Sponsor Reklamlar


Hz. Ali (a.s) Hakkında İlginç Bir Hadis

 Alevi Önderlerimiz Katagorisinde ve  Hz.Ali Forumunda Bulunan  Hz. Ali (a.s) Hakkında İlginç Bir Hadis Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 17.08.13   #1
Haydar-ı Kerrar
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2013
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 297
Rep Puani : 60
Standart Hz. Ali (a.s) Hakkında İlginç Bir Hadis


“Onlar da dediler ki: Bize vaadinde sadık olan ve bizi yeryüzüne varis kılan Allah’a hamd olsun. Cennete istediğimiz yerde oturabiliriz. Çalışanların ecri ne de güzeldir.” (Zümer Süresi 74. Ayet)

Ebu Zer buyuruyor ki: Bir gün, Resulullah (s.a.a.) ile beraber Ümmü Seleme anamızın evinde oturmuştuk. Resulullah bana bir şeyler anlatıyor, ben de dinliyordum, bu sırada içeriye İmam-ı Ali gelir. Onu gören Resulullah’ın (s.a.a.) yüzü nur ile aydınlanır ve sevinci yüzünden belli olur.

İmam Ali’yi kucaklayıp iki gözünün arasından öptükten sonra, bana dönerek buyurdu ki: “Ey Ebu Zer! Bu, bize dahil olanın esas kimliği hakkında gereken bilgiye sahip misin?”

Ebu Zer hazretleri buyurdu ki: “Ey Resulullah, bu senin kardeşin, amcanın oğlu, Fatıma’nın kocası, cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin’in babalarıdır!”

Resulullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ey Ebu Zer! Bu, aydınlık saçan Allah’ın mızrağı ve Allah’ın büyük olan kapısıdır! Kim, Allah’a varmak istiyorsa bu kapıdan gelsin! Ey Ebu Zer! Bu, Allah’ın adaleti ile kaim olan; Allah’ın yasakladıklarından uzaklaştıran; Allah’ın dinine nusret veren ve tüm ümmetlerin üzerine Allah’ın hucceti olandır! Ey Ebu Zer! Şanı yüce olan Allah’ın arşı rükünlerinin her birinde yetmiş bin melek vardır. Her biri tesbih ve ibadetten ziyade Ali’ye duada bulunur ve onun düşmanlarına da beddua ederler! Ey Ebu Zer! Ali olmasaydı, hak ve batıl belli olmazdı. Ali olmasaydı, mü’min-kâfir arası ayırt edilemezdi. Ali olmasaydı, Allah’a ibadet edilmezdi! Çünkü Ali; müşriklerin başını vura vura onların Müslüman olmalarını sağladı. Böylece onların Allah’a ibadet etmelerini sağlamış oldu! Ali’nin bu durumu olmasaydı, ne sevap ne de ceza hükmü var olurdu. Ali’yi Allah’tan hiçbir şey gizleyemez ve Ali’yi de Allah’tan hiçbir hicap uzak tutamaz! Nitekim gizlilik yapan perde ve hicap da Ali’dir! “

Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin, diye dininden Nuh’a buyurduğunu, size de teşri’ buyurdu. Sana vahyettiğimizi ve İbrahim’e, Musa’ya, İsa’ya buyurduğumuzu. Kendilerini çağırdığın bu şey; müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini kendisine seçer. Kendisine yöneleni de hidayete iletir” (Şura 13. Ayet).


Ey Ebu Zer! Şanı yüce olan Allah, yüceliğini mülkünde, vahdaniyeti içinde ve tekliğinde sağlamıştır. Muhlis olan kullarına kendi nefsini tanıtmış ve cennetini onlara mesken olarak kılmıştır. Allah, hidayetine iletmek istediğine, vilayetini tanıtmış ve kimin kalbine bunu kapatmışsa, o kişiyi marifetinden mahrum kılmıştır! Ey Ebu Zer! Ali, hidayet bayrağı; takva kelimesinin ta kendisi; kopmak bilmeyen sapasağlam kulpa; dostlarımın imamı ve bana itaat edenlerin nurudur! Kendisi, takva ehlinin iltizam ettiği kelimedir! Kim, onu severse mü’min olur ve kim onu buğzederse kâfir olur! Kim, onun vilayetini terk ederse, dalalete sapmış ve sapıtmış olur! Kim, onun hakkını inkâr ederse şüphesiz müşrik olur! Ey Ebu Zer! Ali’nin vilayetini inkâr edenler kıyamet gününde kör ve dilleri tutulmuş olarak geleceklerdir! Kendileri, kıyametin karanlığına döküldüklerinde şöyle diyeceklerdir: “

Yazıklar olsun bizlere Allah’ın tarafında yaptığımız kusurlardan dolayı…” (Zümer 56. Ayet)

ve bu gibilerinin boyunlarında üçyüz halkadan oluşan bir gerdanlık olacak ki, her halkanın üstünde bir şeytan olup, o kişinin yüzüne tükürecek ve onu kabrinin karanlığından cehenneme doğru sürükleyecektir!”

Ebu Zer hazretleri bunları peygamber efendimizden duyunca dedi ki:

“Ey Resulullah! Anam-babam sana feda olsun! Kalbimi sevinç ve mutluluk ile doldurdun. Bundan daha ziyade anlat ki, sevincim ve mutluluğum daha da artsın!”

Bunun üzerine peygamber efendimiz şöyle devam buyurdu: “Ey Ebu Zer! Mi’raca çıkarken, daha dünyanın gökyüzüne vardığımda, melekler ezan okuyup namaza çağırdılar. O anda Cebrail (a.s.) elimden tutup, meleklerin önüne getirdi ve dedi ki: Ey Muhammed! Meleklere namaz kıldır, onlar seni epey özlemişlerdir! Ben de yetmiş saf olan meleklerin önüne geçtim. Her saf, doğu ve batının genişliği kadardı ve onların sayısını ancak onları yaratan bilirdi! Namazı bitirip, tesbih ve takdise başladığımda meleklerden birer birer topluluklar yanıma gelip selam verdiler ve dediler ki: Ey Muhammed! Bizim bir isteğimiz vardır, onu yerine getirir misin? Meleklerin, alemlerin Rabbinden şefaat dilememi isteyeceklerini zannettim. Nitekim alemlerin Rabbi beni Kevser havuzunun başı ucunda saki ve şefaatçi ve tüm peygamberlere üstün kılmıştı. Meleklere dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! İstediğiniz nedir? Melekler dediler ki: Ey Allah’ın peygamberi! Yeryüzüne geri döndüğünde, bizden Ali bin Ebi Talib’e selam söyle ve bizlerin onu çok uzun bir müddetten beri özlediğimizi bildir! Ben onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Bizleri hak marifeti ile tanıyor musunuz? Melekler dedi ki: Ey Allah’ın peygamberi! Bizler, sizi nasıl tanımayalım ki? Sizler Allah’ın ilk yarattıklarısınız! Sizleri, nur gölgeleri olarak, nurdan nurun içinde yarattı! Sizleri, izzetinin yüceliğinden; mülkünün yüceliğinden ve kerim olan yüzünün nurundan yaratmıştır! Sizlere, saltanatı makamında, yerleri ve gökleri yaratmadan önce, arşının su üzerinde olduğu anlarda duraklar vermişti! Kendisi, olduğu yerde yerleri ve gökleri altı günde yarattı ve sonra arşını yedinci göğe yüceltti ve üstünde oturdu. Sizler de, arşının önünde tesbih, takdis ve tekbir ediyordunuz! Daha sonra istediği çeşitli nurlardan melekleri yarattı. Bizleri yarattıktan sonra, sizlere geldik ve sizlerin tesbih, tahlil, tekbir, temcid, takdis ve hamdettiğinizi gördük. Bizler de, sizin tesbih, tahlil, tekbir, temcid, takdis ve hamdinizle Allah’a yöneldik ve duada bulunduk! Allah’tan ne indiyse hep size indi ve Allah’a ne yükseldiyse hep sizden yükseldi! Sizleri bütün bunlara rağmen nasıl tanımayalım? Ali’ye (a.s.) bizden selam söyle ve ona olan iştiyakımızın hayli çok olduğunu bildir!

Bunun üzerine ben, ikinci gök tabakasına yükseldim. Orada da melekler beni karşıladı ve aynı şeyi benden istediklerinde, onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Sizler bizim marifetimizi hakkıyla biliyor musunuz? Melekler dedi ki: Ey Allah’ın peygamberi! Sizleri nasıl tanımayalım ki? Sizler, Allah’ın seçtikleri; O’nun ilminin haznedarları; kopmak bilmeyen kulpası ve huccetlerisiniz! Sizler, Allah’ın avlusu, yani, kürsüsü ve ilminin usulü olanlarsınız! Sizin kaim olanınız (Mehdi) en üstün kaimdir! Sizin konuşanınız en üstün konuşandır. Allah, dinini sizinle başlattı ve sizinle de sona götürecektir! Ali’ye selam söyle ve ona olan özlemimizi bildir!

Bunun üzerine üçüncü gök tabakasına çıktığımda da, orada da melekler benden aynı şeyi istediklerinde onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Bizim marifetimizi hakkıyla biliyor musunuz? Melekler bana dedi ki: Nasıl sizin marifetinizi bilmeyelim ki? Sizler, makamın kapısı ve hesap gününün huccetlerisiniz! Ali, son zamanda yerden çıkacak olan canlıdır ve kendisi hükümleri birbirinden ayırt edendir! Kendisi, asanın sahibi ve kıyamet gününde cehennemi bölecek olandır! Kendisi, kurtuluş gemisidir ki ona binen kurtulur ve onu terk eden de cehennemin ateşi içinde çevrilir. Her şey ancak sizinle yerinde durdu ve bulutlarda ancak nurunuz ile yerini buldu. Sizleri nasıl tanımayalım? Ali’ye bizden selam söyle ve ona olan iştiyakımızı bildir!

Daha sonra dördüncü göğe çıktım ve orada da melekler aynı şeyi istediklerinde, onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Bizim marifetimizi hakkıyla biliyor musunuz? Melekler dedi ki: Ey Allah’ın peygamberi! Sizleri nasıl tanımayalım ki? Sizler, nübüvvetin şeceresi; rahmetin evi; risaletin madeni ve meleklerin inip çıktığı yersiniz! Cebrail alemlerin Rabbinden sizlere vahiy ile iniyordu. Ali’ye olan iştiyakımızı ona bildir ve selamımızı söyle!

Daha sonra beşinci göğe yükseldiğimde, oradaki melekler de benden aynı şeyi istediklerinde onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Bizim marifetimizi hakkıyla biliyor musunuz? Melekler dedi ki: Ey Allah’ın peygamberi! Sizleri nasıl bilmeyelim ki? Arşın bulunduğu yere öğlen ve akşamları gittiğimizde, arşın ortasına şöyle yazılı olduğunu okuyoruz: Allah’tan başka bir ilah yoktur. Muhammed O’nun peygamberidir. Muhammed’i Ali bin Ebi Talib ile güçlendirdim! Ali, Allah’ın velisi ve yarattıkları arasında O’nun ilmidir! Ali, müşriklerin şerrini defeden ve kâfirleri bertaraf edendir. Böylece, Ali’nin Allah’ın velilerinden biri olduğunu anladık. Ali’ye bizden selam söyle ve ona olan iştiyakımızı da bildir!

Altıncı göğe çıktığımda melekler aynı şeyi istediklerinde, onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Bizim marifetimizi hakkıyla biliyor musunuz? Melekler dediler ki: Ey Allah’ın peygamberi! Sizleri nasıl tanımayalım ki? Allah Firdevs cennetini yarattı ve kapısına bir ağaç dikti. O ağacın her yaprağında nur ile şöyle yazılıdır: Allah’tan başka bir ilah yoktur. Muhammed O’nun peygamberidir. Ali bin Ebi Talib, Allah’ın kopmak bilmeyen kulpası; metin olan ipi; yarattıklarının üzerine nazır olan gözü ve müşriklerin üzerine vurduğu kılıcıdır! Ona bizden selam söyle ve ona olan iştiyakımızın fazla olduğunu bildir!


Bunun üzerine yedinci göğün tabakasına vardığımda beni gören meleklerin şöyle dediklerini duydum: “Bize vaadinde sadık olan Allah’a hamd olsun.” (Zümer 74. Ayet) Hepsi yanıma gelip, selamlaştılar ve önceki meleklerin istediklerini istediklerinde, onlara dedim ki: Ey Rabbimin melekleri! Sizlerin biraz önce: Bize vaadinde sadık olan Allah’a hamdolsun, dediğinizi duydum, hangi vaadi ile sadık olduğunu kastettiniz? Melekler dediler ki: Ey Allah’ın peygamberi! Şanı yüce olan Allah, sizleri nurlayarak, yüceliğinin ve mülkünün izzeti nurundan yaratıp, saltanatının yerinde sizlere yerler tahsis ettiğinde, kullarına, bizlere vilayetinizi sunarak kabullenmemizi istedi. Bu kabulümüz, kalbimizi o kadar işgal etti ki Rabbimize, sana olan iştiyakımızı şikâyet ettik. Seni gökyüzünde bizlere göstereceğini vaat etmişti ve bize vaat etmiş olduğu gibi sen bizim aramızdasın. Allah, sana en hayırlı mükâfatı versin. Daha sonra, Ali bin Ebi Talib’e olan iştiyakımızı Allah’a şikâyet ettiğimizde, şanı yüce olan Allah arşının sağında Ali’nin suretinde bir melek yapıp, oraya sakin kıldı. O yer öyle bir yerdir ki, zahiri batınından ve batını zahirenden görünür. Ne yere oturmuştur, ne de göğe asılıdır! Arşın sahibi ona: Kudretim ile kaim ol, dedi ve o kaim oldu! Ali’ye olan iştiyakımızı işte bu suretin olduğu yere gelip, ona bakarak gideriyoruz!”


Kaynaklar:


1. Es-Seyyid Haşim el-Behrani “Medinet’ül Meaciz” C.1, S.395-401, Hadis No: 426

2. Es-Seyyid Haşim el-Behrani “Gayet’ül Meram” C.6, S.139-141

3. El-Meclisi “Bihar’ül Envar” C.40, S.55-58

4. Şerafeddin el-Hüseyni “Tevil’ül Ayât’üz Zahira” C.2, S.781-785

5. Hasan bin Süleyman el-Hilli “el-Muhtadar” S.142-145, Hadis No: 155

6. Tefsir-i Fırat bin İbrahim el-Kûfi S.369-374, Hadis No: 503

7. Muhammed Taki Şerif “Sahifet’ül Ebrar” C.1

8. El-Kerakeci “Kenz Cami’ül Fevaid” (el yazımı)

9. Ebul Hasan Ali bin Muhammed bin Cemhur el-İhsai “el-Vâhide”

10. Enis Emir “Kuran’da Ehl-i Beyt” Zümer 74. Ayetinin tevilinde..

Alıntı
Sponsor Reklamlar

__________________
Aliyyen Veliyullah...
Haydar-ı Kerrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aleviler Hakkında Hadis Haydar-ı Kerrar Alevi Kültürü 1 19.07.13 02:28
Aydınlık Gazetesinin İlginç Sürmanşeti redyellow Pir Yolu Haber Merkezi 1 15.04.11 12:51
İlginc resimler Ismin Her Telden 1 25.05.10 21:34
İlginç Olaylar ve Muharrem Ayı Aşura Alevi Alevi Kültürü 0 04.09.09 15:01






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2