sponsor Reklamlar

Alevi ve gencalevi bunu beğendiler.
Xai isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22.11.11   #23
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 36
Mesajlar: 4.784
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Xai Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim Sahsi fikrim biraz sacma olmus... Kardesim yas orucunuzu tutacaksaniz tutun neden reklamini yapiyorsunuzki reklam kokan hareketler bunlar..

gidin katledilen aleviler icin yas orucu tutun ataturk icin degil ataturk mezarinda bile rahat birakmiyorsunuz.. ayip ayip..

Sayin Xai Can ilgili arkadaslar heralde sorunuza cevap verirler...
Sponsor Reklamlar

gencalevi bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22.11.11   #24
pirimali
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: erzincan
Mesajlar: 9
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Xai Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim Sahsi fikrim biraz sacma olmus... Kardesim yas orucunuzu tutacaksaniz tutun neden reklamini yapiyorsunuzki reklam kokan hareketler bunlar..

gidin katledilen aleviler icin yas orucu tutun ataturk icin degil ataturk mezarinda bile rahat birakmiyorsunuz.. ayip ayip..

Yas orucunu yalnızca 10 Kasım 2011 de değil her yıl 10 Kasım da yerine getirmekteyiz. Yani her yıl 10 Kasım da oruç tutuyoruz. Bu yıl gerçekleştirilmiş bir olay değil bu nedenle reklamla da alakası yoktur.
Bizim tuttuğumuz oruç Atatürk'e olan saygımız, sevgimiz, özlemimiz ve vefa borcumuzdur. O'nu yad ediyoruz, özlemle anıyoruz...Alevilerle alakası yok, nasıl ki Alevilerin Piri İmam Üseyin için oruç tutuyor isek Atatürk için de bu nedenle oruç tutuyoruz. Her Aleviye oruç tutulur mu?
Sponsor Reklamlar

pirimali isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #25
pirimali
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: erzincan
Mesajlar: 9
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Alevi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin daha onceki yillardada ataturk icin yas orucu tutmuslugumuz var demisiniz bunlari paylasirmisiniz.. ogrenelim neler yapmisiniz nasil oluyormus...

Evet daha önceki yıllarda da yas orucu tutuyorduk, bu yıl da her yıl olduğu gibi yas orucumuzu tuttuk..www.zohreanaforum.com sitesini ziyaret ettiğiniz taktirde son 4 yılın yazılarını görebilirsiniz. Daha öncesinde de flash tv de bir program yayınlanmıştı. Yaklaşık 10 yıl kadar öncesinde orada da dile getirilmişti.
Sponsor Reklamlar

Özbek bunu beğendi.
pirimali isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #26
donanma44
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2010
Nereden: istanbul
Mesajlar: 12
Rep Puani : 10
Thumbs up Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Alevi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sahiplendiginiz bu CHP alevilere ne faydasi dokunmustur, bende bir CHP olarak merak ediyorum.. CHP ataturkun alevilerin partisi degildir.. bir halk partisidir dolayisi ile benim gibi bir cok arkadasda chplidir.. Simdi gercekler ap acik ortada Siyasi partiler alevileri kullanmislardir Bunu sol partilerde yapti sag partilerde, Dersim katliami yapildi aleviler CHP iktidar iken veya Muhalefetken bir cok kez aleviler katledildi sivas maras dersim corum malatya vs uzayip gidiyor ikinci dunya savasi sonrasinda almanlar yaptiklari katliamlar sonrasi yahudilere yaptiklarinin hesabini verdiler..

dogru veya yanlis almanlar tek irk tek ulus olmak icin yahudileri katletdiler sonrasinda bunun ceremesini cektiler.. Dunyanin gozu onunde berlin duvari yikildi almanya eski almanya degil artik akillandi halki...

Bizim ulkemizde aleviler hala akillanmadilar siyasi partilerden umud bekliyorlar nufusu 30 milyona yakin bir halk kapi kapi gezerek siyasi partilerden umut bekliyorlar bazilarimiz benim gibi CHP AKP DSP li olmakdan cok mutlu ve gururlu ama gelin gorunku gercek hicde oyle degil biz tek yurek tek bilek olmadigimiz surece boyle ataturk icin yas orucu, tutarak bazilarinin canaklarina yag suruyoruz ama farkinda degiliz..

Ne zamanki bu halk pir sultan aydinlanmasina ulasirsa uzaman siyasi partiler kapi kapi pesimizden dolanir.. ve birgun bu devletden gecmisde yapilanlarin hesabini hep birlikde sorariz Zorunlu din derslerinide kaldiriz esit yurtaslik hakimizda verilir vergilerimizde ibadethanelerimize gider..

Ama sizin bu yaptiginiz yanlistir bunu anlamak bukadar zor degil ama siz bunu idarak edemiyorsunuz malesef onun yerine kalkip gelmisiniz zohre ananizi ve ataturk savunuyorsunuz bunu yaptiginiz dogru veya yanlis orasi beni pek ilgilendirmiyor ama cem evleri ve derneklere degilde siyasi partilere bel bagladiginiz surece kaybetmeye mahkumsunuz...

Siyaset Gunleri gelip gecmeden acilin kapilan saha gidelim..

Sevgili can CHP'nin az ya da çok muhakkak faydası olmuştur. Ama dersiniz ki istediğimiz kadar olmuş mudur? Evet o kadar olmamıştır. Parti içinde bir dönem hizipçilik yaşanmıştır,aleviler ve kürtler dışlanmıştır ... Bunun sonucunda diyarbakır gibi birçok il gözden çıkarılmış ve 8-10 yıl CHP bu illere uğramamıştır. Seçim dönemlerinde sadece sahil bölgelerinde ve chp'nin kalesi olarak görülen illerde propagandaya ağırlık verilmiştir. Bu zihniyet yıllarca chp'nin geri kalmasına,halktan kopuk kalmasına neden olmuştur. İlk defa sayın Kılıçdaroğlu ile birlikte en son seçimlerde örgütün en ücra köşeye kadar gittiğini ve çalıştığını bizzat gözlemledim. Bu da bizlere umut verdi doğrusu.

Sivas olaylarına televizyon ekranlarından şahit oldum.30 milyon alevi olsaydık eğer o gün o vahşet yaşanmazdı bence. Düşünsenize saatlerce ekranda olaylar gösteriliyor,kalabalığın ağızlarındaki salyalar dahi görünürken hangi cem evinden,hangi alevi dernek veya vakfından yardım gitti? Bugün birçok alevi derneği aleviliği inanç ve ibadet boyutundan uzaklaştırmış ve siyaset boyutuna indirgememiştir. Bu siyaseti de ne yazık ki alevilerin genel hakları için değil şahsi menfaatleri uğruna sürdürmektedir.

Alevilerin aralarındaki bazı farklılıklara rağmen artık birlik olması yerinde bir tespittir. Bizim de isteğimiz budur. Alevilerin bunu başarması hayati öneme haizdir.Aksini düşündüğümüzde sonuç yok olmak veya başka katliamların yaşanmasının olası olduğunu söyleyebiliriz...

Atatürk'ün yas orucunu tutuyoruz çünkü Atatürk'ün bizim için verdiği mücadeleleri çok iyi biliyoruz. Yaptığı devrimler ile bizi ümmet olmaktan kurtarıp Millet yapmış,padişahın kulu olmaktan birey yapmıştır. Verdiği mücadele ile önce bağımsız bir ülke kurmuş ve akabinde bu ülkenin kurumlarını ve bireylerini çağdaşlaştırma yolunda var gücüyle gayret göstermiştir. Bunları inkar etmek tarihi hakikatları inkar etmek anlamına gelmektedir.

Dersim olaylarında Yüce Atatürk'ü suçlu gösterme gayreti BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)'un boynumuza geçirdiği son halkalardan birisidir. Ulusal devlet modelinin yerle bir edilerek yerine Ilımlı islam devleti kurma amacını yıllardır başarıyla yürüten dış güçler ve yerli işbirlikçiler her fırsatta Atatürk adını karalamak için vargüçleriyle bastırmaktadırlar. Oysa ki Atatürk ve Atatürkçü düşünce ülkemizin hayat şartıdır.

Dersim olayının Neden sadece “sonuçlarından” söz edilirken olayların “nedenlerinden” hiç söz edilmemektedir?

Türkiye’deki ortaçağ kalıntısı kemikleşmiş feodal (derebey) yapıyı bilmeden Dersim olaylarını anlamanın imkansız olduğunu düşünüyorum.

Atatürk,kürt sorununu besleyen Doğu’daki feodal yapıyı kırmak için herşeyden önce toprak ağası durumundaki aşiret reislerinin topraklarını ellerinden alarak yoksul köylüye dağıtmanın,yani toprak reformunun hesaplarını yapmıştır.Bu amaçla 1934 yılında İskan kanunu çıkarılmıştır.Bu kanuna göre yoksul ve topraksız köylüye toprak dağıtılacaktır.

Kanunun 10.maddesine göre “ Aşiret reisliği,beyliği,ağalığı ve şeyhliği” kaldırılmıştır. Kanun,”Aşiretlerin şahsiyetlerine veya onlara gönderme yaparak,reis,bey,ağa ve şeyhlere ait olarak tanınmış,kayıtlı ve kayıtsız tüm taşınmazların teminatsız kamulaştırıp göçmenlere, mültecilere, naklolunanlara, topraksız veya az topraklı yerli çiftçilere dağıtılıp tapuya bağlanmasını” öngörmüştür.

O bu adımları atarken, halkı ezmek için kullandığı gücün elinden kaybolacağını anlayan feodal güç hemen cumhuriyete karşı İngilizlerle işbirliğine gitmiştir. Daha önce ki tüm isyanların arkasında yine İngilizler vardır.

1919’daki Koçgiri isyanını İngiltere desteklemiştir .
1924’te çıkan Nasturi isyanı’nı yine İngiltere desteklemiştir.
1925’te çıkan Şeyh Sait isyanı’nı İngiltere desteklemiştir.
1925’teki Şeyh Sait isyanı sonrasında yurt dışına kaçan isyancılardan bazıları 1927 yılında Ermenilerle birlikte Hoybun Cemiyetini kurmuştur.
Hoybun Cemiyeti’ni İngiltere,Fransa ve ABD desteklemiştir.
1930’daki Ağrı İsyanı Hoybun Cemiyetince desteklenmiştir.

Ayrıca Atatürk’ün emriyle Dersim’e köprüler kurulduğunu, yollar açıldığını ve okulların yapıldığını bilmek lazım. Yapılan köprüyü yıkan feodal güç bugün de doğu ve güney doğu'da devletin yol yapmakta kullandığı iş makinalarını,şantiyelerini yakıp yıkmakta, Okullarını taramakta öğretmenlerini dağa kaçırmaktadır. Bu işi yapanların da arkasında ABD,İngiltre,Almanya,Yunanistan gibi daha birçok devletin olduğunu sağır sultan bile duymuştur.

İhsan Sabri Çağlayangil'e göre, 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen'in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü.[15]

27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye kürtler tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu'na da baskın düzenlenir. Kendi vatandaşlarından kurulu düzensiz gerilla kuvvetlerine karşı savaşmak üzere eğitilmemiş ve bu yönde bir hazırlığı olmayan askeri kuvvetler kendilerini korumakta zaafiyet içine düşerler. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ederler.[16]

[15]: İhsan Sabri Çağlayangil, Anılarım, "Bölgedeki dönemin emniyet görevlisi İhsan Sabri Çağlayangil:'Atatürk Singeç Köprüsü'nü açmaya gidecek. O tarihte Seyit Rıza Dersim'in lideri. Devlet, Fırat üzerine bir köprü yapmış. Köprünün başında da bir karakol. Karakolda 33 askerimiz, başlarında İsmail Hakkı adında bir yedek teğmen var. Köprüye Dersimliler saldırı düzenliyor. Karakol yakılıyor ve 33 askerimiz şehit oluyor. İşte bu olay isyanın başlamasıdır. Atatürk olayla ilgileniyor ve kesin talimat veriyor: 'Bu meseleyi kökünden hallediniz..."
[16] Bilal Şimşir, Kürtçülük Cilt II


Biz geçen yıl veya ondan önceki yıl da Atatürk'ün yası matem orucunu tuttuğumuzda birileri veya bazıları yine hakaret ediyorlardı. Atatürk, Cumhuriyet, Aevi düşmanları her dönemde bizlere düşmanca davranmışlardır zaten. Onlar bizlere böyle davranıyor diye biz gerçekleri inkar edemeyiz. Atatürk'ü kabul etmeyen yasını kabul eder mi? Kimse Atatürk'ü veya Zöhre Ana'yı sevmek zorunda değil,biz onu sevdirmek için de burada değiliz ama herkes saygılı olmak zorunda olduğunu unutmasın.

Bizler şikayet eden değil çözüm üreten insanlar olarak her daim birlik ve beraberliken yana olduğumuzu,farklılıklarımızın buna asla engel olmayacağını düşünüyoruz. Alevilere gelen taş sadece size veya bize gelmiyor.Hepimize geliyor.
Sponsor Reklamlar

Alevi ve Özbek bunu beğendiler.
donanma44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #27
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 36
Mesajlar: 4.784
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Sayin Donanma44 Can, Alevi dernekleri ve vakiflarinda yonetici konumunda ensesi kalin parasi olan kisiler yoneticilik yapiyorlar.. alevilikle uzakdan yakindan alakalari dahi yoktur.. Bunu benden iyi kimse bilemez 8 yil cem evine as evinden radyosuna boyasindan temizligine kadar yaptim, turkiyede ayni yurt disinda ayni parasi ve cevresi olan yoneticidir.. Bu tip insanlar tasin altina elini koymazlar cem evin girisinde isimleri ile fotolari varsa tamam gerisi cokda onemli degildir

Ayrica Yas orucunuz hakkinda dusuncelerim gelince Sorun su sizin disinizda bir cemevi, vakif dernek yas orucu tutuyormu.. Bildigim kadari ile hayir. Onlarmi dogruyu yapiyor sizmi ? Buna bir aciklik getirmisiniz.

Benim Karsi cikmamin nedeni Xai arkadasimizinda dedigi gibi tv ve gazete ve radyolarda. Gundeme getirerek insanlarin kafasinida bir yerde karistirmis oluyorsunuz suphesizki sizde kendinizce haklisiniz ama gelin gorunki toplumun tamaminin uygun gormedigi ve uygulamadigi bir maten icin yas tutuyorsunuz..


Tesekurler iyi gunler...
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #28
munzuro
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: izmir
Mesajlar: 74
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


donanma44... öncelikle alevi aklı ve vicdanından yükselmiyor sesiniz. ırkçı, kafatasçı bir ideolojinin neferi olarak konumlanmışsınız.
alevilere dayatılan kimliksizleştirme politikalarının sonucudur dile getirdiğiniz görüşler.
öncelikle belirtmek isterim ki alevilik bütünlüklü bir düşünsel sistemdir. alevinin kainata, onun nasıl var olduğuna ilişkin kendi algısı ve açıklaması vardır. diğer düşünsel sistemlerde olduğu gibi bu algı ve açıklamanın üzerine inşa ettiği/öngördüğü bir toplumsal sistemi vardır.
varlığa ilişkin bu açıklaması aleviliğin "Kozmogoni" anlayışıdır. bu algı ve açıklama sonraki bütün algı ve açıklamalara temel teşkil eder. kozmogoni algı ve açıklaması "Tanrı" algısı ve açıklamasıdır aynı zamanda.
işte Alevilik, bağlı olarak Aleviler "İnsan"a dair tüm konularada kendi düşünsel sistemleri, yani "Alevi aklı ve vicdanı" üzerinden bakar, sonuçlar çıkarır, önermelerde bulunurlar..
işte bu yüzden diyorum ki yazdıklarınız; dolayısıyla bilinciniz, duruşunuz "Alevi aklı ve vicdanı"na ait değil...
Alevi kozmogonisi "Varlık Birliği" algısı/çözümlemesidir...
yani tüm kainat "Bir nurdan" gelmiştir.
yani tüm kainat aslında bir tek öz'ün yansısıdır.
bu ilk "Öz" "Hü"; yani "O" "Kendsi" olandır.
ve "O" yoktan yaratılan birşey değildir
O, ezelden beri "Var" olan, tüm kainatın bilgisine ve kainatın kendisine dönüşebilecek potansiyele sahip olan bir özdür...
kainat "Hü"nün, yani kendisinin "Aynası", "İnsan" ise Kainatın "Aynasıdır".
Aleviler Yoktan yaratılışa değil, "Var"dan "Doğuşa" inanırlar..
"Hü"den;yani kendisinden ilk önce "Çar Anasır", yani Ateş, Hava, Su ve Toprak doğuş yapmış, yani zuhur etmiş ve biri birlerine "İkrar" vermiş "Aşk" ile bağlanmışlardır....
Aşk, bütün kainatı kuşatan, her zerrede işleyen bir gerçekliktir.
biri birlerine Rızalık ile İkrar veren, Aşk ile bağlanan unsurlar sürekli devinim halndedirler, farklı alemlerde farklı hallerde/donlarda görünürler oradanda farklı bir aleme/dona geçiş yaparlar ki bizim Yol'umuz bu hakikati "Cem ve Semah" olarak sembolize etmiştir.
bu süreçlerin tamamı Rızalık ve İkrar üzerinde gerçekleşir...
bu buluşma Aşk/Sevgi/İman ile gerçekleşir...
işte bu Devinim "İnsan makamına" doğru işler, "İnsan makamında/Mertebesinde" "Hakk" kendini bilir...
yani gerçekte herşey "Kendinden Kendinedir"...
Hakk'ın kendini bildiği makam olan "İnsan" ise bizler için kutsaldır... işte bu yüzden "SECDEMİZ DUVARA DEĞİL, DİDARADIR" ...
ve Alevi Yol'u canlı cansız tüm varlıkla "Aşk/sevgi" üzerinden ilişkilenir, cümlesini "Sevgi" ile algılar, bu algı ve yaşam biçimine sahip "Birey ve Topluma" ulaşmaya çalışır...
alevilik kuru bir tanrı algısı değildir...
her Can bilmelidir ki Yol tüm varlığa ve insana dair bir çözümleme, önermedir... kapsayıcı olduğunu düşündüğüm bir kavramla; "Düşünsel ve toplumsal bir formasyondur" diyeyim...

işte canlar tarihe olsun, günümüze olsun, geleceğe olsun bizim kendi algımız, bakış açımız vardır.
her bir soruna kendi çözüm önerimiz vardır...
"İnsan Hakk'ta Hakk insandadır"...
her bir varlık Hakk'ın kendisinden gelmiştir. yani "Mevcuttan" zuhur etmiştir.
Hakk'ta mevcut olmayan hiç bir şey yoktan var olamaz, zuhur edemez.
biz Yetmiş iki milleti Hak biliriz...
ve cümlesinin Rızalıkla İkrar verip sevgi bağı ile bağlanıp "Yetmiş Üç" olmasını, yani "Bir"de buluşmasını arzu eder, öngörürüz...
bu buluşma rızalık üzerinden gerçekleşebilir, cümlesi hakk olan her bir renk "olduğu gibi" kabullenilir, saygı görür.
"Yol Bakidir", temel algı ve esasları değişmez...
Kainat "O"nun aynası/yansısı, insan kainatın aynasıdır/yansısıdır. kendisinden doğan Dört Unsur/Çar Anasır, Rızalıkla ve Aşk/Sevgi bağı ile bağlanmış, İkrar vermişlerdir ki "kendisinden kendisinedir".
işte Rızalık ile İkrar verip biribirine Aşk/sevgi ile bağlanmak İnsanın da yükümlülüğüdür...
insan bedeninde doğmak insan olmak için yeterli değildir..
İnsanın bedeni ya Hakk'a ya da Şeytana/kötülüğe mekan olur...
İyilik ve kötülük "iki ayrı yol'dur" ve İnsanda gerçekleşebilirler...
işte Alevilik "İyilik Yol'u dur...
Alevinin "Süreği/Yolu İkrar İman" üzerinedir...

Alevinin günümüz sorunlarına da "Kendi Cevabı" vardır... süreğimiz Hakk'ın Emri Rızası üzerinedir, bu hiç değişmez...

İnsan Adem ile Havvada sembolize edildiği üzere "nefsine" uydu, cennetten kovuldu...
bu tespit çok şey içermektedir.
düşünelim; cümle gasp, cinayet, katliam, her türlü tecavüz "nefsten" doğup gelmez mi? Nefse yenik düşüldüpğü için gerçekleşmez mi tüm bunlar? Yezit İmam Hüseyin'i "nefsine" uyduğu için şehid etmedimi? Ehli Beyt bu yüzden nesilden nesile zulüm görmedimi?
canlar, bir zalim vardır, bir de mazlum...
tarih sayısız kerbela vakalarıyla doludur... Nefs/kötülük süreği "Erktir, hiyerarşidir, iktidardır".. cümle kötülüklerin nedenidir...
işte nefsine, kin, kibir, hırsa yenik düşenler "İkrarsızlardır"...
işte Yol'umuz İkrarlı bir yaşam biçimine karşılık düşer, Aşk üzerine işler...

Alevilik bir Yol'dur....
bütün insanlığadır..
Hakk Bir, Hakikat Bir'dir...

nefsine yenilen bu Yol'u ne anlayabilir, ne de sürebilir... işte aleviler bin yıllardır elde kılıç dağ dağ, vadi vadi kovalanmakta, katledilmektedir.. ve her defasında kılıflar hazırdır...
şimdi ise korkunç bir asimilasyon süreci işlemektedir. işte bu asimilasyon bizi farklı algılara; daha doğrusu "nefs süreklerinin" içerisine çekmektedir...
yani gerçekte "Talp Yol'u" terk edilmekte, hakikatlere yüz çevrilmektedir.

işte bu yüzden "Alevi Aklı ve Vicdanı" unutulmamalıdır diyoruz...

bu akıl ve Vicdandan koparak alevi kalınamaz... Alevilik Hakikat Yolu'dur. İkrarsızlar tarafından sürekli hedef alnmış, alınmaktadır.

Alevi, ulusal soruna, ekolojik sorunlara, hakça bölüşüm sorununa, özcesi tüm sosyoekonomik politik sorunlara kendi düşünsel sistemi üzerinden bakar, cevaplar verir..
Alevi düşünsel/toplumsal formasyonu aşılabilmiş değildir. bazıları cinlik yapıp tarihte kaldığını iddia edebilirler, kanmamalıyız. çünkü tüm çağlarda soru ve sorunlar aynıdır... sadece sözkonusu çağın kavramlarıyla ifade edilirler.
Hakikat her çağda aynıdır....

bir de hakikati esas alan her sürek aynı Yol'a çıkar.. hangi dilde söylenirse söylensin, içeriği aynı kapsamda ise hangi kavramlarla olursa olsun...

Alevilik bir Işıktır ve karanlığı aydınlatmaktadır. ciddi darbeler almış olsa da hala önemli bir kitlesi vardır. bu yüzden her kes tarafından kendi tabanı haline getirilmeye çalışılmaktadır.
ben yaşamın her alanında kendi gerçeğimizle "bileşen" olarak yer almamız gerektiğini düşünüyorum. Yol'un esasları da bunu gerektirir diyorum.
tüm bu paylaşımlarımdan sonra gelelim şu İttihatçılar sorununa... zira bu ideoloji kendini halkımıza dayatmaktadır. kendi tarihsel yapılanmamız, örgütlülüğümüz işlemez hale sokulduğundan rahat bir "av" haline düşmekte insanımız.
bu gün kendini "Laik demokratik" bir sistem olarak lanse eden bu gelenek öncelikle bir "nefs" süreğidir. çünkü ırkçı bir sistematiktir. osmanlının ardılı, mirasçısıdır. onun sünni ideolojisine "ırkçı bir milliyetçiliği" eklemiş, sentezlemiş daha katı, tek tipçi bir anlayışa ve yapılanmaya yol açmıştır.
makinaya dayanan bir üretim çağı imparatorluklara son vermiş ulusal devletler sürecine yol açmıştır. osmanlı da diğer imparatorluklar gibi aşılan bir çağın kalıntısı olarak tarihe karışmıştır.
bu süreçte zapt u rapt altına alınan halklar bir bir kopup gitmiş bağımsızlığını ilan etmiştir.
şimdi milliyetçi kirlenmeye uğrayan kimi alevi kökenli insanlarımızda milliyetçi koroya katılıp "vah vah her taraf bizimdi ihanet edip gittiler" demektedirler.
canlar; öncelikle devlet aygıtının kendisi(dikkat edelim şu veya bu halkın devleti değil, bir erk yapılanması olarak devlet) bir "Nefs" yapılanmasıdır, zulümata ait bir yapılanmadır... bin yıllardır insanlığa zulüm getiren bir sistemdir..
ve canlar; Alevi sistematiğinde "Devlet" denen erk kurumuna yer yoktur...
bu anlamda "Kırkların Ceminin" içeriğine dikkat edelim... orada "erk, hiyerarşi, vb. sıfatlar yoktur"...
bu durum bir toplumsal sistem önerisidir aynı zamanda... yani alevi Yolu'nun öngördüğü bir yaşam biçimi...
hatırlayalım, Rızalık Şehri...
alevi sistematiği özgürlükçü ekolojik bir sistemdir...

Nefs süreklerinin yol açtığı her türlü şiddet, her türlü zorbalık, tahakküm, her türlü erk/iktidar bu Yol'da yer bulamaz.

durup düşünmek, kendimizi yeniden tarif etmek; daha doğrusu yeniden tanımak, tanımlamak zorundayız...

evet osmanlı elde kılıç kovaladı durdu, kıyım üstüne kıyım yaptı, iftiralar attı. çünkü her "erk/İktidar" zapt u rapt için vardır, icat edilmiştir. öncesinde selçuklu, öncesinde abbasi, öncesinde emevi.... alır gider ki alevinin tarihsel serüveni çok daha uzundur.

gün geldi osmanlı dağılmayla karşı karşıya kaldı.
o osmanlının kadroları ve paşaları bir dizi gelişmeden sonra yeni bir yapılanmaya gittiler. bu süreç ittihat ve Terakki üzerinden gelişti... imparatorluktan kopan koptu, kalanlar ise bir bir yok edildi... antik dönemlerden beri bu topraklarda yaşayan halklar tarihten silindi... tabi belirtelim bu süreç İkrarsız süreklerin dünyanın geniş bir coğrafyası üzerinde gerçekleştirdikleri gasp, tahakküm pratikleriyle de ilgilidir. sadece osmanlı coğrafyası ile sınırlı değildir.
İttihatçıların avrupalı faşit ideolojilerden öğrenip aldıkları milliyetçi ideoloji en katı şekliyle gerçekleştirildi.
anadolu'da cumhuriyete giden süreç, ittihatçıların arta kalan kadroları ve düşünsel mirasları üzerinden gerçekleşti.
İttihatçılar günümüzde olduğu gibi o dönemde de aleviler arasında da destek bulmaya örgütlenmeye çalıştı. şimdi bu sürecin günah ve sevapları paylaşımımızın sınırlarını çok aşar. fakat hatırlayalım; Alman faşizmiyle işbirliği yapıp osmanlıyıda savaşın içine çektiler. milyonlarca anadolu ve rakip cenahtan insanların yaşamına mal oldular. anadolunu bir çok halkını tarihten sildiler.
onların mirasçıları ise alevileri yok saydı, yer yer katliam yaptılar. öngörülen asimilasyon politikaları gereği Aleviler de bu asimilasyon sürecine tabi tutuldular. tüm dergahlar kapatılırken sunni ideoloji devletin ideolojisi olarak bir kez daha hakim kılındı.
alevilere Yol'un öğretisi yerine İttihatçı ideoloji benimsetilmeye çalışıldı. bu konuda ciddimesafe aldıklarınıda teslim etmek gerekir.
bu gün içinde ısrarla alevi halk arasında örgütlenmekte, bunu sağlama almak içinde zaman zaman kendi örgütledikleri faşist şeriatçı katilleri üstümüze salmakta, sonra da "bakın ya biz ya bunlar" denilmektedir..

peki Dersim meselesi nedir?

işte bu bütünlük içerisinde ele almak gerekir. öncelikle alevi halkın yoğunlaştığı, ocakların büyük bölümünün barındığı bir coğrafyaydı. artı olarak Kürt alevi ağırlıklı bir nüfusa sahipti. anadolu, ortadoğunun diğer ülkelerinde olduğu gibi Dersim de alevi kimliği nedeniyle sayısız sefere maruz kalmış, sayısız insan katledilmişti.
belleğini yoklayan her alevi bunu kendi yerel tarihinden de rahatça tespit edebilir.
bu yönüyle dersim Selçuklu ve Osmanlıyla barışık yaşayamadı. sert bir coğrafyaya sahip olması kendini korumasına yardımcı olmaktaydı. düzenlenen seferler can alsada kesin sonuç alamamaktaydı.
imparatorluk dağılınca Dersim esasta tarihten gelen özerk konumunu korumak istedi. zira karşısındakiler Osmanlının paşalarıydı ve ortak iyi anılara sahip değildiler. Dersim, osmanlı sonrası anadoluda ki gelişmeleri esasta kendi dışında ki bir güç içerisinde meydana gelen gelişmeler olarak görmüştür.
bu arada tüm farklı renkleri yok eden devlet boş durmamış, artık günlük basına dahi yansıyan hazırlıkları yapmış, donanma 44 kardeşin çarpıttığı gibi "toprak reformu" gerekçesiyle değil, bölgede türk etnisitesinden ve sunni müslüman olmayan toplulukların dağıtılması için "iskan kanunu" sonrasında "TUNCELİ KANUNU" gibi bir çok yasal altyapı hazırlanmıştır.
bu arada Dersimden kimi insanlar vekil olarak meclise çağrılmıştır(hasan hayri, diyap ağa gibi) dersimde ise tamamen askeri bir müdaheleye zemin için yollar, köprüler, karakollar inşa edilmiştir.
bu girişimler okul ve diğer hizmetler için diye propaganda edilmiştir.
bu arada bir gönderme yapayım; mustafa kemal sivastan erzuruma geçerken suikast olacağı duyumu üzerine Dersimliler bir gurup silahlı adamla mustafa kemalin güvenliğini sağlar, suikastin önüne geçmeye çalışırlar. bu girişim ise sonraki yıllarda mustafa kemal tarafından dersimlilerin kendisine suikast girişimi olarak yansıtılır. okuduğum kaynağı bulursam paylaşırım.
hasan hayri tasfiye edilir, darağacına gönderilir. diyap ağanınsa adı dahi yoktu, son yıllarda ideolojik tutunma amacıyla birden ismi hatırlandı, cumhuriyet sürecine katkısı dillendirildi ve bir de ilk okula sanırım adı verildi...


Dersim, yüzyıllardır süren kuşatma altında korkunç bir yoksullukla boğuşmakta, sınırlı imkanlar iç çatışmalara yol açmaktadır. bu çatışmalar osmanlıda olduğu gibi cumhuriyet döneminde de ya derinleştirilmekte, teşvik edilmekte bazende doğrudan yaratılmaktadır.

Dersim Koçgiri sürecinde de gördüğü gibi ittihatçıların niyetini sezmektedir aslında. ekleyelim ulusal fikirler Dersimlilerin okumuşları içinde de yankı bulmuş, cumhuriyetten tarihte olduğu gibi özerk bir yapı talep etmişlerdir.
öyle ingiliz teşviki, fransız teşviki gibi zırvalaraı da atın çöp sepetine canlar. ne ingilizi ne fransızı?
Dersim çepeçevre kuşatılır, büyük ordular sevk edilir, bombardıman uçakları harekete geçirilir ve dizginsiz bir katliam yaşanır.en son "Zini" geçidi örneği kamuoyuna yansıdı ki nasıl gerçekleştiğini izleme olanağı bulmuşsunuzdur. evden tarladan al ve katlet.
bu arada; Dersim talepleri olmakla beraber bir uzlaşma çabasına girmiştir. silahları elde ki balta ve bıçaklara kadar teslim etmiştir. tereddütler varsa da yüzde yüz gönüllü bir buluşma değlse de uzlaşma arayışı kesinlikle vardır.
mesela donanma 44 ün zikrettiği haydaran aşireti silahlarını nazımiyede teslim etmiş, paşalar kardeşlikten, yeni devletten dem vurmuştur. sadece on iki silahları kaldığını bunu da kimi iç husumetlere karşı geçici olarak elde tuttuklarını belirtmişlerdir.
fakat gelen yüzyılların hıncı ve yezidin fendiyle gelmiştir. uçaklar bombardıman eder, köylerinden kaçma gereği duymayan köylüler topluca nehir ve uçurum başlarında çoğu zaman süngü ile katledilir. dağ taş insan cesetleriyle dolar ve akbabalara yem olur.
bunlar masal değil canlar...
ingiliz fransız mı? silah mı? elde beş on mavzerle sarp kaylıklara vadilere sığınan insanlar kendilerini korumaya çalışır. o gün çatışmalarda ordu birliklerinden arta kalan kurşun ve tüfeklerle diğer gün gelişen kara ve hava saldırıları gögüslenmeye çalışılır.
zehirli gazlara karşı ise yapacak bir şeyleri yoktur..
insanlar evlere doldurulup diri dir yakılır, hayvanlar gibi kafaları kesilerek boğazlanır. tecavüzler yaşanır. sulara uçurumlara atar kendini kadınlar..
hangi biri anlatılabilir ki?

karakol baskınları denmiş, halka karşı yaşanan tecavüzlerden sonra aşiretler toplanır, direnme kararı alır. ama iş işten geçmiştir.
nuri dersimi dışarı kaçar o basında dış bağlantı diye lanse edilen mektupları yazar. zira bütün halkı katledilmektedir. bir umut dersim halkının sesini dünyaya duyurmaya, katliamı durdurmaya çalışır, nafile...

her mazlum katliamında şaki, eşkiya, ana bacı tanımaz, hırsız vs. denmedi mi? Dersim osmanlı paşalarına biat vermek zorunda değildi. fakat kendince tarih boyunca sergilediği direnişi aynı birlik ve beraberlikle o dönem gösteremedi. sonuç ise vahim..



canlardan biri de "Alikulu" demiş kendine ama katliamcıların masallarını tekrarlamış. "Alikulu" olmak öyle kolay değildir can. Hakk' ve Hakikata ikrar vermek gerekir. nefs süreğine biat verip Alevi olarak kalamazsınız.


bizim rehberimiz "İnsanı kamildir"... postallara, apoletlere biat verenlerin yolu açık olsun.

evet Pir ikidir, Piri kamil, Piri cahil...

aşkı niyazlarımla...
Sponsor Reklamlar

Alevi ve Pir Mehmet bunu beğendiler.

Konu munzuro tarafından (23.11.11 Saat 14:34 ) değiştirilmiştir.
munzuro isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #29
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.111
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


pirimali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yas orucunu yalnızca 10 Kasım 2011 de değil her yıl 10 Kasım da yerine getirmekteyiz. Yani her yıl 10 Kasım da oruç tutuyoruz. Bu yıl gerçekleştirilmiş bir olay değil bu nedenle reklamla da alakası yoktur.
Bizim tuttuğumuz oruç Atatürk'e olan saygımız, sevgimiz, özlemimiz ve vefa borcumuzdur. O'nu yad ediyoruz, özlemle anıyoruz...Alevilerle alakası yok, nasıl ki Alevilerin Piri İmam Üseyin için oruç tutuyor isek Atatürk için de bu nedenle oruç tutuyoruz. Her Aleviye oruç tutulur mu?

İmam Hüseyin ile Atatürk'ü mü bir tutuyorsunuz. Biri Dersim'de Ehlibeyt'in kamilliğini, güzelliğini ve soyunu alan seyitlerimizi ve onların taliplerini katlediyor. Öteki Hakk Yolu için Yezid'e sırrını vermektense serini veriyor. Hiç bu ikisi bir tutulur mu?
Sponsor Reklamlar

munzuro bunu beğendi.
__________________
İmam-ı Cafer-i Sadık buyurmuştur ki, “Pir ikidir. Piri kamil piri cahil. Piri kamil odur ki, Evladı Resul’den ola. Evladı Resul’den olmakla da olmaz. Çünkü; Evladı Resul’ün bütün güzelliğini, bilgeliğini, turaplığını, sevgisini ve hoş görüsünü üstünde taşıyan o kişi piri kamildir.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.11.11   #30
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.111
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Aleviler Atatürk için yas orucu tutacaklar


Atatürk ve Dersim Katliamını http://www.piryolu.com/forum/alevili...html#post21102 bu link içinde başlıktaki belge ve gelişmeleri okuyarak bu konunun altına yorumlayalım.
Sponsor Reklamlar

__________________
İmam-ı Cafer-i Sadık buyurmuştur ki, “Pir ikidir. Piri kamil piri cahil. Piri kamil odur ki, Evladı Resul’den ola. Evladı Resul’den olmakla da olmaz. Çünkü; Evladı Resul’ün bütün güzelliğini, bilgeliğini, turaplığını, sevgisini ve hoş görüsünü üstünde taşıyan o kişi piri kamildir.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk için robot-heykel yapıyorlar Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 4 18.11.11 18:05
muharrem orucu nedir? 12 imam orucu nedir? Bu orucu tutmak farz mıdır? hasan 12 İmam Yas Orucu 4 08.11.11 03:44
Aleviler için siyasete girdi aSi_YaReN Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 3 15.04.11 20:33
aleviler için önemli günler gezgin1881 Alevi Kültürü 0 04.02.10 23:43
Atatürk için önemli olaylar UYSAL VE ASİ Mustafa Kemal ATATÜRK 5 12.12.09 12:49






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2