Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Her Telden (http://www.piryolu.com/forum/her-telden.html)
-   -   Her şeyin Başı SAĞLIK..... (http://www.piryolu.com/forum/her-telden/7103-her-seyin-basi-saglik.html)

renk 12.04.13 00:22

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
Alıntı:

bilgeyol Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 39263)
SİGARA

İyi günde kötü günde,
Toplumun olduğu yerde,
El üstün de gezinirken
Bu ne zehir diyen nerde.

Nerde insan orda duman,
Dumansız kurulmaz meydan,
Can alıyor mal alıyor
Uyanmıyor neden insan.

Önceleri mal alıyor,
Daha sonra can alıyor,
Sigaranın pis dumanı
Sağlığa kafa tutuyor.

Ciğerleri yok ediyor,
Kalana darbe vuruyor,
Turp gibi sağlam insanı
Emip emip yok ediyor.

Yalnızlığa dostum diyor,
Dumanım ilaçtır diyor,
Sağlam damarı tıkıyor
Ölüme meydan okuyor.

ibrahim akbaş



Bu şiiri okurken efkarlanıp sigara yakanlar olacaktır:D:D

bilgeyol 15.04.13 00:52

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
sağlıkla ilgili sözler



insan Her Şeyden Ziyade Sıhhatine dikkat etmeli, zirâ her maksadın Husûlü Vücudun Sıhhatine Bağlıdır.

Hz. Ali (r.a.)

——————————————————————————–

Erken yatıp Erken Kalkarsanız, Sağlıklı, Varlıklı Ve Akıllı Olursunuz.

Benjamin Franklin

——————————————————————————–

Yemekte içmekte ölüçüye uymayan kendisinin Düşmanıdır.

Hz. Ali (r.a.)

——————————————————————————–

Bir Ulusun Kaderi, Başbakanın Sindirim Organlarının iyi Çalışıp Çalışmamasına Bağlıdır.

Voltaire

——————————————————————————–

Sağlık Bir Beden işi Değil, Bir Kafa Meselesidir.

Mark Baker Eddy

——————————————————————————–

Sağlıktan Büyük Zenginlik Yoktur.

Emerson

——————————————————————————–

Olmayınca Hasta, Kadrin Bilmez âdem Sıhhatin.

Fitnat

——————————————————————————–

Gücün Ve Mutluluğun Temeli Sağlıktır.

Benjamin Disraeli

——————————————————————————–

Sağlık Bir Dost, Hastalık bir Düşman, .ocuk sevgisi gibi sevgi, açlık gibi Acı yoktur.

Pançatantra

——————————————————————————–

Sıhhat Servet, insana Acı tecrübeleri Unutturur.

Jean de La Bruyere

——————————————————————————–

Neşe, Kanaat ve Sükunet, Doktora Evin Kapılarını Kapar.

Logav

——————————————————————————–

Hastalık Hissedilirde, Sağlık Hissedilmez.

Thomas Fuller

——————————————————————————–

Sağlık, Sağlam Kişilerin Baş üstünde Bir Taçtır, Onu Ancak Hasta Olan Görür.

Arap Atasözü

——————————————————————————–

Yine Durmaz Akar Gözümün Yaşı ; Derler ki Sağlıktır Her işin Başı.

Âşık Sarıgözoğlu

——————————————————————————–

iki şeyin elden gitmeden Değerini Takdir Etmek Zordur ; Sağlık ve Gençlik.

Hz. Ali (r.a.)

——————————————————————————–

Sıhhatli Olan herşeyi ister, Hasta Olan Sıhhat ister.

Kâzım Taşkent

——————————————————————————–

Durmadan Hastalıklardan bahsedenler, o okadar uzun Yaşarlar ki, Sonunda Kimse Onlara inanmaz olur.

Platon

alıntı

bilgeyol 24.05.13 00:22

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
SAĞLIKLI BESLENMEK İÇİN
■Mümkün oldukça sebze ve meyveleri iyice yıkamalı yada kabuklarını soyarak yemelidir.
■Hayvani yağlar yerine bitkisel yağlar tercih edilmeli,mümkün olduğu kadar az yağ tüketilmelidir.
■Tuz azaltılmalı kalsiyum ve potasyumlu yiyecekler tercih edilmelidir.
■Kalsiyum;süt ve sütlü besinlerde ,potasyum turunçgiller,ıspanak,kuru üzüm ve bademde bol bulunur.
■Doktara danışmadan katı zayıflama rejimleri uygulunmamalıdır.
■Tuzlu besinlerin (turşu gibi) tuzu azaltılarak yenmelidir.
■Günde en az iki defa çiğ yada pişmiş sebze yenmelidir.
■Soğan,pırasa,salatalık elma,gibi yiyeceklerden yenmelidir.İdrar söktürücü özellikleri vardır.
■Yemekler yağsız, teflonlarda yapılmalıdır.
■Bol bol maden suyu içilmelidir.
■Sebzelerin her çeşidinden yemeye özen gösterilmelidir.
■Süt içerken yağsız ve pastorize olanı tercih edilmelidir.
■Sofradan tamdoymadan kalkmalıdır.
■Acele yenen yemek çok besleyici bile olsa bir işe yaramaz.Bunun için yemek yavaş yavaş yenmelidir.Lokmalar ağır ağır iyice çiğnenerek yenmelidir.
■Çikolata pasta hamburger gibi besinleri yemekten kaçınmalıdır.Çok seviliyorsa haftada bir kere yenmelidir.
■Taze sebze ve meyveler bol suyla yıkanmalıdır.Üzüm gibi taneli olan meyvelere daha çok itina gösterilmelidir.
■Marol ve yeşil salatanın dış yaprakları yenmemelidir.Çünkü bunlar, tarlada ilaçlama yapılırken ilaca en çok maruz kalan kısımlarıdır.
■İçilen kahve miktarı azaltılmalıdır.Mümkünse onun yerine meyve çayları tercih edilmelidir.
■Tavuk derisiz kırmızı etlerde yağsız olmalıdır.Balık bol tüketilmelidir ama kızartması fazla tercih edilmemelidir.
■Sabah kahvaltısı kesinlikle ihmal edilmemelidir.
■Akşamları sekizden sonra yemek yenmemelidir.
■Konservelerin son kullanım tarihlerine dikkat edilmelidir
ALINTI

bilgeyol 19.07.13 00:21

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
Dişhekimliği ile ilgili fıkralar


Hasta: Doktor! çok heyecanlıyım ilk defa dişim çekilecek de!



Doktor: Önemli değil bu benim de ilk çekim tecrübem olacak!







Dişhekimi: Bügüne kadar sadece bir kadını sevdim!



Yardımcı: Peki neden onunla evlenmediniz doktor?



Dişhekimi: Çünkü o benim en iyi hastamdı. Çok masraflı olabilirdi!







Dişhekimi: Bu kozmetik programdan sonra bambaşka biri olacaksınız!



Hasta: Tamam o zaman faturayı da o başka birine yollayın lütfen!







Hasta: Doktor! Bu dişimi kaça çekersiniz?



Doktor: Ağrısız çekim olursa 30 TL, ağrılı çekim olursa 60 TL.



Hasta: Peki, madem ucuzmuş o zaman ağrısız çekim olsun!



Herhangi bir anestezi yapmadan doktor dişi çekmeye başlayınca hasta: Aaaaah!



Doktor: Şşşş! Ağrı duyarsan fiyat iki katıydı unutma!







Hasta: Bir diş çekimi ne kadar?



Doktor: 50 TL.



Hasta: Sadece 5 dakikalık bir iş için bu kadar ücret fazla değil mi?



Doktor: Eğer isterseniz süreyi uzatabiliriz!







Dişhekimi hastasına: Sizden mümkün olduğunca yüksek sesle bağırmanızı rica edebilir miyim?



Hasta: Niçin doktor? O kadar kötü değil ki!



Doktor: Bekleme salonunda çok hastam var ve ben de bugün saat 18:00 deki maçı kaçırmak istemiyorum!







Hasta: Doktor dişlerim çok sarardı, ne yapabilirim?



Doktor: Kahverengi gravat tak!



ALINTI

bab'ül ilim 19.07.13 08:22

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
Ünlü dis hekimi Sam ve esi 50. evlilik yildönümlerini kutluyorlardi. Sam birden esine bir soru sordu :

-"Sevgilim, bu elli yil içinde beni hiç aldattin mi?"

-"O da nerden çikti?" diye sinirlendi esi, "cevabi ögrenmek istemezsin herhalde" dedi.

-"Isterim" dedi Sam. "Lütfen anlat."

-"Madem ögrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattim" diye cevap verdi esi.

-"Kimlerdi bunlar?" diye sordu Sam.

-"Ilki" diye anlatmaya basladi esi "hani sen 30 yasindaydin ve kendi klinigini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmiyordu. Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir sey sormadan tüm kagitlari imzaladi ve sen en modern aletlerle klinigini açabildin..."

-"Canim benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili karicigim" dedi Sam. "Peki ikincisi?"

-" Hani 50 yasinda kalp krizi geçirmistin ya, kritik bir by-pass ameliyati olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an ölebilirdin. Dr. Halery onca yoldan kalkti geldi, ameliyatini yapti. Sen hayata döndün" dedi esi.

-"Ah benim sevgili karim. Hayatimi kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öyle mi? Peki üçüncü aldatisin?"

-"Hatirliyor musun, yillar önce dis hekimleri odasi baskani olmak istemistin de 247 oy eksikti...'

bilgeyol 20.07.13 23:57

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 





Cumartesi, 20 Temmuz 2013 - 14:46

Sağlıkta yama tutmuyor

http://haber.sol.org.tr/sites/defaul...ik_yama_ic.jpg

Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 30 saate kadar fazla çalışma dayatılıyor. AKP, hatalı politikaları yüzünden kamu hastanelerinde oluşan sağlık personeli açığını böyle kapatacak.
Sağlıkta dönüşümün dökülen cilası, AKP'yi yeni önlemler almaya yöneltiyor ancak alınan her önlem sorunları düzeltmekten çok, daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor. Tartışmalara rağmen Meclis tatile girmeden çıkarılan Torba Yasa’daki hükümlere dayanarak hazırlanan “Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Yılbaşında çıkarılan yasayı TTB'nin dava etmesi ve o dönem gündeme getirilen uygulamaların iptal edileceğinin ortaya çıkması üzerine apar topar Torba Yasa’ya eklenen maddelerle sorunu çözme yoluna giden Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerini de nefes almadan çalıştırmaya kararlı. Yönetmeliğe ilişkin görüşlerini aldığımız TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Filiz Ünal İncekara, sağlık politikaları nedeniyle ortaya çıkan açığın hekimleri daha fazla çalıştırarak kapatılmaya çalışılmasını eleştirdi.
30 saat nöbet
“Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezler dışında, hastanelerde aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına nöbet tutturulmamasının esas” olduğu belirtilen yönetmeliğe rağmen, ihtiyaç ve zorunluluk halinde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına nöbet görevi verilebilecek. Bu madde, hekimlerin günde 8 saatlik çalışmalarının dışında haftalık 30 saat daha çalışmaları anlamına geliyor.
Yönetmeliğe göre, hafta içi 8’er saat, hafta sonu ise on altı saatten fazla olmamak üzere haftalık 30 saatten fazla nöbet tutturulamayacak.
Bakan karar verecek
Aile hekimliği çalışanlarına tuttukları nöbetler karşılığında ilgili kurumlarca nöbet ücreti ödenecek. İhtiyaç ve zaruret halinin tespiti, illerin sağlık personeli doluluk oranı, nüfus, coğrafi koşulları, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, nöbet tutulacak sağlık tesisinin il veya ilçe merkezine uzaklığı gibi kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakan onayı ile belirlenecek.
Boşlukları doldurmak istiyorlar
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Filiz Ünal İncekara, TTB'nin daha önce açtığı davayı kazanacağının ortaya çıkması üzerine böyle bir düzenleme yapıldığını söyledi.
Torba Yasa’ya bu konuda maddeler konulduğuna dikkat çeken Ünal, birinci basamak sağlık hizmetleriyle ikinci basamağın birbirinden farklı olduğunu belirtti. Uygulanan sağlık politikaları nedeniyle ortaya çıkan kayıpların hekimler üzerinden çözülmeye çalışıldığını vurgulayan Ünal, “Hekim 8 saatten sonra çalışmaya devam edecek. Ertesi gün de aile hekimi olarak çalışmasını sürdürecek” dedi.
Bir hekimin bu kadar süre çalışmasının ve doğru kararlar alabilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Ünal, bunu kabul edilebilirliğinin olmadığını kaydetti. Aile hekimlerinin zaten 4 bin hastası olduğuna dikkat çeken Ünal, Sağlık Bakanlığı'nın ortaya çıkan boşluğu doldurmak için böyle bir uygulamaya gitmesini eleştirdi.
TTB dava açmıştı
Türk Tabipleri Birliği tarafından 25. 01. 2013 gün ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin nitelikli birinci basamak sağlık hizmet sunumu anlayışına uygun olmayan, hukuka, kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı, aile hekimlerinin özlük haklarını ve dinlenme haklarını ihlal eden, çalışma koşullarını ağırlaştıran ve kimi uygulamaların ne şekilde olacağı konusunda belirsizlik ve eksiklik içeren bazı düzenlemelerinin iptali istemiyle dava açılmıştı.
Açılan davada iptali istenen düzenlemeler arasında hekimlere haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında acil nöbeti tutturulması ve nöbet izni de verilmemesi yer alıyordu.
TTB yasanın özellikle bu maddesinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne de başvurulmasını istemişti.

bilgeyol 01.11.13 20:51

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
Tabip muayene ettiği kadının oğluna, annesinin dul olup olmadığını sorar ve dul olduğu cevabını alınca da;
— Valide hanımı mutlaka kocaya vermelisiniz. Hastalığının başkaca ilacı yoktur, der. Kadının oğlu: — Aman hekim efendi, altmışından sonra nasıl olur? deyince kadıncağız yattığı yerden söylenir: —Tövbe tövbe! Ay oğul, der, sen hekimden iyi mi bileceksin?

alıntı

bilgeyol 22.11.13 12:08

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
Kömür, Kurtpınarı’nı
yavaş yavaş öldürüyor



Adana’nın Ceyhan ilçesinde yer alan Kurtpınarı yakınlarına kurulan dört kömür depolama tesisi, yurttaşları, hayvanları ve çevreyi yavaş ama kesin bir ölüme doğru sürüklüyor

http://birgun.net/icerikler/resimler...lduruyor-1.jpg
Okuyucu Modunu Aç Okuyucu Modu Kapat Yazıyı Büyüt: 12 14 16 18 20
DOĞU EROĞLU

Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan Kurtpınarı beldesi sakinleri, ilki 2011’de kurulan ve iki yıl içinde sayısı dördü bulan kömür depolama ve eleme tesislerine karşı yaşam savaşı veriyor. Ham kömürün kırıldığı ve paketlenerek satışa hazır hale getirildiği tesislerinden yayılan zehirli duman ve eleme işleminden ötürü ortaya çıkan toz bulutu yüzünden, yeni doğan çocuklar daha birinci yaş günlerini kutlamadan bronşit ve astım hastalıklarının pençesine düşüyorlar. Kurtpınarı’nda, kürkleri siyaha çalmaya başlayan koyun ve keçiler bile öksürüyor. Her sabah uykularında zehirlenmemiş olduklarına şükreden belde sakinlerinin psikolojisi ise ortalığı saran kömür tozunu temizlemekten bozulmuş durumda.
http://birgun.net/icerikler/resimler/DSC00923.JPG
Kurtpınarı’nın yaşam mücadelesi 2009’daki yerel seçimlerin ardından göreve gelen Mehmet Göregen’in başlattığı yatırım hamlesi sonrasında başladı. Belde halkının iddiasına göre Başkan Göregen önce un fabrikası, sonrasındaysa beton santralı inşa edileceğini ileri sürerek kömür depolama ve eleme tesislerinin önünü açtı. Halk kömür tesislerinden ilk defa, kurulan şantiyeye dikilen levhaları gördüğünde haberdar oldu. İskenderun Körfezi’nden güney-kuzey doğrultusunda esen rüzgâr kömür tesislerinde ortaya çıkan tüm tozu köye taşınmaya başladı. Kurtpınarı sakinlerinden Nesrin Öner, geçtiğimiz hafta kömürlerin yine tutuştuğu bir günü şöyle anlatıyor: “Sabah kalktık ki, nefes alamıyoruz. Hepimiz perişan olduk, çocuklarsa hastalandı. Zehirlenenleri ayran içirip kusturarak kendilerine getirebildik. Köyün kadınları belediye binasını basıp Başkan’a hesap sordular. Adam, ‘Ben para yedim, gidin bildiğiniz yere şikâyet edin!’ diyor.

‘TESİSLER RÜŞVETLE GELDİ’ İDDİASI
Kurtpınarı halkının iddiası, kömür tesislerinin faaliyete geçmesi için gereken yasal izinlerin rüşvet yoluyla edinildiği yönünde. Belediye başkanı seçilmeden önce BOTAŞ’ta işçi olan Göregen’in göreve geldikten sonra kömür şirketlerinin taşeronu olarak çalışan nakliye şirketlerine ortak olduğunu ileri süren Kurtpınarı halkı durumu, “Başkan kömürü getirdi, kendisi başka yerden ev satın alıp Kurtpınarı’ndan kaçtı. Yeni evini görseniz nasıl zenginleştiğini anlarsınız. Bir de gelip bizim evlerimizi görsünler. Onlarca yıllık emeklerimizle yaptığımız evlerin üzerinde artık ‘satılık’ yazıyor ama bir kişi dönüp bakmıyor bile” diye özetliyor. Kurtpınarlı Nazif Elmas, beldedeki sorunun Adana gündemine taşınması sonrasında da kayıtsızlığın sürdüğü görüşünde. Adana İl Genel Meclisi’nden tesisler hakkında kapatma kararı çıktığını ancak Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’un kararın altına imza atmamasından ötürü kömür tesislerinin faaliyetlerini devam ettirdiğini belirten Elmas, denetimlerdeki usulsüzlüklere de dikkat çekiyor. Elmas, “Ceyhan Kaymakamı da, Adana Valisi Coş da bizle görüşmüyor, Kurtpınarı’nı duyan ‘Yokum, içeri almayın’ diyor.
http://birgun.net/icerikler/resimler/DSC00873.JPG
HALK KANALİZASYON SOLUYOR
Kömür tesislerinin yaydığı toz ve zehirli duman, köyün içme suyu kaynaklarını da olumsuz etkiliyor. Tesislerin faaliyete geçtiği tarihten bu yana kirlenen içme suyu sorununu ev tipi su arıtıcılarıyla çözüm bulmaya çalışan Kurtpınarı sakinleri, bu yönteme artık para yetiştiremiyorlar. 6 ila 12 ay arasında iş görmesi gereken arıtma filtreleri, suda biriken kömür tozunun yoğunluğu sebebiyle 3 ayda kullanılmaz hale geliyor. Kirlilik, filtre cihazlarının da sürekli bozulmasına yol açıyor. Köyün kadınlarından Dürdane Erdoğuk yaşadıkları zorlukları ve yaşam haklarını tehdit eden tesislerin etkisini şöyle anlatıyor: “Yaprak sarması yapıyoruz, tencerenin altında simsiyah kömür birikiyor. Bütün evlerde su arıtıcısı var, normalde bir yıl çalışması gereken filtreler hemen bozuluyor. Parasını verip suyu süzüyoruz. Peki ya havayı nasıl süzeceğiz?” Bir başka sorun da kömür tesislerinde kullanılan atık sulardan kaynaklanıyor. Çukurlarda istiflenen kömürlerin tutuşmaması için kullanılan soğutma suyu, beldenin kanalizasyon şebekesinden çekiliyor. Kızgın kömürlerin üzerine döküldükten sonra buharlaşan lağım suyu yine Kurtpınarı sakinleri tarafından solunuyor.
http://birgun.net/icerikler/resimler/DSC00892.JPG

ÇOCUKLAR NEFES ALAMIYOR
Karbonmonoksit dumanı ve kömür tozu Kurtpınarı’ndaki yetişkinlerin sağlık sorunlarını artırıyor. Ancak kömür tesislerinin en korkunç etkisi bebekler üzerinde görülüyor. Yeni doğmuş çocuklar bir yaşlarına bile gelmeden astım ve bronşit belirtileri göstermeye başlıyorlar. Köydeki çocukların neredeyse tamamı haftada birkaç gün çevre hastanelere giderek buhar tedavisi görüyor. Buhar tedavisini aksatan çocukların göğüslerinde ve ciğerlerindeki hırıltılar yeniden başlıyor. Köydeki hayvanlar ise solunumları doktor müdahalesiyle düzelen çocuklar kadar şanslı değiller. Kürkleri havadaki kömür tozundan kararmaya yüz tutan keçi ve koyunların tamamı hasta. Geçtiğimiz ay Kurban Bayramı için kesilen hayvanların ciğerlerinin kömür tozundan kapkara olduğunu gören Kurtpınarılılar dehşete düşmüşler. Kurtpınarı’nda son aylarda prematüre doğum olaylarında gözlenen artış da dikkat çekiyor. Doktorlar bu artışı kömür tozunun ve karbonmonoksitin yol açtığı sağlık sorunlarına, sürekli etrafı temizleme çabasından ileri gelen yorgunluğa ve strese bağlıyorlar.
http://birgun.net/icerikler/resimler/DSC00885.JPG

ZEHİRLENMEYE DEVAM
Kurtpınarı halkı, beldede faaliyet gösteren madencilik şirketlerinin, çevrenin kasten kirletilmesi, zehirli madde katma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarını işledikleri iddiasıyla yargıya başvurdu. Madencilik faaliyetlerinin kamu sağlığını tehdit edecek biçimde kurulmasına izin veren Kurtpınarı Belediye Başkanı, Adana Valiliği görevlileri ve Ceyhan Kaymakamlığı’ndansa görevi kötüye kullanma ve kamu görevinin yapılmaması suçlarından şikâyetçi olundu. Davanın ilk duruşması geçen hafta içerisinde görüldü ancak yargıdan karar çıkıp uygulamaya konana dek Kurtpınarı sakinleri zehirlenmeye devam edecekler. Davanın ilk duruşmasını 300 kişiyle takip eden Kurtpınarı halkı, yasal yargının karar vermesi için geçecek süre beklenmeden önlem alınmasını istiyor.
http://birgun.net/icerikler/resimler/IMG_3611.JPG
KURTPINARI HALKI NE DİYOR?
  • Başkan burayı halletti, yaşamlarımızı kararttı, şimdi Ceyhan ilçesine AKP’den belediye başkanı adayı olmak istiyor.
  • Dumanın içinde yaşıyoruz. Gece kalkıp çocuklarımızın nefes alıp almadığını kontrol eder olduk. Sobadan zehirlenir gibi ölüp gideceğiz, kimselerin de umurunda olmayacak. Bizi kömürün zehriyle yavaş yavaş öldürüyorlar.
  • Yetkililer kontrole gelince şirketler toz gözükmesin diye kömüre su sıkıp çevresine branda geriyorlar. Bizim evlerimizdeki, ciğerlerimizdeki tozları nasıl saklayacaklar? Polat Madencilik’in avukatı, “Gereken izinleri aldık” diyor. Bu tozu izinler mi ortadan kaldıracak?
  • Kanunen halkla ‘çed’leşmeleri (Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecini kastediyor) gerekirken yapmadılar. Gelip tek tek, “Biz buraya kömür kuruyoruz, razı mısınız” diye sormaları lazımdı.
  • Hükümet sigarasız hava sahası yaratıyor. Bizim köy oksijensiz hava sahası.
  • Tayyip anayasaları değiştireceğine köylünün karayazılarını değiştirsin!
  • 9 aylık çocuğum astım oldu. Buhar makinesi olmadan yaşayamıyoruz.
  • Elek gürültüsünden çocuklarımızın, her gün temizlik yapmaktan bizim psikolojimiz bozuldu.
  • Burası Çernobil’in etkilediği Karadeniz kıyıları gibi olacak. Belki biz bir şekilde hayatta kalacağız ama çocuklarımız bundan 20 sene sonra kanser olacak, belki 20’li yaşları bile göremeyecekler.
  • Tüm köy ara vermeden, 24 saat maden ocağında çalışıyor gibiyiz.
  • Kömür tesislerinin sahipleri gelsinler, 10 gün burada yaşasınlar. Bakalım dayanabilecekler mi! Duruşmada şirketin avukatı hanımefendi savunma yaparken “Kurtpınarı’na gittim, tertemiz gidip tertemiz döndüm. Üstüm batmadı bile!” dedi. Buraya geldi, klimalı arabadan inip klimalı odaya girdi. Niye batsın üstü!
  • Göregen “başkan” olmazdan önce namazında, abdestinde bir adamdı. Başkan olduktan sonra hepsi bitti; meğer sahte Müslümanmış… Haram yiyen hiçbir zaman iflah olmaz, kendinde çıkmazsa çoluğunda çocuğunda çıkar bu yaptıklarının acısı.
  • Devletin derdi bizi Kurtpınarı’ndan kovup, burayı tamamen yatırım alanı haline getirmek. Biz buraya fazlayız anlayacağın. Peki, nereye gideceğiz? Tüm köylü hayatını buraya harcadı, evlerimizi buraya kurduk. Nereye gidip, nerede yaşayacağız?


Editör : birgün
--------------------------------------------------------------

yapılan kömür havzaları,
taş ocakları,
siyanürle altın aramaları
hidro elektrik santralleri,
nükleer santralleri,
doğayı ve çevreyi yok ettiği gibi,
bizlerin ve çocuklarımızın hayatını olumsuz etkiliyor,
gözü aç kar amacıyla yapılan çevre ve doğa katliamlarına
karşıda duyarlı olmalıyız,
kitlesel tepki göstermeliyiz.

bilgeyol 24.11.13 00:15

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 

bilgeyol 09.04.14 11:37

Cevap: Her şeyin Başı SAĞLIK.....
 
ANASAYFA » GÜNCEL

5 yılda 421 milyon
hasta yarattık


her yaştan...

http://www.evrensel.net/files/news/d...88332c4a71.jpg

İLGİLİ HABERLER



ETİKETLER

TÜİK - SGK - Bağımsız Sağlık-Sen - sağlık - hastane - hasta -

Türkiye’de hissedilir derecede artan gerilim ortamı vatandaşta stres, depresyon, psikolojik bunalım ve kronik birçok rahatsızlığı tetiklerken, bu şikayetlerle vatandaş hastanelere akın etti. Hastaneye yapılan başvuru sayısı yüzde 71 oranında artışla 421 milyon 388 bine yükseldi. Türkiye'de kişi başına yıllık hastaneye başvuru sayısı ise 3.4’ten 5.5’e yükseldi.
ANKA’nın edindiği bilgiye göre, Bağımsız Sağlık-Sen’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yaptığı araştırmada, 2009 yılında hastanelere yapılan müracaat sayısı 245 milyon 930 bin iken bu rakamın geçen 5 yıl içerisinde yüzde 71 oranında artarak 2013’te 421 milyon 388 bine yükseldiği öğrenildi. Aynı dönemlerde Türkiye'de kişi başına yıllık hastaneye başvuru sayısı ise 3.4’ten 5.5’e yükseldi. Sağlık kurumlarının fatura tutarı da yaklaşık yüzde 100’lük bir artışla 15 milyar 653 milyon liradan 31 milyar 72 milyon liraya çıktı. Müracaat başına ortalama maliyet ise 63.6 liradan 73.7 liraya yükseldi.

MÜRACAAT SAYISINDA İNANILMAZ ARTIŞ
Devlet 2. ve 3. basamak sağlık tesisleri ile özel 2. basamak sağlık tesisleri ve üniversite hastanelerine yapılan başvurularda son 5 yılda inanılmaz bir artış yaşandı. Bu sağlık kuruluşlarına 2009 yılında 245 milyon 930 bin başvuru yapılırken, bu rakam 2010’da 276 milyon 613 bine, 2011’de 317 milyon 362 bine, 2012’de 386 milyon 784 bine ve 2013’te ise 421 milyon 388 bine kadar yükseldi. Sadece üniversite hastanelerine 2009 yılında 16 milyon 488 bin başvuru yapılırken bu rakam 2013’te 34 milyon 699 bin adede kadar çıktı.

FATURA TUTARI YÜZDE 100 ARTTI
Söz konusu sağlık kuruluşlarında yapılan sağlık muayeneleri sonucu ortaya çıkan fatura bedellerinde ise büyük oranlarda artışlar yaşandı. 2009 yılında bu hastanelerdeki KDV hariç fatura bedeli toplam 15 milyar 653 milyon 143 bin lira olarak gerçekleşirken, bu rakam 2013 yılında yüzde 100’e yakın bir artışla 31 milyar 72 milyon 770 bin liraya kadar yükseldi. Başvuru başına ortalama maliyet ise 63.6 liradan 73.7 liraya fırladı.

1 KİŞİ YILDA ORTALAMA 6 KEZ HASTANEYE KOŞTU
Türkiye'de kişi başına yıllık hastaneye başvuru sayısı da her geçen yıl biraz daha arttı. 2009’da 245 milyon 930 bin başvurunun yapıldığı hastanelere ortalama olarak bir vatandaş 3.4 kez başvuruda bulundu. Bu rakam 2013 yılına gelindiğinde büyük oranda artarak, ortalama yıllık kişi başı 5.5 adet müracaata kadar yükseldi.

BAYRAKTAR: SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÜZERİNDEKİ YÜK AZALTILMALI
Bağımsız Sağlık-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Toplumda gerek strese, gerekse çevresel koşullara dayalı olarak sağlık sorunları her geçen yıl biraz daha artıyor. Özellikle kanser, kalp rahatsızlığı, astım ve alerji gibi birçok vakaya sıklıkla rastlanır oldu. Bu durum insanları adeta hastane kapısında yatıp kalkmaya itiyor. Hastanelere müracaat artarken, aynı oranda sağlık personeli sayısı ise artırılmıyor. Bu da sağlıkçı arkadaşlarımızın yıpranmalarına ve hak mağduriyetlerine neden oluyor. Bizim yetkililerden talebimiz, hastanelerde hem vatandaşın insanca şartlarda muayene görmesinin sağlanması, hem de sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün yeni personel alımlarıyla azaltılmasıdır” dedi. (ANKA)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-04-09 10:59:54


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:26.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2