Sponsor Reklamlar


Alevilikte Tanrı İnacı

 Genel konular Katagorisinde ve  Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan  Alevilikte Tanrı İnacı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Alevi

 
Seçenekler
Alt 19.02.10   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 37
Mesajlar: 4.785
Rep Puani : 199
Standart Alevilikte Tanrı İnacı


Tarih boyunca insan, uzayın ve zamanın Sonsuzluğu, evrenin bilinmezlikleri, küçük ve büyük her yaradılış her olaydaki sonsuz bilmeceler karşısında derin bir şaşkınlığa düşmüştür.

Bu geçmişte olduğu gibi günümüz dünyasındada halen (bu bilim ve teknoloji çağında) aynı merakla devam etmektedir. İnsanoğlu kendini keşfettiğin den bu yana Evrendeki her şeyden farklı olduğunu da anlamıştır.

İnsan düşünebiliyordu, öğrenebiliyor, öğrendiklerini biriktirip bilgi haline getirebiliyor olayları anlayabiliyor ve açıklayabiliyor.

Böylece diğer insanlarla ve kendi kendisiyle iletişim kurabiliyordu.

Bununla beraber kendi iradesiyle kendini yönlendirebiliyor, çevresine karşı belirli bir güç ve kudret sağlıyordu. En önemlisi İnsan yaratıcıydı ve Aklını kullanıp doğayı istediği biçimde yeniden yaratabiliyordu.

En ilkel İnsan bile tüm varlıklardan daha farklı ve daha üstün yaradılışta olduğunu anladı.

İnsanlık tarihi süreç içinde önce doğanın ve dünyaya hükmetme serüveni içinde önce doğanın çeşitli güçleri ve olayları karşısındaki güçlülüğünden dolayı bu doğa güçlerine boyun eğme ve gazabından korunmak için saygı duyma ve Secde edip tapınma ile bu doğa güçlerine alağan üstü güçler atfetmiştir.

Bu doğa üstü kuvvet ve güçlere ittiat ettiğinde onları kızdırmadığında rahat yaşayacağını düşünmüştür. Bu nedenle bu güçlerle giderek kurbanlar vermek, adaklar adamak, törenler düzenlemek gibi yöntemlerle maddi dünyasına düşüncesi oranında manevi anlamlar ve roller biçmiştir ve tanımlamalar yatmıştır.

İnançlar bu insanlık mücadelesi içinde ortaya çıkmış ve iki yönlü glişmiştir.
Bir, korku ve dehşet saçan, insanları cezalandırdığına inanılan doğa üstü güçler Iki, Sevgiye – Saygıya dayalı ve insana yardım ve bereket verdiğine inanılan doğa üstü güçler.

İnsan anlam veremediği ve karşısın da güçsüz kaldığı şeyler karşısında, bir neden aramış ve manevi yaşam bu arayıştan çıkmıştır.

Bunu iyi ve kötü ruhlar olarak tanımlamıştır.

Bu doğa güçleri bazen bir hayvan olmuştur, bazen bir nehir taşması,
Yüksek bir Dağ, bazen Güneş, bazen Ay veya yıldızlar...

İnsanlar zaman içinde bu doğa güçlerini tanıdıkça sırlarını çözdükçe ve onların yarattığı problemleri çözdükçe onlara tapınmaktanda vazgeçmişlerdir (Totew, Animizm, inançları gibi)

Giderek İnsan oğlunun yer yüzündeki güçler olarak düşündüğü tanrısal güç daha bilinmezliklere ve yer yüzünden göklere doğru çıkarılmış ve bu İnsanlık tarihinin toplumsal ve Sosyolojik gelişmesi içinde ilkel İnsandan giderek köleci-Feodal ve günümüz sürecine kadar gelmiştir.

İnsanın doğa güçleri dışında biri biriyle başlayan çıkar ve üstünlük (sömürü) mücadelesi her topluluk, kabile ve halkın kendilerini koruyacağına inandıkları tanrılar yarattıklarını onlardan yardım ve koruma dilediklerini görüyoruz, tahki kralların, komutanların tanrıların yeryüzündeki temsilcileri olduğunu söylemesine kadar.

Bu dönemde artık insanlar tanrılar adına insanlara zulmetme, ceza veya koruma getirmeye başlamışlardır.

Nüfuz ve yetkilerine biat etmelerini, koydukları kurallara uymalarını, uymayanları şiddet ve vahşetle cezalandırmışlardır.

Tabiki bu dönem tamamen insnoğlunun çıkar ve sömürü mücadelesi
(yani sınıflı toplumlar) dönemidir.

Tanrının yer yüzündeki temsilcileri ilk ortaya çıkışlarında zulüm ve vahşet düzeyine varan düzene ve yönetimlere karşı yani ne insani bir yaşam vaad eden Sloganlar ne vaatlerle görüşlerini yaymışlardır.

Ancak ikdidara geldikten sonra giderek egemenlerin çıkarlarına uygun şekilde düzenlemeler yapılmıştır.

Başlangıçta insanlar için ilerici (kurtarıcı, adeletçi ve insani) bir nitelik taşıyan inançlar daha sonraları vahşet düzeyine varan baskı ve sömürü aracı durumuna dönüşüyorlardı.

İnsanlığın yaşam serüveni içinde doğa İnançları, Totemcilik, (Totemizmin ana düşüncesi Totem, mana ve Tabu”dur)

Animizm (doğada İnsan ruhuna benzeyen ruhlar bulunduğu inancına dayalıdır)

Rur inancıdır. Ruh birçok dilde soluk veya nefes Sözcüğünden türemiştir.

İlkel insana göre Can yada Ruh tene sıkı sıkıya bağlıdır.

Ancak beden ölmadende Can bedeni kısa bir süre için terk edebilir.

Yaşamın özü Can yada ruhtur. Ruh dönmemek üzere bedenden ayrıldımı ölüm meydana gelir. Büyücülük Animizmden sonra ortaya çıkmıştır. Nerede Animizm varsa orada Büyücülük dolayısı ile Muska, Nazarlık, tılsım gibi nesneler insanı doğa üstü güçlerden korurlar.

Totemizm gibi Animizm de İnsan kültürüne önemli katkılar sunmuştur. Bütün güzel sanatların kökeninde Animizm vardır. Türküler ve danslar kökenlerinde büyücülük yöntemleridir.

Animist büyücüler ilk Din adamları oldular.

Totenizm ve Animizm çok tanrılı dinlere basamak oluşturmuşlardır.

Çok tanrılı Din inançlara geçiş Zerdüşt Peygamberin inancı felsefesi ve öğretisi ile olmuştur Mazda inancından (Zerdüşt öğretisi), nrası Musa Peygamberin Yahudilik inancı (kitabı Tevrat),İsa Peygamberin Hırıstiyanlık inancı (kitabı İncil). Muhammed Peygamberin İslam-Müslümanlık (kitabı Kur”an-i Kerim), otaya çıkanlardır. Kuşkuzus tüm bu dinler, İnançlar ve felsefeler insanlık tarihinin toplumsal, Sosyal ve Sınıfsal yaşamının kültürel evriminin zincirinin halkalarıdırlar ve biri birini üreten ve devamı durumun da dırlar. Her yeni inanç ve bir öncekinin temelleri üzerine ortaya çıkar, ancak onun karşıtı, alternatifi ve onu aşan bir yenilenme ile yani bir başlangıç olarak ortaya çıkar ve kendi sistemini kurallarını ve nüfüzunu zamanla geliştirir, oturtur ve kabul ettirir.

Daha öncede söylediğimiz gibi insanlık Tarihi iyi ve kötünün, Aydınlık ve karanlığın mazlumun ve zalim, zayıfın ve güçlünün, Açların ve Tokların, Fakirlerin ve Zalimlerin yani zıtların birliğinin mücadelesi dir.

Elbette düşünce geliştikçe bu mücadelede daha keskinleşmiştir ve halen devam etmektedir.

Dinler ve inançlar tarihinde bu zıtların karşılıklı gelişme tarihindir. Heterodoks inançlar dedigimiz İnanç ve Felsefe, Zayıfların, Mazlumların, Adeletin, Eşitliğin savunucusu olmuşlardır.

Özellikle tek tanrılı inançlara geçiş olarak aldığımız Zerdüşt öğretisinden sonra bir yandan Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlık gibi

(kimi araştırmacılara göre Zerdüşt Davut Peygamberdir ve Zeburda Avesta dır)

Semavi dinler ortaya çıkıp tanrıyı göğe çıkarıp, Peygamber”leride onların yer yüzündeki temsilcileri olarak kabul ettirirken ve ilk dönemlerinden sonra egemen güçler tarafından resmi Din olarak kabul gördükten sonra Egemenlik çıkarlarına göre İnsanlara zulüm ve kölelik dayatan insanlara Tanrı adına her türlü Zulüm ve Vahşet, sömürüyü reva gören Kırall-Sultanların-halifelerin, Peygamberler adına dini temsil edip istedikleri gibi değişiklikler yaparak çıkarlarının, tahtlarının ve iktidarlarının hizmatine koymaları ve ono göre düzenleyip bu düzenlemeye uyun din adamları ve görevlilerini parayla ve çeşitli imkanlarla yanına alarak o dini toplumlara ve halklara karşı bir baskı aracı haline getirmelerine karşı çıkan ve o inançların insani-Adeletçi ve eşitlikçi öglerini öne çıkaran ve korkuyu değil sevgiyi ve bilgiyi rehber alan (esas alan) ve halkın –çıkarlarına göre davranan toplum ve halk liderleri, düşünenleri- kahramanlarıda tarihin her döneminde var olmuşlardır ve bu dönemdede olmuşlardır .

Özellikle Zerdüş inancının yol ayrımın bu kesimin inançları ve felsefesi olarak Mani inancı, Buda inancı, Babeki, Hurrem İmaili, Karmeti, Vefai, Babai, Surh-ser, Kızılbaş Rafızi, Ahle Haq, Kakai, Ali İlahi, Alevi –Bektaşi olarak anılmışlardır. Bu inanç ve felsefelere Heteredoks inançlar denmektedir.

Tüm bu Heteredoks İnançların felsefelerinin temel ortak yani İnsani inancın Merkezine koyan ve Kamil İnsan esprisine dayanan ve akılı, bilgiyi ilimi rehber alan, paylaşıma eşitlikçi, Adeletçi özellikleri ile sosyal adelet ve insanın özgürleşmesini savunan fikir ve ilkelere Sahip olmalarıdır.

Aleviliğin Tanrı anlayışı işte bu espiri için de ortaya çıkmaktadır.

Tanrıyı insanda gören bir İnanç sistemidir.

Bunu yüzlerce yol ulusu-ozanı ve felsefecisinin Şiir ve yanlarında net olarak görmekteyiz.

Onun için İnsan en kutsal varlıktır çünkü düşünebilen tek varlıktır.

Ancak iyi ve kötüde İnsanın eseridir çünkü “yapanda yaratanda İnsan oğlu İnsandır” sözünde olduğu doğanın olayları dışındaki tüm iyi ve kötü şeyler onun eseridir.

İnsanoğlu doğayı her gün biraz daha kontrolü altına almaktadır.

Aleve inancı İnsanda iyi meziyetleri insani özellikleri esas alır ve sistemini buna göre oluşturmuştur.

Tanrıyı "mükemmel İnsan olarak”da söylemek mümkündür.

Hallac-ı Mansur ; “Ene”l Hak: Ben Hakkım derken Ş.Suhreverdi;” İnsan eksik bir Tanrı, Tanrı mükkemmel İnsandır.

Bir başka deyişle “ İnsanlar ölümlü Tanrılar; Tanrılar ölümsüz insanlardır” kısaca iyiyi düşünen, iyiyi söyleyen, iyiyi yapan Kamil İnsan (Kemalete eren, ermiş bilge İnsan) dır.

Kemalete ise ancak bilgi ile varılır. Bilgi ilim en değerli nasiptir.

Yunus Emre bu konuda şöyle der;
“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya bu nice olunmaktır”.

Hıcı Bektaşı Veli;
-“İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
-Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu” der .


Pir Sultan Abdal:
Sen Hakk-ı yabanda arama sakın
Kalbini pak eyle Hak sana yakın
İnsana hor bakma gözünü sakın
Cümlesin İnsanda bulduk erenler...

Kul Nesimi (17.Y.Y.) şöyle der;
Nesimi esrarı Fâş (açıklama) etme Sakın
Ne bilsin ham ervah likasın Hakk”ın
Hakk”ı bilmeyene Hak olmaz yakın
Bizim Hak katında elimiz vardır.

Kaygusuz Abdal şöyle der;
Hareret nâr”dadır sac”da değildir
Keramet baştadır, taç”da değildir
Her ne arar isen kandinden ara
Kudüs”te, Mekke”de, Hac”da değildir

Sakın ol kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin izinden çıkma
Eger İnsan isen ölmezsin korkma
Aşığı Kurt yemez, uc”da değildir.

Bu örnekleri yüzlerce ozandan ve nefeslerinden (Şiirlerinden) vermek mümkündür.

Alevi İnancının felsefik doktrini”ni ve kurallarını kutsanmasını bu Şiir”ler ve nefeslerle yapıldığını, yani bu Şiir”ler İnancın Ayetleri”dir. Bu yöntem ve tarz eski İnançlardan devir alınan bir mirastır.

Tanrı Alevi İnancında, bu Ayetler de izah edilmektedir.



ikincigundem.com alintidir
Sponsor Reklamlar

ayyil bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilikte Cem Alevi Cem İbadeti 5 12.12.12 19:13
Tanrı Parçacığı Bulundu Pir Mehmet Pir Yolu Haber Merkezi 3 29.10.12 13:04
Alevilikte sünnet ve kirvelik Alevi Alevi Kültürü 10 13.09.12 23:36
Alevilikte Cemevi Alevi Alevi'likte İbadet 0 21.01.10 18:00
Tanrı, bu kimin k(ayıbı)? sukru yildiz Şükrü Yıldız 0 16.11.09 10:07




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2