Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 14.01.10   #1
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Sırr-ı Ali


Ali'nin Tanrısalllığı Nerden gelir-1-


hakikat bir gizli sırdır
görebilirsen gel beri
küfr içinde iman vardır
seçebilirsen gel beri

Kim demiş Ali'lerden bir Ali diye...
Kim demiş doğdu anadan ve oğul oldu Ebu Talip'e...
Kim demiş ölüp gitti diye...
Biliniz ki;
Hallak - ı mahlukattır o !
Yok iken yer ve gök,
Işık ve ateş,
Su ve toprak,
Sır iken cümle mevcudat...
Bir tek Ali'miz vardı hakikat !


Degerli canlar...

Tasavvuf'u herkes anlayamaz..sözcüklerin zahirine, bakan dinden çıkar, Bu nedenle tabi yukarıdaki dizeleride açıklama gereği doğdu sanırım..


Münkirlere sözün kar etmeyeceği bellidir. İnançsızların, müminleri / Alevileri, Ali'den ayırmaya güçleri yetmeyecektir. Onların Ali'ye duyulan sevgi ve bağlılığı idrak edecek güçleri de yoktur. Kişi idrak edemediği şeyleri inkar edermiş. Bu nedenledir ki, onların Ali yolunu anlamalarını ve benimsemelerini beklemek boşunadır. Bakın Kaygusuz Abdal'ın Ali sırrını nasıl bir nefesinde nasıl açıklıyor:

"Ali' ye ismullah derler
Yüzüne secde ederler
Taş yerine koyarlar
Koyamazsın demedim mi ?

Bu Kaygusuz ezeliden
Himmet almış ol veliden
Oku ilmini Ali'den
Doyamazsın demedim mi ? "





Alevi / Bektaşi, Hz. Ali'ye tarifsiz bir sevgiyle bağlıdır. Öyle ki, onu sevmek, dindir, imandır. Nitekim Hazreti Muhammed, " Ali'yi seven beni sever, beni Seven Allah'ı sever." diye buyurarark Ali sevgisinin İslam dinindeki önemini belirttimiştir.

Hazreti Ali,Tanrı'nın en sevgili kullarındandır. Onda üstün nitelikler vardır. Bu üstün nitelikler ona Tanrı tarafından verilmiştir. O, seçilmişlerdendir. O, Tanrının rızasını kazanmış / murtaza olanlardandır. O, evveldir. O, ahirdir. O, batındır. O, zahirdir. O, candır. O, canandır. O, dindir. O, imandır.

Hazreti Ali,peygamberimiz Hazreti Muhammed'in amca oğludur. Kızı Fatıma ile evlenerek damadı olmuştur. Bu evlilikten Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin dünyaya gelmiştir. Hazreti Fatıma, Hazreti Ali, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin, Hazreti Muhammed'in ehlibeytidir.

Diğer toplumlar içinde, Türklerin Hazreti Ali'ye büyük bir sevgi duydukları bir gerçektir.. Bu sevginin oluşumundaki temel etken, Onun halifeliği döneminde İslam ordularının Türkistan'daki harekatını durdurmuş, hatta Horasan'ı tahliye etmiş olması gösterilmektedir.. diğer üç halife döneminde Horasan kadar giden islam orduları, her yeri yakıp yıkmış, bir çok Türkü kılıçtan geçirmiştir.

Hazreti Ali Kur'an-ın gerçek yorumcusu ve batını bilendir... Bugün şeriat ülkelerinde uygulanna eski arap adetlerinden, el kesme cezasının Hazreti Ali tarafından yasaklandığı da belirtilmektedir.

Ali sözcüğünün anlamı " yüce" dir. Adının anlamındaki yücelik onun özel olduğunun da göstergelerinden biridir. Ondaki yücelik Tanrı'dandır. Nitekim Alevi / Bektaşiler, Onda ilahi / tanrısal özellikler olduğuna inanırlar.

Bu inanış, Alevi karşıtları tarafından Hazreti Ali'nin tanrılaştırıldığı ve putlaştırıldığı suçlamasına zemin teşkil etmiştir. Oysa bu suçlama yersizdir. Çünkü Alevi / Bektaşi inanışının omurgasını oluşturan " vahdet – i vücud " anlayışı ve Tanrı'nın insanda tecelli ettiği düşüncesi, bu inanışın yani Hazreti Ali'nin tanrısallığı inancının temelini oluşturmaktadır. İnsan Tanrı'dan bir parçadır. Nitekim Tanrı, " Biz insana ruhumuzdan üfledik." Buyurmaktadır. Hazreti Ali'deki tanrısallık da böyle anlaşılmalıdır.

Aynı zamanda unutulmaması gereken hususlardan biri de " ALİ " sözcüğünün Allah'ın doksan dokuz adından biri olmasıdır. Aleviler Tasavvufi değişlerinde," Ali " adını aynı zamanda bu anlamda da kullanmaktadırlar.

Resulullah Buyurdu ki... ]" Göğe çıktığımda (Mi'racım da), Yüce Tanrı şöyle buyurdu: Ya Muhammed! sana ve Ali'ye (Ali ... Yüce Ulu anlamında olup.. Allah'ın Esma-ül Hüsnalarından biridir) isimlerimden birer isim verdim... ismim zikredildikçe sizde zikroluyorsunuz.. Mahmud benim... Muhammed sensin... Alüy'ül- A'la benim... kendisi de yüce olan Ali'dir...

Ey Muhammed! seni Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i Nurumdan Nur gölgeleri olarak yarattım...

Sonra sizlerin velayetinizi göklere ve iki yeryüzüne sundum... Kim sizin velayetinizi kabul etti ise Hidayete ulaştı... Kim ki inkar ettiyse delalete ... Küfre sapmış oldu..."

Allah Eyvallah

Devam edecek:
not: Yazın oluşturulurken yararlanılan kaynak:http://www.habercem.com/haberdetay.a...5&Categoryid=4


[/B]
Sponsor Reklamlar

Yertinc ve kristal bunu beğendiler.
Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #2
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali'nin Tanrısallığı-2-


Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir, Muhammed Ali dir Ali
Sen bu yoldan sahibini ararsan
Allah bir , Muhammed Ali dir Ali

"Yer yoğiken, gök yoğiken var olan,
Arş yüzünde kandildeki nur olan,
Gahi merkez olup, gahi yer olan,
Ali'dir ki, şah – ı Merdan Ali'dir. "

PİR SULTAN ABDAL


Daim fikrimde zikrin, ya Muhammed , Ya Ali.
Gönlümün evinde şükrün, ya Muhammed, ya Ali.
Tanıyamaz kendi özün seni yakın bilmeyen
Alemin ayinesisin, ya Muhammed ya Ali."
ŞAH HATAİ


Degerli canlar, Hz. Ali'nin tanrısallığı, Bu forumun başında mevlana'da en güzel ifadeyle yerini bulur.. Ancak biz teorik açıklamalarımıza. aşağıdaki alıntılarla devam edelim..

Allah'a verilen kimi sıfatları, Aleviler, Hazreti Ali için, kullanıldığı kullanmaktadır.Pek çok deyiş / nefeste Hazreti İmam Ali, Allah için kullanılan "rahman, rahim, onsekizbin alemi vareden, yaradan, yağmuru yağdıran, şimşeği çaktıran vb. " olağanüstü özellikte bir yüce kişilik olarak anılmaktadır...


Alevi / Bektaşi inancına göre Hazreti Muhammed miraçta, sidret'ül- müntehada Allah'ı onyedi – onsekiz yaşında bir delikanlı suretinde görmüştür ki bu delikanlı Hazreti İmam Ali'den başkası değildir. Yani Allah, Ali suretinde belirmiştir, tecelli etmiştir. Başka bir deyişle Hazreti İmam Ali, Allah'ın yansımasıdır. Nur- u rahman'dır. Bu hususiyet miraçnamelerde gayet serahatle anlatılmaktadır.

Peki Alevi-Bektaşiler, Aliilahçı mıdır* yani biz hz. Ali'ye tanrı diye tapıyormuyuz.. Bu sır dolu değişlerin hikmedi nedir? Ali Tanrı mıdır? Ali nasıl Tanrı olur?

Hazreti Ali'nin tanrısallığı Alevi / Bektaşi teolojisinin , Temeildir. Aslında hepimiz, Tanrı'nın bir parçası, ve Tanrıdan geleniz.. Bu manada Hz. Ali ile siz yada bizlerin hiç bir farkı yoktur şöyleki Alevi-bektaşi, Tasavvuf anlayışına göre:

Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı insanın tanrısallığı ile birlikte düşünülmelidir. Büyük Alevi mistik düşünür Hallac – ı Mansur'un " ene'l- hak " deyişindeki gizem insanın tanrısallığı gizemidir. Biliyoruz ki, zamanın müftüleri ve din egemenlerinin gözünde Hallac – ı Mansur, kafirdi, kendini Tanrıya ortak koşan, TANRILIK İDDİASINDA BULUNAN bir müşrikti. Nitekim malum olduğu üzre bu nedenle KATLİNE FERMAN VERİLDİ.

Ene'l- Hak inancı, kamil insan / insan – ı kamil mertebesindeki hak erenlerinin sırrıdır. Bu sırrı anlamak için o mertebeye vasıl olmak lazımdır. Zahirilik gurbetinin en ücra bölgelerinde dolaşan yani vuslattan nasip alamamış olan şeriat ehlinin "ene'l- hak " inancını ve insanın uluhiyetini idrak etmesi olanaksızdır.Yaratan – yaratılan ayrılığını ortadan kaldırıp "vahdet- i vücud " ilkesi gereği tüm evrende olduğu gibi insanda da Tanrıyı gören, Hazreti İmam Ali'nin yüzünü, vech'ullah / Allah'ın yüzü olarak tavsif eden Alevi / Bektaşi inancı bu özgünlüğüyle bambaşka bir güzelliğe ve derinliğe sahip bulunmaktadır.

Sonuç Olarak:

1. Hazreti İmam Ali'nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık " vahdet – i vücud " anlayışı çerçevesinde düşünülmelidir.

2. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığının kaynağı Kur'ansaldır. Kutsal kitabımız Kur'an – ı Kerim'de " Biz insana ruhumuzdan üfledik. " denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların içinden seçilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / günahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi'nde apaçık bir biçimde ortaya konulmaktadır.

3. Başta Sünni ve Şiiler olmak üzere diğer İslami ekollere mensup çevrelerin Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere yönelik mütecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. Mümin olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin tüm inanç esaslarına hiçbir kuşkuya düşmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali'nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır.



yararlanılan Kaynak:http://www.habercem.com/haberdetay.a...5&Categoryid=4
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #3
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Mevlana ve Hz. Ali


Degerli canlar...

Bu başlık altında... Gönüllere ışık Tutan....Nice dertlere derman olan Velayetin Nuru Ali'ül Hayderi'den ve dahi Esadullah'tan.. özlü sözler aktaracağım...


Mevalana'nın Mesnevisinden.. Hz. Ali hakkındaki aşağıdaki sözleriyle başlamak istedim...

" ....O açıklayıcı İmam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda halka duran imamın zatı ile, iç ve dış temizliğiyle vasıflanmak vaciptir.. Çünkü küfürden, iki yüzlülükten kurtulmuştur. temizdir.

O'nun konağı birlik alemidir. Dünyevi ve beşeri sıfatlardan dışarıdır. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Her şey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. O'nun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır. yaratıkları yaratanın zatı gibi o bakidir. Hakkın yüksek sıfatları Ali'nın vasfıdır. hakkın sıfatları zaten ondan ayrı değildir. O Tanrı'nın zatine yapışmış O olmuştur. hani duyduğun "Lahutun o gizli hazinesi" yok mu; işte O odur.. Çünkü , o, haktan hakka görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksut, Yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilmez. Zira o hakimdir, her şeyin bilginidir.

Cihan var oldukça, Ali var olur
Cihan var, olurken de Ali vardı


Cihanın temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasiy olan Şah Ali, cömertliğin, keremin, bağışın sultanı idi.

Ali'den ötürü melekler Adem'e secde ettiler. Adem bir kıble idi, secde olunan Ali idi. Adem de, şit de Eyyup da, İdris de, Yusuf da, Yunus da, Hud da, Musa da, İlyas da Salih Peygamberlerde, Davut da Ali idi.

Nefsin tamamından Ötürü cihan sofrası üzerinde elini bulaştırmayan kahraman aslan Ali idi Kur'an'nın yer yer, ayetlerinde tanrı'nın ismini vasf ile öğdüğü Kur'an sırlarının kaşifi Ali idi.

Kapısının tokmağı kadir ve kıyamette Arşın semasından daha ileri geçen, o durmadan Hakka secde eden arif Ali idi. İslam yolunda iş düzelmedikçe; surup dinlenmeyen o şerefli, vekarlı Şah Ali idi. Hayber kalesinin kapısını bir hamlede koparıp açan, o kalalar fatihi Ali idi.

Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı:


-Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.

Allah'a içi doğru olanlar yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir...

O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:
-Benimle açıkça beraber bulundu, dedi.(2)

Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi...

İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.

Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.

hakikat ta odurki bir gün o makamın kapısından içeri


AFAKA HER BAKIŞIMDA GÖRDÜM Kİ, YAKIN YÜZÜNDEN HER VARLIKTA VAR OLAN ALİ İDİ. BU KÜFÜR OLMAZ, KÜFROLAN SÖZ BU DEĞİLDİR. CİHAN VAR OLDUKÇA ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKENDE ALİ VARDI.

TEBRİZ'İN ŞEMS-ÜL HAKKI CİHANIN GİZLİ VE AÇIK SIRLARINDAN HER NE GÖSTERDİNSE HEPSİ DE ALİ İDİ.""


ALLAH DOST EYVALLAH.... ŞEY'EN İLALLAH...

Saygı ve Sevgilerimle, Ali'nin nuru eksik olmasın yüreğinizden..
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #4
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali'nin Halifeliği ve Kur'an-i Deliller


Degerli Canlar...

Bugün, Peygamber sünnetinin gerçek taşıyıcısı olan Hz. Ali'nin velayetin nuru olduğu konusunda Kur'an ve Peygamber sözleri hakkında bahsedeceğim...

".... Ey Peygamber! Allah'tan sana indirilen emri bildir! Şayet bu emri bildirmezsen elçikiğini eda etmemiş olursun ve Allah seni insanların şerrinden korur! Allah küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez." Maide suresi 67. ayet)

Degerli Canlar... Bu ayet Hz. Ali'nin halifeliğinin hak olduğu ve velayetin asıl temsilcisinin Hz. Ali olduğu hakkında inmiştir...

Hz. Peygamber... Veda Hac'ından sonra...Medineye doğru kalabalık bir toplulukla ilerliyordu( Zilhicce ayının 18. günü idi)... Bu sırada Cibril-i Emin gelir... Yukarıda verilen ayet nazil olur..

Peygamber bu haberi aldığında, sel sularından oluşmuş bir gölün etrafına varmıştı... Bu gölün adı Humm'dur. Bu nedenle buraya Gadir-i Humm Türkçe'siyle Humm Gölü denir... Peygamber burada ibadet ve ayet'in duyurulması için mola verdi. Gün öğlen vakti idi yakıcı bir sıcaklık vardı...

Peygamber... İbadetten sonra... kendisi için deve hamutlarından yapılan yüksek bir yere çıkar ve yanına Hz. Ali'yi alır... Herkesin onu görebilmesi ve duyabilmesini ister. Peygamber Efendimiz Allah'a hamd ve sena ettikten sonra...

Hz. Muhammed (sav.):

"..... Ey insanlar! Ben sizleri Kevser havuzunun başı ucunda bekleyeceğim! Bu havuzun genişliği Busra (Şam'a yakın bir yerin adı) ve San' (yemendeki şehir) arasındaki mesafe kadardır! Bu havuzun etrafında yıldızların sayısı kadar kadeh vardır. Sizin aranızda bırakacağım değeri ağır iki emanete karşı tutumunuzu göreyim!..

Toplum arasından iki kişi ayağa kalkarak şöylke dedi: " Bu değeri ağır olan iki emanet nedir?

Peygamber:

" Emanetlerin biri Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'dir. Bir tarafı şanı yüce ALLAH'ın elinde ve Öbür tarafı sizin elinizdedir. Diğer emanetim ise... EHL-İ BEYT'imdir! İkisine tutunursanız asla yoldan çıkmazsınız... Latif ve haberdar olan Allah bana, iki emanet husunda; İkisinin bana Kevser havuzuna ulaşıncaya kadar asla birbirinden ayrılmayacaklarını bildirdi!... Aksi takdirde yok olup gidersiniz!..

Bunun üzerine Yanında Duran Hz. Ali'nin elini tutarak o kadar havaya kaldırdı ki, ikisinin koltuk altları herkesce göründü ve şöyle buyurdu:

" Ey insanlar! insanların içinde müminlerin üzerine kim emir sahibidir?


Cevap verdiler ki; "Bunu Allah ve Peygamberi daha iyi bilirler"

Peygamber Şöyle Devam etti:

" Allah benim emir sahibimdir!.. Ben de müminler üzerine kendi nefislerinden ziyade emir sahibiyim! Ben her kimin nefsi üzerine emir sahibi (mevlası) isem, biliniz ki, Ali'de o kişinin üzerine emir sahibidir (mevlasıdır)!

Peygamber Efendimiz bunları buyurduktan sonra Hz. Ali'nin ellerini bırakarak iki elini semaya açtı ve şöyle buyurdu:

"Ey Allah'ım! Ali'yi böyle kabul edene Sen dost ol ve onu inkar edene de düşman ol! Ali'yi seveni Sen de sev ve onu sevmeyeni sen de Sevme; Ali'ye yardımcı olana sen yardımcı ol ve onu terk edeni de sen terk et; Hak Ali iledir! Burada hazır olanlar, hazır olmayanlara söylediklerimi bildirsin!"


ALLAH EYVALLAH. ŞEYHEN İLALLAH

Saygı ve Sevgilerimle..
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #5
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Yetiş Ya Ali!!!! Kelamı nerden Kaldı?.. ve Kızılbaşlık Nedir?****


Degerli Canlar...

Sizde mutlaka duymuşsunuzdur... bizler hakkındaki şu iftiraları...

"... Aleviler kafirdir..., Bunlar topu kızılbaştır.. Bunlar öyle insanlardır ki kırmızılar giyinirler... kadınlarını kızlarını ortak kullanıllırlar.. namus ardan bihaberdirler... gecenin geç vakitlerinde.. saz çalarlar.. cümbüş eylerler.. içki içip.. mum söndürüp.. kadınlı erkekli zina ederler... Bu kimselerin görüldükleri yerde öldürülmeleri... mallarının talan edilmesi helaldir... ve dahi bunlardan 7 taneyi öldürmek cennet ehlinden olmak için kafidir..."

Bu iftiralar daha sonra öyle bir hal aldıki halen top kapı sarayında kızlbaş ve alevilerin öldürülmeleri ile ilgili fermanlar vardır.. ve Abdülhamite "Kızıl sultan"" lakabı bu nedenle verildi.. ve dahi yavuz sultan selime " YAVUZ = KAN İÇİÇİ ZALİM" LAKABI BU yüzden verildi...

Degerli canlar Kızılbaşlık nerden bize miras kaldı dinleyin şimdi...

"... Uhut savaşıydı... nice peygamber dostu .. peygamberi düşman ortasında bıraktılar... peygamber bir kuyuya düştü.. ve dahi iki dişi şehid oldu.. başı yarıldı.. peygamber Allah'tan yardım diledi... Cibril-i Emin yetişti.. Ya Resulullah Ali'yi çağır diye söyledi..

Peygamber;

--- Ali çok uzaklarda dedi

Cibril-i Emin, sen çağır dedi

Peygamber;

--Yetiş Ya Ali, dedi...

Çok uzaklarda olan Hz. Ali,, peygamberin yanına geldi.. beyaz gömleğini yırttı.. başına sardı.. Peygamberin başındaki beyaz gömlek kırmızıya boyandı...ve Hz. Ali düşman çemberini yardı, peygamberi kurtardı.. Bu esnada Hz. Ali'nin kılıcı ikiye bölündü.. Peygamber kendi kılıcı olan Zülfikar'ı Hz. Ali'nin eline verdi...

Aradan çok zaman geçti... ceddi Peygamberin düşmanı olan Muaviye.. asker topladı.. Hz. Ali'nin karşısına geçti.. İki ordu birbirine karışmasın diye... Muaviye askerleri başlarına siyah örtüler geçirdiler.. Hz. Ali'nin taraftarları ise Kırmızılar geçirdiler.. Bu olaydan sonradır kiii Peygamber ve dahi Hz. Ali' taraftarları.. saflar ayrıldığında başlarına Kırmızılar giyerler...

Allah Eyvallah...
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #6
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Nat-ı Ali ( Mevlana)


Benim pirim Şahi Merdan Ali'dir
Sefiller destini tutan Ali'dir
Kopardı hayberin kapısın kırdı
Kaldırıp arşumana atan Ali'dir
Haydar haydar pirim Ali'dir

Şah Hatayım Ali'm mansur darında
Hü deyi cebrail serim yardıran
Üç yüz yıldan sonra nergiz getiren
Nergizi selmana sunan Ali'dir
Haydar haydar pirim Ali'dir





NAT-I ALİ-Mevlana/Mesnevi


***Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi.

***Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu.

***Halil Peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrudun ateşi, o Allahın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu.

***Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail'e kurban etti.

***Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı.

***İmran'ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "İşte sana nurlu eli verdim" dedi.

Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi...

İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.

Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.hakikat ta odurki bir gün o makamın kapısından içeri

AFAKA HER BAKIŞIMDA GÖRDÜM Kİ, YAKIN YÜZÜNDEN HER VARLIKTA VAR OLAN ALİ İDİ. BU KÜFÜR OLMAZ, KÜFROLAN SÖZ BU DEĞİLDİR. CİHAN VAR OLDUKÇA ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKENDE ALİ VARDI.

TEBRİZ'İN ŞEMS-ÜL HAKKI CİHANIN GİZLİ VE AÇIK SIRLARINDAN HER NE GÖSTERDİNSE HEPSİ DE ALİ İDİ.""

ALLAH DOST EYVALLAH.... ŞEYHEN İLALLAH...


Lâ ilah illâ Ali’dir nûr-i zat-ı Zülcelal
Lâ ilah illâ Ali’dir Hayy-i baki layezal


Lâ ilah illâ Ali’dir gün gibi ruşen olan
Lâ ilah illâ Ali’dir görünen şirin cemal

Lâ ilah illâ Ali’dir vakıf-ı ilmi ledun
Lâ ilah illâ Ali’dir sahib-i nutk-i kemal

Lâ ilah illâ Ali’dir şems-i şah-i vedduha
Lâ ilah illâ Ali’dir gökteki bedr-ü hilal

Lâ ilah illâ Ali’dir çeşme-i hayvanımız
Lâ ilah illâ Ali’dir nur-i mutlak bi-zeval

Lâ ilah illâ Ali’dir padişah-i alemin
Lâ ilah illâ Ali’dir kevser-i ab-i zülal

Lâ ilah illâ Ali’dir Mustafa vü Murtaza
Lâ ilah illâ Ali’dir gözüme ayn-i visal

Lâ ilah illâ Ali’dir gönlümün şahı benim
Lâ ilah illâ Ali’dir üşte oldur bi-melal

Lâ ilah illâ Ali’dir bu virani dervişin
Gözü nûru başta tacı ol Ali Celle Celal
VİRANÎ ABDAL




Saygı ve Sevgilerimle, Ali'nin nuru eksik olmasın yüreğinizden..
Sponsor Reklamlar

gezgin1881 bunu beğendi.

Konu Dede-baba tarafından (14.01.10 Saat 11:35 ) değiştirilmiştir.
Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #7
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali'nin cenazesi ve Mezarı yoktur.. Saklanan Büyük Sır..


Ramazanın 21. günü ise Hakk'a yürüdü...

Ölürken ogullarına şu vasiyette buluındu...

HZ. ALİNİN SON SÖZLERİ

****Size vasiyetim Allah'tan çekinmenizdir.

Dünya sizi arasa istese bile, onu aramamayı,istememeyi vasiyet ederim.ona ait bir şeyi elde edemediğiniz.... Elinizdekini yitirdiğiniz içinde hayıflanmayın. Gerçeği söyleyin,ahiret ecri için iş görün,

Zalime düşman olun,mazluma yardımcı kesilin,bütün evladıma ehlibeytime ve bu sözlerim kime ulaşırsa ona, Allah'tan çekinmeyi, işlerinizi düzene koymayı, aranızı uzlaştırmayı vasiyet ederim.

Allahın salatı.... Muhammed'e ve soyuna olsun. Muhammed şöyle buyurdu, iki kişinin arasını bulmak bütün salatlardan ve oruçlardan üstündür. Yetimleri koruyun ... Size verilen haklarını yitirmeyin onların. Komşularınızı görün... gözetin bu Peygamber'iniz Muhammed'in vasiyetidir.

Komşular hakkında öylesine vasiyetlerde bulunduki onlarda mirasa girecekler sandık. kur an a riayet edin onunla amel etmekte başkaları sizi geçmesin. Salatı bırakmayın...

İyiliği buyurmayı... Kötülükten sakındırmayı bırakmayın, sonra kötüleriniz başınıza geçer.... Sonrada dua edersiniz icabet edilmez size. Allah'ın Resulü'nden duydum, sakının eziyetten işkenceden.... Öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa...

Allah'ın Selam'ı ve salat Muhammed Mustafa'ya.... Ali-el Mürteza'ya ve onların yolunda gidenlere olsun...

Ve Emir-ül Mü'minin Büyük İmam... Oğlularına ve hasan ile Hüseyin'e vasiyet etti...

"...Ey Ev halkım!... Cenazemi Çölden gelecek.. yüzü peçeli bir yabancı yıkayacaktır.. Sakın ola Figan-ı fergat eylemeyesiniz.. ol kimseye mani olmayasınız.. Cenazemi yıkadıktan sonra Cenaze namazımı kıldıracak.. ve beni bir deveye bindirecek çöle geri dönecektir. ve götürecektir..."

Sonraki gün, Hz. Ali'nin ölümünden sonra Yüzü peçeli, her tarafı kapalı.. yüzü eli ve cümle vücudu görünmeyen bir yabancı gelir..

Hz. Ali’nin ölmeden önce vasiyetine uygun olarak, cenazesi evden alınarak gelen kişiye verilir... Yüzü peçeli bu kimse Hz. Ali’nin cenaze namazını kıldırır.. Devenin üzerine yükleyip, çöle doğru gider..

Oradan uzaklaşan yüzü örtülü yabancıyı...Hz. Ali’nin oğulları gizlice takip ederler.

Kimdir bu kişi ki babamızı bir bilinmiyene meçhule götürüyor diye düşünürken vede üzülürken...

Bir ara yüzündeki örtünün açılmasıyla, cenazeyi alıp götürenin babaları Hz. Ali olduğunu görürler...


Hemen devenin üstündeki cenazeye yönelirler... Görürler ki.. Deveyi güden de Ali...ve devenin üstündeki cenazede Ali'dir...

Ali’dir cesetin kendisi yuyan..
Yuyup kefeniyle tabuta koyan
Ali’dir devesin kendisi yeden
Hak ile Hak olan Arslan Ali’dir.


Şah Hatayi

Bugün dahi Hz. Ali'nin gerçek mezarı nerdedir.. kimse bilmemektedir... Necef'teki mezar mı?....

O sadece temsili bir makamdır.. Bakın Onun rivayetini de anlatalım..


Saygı ve Sevgi bizden olsun bütün canlara..
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #8
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali'nin Cenazesi ve Mezarı..


Degerli canlar...

Hz. Ali'nin mezarı... Bugün dahi bilinmemektedir...

Hz. Ali'nin bugün bilinen ve ziyaret edilen iki mezarı bulunmaktadır.. bunlardan birincisi Necef'te iken.. diğeri afganistan'da Mezar'ı Şerif'te bulunmaktadır... Her iki Türbe'de ziyaretgahdır..


Irak Necef'te bulunan Mezarın Hikayesi ise Şöyledir...

Harun Reşit avcılığa pek düşkün idi...Yine, Korumalarıyla birlikte Necef çölünde ava çıkmıştı... yanında bulunan, tazı ve parslarla ahuları (Ceylan) takip ettiler... Ceylanlar necef deryasında, Tell-ü Necef olarak bilinen bir tepeye sığındılar; ama tazı ve parslar Telle-ü Necef’in üzerine çıkmadılar...

Bu av sahnesi bir kaç defa tekrarlandı; yani tazılar ceylanları kovaladıklarında, onlar, tepeden aşağı iniyorlardı, takip edildiklerinde ise tekrar o tepeye sığınıyorlardı.

Halife, tazıların tepenin üzerine çıkmadıklarını görünce o mekanda bir sırrın olması gerektiğini anladı; işte bundan dolayı hizmetçilerine o yerin halkından yaşlı bir adamı yanına getirmelerini emretti.

Bir ihtiyar adam bulup getirdiklerinde halife o adama;

--- Ey yaşlı, Piri Fani!

---Bu tepede ne gibi bir sır vardır ki, tazılar ceylanların ardıca onun üzerine çıkmıyorlar?


diye sordu

İhtiyar adam cevaben;

----Ben sırrını biliyorum, fakat söylersem can güvensizliğimi kaybederim” dedi. Halife güvenlik verince ihtiyar adam şöyle dedi:

---Babamla birlikte buraya geldik, babam bu tepenin üzerini ziyaret edip orada namaz kıldı, babama;

---Burada ne vardır?” diye sordum.

Babam cevabımda şöyle dedi: “

---İmam Cafer Sadık (a.s)’la birlikte burayı ziyarete geldik, İmam Sadık (a.s); “Burası ceddimiz Ali bin Ebi Talip (a.s)’ın kabirdir, yakında aşikar olacaktır.” buyurdular.


Halife o yerin kazılmasını emretti, orayı kazıp bir kabir alametine ulaştılar, orada iki satır Süryani yazısıyla yazılan bir levha gördüler, o levhadaki yazıyı tercüme ettiklerinde şu sözler çıktı:

“...Bu Nuh peygamberin tarafından yedi yüz yıl önce Muhammed (salllahu aleyhi ve alih)’in vasisi olan Ali için kazdığı kabirdir....”

Harun bu durumu görünce o kabre çok ihtiram edip toprakları tekrar kendi yerine dökmelerini emretti, kendisi de bineğinden aşığı inip abdest aldı, iki rekat namaz kıldı, çok ağladı ve kendisini o mutahhar kabrin üzerine attı.

Daha sonra Hz. Musa bin Cafer (a.s)’ın huzuruna bir mektup yazarak bu olayın O Hazretten sorulmasını emretti. Hazret onların sorusunun cevabında şöyle yazdı:

“Evet, orası değerli ceddim Emir’ul- Muminin Hz. Ali (a.s)’ın kabridir.

[b]Harun kabrin üzerinde taşla bir bina yapılmasını emretti, bu bina [/B]“Tahcir-i Harun” diye meşhur oldu. Daha sonra bu haber diğer şehirlere yayıldı. Müminler etraftan yolculuk yüklerini bağlayıp O Hazretin ziyaretine geliyorlardı....

İşte Necef'te Şii inancına göre Hz. Ali Mezarıyla ilgili gerçek budur...

Fakat hakikat Hz. Ali'nin bilinen mezarı olmadığı.. Yüzü peçeli bir kimse tarafından Çöle götürüldüğü.. deveyi güdeninde.. deve sırtındaki cenaze'nine Hz. Ali olduğudur..

Saygı ve Sevgilerimle..
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #9
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali'nin isimleri ve Anlamları...


Hz. Ali'nin isimleri ve manaları

1-K.V.- Keremallahü Veche:

Hiç putlara tapmadığı için verilen isimdir.Hz. Ali Hayatta iken Cennetle müjdelenen on sahâbeden biri ve İmamların birincisidir.

2-Ebü’l Hasan:

Arap yarımadasında,Insanlara hitap edildiği zaman çocuklarının ismi okunur ve onun babası diye hitap edilirlerdi.... Bu vesileyle Hz. Ali'ye hasan'ın babası anlamında da isim verilmiştir.

3-Ebu Türâb :

Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye hitapta bulunarak kendisine "Ebu Türâb" demiştir... Ebu Turâb, toprağın babası anlamına gelir. Ayrıca mütevazilik, her türlü bencillik ve kibirlikten uzak olmak, basit bir deyim ile yer olmak, kendisini halk için herkesden daha alçakgönüllü demeye de "Turap olmak" adı verilir. Hz. Ali’ye bu ismin verilmesinin diğer anlamı da o'nun yukarıda saydığımız özelliklere sahip olmasıdır.

Hz. Ali şöyle buyurdu:

"...Ben mü'minlerin emiriyim. Onların en yoksulunun yediğini yemeli ve giydiğini giymeliyim ki yoksul olanlar hallerinden utanmasın, şükretsinler...."

4-Haydar-ı Kerrâr:

Döne döne, yılmadan savaşan yiğit anlamında anlamına gelir.... Özellikle Elinde zülfikar .. Atı Düldül üzerinde resm edilen hz. Ali Bu isimde yerini bulur...

5- Tanrı'nın Arslanı-Esedullah:

Hz. Muhammed’in Mirac’da karşılaştığı bir aslanın ağzına yüzüğünü vermesi ve bu yüzüğün 40’lar Ceminde Hz. Ali tarafından ağzından çıkarılarak Hz. Muhammed’e tekrar iade edilmesi, Alevi inancında, Hz. Ali ve Aslan kavramlarını bütünleştirir. Bu yüzden de Hz. Ali’nin bir diğer çok bilinen ismi ise Allah’ın Aslanı'dır (Esedullah)

6-Şah-ı Merdan:

Yiğitler yiğidi, bilgeler bilgesi anlamında kullanılır. Bu sözü yiğitlerin en Şahı ve Şahların en yiğidi olarak da kabul etmek mümkündür. Ama asıl anlamı özünü fakir gören, mütevazi yiğitler yiğididir. Başka bir deyimle kuvvetine ve kudretine güvenip benlik getirmeyen, sürekli tevazu da bulunan yiğitler yiğidi olarak algılaması daha doğru olacaktır.

7-Ali-el Mürteza:

18 bin Alemi var eden Nur Üstüne Nur O'lan Allah'ın Hz. Ali'ye gösterdiği Takdir-i ilahiyyeye ve tam rızâdan, tam rıazsından dolayı verilen isimdir...

Bu isim, Pirlerin Şahı, Evliyalar Şahı anlamınada da kullanılmaktadır... Bu bağlamda Pirlerin şahı, Murteza isimlerini bir arada değerlendirdiğimizde, O'nun Hakka tam teslim olmuş, hikmetine Evliyaların ve Ermişlerin akıl sır erdiremediği bir Veliyullahtır.

Mekke'de... Hz. Peygamber'in, ömerin, osmanın, ebu bekirin kapıları ortak olarak kullanılan tek bir mescide açılırdı... ve hep birlikte ibadet edlirdi...

Hz. Peygamber bu mescide izin alınmadan girilmesini yasakladı.. ve kapıların tümünü kapattırdı.. kapısı açık kalan sadece Hz. Ali'nin idi.. Bunun nedenini soran. sahabe'ye ise şöyle cevap verdi:


"....“Ali’nin kapısı müstesna mescide açılan tüm kapıları kapatın.ALLAH’a and olsun ki ben kendimden kapılarınızı kapatıp Ali’nin kapısını açık bırakmadım.Ben sadece ALLAH’tan emredileni yerine getirdim…”

8-Turnalar Şahı Hz. Ali:

Hz. Ali’nin sesinin yani avazının çok güzel olduğu ve kulağa hoş geldiği anlamında, çok sonraları onun hakkında telaffuz edilmiştir. Turnanın sesinin çok güzel olduğuna inanılarak Hz. Ali ile Turna bir araya getirilmiştir.

9-Şir-i Yezdan:

Allah'ın arslanı anlamında kullanılır. Allahın Aslanı ile ilgili değerlendirme yukarıda yapıldığı tekrar etmeyeceğim...

Ayrıca hz. Ali'nin, Şah-ı Velayet (Velayet eden ve İman edenlerin Şahı), Serpinhan (yardımcı Can, yardımsever Can), Halûkü-l Rahman ( bağışlayıcılığın yaratıcısı), Emirü’l-Müminin ( Müminlerin Emiri / İnananların başı), Babu’l-İlim (İlim Kapısı), anlamında sevilen isimleri vardır.


Bazı kaynaklar Hz. Ali’nin bin bir isminin olduğunu, güzel olan her şeyde onu gördüklerini, ne kadar güzel eser varsa hepsinde Hz. Ali’yi gördükleri inancından hareketle bu isimleri çoğaltırlar. İsim sayısının birkaç tane daha fazla ya da eksik olması onun şahsında fazla bir önem arz etmez. Ancak Alevi-Bektaşi toplumu O'nu öylesine bir içtenlikle sahiplenmiştir ki, sadece Ali isimleri değil, O'na yakıştırılan diğer isimleri bile aynı içtenlikle benimsemiş ve nesiller boyu yeni doğan bebeklere bu isimleri vererek bağlılık örnekleri göstermiştir....

Allah Eyvallah
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #10
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 42
Mesajlar: 391
Rep Puani : 10
Standart Sünni/Şii'lerin Ali'si Alevilerin Ali'si


Degerli canlar...

Öncelikle ben bugün sünni ve özellikle Şii inancındaki Hz. Ali ile Alevi-bektaşi inancındaki Hz. Ali inacı arasındaki farklılıklar üzerinde durmak istiyorum...

Bu bağlamda, şiilerle ortak özelliğimiz gibi gösterilmeye çalışılan Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisinin aynı olmadığını, ortaya koyalım.. Çünkü sünninin şiinin alisi Başkadır.. Bizim Kur'andan, sünnetten Ehl-i Beyt nesli Seyid Evlad-ı Resul dede-baba'larımızdan öğrendiğimiz Hz. Ali farklıdır.

Şiilik, Arapça “ŞİA” kökeninden gelir.. “Taraflar” anlamında kullanılan ŞİA kelimesi. Alevi-bektaşi teolojisinde. Bu Hz. Ali ve Ehli-i Beyt taraftarlığını ifade etmektedir.

Şiilik, ilk bakışta Alevilikle pek çok ortak noktaya sahip gibi görünmekle birlikte gerçekte bu durum tümüyle yüzeysel ve simgeseldir. Çünkü Şiilerin inandığı hz. Ali ile 12 İmam, Alevilerin inandığı Hz. Ali ve 12 İmam değildir.

Aleviler, 5 vakit namaz kılan, 30 gün ramazan tutan, kadını ile erkeğini ibadette ayıran, kadını horlayan, çarşafa büründüren bir Ali’ye inanmazlar

Bu bağlamda, günümüzde Şiilerin inandığı Hz. Ali ile Alevi-Bektaşilerin inandığı Hz. Ali, aynı olmadığını faklı Ali’lere inandığımızı açık açık dile getirmek gerekir.

Günümüzde Şiiler 5 vakit namaz kılan, 30 gün ramazan tutan. Kara çarşafı, şeriat kurallarını uygulayan bir Ali’ye inanmaktadır.

Alevi-Bektaşi İnancında ise Hz. Ali, KIRKLAR İNANCIN’DA yerini bulan, kadın ve erkek karışık ibadet ettirren, halka namazı kılan, engür ezip içen,, Hz. Muhammed ile semah’a giren, kahraman, hoşgörülü masumun, mazlumun yanında bir Ali’ye inanmaktadır…

Bu bağlamda, Hangi Ali’ye İnandığımızı en güzel Pir Sultan Abdal dile getirir.

Muhammed Ali'nin güzel yollari
Simdi türlü türlü yol eylediler
Azgin yaralara cerrah cogaldi
Herkes bildigini bol eylediler

Pir Sultan Abdal'im bu bir nur idi
Akillari ermez gizli sir idi
Bizim bildigimiz Ali bir idi
Simdi her yerde bir Al'eylediler..

Alevi-bektaşi bu anlamda Şiilerin ve Sünnilerin anlattığı uyduruk Ali’ye hiçbir zaman İnanmadı tabi Olmadı, Alevi-bektaşi’nin Hz. Ali-el Mürteza’sıyla Arapların ve Şiilerin alisi arasındaki en güzel ayrımı Emekçi’nin şu dörtlüğü en güzel biçimde dile getirir..

İki Ali vardır, Sizinki arap,
Gönüllerde düştür. Bizim ALİ’miz.
Sizin ali devri eyledi, harap
Mazluma yoldaştır bizim ALİ’miz

Saygı ve Sevgilerimle
Sponsor Reklamlar

gezgin1881 bunu beğendi.
Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2