Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Hz.Ali (http://www.piryolu.com/forum/hzali.html)
-   -   hz .Ali nin kardeşi Akil in hz aliyi ziyareti (http://www.piryolu.com/forum/hzali/7725-hz-ali-nin-kardesi-akil-in-hz-aliyi-ziyareti.html)

kristal 03.03.14 18:29

hz .Ali nin kardeşi Akil in hz aliyi ziyareti
 
[B][SIZE="2"][COLOR="Black"]Hz.Ali´nin Kardeşi Akil´in Ziyareti Akil, kardeşi Emirül müminin Ali aleyhisselamın halifeliği zamanında misafir olarak, hazretin Kufe deki evine geldi. Ali (r.a.) büyük oğlu Hasan ibni Ali ye amcasına bir elbise hediye etmesini işaret etti. İmam Hasan (r.a.) kendi malından bir gömlek ve bir cübbeyi amcası Akil e hediye etti. Gece yaklaştı, hava sıcaktı Ali (r.a.) ve Akil Dar ül imare nin damına çıkmışlar konuşmakla meşguldüler. Akşam yemeği vakti geldi. Kendisini halifelik sarayında misafir olarak gören Akil, muhakkak renkli bir sofra beklemekteydi. Fakat beklediğinin aksine çok sade ve fakirane bir sofra getirildi. Şaşırarak yemeğin hepsi bu mu diye sordu.

Ali (r.a.):Yoksa bu Allah ın nimeti değil midir Ben Allah a çok şükür ediyorum.

Akil: İstediğimi bir an evvel söyleyip izin almam lazım, borçluyum ve borç altında kaldım. Emir ver de biran evvel borcumu versinler. Kardeşine ne kadar yardım etmek istiyorsan et de, evime döneyim.

- Ne kadar borçlusun

- Yüz bin dirhem.

- Oh! Yüz bin dirhem! Ne kadar çok! Üzgünüm kardeşim, borçlarını verecek kadar param yok. Fakat istersen sabret, hisselerin tediye zamanı yaklaşıyor, kendi payımı alıp, sana vereyim böylece eşitlik ve kardeşlik şartını, yerine getireyim. Eğer ailemin masrafları olmasaydı kendi payımın tümünü sana verir kendime bir şey bırakmazdım, dedi.

- Nasıl Hisselerin tediye zamanı gelinceye kadar bekletiyorsun Üstelik hem senin devlet hazinesi elindedir, birde bana sabret de hisselerin tediye zamanı geldiğinde, kendi payımı sana vereyim diyorsun. Sen ne kadar istersen, hazineden ve Beyt ül mal de alabilirsin. Niçin beni hisselerin tediye zamanı gelinceye kadar bekletiyorsun Üstelik hem senin Beyt ül mal de bütün hakkın ne kadardır Farz en hakkının tamamını bana versen, derdimin ne kadarına deva olur

- Senin teklifine şaşıyorum doğrusu, devlet hazinesinin parası varmış veya yokmuş, ben ve seninle ne ilgisi var Ben ve sen diğer Müslümanlar gibi herhangi bir kişiyiz. Doğrudur, kardeşimsin ve imkanlarım ölçüsünde, sana malımdan yardım etmem gerekir.

Fakat kendi malımdan müslümanların Beyt ül Malı ndan, değil.

Konuşmaları devam etti ve Akil, türlü dillerle izin ver Beyt ül mal den bana yeteri kadar para versinler de işimin peşinden gideyim diye ısrar ediyordu.

Oturdukları yer Kufe pazarını görüyordu.Tüccar ve pazarcıların para sandıkları, oradan görülüyordu. Akil hala ısrar ediyordu. Ali (R.a.), Akil e buyurdu:

- Eğer yine ısrar ediyor ve sözümü kabul etmiyorsan, o halde sana bir teklifim var. Yaparsan eğer, borçlarının, tamamını ödeyip daha fazlasına da sahip olabilirsin.

- Akil ne iş yapayım

- Buranın altında sandıklar vardır. Şimdi orada kimse yok. Ve pazarda da kimse kalmadı. Buradan aşağı in ve sandıkları kır. Gönlün ne isterse al.

- Sandıklar kimin malıdır

- Bu esnafın malıdır. Nakdi değeri olan mallarını, oraya döküyorlar.

- Hayret. Bana, halkın sandıklarını kırmama ve bin zahmetle kazandıkları ve bu sandıklara döküp Allah a tevekkül ederek evlerine giden, çaresiz halkın, malını alıp, gitmemi mi teklif ediyorsun

- O halde nasıl bana, müslümanların Beyt ül mal sandığını senin için açmamı teklif ediyorsun Peki bu mal kimindir Bunlar da bir şey düşünmeden evlerinde rahatça uyuyan halkındır. O halde başka bir teklif daha yapayım. İstersen bu teklifi kabul et.

- Başka ne teklifi

- Hazırsan eğer kılıcını al, ben de kılıcımı alayım, Kufe ye yakın eski bir şehir olan Hıre vardır. Orada toptancı tüccarlar ve zengin kimseler vardır. Gece ikimiz gideriz. Birimiz baskın yaparız. Büyük servetleri alıp getiririz.

- Kardeşim, ben hırsızlık yapmak için gelmedim ki bu sözleri söylüyorsun. Sen sadece elinde bulunan Beyt ül mal den ve devlet hazinesinden, borçlarımı vermem için bana para vermelerine izin ver diyorum.

- Birlikte bir kişinin malını çalmamız, yüz binlerce müslüman ın malını yani, bütün müslümanların malını çalmamızdan daha iyidir. Nasıl olur bir kişinin malını çalmak hırsızlık da, bütün halkın malını çalmak hırsızlık değildir

Sen utanmıyor musun ki hırsızlık yalnız birinin birine saldırması, zorla malını pençesinden almasıdır diyorsun, hırsızlık çeşitlerinin en kötüsü şimdi bana teklif ettiğin değil midir
-

kristal 03.03.14 18:32

Cevap: hz .Ali nin kardeşi Akil in hz aliyi ziyareti
 
Hz. Ali’yi tanımak

Yüce bir aşkla bağlı olduğumuz, uğruna nice cefalar çekip, bedeller ödediğimiz, sonsuz sınırsız bir şekilde inandığımız Ali’yi ne kadar tanıyoruz?

Hz. Ali’ye bağlılığımız, sevgimiz tartışma götürmez. Peki bu kadar sevdiğimiz Ali’yi niçin seviyoruz? Ne yapmıştı bu Ali, nasıl bir hayat yaşamıştı, düşünceleri, eylemleri nelerdi, nedir aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen hâlâ onu çekici kılan???

Gözlemlediğimiz kadarıyla Hz. Ali’yi tanımıyoruz. Tanıyanlarımız ise yeteri kadar tanımıyorlar. Hz. Ali’yi yeteri kadar olmasa da asgari düzeyde tanıyan aydın zümreler ise onu topluma tanıtmıyorlar. Doğrusu genel anlamda toplumun da Ali’yi tanımak için çaba gösterdiği yok. Seviyoruz, bağlıyız ama tanımıyoruz. Hz. Ali’ye bilinçli bir şekilde bağlı olmalıyız. Basit manada Hz. Ali’yi sevmek, onun taraftarı bir ALEVİ yapmıyor bizi. Eğer basit anlamda sevmek yeterli olsaydı, bütün İslam alemi hatta İslam olmayan ama Ali’yi seven yığınla insan da Alevi olurdu. Hz. Ali’yi sevmek tanımaktan geçer. Tanıdıkça sevgimiz sarsılmaz bir bağlılığa dönüşür. Bağlılığımız ise Hz. Ali’nin ideallerini yaşama geçirmek demektir. Hz. Ali’nin ideallerini, eylemlerini, düşüncelerini bilmek gerekiyor. Hz. Ali’yi bir şiirle, iki güzel sözle yad etmek Hz. Ali taraftarlığı, Alevilik değildir. Eğer böyle olsaydı bunca baskıya, yığınla katliama karşın Alevilik yaşamazdı. Oysa Alevilik bütün zıtlıklara rağmen yaşıyor. Nedir Aleviliği yaşatan? Aleviliği yaşatan Hz. Ali’nin düşüncesi, eylemidir. Yani Ali’nin idealleridir. Bu idealleri bilmek gerekiyor. Bu idealler bilinmeden Hz. Ali gerçekliği anlaşılmaz.

Hz. Ali peygamber değildi. Buna rağmen Hz Ali, günümüzde en popüler şahsiyetlerden biridir. Bizce geçmişte olduğu gibi gelecekte de insanlığın gündeminde sürekli olarak popüler kalacak. Neden? İşte can alıcı nokta burası. Neden Hz. Ali peygamber olmadığı halde bu kadar sevildi, kendisine bu kadar bağlanıldı, uğruna nice cefalar çekildi?

Tarih boyunca binlerce komutan, devlet yöneticisi, imparator, padişah yaşamıştır. Bunların ölümüyle -bilemediniz kısa bir dönem sonra- unutulmaları bir oldu. Peki Ali neden unutulmadı. Aksine gittikçe artan ve artacak olan bir şekilde gündemleşti. Unutulmak şurda kalsın, bilakis onun vefatından sonra daha çok aranır oldu. Tarih boyunca ve günümüzde milyonlarca kişi “Medet ya Ali” diyor. Bunun bilimsel, duygusal, mantıksal, sosyolojik, felsefi, tarihi, antropolojik açıklaması nedir?

Gelişmiş batılı devletlerde 1900’lerden itibaren yığınla aydın Hz. Ali gerçekliğine ilgi duyup araştırmalar yapmıştır. Bunun sonucunda onlarcası Ali takipçisi Aleviler olmuşlardır. Demek ki; Hz. Ali taraftarı bir Alevi olmak için onu tanımamız gerekiyor. Ali’yi diğer önemli tarihsel önderlerden ayıran özellikleri bilmemiz gerekiyor. Bu özellikler, mükemmel insanın özellikleridir. Bunları öğrenip, yaşamsal kılmamız gerekiyor. Çünkü Alevi olmanın gereği budur. Yoksa Aleviliğimiz laf düzeyinde kalır. Bununsa hiç bir önemi yoktur. Önemli olan, İslam toplumunun kaderini değiştiren düşünceleri, eylemleri yaşam biçimiyle, bütün insanlığa daima önderlik eden Ali gerçekliğini kavramak ve pratikte uygulamaktır. Hz. Ali’nin hayatını kaba bir anlamda öğrensek, bu dahi binlerce ders ile doludur. Çünkü Ali’nin hayatını sadece Ali yaşamıştır. Benzeri yoktur. Bizlerin belki yığınla hayattaşımız (yani hemen hemen bizlerle aynı ruh hâline ve yaşam koşullarına sahip insanlar) vardır. Oysa Ali, gerek ruh hâliyle olsun gerek düşüncesi ile olsun ve gerekse de dostları ve düşmanları ile olsun tektir. Düşünün ki; Hz. Ali’nin kardeşi Akil, Ali’yi bırakıp baş düşmanı olan Muaviye’ye sığınıyor. Neden? Çünkü Ali, doğruluğu ve hakkaniyeti temsil edip, bunu eylemleri ve yaşamıyla da uyguluyor. Oysa Muaviye bir hilebaz, sahtekâr. Kardeşi Akil Hz. Ali’den devlet kasasından (Beytülmal) para istiyor. Ali bunu reddediyor. Kardeşi dahi olsa doğrusu ne ise onu yapıyor. Buna karşın Muaviye ise etrafındaki dalkavuklara para saçıyor. Muaviye halkın parasını çarçur ederken, Ali halkın parasını halka eşit bir şekilde, ne eksik ne fazla dağıtıyor. Fark burada. Ali’yi ayıran özelliklerden biri budur. Aynı durum Talha ve Zübeyir için de geçerli. Bunlar kendilerini Hz. Ali taraftarları olarak görüyorlar. Bunlar çok saygın sahabelerdir. Hz. Ali’nin hükümet olması için çok çalışıyorlar. Hz. Ali hükümet olunca bunlar valilik istiyor. Çünkü daha dün onların kölesi olan biri ile kendilerinin aldığı maaş aynı. Bunlar bu durumu kabûllenmiyorlar. İşte Ali’nin eşitlik anlayışı. Neticede kendilerini Hz. Ali’nin dostu olarak gören bu iki şahıs valilik alamayınca düşman oluyorlar. Bu düşmanlık Cemel savaşı diye bilinen savaşla doruğa çıkıyor, bu ikisi ve daha onlar gibi niceleri o savaşta yeniliyorlar. Nasıl oluyor bütün bunlar? Nasıl olurda dünün saygın sahabeleri birden düşman olarak karşısına çıkıyorlar Ali’nin. Bunların ki insanın karmaşık yapısı, hırsı ve daha benzer olumsuzluklar yüzünden yaşanan bir düşmanlıktır. Yoksa kesinlikle dini bir ayrılık değildir. İşte Ali budur. Yıllarca beraber aynı safta mücadele ettiği dostlarını dahi doğruluğu temsil ettiği için kaybediyor. Aslında böyle yığınla örnek ele alınabilir. Hz. Ali gerçekliği, böyle bir gerçekliktir. Yoksa Hz. Ali onları vali yapardı ve böylece düşmanlığı engellerdi. Ama ne pahasına olursa olsun kesinlikle doğru olanı yapıyor. İşte ebedi önderlik burada. Hz. Ali bunu yapmasaydı, bunca acı yaşamayacaktı. Evlatları acı yaşamayacaktı. Ama çekilen acılara rağmen, doğru bildiklerini yaptı. Bizler madem ki Ali taraftarıyız, şimdi doğruluk adına kardeşimizi, dostumuzu düşman yapar mıyız, yoksa oportünist mi oluruz? Ali’nin önderliği ve yol göstericiliği budur. Asırlar geçmiş, teknoloji, iletişim gelişmiş ama Ali’nin tutumu eskisinden daha güçlü bir şekilde karşımızda duruyor. Ali’nin bize değil, bizlerin Ali’ye ihtiyacı var!

alevikonseyi.com


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:58.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2