Sponsor Reklamlar


 
Seçenekler
Alt 10.09.09   #1
omergul
omergul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 122
Rep Puani : 10
Standart Tunceli’de Heykeli dikilen efsane deli Sevuşan


Heykeli dikilen efsane deli Sevuşan

Adı Hüseyin Tatar. Seyid olduğu, yani Hz. Ali ile Hz.Fatma’nın oğlu Hz. Hüseyin’in, yani Hz. Muhammed’in soyundan olduğusöyleniyor.
Tiyatrocu ve sinemacı Ali Sürmeli aylar önce, “Bir deli varmışTunceli’de. Adı Sevuşen. Halk onu o kadar çok seviyormuş ki, ölümündensonra heykelini dikmişler” diye anlattı. Tunceli’ye gidip Sevuşen’inhikayesini araştırarak sinemaya aktarmayı planlıyordu. Bunu Tunceliliarkadaşım Hasan Aral’a aktarınca, hikaye daha da ilginçleşti. ÇünküAral’ın rahmetli annesi çok saygı duyarmış Sevuşen’e. “Oğul unutma, kimdelidir, kim veli, belli değildir” dermiş.
Araştırınca ortaya çıktı: Sevuşen’in ölümü derin bir boşlukyaratmıştı Tunceli’de. Halk onun yerine yeni bir deli arayışındaydı.

Birkısmı Baba Bertal adlı şahsın Sevuşen’in yerine geçmesinin uygunolacağını düşünüyor, bir bölümü ise, “Bertal çok yaşlandı. Tunceli’ningenç ve dinamik bir deliye ihtiyacı var” diye Deli İbo namlı kişinin bupostekiye oturması gerektiğini iddia ediyordu. Sonunda Baba Bertal’intahta geçmesine, Deli İbo’nun da veliaht olmasına karar verilmişti.
Bütün bunlar bize tuhaf gelebilir ama Sarı Saltuk, Düzgün Baba veMunzur Baba gibi velilerin ocağı olan Tunceli’de deliler mukaddessayılıyor. Çünkü onların, dünyayla ilişkisini kesmiş, mal, mülk,iktidar arzusunu aşmış olduklarına inanılıyor. Bu biraz da Aleviinancında yer alan bir felsefe. Örneğin Hacı Bektaşı Veli, çocuklarınve illa ki delilerin korunması gerektiğini söylüyor. Bu inanışlar, eskişaman ve pagan geleneğinden evrilerek Alevi kültürü içine yerleşmiş.Bölgede binlerce yıl hakim olan Zerdüşt dininde de benzer bir inanışbulunuyor. Tunceli’de yeni jenerasyon delilerle ilgili gelişmeleriöğrenince, bu kente gittik. Palavra Meydanı’nda, Tunceli milletvekiliKamer Genç’in de yapımına katkıda bulunduğu Sevuşen heykelini gördük,onun tahtına çıkmış olan Baba Bertal ve veliahtı Deli İbo ile görüştük.Ve sonunda, eğer bir gün dellenirsek kesinlikle gelip Tunceli’yeyerleşmeye karar verdik…
HEYKELİ DİKİLEN EFSANE DELİ SEVUŞAN
Adı Hüseyin Tatar. Seyid olduğu, yani Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın oğluHz. Hüseyin’in, yani Hz. Muhammed’in soyundan olduğu söyleniyor. Buyüzden halk arasında önceleri Seyid Hüseyin veya Seyid Vuşeyn diyeçağrılıyor. Bu nam daha sonra kısaltıla kısaltıla Sevuşen’e kadargeliyor. 1930 doğumlu. Mazgirt’in Aktuluk köyüne bağlı Beydamımezrasında doğmuş. 1938 Dersim isyanında köyü bombalanmış. Bombalardanbiri evine isabet etmiş. Çok korkan Hüseyin yıllarca, çok dardakalmadıkça kapalı bir yerde yatamamış. 1950’lerin ortasına kadarköyünde yaşamış. Askerlik dönüşü eşinin bir başkasıyla birlikteolduğunu öğrenince köyü terk edip kendini yollara vurmuş. Sakin, sessizbir tabiata sahipmiş. Üstüne çok gelinmediği sürece sesini çıkarmaz,kimseden yemek istemezmiş.
Genç bir kadın hastalanmış. Ankara’ya İstanbul’a götürmüşler,doktorlar, “yatağında ölsün” demiş. Dönmüşler Tunceli’ye. Yağmurlu birgün, sobada çay demlemişler. Hastanın başındaki beş kişi altı bardakçay koymuş. “Biri çayını bitirince altıncı çayı da içer artık”demişler. O sırada kapı çalınmış. Sağanağın altında sırılsıklam olmuşSevuşen, tas gibi tuttuğu avuçları suyla dolu, içeri girmiş ve elindekisuyu hastanın başından aşağı dökmüş, “dermanın yağmurla geldi,iyileşeceksin” demiş. Sonra oturmuş sedire ve “benim için çaykoymuşsunuz” diyerek sobanın yanındaki altıncı bardağı alıp içmiş,çıkmış gitmiş. Ertesi gün genç kadın, herkes uyurken kalkmış veçocuğunu emzirmeye başlamış…
O DA SENİ SEVİYOR TUNCELİ’DE BEKLİYOR
Gencin biri bir kıza aşıkmış. Ama birkaç ay sonra kızın ailesiAlmanya’dan gelip kızlarını alıp götürmüş Almanya’ya. Genç de kendinidağlara bayırlara vurmuş. Bir gün Munzur’un üstündeki asma köprülerdenbirinde canına kıymayı düşünürken omuzunda bir el hissetmiş. Bakmış kiSevuşen yanında. “O da seni seviyor, Tunceli’de bekliyor” demiş. Gençadam koşa koşa şehre gelmiş, gerçekten de sevdiği kızın döndüğünüöğrenmiş. Bir sene sonra evlenip Almanya’nın yolunu tutmuşlar. Geçenyaz, Munzur Festivali sırasında 28 ve 23 yaşında olan iki çocuklarıylaTunceli’ye gelip Sevuşen’in mezarını ziyaret etmişler.
Aynı yıllarda çok çetin bir kış geçirmekteymiş Dersim diyarı.Sevuşen’e demişler ki, “Baba bu gece kar geliyor. Gel bir damın altındayat.” “Ben sokakların misafiriyim” diyerek kabul etmemiş. AmaTuncelililer, allem edip kallem edip bir damın altına yatırmışlar.Yanına bir soba kurup üstüne de yün bir yorgan örtmüşler. SabahSevuşen’i yattığı yerde bulamamışlar. Bir de bakmışlar ki bahçedeüstüne paltosunu atmış uyuyor.
Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, annesinin şahit olduğubu olayı şöyle anlatıyor: “Ben böyle şeylere inanmam. Ama anam kendigözleriyle görmüş. Şehrin dört bir yanı karla örtülüymüş. Bir tek onunyattığı yer kupkuruymuş…”
Daha neler neler…

12 EYLÜL DARBESİNİ 1938 SÜRGÜNÜ SANDI
Sevuşen bir sabah uyanmış ki şehirde in cin top oynuyor. EmniyetMüdürlüğü’nün önüne gidip eline geçirdiği taşları savurmaya başlamış.Bir yandan da, “Ne yaptınız milletime, 38 geri mi geldi” diyebağırıyormuş. Polisler çıkıp, sokağa çıkma yasağı konulduğunusöylemişler. İnanmamış. Alıp yanlarına tek tek kapıları çaldırmışlar.Her kapı açıldığında, “Haaa Haydar buradasın. Fatma da evinde. Bebelernerde? Haaa onlar da burada” diyerek rahatlamış. Sonra oturmuş PalavraMeydanı’na ve “Bir çift gögerçin (güvercin) havalansa / Yanık yanıkkoksa karanfil” diye bir türkü tutturmuş.
1994’te öldüğünde, cenazesine 27 bin nüfuslu Tunceli’de 10 bindenfazla kişinin katıldığı söyleniyor. Onu çok seven hemşerileri, PalavraMeydanı’nın bitişiğindeki küçük alana bir heykelini dikmiş.

HEYKELİNİ YAPTIRAN KAMER GENÇ:
TUNCELİ’NİN SEMBOLÜ DELİ DEĞİL ERMİŞ
Tuncelililer, eski hükümet meydanına kendi aralarında PalavraMeydanı diyorlar. Sevuşen’in heykeli bu meydana açılan küçük biralanda. 1995’te yapılan heykelin masrafını Tunceli Milletvekili KamerGenç karşıladı. Heykelin yanındaki çeşme mumlarla dolu. İnsanlar, mumdikerek dilekte bulunuyor. Kamer Genç, şunları söylüyor: “SevuşenTunceli’nin sembollerindendir. Deli değil ermiştir. Manisa Tarzanıgibidir. İnsanları ve tüm mahlukatı seven bir adamdı.”
HERKES MEZAR BAŞINDA DİLEK TUTUYOR
Savuşen’in kentin dışında asri mezarlıktaki mezarı ziyaret yeri.Mezarın yanı başına, 14-15. yüzyıllarda hüküm sürmüş Akkoyunlumedeniyetinden kalma bir koyun heykeli getirilip konulmuş. Kabir,perşembe günleri ziyaret ediliyor. Mezarın taşı yakılan mumlardandolayı kararmış. Mezar taşını üç kez öpüp aynı yere başlarını koyanziyaretçiler, Sevuşen’in ölüsünün de bir kerameti olduğuna inanıyor.
BUGÜNÜN DELİSİ BABA BERTAL
Sevuşen’in ölümünden sonra uzun süre derin bir sessizlik yaşandıTunceli’de. Bir gün uzak bir köyden gelen kurşun sesleriyle bozuldu buderin sessizlik ve Tunceli neşesini yeniden buldu.
Baba Bertal şimdi 75 yaşında. O da Sevuşen gibi seyid. Fakat onundeliliği sonradan olma değil, doğuştan. İki metreye yakın boyu veheybetli bıyıklarıyla ilk bakışta ürkütücü. Fakat yanına yaklaşıncaipek gibi yumuşak bir adam.
Şehrin etkili ailelerinden Kureyşan aşiretine mensup olduğundan,hali vakti yerinde sayılır. Yolda yürürken dükkan sahipleri bereketleriartsın diye koluna girip davet ediyorlar. Bazen milleti gülmekten kırıpgeçiriyor. Bir sinema oyuncusunun, bir kaymakamın ya da karakolkomutanının taklidini yapıyor. Türkçe’yi de, Zazaca’yı da kekeleyerekkonuşuyor. Cümlelerini nadiren tamamlıyor ama herkes onun ne demekistediğini çok iyi anlıyor.
Baba Bertal takım elbise ve kravatla geziyor. Ama köye gideceğizaman mekanın ruhuna uygun giysileri, şalvarı, uzun kollu bol gömleği,şal kuşağı ve yeleği tercih ediyor. On sene önce, işte böyle birkıyafetle, boşaltılmış olan Aktuluk köyüne doğru gidiyor. Farkındaolmadan askeri yasak bölgeye giriyor. Kontrol noktasındaki askerler,Baba Bertal’ı görünce şaşırıyor. Dur ihtarından sonra havaya ateşaçıyorlar.
Baba Bertal dönüp şöyle bir bakıyor ve köye doğru yürümeye devamediyor. “Yasak baba giremezsin” diye bağırıyorlar, dinlemiyor. Yenitayin olan genç üsteğmen geliyor, ateş emri veriyor. Askerler 40-50kurşun sıkıyorlar üzerine. Uzaktan Baba’nın şalvarının ve yeleğininisabet aldığı yerlerden havalandığını görüyorlar. Baba Bertal ormanadalarak ortadan kayboluyor. Komutan, Baba’nın cesedini çıkarmak içinarama emri veriyor. Fakat ne bir kan izine rastlanıyor ne de Baba’nıncesedine.
Akşam şehre dönen genç subay, olup bitenleri Tuncelili bürokratlaraanlatıyor. Onlar, “sen ne yaptın, o Allah’ın meczup bir kuludur,yazıktır, günahtır” diyor. Sabaha kadar uyuyamıyor komutan. Ertesi günyanına birkaç asker alıp Aktuluk köyüne gidiyor. Köyün meydanında BabaBertal’i görüyor. Hazret, bir kapının önünde bağdaş kurmuş, ağızlığatakılı sigarasını tellendiriyor. Üsteğmen yanına gidip elini öpüyor.Baba, şalvarındaki, yeleğindeki delikleri gösteriyor: “Arılar çıktıkovanlarından, vızzzz vızzzz vızzzz edip buraları deldi. Daşşağımıntorbasını da ısırıp gitti…” diyor gülerek. Tunceliler bu olaydan sonra,Baba Bertal’in kurşun geçirmez olduğuna inanıyor.
HENÜZ KERAMETİ OLMAYAN VELİAHT DELİ İBO
Deli İbo’ya, kaç yaşındasın diye sorduğumuzda önce bilmediğinisöylüyor. Sonra birden “37.5″ diyor. Neden? Çünkü birisi, onu BabaBertal ile karşılaştırıyor, “cüsse olarak sen onun yarısısın” diyor.Baba Bertal 75 yaşında. “Demek ki ben de 37.5 yaşındayım” diyor Deliİbo.
Gerçek adı İbrahim Barut. Henüz olağandışı bir kerametinerastlanmamış. Ama bir yeri ağrıyanlar gelip elini sancılı yerlerinedokunduruyorlar. Tuncelililer, İbo’nun kerametinden çok marifetinehayranlar. Deli İbo, paranın ve imanın kimde olduğu konusunda şaşmazbir sezgiye sahip. Tanısın tanımasın, kimde para varsa hemen yanınayaklaşıp önce elini sıkıyor ardından da avucuna 1 milyon YTL’lik demirparayı sıkıştırıyor. Karşısındaki bu parayı almamak için diretirseısrar ediyor. Sonra ansızın, “Büyüğünü versene” diyor. Bilenleranlıyor, tanımayanlar, neyin büyüğü, diye soruyorlar. “Sana verdiğimparanın” diye yanıtlıyor. Metal para verildiğinde kabul etmiyor. “Paranyoksa kalsın” diyor sakince. Artık ondan sonrası karşısındakinincömertliğine ve bütçesine kalmış. 5-10-20-50, Allah ne verdiyse kabulediyor İbo.
Kentin sırtlarında ablasının evinde kalan Deli İbo, gün boyuncatopladığı paraları günbatımından sonra dağıtmaya başlıyor. Yoksulevlerin kapısını çalıyor, ihtiyacı olanlara para veriyor. Kalanı dabozuk para haline getirip okulun yolunu tutuyor. Öğrencilere, “Albununla çorba iç, al simit ye, börek ye” diye dağıtıyor.
Haber: HÜRRİYET/Habercem
Sponsor Reklamlar

omergul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gezerim Deli Divane Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 21.11.11 09:19
Memleketde Deli eksik Olmaz Alevi Komik Anılar ve Olaylar 2 11.03.11 00:26
Devrimci Gençlik Köprüsü’nün Açılışı 1 Ekim’de DevrimChe Pir Yolu Haber Merkezi 1 22.09.10 16:41
Hacı bektaş-ı veli’de kur’an anlayışı profet Alevi Araştırmaları 0 13.02.10 15:42
Mevlana’nın dilinden hz. Ali (“na’at-ı ali”) Alevi Alevi Kültürü 1 05.09.09 01:48




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2