Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Hz.Ali (http://www.piryolu.com/forum/hz-ali.html)
-   -   Neden Hz. Ali'yi seçtik? (http://www.piryolu.com/forum/hz-ali/1632-neden-hz-aliyi-sectik.html)

yozgatli yigit 31.01.10 00:34

Neden Hz. Ali'yi seçtik?
 
http://img111.imageshack.us/img111/4...dirihumdj2.png


Neden Hz. Ali'yi seçtik?

Peygamber efendimize erkeklerden ilk iman eden, onun terbiyesi altında yetişip ahlakına haiz olan, İslam'ın gelişmesinde en fazla katkıda bulunan, Peygamberin bütün savaşlarında koruyucusu ve hüzünlerini gideren tek şahıs olduğundan ve Peygamberimizin hayatında ve ölümünde ona en yakın şahsın yine kendisi olduğundan dolayı onu seçtik. Yine o 40 yaşlarına kadar hayatını puta tapmakla geçirmemiş, savaşlarda korkup kaçanlardan olmamış ve peygamberin ölümünde peygamberin cenazesini ortada bırakıp hilafete koşmamıştır. Hz. Ali, Peygamber efendimizin ashabı içinde en fazla faziletlere sahip olan şahıstır. Bu konuda Peygamber efendimiz şöyle buyurduğu kaydedilmiştir:

"ALLAH-u Teala, kardeşim Ali'ye sayılmayacak kadar çok faziletler vermiştir. Kim onun faziletlerinden birini, ona ikrar ettiği halde zikrederse, ALLAH-u Teala onun geçmişte ve son zamanda işlediği günahlarını affeder. Kim onun faziletlerinden birini yazarsa, melekler sürekli olarak o yazıdan bir eser kaldıkça ona mağfiret dilerler. Kim onun faziletlerinden birini dinlerse, ALLAH Teala, onun işitmek yoluyla işlediği günahlarını bağışlar. Kim onun faziletlerinden olan bir yazıya bakarsa, ALLAH Teala, onun bakmak yoluyla işlediği günahlarını affeder. Ali bin Ebi Talib'e bakmak ibadet ve onu zikretmek ibadettir, bir kulun imanı ancak onun velayetini kabul edip onun düşmanlarından uzaklaşırsa kabul olur"

İsa bin Abdullah, babası ve dedesinden: Adamın biri Abdullah bin Abbas'a dedi ki:

"SübhanALLAH, İmam Ali'nin (nakledilen) özellikleri ve faziletleri ne kadar çoktur ki, onların üçbin olduğunu hesap ediyorum. Abdullah bin Abbas dedi ki: "Eğer onların otuzbin olduğunu söylersen daha doğru olur"
Hanbeli mezhebinin imamı Ahmet bin Hanbel de şöyle demiştir: "Resulullah'ın ashabı içinde Ali'ye gelen faziletler kadar hiç kimse hakkında gelmemiştir."
Hz. Ali, Hz. MUHAMMED (s.a.a)'in vasisi, varisi, sırrının yeri, terkettiklerinin en hayırlısı, vadettiğini yerine getiren ve borcunu ödeyendir. Müminlerin velisi, kafirlerin ise korkulu rüyasıydı. Hz. MUHAMMED Vahyin sahibi, kendisi de İlhamın sahibidir, Hz.MUHAMMED, peygamberlerin efendisi, kendisi de Vasi'lerin efendisidir. Hz.MUHAMMED, insanların uyarıcısı, kendisi de hidayetçisidir. Hz. MUHAMMED, peygamberlerin sonuncusu, kendisi de vasilerin sonuncusudur. Hz. MUHAMMED, kainatın Efendisi, kendisi de Müminlerin Emiridir...

HZ. ALİ’NİN BAŞKA HALİFELERE ÜSTÜNLÜĞÜ

1- Büreyde'den naklen: Resulullah (saa) Hayber ehlinin kalelerine indiğinde bayrağı Ebu Bekir'e verdi, fethetmeden geri döndü. Sonra Ömer aldı, Ömer de askerleriyle beraber Hayber'e hücum etti. Fakat sonunda askerleriyle beraber geri kaçtı. Askerler Resulullah (saa)'ın huzurunda Ömer'i ayıpladılar. Ömer de onları ayıpladı. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki, ALLAH ve resulünü sever, ALLAH ve resulü de onu severler. ALLAH kaleyi onun eliyle fethedecektir" Ertesi gün sancağı Hz.Ali'ye verdi ve ve Hz. Ali Hayber kalesini fethetti.

2- İmam Ali’den naklen Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Ey Ali, bir kul ALLAH'a karşı Nuh’un kavmi içinde kaldığı gibi ibadet etse, Uhud dağı kadar altını olup onu ALLAH'ın yolunda harcasa, ömrü uzun olup bin kere yayan hac etmeğe ömrü yetse ve sonra Safa ve Merve arasında mazlum olarak öldürülse ve bütün bunlara rağmen senin velayetin altında değilse o kişi hiçbir zaman ne cennete girecek, ne de cennetin kokusunu koklayacaktır.”

Sıddık'ul- Ekber Ve Ümmetin Faruku Hakikatte Kimdir?

3- Selman el-Farisi, Ebu Zer ve Hüzeyfe'den naklen, Resulullah (saa) Hz.Ali'yi elinden tutarak şöyle buyurdu:
"Bu, bana ilk iman eden ve Kıyamet Günü’nde benimle ilk tokalaşacak olandır. Kendisi en büyük sıddık ve bu ümmetin farukudur, bu, dinin üstadıdır, mal ise zalimlerin üstadıdır."

"O gün her topluluğu kendi İmamı ile çağıracağız." (İsra / 71)

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Halifesi Ve Vasisi KİMDİR?

Acaba hilafet meselesi seçimle mi yoksa ALLAH Teala'nın tayini ile midir? Ehl-i Beyt (a.s) ekolüne göre seçim ALLAH'a ait bir meseledir. İnsanların Peygamberlere, halife ve vasi tayin etmeye hakları yoktur.
İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: ALLAH'ın "Bahçelerin bir ağacını dahi bitirmek sizin için mümkün değildir."(Neml/60) diye buyurduğunu görmüyor musunuz? Yani kendi tarafınızdan bir imam seçmeye ve kendi iradeniz ve isteğinizle onu hak sahibi olarak adlandırmaya hakkınız yoktur. Daha sonra şunları ekledi:
Kıyamet günü ALLAH-u Teâla üç grupla konuşmayacak, onlara (rahmet gözüyle) bakmayacak ve onları (günahtan) temizlemeyecek ve onlar için elemli bir azap vardır:

a) ALLAH'ın bitirmediği bir ağacı diken kimse; yani ALLAH'ın tayin etmediği bir kimseyi imam olarak belirleyen kimse.
b) ALLAH'ın seçtiği bir imamı inkâr eden kimse.
c) Ve bu iki grubun İslam'da bir payı olduğunu sanan kimse.

ALLAH-u Teâla şöyle buyuruyor: "Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; seçmek diğerlerine ait bir hak değildir." ( Kasas/68)

Hilafet, ancak ALLAH tarafından verilen bir makamdır. Hilafet makamı insanların eliyle birine verilemez, insanlar istediklerinde onu da azledemezler.
Velhasıl; her Peygamber'in (s.a.a) bir vasisi olmuştur, o vasiyi de ALLAH Teala tayin etmiş ve millete duyurulmuştur. Bu konuyla ilgili Ehlisünnet kitaplarında nakledilen hadilere bakmanızda yarar vardır. Şia kitaplarında bu konuyla ilgili hadisler oldukça çoktur.

Ehlibeyt ve masum İmam'ları Allah seçmiştir

İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babalarından Resululah (sallallahu aleyhi ve âlih) şöyle buyurduğunu nakleder:
Yüce Allah herşeyin içinden birşey seçti. Yeryüzünde Mekke’yi seçip üstün kıldı. Mekkede Mescid-ül Harâmi seçti. Mescidde ise Kâbe’nin bulunduğu yeri seçti. Hayvanlardan dişi olanı seçti, dört ayaklılardan ise koçu seçti. Günlerden Cuma’yı seçti. Aylardan ise Ramazan ayını seçti. Gecelerden ise Kadir gecesini seçti, insanlardan da Benî Haşim’i seçti. Benî Haşimden ise benimle Ali’yi seçti. Ben ve Ali’den Hasan ile Hüseyn’i seçti. Ve bunları, Hüseyin’ın evlatlarından olan imamlarla onikiye tamamladı. Onların sonuncusu batın ve zahir olanlarıdır. En üstün olanları ve kıyam edecek olanlar da odur. Kur’anı tahriften koruyan, batıl söz söyleyenlerin ve cahillerin yorumundan koruyan onlardır.

İmam Cafer-i Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Gece oniki saattir, gündüz de oniki saattir, aylar da oniki tanedir. İmamlar da oniki imamdır. Nakipler (seçkinler) oniki tanedir. Ve şüphesiz Ali aleyhisselam oniki saatten bir saattir. Ve işte bu yüce Allah’ın şu ayetinin yorumudur: “Onlar saati yalanladılar, biz de saati inkâr eden için ateşi hazırladık.”

Hz. Ali (a.s) Hz. Peygamber'in (s.a.a) Vasisi Ve Varisidir

1. Ümmü Seleme'den naklen; Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "ALLAH her ümmetten bir peygamber seçti ve her peygambere bir Vasi(5) seçti. Ben bu ümmetin peygamberiyim, Ali de soyumda, Ehli Beyt'imde ve ümmetime benden sonra vasimdir"

2. Selman-ı Farisi, Ebu Büreyda ve babasından naklen; Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "Her Peygamberin bir vasisi ve varisi olur, benim vasim ve varisim de Ali'dir"

3. İmam Cafer es-Sadık (as)'tan naklen: "Ali (a.s), Resulullah (s.a.a)'ın risaletinden önce onunla beraber nübüvvet nurunu görüyordu ve meleğin sesini işitiyordu. Resulullah (s.a.a) ona şöyle buyurdu:

"Ey Ali, ben peygamberlerin sonuncusu olmasaydım, sen peygamberliğime ortak olurdun. Sen peygamber değilsin, ama peygamberin vasisi ve varisisin. Sen vasilerin üstadı ve takva sahiplerinin imamısın"

4. Hz.Ali'den naklen; Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "ALLAHu Teala her peygambere bir Vasi kıldı: Şit'i Adem'in vasisi kıldı, Yuşa'yı Musa'nın vasisi kıldı, Şem'un'u İsa'nın vasisi kıldı, benim vasim de Ali'dir. Benim vasim, vasilerin en hayırlısıdır, ben davet edici, Ali de aydınlatıcıdır."

5. İmam Cafer'üs-Sadık babalarından, Ali bin Ebi Talib'ten naklen; Resulullah (saa) şöyle buyurdu: "Ey Ali, sen benden Şit'in Adem'e olan mertebesinde, Sam'ın Nuh'a olan mertebesinde, İshak'ın İbrahim'e olan mertebesinde Ki ALLAHın buyurduğu gibi: 'İbrahim de bunu oğullarına vasiyyet etti ve Yakup da' (Bakara-132), Harun'un Musa'ya olan mertebesinde ve Şem'un'un İsa'ya olan mertebesindesin, sen de benim vasim ve varisimsin. Sen onlardan daha kıdemli, daha bilgili ve daha anlayışlısın, kalbin onların kalplerinden daha şecaatlidir, sen onlardan daha cömertsin. Sen ümmetimin imamı ve Cennet ve Cehennem'in taksimcisisin. Senin sevginle müminler, kafirler ve münafıklar ayırt edilir."

6. Resulullah (saa)'a vasiyyet emri gelince odasında bulunan ashabını dışarı çıkarıp vasisi olan Müminlerin Emiri olan Hz.Ali'yi yanında bıraktı. ALLAHın ahdettiği gibi vasiyyeti şartlarıyla Hz.Ali'ye sundu, o da şartları kabul edip vasiyyeti üzerine aldı, Resulullah (saa) daha sonra şöyle buyurdu:
"Şartlardan bazıları şunlardır: ALLAH'ın düşmanlarına düşman, ALLAH'ın dostlarına da dost olmak, aynı zamanda ALLAH'ın düşmanlarından uzaklaşmak. Ey Ali, zalimlere karşı ve hakkının (hilafetin) elinden alınmasına da sabredeceksin. Senin haremine baskın edilecek, beşte bir olan hakkına el koyulacak ve alnından sakalına kanın akıtılacak, bütün bunları bilerek vasiyeti üstlenecek misin?"

Müminlerin Emiri şöyle dedi: Evet, bütün bu olacaklara rağmen kabul ediyorum" Resulullah (saa) vefat edeceği vakit de Hz. Ali'yi yanına aldı, örtüsü ile yüzünü örtüp geçmişte ve gelecekte tüm olanları ve olacakları hep anlattı ve böylece vefat etti.

Hz. Ali'nin Peygamber'in (s.a.a) Halifesi Ve Vasisi oluşu

“Yakın akrabalarını uyar.” Ayeti nazil olduğunda, Resulü Ekrem (s.a.a) efendimiz yakın akrabalarını İslam dinine davet etmeye memur olundu. Bu davet Peygamberin risaletini evinden dışarı taşıdığı ilk davetti. Zira o güne kadar Peygamberliğinden üç yıl geçmesine rağmen, o Hazretin risaleti kendi evinde sınırlıydı. Ve sadece Hz. Ali ve Hz. Hatice o Hazrete iman getirmişlerdi. Bir rivayete göre bu evde yaşayan Zeyd’de iman getirmişti. Bu zamanlarda Hz. Ali (a.s) Resulü Ekrem (s.a.a)’in evinde yaşıyordu. Hz. Ali’nin babasının imkânları elverişli olmadığı için Peygamber Hz. Ali beş yaşında iken onu kendi himayesi altına almıştı. Bu ayet nazil olduğu zaman Hz. Ali (a.s) on üç yaşlarındaydı.

Resulü Ekrem (s.a.a) Hz. Ali’ye yemek ve ayran hazırlatma emrini verdi. Böylelikle Beni Haşimden yaklaşık önde gelen kırk kişi davet olundu. Resulü Ekrem (s.a.a) onlara şöyle buyurdu; Allah Teala, onun birliğini ve benimde Peygamberliğimi tanımanız risaleti ile beni göndermiştir. Sizlerden kim benim kardeşim, vasim ve halifem olmak için bu işte bana yardım edecektir? Mecliste bulunanların hepsi yüz çevirdiler. Sadece orda bulunanların hepsinden yaşça küçük olan Hz. Ali ayağa kalkarak şöyle dedi; Ben, Ey Allah’ın Resulü bu yolda sana yardım edeceğim. Bu iş veya bu cümleler üç defa tekrar olduktan sonra Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdular:

Bu (Ali) sizlerin aranızda, benim kardeşim, vasim ve halifemdir. Onun emrini işitiniz ve itaat ediniz.

Bu rivayet Ehli Sünnetin muteber hadis ve tarih kitaplarında naklolunmuştur. Nakledenlerden bazıları şunlardır:

____________________________________________

1- Halebî Şafii, Sire-i Halebîye, c.1, s.311
2- Muttaki Hindi, Kenzul Ummal, c.15, s.115
3- Genci Şafii, Kifayetu’t Talib, s.205
4- Haysemi, Mecmauz Zevaid, c.8, s.308
5- Ebul Fida Dimişki, Tarihi Dimişk
6- Ahmed b. Hanbel, Müsnedi Ahmed, c.1, s.111

...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:20.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2